Doğan, Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatanın İran veya füzeler değil, sigorta şirketleri olduğunu belirtiyor. Gemilerin gövde sigortası ve P&I (sorumluluk) sigortası olmadan limandan çıkmasının, denizde seyretmesinin ve yük taşımasının mümkün olmadığını vurgulayan Doğan, sigortasız gemilerde kaptan ve mürettebatın görev yapamayacağını, finans kuruluşlarının kargo finansmanı sağlamayacağını aktarıyor.
Yazara göre, gemi sigortaları başta Londra olmak üzere Batı’daki 12 deniz sigortacısı tarafından kontrol ediliyor. Sigortalı bir gemi zarar gördüğünde, sigorta şirketleri gemi başına 1,6 milyar dolara kadar tazminat ödemekle yükümlü. Tankerlerin değeri ise 120 milyon doları aşıyor.
ABD, Hürmüz Boğazı’ndaki kilidi aşmak için devreye girdi. Başkan Trump, ABD Uluslararası Kalkınma Finans Kurumu (DFC) aracılığıyla Körfez’deki gemilere siyasi risk sigortası sağlanmasını ve bunun için 20 milyar dolarlık teminat ayrılmasını talimatlandırdı. Ancak Doğan, uluslararası deniz sigortacıları devreye girmediği sürece bu teminatın tek başına yeterli olmayacağını ifade ediyor.
Bazı gemiler ise “hayalet gemi” olarak adlandırılan yöntemlerle geçiş sağlıyor. Bu gemiler, paravan şirketler aracılığıyla tescil edilip bilinmeyen sigorta şirketlerinden poliçe alıyor ve denizde izlenemiyor. Olası bir kaza veya petrol sızıntısında sigortacının sorumluluğu belirsiz kalıyor.
Doğan, Hürmüz Boğazı’nı kilitleyenin sigorta sistemi olduğunu, kilidi açacak olanın da yine sigorta sistemi olduğunu vurguluyor. Sigorta teminatı sağlanmadığı sürece gemilerin Boğaz’dan geçişi mümkün değil.