Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, sigorta sektörünün geldiği noktayı ve yapılan çalışmaları anlattı. Türkiye’de sigorta penetrasyonunu artırmaya yönelik son dönemde önemli adımlar atılıyor.
Mevcut veriler ışığında sektörün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Evet, bu amaca yönelik son dönemde atılan adımlar aslında birkaç ana eksende ilerliyor. Genel anlamda bunları; BES/OKS tabanının büyütülmesi, sağlık sigortalarının yaygınlaştırılması, dijitalleşme, katılım sigortacılığı, finansal farkındalık çalışmaları ve zorunlu sigortaların (Zorunlu Afet Sigortası) genişletilmesi olarak sayabiliriz. Bu anlamda kurumumuzun tüm sektör paydaşlarıyla birlikte ortak yönetim yaklaşımı, sigortacılığı “hasar sonrası ödeme sistemi” olarak değil, finansal sistemin temel tasarruf ve risk yönetimi araçlarından biri haline getiriyor. Geldiğimiz noktayı değerlendirirken nominal büyüklüklerle birlikte, sektörün ekonomik derinliğine ve toplumsal kapsayıcılığına da bakmak gerekir. Türkiye, sigorta penetrasyonu ve kişi başına düşen prim üretimi bakımından hâlen istenilen seviyede değil. Bu durum başka bir açıdan değerlendirildiğinde, sektörün önünde önemli bir büyüme alanı ve yüksek bir potansiyel bulunduğunu ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde temel hedef; sigortacılığı daha erişilebilir, daha kapsayıcı ve daha etkin bir yapıya kavuşturarak sigortalılık oranlarını kalıcı biçimde artırmaktır. Bu doğrultuda dijitalleşme, ürün çeşitliliği, dağıtım kanallarının etkinleştirilmesi ve tamamlayıcı emeklilik alanındaki gelişmeler sektörün büyümesinde belirleyici olacaktır. Sigortalılık oranının artmasıyla birlikte ölçek ekonomisinin getireceği avantajlar üretken bir döngüyü de
tetikleyecektir.
Özellikle motosikletlerde sigortasızlık oranının yüksekliği dikkat çekiyor. Bu alanda denetim ve yaptırımların artırılmasına yönelik yeni bir düzenleme gündeminizde var mı?
Motosikletlerde sigortasızlık mevcut istatistiklerin trafik sigortası kapsamı dışında bulunan motorlu bisikletleri de içermesi nedeniyle söz konusu oranın olduğundan yüksek göründüğünü belirtmek gerekir. Sigortalılık oranının artırılması ve trafik kazalarında mağduriyetlerin azaltılması amacıyla ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde çalışmalarımız sürdürülüyor. Bu kapsamda, Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı doğrultusunda İçişleri Bakanlığı ile yürütülen çalışmalar neticesinde, motorlu bisikletler 1 Ocak 2027’den itibaren zorunlu trafik sigortası kapsamına
alındı.
BES’te mevcut büyüklüğünü ve kapsayıcılığını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sistemin daha geniş kitlelere ulaşması için hangi düzenlemeler planlanıyor?
2003’te hayata geçen Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), güçlü devlet katkısıyla 23 yıllık yolculuğunda 18 milyon katılımcıya ulaştı ve 2,5 trilyon TL civarında fon büyüklüğüyle finansal sistemimizin önemli aktörlerinden biri haline geldi. Bugün itibarıyla 1 milyon civarında katılımcı emeklilik hakkı kazandı ve bunların yaklaşık yarısı bu hakkını kullanmayı tercih ederek emeklilik dönemine BES ile başlangıç yaptı. Önümüzdeki dönemde, bir taraftan Otomatik
Katılım Sisteminin (OKS) rehabilitasyonu amacıyla sistemdeki çalışanların erişimine BES fonlarının açılması ve herhangi bir fon dağılım tercihinde bulunmayan çalışanların birikimlerinin hayat döngüsü prensibine dayalı standart fon seçkisi ile yatırıma yönlendirilmesine ilişkin çalışmalarımız devam ederken; bir yandan da BES’te kısmen ödeme uygulamasının hac ve bedelli askerlik gibi nakit ihtiyacı doğuran yeni durumları kapsayacak şekilde genişletilmesi ve ayrı bir düzenleme olarak Hac finansmanı için BES bünyesinde Hac Planlarının geliştirilmesine yönelik adımlarımız sürüyor.
SEDDK’nın özellikle son dönemde attığı düzenleyici adımların piyasa disiplinini ve sigorta şirketlerinin finansal sağlamlılığını güçlendirdiği görülüyor. Bu konudaki uygulamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Özellikle 2020’de başlayan pandemi sürecinin global ölçekte yaşattığı ekonomik daralmanın yerli ve yabancı sermayedar üzerindeki etkileri dolayısıyla sektörümüzde 2023 yılı sonunda sermaye yeterlilik sorunu yaşayan 16 olan şirket olmasına karşın, ilgili mevzuat çerçevesinde kararlılıkla uygulanan tedbirler neticesinde bugün itibarıyla sermaye yeterlilik sorunu yaşayan bir şirketimiz bulunmuyor. Sektör dayanıklılık göstergeleri tarihi zirvelere taşındı. Yerinde, zamanında, etkili ve tutarlı yöntem ve uygulamalarla kısa vadede sağlanan bu iyileşmenin, dünya genelinde en iyi uygulama örnekleri arasına girebilecek nitelikte ve ölçekte olduğunu değerlendiriyoruz. Kurumumuz; vatandaşlarımızın hak ve menfaatlerinin korunması, sağlıklı rekabet koşullarının tesis edilmesi, piyasa disiplininin devamlılığının sağlanması, finansal dayanıklılığın güçlendirilmesi ve en nihayetinde sigortacılığının gelişmesi ve yaygınlaşması adına
kararlı uygulamalarına ve gerekli mevzuat çalışmalarına devam ediyor.
“Zorunlu Afet Sigortası sisteminin uygulamaya alınması önceliklerimiz arasında”
“Gerek küresel düzeyde gerekse ülkemizde etkileri giderek daha fazla hissedilen doğal afetlerin neden olduğu ekonomik zararların sınırlandırılması, sigorta kapsamının daha geniş bir koruma alanına kavuşturulması ve afet risklerine karşı finansal dayanıklılığın artırılması amacıyla Zorunlu Afet Sigortası sisteminin uygulamaya alınması öncelikli çalışma alanlarımız arasında. Bu konuda hazırlanan düzenleme taslağının yasama süreci devam ediyor.”
Sektörün 2030 hedefleri açısından en kritik dönüşüm alanları:
l Dağıtım kanallarının rolünün yeniden tanımlanması,
l Sigortalılık oranının artırılması ve yabancı yatırımcının teşviki amacıyla
katılım sigortacılığı alanının geliştirilmesi,
l Kişiselleştirilmiş sigorta ürünleri,
l Sorumluluk sigortalarında farkındalığın artırılması,
l İklime dayalı doğal afet ve tarım sigortaları alanlarında yeni nesil
ürünler,
l Banka ve kredi bağlantılı ürünler ile sınırlı kalan hayat sigortacılığının
dünya trendleriyle uyumlu yatırım enstrümanları da içeren ürünlerle
geliştirilmesi,
l Yaşlılık döneminde düzenli gelire odaklanmış özel emeklilik ürünleri.




