Yeşil Kart Sistemi ile ülkeler arasında seyahat eden motorlu taşıt kullanıcılarına yardımcı olmak ve ilgili motorlu taşıt kullanıcılarının seyahat ettikleri ülkelerde neden oldukları kazalar sonucunda zarar görmelerini engellemek amacıyla kurula Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu’nda Büro Müdürlüğü görevine Bülent Karan getirildi. 1 Ekim 2022 tarihi itibariyle göreve başlayan Bülent Karan, Sigorta Life Dergi Genel Yayın Yönetmeni Gökcen Kuşcu’nun sorularını yanıtladı.

İstanbul Teknik Üniversitesi Petrol Mühendisliğinden mezun olduğunu ifade eden Karan, Yüksek Lisans Eğitimini de Sakarya Üniversitesinde tamamladı. Farklı sektörlerde yönetici pozisyonunda görev yapan Bülent Karan yaklaşık 15 yıldır da sigorta sektöründe görev yapıyor. O dönemde adı Birlik Sigorta olan daha sonrasında ise Halk Sigorta olarak değişen şirkette 2006 yılında Pazarlama Grup Müdürü olarak göreve başlayan Karan, yine Halk Sigorta'da 10 yıl kadar teknik ve operasyondan sorumlu genel müdür yardımcılığı yaptı. 2016 yılında da Halk Sigorta’nın Genel Müdürü oldu. Ardından Halk Gayrimenkul Yatırımın Genel Müdürü olarak görev yapan Karan, 31 Mart 2022’de emekli oldu. Emekliliği kısa süren Bülent Karan 1 Ekim İtibari ile de Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunda Büro Müdürü olarak göreve başladı.

Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu denildiği zaman aklına sigorta ile ilgili bir şey gelmiyor. Bundan kaynaklı olarak Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu ne iş yapar biraz bahseder misiniz?

Kasko ve trafiğe genel anlamda motor branşı denilir. Trafik sigortasında ruhsatı olan şirketlerin üye olduğu bir büroyuz. İngilizce ismimiz çok daha iyi tanımlıyor aslında bizi, Türkiye Motorlu Taşıt Sigortacıları Bürosu gibi bir ismimiz var. Geçenlerde 59. yaş günümüzü de kutladık 19 Ekim 1963 tarihli Resmi Gazetede Türkiye Sigorta ve Reasüans Şirketleri Birliği Motorlu Taşıt Bürosu gibi bir isimle kurulmuşuz. Arkasından da 1 Ocak 1964 tarihinde Bürolar Konseyi’ne üye olduk ve Yeşil Kart sistemine girdik. Bürolar Konseyi ve Yeşil Kart sistemini açıkladığımızda Motorlu Taşıtlar Bürosu ne yapıyor onu anlayabiliyoruz. BM aldığı tavsiye kararı ile Avrupa sınırları içerisinde farklı ülkelerin motorlu taşıtlarının diğer ülkelerde rahatça seyahat edebilmesi ve bu seyahat sırasında gerçekleşecek kazalar sebebi ile ilgili ülke vatandaşlarının uğrayacağı zararların tanzim edilebilmesini ve bunda kolaylık sağlanabilmesini için bir sistem kurgulanıyor. Bu sistemin adına Yeşil Kart denmesinin sebebi de verilen poliçenin yeşil olması.

Ülkemizde 1953 yılında bu sistem başlıyor. Ülkemizde o dönemki bakanlar kurulunun aldığı kararla 1964 yılından itibaren bu sisteme dahil oluyor. Bizim ismimiz 1991 yılında Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu olarak değiştiriliyor ve bu şekilde bugüne kadar devam ediyoruz.

Büronun ana görevi yeşil kart düzenlenmesidir. Yeşil Kart nedir? Yaklaşık 47 tane ülkeyi kapsayan bir sistem var. Bu sistem içinde AB’ye dahil olan tüm ülkeler ve ilave olarak; Ukrayna, Rusya, Azerbaycan, İran, Fas, Tunus, Bosna Hersek, Makedonya gibi 47 ülke yer alıyor. Bu sistem ile her ülke Yeşil Kart poliçesi ile o ülkeye ait motorlu taşıtları diğer ülkelerde trafik sigortası teminatı altına almış oluyor. Aslında zorunlu olan trafik poliçesi ülke sınırları içerisinde geçerlidir, Yeşil Kart da gidilen ülkede geçerli olan bir trafik poliçesidir. Yeşil Kart aldığınız zamanda gittiğiniz sisteme dahil diğer ülkelerde geçerli trafik poliçeniz olmuş oluyor. Büro da bu sistemi yöneten organize eden, hasar gerçekleştiği anda hasar sürecini takip eden ve hasarın tanzim edilmesinde de garantör rolünü oynayan bir yapı.

Merkezi Brüksel’de olan 47 ülkenin bürosunun oluşturduğu bir Bürolar Konseyi var; sistemin tüm kurallarını, sistemin regülasyonunu Bürolar Konseyi gerçekleştiriyor. Biz de Türkiye Bürosu olarak, bu sistemin Türkiye’de yürümesini sağlayan kuruluş oluyoruz.

“Pandemi öncesi rakamları yakaladık”

Sigorta yaptırmak isteyen kişiler gittikleri ülkede de sigorta yaptırabiliyor, bu oran nedir? Burada sizin aracılığınızla sigortasını yaptıran kişilerle gittikleri ülkede sigortasını yaptıran kişiler arasında fark var mı?

Türkiye’de Yeşil Kart alan ve poliçeye sahip olanların verileri bizde var. Ülkemizden yurt dışına çıkan araçların verileri gümrükler tarafından takip edilmekte... Ama bir aracın kaç kere yurt dışına çıktığına dair bir istatistik veri elde etmek mümkün değil.  O nedenle böyle bir oran yapmamız mümkün olmuyor. Ama elimizdeki verilere baktığımız zaman 2022 yılında pandemi öncesindeki poliçe rakamlarını geçtiğimizi görebiliyoruz. Şu anda 120 bin civarında sigortalımız var.

Ticari anlamda yurt dışına çıkışlarda pandemi öncesi rakamları geçmiş olsak da otomobilde, turizm maksatlı çıkışlarda henüz pandemi öncesi rakamları yakalayamadık. Ülkemizin son dönemdeki ihracattaki artış rakamını göz önüne aldığımızda bu rakamdaki artış birbiri ile çok uyuşuyor. Ama pandemi öncesinde 2019 yılında 50 bin civarında otomobil poliçesi varken otomobil kısmında henüz 40 binler seviyesindeyiz. Tahmin ediyorum bu süreç devam ederse otomobil poliçe adetlerinin pandemi öncesi rakamlara ulaşacaktır. Bunun dışında gidilen ülkede trafik poliçesi almak da bir çözümdür. Kısa süreli gidip gelişlerde, otomobil grubunda bunun olduğunu biliyoruz. Ama net bir sayıyı tespit etmek, eldeki verilerle söylemek mümkün olmuyor.   

Kurdaki yükseliş sigortalıların tercihlerini etkiliyor mu?

Bizim de fiyatlandırmamız döviz bazlı maalesef. Biz kendi sigortalılarımızın Türkiye dışında ağırlıklı olarak Avrupa’da gerçekleştirdiği hasarları ödüyoruz. Ödediğimiz rakamlar Euro cinsinden olduğu için primimizi de Euro olarak almak zorundayız. Çünkü bir sigortacılık faaliyetinde maliyetinizi belirleyen esas unsur ödediğiniz hasardır. O yüzden aynı kur üzerinden devam ediyoruz. O nedenle kurdaki artış bizi doğrudan etkilemiyor. Bizden de Yeşil Kart poliçesi alırken Euro bazında aldığı için bu nokta çok büyük bir etkisi olmuyor.

“Sigorta acentesinin sahteciliğe teşebbüs etmeyeceğinden eminim”

Maliyetlerdeki artış sahte poliçelerin ve Yeşil Kartların da gündeme gelmesine sebep oldu. Sizin Sahte Yeşil Kartlara karşı aldığınız önlemler nedir?

Ben bir sigorta acentesinin böyle bir davranışa teşebbüs etmeyeceğine inanıyorum, hatta eminim. Ama Yeşil Kart çok yaygın değil sigortalılar alacakları yerleri bilmedikleri için yanılabiliyor. Sigorta aracısı gibi davranan kişiler mağduriyetlere neden olabiliyor.  Verilen her Yeşil Kart üzerinde bir QR kod bulunmakta. Bu QR kodun okutulması ile doğrudan e-Devlet sistemine yönlendiriyor ve e-Devlet üzerinden poliçenin varlığını sorgulatabiliyor. Bu sayede poliçenin sahte mi yoksa gerçek mi olduğu tespit edilebiliyor. Bu yöntemlerimizden bir tanesi.

İkincisi, ağırlıklı olarak sigortalının da sahteciliğin bir tarafında olduğu durumlar oluyor. Bunlarla ilgili olarak da biz Sigorta Birliği Merkezi bünyesinde çok yoğun çalışma içerisindeyiz, beraber çalışıyoruz. Bu verileri onlarla paylaşıyoruz, onlar yapılan çalışmalar sonucunda bunu emniyet ile paylaşılarak konunun yargıya sevk edilmesi için gerekli soruşturmaları yapıyorlar. Çünkü bunlar organize suçtur. Hatta resmi evrakta sahteciliktir. Bu kapsamda emniyet ile yoğun bir çalışma yürütülüyor.

Özellikle yoğun olarak yeşil kart üreten acenteler ile Ticaret Odası ve SAİK işbirliği ile zaman zaman da şirketlerle olan işbirliğimizde bilgilendirme toplantıları yapıyoruz.

Yeşil Kart’ın kontrol edildiği yabancı gümrüklerde bu ilgili ülkelerdeki bürolar vasıtasıyla temasa geçip, bilgi alıyoruz.

HDI Fibaemeklilik ve Fibasigorta Genel Müdürü Erol Öztürkoğlu, Sigorta Life Sohbetleri'ne konuk oldu! HDI Fibaemeklilik ve Fibasigorta Genel Müdürü Erol Öztürkoğlu, Sigorta Life Sohbetleri'ne konuk oldu!

Geçenlerde çok ilginç durum ile karşılaştık, bizi Makedonya Bürosu uyardı; elimizde bir yeşil kart var bu kartın sahte olduğundan şüpheleniyoruz diye. İncelediğimizde gerçekten sahte çıktı. Onunla ilgili çalışmalar başladık, konunun emniyete ve yargıya sevk edilmesi için gerekli ön hazırlıkları yapıyoruz fakat ilginç olan Makedonya Bürosunun kartın üzerinde tamamı ile Türkiye’yi ilgilendiren bazı verilerdeki tutarsızlığı yakalaması ile ortaya çıkartıldı. Oradaki Gümrük Memurlarının dikkatini biz de takdir ettik.

“Büro Yeşil Kart tarifesinde herhangi bir artışa gitmedi, önümüzdeki sene de gitmeyi düşünmüyoruz”

Maliyetlerin artması Yeşil Kart’ta olan talebi azalttı mı?

Bizim açımızdan sorun söz konusu değil. 2022 yılı için bütçelenmiş primimizi Ekim ayı içerisinde yakaladık ve yıl sonuna baktığımızda hedefimizin yani öngörümüzün %25  üzeri bir oranda büyüklükte prime ulaşacağımızı gösteriyor. Şunu da belirmek isterim Büro Yeşil Kart tarifesinde herhangi bir artışa gitmedi, önümüzdeki sene de gitmeyi düşünmüyoruz. Kar odaklı bir yer değiliz, bir kar hedefimiz yok. Bizim 2022 yılı açısından poliçe adetlerindeki ve prim büyüklüğündeki artışımız bizi kurun ve maliyetlerin artması noktasında olumsuz etkilemediğinin göstergesidir. Ancak otomobil poliçelerinde pandemi öncesi rakamlara ulaşmadık, bunun da 2023 yılında ulaşacağını varsayıyoruz. Bununda maliyet artışı değil, geçmiş tüketici davranışında o seviyeyi yakalama ile ilgili bir konu olduğunu düşünüyoruz.

SEDDK’nın trafik sigortaları ile ilgili paylaşmış olduğu yol haritasının uzun vadede trafik sigortasında olan sorunu çözeceğini düşünüyor musunuz?

Sorunuza öncelikle çok net bir cevap verelim; Evet! Kendime çok güvenerek ve inanarak bir evet diyorum. Çünkü son yapılan açıklamada kısa, orta ve uzun vadeli olarak üç adet konu gündeme geldi. Birkaç tane konu var ki, tespitlerde nokta atışı yapılmış. Sektöründe yıllarca kendi içinde konuştuğu fakat bir türlü hayata geçiremediği konulardı. Kişi bazlı poliçe gibi. Şimdi özellikle ticari segmente çok büyük bir problemdir bu. Kişi bazlı takip aslında sigorta açısından büyük avantaj sağlayacaktır. Gerek alt yapı açısından gerek sistemsel bir değişiklik gerektirdiği için bu konuyu çok önemsiyorum, çok doğru bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum.

İkincisi burada yedi kademe olarak trafik sigortası takip edilirdi. Bu bir şekilde dokuza çıkartıldı her ne kadar poliçe sayısı az olsa bile olumlu etkisi olacaktır. Biz de burada yaptığımız fiyatlandırmada uyguladığımız ödüllendirme ve cezalandırma sisteminde maddi cezalandırmanın tüketici üzerinde ciddi anlamda etkisi olmakta. Yeşil Kart sistemi içerisinde bile görmekteyiz. Daha da önemlisi oluşturulmuş bu sekizinci basamak iyinin ödüllendirilmesini sağlıyor. Aynı zamanda da poliçe üreten şirketler için hareket alanı açacak bir adım. Bu iki konu son derece önemli konular. O nedenle bu çalışmaların belirli bir süre içerisinde sonuçlarını göstereceğini tahmin ediyorum.

“Göreve başladığımda önümde muazzam bir proje buldum”

TMTB olarak gelecek dönemde hayata geçirmeyi planladığınız projeleriniz var mı?

Büroya başladığımda önümde muazzam bir proje buldum.  1 Ekim tarihinde buraya başladığımda görevde olmadığım o süreç içerisinde de basından çok net takip ettiğim Azerbaycan projesini gördüm. Azerbaycan projesi şu anda çok önemli. Sadece bizim açımızdan da değil konsey içerisinde 47 ülke adına ileriye yönelik örnek hikaye oluşturabilecek bir proje.  Alt yapı ve mevzuatta yapılacak olan değişikliklerin ardından ve kişisel verileri koruma açısından gerekli izinler de alındıktan sonra karşılıklı olarak iki ülkenin yeşil kartlarını gümrüklerde dijital olarak kontrol edilebilmesinin sağlanacağı bir proje bu. Bu şekilde hem ciddi anlamda iş yükü azalacak hem de sahte yeşil kartın kontrol edilmesini kolaylaştıracaktır. Makedonya örneğinde verdiğim gibi bir gümrük memurunun dikkati sayesinde değil, dijital anlamda sorgu ve kontrol işlemi esnasında  kontrol edilmesini sağlayacak. Bu çok önemli bir proje. Geçtiğimiz Nisan ayında ilk protokolü imzalanmış, ondan sonra alt yapı çalışmaları başlamış, yazılım süreçleri belli bir noktaya getirilmiş durumda. Bizler önemli oranda tamamladık şimdi Azerbaycan bürosuyla kendi taraflarında süreçleri çok hızlı şekilde devam ettiriliyor. Onların da çok önemsediği ve çok hızlı bir şekilde tamamlamak istediği bir proje. İkici bir konumuz KVKK kapsamı içerisinde birkaç tane müsaade almamız gerekiyor. Altyapı çalışmasını tamamlamak üzereyiz. Önümüzdeki yılın ilk çeyreği içerisinde büyük bir ihtimalle tamamlanmış olur.

Editör: Sigorta Life