İklim değişikliğine bağlı aşırı hava olaylarının sıklığı ve şiddeti artarken, sigorta kapsamı dışında kalan ekonomik kayıplar da büyüyor. Küresel Güney'in yanı sıra Avustralya, Avrupa ve Kuzey Amerika gibi yüksek gelirli bölgelerde de giderek derinleşen sigorta koruma açığı; hane halkları, işletmeler, hükümetler ve vergi mükellefleri üzerindeki ekonomik yükü artırıyor.

İklim kaynaklı afetlerde sigortasız kalan kayıpların artması, yalnızca yaşam maliyetlerini yükseltmekle kalmıyor, aynı zamanda finansal istikrar açısından da önemli riskler doğuruyor. Varlıkların sigortalanabilirliğini kaybetmesi, bu varlıkların bankalardan finansman bulmasını ve yatırım çekmesini zorlaştırırken, makroekonomik dayanıklılığı da zayıflatabiliyor.

Konu, yakın zamanda CNN International'da Lynda Kinkade'in canlı yayınında da gündeme geldi. Görüşmede, iklim kaynaklı ekonomik kayıpların büyüklüğü ve sigorta korumasının erişilebilir, karşılanabilir ve yeterli hale getirilmesi için atılması gereken adımlar ele alındı.

Avrupa'da sigorta açığı dikkat çekiyor

Avrupa Komisyonu tarafından kabul edilen AB İklim Dayanıklılığı Çerçevesi ve bu çerçeveye dahil edilen AB İklim Sigortası İttifakı, iklim riskleriyle mücadelede önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Avrupa'da yaşanan aşırı sıcak hava dalgaları, kuraklıklar ve orman yangınları, iklim krizinin ekonomik boyutunu bir kez daha ortaya koydu. Avrupa Birliği'nde doğal afetlerden kaynaklanan ekonomik kayıpların yalnızca dörtte birinin sigorta kapsamında bulunması, koruma açığının boyutunu gözler önüne seriyor.

Uzmanlara göre bu tabloyu değiştirmek için afetler meydana geldikten sonra müdahale eden yaklaşımın yerini, riskleri önceden azaltmayı ve dayanıklılığı artırmayı esas alan bir anlayışın alması gerekiyor. Bu kapsamda, kayıplar yaşanmadan önce risk azaltıcı yatırımların yapılması ve afet sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde daha dayanıklı yapıların oluşturulması önem taşıyor.

Gözler COP31 Türkiye Zirvesi'nde

İklim risklerinin ekonomik ve finansal etkilerini ele almak amacıyla Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ile Türkiye Sigorta Birliği iş birliğinde, 13-14 Kasım tarihlerinde Antalya'da COP31 Küresel Sürdürülebilir Sigorta Zirvesi düzenlenecek.

“İklim Dayanıklılığı Zorunluluğu” temasıyla gerçekleştirilecek zirve; küresel sigorta, finans ve iş dünyasının temsilcilerinin yanı sıra politika yapıcıları, düzenleyicileri ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirecek.

Zirvede, sigorta sektörünün iklim risklerini değerlendirme, ölçme, azaltma ve üstlenme konusundaki uzmanlığının ekonomik dayanıklılığın artırılmasında nasıl kullanılabileceği masaya yatırılacak.

Toplantının öncelikli gündem maddeleri arasında afetler yaşanmadan önce alınan önlemlerin ekonomik değerinin ölçülmesi, iklim risklerine açık varlık ve işletmelerin sigortalanabilirliğinin artırılması, finansal istikrarın desteklenmesi ve makroekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi yer alacak.

Z Zurich Foundation’dan Darüşşafaka öğrencilerine eğitim desteği
Z Zurich Foundation’dan Darüşşafaka öğrencilerine eğitim desteği
İçeriği Görüntüle

Zirve kapsamında ayrıca, Sürdürülebilir Sigorta için BM İlkeleri (PSI) tarafından hazırlanan “Savunmasızlıktan Sigortalanabilirliğe” başlıklı beyaz kitabın yayımlanması planlanıyor.

COP31 kapsamında gerçekleştirilecek zirvenin, kamu ve özel sektör iş birliğiyle sigorta sektörünün iklim krizine karşı dayanıklılık oluşturmadaki rolünü güçlendirmesi ve gelecekteki iklim şoklarına karşı topluluklar, şehirler ve ülkeler için yeni çözüm önerileri geliştirmesi hedefleniyor.