Özel Haber

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) Meslek Komitesi seçimleri 27 Ekim 2026’da gerçekleştirilecek. Sigorta sektörünün temsilcilerini ilgilendiren 20. Grup Sigortacılık Meslek Komitesi seçimlerinde mevcut komite başkanı ve meclis üyesi Mehmet Özgür Yılmaz yeniden aday olurken, Hasan Ekmen ve Ayhan Çalık da seçim için adaylıklarını açıkladı. Üç aday, Sigorta Life’a özel yeni dönemde sektörün öncelikleri ve hayata geçirmek istedikleri projelere ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

Mehmet Özgür Yılmaz: Başladığımız işi tamamlamak için yeniden adayım

“Bir makamı korumak değil, başladığımız işi tamamlamak istiyoruz”

Mevcut İTO Sigortacılık Meslek Komitesi Başkanı ve Meclis Üyesi Mehmet Özgür Yılmaz, yeniden aday olma motivasyonunun bir makamı korumak olmadığını belirterek, dört yıllık dönemde oluşturdukları kurumsal hafızayı kalıcı sonuçlara dönüştürmek istediklerini söyledi.

Yılmaz, “Benim yeniden aday olma motivasyonum, bir makamı korumak değil; başladığımız işi tamamlamak ve dört yılda oluşturduğumuz kurumsal hafızayı kalıcı sonuçlara dönüştürmektir” dedi.

2022 yılında göreve gelirken “Mesleğimizin hakkını kimsenin insafına bırakmayacağız” dediklerini hatırlatan Yılmaz, dört yıl boyunca yalnızca sorunları konuşan değil, çözüm için mücadele eden bir komite olmaya çalıştıklarını ifade etti.

Trafik sigortası iptal komisyonlarından yetkisiz sigortacılıkla mücadeleye, MASAK limitlerinden haksız rekabete ve dijital dönüşüme kadar birçok konuda sonuç aldıklarını belirten Yılmaz, yeni dönemde çözülmesi gereken başlıkların da bulunduğunu kaydetti.

Yılmaz, “Ancak önümüzde hâlâ portföy mülkiyeti, haksız rekabet, banka baskıları, risturn, trafik ve DASK sorunları, brokerlik sistemi, yetkisiz aracılık ve dijital güvenlik gibi çözülmesi gereken önemli dosyalar bulunuyor. Bu dosyaların önemli bir bölümünde çalışmalarımız zaten başladı. Bu nedenle yeniden adayım: Dört yılın tecrübesini yeni dönemin gücüne dönüştürmek ve başladığımız işi tamamlamak için” diye konuştu.

“Önceliğimiz yetkisiz sigortacılık ve haksız rekabetle mücadele”

Yılmaz, seçilmeleri halinde üç ana başlığa öncelik vereceklerini belirterek bunları yetkisiz sigortacılık ve haksız rekabetle mücadele, acentenin ekonomik varlığının ve portföyünün korunması ve güvenli dijital dönüşüm olarak sıraladı.

“Sigorta poliçesinin yalnızca mevzuatın yetkilendirdiği kişi ve kuruluşlar tarafından sunulduğu, dağıtım kanalları arasında fiyat ayrımcılığı ve promosyon yoluyla haksız rekabetin önlendiği bir yapı hedefliyoruz” diyen Yılmaz, acentenin ekonomik varlığının korunmasının da öncelikleri arasında olduğunu söyledi.

Portföy mülkiyetinin açık ve kalıcı bir düzenlemeye kavuşturulması gerektiğini belirten Yılmaz, risturn ve iskonto uygulamalarının önlenmesi ve acentenin emeğinin ekonomik değerinin korunması gerektiğini ifade etti.

Dijital dönüşüm konusunda teknolojiye karşı olmadıklarını vurgulayan Yılmaz, “Tam tersine teknolojinin acenteyi güçlendirmesini istiyoruz” dedi.

Yılmaz, yetkisiz ekran kullanımının engellenmesi, e-Devlet doğrulaması, SBM koordinasyonunda güvenli giriş sistemleri, parmak izi gibi doğrulama yöntemleri, kredi kartı işlemlerinde 3D Secure benzeri güvenlik tedbirleri ve acentelerin kendi web sitelerinden poliçe satışında yaşadığı maliyet sorunlarının çözülmesine yönelik çalışmaların gündemlerinde olduğunu söyledi.

“Seçim, mesleğimizin geleceğine kimin sahip çıkacağına karar verme seçimi”

Seçmenlere mesajını da paylaşan Yılmaz, seçimin yalnızca bir isim veya makam seçimi olmadığını söyledi.

Yılmaz, “Bu seçim bir isim veya makam seçimi değil, mesleğimizin geleceğine kimin sahip çıkacağına karar verme seçimidir” dedi.

Meslektaşlarının dört yıl boyunca söylediklerinden ziyade yaptıklarına ve aldıkları sonuçlara bakmasını isteyen Yılmaz, yeniden aday olurken geçmiş dönemin hesabını verebilmenin önemli olduğunu ifade etti.

“İTO sektör ile kamu arasında güçlü bir köprü olabilir”

İTO’nun sektör ile kamu otoritesi arasında güçlü ve kurumsal bir köprü kurabileceğini belirten Yılmaz, İstanbul’un Türkiye’nin en büyük sigorta pazarı olduğunu söyledi.

İTO’nun mevzuat çalışmalarının oluşturulması ve ilgili kurumlara taşınması, sektör STK’larının ortak akılla bir araya getirilmesi, eğitim ve nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi, üniversite-sektör iş birlikleri, sigorta bilincinin artırılması ve dijital dönüşüm projelerinde daha etkin rol oynayabileceğini ifade etti.

Yılmaz ayrıca sektör paydaşlarıyla geniş katılımlı toplantılar yapılması, akademisyenlerin de yer alacağı bir Sigortacılık İhtisas Komitesi kurulması, meslek mensuplarına yönelik eğitim programları ve uluslararası sektörel çalışmaların takip edilmesi gibi hedeflerinin bulunduğunu söyledi.

BES tarafında ise acentelerin BES satış lisanslarının birden fazla şirkette kullanılabilmesi ve 18 yaş altı katılımcıların hak kazanma sürelerinin yeniden değerlendirilmesi gibi başlıkların gündemlerinde olduğunu belirtti.

“Tek bir proje seçersem Güvenli Dijital Acente Sistemi”

Yılmaz, Seçmenleri “Tek bir projeyi mutlaka hayata geçirin” deseydi, bu projenin “Güvenli Dijital Acente Sistemi”ni olacağını ve bu projeyi hayata geçirmek istediğini söyledi.

“Çünkü bugün mesleğimiz açısından en büyük risklerden biri, teknolojinin gelişmesi değil; teknolojinin yetkisiz kişiler tarafından sigorta aracılığı yapmak ve acentelerin ekranlarını kullanmak için kötüye kullanılmasıdır” diyen Yılmaz sözlerine şu şekilde devam etti;

“Hedefimiz; sigorta şirketi ekranlarına girişlerin e-Devlet ve güçlü kimlik doğrulama sistemleriyle güvence altına alınması, TOBB Levha ve gerektiğinde SGK kontrollerinin sistemle entegre edilmesi, yetkisiz ekran paylaşımının teknik olarak engellenmesi ve SBM koordinasyonunda sektör genelinde ortak bir dijital güvenlik altyapısının kurulmasıdır.

Çalışma programımızda parmak izi, yüz tanıma, e-Devlet ve Levha kontrolü gibi doğrulama mekanizmalarının eş zamanlı uygulanmasını açık biçimde ortaya koyuyoruz. Bunun başarılması yalnızca yetkisiz sigortacılıkla mücadele anlamına gelmez; müşteri verisini, kredi kartı güvenliğini, acentenin emeğini, portföyünü ve mesleğimizin geleceğini aynı anda koruyan yeni bir sigorta dağıtım altyapısı anlamına gelir.

Biz dijitalleşmeye karşı değiliz. Savunduğumuz model çok net:

Acenteyi devre dışı bırakan değil, acenteyi dijital dünyanın merkezine yerleştiren bir dönüşüm.”

Hasan Ekmen: Sigortacılık birlikte büyür, bu masa hepimizin

“Sektörün gücünü İTO’da en üst seviyede temsil etmek için aday oldum”

Seçimlerde “Ben De Varım” platformuyla aday olan Hasan Ekmen, adaylık motivasyonunun sektörün gücünü İTO’da daha güçlü şekilde temsil etmek olduğunu söyledi. Ekmen, “Sektörün mutfağından, acentelikten brokerliğe uzanan yılların tecrübesiyle, mesleğimize değer katmak için ‘Ben de varım!’ dedim” ifadelerini kullandı. Ekmen, acenteler, brokerler, eksperler, şirketler, reasüranslar ve genç sigortacılardan oluşan sektör paydaşlarının bir araya geleceği “Ortak Masa” oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

“Amacımız bir yerde olmak değil; Sayın Başkanımızın da ifade ettiği gibi, sigortacılık ticari hayatın tam merkezinde, tüm sektörlerin can damarı konumundadır. Hak ettiğimiz bu stratejik değeri hem odamız bünyesinde hem de tüm iş dünyasında en üst seviyeye çıkarmak ana gayemiz olacaktır” dedi.

“Sektör Danışma Meclisi kuracağız”

Ekmen, seçilmeleri halinde öncelikli olarak İstanbul’a odaklanacaklarını belirterek, sektörün farklı temsilcilerini aynı masa etrafında buluşturacak bir “Sektör Danışma Meclisi” kuracaklarını açıkladı.

Ekmen, “Eski ve yeni İTO Sigortacılık Komitesi üyelerimizi, tüm sigorta STK’larını, SEDDK, TSB, TOBB nezdindeki SAİK ve SEİK’i, Sigorta Brokerleri Derneği’ni, sigorta basınını ve sektörümüzün duayen isimlerini bir araya getireceğimiz bir ‘Sektör Danışma Meclisi’ kuracağız” dedi.

Bu yapının her çeyrekte düzenli olarak toplanmasını planladıklarını belirten Ekmen, kronikleşen sorunların istişare yoluyla ele alınmasını hedeflediklerini söyledi.

“Yetkisiz sigortacılık ve haksız rekabete karşı mücadele edeceğiz”

Yetkisiz sigortacılık ve haksız rekabet konusunun da öncelikleri arasında olduğunu belirten Ekmen, “Sahadaki acentelerimizin helal rızkına ve emeğine göz diken denetimsiz, yetkisiz ve illegal sigortacılık faaliyetlerine karşı en sert hukuki savaşı ve idari lobi mücadelesini başlatıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ekmen ayrıca meslektaşların finansmana erişimi için KOSGEB kaynaklarının kullanılmasını ve modern ofis altyapılarının desteklenmesini istediklerini söyledi.

Vergi yükü ve KDV sorununu da gündeme taşıyacaklarını belirten Ekmen, “Ankara’daki güçlü bağlarımızla, kronikleşmiş sorunların sadece takipçisi değil; bizzat çözeni ve bitireni olacağız” dedi.

“Sektör pastasını büyütmek istiyoruz”

Ekmen, mevcut pazarın paylaşılması yerine sigorta sektörünün toplam büyüklüğünün artırılmasını hedeflediklerini söyledi.

İstanbul’da yaklaşık 800 bin kayıtlı firma bulunduğunu belirten Ekmen, iş yeri paket poliçe oranlarına dikkat çekerek, sigorta bilincinin artırılmasıyla İstanbul’daki pazarın ve acentelerin iş hacminin büyütülebileceğini ifade etti.

“Sigortacılık birlikte büyür, bu masa hepimizin”

Seçmenlere mesajında “Sigortacılık birlikte büyür, bu masa hepimizin!” ifadelerini kullanan Ekmen, seçimden seçime hatırlanan değil, her gün sahada olan bir yönetim anlayışı oluşturmak istediklerini söyledi. Ekmen, “Biz meslektaşlarımızı ‘şu dernekten, bu gruptan’ diye ayırmıyoruz; bizim tek derdimiz var: Sektörün birliği ve refahı” dedi.

“Acentelerimizin emeğini korumak ve onları geleceğe taşımak”

Tek bir proje seçmesi halinde ise adil rekabet ve acentelerin dijital dönüşümüne odaklanacağını belirten Ekmen, “Sektörde adil rekabeti mutlak kılmak ve sigorta acentelerimizi yeni yüzyılın dijital ve küresel dünyasına eksiksiz hazırlamak” istediklerini söyledi. Ekmen, “Acentelerimizin emeğini korumak ve onları geleceğe taşımak bizim en büyük sözümüzdür” dedi.

17 üniversiteden 5 bin hekim sigorta yaptırmadı, malpraktis tazminatlarını kamu ödedi
17 üniversiteden 5 bin hekim sigorta yaptırmadı, malpraktis tazminatlarını kamu ödedi
İçeriği Görüntüle

Ayhan Çalık: Artık yalnız değilsiniz

“Sesi duyulmayan acentelerin sesi olmak için adayız”

SAB Sigorta Acenteleri Derneği adına adaylığını açıklayan Ayhan Çalık, adaylık kararının İstanbul’da kendisini yeterince temsil edilmiş hissetmeyen acentelerin taleplerinden kaynaklandığını söyledi. Çalık, “SAB Yönetim Kurulu olarak gördük ki; bugün İstanbul’da sesini yeterince duyuramayan, kendisini temsil mekanizmalarının dışında hisseden, hak kayıpları karşısında daha güçlü bir savunuculuk bekleyen çok sayıda acente var” dedi.

“Bu acentelerin sesi kim olacak?” sorusunu sorduklarını belirten Çalık, “Seyirci kalmak yerine sorumluluk almaya; sesi duyulmayan acentelerin sesi, hakkını arayan acentelerin savunucusu olmaya karar verdik” ifadelerini kullandı. Çalık, adaylık kararlarının makam arayışından ziyade mesleki temsil eksikliğinin giderilmesine yönelik bir sorumluluk olduğunu söyledi.

“21 önemli başlık bulunuyor”

Seçilmeleri halinde öncelik verecekleri sorunların üç başlıkla sınırlı olmadığını belirten Çalık, hızlı şekilde ele almak istedikleri yaklaşık 21 önemli başlık bulunduğunu ifade etti. Üç başlığı öne çıkaran Çalık, ilk olarak haksız ve gerekçesiz acente fesihlerine karşı mesleki ve hukuki güvencenin güçlendirilmesini istedi.

İkinci olarak acentelerin Levha kaydı ve mesleki sicili bulunmasına rağmen ödemek zorunda kaldığı tescil ve ilan maliyetlerinin kaldırılması gerektiğini belirtti.

Üçüncü başlığın ise prodüktörlük meselesi olduğunu söyleyen Çalık, “Sigorta aracılığının mesleki yeterlilik, sorumluluk ve denetim gerektiren bir iş olduğu gerçeğini korumak zorundayız” dedi.

Çalık, acentelik mesleğini sıradanlaştıracak ve herkesi acenteyle aynı zemine taşıyacak düzenlemelere karşı duracaklarını söyledi.

“Artık yalnız değilsiniz”

Seçmenlere mesajında acentelerin mesleki alanının daraldığını ve haklarının aşındığını belirten Çalık, bu tabloyu değiştirmek için aday olduklarını söyledi. “Meslektaşımıza şunu söylüyoruz: Artık yalnız değilsiniz” diyen Çalık, “İTO’da sizi dinleyen değil, sizinle birlikte mücadele eden bir Meslek Komitesi anlayışı oluşturmak istiyoruz” ifadesini kullandı. Çalık, “Çünkü bizce temsil; seçimden seçime oy istemek değil, her gün meslektaşının yanında durmaktır” dedi.

“İstanbul Acente Meclisi kuracağız”

İTO’nun en önemli gücünün sahadaki sorunları doğru verilerle tespit ederek çözüm önerilerine dönüştürebilecek kurumsal kapasitesi olduğunu belirten Çalık, sahadan sürekli veri toplayacaklarını söyledi.

Çalık, “Kuracağımız İstanbul Acente Meclisi ile de meslektaşlarımız bir sonraki seçimi beklemeyecek; her yıl yapılanın da yapılmayanın da hesabını Meslek Komitesinden ve delegelerinden sorabilecek” ifadelerini kullandı. Üniversitelerle iş birliğinin de öncelikli alanlarından biri olduğunu belirten Çalık, akademisyenlerle sürekli çalışan bir model oluşturmak istediklerini söyledi. Özellikle BES ve hayat sigortaları alanında üniversite gençliğinin sektöre kazandırılması için teşvik modelleri hazırlayacaklarını belirten Çalık, gençlerin eğitimleri devam ederken sektörle tanışmalarının ve bu alanlarda üretim yapmalarının önünün açılmasını hedeflediklerini kaydetti.

“Acentenin mesleki güvencesini ve saygınlığını güçlendirmek”

Çalık, tek bir hedef seçmesi halinde acentenin mesleki güvencesini ve saygınlığını yeniden güçlendirmek istediğini söyledi.

“Haksız fesihlerle mücadele de, gereksiz tescil ve ilan maliyetlerinin kaldırılması da, acentelik mesleğinin başka yapılar karşısında korunması da aslında aynı hedefin parçalarıdır” diyen Çalık, acentenin şirketiyle ilişkisinde kendisini güvende hissettiği, yaptığı işin hukuken ve ekonomik olarak değer gördüğü bir meslek düzeni istediklerini ifade etti.

Çalık, hedeflerini şu sözlerle özetledi:

“Çünkü bizim için bütün projelerin üzerinde bir hedef var: Acentenin mesleki itibarını, ekonomik değerini ve bağımsızlığını güçlendirmek.”