AA muhabirinin, 2027-2029 dönemini kapsayan OVP'den yaptığı derlemeye göre, bu dönemde sigorta ve özel emeklilik alanında bir dizi adım atılacak. Programa göre, yurt içi tasarrufların ve tasarruf bilincinin artırılması amacıyla finansal okuryazarlık yaygınlaştırılırken, uzun vadeli tasarruf araçları geliştirilecek.
Bu kapsamda, Bireysel Emeklilik Sistemi'ndeki (BES) standart emeklilik yatırım fonları, katılımcıların birikimleri için daha fazla katma değer üretecek şekilde yeniden tasarlanacak.
Otomatik Katılım Sistemi'nde (OKS) ise fon çeşitliliği, katılımcıların farklı risk algısı ve tercihlerini dikkate alacak şekilde artırılacak. Kesintilerin sadeleştirilmesini sağlayacak düzenlemeler yapılacak. Sistemin cazibesi artırılarak fon tutarı ve katılımcı sayısında artış sağlanacak.
Bununla birlikte, yatırım fonlu ve birikimli hayat sigortaları da yaygınlaştırılacak.
Öte yandan, kamu harcamalarında etkinliğin artırılması hedefi kapsamında tüm afet tehlikelerini kapsayacak zorunlu afet sigortası mekanizması geliştirilerek yaygınlaştırılacak. Afet sigortası beyan ve ödemesinin etkin takibi sağlanacak.
KOBİ'lerin vadeli satışlardan kaynaklanan tahsilat risklerinin azaltılması ve işletme sermayesi ihtiyaçlarının desteklenmesi amacıyla Devlet Destekli Alacak Sigortası uygulamasının etkinliği de artırılacak.
"Devlet Destekli Alacak Sigortası'nı KOBİ'ler için tahsilat güvencesi ve finansmana erişim aracı olarak yeniden tasarlıyoruz"
Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, OVP'nin Türkiye ekonomisinin gelecek üç yıllık dönemine ilişkin makroekonomik hedeflerini, temel politika önceliklerini ve kamu maliyesinin genel çerçevesini ortaya koyduğunu ifade etti.
Program'ın kamu kurumlarının bütçe, mevzuat, karar alma ve uygulama süreçlerine yön veren temel politika belgesi niteliğinde olduğuna dikkati çeken Menteş, OVP'de sigorta ve özel emeklilik sistemine ilişkin başlıkların kapsamlı şekilde ele alınmasını son derece önemli bulduklarını söyledi.
Menteş, "OVP kapsamında afet risklerinin daha geniş bir sigorta koruması altına alınması, emeklilik sisteminin katılımcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilmesi, yatırım fonlu hayat sigortalarının yaygınlaştırılması, KOBİ'lerin ticari alacak risklerinin azaltılması ve finansman erişimlerine katkı sağlanması yönünde somut hedefler ortaya konulmuştur." diye konuştu.
OVP'de Devlet Destekli Alacak Sigortası uygulamasının etkinliğinin artırılmasına yönelik hedefe yer verildiğinin altını çizen Menteş, sistemin KOBİ'lerin vadeli satışlarından kaynaklanan tahsilat risklerini karşılamak ve finansman sürecinde karşı güvence sağlamak amacını taşıdığını dile getirdi.
Menteş, KOBİ'lerin tahsilat güvencesinin ticari faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen bir faktör olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Devlet Destekli Alacak Sigortası ürününü KOBİ'ler için tahsilat güvencesi ve finansmana erişim aracı olarak yeniden tasarlıyoruz. Böylece ekonomimizde çok önemli bir yere sahip olan KOBİ'lerimize finansal risklere karşı güvence ve finansmana erişim imkanları ile güvenli ve istikrarlı büyüme zemini oluşturulması hedeflenmektedir. Bu hedef doğrultusunda ürüne işlerlik kazandırılmasına yönelik gerekli değişikliklere gidilecektir. Bu kapsamda mevzuatta sadeleşme, uygulamada kolaylık, tazminat sürecinde hızlı ödeme ve kredi tarafında karşı güvence olarak kullanılması gibi iyileştirmelerle daha çok KOBİ'nin sistemden faydalanması ve böylece KOBİ'lerin sürdürülebilir büyümelerinin desteklenmesi amaçlanmaktadır.”
"Zorunlu Afet Sigortası ile riskin önceden paylaşılmasını amaçlıyoruz"
Menteş, OVP'deki en önemli sigortacılık başlıklarından birinin zorunlu afet sigortası mekanizmasının geliştirilmesi olduğunu, mevcut Zorunlu Deprem Sigortası'nın deprem riskine karşı temel bir güvence sağladığını dile getirdi.
Yeni dönemde bu yapıyı, orman yangınlarından sel baskınlarına kadar her türlü afeti kapsayacak şekilde Zorunlu Afet Sigortası'na dönüştürmeyi hedeflediklerini anlatan Menteş, "Kanun düzeyinde gerçekleştirilecek bu değişiklikle vatandaşlarımızın afetlere karşı sahip olduğu sigorta koruması genişletilecek ve afet risklerinin daha bütüncül bir sistem içerisinde yönetilmesi sağlanacaktır." dedi.
Menteş, Zorunlu Afet Sigortası'nın yalnızca teminat kapsamının genişletilmesi anlamına gelmediğini, yeni sistemde afet sigortasına ilişkin beyan ve ödemelerin etkin şekilde takip edilmesine yönelik mekanizmaların da güçlendirileceğini bildirdi.
Afetlerin neden olduğu mali kayıpların sigorta ve reasürans sistemi içerisinde daha geniş bir tabana yayılmasının önemine işaret eden Menteş, "Afet sonrasında ortaya çıkan ekonomik yükün vatandaşlarımız veya kamu kaynakları üzerinde kalmamasını, Zorunlu Afet Sigortası ile riskin önceden paylaşılmasını, sigorta koruma açığının azaltılmasını ve afet sonrası toparlanma kapasitesinin güçlendirilmesini amaçlıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
"OKS'de hayat stratejisi odaklı yeni bir yapı kurgulandı"
SEDDK Başkanı Menteş, OVP kapsamında BES'e yönelik önemli adımların hayata geçirilmesine ilişkin olarak, BES'in vatandaşların emeklilik dönemindeki mali güvencesini desteklerken düzenli ve uzun vadeli tasarruf alışkanlığının gelişmesine de katkıda bulunduğunu, sistemde yapılacak düzenlemelerin katılımcıların farklı ihtiyaç, beklenti ve tercihlerini dikkate alacağını söyledi.
OKS'de yapılması planlanan değişikliklere ilişkin ise Menteş, "OKS'de herhangi bir fon tercihinde bulunmayan katılımcıların birikimlerinin yönlendirildiği standart fon emeklilik fonu uygulamasının yerine hayat stratejisi odaklı yeni bir yapı kurgulandı. Gönüllü BES tarafından yer alan fonların Bireysel Emeklilik Fon Alım Satım Platformu (BEFAS) üzerinden otomatik katılım tarafında da sunulması yoluyla fon çeşitliliğinin artırılması hedeflendi. Böylece katılımcılar birikimlerini kendi risk algıları, tercihleri ve emeklilik hedefleri doğrultusunda daha geniş bir fon seçeneği içerisinde değerlendirebilecek." ifadelerini kullandı.
Menteş, başta giriş aidatı olmak üzere kesintilerin de yeniden ele alındığına dikkati çekerek, "Giriş aidatları ve kesintiler daha sade ve anlaşılır hale getirilecek. Amacımız, katılımcıların sistemin işleyişini ve mali koşullarını kolaylıkla anlayabildiği, tercihlerini daha bilinçli yapabildiği ve uzun süre sistemde kalabildiği bir yapı oluşturmaktır." dedi.
Menteş, yapılacak düzenlemelerle sistemin cazibesinin, katılımcı sayısının ve fon büyüklüğünün artırılmasının ve sistemin devamlılığının hedeflendiğini kaydetti.
"Yatırım fonlu ve birikimli hayat sigortalarının daha erişilebilir hale getirilmesini önemsiyoruz"
Davut Menteş, OVP'de yatırım fonlu ve birikimli hayat sigortalarının yaygınlaştırılmasına da yer verildiğini hatırlatarak, yatırım fonlu ve birikimli hayat sigortalarının sigorta güvencesi ile uzun vadeli yatırım ve birikim imkanını aynı ürün içerisinde buluşturduğunu söyledi.
Söz konusu ürünlerin vatandaşlara hayatın beklenmedik risklerine karşı güvence sağlarken birikimlerini farklı yatırım seçeneklerinde değerlendirme imkanı da sunduğunu dile getiren Menteş, "Yatırım fonlu ve birikimli hayat sigortalarının vatandaşlarımız açısından daha anlaşılır ve erişilebilir hale getirilmesini önemsiyoruz. Ürün çeşitliliğini geliştirerek bu sigortaların toplumun daha geniş kesimleri tarafından kullanılmasını hedefliyoruz. Bu ürünlerin yaygınlaşması, vatandaşlarımızın uzun vadeli mali güvencesini desteklerken ülkemizin tasarruf kapasitesinin artırılmasına da katkı sağlayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Menteş, yatırım fonlu ve birikimli hayat sigortalarının gelişmesinin sigorta sektöründeki ürün çeşitliliğini artıracağını belirterek, bu sigortaların uzun vadeli birikimlerin ekonomik sisteme kazandırılmasını destekleyeceğini, hayat sigortalarının toplam sigortacılık sektörü içindeki payının yükselmesine katkıda bulunacağını sözlerine ekledi.




