Yüksek enflasyon 2025’te sigorta sektörünü maliyetler ve fiyatlama açısından zorlasa da Maher Holding Sigorta Grubu bu dönemi teknik disiplinle yönetti. Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı ve Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, “Verimliliği artıran dijital otomasyon, veri analitiği ve yapay zekâ sistemleriyle bu ortamı fırsata çevirdik. Maher Holding Sigorta Grubu olarak, sadece poliçe üretmiyor; dirençli bir toplum ve sürdürülebilir bir ekonomi için çalışıyoruz” diyor. 2026’ya, dengeyi koruyan, disiplini sürdüren ve dönüşümü yöneten bir sigorta grubu olarak girdiklerini vurgulayan Ahmet Yaşar ile grubun 2026 vizyonunu ve stratejilerini masaya yatırdık.
Sigorta sektörü için 2025 nasıl bir yıl oldu?
2025, Türk sigorta sektörü açısından hem büyüme hem de dönüşüm yılı oldu. İlk 10 ayda toplam prim üretimi 955,6 milyar TL’ye ulaştı; sektör 2024’e göre yüzde 49,1 büyüdü. Bunun 814,2 milyar TL’si hayat dışı, 141,3 milyar TL’si hayat branşlarından geldi. Hayat sigortaları yüzde 80, hayat dışı branşlar yüzde 45 büyürken reel büyüme ise yüzde 11 olarak gerçekleşti.
Maher Holding Sigorta Grubu olarak 2025’te nasıl bir performans sergilediniz?
Sektörel ortalamanın üzerinde, dengeli ve disiplinli bir performans sergiledik. Konsolide olarak Maher Holding Sigorta Grubu’nun aktif büyüklüğü 83,6 milyar TL, özsermayesi 24,5 milyar TL, kârı ise 7,87 milyar TL oldu. Bu yapıyla hem finansal dayanıklılığımızı hem de teknik sürdürülebilirliğimizi korurken en büyük ilk beş içerisinde yer almaya devam ettik. 2025’i; 8 bini bulan güçlü acente ağımız, dijital altyapımız ve yıl boyunca sürdürdüğümüz müşteri odaklı stratejilerle çift haneli reel büyüme ve dengeli bir kârlılıkla kapatmayı hedefliyoruz.
Grup şirketlerinizin sonuçlarını nasıl değerlendirirsiniz?
Quick Sigorta, 2025’in ilk 10 ayında 29,6 milyar TL prim üretimiyle sektör ortalamasının oldukça üzerinde yüzde 65 büyüdü. Dokuz ayda aktif büyüklüğümüz 65 milyar TL, özsermayemiz 19 milyar TL’ye, kârlılığımız 6 milyar TL’ye ulaştı. Önleyici sigortacılık vizyonuyla mühendislik, yangın ve enerji sigortalarında liderliğe ilerleyen Corpus Sigorta, 2025’in dokuz ayında 5,1 milyar TL prim üretimine ulaştı. Aktif büyüklüğü 15 milyar TL, özsermayesi 5,2 milyar TL, kârı 1,93 milyar TL oldu. Güçlü reasürans koruması ve teknik kapasitesi sayesinde sermaye verimliliğini koruyarak sürdürülebilir bir yapı oluşturduk. Quick Hayat ise ilk kez uygulanan sigortasürans modeli ve dijital altyapıyla mikro hayat sigortalarında önemli bir büyüme ivmesi yakaladı. Üretimi 118,7 milyon TL’ye, aktif büyüklüğü 434 milyon TL’ye, özsermayesi 292 milyon TL’ye ulaştı. Sektörün en erişilebilir hayat sigortası modellerinden birini kurduk. Yepyeni inovatif ürünlerle hem işimizi büyüteceğiz hem aracılarımızın ve sigortalılarımızın hayat refahını artıracağız.
Enflasyonist ortam sizi nasıl etkiledi?
Yüksek enflasyon, sigorta sektörünü maliyetler ve fiyatlama açısından zorladı. Ancak biz bu dönemi teknik disiplinle yönettik. Faiz oranları yatırım gelirlerinde avantaj sağlasa da sürdürülebilirliğin anahtarı teknik kârlılıktır. Verimliliği artıran dijital otomasyon, veri analitiği ve yapay zekâ sistemleriyle bu ortamı fırsata çevirdik.
Sağlıkta neler yapıyorsunuz?
Sağlık branşı, 2025’in en hızlı büyüyen alanı oldu. Sektör genelinde 164 milyar TL üretim ve yüzde 58 büyüme kaydedildi. Biz, ürün yapımızı geliştiriyor, dijital sağlık ve önleyici sigorta hizmetlerini yaygınlaştırıyoruz. Artık poliçemiz, sigortalıyı sadece tedavi etmiyor; sağlıklı kalmasını da destekliyor.
Rekabet noktasında nasıl farklılaşıyorsunuz?
Fiyat odaklı rekabetin yerine değer odaklı rekabet koyduk. Hızlı hasar yönetimi, QTeam mobilite birimleri, QPort dijital poliçeleştirme ve önleyici ürün yapımızla fark yaratıyoruz. Bizim için asıl rekabet, güveni en iyi inşa edebilmek.
Dijitalleşme ve yapay zekâ odaklı çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
QPort platformumuz ve Quick Mobil uygulamamızla poliçe yönetimi, hasar takibi ve ödeme işlemleri tamamen dijital hale geldi. QuickFinansall markasıyla sigorta, finansman ve e-para hizmetlerini entegre ettik. Bu yapı, Türkiye’nin hatta Avrupa’nın ilk bütünleşik sigorta-finansal ekosistemi olma yolunda ilerliyor. Yapay zekâyı ise risk tahmini, fiyatlama, hasar tespiti ve suistimal analizinde aktif kullanıyoruz. SmartIQ ile geliştirdiğimiz Değer Kaybı projesinde yapay zekâyı ‘adaletin terazisi’ haline getirdik. 2026’da sistemlerimizi ölçeklendirerek tam otonom hasar yönetimine geçmeye çalışıyoruz.
Sigorta sektörü için fırsatlar ve riskler nasıl şekilleniyor?
Fırsatlar olarak baktığımızda; Zorunlu Afet Sigortası’nın (ZAS) devreye girmesi, sigortalılık tabanını genişletecek. Bina Tamamlama Sigortası ve afet teminatlı ürünler de bu dönüşümün temel taşları olacak. Risk tarafında ise küresel dalgalanmalar, reasürans maliyetleri ve teknik disiplinin bozulma riski öne çıkıyor. Sürdürülebilirlik, sadece finansal değil; toplumsal bir zorunluluk.
Sigortalılık oranlarının artması için özel çalışmalarınız var mı?
Prim artışı, sigortalılıkla karıştırılmamalı. Hedefimiz, sigortayı toplumun her kesimi için erişilebilir hale getirmek. QuickFinansall modeliyle acenteleri finansal danışman merkezine dönüştürerek, sigortayı günlük yaşamın bir parçası haline getiriyoruz.
“DASK’ın üzerine ek teminat sağlayan ilk yapıyı oluşturduk”
“İklim değişikliği artık teminat değil, strateji konusu. Biz, Tamamlayıcı Deprem Sigortası modeliyle DASK’ın üzerine ek teminat sağlayan ilk yapıyı oluşturduk. Kaskonomiq ürünü de özellikle bu risklerin sonuçlarını bertaraf eden yeni ürünümüz. Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) sürecine hazırız, bu dönüşümün Türkiye’nin afet dayanıklılığında tarihsel bir eşik olacağına inanıyoruz.”
Maher Holding Sigorta Grubu’nun 2026 yılı stratejisi
2026’da ‘hızlı büyümeden çok kaliteli büyüme’ dönemi başlayacak. Bizim stratejimiz üç ana başlıkta şekilleniyor:
1. Önleyici sigortacılık: Bina Tamamlama ve Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) temelli modeller, risk önleyici sistemler,
2. Finansal entegrasyon: QuickFinansall çatısı altında yepyeni sigorta, finansman ve e-para hizmetleri,
3. Kurumsal güçlenme: Quick Sigorta’nın halka arz süreci ve bölgesel genişleme. 2030 vizyonumuz, Türkiye’nin sigorta prim üretiminde 50 milyar dolara ulaşmasına katkı sağlamak. Biz, bu hedefin ulaşılabilir olduğunu biliyoruz.