Sağlık hizmetleri, sigorta sektörü ve teknolojinin kesişim noktasında konumlanan Nextplus, bugüne kadar sigorta şirketleriyle geliştirdiği iş birlikleri, kurumsal sağlık çözümleri ve sahadaki güçlü operasyon ağıyla sektörde önleyici
sağlık yaklaşımını daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor. Geleneksel sigorta modellerinde sağlık harcamaları çoğu zaman hastalık ortaya çıktıktan sonra devreye girerken, değişen tüketici beklentileri, artan sağlık maliyetleri, sağlıklı yaşam motivasyonunun güçlenmesi ve giyilebilir sağlık teknolojilerinin yaygınlaşması, sigorta sektöründe yeni bir dönüşüm ihtiyacını beraberinde getiriyor.

“ASIL FARK, RİSKLERİ ERKEN FARK EDEBİLMEK”

Nextplus Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yaşar Bilir, sigortacılığın geleceğinde önlenebilir hasar yönetiminin
kritik bir başlık haline geldiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Bugüne kadar sigorta şirketleriyle yürüttüğümüz iş birliklerinde şunu net şekilde gördük: Sağlık alanında değer yaratmak artık yalnızca hastalık oluştuktan
sonra hizmet sunmakla sınırlı değil. Asıl fark, riskleri erken fark edebilmek, bireyi doğru zamanda doğru sağlık
hizmetiyle buluşturabilmek ve mümkün olan her noktada hasar oluşmadan önce önlem alabilmekten geçiyor. Sigorta sektörü için de sürdürülebilir büyümenin yolu, yalnızca yüksek primlerle hastalık sonrası maliyetleri karşılamaktan değil; önlenebilir hasarları azaltan, sağlıklı yaşamı teşvik eden ve sigortalının yaşam kalitesini artıran modellerden geçiyor.”

“TEKNOLOJİ GÜÇLÜ BİR KALDIRAÇ ANCAK TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL”

Son yıllarda sağlık teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, özellikle giyilebilir cihazlar, uzaktan sağlık takibi, dijital danışmanlık hizmetleri ve veri odaklı risk analizleriyle birlikte sigorta şirketleri için yeni fırsatlar sunuyor. Kalp ritmi,
tansiyon, hareket seviyesi, uyku düzeni ve benzeri sağlık göstergelerinin düzenli takip edilebilmesi, bireyin sağlık risklerinin daha erken fark edilmesine olanak sağlıyor. Ancak Mehmet Yaşar Bilir’e göre; bu dönüşümde fark yaratan unsur yalnızca teknoloji yatırımı değil, teknolojiyi gerçek sağlık operasyonuyla destekle yebilmek. Mehmet Yaşar Bilir, bu konuda şunları söylüyor: “Bugün herkes teknolojiye yatırım yapıyor. Bu, çok değerli ve kaçınılmaz bir gelişme. Ancak sağlık alanında teknoloji tek başına yeterli değil. Bir uyarı oluştuğunda, bir risk sinyali alındığında ya da sigortalının gerçek bir ihtiyacı doğduğunda, sahada bu ihtiyaca cevap verecek güçlü bir operasyon yapınız yoksa teknoloji eksik kalır. Nextplus olarak bizi farklılaştıran temel nokta da burada başlıyor. Biz teknolojiyi yalnızca ekranda kalan bir veri olarak görmüyoruz; çağrı merkezi, tıbbi danışmanlık, evde sağlık, ambulans yönlendirme, online doktor, psikolog, diyetisyen ve saha sağlık operasyonlarımızla bu veriyi gerçek hizmete dönüştürüyoruz.”

SİGORTALININ SAĞLIK YOLCULUĞUNA DAHA ERKEN TEMAS

Nextplus’ın sigorta şirketleriyle geliştirdiği iş modelleri; telefonla tıbbi danışmanlık, ambulans hizmetleri, evde sağlık
çözümleri, online sağlık danışmanlıkları, diyetisyen ve psikolog destekleri, ikinci hekim görüşü ve kronik risklerin takibine yönelik hizmetlerle sigortalının sağlık yolculuğuna daha erken temas etmeyi amaçlıyor. Bu yaklaşım, sigorta şirketleri açısından da yalnızca ek fayda sunan bir hizmet modeli değil; aynı zamanda önlenebilir hasarların azaltılmasına, gereksiz sağlık harcamalarının önüne geçilmesine ve sigortalı memnuniyetinin artırılmasına katkı sağlayan stratejik bir yapı olarak değerlendiriliyor.

AgeSA Hayat ve Emeklilik Genel Müdürü Fırat Kuruca: Çok kanallı müşteri deneyimini daha da güçlendireceğiz
AgeSA Hayat ve Emeklilik Genel Müdürü Fırat Kuruca: Çok kanallı müşteri deneyimini daha da güçlendireceğiz
İçeriği Görüntüle

“HASAR OLUŞMADAN ÖNCE MÜDAHALE EDEN MODELLER ÖNE ÇIKACAK”

Mehmet Yaşar Bilir, yeni dönemde sigorta şirketlerinin sağlıklı yaşamı destekleyen ve sigortalıyı yalnızca poliçe sahibi olarak değil, yaşam boyu takip edilmesi gereken bir sağlık paydaşı olarak gören modellere daha fazla yöneleceğini
ifade ederek şu noktalara dikkat çekiyor: “Sigorta sektörünün bugünkü en önemli gündemlerinden biri, artan sağlık maliyetlerini yönetebilmek. Ancak bunu yalnızca prim artışlarıyla çözmeye çalışmak uzun vadede sürdürülebilir bir yaklaşım değil. Bizim bakış açımızda sigortalıyı hastalık ortaya çıktıktan sonra değil, sağlıklıyken de desteklemek gerekiyor. Beslenme, psikolojik iyi oluş, düzenli takip, erken yönlendirme ve gerektiğinde hızlı tıbbi müdahale;
tüm bunlar hasar yönetiminin yeni bileşenleri haline geliyor. Önlenebilir hastalıkları önleyebildiğiniz ölçüde hem birey kazanıyor hem sigorta şirketi hem de sağlık sistemi kazanıyor.”