Sigorta Life ekibi olarak gerçekleştirdiğimiz ziyaretler kapsamında bir araya geldiğimiz Güvence Hesabı Genel Müdürü Abdullah Kara, Garanti Fonu’ndan Güvence Hesabı’na geçiş süreci hakkında bilgi verdi.

Sigortayeri Genel Müdürü Ali Gülcan, Sigorta Life Sohbetleri'nin konuğu oldu! Sigortayeri Genel Müdürü Ali Gülcan, Sigorta Life Sohbetleri'nin konuğu oldu!

Güvence Hesabı’nın 18 Ekim 1983 tarih ve 18195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 108. maddesi kapsamında Garanti Fonu adıyla kurulduğunu ifade eden Abdullah Kara kuruluş amacını ise şu şekilde sıraladı;

·       Kazaya sebebiyet veren aracın tespit edilememesi durumunda kişiye gelen zararları,

·       Sigortasız aracın sebebiyet verdiği kazalar sonucunda kişiye gelen zararları,

·       Aracın çalınması durumunda, işletenin sorumluluğu yoksa kişiye gelen zararları ve

·       Sigortacının iflası halinde kişiye ve herhangi bir şeye gelen zararları karşılamak

Kurumun isminin 1990 yılında “Karayolları Trafik Garanti Fonu” olarak değiştirildiğini ifade eden Güvence Hesabı Genel Müdürü Abdullah Kara Güvence Hesabı’nın geçirmiş olduğu süreci ise şu şekilde sıraladı:

“1997 yılında “Karayolları Trafik Garanti Fonu”nun yönetimi Türkiye Sigorta Birliği’ne devredilmiş, 2002 yılında ismi “Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı” olarak değiştirilmiş ve profesyonel anlamda Yönetim Komitesi oluşturulmuştur. 2003 yılında sigorta şirketinin mali bünye zafiyeti nedeniyle tüm branşlarda ruhsatının iptal edilmesi halinde kişiye ve herhangi bir şeye gelen zararlar da kapsam dahiline alınmıştır. 2007 yılına geldiğimizde 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14 üncü maddesi ile Fonun ismi değiştirilerek Güvence Hesabı’na dönüştürülmüş ve büyük ölçüde bugünkü halini almıştır.”

“Güvence Hesabı kapsamında 6 adet zorunlu sigorta mevcut”

Güvence Hesabı’nın kapsamına giren zorunlu sigortalar hakkında da bilgi veren Kara, 6 adet zorunlu sigortanın kapsam dahilinde olduğunu belitti. Kapsam dahilinde olan sigortaların ise Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası, Motorlu Araçlarla İlgili Mesleki Faaliyette Bulunanlar İçin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, Maden Çalışanları Zorunlu Feri Kaza Sigortası, Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası ve Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası olduğunu ifade etti.  

“Güvence Hesabına mevzuatla verilmiş başka görevler de var mı?” sorumuza da detaylı bilgi veren Kara, Güvence Hesabı’na zorunlu branşlardaki tazminatlar dışında verilmiş görevler de bulunduğunu ifade etti. Kara, mali zafiyete düşen sigorta şirketlerinin portföyünün idaresi, Zorunlu Sigorta Takibine İlişkin Yönetmelik kapsamında zorunlu sigortaların yaptırılması ve yenilenmesine ilişkin takiplerin yapılması ve Özel Hukuk Hükümlerine Tabi Sigortalar Kapsamında Hak Sahiplerince Aranmayan Paralar Hakkında Yönetmelik çerçevesinde ilan, tahsilat ve ödemelerin yapılmasına ilişkin süreçlerin yürütülmesinin de verilmiş görevler arasında olduğunu belirtti.

“En kısa sürede başvuru almayı hedefliyoruz”

Kapsam dahilindeki zorunlu sigortalarda hak sahiplerinin doğrudan ya da vekilleri aracılığıyla fiilen ya da posta, e-posta, telefon, kargo, KEP vb. yollarla Güvence Hesabı’na başvuru yapabilmekte olduğunu ifade eden Abdullah Kara; web sayfası ve geliştirilecek olan kullanıcı dostu uygulamalar üzerinden de en kısa sürede başvuru almayı hedeflediklerini belitti.

Güvence Hesabı olarak öncelikli hedeflerinin doğru zamanda, doğru kişiye, doğru tazminatı ödemek olduğunu belirten Abdullah Kara, “Eğer vatandaş mağdursa ve gerçekten bir tazminata hak kazanıyorsa en kısa sürede zarara uğrayanların mağduriyetini gidermemiz gerekiyor. Burada da en önemli husus şu; hak sahipleri bize doğrudan, kolay ve hızlı bir şekilde ulaşabilsin” ifadesini kullandı.

Güvence Hesabı’nın kapsamına giren zorunlu sigortalarda gerçekleştirdiği tazminat ödemesine istinaden sigortasız işyeri sahibine, sigortasız araç işletenine, sürücüye vb. sorumlulara karşı rücu yoluna gidildiğini söyleyen Kara; “Hak sahiplerinin doğrudan Güvence Hesabı’na başvuruda bulunarak tazminat talep etmeleri son derece önemlidir. Zira hasar maliyetlerinin tazminat dışında masraflarla artması durumunda rücu edilen tutar artacak ve zorunlu sorumluluk sigortasını yaptırmayanların cebinden ekstra paralar çıkarak bu kişiler mağdur olacaktır” dedi. 

“Sigorta yaptırarak kendinizi maddi olarak koruyabilirsiniz”

Diğer yandan, mağduriyetlerin yaşanmaması için sigortalılığın arttırılması ve penetrasyon oranının yükseltilmesinin de çok önemli olduğunu ifade eden Kara sigortasız araçların kişilere verdiği bedeni zararları karşılayarak mağduriyetleri önlediklerini belirtirken aynı zamanda sigortasız araç sayısının da azaltılması gerektiğini ifade etti. Topluma sigortasızlığın sonucunda karşı karşıya kaldıkları risklerin çok iyi bir şekilde anlatılması gerektiğinden bahseden Kara, “Kaza olur bunu önleyemezsiniz ama sigorta yaptırarak kendinizi maddi olarak koruyabilirsiniz” ifadelerini kullandı.

Sigortasız araçların devlet için de büyük kayba yol açtığından bahseden Kara, “Örneğin Trafik poliçesinde çeşitli fon ve vergi adı altında yüzde 22 oranında ilgili kurumlara giden paylar var. Yüzde 20’lik kesimin poliçe yaptırmaması hem vergi ve fon hem de sigorta şirketleri açısından prim kaybı anlamına geliyor. Halbuki sigortalılık oranını yükseltebilirsek prim havuzu derinleşeceğinden ortalama primler de aşağıya düşecektir. Yani bu durumdan tüm toplum faydalanmış olacaktır” dedi.

“Sigortacılıkta da eğitim çok önemli”

Sigorta bilincini artırmak için sigorta eğitiminin ilköğretim müfredatına eklenmesi gerektiğine de değinen Kara ayrı bir sigorta dersi olmasa da herhangi bir dersin içine en azından bir ya da iki ünite olacak şekilde eklenerek sigorta ile ilgili terimlerin çocuklara öğretilmesi gerektiğini belirtti. Kara “Yapısal ve uzun vadeli çözümler için her alanda olduğu gibi sigortacılıkta da eğitim çok önemli” dedi.

SEDDK ve TSB ile yakın çalışma içindeyiz”

Sohbetimiz sırasında trafik sigortalarında sigortasızlık oranı yüksek araç grupları hakkında da bilgi veren Abdullah Kara, sigortasızlık oranının en yüksek olduğu araç grubunun %65-70 bandı ile motosikletlerde olduğunu belirtti. Kara, bu grubu %40-45 bandı ile traktörlerin takip ettiğini; sigortasızlık oranının azaltılması yönünde SEDDK ve TSB ile yakın çalışma içinde bulunduklarını ifade etti.

Sigorta sektörünün genel görünümü ile ilgili de yorumlarını aldığımız Kara fiyat istikrarsızlığından kaynaklı belirsizliklerin ön planda olduğunu belitti. Kara “Pandemi döneminde hasar frekansının düşmesi hasar maliyetlerini aşağıya çekti. Tabi bu geçici bir durumdu. Pandemiden sonra tekrar hasar frekanslarının yükselmesi sonucunda hasar maliyetleri tekrar arttı.  Sigorta şirketlerimizin likiditesini sağladığı en önemli kaynak Trafik branşı ve elde edilen fonlardan yeterli bir finansal gelir elde etme ihtimali ne yazık ki çok azaldı. Makro ekonomik verilere baktığımızda negatif reel faiz oranları sigorta şirketlerimizin ve tabii ki Güvence Hesabı’nın yeterli düzeyde mali gelir elde edememesine neden oluyor. Şirketlerin elinde sadece teknik kar seçeneği kalıyor. Teknik kar elde edebilmesi için ise iki temel parametre kalıyor. Poliçe primlerini artırmak ve hasar maliyetlerini daha etkin bir şekilde yönetmek. Hasar maliyetlerinde kontrol edilemeyen dışsal faktörler çok etkili. Dolayısıyla muhtemel zararı ve sermaye açığını önleyebilmek için sigorta şirketleri prim arttırmak durumunda. Bu kapsamda özellikle SEDDK tarafından tavan fiyatlara getirilen aylık artış oranlarının yükseltilmesi bir nebze olsun bu yaraya merhem olabilir. Yine de kesin ve kalıcı çözüm para ve döviz piyasasındaki istikrarla birlikte öngörülebilirlikten geçiyor. Sigorta şirketleri için primlerin yükselmesi kısa vadeli çözümü desteklerken, hane halkı açısından bu primler önemli bir gider kalemi olmakta. Ancak hane halkının sorumluluklarının boyutu ve sahip olduğu varlıkların değeri artmış durumda. Sigorta primleri ile kıyaslandığında koruma çok çok daha önemli. İnsanlarımız başına gelene kadar riskin boyutunun bilincinde olmuyor. Bizim bu bilinci güçlendirmemiz gerekiyor” dedi.  

Sohbetimizin sonunda 2023 için iyi dileklerini de sunan Kara, “2023 yılının hem sektörümüz hem de milli ekonomimiz için doğal afetlerin olmadığı güzel bir yıl olmasını dilerim” dedi.

Editör: Sigorta Life