Deniz taşımacılığının insanlık için ve ekonomi için ne kadar önemli olduğunu son birkaç yıl içerisinde birkaç defa test ettik. Maalesef her bir testin sonuçları inanılmaz derecede maliyetler ortaya çıkardı.

İlk olarak 2020 yılı Mart ayı itibari ile Covid-19 salgını ile herkes evlerine kapanıp, temel ihtiyaç maddelerine ihtiyaç arttığı esnada tüm sınırlar kapatıldı, uçaklar, trenler ve kamyonlar parklara çekildiğinde deniz taşımacılığı dünyaya nefes olmaya devam etti. Tedarik zinciri kopmadı. Tabi ki taşıma ücretlerinde doğal olarak artış yaşandı ve bu durum bile dünyadaki tüm ekonomilere enflasyon olarak yansıdı.

Sonra pandemi başlangıcından 1 yıl sonra Ever Given isimli dev konteyner gemisi karaya oturarak Süveyş kanalını tıkadı. Süveyş kanalı bildiğiniz üzere Avrupa’ yı Uzakdoğu ile bağlayan bir kanaldır. Bu kanaldan günde 100 geminin üzerinde gemi geçiş yapar. Bu kanalın 1 haftalık kapanmasının dünya ekonomisine tam hesaplanamamakla birlikte 10’ larca milyar dolarlık maliyeti oluştu. Dünya büyümesi üzerinde %0.2 ila %0.4 oranında olumsuz etki oluşturacağı tahmin edilmektedir.  

Şimdilerde ise Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan savaş durumu neticesinde Karadeniz’ de tam bir kaos durumu hakim olmaktadır. Bugünün verilerine göre Karadeniz limanlarında 94 adet yabancı bayraklı gemi Ukrayna limanlarında hapis kalmış durumdadır. Bu gemilerin seferine izin verilmemekte ve deniz sahası özellikle Azak Denizi içerisinde mayınlar ile ekstra tehlikeli bir durum arz etmektedir. Odessa’ da 3 gemi bombalanarak Odessa’ da batmış durumdadır. Gemilerde bulunan önemli ölçüdeki personel ise Romanya üzerinden tahliye edilmiştir.

Kherson, Berdyansk, Mariupol gibi Ukrayna liman kentleri Rusya kontrolünde olup ciddi anlamda çalışmaz duruma gelmiştir. Odessa, Chornomorsk, Yuzhny, Nikolayev, Izmail limanları ise hala Ukrayna kontrolünde olmasına rağmen giriş çıkışlara müsaade edilmemektedir.  Yukarıdaki savaş durumu sebebi ile Rusya ve Ukrayna gibi buğday ve maden başta olmak üzere önemli tedarik noktası 2 ülkenin limanlarının kapalı veya çok limitli şekilde çalışması dünya ekonomisi üzerinde büyük bir baskı oluşturmaktadır. Ekonomik etkinin büyüklüğü ilerleyen günlerde krizin ne kadar süreceği ile birlikte daha belirgin olarak ortaya çıkacaktır. Fakat kesin olan bir şey varsa bu süreçten kazanan olmayacaktır.

Deniz sigortacılığı olarak bakıldığında ise gemilerin sahip oldukları birkaç çeşit poliçe tipi vardır. Gövde sigortaları (Geminin kasko sigortası), P[ampersand]I sigortası ( Gemilerin zorunlu sorumluluk teminatı), Harp Grev poliçeleri. Harp grev poliçelerinin sefer sahaları dinamik olarak güncellenmektedir. Dünya üzerinde savaş riskleri Londra’ da bulunan Joint War Commitee(Harp Riskleri Komitesi) tarafından risk değişikliği ve harp durumu oluştuğunda güncellenmektedir. Harp teminatı veren sigortacılar da bu güncel bölgelere genellikle 7 günlük teminatlar sağlamaktadırlar ve bu teminatın primini güncel riskin durumuna göre belirlemektedirler.

Karadeniz Rusya Ukrayna savaş durumu sebebi ile riskli bölge ilan edilmiştir. Son yapılan duyuru ile kabaca tarif edersek, Doğu tarafta Gürcistan limanlarının kuzey sınırından, Batı tarafta ise Romanya limanlarının kuzeyinden belirlenen coğrafi çizgi ile nerede ise Karadeniz’ in kuzey yarısı savaş bölgesi ilan edilmiştir. Sigortacılar bugünlerde Ukrayna limanlarına teminat vermemekte Rus limanlarına giden gemiler için ise 7 günlük prim olarak gemi bedelin %1 i ile %5 arasında değişen oldukça yüksek primler talep etmektedirler. Bu primler hele içeride sıkışıp kalmış gemi sahipleri için ödenmesi mümkün primler olmaktan uzaktır. Öte yandan riskin büyüklüğü de sigortacılar adına taşınabilecek büyüklükte değildir.

Sigortacılar açısından önemli bir örnek Arap İsrail savaşı esnasında Süveyş kanalında 1967 – 1975 yılları arasında sıkışıp kalmış olan 15 gemiyi hatırlatmaktadır. Bu gemilere Yellow Fleet (Sarı Filo) adı verilmesinin sebebi tüm gemilerin çöl kumları ile kaplanarak sarı rengi almasıydı. Gemiler serbest kaldıklarında doğal olarak hurda hale dönmüşlerdi. Azak Denizinde ki durumun ne olacağı konusu da şu anda belirsizlik arz ettiği için Deniz sigortacıları adına ve armatörler adına yönetilmesi zor bir durum olarak ortaya çıkmaktadır.

Türkiye’ de ise deni de yolcu taşıyan deniz araçları ile ilgili bir düzenlemenin devreye girdiği   16 Mart 2022 günü Resmi Gazete de yayınlanan Deniz Araçları Mali Zorunlu Sorumluluk Sigortası Tarife Talimat Tebliğ ile ilan edilmiştir. Bu talimat ilanı ile birlikte deniz yolu ile yolcu taşıma sözleşmesine ilişkin TTK hükümleri on ikiden fazla yolcu taşımak için ruhsat almış bir gemi ile yolcu taşındığı takdirde, taşımanın tamamını veya bir kısmını üstlenen veya gerçekleştiren bütün taşıyanların yolcuların ölümünden veya yaralanmalarından doğabilecek sorumluluklarına karşı zorunlu sorumluluk sigortası yaptırma yükümlülüğü getirmektedir. Taşıyanların sahip olması gereken sorumluluk limiti TTK hükümleri ile uyumlu olarak 250,000 SDR ile uyumlu olmak zorunda olacaktır. Bu tutarı USD olarak belirtirsek yolcu başına yaklaşık 400,000 USD bir limite denk gelmektedir. Bu teminata sahip olmayan yolcu taşıyan deniz aracı sahiplerinin teminat limitlerini 1 Mayıs 2022 tarihine kadar uygun limitlere göre temin etmesi gerekmektedir.

Denizcilik Türkiye için her anlamda çok önemlidir. Gelişmekte olan ekonomimiz içerisinde Deniz Taşımacılığı, Yeni Gemi İnşa, Gemi Tamir Bakım endüstrisi, Balıkçılık, Deniz Eğitimi, Klas Kuruluşumuz, Deniz Sigortacılığı, Denizcilik Finansmanı, Deniz Turizmi, Off-Shore endüstrisi, Savunma Sanayi gibi her biri birbirinden önemli konularda stratejik planlarımıza sadık kalmamız ve gerekli yatırımları geri kalmadan yapmamız ülkemiz için çok büyük önem arz ettiği açıktır.

Türkiye’nin denizcileşmesi için hepimiz üzerimize düşen görevleri eksiksiz şekilde yerine getirmeliyiz.

Herkese Barış ve sağlık dolu bir dönem dilerim.