Son on yılda sigorta sektöründe neredeyse yok sayılan grev, isyan ve sivil karışıklık (SRCC) riskleri, bugün küresel sigorta ve reasürans piyasalarının en hızlı büyüyen kayıp kalemlerinden biri haline geldi. Batı demokrasilerinde artan toplumsal huzursuzluk, mülk hasarlarını ve buna bağlı tazminat taleplerini ciddi biçimde artırırken, bu eğilimin Türkiye’yi de dolaylı ve doğrudan etkilemesi bekleniyor.
Howden Re verilerine göre SRCC kaynaklı sigortalı kayıplar 2013 yılında ihmal edilebilir seviyelerdeyken, 2020–2024 döneminde 8 milyar doların üzerine çıktı. Uzmanlar, bu artışın küresel reasürans maliyetleri üzerinden Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalara da yansıdığını vurguluyor.
Küresel Risk Artışı, Türkiye’nin Reasürans Maliyetlerini Etkiliyor
SRCC kayıplarındaki yükseliş, yalnızca olayların yaşandığı ülkeleri değil, reasürans zinciri üzerinden tüm sigorta piyasalarını etkiliyor. Türkiye’de faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin büyük bölümü, özellikle ticari ve endüstriyel risklerde uluslararası reasürans kapasitesine bağımlı durumda.
Sektör kaynaklarına göre, küresel SRCC hasarlarının artması;
• reasürans fiyatlarının yükselmesine,
• teminat limitlerinin daralmasına,
• bazı poliçelerde SRCC kapsamının sınırlandırılmasına
neden olabiliyor. Bu durumun, özellikle AVM’ler, lojistik merkezleri, sanayi tesisleri ve perakende zincirleri için ek maliyet baskısı yaratması bekleniyor.
Türkiye’de SRCC: Görünmeyen Ama Büyüyen Risk
Türkiye’de SRCC kaynaklı büyük ölçekli sigortalı hasarlar son yıllarda sınırlı kalsa da, uzmanlar riskin tamamen göz ardı edilmesinin doğru olmadığı görüşünde. Artan şehirleşme, büyük ticari alanların yoğunlaşması ve ekonomik dalgalanmalar, SRCC riskini potansiyel bir kırılganlık alanı haline getiriyor. Verisk Maplecroft analizlerine göre siyasi kutuplaşma ve ekonomik belirsizlikler, yalnızca Batı ülkelerinde değil, gelişmekte olan ekonomilerde de SRCC risklerini yukarı çekiyor. Bu çerçevede Türkiye, doğrudan yüksek risk grubunda yer almasa da küresel risk dalgasından etkilenen ülkeler arasında değerlendiriliyor.
Poliçelerde Yeni Dönem: SRCC Daha Seçici ve Pahalı
Küresel eğilimlere paralel olarak, Türkiye’de de SRCC teminatlarının gelecekte daha seçici ve ayrı fiyatlanan bir yapıya bürünmesi bekleniyor. Uluslararası sigorta grupları ve reasürörler, artan risk ortamı nedeniyle SRCC’yi standart teminat paketi içinde sunma konusunda daha temkinli davranıyor. Swiss Re verileri, SRCC taleplerinin son 20 yılda onlar seviyesinden yüzler seviyesine çıktığını gösterirken, bu artışın “piyasa genelinde kalıcı bir eğilim” olduğuna dikkat çekiyor.
Türkiye İçin Kritik Başlık: Risk Modelleme ve Fiyatlama
Uzmanlara göre Türkiye sigorta sektörü açısından önümüzdeki dönemde öne çıkacak başlıklar şunlar olacak:
• SRCC risklerinin daha gelişmiş modelleme araçlarıyla analiz edilmesi
• Ticari poliçelerde lokasyon bazlı fiyatlama yaklaşımının güçlenmesi
• Reasürans programlarında SRCC için ayrı kapasite ve limit planlaması
2024 yılında Lloyd's of London’ın SRCC riskine özel kod tanımlaması ve 2025’te ABD odaklı ilk SRCC afet modelinin yayımlanması, bu riskin artık küresel ölçekte bağımsız bir kategori olarak ele alındığını gösteriyor.
“Niş Bir Risk Değil, Yapısal Bir Başlık”
Allianz Commercial yetkilileri, SRCC’nin geçmişte niş bir ürün olarak görüldüğünü ancak son yıllarda yaşanan büyük olayların sektörü bu algıdan uzaklaştırdığını belirtiyor. Uzmanlara göre, SRCC artık yalnızca politik şiddetle sınırlı değil; ekonomik stres, toplumsal eşitsizlik ve kentleşme gibi faktörlerle birlikte değerlendirilmesi gereken yapısal bir risk alanı.



