Türkiye sigorta sektörü önemli bir büyüme ivmesi yakaladı. Sigorta penetrasyonu yüzde 2,6 ile tarihsel olarak en yüksek
seviyesine ulaştı. Sektörün önündeki asıl fırsat ise yalnızca rakamsal büyümeden geçmiyor. Uzun yıllar sigortacılık sektörü riskleri doğru fiyatlamak, hasarları hızlı karşılamak ve finansal güvence sağlamak üzerinden tanımlandı. Bugün ise insanların yaşam biçimleri, tüketim alışkanlıkları ve güvenceye bakışı değişirken, sigortayı günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirmek sektör için temel önceliklerden biri haline geldi.

Bereket Emeklilik’ten “Kadın Güvence Katılım Bireysel Emeklilik Planı”
Bereket Emeklilik’ten “Kadın Güvence Katılım Bireysel Emeklilik Planı”
İçeriği Görüntüle

KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ ÇÖZÜMLER

Bugün birçok genç, finansal işlemlerini birkaç dakika içinde tamamlıyor, alışverişlerini dijital platformlardan gerçekleştiriyor, hizmetlere mobil uygulamalar üzerinden ulaşıyor. Bu nedenle sigortadan beklentileri de farklılaşıyor.
Karmaşık süreçler yerine sadelik, uzun prosedürler yerine hız, standart ürünler yerine kişiselleştirilmiş çözümler talep
ediyorlar. HDI Fibaemeklilik ve Fibasigorta Genel Müdürü Erol Öztürkoğlu, sigortacılığın geleceğini anlamak için öncelikle
bu kuşağın davranışlarını doğru okumak gerektiğini belirtiyor. Öztürkoğlu, “Fibasigorta’nın ‘Gençlerin Güvence Haritası’
araştırmasının sonuçları, gençlerin büyük bölümünün sigortayı hayatı kolaylaştıran bir güvence aracı olarak gördüğünü ve sigorta hizmetlerine dijital kanallar üzerinden erişmeyi tercih ettiğini ortaya koyuyor” diyor. Güvenilirlik, açık bilgi ve ulaşılabilirlik ise karar süreçlerinde öne çıkan temel kriterler arasında. Erol Öztürkoğlu, “Burada kritik konu, sigortanın gençlerin hayatına nasıl dahil olduğu. Gelecekte rekabet ürünler arasında değil, deneyimler arasında yaşanacak” diye konuşuyor.

GÖMÜLÜ SİGORTACILIK

Bu noktada gömülü sigortacılık, sektörün en önemli gelişim alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Sigortayı ayrı bir satın alma kararı olmaktan çıkaran bu modelin, 2032’ye kadar küresel sigorta dağıtımının yüzde 16’sını oluşturması beklenirken bazı kayıp-hasar pazarlarında bu oranın yüzde 30’un üzerine çıkabileceği öngörülüyor. Erol Öztürkoğlu, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Geçmişte sigorta, tüketicinin ayrıca araştırdığı ve satın almak için ekstra çaba harcadığı bir üründü. Bugün ise müşteriler sigortaya hızlı, kolay ve kesintisiz biçimde erişmek istiyor. Gömülü sigortacılık bu beklentiye yanıt veren en önemli dönüşüm alanlarından biri. Biz de dijital kanalları ve veri analitiğini merkeze alan bir yaklaşımla sigortayı müşterilerin günlük yaşamına daha doğal biçimde entegre etmeye odaklandık. Amacımız ise aynı: Güvenceyi günlük yaşamın bir parçası haline getirerek daha fazla insanla buluşturmak.”

“Genç kuşaklar deneyime, erişime ve kolaylığa önem veriyor”

“Dijital dünyada büyüyen genç kuşaklar, ürünlerden çok deneyime, sahip olmaktan çok erişime ve karmaşık süreçlerden çok kolaylığa önem veriyor. Bu nedenle onların güvence beklentilerini anlamak yalnızca yeni ürünler geliştirmek açısından değil, sigortacılığın geleceğini tasarlamak açısından da kritik önem taşıyor.”