Sigorta Life Dergi Genel Yayın Yönetmeni Merve Özkan’ın sorularını yanıtlayan Öztürkoğlu, Bireysel Emeklilik Sistemi’nde gerçekleşen son düzenlemelerin yeni bir dönemin habercisi olduğunu ifade etti. Öztürkoğlu, 2022 yılında hem sistemden çıkışların azalacağını hem de katılımcı sayısı ve fon büyüklüğünde yakalanan mevcut ivme giderek artacağını belirtti.

Fibaemeklilik müşterilerine maksimum fayda sağlıyor

Pandemi süreci bizlere tasarrufların önemini, ekonomik ve sosyal anlamda yaşanabilecek değişimlere karşı birikim ve geleceğe yatırım yapmanın değerini bir kez daha hatırlattığını belirten Öztürkoğlu, bu süreç, katılımcıların, aile bütçelerinin el verdiği ölçüde, devlet katkısıyla birikim yapmalarını teşvik eden bireysel emeklilik sistemine olan ilgiyi de arttırdığını ifade etti. Öztürkoğlu 2021 yıl sonu itibarıyla sistemdeki katılımcı sayısının 7 milyonu, OKS ile birlikte 13 milyonu aştığını açıklarken katılımcıların toplam fon tutarı 205,5 milyar TL’ye, devlet katkısı tutarı 22,3 milyar TL'ye ulaştığını paylaştı.

Fibaemeklilik olarak 2012 yılından bugüne sektörün genç ve dinamik oyuncuları arasında yer alarak benimsedikleri çağdaş hayat sigortacılığı ilkeleri ve müşteri odaklı yapısıyla müşterilere maksimum fayda sağlamaya çalıştıklarının altını çizen Öztürkoğlu, “2021 yılının BES açısından da oldukça verimli geçtiğini söyleyebiliriz. Şirketimizin 7 Ocak 2022 itibarıyla BES'teki pazar payı yüzde 1,7'yi bulurken, sözleşme ve sertifika sayısı 109,7 bine ulaştı. BES ve otomatik katılım dâhil toplam sertifika/sözleşme sayısı 200 bine yaklaştı” dedi.

2022 yılı fırsatlar yılı olacak!

Bireysel Emeklilik Sisteminde son dönemlerde yaşanan gelişmeleri değerlendiren Öztürkoğlu, yeni düzenlemenin sektöre olan etkilerinden de bahsetti. Öztürkoğlu, Bireysel Emeklilik Sistemi'nde yeni bir dönemin başlamasıyla birlikte, 2022 yılının sistemin tüm paydaşları için fırsatlar yılı olacağını düşünüyor. Öztürkoğlu sözlerine şöyle devam ediyor:

“BES’te devlet katkısının yüzde 30’a yükseltilmesi, toplu katkı paylarına ödenecek devlet katkısının yıllara sâri verilmesi, kısmi çekiş imkânı, OKS’ye 45 yaş üstü çalışanların da dâhil olabilmesi ve birikimlerin kredi teminatı olarak gösterilebilmesi gibi, katılımcıları mutlu edecek birçok düzenleme var. Bu düzenlemelerin, bireylerin düzenli birikim yapmasını sağlayarak Sosyal Güvenlik Sistemi’nin tamamlayıcısı olan ve ek gelir sağlayarak katılımcıların rahat bir emeklilik dönemi geçirebilmelerini amaçlayan BES’e olan ilgiyi artıracağına inanıyorum.”

Yüzde 50 tutarında asgari ücret artışıyla devlet katkısından yararlanılabilecek toplam oranda ciddi bir artış olduğundan bahseden Öztürkoğlu, bunun üzerine devlet katkısı oranının da yüzde 30’a çıkarılmasının çifte avantaj sağladığını ve yararlanabilecek üst limitte, yüzde 68 düzeyinde bir artış olduğunu belirtiyor. Öztürkoğlu, yeni dönemde yıllık 60 bin TL prim ödeyen katılımcılar için devlet katkısında üst limitin 18 bin TL'ye kadar yükselmesi, vatandaşlarının Türk Lirası kullanımı ile daha fazla tasarruf yapmasını teşvik edeceğini belirtirken katkı payının yüzde 30’u gibi yüksek bir büyüklükte devlet katkısının dünyada bir benzeri olmadığı için, tasarruflarını uzun erimli olarak değerlendirmek isteyenlerin ilk adresi yine BES olacağını söylüyor.

Bilindiği gibi BES’te toplu katkı payı ödemelerinin takip eden yıllarda devlet katkısı verilmesine imkân sağlanması da sistemi girişleri olumlu etkileyecek bir adım. Bu düzenleme katılımcıların erkenden ödeyebileceği en yüksek meblağları sisteme getirmesini teşvik ederek bireylerin emeklilik dönemlerini refah içerisinde geçirebilmelerine önemli bir katkı verecek.

Düzenlemeler OKS’yi de daha cazip hale getirecek

Öztürkoğlu, BES’in emeklilik hedefiyle uzun vadeli bir planlama olsa da yaşamlarında önceden öngörmeleri mümkün olmayan bazı önemli haller olması durumunda katılımcıların birikimlerini sistemden çekme mecburiyeti hissettiği vakalar yaşadıklarını belirtiyor. “BES'te avans hakkı getiren düzenlemeyi, bu gönülsüz çıkışları azaltmak amacıyla katılımcılara esneklik sağlayan yeni bir kolaylık olarak değerlendirebiliriz” diyen Öztürkoğlu sözlerine şöyle devam ediyor:

“Konut alımı, evlilik, eğitim gibi durumlarda devlet katkısı hesabındaki tutarlar için birikim tutarının yüzde 50’sinin kısmi çekiş yapılmasına getirilmesi planlanan esnekliği, katılımcıların artık birikimlerinin bir kısmı ile finansal ihtiyaçlarını karşılayabilmelerine ve haklarını kaybetmeden sistemde tasarruf etmeye devam edebilmelerine katkı sağladığı için çok olumlu değerlendiriyorum.

BES katılımcılarının finansal ihtiyaçları için kredi başvurusunda yaptıklarında, birikimlerini teminat olarak gösterebilmeleri uzun zamandır beklenen bir düzenlemeydi. Bu sayede, katılımcılar geçici ihtiyaçları için fonlarını çekmek zorunda kalmayacak. İlerleyen dönemlerde bankalar, BES teminatı gösteren müşterilerine özel kampanyalar düzenleyebilecek, daha uygun faizler sunabilecek.

Geçmiş dönemde, bir işyerinde çalışmaya başlayan 45 yaşından küçük kişiler, işverenlerince OKS’ye kaydediliyor ve brüt ücretinin yüzde 3’ü oranında prim kesilerek sigorta şirketine yatırılıyordu. Yeni dönemde, talepleri halinde 45 yaş üstü katılımcıların da otomatik katılım sistemine dahil edilmesine imkan sağlanıyor. OKS’ye getirilen bu esneklik önemli çünkü BES ve OKS sözleşmelerine ayrı ayrı devlet katkısı verildiği için, hem bireysel emeklilik hem otomatik katılım sözleşmesi olan katılımcıların yararlanabileceği devlet katkısı 36 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Bu iki düzenlemenin OKS’yi de daha cazip hale getirdiğini düşünüyorum.

Tüm bunların yanında, Bütünleşik Emeklilik Planı’na ilişkin düzenlemelerin de 2022 yılında sisteme önemli katkıları olacaktır. Bu sayede 2022 yılında hem sistemden çıkışların azalacak hem de katılımcı sayısı ve fon büyüklüğünde yakalanan mevcut ivme giderek artacaktır.”

18 yaş altı katılımcıyı sisteme dâhil eden ilk şirket: Fibaemeklilik

Türkiye olarak büyüme ve gelecek vadeden büyük bir pazar payına sahip olsak da sigorta bilinci ülkemizde istenilen düzeyde değil. Gelecek nesillere bu kapsamda önemli mesajlar veren Öztürkoğlu, “BES'in gelecek nesillerin emekliliklik döneminde sahip olacağı yaşam koşullarının iyileştirilmesine olanak sağlayacağı konusunda toplumsal bir mutabakatın oluştuğunu düşünüyorum. Bireysel tasarrufların oluşturduğu emeklilik fonları çok büyük bir hacme ulaştı ve sistemdeki yüksek memnuniyet düzeyinin daha fazla girişleri beraberinde getireceğine inanıyorum” diyor.

Sistemi teşvik etmek üzere atılan yeni adımların da insanlara geleceğe yatırım yapma fikrini aşıladığını ifade eden Öztürkoğlu, “Bunlardan en önemlisi 18 yaş altına yönelik düzenleme oldu. Sektörümüz, uzun süredir beklediğimiz bu düzenlemeye hızlıca adapte oldu. 2022’nin ilk haftası itibarıyla 18 yaş katılımcı sayısı 189 bini geçti. Bu katılımcıların BES’teki toplam fon büyüklüğü 339,3 milyon TL’ye ulaşırken, devlet katkısı şimdiden 37,2 milyon TL’yi geçti. Orta vadede 3 milyon çocuğun daha sisteme giriş yapmasını ve 30 milyar TL gibi bir fon büyüklüğü oluşmasını bekliyoruz” diyerek Fibaemeklilik olarak 18 yaş altı katılımcıyı sisteme dâhil eden ilk şirket olduklarının da altını çiziyor.

Küçük yaşta çocuklara tasarruf bilinci kazandırarak, hane halkı tasarruflarını artırmayı ve ulusal tasarruf oranlarını yukarılara çekmeyi hedefleyen bu düzenlemenin çok önemli olduğunu düşündüğünü belirten Öztürkoğlu, “Çocuklar için özel olarak hazırladığımız Gelecek Net BES Planı ile hem katılımcılardan peşin giriş aidatı almıyoruz hem de katkı paylarını 100 TL’den başlatıyoruz. 18 yaş altı Bireysel Emeklilik planlarımızla, Fibaemeklilik olarak AÇEV’in Okuyan Bir Gelecek projesine destek oluyor, ülkemizin geleceğine de katkıda bulunuyoruz” diyor.

Katılımcılara önemli not: Portföy yönetim şirketleri BES birikimlerini artırmayı hedefliyor

Genel Yayın Yönetmeni Merve Özkan’ın katılımcılara emeklilik fonları ile ilgili olarak tavsiyelerini sorduğu Fibaemeklilik Genel Müdürü Erol Öztürkoğlu, katılımcılar için önemli noktalara değiniyor. Öztürkoğlu, BES tasarrufları değerlendirmek üzere 9 yıldır devlet katkısıyla desteklenen, çalışma hayatında birikimi amaçlayarak emeklilik döneminde harcanabilecek bir yatırım olmasının yanında, katılımcılarına yılda 12 fon değişikliği hakkı da sunduğunun altını çiziyor ve “Doğru zamanda doğru fonda olmak, orta ve uzun vadede ayrı bir kazanç kaynağı oluyor, katılımcıların finansal piyasaların değişen koşullarına göre pozisyon alarak getiri avantajlarından da en yüksek seviyede yararlanmalarını sağlıyor” diye de belirtiyor.

Fibaemeklilik olarak geçen yıl bir ilke imza atarak katılımcılara fon dağılım değişikliği haklarını portföy yönetim şirketlerine devretme imkânı sunmaya başladıklarının altını çizen Öztürkoğlu, bireysel emeklilik için Fibaemeklilik’i tercih edenler, fon dağılım değişikliği haklarını uzman portföy yönetim şirketlerine devredebildiğini açıklıyor. Öztürkoğlu, portföy yönetim şirketleri de katılımcıların getiri beklentileri ve risk profillerine göre BES birikimlerini optimum düzeyde artırmayı hedeflediğini ifade ediyor.

Fibaemeklilik’i tercih edenler işi uzmanına bırakıyor

Öztürkoğlu, fon tercih ve dağılım değişikliği haklarının portföy yönetim şirketine devredilmesini sağlayan uygulama ile katılımcıların Fibaemeklilik’in anlaşmalı olduğu portföy yönetim şirketlerinden birini tercih ederek birikimlerini uzmanlara bıraktığını belirtiyor. Detaylarla ilgili bilgi veren Öztürkoğlu; “Katılımcılar risk profili getiri anketini doldurarak ve getirilerinin karşılaştırılacağı yatırım enstrümanını seçerek beklentilerini belirliyor; BES fon getirilerini altın, döviz sepeti ya da BIST 100 ile kıyaslamayı seçebiliyor. Portföy yönetim şirketi de katılımcının risk profil anketine göre belirlediği yatırımcı özelliklerini dikkate alarak karşılaştırma ölçütünün üzerinde getiriyi elde etmeye odaklanıyor. Bireysel Emeklilik Fon Alım Satım Platformu sayesinde de katılımcı, istediği şirketin istediği fonuna yatırım yapabiliyor ve hizmet aldığı şirketinden ayrılmasına gerek kalmıyor. Bu sistemle emeklilik şirketleri ve fonları yöneten portföy yönetimi şirketleri arasında, katılımcılara yüksek getiri sağlama rekabeti artıyor” diyor.