Pandemi sürecinden en çok etkilenen sektörlerden biri de otomotiv sektörü… Markaların üretime ara vermesi ve gün geçtikçe artan fiyatlar yüzünden alım gücünün düşmesi tedirginlik verse de otomobil sektörü krizi fırsata çevirmeye başladı bile. COVID-19 riskini minimalize eden teknolojiler ve yatırımlarla bu süreçte yüreklere su serpiliyor. İşte pandemiyle birlikte yükselişe geçen hijyen teknolojileri… Bütün dünya pandemiyle yaşamaya alıştı ancak bu durum önlem almamayı ve virüs yokmuş gibi davranmayı haklı çıkarmıyor. Hal böyle olunca toplu taşıma araçlarının kullanım oranı bu dönemde düştü. Kişisel aracı olmayan ve işe gitmek zorunda kalan kitlenin de ortak kullanılan şirket aracı, paylaşımlı araç ve taksi kullanımından başka alternatifi olmadığı bu günlerde, araç içerisinde virüsün olup olmadığı önemli bir konu. Kişisel aracı başkasına ödünç vermek, vale hizmetinden yararlanmak ve araçta başkalarını misafir etmek de bir o kadar tedirginlik yaratıyor. Yapılan araştırmalara göre araç içerisindeki en riskli bölümler kapı kolları, direksiyon simidi, vites kolu, sinyal kolları, koltuk ayarlayıcılar, tuşlar ya da dokunmatik ekranlar yani kısacası daha fazla temas edilen her yer risk altında. Bu bölümleri sık sık dezenfekte etmek önemli. Ancak yüksek oranda alkollü dezenfektanlar aracınızın plastik, boya ve yüzey kaplamalarına zarar verebiliyor. Havlu ve peçete gibi ürünler de zımpara etkisi yaratabiliyor, uzmanlar mikrofiber bir bezle temizlenmesini öneriyor. Ancak bu temizliği sürekli ve araca zarar vermeden yapabilmek pek mümkün gözükmüyor dolayısıyla bireysel olarak yapılabilecek şeyler sınırlı.   Hijyen teknolojilerinde yükseliş IHS Markit ve Cox Automotive’in dünya genelinde yaptığı araştırmalara göre araç sahiplerinin büyük bir çoğunluğu araçlarını sterilize edecek bir teknolojiye ekstra para ödeyebileceklerini söylüyor. Hatta yine başka bir anket sonucuna göre kullanıcılar yeni çıkan araçlarda hava filtreleme teknolojisinin olması gerektiği düşünüyor. Bütün bunların bilincinde olan otomotiv sektörü odağını hijyen teknolojilerine çevirdi. Toplumun endişelerini gidermek için teknolojiler geliştiren birçok otomotiv markası pandemiden önce de de koltuk kumaşları ve kabin içerisindeki bölümler için antibakteriyel zehirli boya kullanıyordu. Ancak araç içerisindeki hijyeni sağlamak için geliştiren bu teknoloji araç içerisindeki havayı temizleme konusunda ve virüsü engelleme konusunda sınıfta kalıyordu. Pandemiyle birlikte hijyen teknolojisi üzerine çalışmalara devam eden otomotiv markaları araçların virüsten korunması için dört ana başlıkta çalışmalar gerçekleştirmeye başladı: Araç içi dezenfeksiyon, araç içi hava dezenfeksiyonu, temassız teknolojiler ve genel yenilikçi araç fonksiyonları. İşte markaların hijyen teknolojileri çalışmalarından birkaç örnek…   Volvo Cars -  Gelişmiş Hava Temizleyici İsviçre merkezli Volvo, geliştirdiği premium hava kalitesi teknolojisiyle araç içerisindeki havayı hızlı bir şekilde temizliyor. Aslında daha önce pek çok marka klima ve hava filtrelerini değiştirerek araba içerisindeki hijyeni sağlayabiliyordu. Ancak Volvo’nun bu teknolojisinin özel sensörleri, sentetik fiber bazlı filtresi ve iyonizasyonuyla havanın kalitesini ölçüyor ve küçük parçacıkları kabin dışarısında tutabiliyor. Kabin içerisindeki havayı PM 2.5 seviyelerinde ölçerek havadaki ince partikül miktarını analiz edebilen teknoloji, bu partikülleri yüzde 95 oranında engelleyebiliyor. (PM 2.5 çapı 2.5 mikrometre ve daha küçük olan partikül madde anlamına geliyor.) Bu teknoloji tüm Volvo 60 ve 90 serilerinde bulunuyor. Ayrıca arabaya binmeden de bu temizliği yapabilmek mümkün. Volvo On Call ismindeki telefona indirilebilen aplikasyonla araç içi temizliği öncesinde planlayabiliyorsunuz.   Tesla - HEPA Tesla hava temizleme teknolojilerine pandemiden çok daha önce el atmıştı. Sağlık ve güvenlik bizim önceliğimiz, diyerek ürettiği Model S ve Model X araçlarında çağının ötesinde hava filtreleme sistemleri kullandı. HEPA (yüksek verimli parçacık yakalama) filtreleri hastanelerde, uçaklarda ve uzay endüstrisinde kullanılan filtrelerden esinlenerek geliştirilmiş bir filtre sistemi. Standart otomobil filtrelerinden 100 kat daha etkili olduğu iddia edilen bu filtreler, Tesla’nın Biyolojik Silah Savunma Modu’nun bir parçası.   Yapılan açıklamaya göre HEPA filtresi bakteri, virüs ve polenlerin yüzde 99.9’unu ortadan kaldırıyor. Hatta Tesla 2016 yılında içi hava kirletici parçacıklarla dolu bir çadırda filtrelerini test etmişti. Test sonucunda da güvenilirliğini iki dakikada temizlediği hava ile ispatlamış oldu. Bununla da kalmadı, ilerleyen dakikalarda aracın dışındaki havayı da vakumlayarak PM 2.5 seviyelerini bile yüzde 40’a düşürmeyi başardı. Hem aracın içerisindeki havayı hem de dışındaki havayı temizlemesiyle beğenileri toplayan Tesla, pandemi döneminde de üzerine düşeni fazlasıyla yapmışa benziyor. Geely Auto - Akıllı Hava Arıtma Sistemi Lotus ve Volvo isimlerini satın alan Çin menşeli otomotiv üreticisi Geely Auto, koronavirüs gibi virüslerden zararlı bakterilerden koruyacak bir otomobil tasarlamak için 53 milyon dolar harcayacağına söz vermişti. Bu açıklamanın üzerinden çok geçmeden Çin pazarı için Icon’u piyasaya sürdü. Icon kompakt bir SUV olarak havayı ve virüsleri temizleyebilen bir filtreleme sistemiyle birlikte geliyor. Bu sistemin en büyük özelliği N95 sertifikalı olması. Akıllı Hava Arıtma Sistemi (IAPS) adı verilen bu sistemle araç içerisinde bakteri ve virüsler de dahil olmak üzere toz ve partiküllerin yüzde 99.7’sinden fazlası izole ediliyor ya da ortadan kaldırılıyor. 0.3’ten küçük partiküllerinse yüzde 95’inden fazlasını yakalayabilen dört katmanlı filtreleme sistemiyle ve N95 sertifikasıyla piyasada ilk! Geely’nin bu SUV modeli 2018 Beijin Motor Show’da tanıttığı konsepte dayanıyor hem benzinli hem de hibrit kurulumlarda sunulması planlanıyor. Şubat ayında yapılan lansmandan önce bile 30 bin ön sipariş alan Icon’lar şimdiden merakla bekleniyor.   Rolls Royse -  Mikro Çevre Arıtma Sistemi  Hijyen teknolojileri yatırımlarda rakiplerden geri kalmayan bir diğer marka da Rolly Royse. Şirketin açıklamasına göre araç içi mikro ortam yeni geliştirilen sistem sayesinde rakiplerinden çok daha temiz. Geliştirilen Mikro Çevre Arıtma Sistemi (MEPS) sensörleri ve nano-fleece filtre teknolojisiyle araç içerisindeki havayı saflaştırıp temizliyor. Araç içerisindeki yolcuları zararlı karbon, polen, virüs ve bakteriyel kirleticilerden koruyan sistem Rolls Royse’un yeni Ghost modellerinde yer alacak. Son derece hassas olduğu iddia edilen sensörlerin sürekli olarak ortam kirliliği seviyelerini algıladığı ve gerektiği durumlarda otomatik olarak sirkülasyon moduna geçtiği ve iki dakikadan kısa bir süre içerisinde içerideki havayı temizlediği söyleniyor.   Son yıllarda özellikle pandemiyle birlikte artan hava kalitesi endişesi Hyundai’yi de harekete geçirdi. Şirket araç hava kalitesini artırmak ve düzenlemek için üç farklı teknoloji geliştirdiğini açıkladı: After-Blow, Multi-Air Mode ve Fine Dust Indicator. After-Blow olarak açıklanan ilk teknolojide klima sisteminin küf tutmasını engellemek için buharlaştırıcıyı kuru tutmak hedefleniyor. Multi-Air Mode’da ise araç içerisine giren havanın dengeli dağılması için klima ızgaralarına eşit şekilde havayı bölüştürüyor. Fine Dust Indicator teknolojisi ise en çok dikkat çekeni. Araç içerisindeki hava kalitesini kontrol etmeye yarayan bu teknoloji, aracın içerisindeki PM 2.5 seviyeleri de dahil olmak üzere havayı temizliyor. Bu teknolojiler ilk olarak Güney Kore’de Hyundai’nin Kia ve Genesis modellerinde yer alacak. Daha sonra teknoloji bütün dünyada satışa çıkacak. Yanfeng UV ışın teknolojisi Araç içi hijyen teknolojilerinde klima ve filtrelerdeki bütün gelişmelerin ötesinde ünlü Çinli tedarikçi Yanfeng, hijyen teknolojisine yeni bir soluk getirdi. Akıllı kabin konseptlerinde ününü kazanan Yanfeng, şimdi de “Wellness pod” adını verdiği cihazla araç içerisindeki hava ve kokuyu UV ışıklarıyla temizliyor. Sağlıklı yaşam konsolu olarak Türkçeye çevirebileceğimiz bu yeni teknoloji aynı zamanda kullanıcı dostu akıllı telefon uygulamasıyla entegre. Araçların içerisine kolayca monte edilebilen bu konsol, yalnızca havayı temizlemekle de kalmıyor, yüzeyleri de temizleyebiliyor. İç yüzeyleri, havayı ve araç içerisindeki kokuyu UV-C ışığıyla yani ultraviyole ışıkla sterilize eden antimikrobiyal bir cihaz olarak piyasaya sürülen Wellness pod, araç içerisinde doğrudan temas edilen yüzeylerdeki bakteri ve virüsleri yüzde 99’a kadar, temas edilmeyen yüzeylerdekileriyse yüzde 95’e kadar yok edebiliyor. Üzerindeki sensör teknolojisiyle hangi noktalara dokunulduğunu, hangi noktaların temizlenmesi gerektiğini etkili bir şekilde algılayabiliyor. Tam araç içi hava temizliği ve yüzey dezenfeksiyonu yaklaşık 30 dakika sürüyor. Multi-Scent Dispensing özelliğiyle de araç içi aromaterapi yaparak sıvı olmayan parfümle emprenye edilmiş polimerler kokularını kuru bir hava dağıtım sistemiyle araç içerisine yayıyor. Ultraviyole ışıklarıyla dezenfeksiyon teknolojisi üzerine çalışan tek firma Yanfeng de değil. Michigan merkezli teknoloji firması GHSP, “grēnlite” adını verdiği bu teknolojiyi CES fuarında tanıttı. Tepe lambası şeklinde aracın içerisine yerleştirilen bu sistemde aracın içerisinde kimse bulunmadığı tespit edildiğinde sterilize işlemi başlıyor. Bu sistem toplu taşıma araçlarında ve pek çok acil servis aracında da kullanılabilecek durumda tasarlanmış. Grēnlite ™, bir aracın boş olduğunu algılayan ve otomatik olarak iç yüzeyleri ve araçtaki havayı işleyen bir doz UV-C ışığı yayan patentli bir entegre akıllı sensör sistemine sahip endüstri lideri UV Angel® teknolojisini kullanıyor. Şirket üretim için kolları sıvamış durumda.