Türkiye Sigortalar Birliği Başkanı Atilla Benli, Sigorta Life Dergi’nin konuğu oldu. Sektördeki tüm gelişmelerle ilgili sorulara içtenlikle cevap veren Benli, özellikle pandemi döneminde sigorta sektörü olarak Türk halkı için ‘kara gün dostu’ olduklarını söyledi. Sigorta Life Dergi’nin bu ay kapak konuğu, Türkiye Sigortalar Birliği Başkanı Atilla Benli oldu. Hem sigorta sektörü, hem de ülke gündemine dair önemli açıklamalarda bulunan Benli, Sigorta Life Dergi Genel Yayın Yönetmeni Merve Özkan’ın sorularını içtenlikle cevapladı.   “SEKTÖRÜMÜZ İSTİKRARLI BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRÜYOR” Sigorta sektörünün özellikle son 9 aydaki rakamlara bakıldığında istikrarlı büyümesinin devam ettiğinin altını çizen Atilla Benli, “Sigorta sektörü yerine getirdiği fonksiyonlar itibarıyla ülke ekonomisi için kritik bir önem taşıyor. Sektörümüz günlük 150 milyon TL’ye yakın tazminat ödeyerek reel ekonomiye büyük bir katkı sağlıyor. Prim üretimine baktığımızda 2020 yılını yaklaşık 83 milyar TL ile kapattık. 2021 yılı eylül ayı itibarıyla 71 milyar TL’ye yakın prim üretimi gerçekleştirdik. Hayat dışı prim üretimi yüzde 21 artışla 58 milyar liraya, hayat prim üretimi yüzde 10 artışla 12 milyar liraya ulaştı. Kısaca 9 aylık veriler ışında hayat dışı branşlarında en çok büyüme sağlayan ilk 5 branştan bahsetmem gerekirse, Genel Sorumluluk yüzde 41; Nakliyat yüzde 41; Kara Araçları yüzde 30; Genel Zararlar yüzde 28; ve Yangın ve Doğal Afetler yüzde 25’lik büyüme ile sıralandı. Sadece eylül ayı özelinde baktığımızda ise sigorta sektörü prim üretiminin bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38 artışla 8 milyar lirayı aştığını görüyoruz. Hayat dışı prim üretimi yüzde 33 artışla 6,5 milyar lira olurken, hayat prim üretimi ise yüzde 62 artışla 1,7 milyar lira oldu. Ocak-Eylül döneminde sigorta sektörü prim üretiminin yüzde 17,5’i hayat, yüzde 82,5’i hayat dışı branşlarından oluştu. Hayat dışı branşlar içinde ise Kara Araçları Sorumluluk yüzde 27 ile en yüksek payı aldı. Bireysel kredi hacmindeki değişim, hayat sigortalarındaki prim üretiminde en önemli etkenlerden biri oldu. 2021 yılının ilk dokuz ayında kredi hacmi, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artarken (BDDK, Eylül 2021), hayat grubu sigortalar branşında brüt yazılan primler bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9 arttı.  Bireysel krediler pazarı enflasyonun üzerinde büyümeye devam ederken hayat sigortalarında primlerin reel olarak azalmasının öncelikli nedeni kredi vadelerine uygulanan sınırlamalar oldu. Geride kalan 9 aylık rakamlar gösteriyor ki sektörümüz istikrarlı büyümesini sürdürüyor” dedi.   “AKTİF TOPLAMIMIZ 338 MİLYAR TL’YE ULAŞTI” Sigorta sektöründeki aktif toplamın 2021 yılının son çeyreği itibariyle 338 milyar TL’ye ulaştığını belirten Benli, “Türkiye’de sigorta sektörü, 2020 yılında aktif toplamını 300 milyar TL sınırının üzerine taşımayı başardı. 2021 yılı üçüncü çeyreğinde ise bu rakam 338 milyar TL’ye ulaştı.  Sigorta sektörümüz bugün Gayri Safi Milli Hasılanın 35 katını aşan 110 trilyon TL’lik teminatla ülkemizdeki yatırımların yapılabilmesi ve sürdürülmesinde kritik rol oynamaya devam ediyor. Son 10 yılda ortalama yüzde 15 büyüyen sigorta sektörünün önümüzdeki 5 yıl boyunca da büyümeye devam etmesini bekliyoruz. Kişi başı harcanabilir gelirin artması, genç ve ekonomik açıdan aktif nüfus ile artan sigorta bilinci de büyüme beklentimizi destekliyor. Bu anlamda ülke ekonomimizin gelişmesine paralel olarak, sigorta sektörünün hızla büyümesini ve finansal piyasalardaki ağırlığının artmasını bekliyoruz. Yıl sonunda ise sigorta sektörümüzde prim üretiminin 100 milyar TL’ye ulaşmasını öngörürken, 12 Kasım 2021 tarihi itibariyle BES fonlarının toplam büyüklüğünün 211,5 milyar TL’ye ulaştığını belirtmek isterim. 2021 yılında BES ve OKS’deki fonların başarılı performansının devam etmesini ve sektörümüzdeki tasarrufların daha fazla artmasını bekliyoruz” diye konuştu.   “SAĞLIK SİGORTASININ ÖNEMİ VATANDAŞ GÖZÜNDE ARTTI” Pandemi döneminde sağlık sigortasının öneminin arttığını ifade eden Atilla Benli, “Pandemi şunu çok net ortaya koydu ki, bireyler için sağlık ve sağlıklı yaşam sürmek en öncelikli konumuz. Bu nedenle pandeminin ilk gününden itibaren sektör olarak gösterdiğimiz ve bu branşa yönelik aldığımız kararlar, sağlık sigortasının önemini vatandaş gözünde önemli oranda artırdı. Sağlık branşında da rakamlar bu durumu destekliyor. Prim üretiminde 2020 yılının ilk 9 ayına kıyasla toplam sağlık sigortacılığında yaklaşık yüzde 23 büyüme elde edildi. Alt branş olan tamamlayıcı sağlık sigortasında ise yüzde 62 oranında bir artış görüyoruz. 2021’de artan tehditler ve veri ihlalleri maliyetini önlemek adına şirketlerin siber saldırılara karşı güvenlik harcamaları artarken, siber risk sigortalarına olan talepte bir artış meydana geldi ve bunun 2022’de artarak devam edeceğini öngörüyoruz. İklim değişikliği kaynaklı olağanüstü hava olaylarındaki artışlar, bireysel sigortalar yanında tarım sigortalarında da önemli bir penetrasyon artışına ve parametrik sigorta, gelir koruma sigortası gibi tüketici ihtiyaçlarına yönelik yeni ürünlerin kurgulanmasına neden olacaktır. Alacak sigortasına yönelik talebin, Devlet Destekli Ticari Alacak Sigortası’nın kapsamının genişletilmesinin de etkisiyle artarak devam etmesini bekliyoruz. Bu alanda yılın ilk 9 ayında 25 milyon TL’ye yakın bir prim üretimi olurken, geçen yılın aynı dönemine göre %35’i aşan oranda bir büyüme gözlüyoruz. Reel sektörün ihtiyaç duyduğu bir diğer sigortacılık ürünü ise kefalet sigortası olup banka teminat mektubuna alternatif olarak kefalet sigortasının sunulabilmesine imkân sağlayacak kanuni düzenlemelerin hayata geçirilmesiyle birlikte bu alanda da önemli bir talep gözlenecektir. Bu ürüne olan talep de diğer finansal sigorta ürünleri gibi günden güne artan bir taleple karşılaşıyor. Yılın ilk 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre %320’lik ciddi bir büyüme ile 50 milyon TL’ye yakın üretim oldu. Öte yandan, cep telefonu sigortaları, kredi kartı işsizlik sigortaları gibi daha küçük teminatlı özel ihtiyaçlara dair sigortalarda birtakım gelişmeler var. Tüketicilerin davranış ve ihtiyaçlarıyla ortaya çıkan bu tip mikro sigorta ürünlerini görmeye devam edeceğiz. Katılım sigortacılığı da sektörümüzün önemli bir gelişim alanı olarak büyümesini hızla sürdürecektir. Faize duyarlı vatandaşlarımızı sigorta güvencesi ile tanıştırmak bizim için önemli bir gelişim alanı. Bu sigortaların, hassasiyetleri nedeniyle henüz sigortayla tanışmamış ya da uzak kalmış kişileri sigortayla tanıştıracağını ve ülkemizdeki sigortalı sayısının artışına önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.   BES’TEKİ SON DURUM NEDİR? Türkiye Sigortalar Birliği Başkanı Atilla Benli, Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki fon büyüklüğünün de arttığına vurgu yaparak, “18 yıldır başarı ile hizmet sunan Bireysel Emeklilik Sistemi’nde 12 Kasım 2021 tarihi itibarıyla fon büyüklüğü 23,3 milyar TL devlet katkısıyla beraber 211,5 milyar TL’ye ulaştı. Katılımcı sayısı OKS ile birlikte toplamda 13 milyon kişiyi geçti. 6,2 milyona yakın çalışanın sistemde devam ettiği otomatik katılımda da toplam 735 milyon TL’yi aşan devlet katkısı ile beraber hızla 15,4 milyar TL fon büyüklüğüne ulaşıldı. Öte yandan mayıs sonunda yapılan değişikliklerle 18 yaş altı katılımcılara BES sözleşmesi düzenlenmeye başlanmasıyla birlikte 12 Kasım 2021 tarihine kadar 11 emeklilik şirketi tarafından 120 bin sözleşmeye ulaşılırken bu sözleşmelerin fon büyüklüğü 138 milyon TL’yi aştı. Temmuz 2021 itibarıyla 18 yaş altı katılımcı hesaplarına yatırılmaya başlanan devlet katkısı ise 15 milyon TL’yi geçti. BES’te hedeflerimiz büyük ve devletimizin teveccühleri bizleri çok heyecanlandırıyor. 2022 yılında 18 yaş altına BES’e olan ilginin artarak devam etmesini beklerken, vakıf ve sandık birikimlerinin devri, öte yandan sistemdeki fonların getirileri ve tasarruf bilincinin artarak devam etmesiyle birlikte katılımcı sayısında 15 milyonun, fon büyüklüğünde ise 300 milyar TL’nin aşılabileceğini öngörüyoruz” şeklinde değerlendirdi. “AZERBAYCAN SİGORTACILAR BİRLİĞİ İLE MUTABAKAT İMZALADIK” Azerbaycan Sigortacılar Birliği ile imzalanan mutabakatın da öneminin altını çizen Benli, “2020 yılının sonlarında Türkiye ve Azerbaycan’da sigorta sektörünün hızlı gelişimine katkı sağlamak amacıyla, Türkiye Sigorta Birliği olarak kardeş ülkemiz Azerbaycan'daki Azerbaycan Sigortacılar Birliği ile mutabakat imzaladık. Bu kapsamda Azerbaycan’da sigorta geleneklerinin oluşturulmasına katkı sağlamak amacıyla Türkiye’deki sektör deneyiminin aktarılması konusundaki çalışmalarımız sürüyor. TSEV’le ortak eğitimler düzenliyoruz. Aynı şekilde Azerbaycan'da sektörün iletişim kanallarının geliştirilmesi ve kamuoyuna bilgi paylaşımlarına destek olmak amacıyla sigortacılık alanındaki yayınlara yardımcı olmaya gayret ediyoruz. Öte yandan Azerbaycan’da, sigorta pazarında yeni bir ürün stratejisi şekillendirmede Türkiye'nin deneyimini kullanmak ve Türkiye'nin reasürans deneyimini Azerbaycan'da uygulamak için çalışmalarımız da sürüyor. İkili iş birliği ve ortak faaliyetler çerçevesinde uygulanacak projelerden biri olan iki kurumun inisiyatif ve organizasyonunda pandemi sonrası dönemde Türk dünyası için ortak bir sigorta forumunun hayata geçirilmesi projemiz de gündemde yer alıyor” diye konuştu.   “2022’DE YENİ ŞİRKET KURULUŞLARIMIZI DUYMAYA BAŞLAYACAKSINIZ” 2022 yılında gündemlerinde özellikle katılım sigortacılığında yeni şirket kuruluşları olacağını açıklayan Atilla Benli, “Gündemimizde birçok konu var. Bunlardan öncelikli olanlarını kısaca sıralamak isterim. Bildiğiniz üzere 2022 yılı itibariyle katılım sigortacılığında yeni şirket kuruluşlarımızı duymaya başlayacağız.  Katılım sigortacılığı sektörümüzün gelişimi için çok önemli bir alan. Faiz hassasiyeti olan vatandaşlarımızın yavaş yavaş bu sigortaya olan ilgisinin artması bizleri sevindirirken, 11 yıllık geçmişine karşın ciddi bir ivme yakalayan söz konusu alanın sektör üretiminin yüzde 5’ine ulaşmasını önemli bir başarı olarak değerlendiriyoruz ve yeni dönemde bu oranın hızla yukarılara çıkacağına inanıyoruz. Öte yandan 18 yaş altı vatandaşlarımızın bireysel emeklilik sistemine dahil edilmesi ile birlikte şirketlerimiz satış ve pazarlama faaliyetlerine başlayarak altyapısal geliştirmelerini hızlandırdılar. Yoğun tanıtım ve iletişim çalışmalarının önümüzdeki dönem artarak devam etmesini bekliyoruz. Benzer şekilde vakıf ve sandıkların emeklilik birikimlerinin BES’e aktarılması ile ilgili düzenlemelerin tamamlanması ile önümüzdeki dönemde aktarımlar başlayacaktır. Bununla birlikte finansal sigortalar önemli büyüme potansiyeli olan bir alan. Bu alanda da devlet destekli alacak sigortasına olan ilginin artmasının yanında kefalet sigortasının her alanda sunulabilmesine imkân sağlayacak kanuni düzenlemelerin hayata geçirilmesine yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Aynı şekilde hayat sigortalarında, eğitim sigortası, yıllık gelir sigortası, uzun süreli bakım sigortası gibi ürünlerin geliştirilmesi gündemimizde yer alacak. Tüm bunlarla beraber önümüzdeki yıllarda iklim değişikliği kaynaklı doğal afetlerin artış göstermesi beklenmekte olduğundan ülkemizde bu alandaki sigorta açığını kapatmak için daha çok çalışmamız gerekecek” dedi.   “HALKIMIZA ‘KARA GÜN DOSTU’ OLDUK” Pandemi dönemi boyunca halkımızın zor günlerden geçtiğini ve sigorta sektörü olarak bu zamanda ‘kara gün dostu’ olduklarını vurgulayan Benli, “Sigorta sektörü olarak ‘kara gün dostu’ olduk. Her zaman söylediğimiz gibi; sigortacılık durmaz, beklemez çünkü sigortacılık zor günlerin işidir. Bu zor günlerde ülkemizin ve milletimizin yanında durduk, elimizi taşın altına koymaktan çekinmedik. Bu nedenle tüm paydaşlarımıza birlik içinde gösterdikleri çaba için sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Sigortanın yaşamın sürdürülebilirliğinde en önemli araçların başında geldiğini birçok kez gördük. Yaşanan her bir olay bunu bize tekrar tekrar gösteriyor. Her daim sigortalılarımızın yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Ekonomimizin sağlıklı ve güçlü bir şekilde büyümesinde sigorta sektörü olarak önemli bir yere sahip olduğumuzun altını çizmek isterim. Sigorta sektörü, yaşanan her türlü olumsuzlukta devletimizin üstündeki ekonomik yükü bir nebze olsa da azaltarak önemli bir sorumluluğu yerine getiriyor. Devletimiz de bu yolda bizlere olan desteğini her daim hissettiriyor. Bunun en güzel göstergesi SEDDK’nın kurulması oldu. Bizleri yakından dinleyen düzenleyici kurumumuzla birlikte son dönemde hızla ilerlemesini sürdüren ve sektörümüzü yakından ilgilendiren uygulamaların hayata geçirilmesiyle birlikte son yıllarda sağlanan ivmenin artarak devam edeceğini düşünüyorum. Bu ivme doğrultusunda önümüzdeki 10 yılı kapsayan dönemde ülkemiz sigorta ve emeklilik sektörlerinin önemli büyüme kat edeceğine inanıyorum” diyerek sözlerini noktaladı.