Tuğtan, 2025 yılını güçlü finansal sonuçlarla tamamladıklarını belirterek, 2026 yılı stratejilerinde temel odağın hacim büyümesi değil, sürdürülebilir değer yaratmak olduğunu söyledi. Şirketin ana stratejilerinde bir değişiklik öngörmediklerini ifade eden Tuğtan, buna karşın risk senaryolarının dinamik şekilde sürekli güncellendiğini vurguladı.

Şirketin mali yapısına ve operasyonel gücüne değinen Tuğtan, “çok güçlü bir mali yapımız var” ifadesini kullanarak, risk yönetimi, fiyatlama politikaları ve doğru risk seçimi konusunda disiplinli bir yapı yürüttüklerini belirtti. Sahada güçlü bir acente ağıyla çalıştıklarını söyleyen Tuğtan, bu yapı sayesinde sigortalılara daha etkin şekilde ulaştıklarını ifade etti.

Küresel risklerin sigorta sektörüne etkisine dikkat çeken Tuğtan, özellikle büyük ölçekli olayların sektörün stratejik yönetimini zorunlu hale getirdiğini söyledi. Sigorta sektörünün esnek modellerle yönetilmesi gerektiğini belirten Tuğtan, doğru risk seçimi ve doğru fiyatlamanın kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Bu kapsamda oto ve sağlık branşlarının öne çıktığını ifade eden Tuğtan, bu iki alanın doğrudan vatandaşla temas eden ve maliyet dalgalanmalarından en hızlı etkilenen branşlar olduğunu dile getirdi.

Faiz oranları ve ekonomik gelişmelere ilişkin soruları da yanıtlayan Tuğtan, yüksek faiz ortamının sigorta şirketleri için yatırım gelirleri açısından destekleyici olabileceğini ancak bunun her şirket için aynı sonucu doğurmadığını söyledi. Portföy yapısının bu noktada belirleyici olduğunu vurgulayan Tuğtan, Anadolu Sigorta’nın risk dağılımını dengeli yönettiğini belirtti.

Neova Sigorta’dan Asya açılımı: Malezya ve Endonezya’da stratejik temaslar
Neova Sigorta’dan Asya açılımı: Malezya ve Endonezya’da stratejik temaslar
İçeriği Görüntüle

Şirketin yatırım stratejisine de değinen Tuğtan, devlet iç borçlanma senetlerinde vade yapısını kriz öncesinde kısalttıklarını, hisse senedi tarafında ise düşük riskli bir yapı tercih ettiklerini ifade etti. Bu sayede dalgalı piyasa koşullarından sınırlı etkilendiklerini söyledi.

Tuğtan, sigorta sektöründe asıl belirleyici unsurun mali gelir değil teknik gelir olduğunu vurgulayarak, sürdürülebilir yapının hasar maliyetleri ve doğru fiyatlama dengesiyle sağlanabileceğini dile getirdi.

Kasko ve trafik sigortalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tuğtan, son dönemde hasar maliyetlerinin prim artışlarının üzerinde seyrettiğini söyledi. Özellikle kasko branşında maliyet artışlarının teknik dengeyi zorladığını ifade etti.

Türkiye’de kasko sigortalılık oranına da değinen Tuğtan, toplam araç sayısı içinde kasko penetrasyonunun yaklaşık yüzde 26-27 seviyesinde olduğunu, otomobil segmentinde bu oranın yüzde 37-38’e yükseldiğini, sıfır araçlarda ise yüzde 80’lere kadar çıktığını belirtti. Araç yaşlandıkça kasko oranının ciddi şekilde düştüğünü ifade etti.

Kasko fiyatlarına yönelik algıya da değinen Tuğtan, araç değerlerindeki artışa rağmen kasko primlerinin bu artışın gerisinde kaldığını, bu nedenle reel anlamda farklı bir tablo oluştuğunu söyledi.

Sağlık sigortalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tuğtan, fiyatların şirketler tarafından tek başına belirlenmediğini, medikal enflasyon, sağlık hizmet maliyetleri, doktor ücretleri ve ilaç fiyatlarının bu alanda belirleyici olduğunu vurguladı.

Son dönemde sağlık sigortalarında dalgalı bir seyir yaşandığını ifade eden Tuğtan, 2025’in bazı dönemlerinde daralma görülse de 2026’nın ilk çeyreği itibarıyla yeniden artış eğiliminin başladığını söyledi. Türkiye’de sağlık sigortacılığında halen bir koruma açığı bulunduğunu ve bu alanın büyüme potansiyeli taşıdığını ifade etti.

Anadolu Sigorta’nın sosyal sorumluluk projelerine de değinen Tuğtan, “Ormanın Gözleri”, “Anadolu Sigorta Kütüphaneleri” ve “Kurtaran Araç” projeleriyle toplumsal faydaya odaklandıklarını belirtti. Şirketin bu projelerle uzun vadeli sosyal değer üretmeye devam ettiğini söyledi.