CNBC-e ekranlarında yayınlanan “İsmail Öztürk ile Sigorta Life” programının konuğu Prive Sigorta Genel Müdürü Ahmet Gökhan Kerem oldu. Kerem, sigorta sektöründeki dönüşüm, dijitalleşme, acentelerin geleceği, yeni ürün modelleri ve sağlık sigortalarının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sigorta sektöründe klasik iş modellerinin değişmesi gerektiğini belirten Kerem, Prive Sigorta’nın yeniden konumlanma ve yeni bir marka yolculuğu içerisinde olduğunu söyledi. Şirketin farklı branşlarda sektörün ihtiyaçlarını yeniden tanımlamaya çalıştığını ifade eden Kerem, “Sektöre kan, dinamizm ve yeni bir anlayış geliştirmeye çalışıyoruz” dedi.

“Dijitalleşmeyi yeniden tanımlıyoruz”

Dijital dönüşümün yalnızca sigorta şirketlerinin kendi operasyonlarını hızlandırmasından ibaret olmadığını vurgulayan Kerem, acentelerin ve diğer satış kanallarının da bu dönüşümün bir parçası olması gerektiğini söyledi.

Kerem, acenteleri yalnızca klasik dağıtım kanalları olarak görmediklerini belirterek, “Acentelerimize klasik dağıtım kanalları değil, müşteriyi sigortalıya, bizim de sigortalıyı müşteriye çevirmemize imkan sağlayan yol arkadaşlarımız olarak bakıyoruz” ifadelerini kullandı.

Şirketin bu kapsamda acentelerin müşteri edinme, dijitalleşme ve yatırım ihtiyaçlarına yönelik bir ekosistem oluşturmaya çalıştığını anlatan Kerem, sigorta şirketlerinin yalnızca ürün satan yapılar olmaktan çıkması gerektiğini söyledi.

“Satıp geçelim anlayışına tamamen karşıyız”

Sigorta ürünlerinin yalnızca şirketin prim üretimini artıran araçlar olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Kerem, tüm tarafların kazandığı sürdürülebilir modeller geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Kerem, “Satalım geçelim, müşteri olmasa olur kavramına tamamen karşıyız” diyerek, acente, sigorta şirketi ve sigortalının birlikte değer üretebildiği modellerin oluşturulması gerektiğini söyledi.

Sigorta sektörünün belirli ürün kategorilerine ve alışkanlıklara sıkıştığını savunan Kerem, müşterilerin değişen ihtiyaçlarının daha fazla analiz edilmesi gerektiğini belirtti. Kerem, sağlık, hayat, nakliyat, kefalet ve kurumsal sigortalar gibi alanların birbirleriyle daha fazla entegre olduğu yeni ürün kümelerinin ortaya çıkabileceğini kaydetti.

Tera Holding vurgusu

Prive Sigorta’nın Tera Holding bünyesinde faaliyet göstermesine de değinen Kerem, grubun hızlı gelişen yapısının şirket için önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.

Tera Holding bünyesinde yaklaşık 50 şirket bulunduğunu belirten Kerem, Prive Sigorta’nın bu ekosistemden yararlanırken aynı zamanda gruba değer katmaya çalıştığını ifade etti.

Kerem, grubun karar alma süreçlerinin hızlı ve sahadan beslenen bir yapıda olduğunu belirterek, “Klasik bir hiyerarşi içerisinde hareket etmiyoruz. Kararlarımızı alırken ortak aklı kullanıyor, sahadan gelen verileri değerlendiriyor ve hızlı refleks vermeye çalışıyoruz” dedi.

“Sağlıkta yeni bir dijital haritaya ihtiyaç var”

Programda sağlık sigortalarına da geniş yer veren Kerem, sağlık alanının Prive Sigorta’nın öne çıkan çalışma alanlarından biri olduğunu söyledi.

Türkiye’nin yaşlanma eğilimine dikkat çeken Kerem, sağlık sigortacılığında yalnızca tamamlayıcı sağlık sigortası (TSS) ve özel sağlık sigortası (ÖSS) ekseninde düşünmenin yeterli olmayacağını savundu.

Kerem, “Başka bir dijital sağlık haritasına ihtiyaç var” diyerek, sigortalının yalnızca hastalandığında değil, poliçe süresinin tamamında desteklenmesini sağlayacak modellerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Sağlık sigortasının 365 gün yaşayan bir hizmet haline gelmesi gerektiğini ifade eden Kerem, basit sağlık ihtiyaçlarından kronik hastalıkların takibine, yaşam biçiminden yaşlı bakımına kadar geniş bir alanda sigortalıya rehberlik edebilecek dijital çözümlerin önemine işaret etti.

“Özel sağlık ve tamamlayıcı sağlık sigortası daha fazla birleşmeli”

Özel sağlık sigortası ile tamamlayıcı sağlık sigortası arasındaki tercihin kişilerin ve ailelerin ihtiyaçlarına göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kerem, iki ürün kategorisinin birbirini tamamlayabileceğini söyledi.

2026 yılında bütçeler üzerindeki baskının arttığını belirten Kerem, “Özel sağlık hiçbir zaman ölmedi ama sanki sadece bir kitleye hitap ediyormuş gibi gözüküyor. Tamamlayıcı sağlıkta da çok farklı müşteri toplulukları var. İki ürün kategorisinin mutlaka daha fazla birleştirilmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Kerem, sağlık sigortasında yenileme dönemini beklemeden sigortalıyla iletişim kurulmasının önemini vurgulayarak, acentelerin ve sigorta şirketlerinin müşterilerine daha fazla soru sorması ve ihtiyaçlarını daha yakından takip etmesi gerektiğini söyledi.

Yapay zeka ve dijitalleşme sigortacılığın merkezine yerleşiyor

Sigorta sektöründe yapay zekanın ve dijital teknolojilerin kullanımının artacağını belirten Kerem, teknolojinin kutsallaştırılmadan, iş süreçlerinin ve müşteri deneyiminin iyileştirilmesi amacıyla kullanılması gerektiğini ifade etti.

Kerem, dijitalleşmenin yalnızca poliçe düzenleme veya hasar süreçlerini hızlandırmak şeklinde ele alınmaması gerektiğini belirterek, müşteri davranışlarının anlaşılması, yeni ürünlerin geliştirilmesi ve sigortalıyla sürekli iletişim kurulması açısından da teknolojiden yararlanılması gerektiğini söyledi.

Gençlerin sigortacılığa dahil edilmesi çağrısı

Sigorta sektörünün genç kuşaklara ulaşabilmesi için ürün ve iletişim modellerini değiştirmesi gerektiğini ifade eden Kerem, oyunlaştırma ve dijital deneyimlerin bu süreçte önemli rol oynayabileceğini belirtti.

Gençlerin sigortacılık ekosistemine yalnızca müşteri olarak değil, ürün geliştirme süreçlerinin bir parçası olarak da dahil edilmesi gerektiğini kaydeden Kerem, üniversitelerle yürüttükleri projelerden olumlu sonuçlar aldıklarını söyledi.

Kerem, öğrencilerin projelere dahil edilmesiyle şirket içinde daha önce görülmeyen fikirlerin ortaya çıkabildiğini belirterek, üniversite iş birliklerinin artırılması gerektiğini vurguladı.

“Acenteler dönüşümün merkezinde olmalı”

Acentelerin sigorta sektörünün gelişimindeki rolüne de dikkat çeken Kerem, sektörün bugünkü noktaya gelmesinde acenteler, brokerlar ve banka sigortacılığı kanallarının önemli katkısı bulunduğunu söyledi.

Ancak acentelerin yalnızca mevcut müşteri portföylerini koruyan bir yapıdan çıkarak müşterilerini daha yakından tanıyan ve değişen ihtiyaçlarına göre çözüm üreten yapılara dönüşmesi gerektiğini ifade eden Kerem, sigorta şirketlerinin de acentelerin dönüşümüne yatırım yapması gerektiğini belirtti.

Oto yol yardım hizmetleri nelerdir? Nasıl yararlanılır?
Oto yol yardım hizmetleri nelerdir? Nasıl yararlanılır?
İçeriği Görüntüle

“Artık müşteriyi tanıyorum demek yeterli değil” diyen Kerem, müşterilerin yalnızca demografik özellikleriyle değil, geleceğe yönelik beklentileri, aile yapıları ve değişen ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Sigorta şirketinin satışı poliçe yapıldıktan sonra başlıyor”

Sigorta sektöründe satışın poliçenin düzenlenmesiyle sona ermediğini, aksine asıl ilişkinin bu noktadan sonra başladığını belirten Kerem, müşteriyle 365 gün boyunca iletişim kurulması gerektiğini vurguladı.

Kerem, “Bizim satışımız poliçe yapıldıktan sonra başlar. Diyalog kurmamız, algılamamız ve nereye gittiğimizi görmemiz lazım” dedi.

Sektörün geleceğinde fiyatlama ve ürün geliştirme stratejilerinin de değişeceğini belirten Kerem, farklı branşların birbirine daha fazla entegre olduğu, müşterinin farklı ihtiyaçlarına aynı ekosistem içerisinde cevap veren ürünlerin öne çıkacağını ifade etti.

Programın sonunda sigorta sektörünün daha fazla bir araya gelerek kendi gündeminin dışına çıkması gerektiğini belirten Kerem, sektörün geleceğinin özgür tartışma ortamları ve ortak akılla şekilleneceğini söyledi.