Kısaca Pınar Kuriş'i tanıyabilir miyiz?

Merhaba, ben Pınar Kuriş; evliyim ve 14 yaşında bir kız çocuğu annesiyim. Bu röportajı yapacağımı söylediğimde kızım, 'Benden de bahset' dedi. O nedenle buradan kızıma da selamlarımı iletiyorum. Boğaziçi Üniversitesi'nde Endüstri Mühendisliği bölümünden mezunum. Lisans, lisansüstü ve doktora derecelerine sahibim. Ağırlıklı olarak finans ve bankacılık olmak üzere 26 yıllık iş tecrübem var. Son 6 yıldır da QNB Sigorta'nın Genel Müdürü olarak kariyerime devam ediyorum. Bunlar, kendimle ilgili anlatacaklarımın özgeçmiş kısmıydı. Karakter özellikleriniz diye sorarsanız herhalde ilk olarak ‘Meraklıyım’ derim.  Soru sormaktan korkmam, anlamadığımı anlayıncaya kadar içim rahat etmez. Yeni şeyler öğrenmeyi, spor yapmayı severim. Ayrıca amatör olarak müzikle ilgileniyorum.

Bir marka dönüşümü yaşansa da uzun zamandır bu çatı altında görev yapıyorsunuz. Şirketteki bu süreçten bahseder misiniz?

QNB Sigorta yeni bir isim olmasına rağmen, aslında Türkiye'de 17 yıldır sigortacılık; Hayat ve Emeklilik ile Sağlık alanlarında çalışan bir şirketiz. Arkamızda köklü bir sigortacılık deneyimi var. 2023 yılının ilk yarısında QNB Sigorta marka dönüşümünü yaşadık. Marka dönüşümümüzle beraber, ana hissedarımız ve ana iş ortağımız olan QNB Finansbank'ın gücünü arkamızda hissediyoruz. Geçen yılın sonunda bir marka lansmanı yaptık. Burada yeni sigortacılık anlayışımız olan 'Bugün, bugünü yaşa' söylemimizi paylaştık. Bu söylem ile aslında müşterilerimizin hem kendileri hem de sevdikleriyle ilgili endişelerini biraz olsun arka plana atabilmeleri, kendilerini an'da bırakabilmeleri adına hayata geçirdiğimiz çalışmaları ve kurumsal değerlerimizi, sigortacılık anlayışımızı anlattık.

Sektörünüz açısından 2023 yılı nasıl geçti? Öngörüleriniz gerçekleşti mi?

2023 yılına sektör olarak hepimiz farklı hayallerle başlamıştık ancak asrın felaketi olan Maraş depremleri yaşandı. Ardından ülkemizde genel seçim süreci oldu. Yılın ikinci yarısında hareketlenme gördük. QNB Sigorta olarak da marka dönüşümünün ardından arkamıza aldığımız yeni rüzgarlar ve heyecanlarla ilerlediğimiz bir yıl oldu. Branş bazında baktığımızda toplamda 4,7 milyarlık liralık bir prim büyüklüğüne ulaşıldı. Önceki yıla göre üretimimizi yaklaşık ikiye katlamış olduk. Hem Sağlık hem de Hayat Ferdi Kaza alanlarında pazar payımızı büyütmeye devam ediyoruz. Bankasürans kanalı bizim ana kanalımız. Bu kanaldaki hem şirket sıralamasında hem de pazar paylarında büyüdüğümüzü görüyoruz. Bu kanal özelinde, Hayat ve Ferdi Kaza Sigortaları'nda %10,64 pazar payıyla özel şirketler arasında 5. sıradayız. Tamamlayıcı Sağlık Ürünleri'nde yine Bankasürans kanalında %12,6 pazar payıyla 3. özel şirket durumundayız. Müşteri tabanımızda da 2022 yılında 7 milyonu aşkın müşterimizi, 2023 yılında 8 milyon üzerine taşıdık. Tamamlayıcı Sağlık alanında 3. yılımızı doldurduk. Bu alanda yeniyiz ama çok emin adımlarla ilerliyoruz. Burada da 100 bin adet sigortalı adedimizi aştık. Yeni satış kanallarımıza ve dijital kanallara yatırım yapmaya devam ettik.

2024 yılında şirketinizin hedefleri nelerdir? Yine 2024'te sigorta sektörü için öngörünüz nedir?

2024 yılı, alınan tedbirlerle beraber ekonominin yavaşlatılmaya çalışıldığı bir yıl oluyor. Bu kapsamda kredi arzının ve yükselen faizlerle beraber talebin de azaldığı bir döneme giriyoruz. Hayat sektörü açısından bakıldığında bu durum, Kredili Hayat ürünlerinde pazarın daralması demek oluyor. Bu anlamda, bu senenin daha zorlu geçmesi bekleniyor. 

Kredisiz Hayat tarafında şirketlerin yapması gereken, assistans veya ek teminatlarla birlikte ürünleri zenginleştirerek buradaki talebe daha iyi hizmet edebilecek ürün geliştirmeleri olacaktır. Sağlık, öngörülemez riskler açısından çok ciddi bir fırsat alanı. Şu anda hem Özel Sağlık hem de Tamamlayıcı Sağlık açısından baktığımızda sigortalı adedi 7 milyon seviyelerinde. Penetrasyon oranı %10’in altında. Bu da sektörün çok ciddi bir büyüme fırsatı taşıdığını gösteriyor.

2024'te QNB Sigorta olarak ana hedefimiz her anlamda çeşitlilik sağlayabilmek. Bu amaçla, farklı ihtiyaçlara çözüm sunabilecek ürünleri rafımıza eklemeye devam edeceğiz. Hayat ve Tamamlayıcı Sağlık ürünümüz gibi ana ürün gruplarına yatırımlar yapmaya da devam ediyoruz. Bu ürünlerin yanına farklılaştırarak eklediğimiz ürünlerle, çeşitliliği sağlamayı hedefliyoruz. Ana kanalımız banka olmakla beraber, dijitaldeki direkt satışı da çok önemsiyoruz. 

Özellikle pandemi ile birlikte insanların dijitale kaydığını görüyoruz. Ürünleri araştırmak ve uçtan uca satın alma süreciyle ilgili bu kanalları kullanmaya başladıklarını görüyoruz. Yeni jenerasyon her şeyi dijitalden yapmayı tercih ediyor. O yüzden bunlara yönelik yatırımlara devam edeceğiz. Onun dışında iş birlikleri de konsantre olduğumuz bir alan. Dijital tercihlerle beraber, eskiden mağazadan satın alınan ürünlerin, pandemi sonrası e-ticaret ile satın alındığını görüyoruz. Bu anlamda ‘embedded insurance’ denilen, müşterinin bir ürün satın alırken o ürünle beraber anlamlı bir sigorta ürününü eş zamanlı satın almasına yönelik iş birlikleri başlatmış durumdayız. Örneğin, QNB Sigorta olarak Papara ile yaptığımız iş birliği kapsamında scooter kullanıcıları kiramlama işlemleri sırasında scooter sigortası alarak Ferdi kaza ürünümüzü de satın almaları mümkün. Yeni iş birliği fırsatlarını da değerlendirmeye devam ediyoruz.

Tamamlayıcı Sağlık alanındaki yeni ürünleriniz nelerdir?

Sağlık, ciddi büyüme potansiyeli olan bir alan. Tamamlayıcı Sağlık, şirket olarak yatırım yaptığımız bir alan. İçeriği çok zengin bir ürün. Bunun iyi anlatılması, bireylerin ve şirketlerin tam olarak neyi satın aldıklarının farkında olmaları önemli. 

Öncelikle, bireyin SGK anlaşmalı bir özel hastaneye hem yatarak hem de ayakta tedaviye hiçbir ücret ödemeden ulaşması çok önemli bir avantaj. Bunun dışında Tamamlayıcı Yaşam Paketi dediğimiz bir check up hizmetimiz var. Bu pakette müşterimizin hastalanmadan önce önlem almasını ya da erken teşhisle gerekli tedavileri erken almasını hedefliyoruz. Göz ve diş ile ilgili Tamamlayıcı Yaşam paketlerimiz de var. 

Bizi heyecanlandıran bir diğer hizmetimizden daha bahsetmek istiyorum. Hepimiz hasta olduğumuzda doktordan randevu alıp, belli uzaklıktaki bir doktora ulaşmaya çalışıyoruz. Bazı günler işlerimizi bile bu randevulara yetişebilmek için aksatıyoruz. Oysa, Telehealth dediğimiz online hizmetler, çok hızlı bir şekilde dijitalden bir doktora ulaşmamızı sağlıyor. Bu paket kapsamında müşterilerimiz online psikolog, diyetisyen ve pedagog hizmetlerimize de ulaşabiliyorlar. Bu paketin güzel özelliği, 3 yıl boyunca yenilenen paketlere ömür boyu yenileme garantisi veriyoruz. 3 yıl sonra çıkacak her hastalığı kapsam içerisine alıyoruz.

Lumnion Ceo'su Cenk Tabakoğlu Sigorta Life Sohbetleri'nin konuğu oldu! Lumnion Ceo'su Cenk Tabakoğlu Sigorta Life Sohbetleri'nin konuğu oldu!

Pınar Kuriş 03

Dijital projelere QNB Sigorta olarak çok önem veriyorsunuz. Son olarak WhatsApp üzerinden hizmet veren ‘QNBilir’ projenizi tanıttınız. Bu hizmeti detaylandırabilir miyiz?

Müşterilerimizin, QNB Sigorta'nın hizmetlerine en hızlı ve en kolay şekilde ulaşmalarını sağlamak en önemli hedefimiz. Banka kanalımızdan bile ürünlerimiz satın alınırken hiçbir şekilde kağıt kullanmıyoruz, uzun imza süreçleri uygulamıyoruz. Müşterilerimizin tamamen dijital onayı ile işlemlerini bitiriyoruz. Satış sonrası süreçte ise mobil uygulamamız ve çağrı merkezimiz üzerinden hizmet almaları mümkün. 

WhatsApp hepimizin günde defalarca kullandığı bir uygulama. Whatsapp üzerinden sağladığımız QNBilir kanalımız ile müşterilerimiz, sohbet eder gibi kısa cümlelerle ihtiyaçlarını anlatabiliyorlar. Ayrıca oradaki menümüz üzerinden de işlem yapabiliyorlar. QNBilir WhatsApp kanalımızda her geçen gün talep artışı görüyoruz. Oradaki deneyim üzerinden yapay zekayı da eğiterek, daha fazla talebi içeri alarak işliyoruz.

Sosyal sorumluluk projelerinizi de takip ediyoruz. Bu konuları çok fazla konuşmayı sevmediğinizi biliyoruz ancak şirketinizin buradaki başarılı işlerini sizden dinleyebilir miyiz?

QNB Sigorta ailesi olarak sosyal sorumluluk projelerine özel bir önem gösteriyoruz. Bu kapsamda Geleceğe Değer diyor, geleceğe değer katacak sosyal sorumluluk çalışmaları için hedeflerimizi belirliyoruz. Bu anlamda çalışanlarımızdan da katkı sağlamalarına yönelik talepler alıyoruz. Bu bizi çok heyecanlandırıyor. 

Sürdürülebilirlik teması üzerine kurguladığımız projelerimizi Güzel Çevre, Güzel Yaşam ve Güzel Toplum olarak 3 ana başlıkta hayata geçiriyoruz. Güzel Çevre'de dünyayı daha iyi yaşanabilir hale getirmek üzere olan projelerimiz oluyor. Güzel Yaşam'da sağlıklı yaşam konusunda kendimize, sevdiklerimize ve müşterilerimize yönelik neler yapabiliriz diye düşünerek projelerimizi geliştiriyoruz. Son olarak Güzel Toplum başlığında ise sosyal sorumluluk anlamında neler yapabiliriz diye çalışanlarımızla iş birliği yapıyoruz. 

Güzel Yaşam kapsamında, şirket olarak spor yapmaya ve iyi olma hissini artırmaya yönelik çalışmalarımız oluyor. Burada koyduğumuz hedeflerle yarışarak hem birbirimizi geçmeye hem de sağlıklı olmaya odaklanıyoruz. Geçen sene 'Yürüyelim, Hareket Edelim' mottosuyla çıktık, 150 milyon adım atıldı. Her atılan adımda bağış yapmayı hedefleyerek AÇEV'e bağışta bulunduk. Bu sayede çalışanlarımız hem sağlıklı yaşam için hem de AÇEV için yürümüş oldular. Onun dışında AFAD ile beraber deprem bölgesine yaptığımız bir çalışma vardı. Deprem bölgesindeki öğrencilerin eğitim imkanlarını artırabilmek ve sigortacılığı tanıtmak adına online platform üzerinden bir çalışma yaptık. 22 arkadaşımız bu eğitime katıldı ve öğrencileri iş hayatına hazırlayabilmek için sertifikasyon programı düzenledik. Sonrasında 6 haftalık eğitimin sonucunda 6 öğrencimiz sertifika alma şansı elde ederken, bir öğrencimiz de bizden iş teklifi aldı ve kendisi şu anda QNB Sigortalı olarak şirketimizde çalışıyor.

En güzel projelerimizden bir diğeri ise pandemi döneminde başladı. Pandemi bulaşıcı olabilir ama 'İyilik de Bulaşıcıdır' diyerek yola çıktık. Çalışanlarımıza 'Biz Değil Sizler Söyleyin' dedik. Onlar da bu projeye çok büyük bir şevk ve heyecanla sarıldılar. Sosyal sorumluluk anlamında her ekip kendi projesini getirdi. Bu projelere şirket olarak biz de katkı sağladık ve o bayrağı elden ele taşıdık. Bu sayede fiziki olarak 'İyiliğin Bulaşıcı' olduğunu göstermiş olduk. Geçen sene de 16 projeyle yaklaşık 2 bin kişinin hayatına dokunduk. Bir başka projemizde de Ege Orman Vakfı ile beraber çalışarak Mersin'in Silifke İlçesi'nde yanan bir ormanın yerine 10 bin tane fidan diktik. Her biri müşterilerimizin ve aslında hepimizin geleceğini temsil eden fidanlardan oluşan QNB Hayat Hatıra Ormanı'nın hayata geçmesine vesile olduk. Özellikle primini geri ödeyen ürünümüz 12 yıllık bir ürün. Oradaki ağaçları o müşterilerimiz için diktik. Onların birikimleri büyürken, oradaki ağaçlar da büyüyerek bir ormana dönüşecek. Bu projemize de her yıl devam edeceğiz.

Pandemi dönemi size ne öğretti?

Pandemi aslında hepimize çok farklı şeyler öğretti. İlk başta çok büyük bir şok yaşadık. Sonuçta kendi ebeveynlerimizin bile görmediği, yaşamadığı bir tecrübeydi. Bir anda evlerimize kapandık. Kendimizin ve sevdiklerimizin yaşam korkusu ortaya çıktı. Çok büyük krizler insanların konfor alanından çıkması için vesile oluyor. Ben bir genel müdür olarak evden çalışmayı hiç aklıma getirmemiştim. Teknolojik olarak altyapımız olduğu halde online bir toplantı yapma fikri hiç aklımıza gelmiyordu. 

Mutlaka bu süreçte herkes farklı şeyler öğrenmiş ve tecrübe edinmiştir ancak ben burada kendi öğrendiğim şeyi paylaşmak istiyorum. 'İletişimi nasıl değiştirmemiz gerektiği' konusu, o dönem benim için en büyük zorluklardan birisiydi. Tam 52 hafta boyunca evde her pazar günü, kendi imkanlarımla kısa videolar çektim. Şirketle ilgili çalışanlarımıza vermek istediğim mesajları bu şekilde verdim. Daha sonra ofislere dönmeye başladığımızda, koridorda yürürken bile çalışanlarımızla yaptığımız sohbetlerden bir şeyler öğrendiğimizin farkına vardım. Anladım ki pandemi dönemi yaptığımız online toplantılarda sadece iş konuşmak durumunda kalmışız. Halbuki pandemi döneminde hepimiz aynı zorluklardan geçiyorduk, geçtik. Fakat hepimiz kendi tecrübelerimizle bunu yenmeye çalıştık ve herkes kendi çözümünü bulmaya çalıştı. Başarılı olanlar da olamayanlar da ciddi tecrübeler elde etti. Bu durum da bana bir ışık yakmış oldu. Tekrar kamera karşısına geçtim, her hafta yeniden videolar çekmeye başladım. Ancak bu defa tamamen iş dışında konularla bunu yaparak, adına da 'Küçük Bir Adım' dedik. Adımlar belki küçüktü ama fiziksel olmayan bağı kurmak ve pozitif paylaşımı sağlamak için bir adım attık. 2022 yılına geldiğimizde ise şunu fark ettim, hep ben konuşuyorum. Artık bu projenin interaktif olması gerektiğine karar verdik. Herkesin bir deneyimi var diyerek yola çıktık ve 2 haftada bir 20 kişilik gruplarla 'Küçük Bir Adım' sohbetleri yapmaya başladık. Herkes kendi başarılarını ya da başarısızlıklarını anlatmaya başladı. 'Küçük Bir Adım' projemizle, online bir toplantıda gülebildiğimizin, eğlenebildiğimizin ve hatta ağlayabildiğimizin farkına vardık. Gerçekten birbirimizin hayatına dokunduk ve fark yarattık. Sonuç olarak, o küçük adımı atmamız lazım. İlk adım zor bir adım ama attıktan sonra arkamıza döndüğümüzde çok büyük yol kat ettiğimizi göreceğiz.

KISA KISA...

- Çalışma hayatınızda olmazsa olmazınız nedir?

'Hayır' kelimesini duymayı hiç sevmiyorum. Bana hayır cevabı verildiği zaman da arka planını anlamak için çok soru soruyorum. Hayır kelimesinin kabul edilmesine de biraz alerjim var diyebilirim. Bu dünyada imkansız diye bir şey olmadığını düşünüyorum, sonuçta her şeyin bir çözümü var. Sadece neyin, neden olmadığını anlayarak ona bir çözüm üretmek kıymetli. Ekip arkadaşlarımıza da bunu hep anlatıyorum ve aynı zamanda bu konuda rol model olmaya çalışıyorum. Onları biraz zorluyor olabilirim ama benim temel düşüncem imkansız diye bir şey yoktur.

- Çalışma arkadaşlarınızda en çok neyi ararsınız?

Burada, QNB Sigorta olarak değerlerimize döneceğim. Kurumsal değerlerimiz kapsamında 6 ana değerimiz var. Bu değerler de tamamen çalışanlarımız tarafından belirlenen değerler. Amaca Değer, İş Birliğine Değer, Güvene Değer, Yeniliğe Değer, İnsana Değer, Geleceğe Değer... 

Burada ne demek istiyoruz; biz QNB Sigorta ailesi olarak aynı hedefe el ele, kol kola ve aynı heyecanla koşarız. Bunu yaparken yeniliği memnuniyetle kucaklarız. Önceliğimizde de hep insan var. Tüm bu yaptıklarımızla da çalışmalarımıza, 'Bugün, bugünü yaşa' diyerek gelecek odaklı bakarız. Ekip arkadaşlarımızın da bu bakış açısına sahip olması benim için çok kritik. Ne mutlu ki böyle bir ailede görev yapıyorum. Bu nedenle kendimi şanslı hissediyorum.

- Çay insanı mısınız yoksa kahve mi?

Benim öyle büyük bir tiryakiliğim yok. Olmazsa yaşayamam gibi bir durumum yok. Eskiden çay insanıydım ama çok ciddi bir şeker tüketimi oluyordu. Artık kendimi kahve insanıyım olarak tanımlayabilirim. Günde 2 kahve içerim.

- Eğer bu mesleği yapmasaydınız, hangi sektörde yer alırdınız?

Eğitim olarak bakıldığında, ben endüstri mühendisiyim. Açıkçası doğuştan bir endüstri mühendisi kafasıyla doğmuş olduğumu düşünüyorum. Yazlık bir evimiz var Heybeliada'da. Yıllar sonra Ada'ya gidip çocukluk zamanı defterlerimi buldum. Bebeklerimin kıyafetlerine farklı kategorilerde puanlar verip ortalama alarak sonuçları belirliyormuşum. Endüstri mühendisliğini çok seviyorum, doktoram da endüstri mühendisliği üzerine. Ne kadar doğru bir tercih yaptığımı da anlıyorum. Sigorta sektörü dışında da kendimi hep endüstri mühendisi olarak tanımlıyorum.

Pınar Kuriş S L Ekip 01

- Hobileriniz nelerdir?

Pandemi döneminde eşimle beraber bir hobi kazandık. Ortak bir hobimizin olmasını da çok istiyorduk. Birkaç spor dalını denedik ama bunlar uzun süreli olmadı. Ama pandemi döneminde tam olarak aradığımız hobiyi bulduk. Eşim çok güzel gitar çalıyor. Ben de şarkı söylemeyi çok severim. Benim de bildiğim bir şarkıyı çalmasını rica ettim. Bu şekilde söylemeye başladım, çok da güzel oldu. Eşim gitarist ben de solist olarak devam ediyoruz. Dost sohbetlerinde şu anda amatör olarak söylüyoruz. Belki yakında orada da bir proje gelebilir.

Bu keyifli sohbet için Sigorta Life ailesine teşekkür ediyorum. 

Editör: Üveys Altun