Türk sigorta sektörü son yıllarda büyüklüğü, fon kapasitesi ve ekonomik etkisiyle yeni bir döneme girerken, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar’a göre sektör artık sadece riskleri teminat altına alan bir yapı olmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor. Depremden iklim risklerine, sağlık harcamalarından emeklilik tasarruflarına kadar uzanan geniş bir alanda sigortacılık, Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığını artıran stratejik bir unsur haline geliyor. 2025’i yaklaşık 3,9 trilyon TL aktif büyüklük ve 1,2 trilyon TL prim üretimiyle tamamlayan sektör, 2026 ilk çeyrekte 4,2 trilyon TL aktif büyüklüğe ve 459 milyar TL öz sermaye büyüklüğüne ulaştı. Toplam prim üretimi 397 milyar TL’ye yükselirken sektörün finansal gücü de önemli ölçüde arttı.

“2030 HEDEFİMİZ, 50 MİLYAR DOLAR PRİM ÜRETİMİ”

Türk sigorta sektörünün bugün yaklaşık 32 milyar dolarlık üretim hacmine ulaştığını belirten Ahmet Yaşar, asıl hedefin Türkiye ekonomisinin büyüklüğüne yakışan bir sigortacılık yapısı oluşturmak olduğunu ifade ediyor. Türkiye’nin dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer aldığını vurgulayan Yaşar, sigortacılık sektörünün de bu seviyeye uygun bir konuma yükselmesi gerektiğini belirtiyor.

Bu doğrultuda sektörün 2030 yılı için belirlediği en önemli hedeflerden biri 50 milyar dolar prim üretimine ulaşmak. Ancak Ahmet Yaşar’a göre bu hedef bir son değil, yeni bir başlangıç niteliğinde. Sigortacılık sektörünün Türkiye ekonomisinin gelişimine paralel olarak büyümesini hedeflediklerini belirten Ahmet Yaşar, sektörün küresel sıralamalarda da daha üst basamaklara çıkmasını amaçladıklarını ifade ediyor.

“KORUMA AÇIĞINI KAPATMAK ZORUNDAYIZ”

Ahmet Yaşar’a göre; önümüzdeki dönemin en kritik konusu ‘koruma açığı’ olacak. Türkiye’nin deprem kuşağında yer alması, iklim değişikliğinin etkilerinin artması, seller, heyelanlar, orman yangınları ve yeni nesil siber risklerin
yaygınlaşması sigortacılığın önemini her geçen gün artırıyor. Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında ortaya çıkan ekonomik tablonun, sigortalılığın önemini çok net ortaya koyduğunu belirten Ahmet Yaşar, oluşan ekonomik
hasarın yalnızca sınırlı bir bölümünün sigorta sistemi tarafından karşılanabilmesinin önemli bir gösterge
olduğunu vurguluyor. Daha yüksek sigortalılık oranlarının yalnızca bireyleri değil, kamu maliyesini ve ülke ekonomisini de koruyacağını ifade eden Ahmet Yaşar, risklerin uluslararası reasürans piyasalarına transfer edilmesinin ekonomik
dayanıklılık açısından kritik öneme sahip olduğunu söylüyor. “Kaynaklarımızı afetlerin yaralarını sarmak için değil, kalkınma için kullanabilmemiz gerekiyor” yaklaşımının sektörün temel vizyonunu oluşturduğunu belirten Yaşar, koruma açığının azaltılmasının önümüzdeki dönemin en önemli önceliklerinden biri olacağını kaydediyor.

SİGORTALILIK ORANINDA YENİ HEDEF: YÜZDE 5

Türkiye’de sigorta penetrasyonu son yıllarda yükseliş eğiliminde olsa da halen gelişmiş ülkelerin gerisinde bulunuyor. Son yılların en yüksek seviyelerine ulaşılmış olmasına rağmen sektörün potansiyelinin çok dahayüksek olduğuna dikkat çeken Ahmet Yaşar, 2030 yılı için yüzde 5 sigorta penetrasyonu hedefi koyduklarını belirtiyor. Bu hedefin yalnızca sektörel bir büyüme göstergesi olmadığını vurgulayan Yaşar, daha yüksek penetrasyonun aynı zamanda daha yüksek
finansal dayanıklılık, daha güçlü sosyal koruma ve daha sürdürülebilir ekonomik büyüme anlamına geldiğinin de altını çiziyor.

SAĞLIK SİGORTALARI YÜKSELİŞTE

2026’nın ilk çeyreğinde sağlık sigortalarının sektör içerisinde en yüksek paya sahip branş konumuna yükseldiği bilgisini veren Ahmet Yaşar’a göre; sağlık alanı en önemli büyüme alanlarından biri olacak. Yaşar, sağlık sigortalarının yalnızca finansal koruma değil, yaşam kalitesini artıran bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğine de dikkat çekiyor.

BES: TÜRKİYE’NİN TASARRUF MOTORU

Ahmet Yaşar’a göre; Türk sigorta sektörünün en önemli başarı hikâyelerinden biri Bireysel Emeklilik Sistemi (BES). Bugün BES ve Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) 18 milyonu aşan katılımcı bulunurken, fon büyüklüğü 2,4 trilyon TL’nin üzerine çıktı. Önümüzdeki dönemde Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin de devreye alınmasıyla daha kapsayıcı ve daha
güçlü bir ikinci basamak emeklilik modelinin oluşturulması hedefleniyor. Ahmet Yaşar, uzun vadeli tasarrufların
artırılmasının hem bireysel refah hem de ülkenin yatırım kapasitesi açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Allianz Trade ve Mastercard’tan B2B seyahat ödemelerinde güveni artıracak iş birliği
Allianz Trade ve Mastercard’tan B2B seyahat ödemelerinde güveni artıracak iş birliği
İçeriği Görüntüle

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK KURUMSAL YATIRIMCISI

Türk sigorta sektörünün bugün ulaştığı en önemli noktalardan biri de yönettiği fon büyüklüğü. 2026 Mart itibarıyla sigorta şirketlerinin fonları ile BES ve OKS tasarrufları birlikte değerlendirildiğinde sektörün yönettiği toplam kaynak 3,5 trilyon TL’ye ulaşıyor. Bu büyüklük, sigorta sektörünü Türkiye’nin en büyük kurumsal yatırımcılarından biri haline getiriyor. Ahmet Yaşar’a göre; bu fonların büyümesi yalnızca sektör açısından değil; sermaye piyasalarının derinleşmesi,
uzun vadeli yatırımlara finansman kaynağı sağlanması ve ekonomik ve finansal istikrar açısından da büyük önem taşıyor. Özellikle hayat sigortacılığı ve özel emeklilik sistemlerinde yeni ürünlerin geliştirilmesiyle önümüzdeki yıllarda bu kaynağın daha da büyümesi bekleniyor.

GELECEĞİN SİGORTACILIĞI: GÜVEN VE DAYANIKLILIK

Ahmet Yaşar’a göre; sigortacılık sektörünün geleceği yalnızca prim üretimindeki artışla ölçülemeyecek. Depreme karşı dayanıklı şehirlerden tarımda risk yönetimine, sağlık sisteminin desteklenmesinden emeklilik döneminde gelir güvencesine kadar birçok alanda sigortacılık daha görünür ve daha etkili bir rol üstlenecek. “Sigorta sektörü, Türkiye’nin
kalkınma hikâyesinin tamamlayıcı unsurlarından biri olmak zorunda” diyen Ahmet Yaşar, kamu, özel sektör ve tüm paydaşlarla birlikte daha güçlü, daha kapsayıcı ve daha dayanıklı bir sigortacılık ekosistemi oluşturmak için çalışacaklarını da vurguluyor.

Türk sigorta sektörünün gücü

• 4,2 trilyon TL aktif büyüklük

• 459 milyar TL öz sermaye

• 397 milyar TL ilk çeyrek prim üretimi (2026 ilk çeyrek)

• 18 milyonun üzerinde BES ve OKS katılımcısı

• Türkiye'nin en büyük kurumsal yatırımcılarından biri

2030 hedefleri

• 50 milyar dolar prim üretimi

• Yüzde 5 sigorta penetrasyonu

• Koruma açığının azaltılması

• Daha yüksek sigortalılık oranları

• BES ve OKS'de daha büyük fon hacmi

• Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'nin hayata geçirilmesi

• Sağlık sigortalarının yaygınlaştırılması

• Afetlere karşı daha güçlü finansal koruma