Hedef yüzde 100 sigortalılık

Dünya geneline bakıldığında Türkiye’nin Zorunlu Deprem Sigortası bakımından sigortalılık durumunun çok daha iyi durumda olduğunu belirten Turgut, iki evden birinin sigortalı olduğunu ifade etti. Bölgeler bazında risk durumu göz önüne alındığında farklılıkların olduğunu ve riskin daha fazla olduğu yerde ZDS’nin daha fazla ön planda olduğunu aktaran Turgut, yurtdışında sigortalılık oranının yüzde 15’lerde olurken Türkiye’deki bu oranın yüzde 60 yakın olduğunu belirtti. Turgut, Marmara Depremi’nin ardından kurulan DASK’la birlikte o tarihten bugüne kadar Marmara bölgesindeki oranın yüzde 70’lerde olduğunu açıkladı. Depremin çok fazla yaşanmadığı, depremle karşılaşmamış bölgelerde yüzde 15/20 gibi bir oran söz konusu olduğunu ve DASK olarak hedeflerinin hiçbir evin sigortasız kalmayarak oranı yüzde 100’e çıkarmak olduğunu vurgulayan Turgut, hiçbir vatandaşın mağdur olmaması için çalıştıklarının altını çizdi.

Deprem kendisini hatırlatıyor

İzmir, Elâzığ gibi hasar oluşturan depremlerden sonra bölgedeki sigortalılık oranında yaşanan değişikliklere değinen Turgut, yaşanılan deprem felaketlerinin ardından sigortalılık durumunda hızlıca bir artış olduğunu ve bu konuda kendilerinin de vatandaşları teşvik ettiklerini belirtti. İzmir’de deprem öncesi sigortalılık oranı yüzde 58 iken, deprem sonrasında bu oranın yüzde 64’lere, Elazığ’da ise yüzde 35 olan bu oranın yüzde 55’lere çıktığını açıklayan DASK Koordinatörü Erdal Turgut, depremin her zaman kendini hatırlattığını ve bu oranların depremden sonra pik yaptığını ancak ilerleyen dönemlerde oranda azalış yaşanmadığının da altını çizdi.

Ödeme büyüklüğü her geçen gün artıyor

İzmir depreminde ödenen hasar 435 milyon TL, Elazığ depreminde ise ödenen hasar 392 milyon TL olarak kayıtlara geçti. DASK’ın ödeme büyüklüğü ile ilgili açıklamalar yapan Turgut, sigortalıların bu konuda en ufak bir endişelerinin olmaması gerektiğini de belirtti. Deprem kumbarası denilen sigortalılardan toplanılan primlerin burada biriktiğini ve her zaman kullanılmaya hazır olan bu nakit varlıkların büyüklüğünün 15 milyarlara geldiğini belirten Turgut, DASK olarak kendilerini de sigortalattıklarını ifade etti. DASK Koordinatörü Erdal Turgut, var olan finansal varlıklar ve sigortalar ile birlikte koruma tutarlarının 46 milyona çıkardıklarını ve fon büyüklüğümüze bağlı olarak da artış göstererek 50 milyona yaklaşacağının da sinyallerini verdi.

Zorunlu Afet Sigortası yolda!

Doğal afet dediğimizde aklımıza hep deprem geliyor ancak ülkemizde son dönemlerde iklim değişikliği sebebiyle çok fazla yaşanan sel, heyelan gibi felaketlerde söz konusu. DASK’ın Zorunlu Deprem Sigorta’sının kapsamının genişletilmesiyle ilgili çalışmalarına da değinen Turgut, günümüzde yaşanan son gelişmelere bakıldığında kurumun da adı olması sebebiyle bütün doğal afetleri kapsayan bir poliçe düzenleme hazırlıklarının olduğunu ve zorunlu afet sigortası haline geleceğini müjdeledi. Ciddi bir ekip ve işin profesyonelleriyle 6-7 aydır bunun üzerine çalıştıklarını ve 2023 yılını bu poliçe ile karşılamak için çalıştıklarını açıkladı. Bütün doğal afetleri kapsayacak bu poliçenin primlerinin her çarpanın dikkate alınarak hesaplanarak oldukça detaylı ve herkese hitap eden bir poliçe olacağının altını çizen Turgut, DASK’ın kar amacı olmadığını ve sigortalılara tam olarak hizmet vererek onları mağdur etmemek için çalıştıklarını ifade etti.

Köy alanları DASK kapsamına alınıyor

DASK Koordinatör Erdal Turgut, 2022 yılı için ajandasındaki konu başlıklarını açıkladı. 2022 yılında sel ve diğer afetlere teminat vermenin en önemli hedeflerinden sadece bir tanesi olduğunu ifade eden Turgut, DASK’ın kapsamının dışında olan köy alanlarının kapsama alınması için çalışmalar yapmayı planladıklarını Sigorta Life Sohbetleri’nde açıkladı. Tüm bunların yanı sıra, yüzde 100 sigortalılığı hedeflediklerini, olası bir deprem için Ankara’da olağanüstü durum merkezi ve ana veri merkezi için çalışmaların devam ettiğini ve yoğun bir yılın kendilerini beklediğini belirtti.