Özel Haber

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meslek Komitesi seçimleri 27 Ekim 2026’da gerçekleştirilecek. Sigortacılık sektörünün temsilcilerinin yer aldığı 20. Grup Sigortacılık Meslek Komitesi seçimleri öncesinde SAB Sigorta Acenteleri Derneği (SAB) de liste çıkarma kararı aldı. SAB Yönetim Kurulu adına seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ayhan Çalık, Sigorta Life’ın sorularını yanıtladı. Çalık'ın açıklamaları şu şekilde;

SAB Yönetim Kurulu olarak gördük ki; bugün İstanbul’da sesini yeterince duyuramayan, kendisini temsil mekanizmalarının dışında hisseden, hak kayıpları karşısında daha güçlü bir savunuculuk bekleyen çok sayıda acente var. Biz de “Bu acentelerin sesi kim olacak?” sorusunu kendimize sorduk. Ve Yönetim Kurulumuz, seyirci kalmak yerine sorumluluk almaya; sesi duyulmayan acentelerin sesi, hakkını arayan acentelerin savunucusu olmaya karar verdi. İTO 20 No’lu Meslek Komitesi seçimlerinde liste çıkarma kararımızın temel motivasyonu budur. Makam arayışından öte SAB’ın mesleki temsilin eksikliğinin giderilmesi sorumluluğunun gereğidir.

"Asıl hedefimiz, yıllardır konuşulan sorunları yeniden konuşmak değil; çözüm üretmek ve sonuç almaktır"

Açıkçası sorunları üç başlıkla sınırlandırmak çok kolay değil. Yılların biriktirdiği sorunlar var ve bizim hızlıca neşter vurmak istediğimiz yaklaşık 21 önemli başlık bulunuyor. Ama üç konu söylemem gerekirse;

Birincisi, haksız ve gerekçesiz acente fesihlerine karşı mesleki ve hukuki güvenceyi güçlendirmek.

İkincisi, acentelerin zaten Levha kaydı ve mesleki sicili bulunmasına rağmen ayrıca ödemek zorunda kaldığı tescil ve ilan maliyetlerini ortadan kaldırmak.

Üçüncüsü ise prodüktörlük meselesi. Sigorta aracılığının mesleki yeterlilik, sorumluluk ve denetim gerektiren bir iş olduğu gerçeğini korumak zorundayız. Acentelik mesleğini sıradanlaştıracak ve neredeyse herkesi acenteyle aynı zemine taşıyacak düzenlemelere karşı duracağız. Bunlar sadece üç başlık. Asıl hedefimiz, yıllardır konuşulan sorunları yeniden konuşmak değil; çözüm üretmek ve sonuç almaktır.

"Artık yalnız değilsiniz"

Biz; acentelerin kendisini güvende hissetmediği, haklarının giderek aşındığı, mesleki alanının daraldığı ve mesleki saygınlığımızın zedelendiği bu dönemi değiştirmek için adayız. Meslektaşımıza şunu söylüyoruz:

Artık yalnız değilsiniz. İTO’da sizi dinleyen değil, sizinle birlikte mücadele eden bir Meslek Komitesi anlayışı oluşturmak istiyoruz. Çünkü bizce temsil; seçimden seçime oy istemek değil, her gün meslektaşının yanında durmaktır.

"BES ve hayat sigortalarının büyümesine yeni ve nitelikli bir insan kaynağı kazandıracağız"

İTO’nun en önemli gücü, sahadaki sorunları doğru verilerle tespit edip çözüm önerisine dönüştürebilecek kurumsal kapasitesidir. Biz sahadan sürekli veri toplayacak, sorunları ve büyüme fırsatlarını somut projelerle Meslek Komitesinin gündemine taşıyacağız. Kuracağımız İstanbul Acente Meclisi ile de meslektaşlarımız bir sonraki seçimi beklemeyecek; her yıl yapılanın da yapılmayanın da hesabını Meslek Komitesinden ve delegelerinden sorabilecek.

Bir diğer önemli alanımız üniversiteler olacak. Üniversite iş birliklerini fotoğraf vermekten çıkarıp sahaya indireceğiz. Akademisyenlerimizle sürekli çalışan bir model kurarken, üniversite gençliğini özellikle BES ve hayat sigortaları alanında sektöre kazandıracak teşvik modelleri hazırlayacağız. Gençlerimizin gerekli lisans ve mesleki yeterlilikleri edinmelerini teşvik ederek, eğitimleri devam ederken sektörle tanışmalarının ve bu alanlarda üretim yapabilmelerinin önünü açmak istiyoruz. Böylece hem gençlerimize yeni bir mesleki ve ekonomik alan açacak hem de BES ve hayat sigortalarının büyümesine yeni ve nitelikli bir insan kaynağı kazandıracağız.

Seçmenleriniz size “Tek bir projeyi mutlaka hayata geçirin” deseydi, bu projeniz ne olurdu?

"Hedefimiz, acentenin mesleki güvencesini ve saygınlığını yeniden güçlendirmek"

Meslektaşlarımızın bize “birini değil, hepsini yapın” diyeceğini düşünüyorum. Çünkü ortaya koyduğumuz başlıkların tamamı yıllardır biriken gerçek sorunlardan doğdu. Ama tek bir hedef söylemem gerekirse, acentenin mesleki güvencesini ve saygınlığını yeniden güçlendirmek derim.

17 üniversiteden 5 bin hekim sigorta yaptırmadı, malpraktis tazminatlarını kamu ödedi
17 üniversiteden 5 bin hekim sigorta yaptırmadı, malpraktis tazminatlarını kamu ödedi
İçeriği Görüntüle

Haksız fesihlerle mücadele de, gereksiz tescil ve ilan maliyetlerinin kaldırılması da, acentelik mesleğinin başka yapılar karşısında korunması da aslında aynı hedefin parçalarıdır. Biz acentenin şirketiyle ilişkisinde kendisini güvende hissettiği, yaptığı işin hukuken ve ekonomik olarak değer gördüğü bir meslek düzeni istiyoruz.

Çünkü bizim için bütün projelerin üzerinde bir hedef var: Acentenin mesleki itibarını, ekonomik değerini ve bağımsızlığını güçlendirmek.