Monopoli Sigorta CEO’su Erol Esentürk, Sigorta Life Dergi’nin Aralık sayısına konuk oldu. Sigorta Life Dergi Genel Yayın Yönetmeni Merve Özkan’ın sorularını yanıtlayan Esentürk, Monopoli Sigorta’nın sektöre devrimsel yaklaşımlar getirdiğini ve özellikle birçok ürünü tek bir yerde topladıkları MonoPoliçe hizmetinin müşterilerine büyük avantajlar sağlayacağını söyledi. Monopoli Sigorta’nın kuruluş hikayesi ile sözlerine başlayan Erol Esentürk, “Monopoli Sigorta olarak 2000 yılında Life Group adı ile kurulduk. Bu yıl itibarıyla 21 yıllık deneyimimizle Türkiye’nin prim hacmi açısından önde gelen sigorta aracılarından bir tanesiyiz. Yenilikçilik ve fark yaratma bakış açısıyla sektöre getirdiğimiz inovatif ürün ve iş modelleriyle öne çıkmayı başarmıştık. ''Monopoliçe'' ismini verdiğimiz, farklı poliçeleri tek poliçede toplayan zaman ve para tasarrufu sağlayan ürünümüz sayesinde ciddi bir talep yarattık.  Türkiye'de hayat dışı sigortacılıkta faaliyet gösteren 38 şirketin 26'sı ile yaptığımız anlaşmalar sayesinde müşterilerimiz için en uygun içerikte poliçeleri, en uygun fiyatlara temin etme misyonuyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Mayıs 2016’dan bu yana EMF Capital Partners adlı İngiliz menşeili bir yatırım fonuyla yapmış olduğumuz ortaklık, Türkiye sigorta acenteleri arasında bir ilk ve tek olma özelliğini koruyor. EMF Capital Partners, finansal sektörlere odaklanmış özel sermaye fonu olup yatırımcıları arasında Avrupa Birliği Kalkınma Bankası (EBRD), Hollanda Kalkınma Bankası (FMO), Almanya Kalkınma Bankası (DEG) ve Almanya'nın sigorta devi GOTHAER bulunmaktadır. EMF Capital Partners Londra merkezli olup; Türkiye, Rusya ve Ukrayna başta olmak üzere Arnavutluk, Azerbaycan, Gürcistan ve Sırbistan gibi sigortacılık faaliyetlerinin gelişmekte olduğu Doğu Avrupa ülkelerinde yatırımlarına devam ediyor. Bugün de ortaklık yapımızın da getirdiği sermaye gücü, kurumsallık ve bilgi birikimi avantajını kullanarak, farklı iş modelleri ile büyümeye devam ederken, bir taraftan da sektörün tüm paydaşlarına fayda sağlamaya çalışıyoruz” dedi.   “MONOPOLİÇE DEVRİMSEL BİR ÜRÜNDÜR” Müşterilerine sundukları MonoPoliçe ürününün, sektörde devrimsel bir ürün olduğunun altını çizen Esentürk, “Monopoli Sigorta bünyesinde, tüm hayat dışı branşlarda faaliyet gösteriyoruz. Sağlık, kasko, trafik seyahat, konut, yabancılar, DASK, işyeri ve mesleki sorumluluk sigortası alanlarında hizmet sunuyoruz. Monopoli olarak benimsediğimiz öncülük misyonumuza uygun biçimde, ürünlerimizde insan odaklı yaklaşım sayesinde sektöre olan bağı güçlendiriyoruz. Sadece poliçe sahiplerine değil acentelerle gerçekleştirdiğimiz ortaklıklarla da sektöre değer katmayı sürdürüyoruz. Bu sıralar bildiğiniz üzere Covid- 19 salgını, tüm dünyada sigorta anlayışını a’dan z’ye değiştirdi. Özellikle halk sağlığının öne çıktığı bu gelişme nedeniyle sigortacılıkta risk analizi yeniden ele alındı. Türk sigortacılığı bu alanda iyi bir sınav verdi. Öte yandan izolasyon tedbirlerine bağlı olarak ortaya çıkan ekonomik belirsizlik nedeniyle iş yeri sigortası ve mesleki sorumluluk sigortalarında da talep artışının yaşandığını görüyoruz. Sigorta işinde müşteri memnuniyeti ve pro-aktif iletişimin önemine inanıyoruz. Sektörün alışkanlığı, poliçe sahiplerinin ihtiyaç duyduklarında sigorta danışmanlarına ulaşması yönündedir. Monopoli Sigorta, bu alanda devrimsel yaklaşımlar geliştiriyor. Bu alanda hayata geçirdiğimiz müşteri memnuniyeti merkezimiz ve birçok ürünü tek bir poliçede topladığımız MonoPoliçe ürünümüz ile müşterilerimizin hayatını kolaylaştıran çözümler sunuyoruz. Ayrıca önümüzdeki dönemde insuretech alanında yapacağımız yatırımlarla sektöre dinamizm getirmeye devam edeceğiz.   MONOPOLİÇE ORTAYA NASIL ÇIKTI? MonoPoliçe, poliçe sahiplerinin birçok ihtiyacını aynı anda karşılamayı vadediyor. Farklı vadelere yayılmış birden fazla poliçeyi tek bir vadeye toplamak ve tek bir poliçeymiş gibi takip etmek fikrinden doğan MonoPoliçe ile satın alma süreçlerini kolaylaştırarak ilk faydayı sağlıyoruz. MonoPoliçe’yi satın alan müşterilerimizin tüm riskleri bir yerde toplandığı için ise standart sektör fiyatlarının en az yüzde 20 altında bir fiyatla ürünü satın alma imkânı tanıyoruz. Sadece bir temsilci, tek vade, daha uygun fiyat, zaman ve para tasarrufu gibi majör özellikler ürünü daha satın alınabilir hale getiriyor.   MONOPOLİÇE NEDEN TERCİH EDİLMELİ? Çünkü hepimiz en iyi hizmeti en uygun fiyata almak isteriz! Çünkü hepimizin vakti az! Dolayısıyla günümüzde hepimiz zaman ve para tasarrufu sağlayacak ürünler tercih ediyoruz…   “MÜŞTERİLER ARTIK DAHA PRATİK HİZMETLER BEKLİYOR” Pandemi dönemi ile beraber müşterilerin artık sigorta şirketlerinden daha pratik hizmetler beklediğini ve bunu da dijitalleşme ile mümkün olduğunu vurgulayan Erol Esentürk, “Müşteriler, tıpkı diğer sektörlerden beklediği gibi sigorta şirketlerinden de daha pratik ve esnek davranmasını bekliyor. Dijital altyapı müşterilere daha verimli ve esnek çözümler üretmeyi mümkün kılıyor. 15 sene önce online poliçe satışları patlayacak denseydi, bu ifadeyi tebessüm ile karşılardık. Oysa şimdilerde online satış sigortacılığın vazgeçilmez bir parçası. Sigorta sektörü, tüm operasyonları dijital platformlara taşıyarak müşteriye özel çözümler üretebilme fırsatını yakalamasını sağlıyor.  Öncelikle c-level yöneticilerin piyasanın ihtiyaçlarını ve müşteri içgörülerini yakalaması gerekiyor. Sigorta sektörünün süreçleri perakendeden farklı olarak, karşılıklı arz etmesinden kaynaklı online platformlardan hizmet üretmek konusunda farklı paradigmalara sahip. Bu nedenle üst düzey yönetici kadrosunun vizyoner, yenilikçi, cesur ve inisiyatif sahibi olması kilit rol oynuyor. Her geçen gün daha çok çevrimiçi hale gelen ticaret, tüketicinin hız beklentisini tetikledi. Artık fiziki olarak müşterilerle daha az bir araya gelebileceğimiz açık. Online hizmetlerin, geleneksel yöntemlerin yerini tutup tutmadığını zaman gösterecek. Bu noktada eskiye takılı kalmayıp akıllı stratejilerle belirlenmiş çok kanallı iletişimin uzun vadede sektör tarafından benimseneceğini ve bağlılığın eskisinden de iyi olacağını bekliyoruz. Çünkü şimdilerde hız ve görünürlüğün müşteri nezdinde önemsenmesi söz konusu… Dijitalleşme ile birlikte fiyat politikalarının yeniden değerlendirilmesi ve müşteri odaklı çözümler üretebilen sistemler kurmak sigorta sektörünün ilerlemesine yol açacaktır. Önümüzdeki süreçte teknolojinin müşteri memnuniyeti açısından şirketlere sağladığı konfora bakarak teknolojiye ve finansal yazılımlara olan ilginin artacağını düşünüyoruz” diye konuştu. “SİBER SİGORTA İLE İNTERNET TABANLI RİSKLERDEN KORUYORUZ” Dijitalleşme ile beraber bazı tehlikelerin de ortaya çıktığını, bunlar karşısında da siber sigorta alanında bazı ürünler geliştirdiklerini söyleyen Esentürk, “Dijital teknoloji kurumsal ve sosyal hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiği için siber riskler de bu teknolojilerin hızına paralel olarak yaygınlaşmaya devam etmektedir. Özellikle online alışverişlerin büyük artış gösterdiği, fiziksel mağazalar yerine online alışveriş sitelerinin her zamankinden daha fazla ziyaret edildiği bu dönemde siber dolandırıcılar, kargo şirketlerini ve e-ticaret sitelerini taklit ederek milyonlarca tüketiciyi dolandırmayı amaçlıyor. Siber koruma; kişi veya kuruluşların hem siber suçlardan hem de diğer çevrimiçi suçlardan korunmasına ve saldırıya uğrarsa iyileşme yeteneğine sahip olması anlamına gelir. Siber sigorta, kişi ve işletmeleri internet tabanlı risklerden korumayı amaçlayan, maddi varlıklarımızı ve itibarımızı koruyan özel bir sigorta ürünüdür. Önümüzdeki günlerde de, tüm dünyada yaygınlaşması öngörülen siber risk sigortaları ürünleri, veri sızıntıları ve ihlallerinin potansiyel hasarlarına karşı yenilikçi bir koruma paketi olarak karşımıza çıkmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı. “2022’DE DİJİTALLEŞMEYE ODAKLANDIK” 2022 yılında dijitalleşmeye odaklandıklarını vurgulayan Erol Esentürk, “Pandemi sadece risk analizini değil iş yapış biçimini de temelinden sarstı. Tüm sektörlerde olduğu gibi sigortacılığın da dijitalleşmesi şart. Bu noktadan hareketle Monopoli Sigorta olarak öncelikle tüm süreçlerimizi dijitalleştirmeye odaklanmış durumdayız. Her ne kadar sektörde bu alanda bazı çekinceler olsa da biz inisiyatif alarak bu dönüşümü gerçekleştireceğiz. Bunu yaparken de sadece satış süreçlerimizi değil, sigortalılarımızın hasar, tahsilat ve diğer satış sonrası süreçlerini de takip edebilecekleri bir dijital platform hazırlığı içindeyiz. Bunun yanında çalışanlarımızın sağlıklarını korumakla yükümlü olduğumuz özel bir dönem yaşıyoruz. Ofisimizin fiziki çalışma ortamını pandemi gerekliliklerine göre güncel tutmak önceliklerimiz arasında olmaya devam edecek. Yine çalışanlarımızın gelişimlerinden de sorumlu olduğumuz inancıyla bu sene “Monopoli Akademi”yi hayata geçirdik. Bu akademide çalışanlarımız sadece sektörel alanda teknik bilgi almakla kalmayacak, kişisel ve profesyonel gelişimlerine katkı sağlayacak sertifika programlarına da dahil olacaklar” dedi.   MONOPOLİ DEĞER KATANLAR PLATFORMU Yeni dünya düzeniyle birlikte yeni riskler hayatımıza girdi. Küresel ısınma ile iklim değişikliğine bağlı riskler, buna bağlı yaşanan doğal afetler, salgın hastalıklarla birlikte iş kayıpları gibi. Bu da bize artık ne birey olarak ne de tek başına bir şirketin ayakta durmasının yeterli olmadığını gösteriyor. Artık şirketlerin birlikte iyi olması ve etkileşim halinde olması gerekiyor. Ancak bu şekilde ayakta kalabileceğimizi ve iş hayatlarımızın, doğanın ve dünyanın sürdürülebilirliğini ancak bu şekilde sağlayabileceğimizi görüyoruz. Çünkü artık dünya ortak değerler etrafında şekilleniyor. Markaların ayakta kalabilmeleri için kendi sektörlerinde değer katan, fayda sağlayan projeler üretmesinin geleceğe yapılan en önemli yatırım olacağını düşünüyoruz. Biz de bu bilinçle yola çıkarak “Monopoli ile Değer Katanlar Platformu”nu oluşturduk. Amacımız yeni dünya düzeni ile birlikte hayatımıza dahil olmaya başlayan yeni risklerle başa çıkabilmek ve devamlılığımızı sağlayabilmek. Bu çerçevede; paydaşlarımızla ve iş ortaklarımızla bir araya geleceğimiz, tecrübe ve fikir paylaşımında bulunacağımız, projeler üreteceğimiz bir platform oluşturmayı hedefledik. 2021 – 2022 yılı boyunca devam edeceğimiz projelerimizle birlikte öngörülemeyen riskleri öngörebilenlerin tecrübeleri ışığında, hem iş hayatımızın hem dünyamızın hem de doğanın daha sürdürülebilir hale gelmesi için fikir paylaşımları gerçekleştireceğiz. Önümüzdeki aylarda da platformun ikinci buluşmasını gerçekleştirerek, yine farklı sektörlerin önde gelenlerinin bir araya geldiği ve karşılıklı fikir paylaşımların yapılabildiği bir ortam oluşturarak fark yaratmak istiyoruz. “SEKTÖRÜN ÖNÜNDE HALA BÜYÜK BİR POTANSİYEL VAR” Ülkemizdeki sigorta sektörünün önünde hala büyük bir potansiyel olduğunun altını da çizen Esentürk, “Türkiye’de sigorta bilinci hala istenen seviyede değil. Maalesef zorunlu olan trafik sigortası ve dask gibi ürünlerde dahi sigortalılık oranı olması gereken seviyelerin çok uzağında. Bu açıdan bakacak olursak sektörün önünde hala büyük bir potansiyel var. Bu potansiyelin açığa çıkmasıyla birlikte sektördeki her paydaş bu büyümeden nemalanacaktır. Sigorta şirketleri ve aracılar bu büyüme ile gelişecek ve müşteriler de daha kaliteli hizmet konusunda fayda sağlayacaklardır. Ancak bunun gerçekleşmesi için, sektördeki her oyuncuya büyük görevler düşüyor. Sigortanın faydaları, ürünlerin içeriği, verilen teminatların çeşitliliği gibi konularda müşterilerin çok daha iyi bilgilendirilmeleri ve bu sayede sigorta bilincinin arttırılmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. Sigorta şirketleri ve özellikle de aracı kurumların da teknik anlamda kendilerini geliştirerek mevcut ve potansiyel müşterileri doğru şekilde bilgilendirmeli, riskleri doğru ve eksiksiz aktarmalı ve en doğru şekilde müşteriye dokunabilmeli. Biraz önce de değindiğimiz gibi, bu potansiyeli ortaya çıkarmak için acentelerin de çok daha kurumsal kimliklerle müşterilerine yaklaşmaları gerekmekte. Şu anda Türkiye’de faaliyet gösteren acentelerin büyük çoğunluğu motor branşı olarak adlandırılan trafik ve kasko poliçeleri üzerine yoğunlaşmış durumda. Bu da ürünler üzerindeki uzmanlıklarını oldukça kısıtlamakta ve müşteriye risklerini doğru ve eksiksiz bir şekilde aktarmalarını etkilemekte. Diğer taraftan da birçok branşta uzmanlaşmış ancak çeşitli sebepler ile yeterli büyümeyi sağlayamayan acentelerimiz var. Gerek yaşı itibarıyla, gerek mali konular sebebiyle yeterli büyüme eşiğini aşamayan acenteler için konsolidasyonun sektörde bir zorunluluk olduğunu düşünüyoruz. Konsolidasyon sayesinde, daha güçlü finansal yapılar ve uzmanlıkların bir araya gelmesi ile ortaya çıkacak sinerjinin hem acente sahiplerine, hem sektöre hem de müşteriye artı değer katacağı aşikar” diyerek sözlerine nokta koydu.