Ray Sigorta CEO’su Koray Erdoğan, şirketin son 10 yılı aşkın dönemde geçirdiği dönüşümü “57 Yıllık Çınarın Hazin Öyküsü” başlığıyla kaleme aldı. 2015 yılında sektörün ilk 10’undan 17’nci sıraya gerileyen ve ciddi zararlar yaşayan şirketin yeniden yükseliş sürecini anlatan Erdoğan, bu yolculukta yalnızca sıralamaya değil; “doğru büyüme”, itibar, güven, çalışan bağlılığı ve sürdürülebilir kârlılığa odaklandıklarını vurguladı. Erdoğan, zorlu ekonomik koşullar ve çok sayıda krizle karşı karşıya kalınmasına rağmen rotanın değiştirilmediğini belirterek, Ray Sigorta’nın bugün sektörün 7’nci büyük oyuncusu konumuna ulaştığını ifade etti.

Koray Erdoğan’ın “CEO Notları #2” başlığıyla paylaştığı yazının tamamı şöyle:

2015 yılında yola çıkarken kullandığımız bir ifade vardı: "57 yıllık çınarın hazin öyküsü." Çünkü sektörün önemli oyuncularından biri olan bir şirketin içinde bulunduğu durum gerçekten hazin bir öyküydü.

Yaklaşık 10 yıldır aralıksız pazar payı kaybedilmişti. Şirket, sektörün ilk 10'u içerisindeyken 17'nci sıraya kadar gerilemişti. Bir zamanlar aynı ligde yer aldığı şirketlerin neredeyse beşte biri büyüklüğüne kadar gerilemiş, çok ciddi zararlar yazmış ve itibarı da her geçen gün biraz daha zayıflamıştı. Kısacası tablo hiç parlak değildi.

Ama bizim bir inancımız vardı.

57 yıllık çınar küllerinden yeniden doğacaktı. Hak ettiği yere yeniden gelecekti.

Tırmanış başlıyordu. Ve biz, bize ait olanı geri alacaktık.

Yola çıkarken kullandığımız metafor ise Everest oldu. Çünkü önümüzde kolay bir yolculuk yoktu. Uzun, zorlu ve sabır gerektiren bir tırmanış bizi bekliyordu.

Herkesin kendi Everest'i vardır. Bizim Everest'imiz ise çok netti. Önce ilk 10'a girmek... Sonra ilk 6'ya yükselmek... Kendi grubumuz içerisinde ise ilk 5 Şirket arasında yer almaktı.

İlk ana kampımız, 2020 yılında ilk 10'a ulaşmaktı. İkinci zirvemiz ise ilk 6'ya girmekti.

Ve biz şuna inanıyorduk...

Aynı çabayı harcadığımız...

Aynı umudu beslediğimiz...

Aynı inancı gösterdiğimiz sürece...

Başaramayacağımız hiçbir şey yoktu.

Bunu her toplantıda söyledik. Her sunumda anlattık.

Yılmadan... Vazgeçmeden... Usanmadan... Tekrar tekrar... Ta ki herkes inanana kadar.

Ama sıralama hiçbir zaman tek hedefimiz olmadı. Bizim Everest'imiz; tercih edilen, ilk akla gelen, güven duyulan ve sürdürülebilir şekilde kârlı sigorta şirketlerinden biri olmaktı.

Çünkü biliyorduk ki sadece büyümek yetmezdi. Doğru büyümek gerekiyordu. Sadece pazar payı kazanmak yetmezdi. İtibar kazanmak gerekiyordu. Sadece finansal sonuçlar üretmek yetmezdi. Çalışanların gurur duyduğu, müşterilerin güvendiği ve iş ortaklarının birlikte yürümek istediği bir şirket olmak gerekiyordu.

Kolay olmadı. Bazen düşündüğümüzden daha hızlı ilerledik. Bazen de olduğumuz yerde saydığımızı hissettik. Ama rotamızı hiç değiştirmedik.

Çünkü zirveye çıkanlar, en hızlı yürüyenler değil; yönünü kaybetmeyenlerdir.

Bu arada, konjonktür de hiç yardımcı olmadı.

Adeta bir "Arabesk" filmi gibiydi...

2016'da darbe girişimi...

2018'de Rahip Brunson krizi ve ardından yaşanan ekonomik dalgalanma...

2020'de pandemi...

2021'den itibaren derinleşen ekonomik kriz...

Savaşlar...

Kur şokları...

Enflasyon şokları...

Sayısız sel, dolu ve kar ağırlığı hasarı...

Ve son olarak da, sadece dokuz saat arayla yaşanan, yüzyılın en büyük iki depremi...

Yani özetle, dış dünya da bize hiç yardımcı olmadı.

Otomobillerde kemirgen sorunu: Sigorta kapsıyor mu?
Otomobillerde kemirgen sorunu: Sigorta kapsıyor mu?
İçeriği Görüntüle

Peki sonuç ne mi oldu?

Bize ait olanı geri aldık.

17’nci sıraya kadar gerilemiş, yıllardır pazar payı kaybeden ve zarar eden şirket, bugün sektörün en güçlü oyuncularından biri hâline geldi.

Sektörde 7’nci sıraya yükselerek şirket tarihinin en iyi derecesine ulaştık.

Yaklaşık 150 milyon Euro prim üreten bir şirketten, geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 1 milyar Euro düzeyinde prim üreten bir şirkete dönüştük. Üstelik bunu arkamızda bir banka ya da hazır bir holding üretimi olmadan; %45 oto, %55 oto dışı gibi son derece dengeli bir portföy yapısıyla başardık.

Zarar eden bir şirketten, yaklaşık 100 milyon Euro vergi öncesi kâr üreten bir şirkete dönüştük.

Grubumuz içerisinde ise en büyük beş şirketten biri olduk.

Bütün bunları hiçbir sermaye artırımı yapmadan, başka bir şirketle birleşmeden, tamamen organik büyüyerek başardık.

Ama başarılarımız rakamların da ötesine geçti.

Üç defa Brand Finance tarafından Türkiye’nin en değerli markaları arasında gösterildik.

GPTW tarafından iki defa Türkiye’nin en iyi işverenleri arasına girdik.

Türkiye’nin en itibarlı sigorta markası seçildik.

Defalarca mükemmel müşteri memnuniyeti ödülüne layık görüldük.

Yaptığımız yenilikçi uygulamalar ve projeler ise üç defa grubumuz tarafından ödüllendirildi.

Özetle, yeniden büyüdük. Yeniden kârlı hâle geldik. Yeniden itibar kazandık.

Ve en önemlisi...

İnsanlar yeniden bu 57 yıllık çınara inanmaya başladı.

Kıssadan hisse...

Bazen bir şirketin en büyük ihtiyacı daha fazla sermaye değildir. Daha fazla insan da değildir.

Bazen en büyük ihtiyaç, herkesin yeniden inanacağı bir hikâye yazabilmektir.

Çünkü insanlar hedefleri değil, inandıkları hikâyeleri takip ederler.