SAB Sigorta Acenteleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Çalık, İstanbul Ticaret Odası (İTO) 20 No’lu Sigortacılık Meslek Komitesi seçimlerine "Sarı Liste" ile katılıyor. Derneğin 40 yıllık birikimini, acentelerin kronikleşen sorunlarına yönelik çözüm projelerini ve afet yönetimi planlarını Sigorta Life’a anlatan Çalık, seçim vizyonuna ve mesleki mücadelelerine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

SAB’ın 40 Yıllık Sektör Geçmişi ve Seçim Kararı

SAB Sigorta Acenteleri Derneği’nin 40 yıllık köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Ayhan Çalık, derneğin geçmişten bugüne acenteler lehine pek çok kritik kazanıma imza attığını belirtti. Bankacılık, sigortacılık ve muamele vergisinin kaynaktan kesinti yoluyla düzenlenmesinden 5684 sayılı Kanun çalışmalarına, TÜSAF’ın kuruluşundan ilk atanan Sigorta Acenteleri İcra Kurulu ve Meclis görevlerine kadar SAB’ın sektördeki öncü rolüne dikkat çekti.

Çalık, bu seçim sürecinin en önemli farkını şu sözlerle ifade etti:

"SAB, 2007’den bu yana pek çok seçime katıldı ancak ilk kez Sarı Liste olarak bağımsız ve kendi adıyla yarışıyor. Geçtiğimiz dönemlerde yürütülen ön koalisyonlar veya dış yapılarla iş birliği anlayışını bu kez bir kenara bıraktık. Sektörle ilgili derdi olan, oy sayısına bakılmaksızın taşın altına elini koymak isteyen tüm meslektaşlarımıza kapımızı açtık. Koltuk ve oy pazarlıkları yapmak yerine, mesleğin gerçek sahiplerinin o koltuklarda oturmasını arzu ediyoruz."

Vaat ve İcraat Karşılaştırması

Sektörde daha önce verilen sözlerin tutulmadığına ve seçim çalışmalarının son yıla sıkıştırıldığına değinen Çalık, "Yıllardır birikmiş sorunları çözmek bir yana, nerede kaldıklarını dahi takip etmeden yeniden aday olanlar var. Bizim İTO komitesinde yapacaklarımızın teminatı, bugüne kadar SAB çatısı altında başardığımız somut icraat ve mücadelemizdir" şeklinde konuştu.

Toplumsal Sigorta Bilinci ve Ulaşılabilirlik

Sigorta bilincinin artırılması için kamu kurumları, Türkiye Sigorta Birliği (TSB), brokerler dernekleri, belediyeler ve itfaiye teşkilatları gibi tüm paydaşlarla ortak komisyonlar kurulacağını belirten Çalık, sel ve deprem gibi felaketlerden ders çıkarılması gerektiğini vurguladı:

Zorunlu Teminatlar: İşyeri zorunlu yangın ve sorumluluk sigortalarının hızlıca hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.

Maliyet Çözümleri: Konut sigortalarının tüm vatandaşlar için erişilebilir ve makul maliyet sınırlarına çekilmesi hedefleniyor.

Hayati Proje: Marmara Bölgesi’ndeki 17 Bin Acente Telsiz Ağıyla Birleşiyor

Afet yönetimi konusunda acentelerin yüksek çevre bilinci ve koordinasyon yeteneğine dikkat çeken Çalık, valilikle de görüşülen ve detaylandırılan stratejik afet projesini açıkladı:

1. İlk 72 Saatte Can Kurtarma ve AFAD Desteği

Marmara Bölgesi’nde bulunan yaklaşık 17 bin sigorta acentesinin telsiz sistemiyle birbirine entegre edilmesi hedefleniyor. Olası bir İstanbul veya Marmara depreminde, GSM ve internet hatları çökse dahi acenteler arası kesintisiz iletişim sağlanacak. Gönüllü acenteler vasıtasıyla hangi binada kaç kişinin bulunduğu bilgisi hızlıca AFAD’a iletilerek arama-kurtarma ekiplerine erken bilgi akışı temin edilecek.

2. Afet Sonrası Lojistik ve İhtiyaç Yönetimi

İlk 72 saatlik kritik sürecin ardından acenteler, bölgelerin demografik yapısına (yaşlı nüfus, çocuk nüfusu vb.) göre ihtiyaç analizleri yapacak. Toplanan yardımların doğru noktalara ulaştırılması, lojistiğin yönlendirilmesi ve insani yardımların dağıtımı acentelerin saha gücüyle koordine edilecek. Bu projenin İTO kurumsal kimliğiyle çok daha hızlı ilerletileceği belirtildi.

Acentelerin Kazanç, Saygınlık ve Gider İyileştirme Vaatleri

Seçim vaatlerinin temelini oluşturan 20 maddenin üç ana başlık altında toplandığı ifade edildi:

1. Saygınlığın ve Komisyon Gelirlerinin Artırılması

Acentelerin, devletin ve sigorta şirketlerinin vatandaşa temas eden en önemli yüzü (TARSİM, DASK vb.) olduğuna dikkat çeken Çalık; 22 bin noktadaki acente ağının mali açıdan güçlendirilmesi gerektiğini savundu. Acentelerin yeni saha ekipleri kurabilmesi ve sigorta penetrasyonunu artırabilmesi için erozyona uğrayan komisyon oranlarının acilen yükseltilmesi gerektiği vurgulandı.

2. Sicil Masraflarının ve Bürokratik Giderlerin Azaltılması

Sigorta acentelerinin her sözleşme kurulumunda ve feshinde ticaret siciline ödeme yapmak zorunda kalmasının adaletsizlik oluşturduğu belirtildi. Brokerlerin sözleşmelerini ticaret siciline tescil ettirmediği hatırlatılarak, acentelik vekâletlerinin ticaret sicili yerine acentelerin kendi bünyesindeki kayıt sisteminde tutulması ve bu gider kaleminin ortadan kaldırılması talep edildi.

AXA Türkiye ve Düşbelen Spor Kulübü, çocukların gelişimi için değerler ortaklığında buluştu…
AXA Türkiye ve Düşbelen Spor Kulübü, çocukların gelişimi için değerler ortaklığında buluştu…
İçeriği Görüntüle

3. Portföy Mülkiyet Hakkı ve Denkleştirme Tazminatı

Sigorta şirketlerinin haksız, tek taraflı veya performans/hasar-prim gerekçeli acentelik fesihlerine karşı sert bir duruş sergileyen Çalık, çözüm önerisini şu şekilde paylaştı:

Tazminat Güvencesi: Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan denkleştirme tazminatı, acenteler için "portföy mülkiyet hakkı" olarak tanımlanacak.

%50 Peşin Ödeme: Acenteliğin feshedilmesi durumunda, acentenin hak ettiği tutarın %50’sinin nakden ve defaten ödenmesi zorunlu kılınacak. Bu sayede sigorta şirketlerinin acentelik kapatma kararı alırken mali yükümlülüğü dikkate alması sağlanacak.

Sandık Çağrısı ve Görev Yemini

27 Ekim’de gerçekleştirilecek seçimler öncesinde özellikle sandığa gitmeyen meslektaşlarına seslenen Ayhan Çalık, İTO 20 No’lu Sigortacılık Meslek Komitesi’ni bir ayrıcalık makamı değil, büyük bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti.

Şeffaf Yönetim Sözü

Seçildikten sonra her 4 yılda bir değil, her 4 ayda bir kurulacak Acente Meclisi aracılığıyla meslektaşlara hesap verileceğini söyleyen Çalık, hiçbir grubun veya siyasi düşüncenin arka bahçesi olmayacaklarını vurguladı.

"Onurum ve Şerefim Üzerine Ant İçerim"

Ayhan Çalık, konuşmasını tüm meslektaşlarının huzurunda ettiği şu yeminle tamamladı:

"Görev süremiz boyunca meslektaşlarımızın ve tüm mesleki paydaşlarımızın haklarını, hukukunu ve onurunu adaletle savunacağız. Tek tarafımız mesleğimiz, tüm gücümüz meslektaşlarımız, tek mücadelemiz de mesleğimizin gelişmesi olacaktır. Hiçbir baskı karşısında boyun eğmeyecek, hiçbir güç karşısında mesleğimizin haklarından ve bağımsızlığından ödün vermeyeceğiz. Mesleğimizin bağımsız iradesini, onurunu ve saygınlığını görevimizin ilk gününden son gününe kadar aynı inanç, cesaret ve kararlılıkla koruyacağımıza meslektaşlarımın huzurunda onurum ve şerefim üzerine ant içerim."