TSB verilerine göre sigorta sektörü, enflasyonla mücadeleyi destekleyen fiyatlama politikalarını sürdürürken reel büyümesini de korudu. 2026 yılının ilk çeyreğinde toplam prim üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artarak 304 milyar TL’den 397 milyar TL’ye yükseldi.
Hayat dışı branşlarda prim üretimi 340 milyar TL’ye, hayat sigortalarında ise 57 milyar TL’ye ulaştı. Teknik kâr ise yüzde 39 artış göstererek 46 milyar TL seviyesine çıktı.
Sektörün temel finansal göstergeleri de güçlü büyümeye işaret etti. Toplam aktif büyüklüğü yüzde 59 artışla 4,2 trilyon TL’ye, özsermaye ise yüzde 63 artışla 459 milyar TL’ye yükseldi. Sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 185 olarak gerçekleşirken, brüt ödenen hasar tutarı 151 milyar TL’ye ulaştı.
Ekonomiye 3,5 trilyon TL kaynak sağlandı
Sigorta sektörü, ekonominin en büyük kurumsal yatırımcılarından biri olmayı sürdürüyor. TSB ve Takasbank verilerine göre sektörün ekonomiye sağladığı toplam fon büyüklüğü 31 Mart 2026 itibarıyla 3,5 trilyon TL’ye ulaştı.
Fonların yüzde 28’i kıymetli madenlere endeksli devlet senetlerinde, yüzde 23’ü tahvil ve bonolarda, yüzde 17’si diğer sermaye piyasası araçlarında değerlendiriliyor. Hisse senetlerinin payı yüzde 11 olurken, TL mevduat ve katılım hesaplarının payı yüzde 13 seviyesinde bulunuyor.
2030’da penetrasyon hedefi yüzde 4,7
TSB’nin stratejik hedefleri arasında sigorta penetrasyon oranını artırmak önemli yer tutuyor. 2013 yılında yüzde 1,8 olan sigorta penetrasyon oranı 2025 yılında yüzde 2,6 seviyesine yükselirken, 2030 yılı için hedef yüzde 4,7 olarak belirlendi.
Prim üretiminde de önemli bir büyüme öngörülüyor. 2025 yılında 30,9 milyar dolar seviyesinde bulunan sektör hacminin, planlanan projelerin sağlayacağı katkılarla birlikte 2030 yılında yüzde 62 artışla 50 milyar dolara ulaşması hedefleniyor.
Yaşlanan nüfus sigortacılığın rolünü güçlendiriyor
Türkiye’nin demografik yapısındaki değişim de sigorta sektörünün önemini artırıyor. TÜİK projeksiyonlarına göre 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranı 2000 yılında yüzde 5,7 iken, 2025 yılında yüzde 11,1’e yükseldi. Bu oranın 2050 yılında yüzde 23,1’e ulaşması bekleniyor.
Bu dönüşüm doğrultusunda sektör, sağlık, bakım ve gelir güvencesi alanlarında yeni çözümler geliştiriyor. Tedavi odaklı yaklaşımdan koruyucu sağlık anlayışına geçiş hedeflenirken, tamamlayıcı sağlık sigortaları, dijital sağlık uygulamaları ve uzun süreli bakım çözümleri öne çıkıyor.
2025 yılında sağlık sigortalarında prim üretimi 212 milyar TL’ye ulaşırken, sağlık sigortalı sayısı 8 milyon kişi olarak kaydedildi.
BES ve hayat sigortaları uzun yaşam güvencesini destekliyor
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve hayat sigortaları da yaşlanan nüfusa yönelik finansal güvence mekanizmalarının başında geliyor.
2026 itibarıyla BES fon büyüklüğü 2,5 trilyon TL’ye ulaşırken, katılımcı sayısı 18 milyona yükseldi. Hayat sigortaları tarafında ise fon büyüklüğü 156 milyar TL seviyesine çıktı.
Sektör, uzun vadeli tasarruf alışkanlığının yaygınlaştırılması ve bireylerin ileri yaş dönemlerinde gelir güvencesinin güçlendirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.
Afetlere karşı sigorta temelli koruma kalkanı
TSB, afet risklerinin finansmanında sigorta mekanizmasının daha etkin kullanılmasını hedefliyor. Özellikle deprem riskinin kamu bütçesi üzerindeki yükünü azaltacak modeller üzerinde çalışılıyor.
Bu kapsamda zorunlu deprem sigortasının kapsamının genişletilmesi, DASK’ın daha kapsamlı bir afet finansman yapısına dönüştürülmesi ve ihtiyari deprem sigortalarının yaygınlaştırılması planlanıyor.
2025 yılında DASK prim üretimi 21 milyar TL olarak gerçekleşirken, 2026 yılı itibarıyla sigortalılık oranı yüzde 57,8 seviyesine ulaştı.
İklim risklerine karşı yeni sigorta çözümleri
İklim değişikliğini yalnızca bir risk değil, aynı zamanda yeni bir ekonomik alan olarak değerlendiren sektör, yeşil dönüşümün finansal altyapısını oluşturmaya hazırlanıyor.
İklim Kanunu ile birlikte sigorta sektörünün rolünün güçlendirilmesi, Emisyon Ticaret Sistemi çalışmalarına aktif katılım sağlanması ve 2026 yılında Antalya’da düzenlenecek COP31 Zirvesi’nde sigorta çözümlerinin ön plana çıkarılması hedefleniyor.
Karbon piyasaları, yenilenebilir enerji yatırımları ve sürdürülebilir projelere yönelik yeni sigorta ürünleri geliştirilmesi de gündemde yer alıyor.
Tarım sigortaları gıda güvenliğini destekliyor
İklim değişikliğinin etkilerinin arttığı dönemde tarım sigortaları stratejik önem kazanıyor. TARSİM kapsamında geliştirilen uygulamalarla çiftçilerin gelir kayıplarının azaltılması ve üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması amaçlanıyor.
2025 yılında tarım sigortalarında prim üretimi 55,4 milyar TL’ye ulaşırken, sigortalanan tarımsal varlık büyüklüğü 1,4 trilyon TL oldu. Aynı dönemde üreticilere ödenen tazminat tutarı ise 33 milyar TL olarak gerçekleşti.
Katılım sigortacılığı finansal kapsayıcılığı artırıyor
TSB verilerine göre katılım sigortacılığı da büyümesini sürdürüyor. Dayanışma ve risk paylaşımı esasına dayanan sistem sayesinde sigorta ürünlerine erişimde yeni kitlelere ulaşılması hedefleniyor.
2025 yılında katılım sigortacılığı prim üretimi 70,1 milyar TL’ye yükselirken, hayat dışı branşlarda pazar payı yüzde 6,4 olarak gerçekleşti. BES tarafında faizsiz fonların toplam fonlar içindeki payı ise yüzde 38 seviyesine ulaştı.
Sektör, uluslararası iş birlikleri ve yeni ürün geliştirme çalışmalarıyla katılım sigortacılığının sigorta penetrasyonuna daha güçlü katkı sağlamasını amaçlıyor.