Genel Müdür Bekir ENGÜRÜLÜ’nün programdaki açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

“Depremden Zarar Gören Üreticilerimize 30 Milyon TL Hasar Ödemesi Gerçekleştirdik

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat tarihinde meydana gelen deprem sebebiyle özellikle Hayvan Hayat Sigortaları branşında zararlarımız çok oldu. Bitkisel üretimde fazla kayıp yaşamadık. Özellikle arazilerdeki kaymalardan kaynaklı küçük çaplı kayıplar meydana geldi. Deprem bölgesindeki illerde zarar gören sigortalı üreticilerimize yaklaşık 30 Milyon TL hasar ödemesi gerçekleştirdik ve ödemelerimizi tamamladık. Çok sevindirici bir gelişmedir ki; tarımsal düzen bu bölgede yeniden rayına oturmaya başladı ve tarım sigortasının da bu süreçte önemli bir rolü oldu. Hayvan Hayat Sigortaları branşında şunu bir kez daha anladık;  hastalık riskinin de dâhil olduğu geniş kapsamlı sigorta yaptırılmasa dahi, hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilerimizin mutlaka dar kapsamlı dediğimiz, yani deprem, heyelan, yıldırım düşmesi, sel-su baskını, vb. gibi doğal afet risklerinin yer aldığı dar kapsamlı tarife ile sigortasını yaptırmaları son derece önemli. Devletimiz de zaten, yem, vb. destekleri diğer branşlar için verdi. Biz de zararları hızlıca telafi ederek, bu bölgedeki tarımın sürdürülebilirliğine katkıda bulunmuş olduk.

Tarım sigortalarında bir bölgede zarar meydana gelirse, o zararın hemen akabinde hareketlenme oluyor. Doğal olarak, bu bölgede deprem sonrasındaHayvan Hayat Sigortalarında bir artış oldu. Sigortacılıkta en önemli tanıtım, ödenen tazminattır. Ödenen tazminat arttıkça, üreticiye tarım sigortasını daha kolay bir şekilde anlatmış oluyorsunuz. Ben bir kez daha bu vesileyle, bölge halkımıza geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum.

HDI Sigorta ile Antalyaspor arasında yeni iş birliği HDI Sigorta ile Antalyaspor arasında yeni iş birliği

Manisa ve Giresun’daki Üzüm ve Fındık Ürünleri Don Hadisesinden Etkilendi

Türkiye’nin ilkbahar geç donları diye adlandırdığımız don mevsimi, genelde Mart ayının sonunda başlar. Nisan’ın 18’i ile 23’üne kadar bu süreç devam eder. Mart’ın sonundan Nisan’ın 25’ine kadar zirai donun en yüksek düzeyde yaşandığı dönemdir. Bu sene de; 28, 29, 30 Mart ve 1 Nisan’da bazı bölgelerimizde don hadisesi gerçekleşti. Bundan özellikle Manisa ilimiz çok etkilendi. Manisa’dan yaklaşık 24 bin 500 poliçemiz için ihbar aldık. Buradaki ön ekspertizlerin tamamını gerçekleştirdik. Yaklaşık olarak 700 milyon TL hasar tespit ettik. Ancak hasar tutarı, kesin ekspertizlerden sonra netleşmiş olacak. Fındıkta ise, Giresun ve Ordu’da don zararı meydana geldi. Fındıkların bir kısmı da fırtınadan etkilendi. Giresun’da 19 bin, Ordu’da 7 bin civarında poliçe için ihbar aldık. Bunların 3’te ikisini tamamladık. 3’te biri için ise ekspertiz çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Ben de geçtiğimiz günlerde bölgede bulundum ve ekspertiz çalışmalarını çok yakından takip ettim.

Erken Dönemde Hasar Tespiti, Her Ürün ve Risk İçin Doğru Sonuç Vermiyor

TARSİM olarak, herhangi bir hasar meydana gelmesi olasılığına karşı her zaman hazırlıklıyız. Eksper sayımız,  hem Bitkisel Ürün Sigortaları hem de Hayvan Hayat Sigortaları branşında yeterli.  Ancak burada değinilmesi gereken önemli bir husus var. Bu durumu bir örnekle açıklamak isterim.

Portakalda don zararı meydana geldiğini varsayalım. Portakalda don zararı meydana geldiğinde ve siz eksperleri alana ertesi gün yönlendirdiğinizde don hadisesinin emareleri tam olarak tespit edilemez. Ancak 3-4 gün geçtikten sonra üründe kahverengileşme ve kristalleşme meydana gelir. Tadı da acımtırak olur. Bu nedenle, hasarın tam olarak tespit edilebilmesi açısından, bazı ürünlerde ve risklerde, eksperin tespitini erken bir dönemde gerçekleştirmesi çiftçimizin lehine bir durum değil. Aynı durumu, dolu hadisesi için örneklememiz gerekirse; örneğin Malatya’da dolu hasarı var. Doludan hemen sonra eksper alana gidip, ürünü incelediğinde, dolunun vurduğu yerde hücrelerde henüz bozulma olmadığı için zarar olmadığı gibi bir durum ortaya çıkabilir. Buna karşılık, 4-5 gün sonra gidildiğinde, dolunun vurduğu hücrelerde deforme olacağı ve kahverengileşme meydana geleceği için hasar olduğu net olarak görülebilecektir. Keza selde de aynı durum söz konusu. Seranın konstrüksiyonuna verdiği zarar hemen tespit edilebiliyor. Ancak seranın içindeki bitkiler hemen etkilenmiyor. Selden almış olduğu etkiye bağlı olarak, belki 20-25 gün sonra üründe ve bitkide zarar görme söz konusu oluyor. Özellikle mantari hastalıkların gelişmesinden dolayı… Buna karşılık, yangında eksperlerin hemen ve en kısa süre içerisinde alana gitmelerini sağlıyoruz.Çiftçimiz bir hasar meydana geldiğinde haklı olarak, eksper hemen gelsin ve işlemlerini tamamlasın istiyor. Ancak işin doğası gereği bu durum riske ve ürüne göre farklılık gösteriyor. Biz bu durumu göz önünde bulundurarak hareket ediyoruz. Bu nedenle üreticilerimiz, ekspertiz çalışmaları ile ilgili müsterih olsun.

Primlerin Düşürülmesine Yönelik Çalışmalarımız Olacak

TARSİM’in kuruluş amacı üreticinin zararını karşılayarak, tarımın sürdürülebilirliğini sağlamak. Kar amacı bulunmuyor. Bu nedenle, üreticimizin acaba kaybımız karşılanmayacak mı şeklinde endişe etmesine hiç gerek bulunmuyor. Eksperler de alanında bilgili ve sürekli olarak eğitime tabi tutulan kişiler. Eksiklerimiz elbette olabilir. Biz bunları hızlıca tespit edip, gidermeye gayret ediyoruz. Üreticimiz artık az çok nerede riskle karşı karşıya kalacağının bilincinde. Tarım sigortasız olmaz. Primlerin düşürülmesine yönelik çalışmalarımız da olacak.

Sözleşmeli üretim modelinde tarım sigortasının önemli bir yeri bulunuyor. Sözleşmeli tarım ürünlerine ve üretim varlıklarına tarım sigortası zorunlu hale geldi. Bu kapsamında, ben üretici olarak ne üreteceğimi biliyorum ve kime satacağımı biliyorum. Tarım sigortası ile bu süreçteki üretimim güvence altında. Ülkemizdeki üretimin sürdürülebilirliği açısından son derece önemli bir uygulama. Sayın Bakanımız Prof. Dr. Vahit KİRİŞCİ’nin de bu Kanun’un çıkarılarak, uygulamanın hayata geçirilmesinde üstün çabaları bulunuyor. Yönetmeliği de en kısa sürede yayınlanarak, yürürlüğe girecek. Tarım sigortası da bu süreçte üründe bir kayıp olursa noktasında devreye girecek ve üreticinin zararını karşılayacak. 

Alo TARSİM 172 Hattı ile Üreticilerimizin TARSİM’e Daha Hızlı ve Kolay Ulaşmasını Amaçladık

Bugüne kadar üreticilerimize 0850 250 82 77 numaralı Çağrı Merkezimiz üzerinden hizmet sunuyorduk. Üreticilerimizin bize daha kolay ve pratik bir şekilde ulaşabilmesi ve işlemlerini hızlandırabilmesi için, Alo TARSİM 172 numaralı hattı devreye aldık. Çiftçilerimiz bu hat aracılığıyla, hem hasar ihbarında bulunabiliyor; hem de talep ve önerilerini bizlere iletebiliyor.”

Editör: Sigorta Life