Ray Sigorta CEO’su Koray Erdoğan “CEO Notları” serisinin 5. yazısında, değişen koşullar karşısında yönetim anlayışının da sürekli yenilenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Erdoğan, iş dünyasında aynı kararların farklı koşullarda bambaşka sonuçlar doğurabileceğini vurgularken, sürdürülebilir başarının küçük denemeler, sürekli sorgulama ve değişime uyum sağlama becerisinden geçtiğini belirtiyor.
Ray Sigorta CEO’su Koray Erdoğan yazısının tamamı şu şekilde; İş dünyasında en sık tekrarlanan sözlerden biri şudur:
“Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklemek aptallıktır.” Bu söz yıllardır Albert Einstein’a atfedilir. Doğru mudur? Belki... Ama yöneticilik yaptığım yıllar boyunca bu sözü hiçbir zaman mutlak bir doğru olarak görmedim. Belki laboratuvar ortamında... Belki fizik, kimya ya da matematikte... Ama şirket yönetiminde hayat bu kadar basit değildir.
Çünkü şirketler laboratuvar değildir. Yönetim de matematik değildir. İnsan vardır. Rekabet vardır. Ekonomi vardır. Siyaset vardır. Savaş vardır. Pandemi vardır. Regülasyon vardır. Kısacası... Her gün değişen bir dünya vardır.
Ve tam da bu nedenle, iş hayatında aynı karar her zaman aynı sonucu doğurmaz. Bazen aynı kararı alırsınız, aynı stratejiyi uygularsınız, hatta aynı ekiple yola devam edersiniz... Ama çok farklı sonuçlarla karşılaşırsınız. Çünkü sonucu belirleyen yalnızca sizin ne yaptığınız değildir. O kararı hangi koşullarda aldığınız da en az kararın kendisi kadar önemlidir.
Dün çok doğru olan bir karar, bugün sizi büyük bir hataya sürükleyebilir. Dün büyümek en doğru stratejiyken, bugün büyümemek en doğru karar olabilir. Dün risk almak cesaret göstergesiyken, bugün risk almamak şirketinizi ayakta tutan karar olabilir. İşte bence yönetimin en zor taraflarından biri de burada başlıyor. Doğru kararların ömrü, içinde bulunduğunuz koşullar kadardır.
Bu yüzden başarılı liderler geçmişte işe yarayan kararların esiri olmazlar. Her gün yeniden düşünürler. Her gün yeniden öğrenirler. Her gün yeniden sorgularlar. Çünkü yönetimde en büyük risk yalnızca hata yapmak değildir. Dünün doğrularına, bugün hâlâ doğru olduklarını sorgulamadan bağlı kalmaktır. Peki bunu nasıl yapacağız?
Her değişimde bütün stratejiyi çöpe atarak mı? Her yeni gelişmede başka bir yöne koşarak mı? Elbette hayır. Ben değişimin büyük sıçramalardan önce küçük denemelerle başlaması gerektiğine inanıyorum. Yeni fikirleri önce küçük ölçekte denemek... Sonuçlarını görmek... Hataları erkenden fark etmek... İşe yaradığını gördüğünüz uygulamaları ise hızla bütün organizasyona yaymak... Bence sürdürülebilir başarının yollarından biri budur.
Çünkü değişen dünyaya uyum sağlamak için önce değişimi fark etmeniz gerekir. Bunun için de merak etmek, soru sormak, ezberleri sorgulamak ve gerektiğinde farklı yöntemleri deneyecek cesareti göstermek gerekir. Ama burada çok önemli bir ayrım var. Her farklı sonuç, sizin farklı bir şey yaptığınız anlamına gelmez. Bazen değişen siz değilsinizdir. Değişen dünyadır.
Aynı kararlar... Aynı ekip... Aynı strateji... Değişen koşullar altında size bambaşka sonuçlar getirebilir.
İşte bu yüzden ben o meşhur sözü biraz farklı söylüyorum: Aynı şeyleri yaparak her zaman aynı sonuçları alacağınızı düşünmek de en az o kadar büyük bir yanılgıdır.
Kıssadan hisse... Yönetmek, geçmişte doğru olanı tekrar etmek değildir.
Yönetmek; neyin değiştiğini anlayıp, dünün doğrularını gerektiğinde sorgulayarak, değişen dünyada her gün yeniden doğru kararı verebilmektir.