İstanbul Ticaret Odası Sigortacılık Meslek Komitesi Başkanı Özgür Yılmaz, 5 Mart tarihinde DASK Merkez Kampüsü’nde gerçekleştirilen “8 Mart Dünya Kadınlar Günü DASK Kadın Paydaş Buluşması”nda konuştu.

Kadınların ekonomik gücünün ve karar mekanizmalarındaki varlığının Türkiye’nin geleceği açısından kritik olduğunu belirten Yılmaz, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında kadınların daha görünür ve daha güçlü olması gerektiğini ifade etti.

Yılmaz'ın açıklaması şöyle;

8 Mart Dünya Kadınlar Günü DASK Kadın Paydaş Buluşması'nda yalnızca bir günü kutlamak için değil, bir iradeyi konuşmak için toplandık. 8 Mart bir takvim günü değildir. 8 Mart, görünmeyen emeğin görünür olduğu gündür. 8 Mart, cesaretin ayağa kalktığı gündür. Ve biz bugün buradan şunu söylüyoruz; Kadın varsa gelecek vardır. Kadın varsa direnç vardır. Kadın varsa Türkiye vardır.

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk; kadınların toplumdaki yerini bir medeniyet ölçüsü olarak görmüş, ve; “Dünyada her şey kadının eseridir.” demiştir. Bu bir temenni değildir. Bu bir medeniyet manifestosudur. Cumhuriyet, kadınlara seçme ve seçilme hakkını birçok Avrupa ülkesinden önce vermiştir. Cumhuriyet, kadını sosyal hayatın dışına değil, tam merkezine koymuştur. Çünkü Atatürk şunu biliyordu: Bir milletin yükselişi, kadınlarının yükselişiyle mümkündür.

Bugün biz sigorta sektörü olarak; Cumhuriyet’in bize emanet ettiği bu vizyonu, ekonomide, finansal dayanıklılıkta ve afet bilincinde yaşatmak zorundayız. Biz sigortacılar risk konuşuruz, Ama aslında biz umut inşa ederiz. DASK; sadece bir poliçe değildir. DASK; bu milletin zor zamanlarda ayağa kalkma iradesidir. Ve şunu unutmayalım: Afetlerden sonra ilk ayağa kalkanlar çoğu zaman kadınlardır. Aileyi bir arada tutanlar kadınlardır. Umudu yeniden inşa edenler kadınlardır.

Bir annenin finansal bilinci, bir ailenin güvenliğidir. Bir kadının ekonomik gücü, bir toplumun istikrarıdır. Kadın güçlü ise, Türkiye güçlüdür. Bu yüzden kadınların yalnızca sahada değil, karar masasında da güçlü olması gerekir. Bu bir eşitlik talebi değildir, Bu bir ulusal zorunluluktur.

İstanbul Ticaret Odası Sigortacılık Meslek Komitesi olarak biz; kadın girişimciliğini bir sosyal proje değil, bir kalkınma stratejisi olarak görüyoruz. Genç kadın meslektaşlarımızın, “Ben de bu sektörde lider olabilirim” demesi için, rol modeller üretmek zorundayız. Çünkü güçlü rol modeller olmadan, güçlü bir Cumhuriyet inşa edilemez.



Bu ülkenin kadınları… bazen görünmeden çalıştı. bazen alkış almadan mücadele etti. bazen adı anılmadan sorumluluk üstlendi. Ama bu ülke onların omuzlarında yükseldi.

Ve bugün biz buradan şunu ilan ediyoruz: Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında, kadınların ekonomik gücünü büyütmeyen hiçbir strateji başarıya ulaşamaz. Gelin bugün sadece kutlama yapmayalım, Bir söz verelim. Kadınların karar mekanizmalarında daha güçlü olduğu, ekonomide daha görünür olduğu, sigorta bilincinin her eve ulaştığı bir Türkiye için birlikte çalışalım.



Çünkü; Güçlü kadın, güçlü aile demektir. Güçlü aile, güçlü toplum demektir. Güçlü toplum, güçlü Cumhuriyet demektir. Ve güçlü Cumhuriyet… güçlü Türkiye demektir. Sözlerime son verirken, Başta sektörümüzde emek veren kadın meslektaşlarımız olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yürekten kutluyor, Hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum.

Türkiye’de şirketlerin “Siyah Kuğu” endişesi: Sigorta ile risklere hazırlık öne çıkıyor
Türkiye’de şirketlerin “Siyah Kuğu” endişesi: Sigorta ile risklere hazırlık öne çıkıyor
İçeriği Görüntüle