Sigorta yaptırırken çoğu tüketici için öncelik, poliçenin fiyatı ve sunduğu ana teminatlar oluyor. Ancak sözleşmenin ayrıntılarında yer alan istisnalar, muafiyetler, limitler ve teminat dışı bırakılan durumlar, hasar meydana geldiğinde poliçenin gerçek kapsamını ortaya çıkarıyor.
Özellikle konut, araç ve sağlık sigortalarında poliçenin hangi durumlarda ödeme yapmadığı büyük önem taşıyor. Sigortalının ilk bakışta kapsam dahilinde olduğunu düşündüğü bir hasar, sözleşmede yer alan özel bir şart nedeniyle kısmen karşılanabilir ya da tamamen teminat dışında kalabilir.
Küçük puntolar, büyük sonuçlar
Sigorta sözleşmelerinde yer alan “teminat dışı haller” ve “muafiyet” maddeleri, sigortalının alacağı tazminat üzerinde doğrudan etkili olabiliyor. Örneğin belirli bir hasar türünde uygulanan muafiyet, zararın belirli bir bölümünün sigortalı tarafından karşılanması anlamına gelebiliyor.
Bu nedenle yalnızca poliçenin toplam fiyatına bakmak yerine, hangi risklerin güvence altına alındığı ve hangi koşullarda ödeme yapılmayacağının incelenmesi önem taşıyor.
İmza atmadan önce kontrol edilmeli
Uzmanlara göre tüketicilerin poliçeyi satın almadan önce özellikle teminat limitlerini, muafiyet oranlarını, istisna maddelerini ve hasar durumunda uygulanacak şartları kontrol etmesi gerekiyor.
Sigorta poliçesi, yalnızca bir ödeme belgesi değil, tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyen bir sözleşme niteliği taşıyor. Bu nedenle poliçenin tamamının okunması ve anlaşılmayan maddelerin sigorta şirketi veya yetkili acenteden açıklığa kavuşturulması, ileride yaşanabilecek uyuşmazlıkların önüne geçilmesine yardımcı olabilir.
Hasar gerçekleştiğinde poliçenin kapsamını öğrenmek yerine, sözleşme yapılmadan önce hangi risklerin güvence altında olduğunu bilmek, sigortalının karşılaşabileceği sürprizleri azaltmanın en önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor.





