SEKTÖR

Dr. Ahmet Genç'in kaleminden: Sigortacılıkta yeni nesil tanıtım ve bilinçlendirme stratejisi gerekliliği

Eski Hazine ve Maliye Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Ahmet Genç, Sigorta Life'a özel yazdığı yazısında sigortacılık sektörünün büyüme ve kârlılık performansını değerlendirerek, sektörün gelişimi için tanıtım ve bilinçlendirme faaliyetlerinin yeniden yapılandırılması gerektiğine dikkat çekti. Keyifli okumalar...

Yakın zamanda açıklanan 2026 yılı ilk yarı verileri çerçevesinde ülkemiz sigortacılık sektörünün belli ölçüde büyüdüğü ve kar elde ettiği, ancak hem büyümenin hem de karlılığın yeterli seviyede olmadığı görülmüştür. Göstergelere göre, sigorta pastasının büyütülmesi kısmının kısıtlı kaldığı, daha ziyade mevcut pastanın bölüşüldüğü anlaşılmaktadır.

Bu kısır döngünün kırılması ve sektörün istenilen seviyeye ulaşabilmesi için yapılması gereken pek çok iş bulunmaktadır. Bu işlerle ilgili olarak kısaca; teminat bulunamayan risklere teminat sağlanması için gerekli çözümlerin oluşturulması, mevcut zorunlu sigortalarda sigortasızlığın minimize edilmesi (tehlikeli maddeler sorumluluk, tüp gaz sorumluluk, kıyı tesisleri sorumluluk vb.), yeni ürün sunumunun teşviki, müşteri talebine uygun terzi usulü ürünlerin sunulması, hayat sigortacılığının yapılacak yeni düzenlemelerle önünün açılması gibi pek çok öneride bulunulabilir.

Bu önerilerle birlikte öncelikle ve sürekli yapılması gereken iş ise tanıtım ve bilinçlendirme faaliyetleridir.

Kamu tarafından hazırlanan ilk Tanıtım ve Bilinçlendirme Strateji Belgesi 2011 yılına aittir. O zamandan bu zamana kadar bu Belge üzerinde yenileştirme çalışması yapılmadığı gibi, ilk yıllardaki faaliyetler zaman içerisinde yavaşlamış geriye yalnızca “Sigortacılık Haftası” faaliyeti kalmıştır. Bu nedenle her şeyden önce Tanıtım ve Bilinçlendirme Strateji Belgesi’nin günümüz şartlarına göre yenilenmesi gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki tanıtım ve bilinçlendirme anonimdir reklam ise özeldir. Bu yönleriyle farklıdırlar.

Tanıtım ve Strateji Belgesi yenilenir iken günümüzün teknolojik gelişmeleri elbette göz önünde tutulacaktır. Ancak her şeye rağmen yüz yüze görüşmeler önemini hiçbir zaman kaybetmez. Bu nedenle yapılacak tanıtım ve bilinçlendirmenin hedef kitlesi gruplara ayrılarak etkin ve olabildiğince yüz yüze (sosyal medya, medya, diğer dijital araçlara ilave olarak) anlatım yapılmalıdır.

Yapılacak gruplaştırmalar için kişisel önerilerimi burada kısaca sunmak istiyorum. Öncelikle bireyler&firmalar şeklinde temel bir gruplaştırma yapılabilir. Açıktır ki bireylerin ve firmaların sigorta ihtiyaçları farklıdır.

Bireyler de kendi arasında gruplaştırılabilir. Çalışanlar, çalışmayanlar, emekliler gibi. Aynı şekilde özel sektör çalışanları, kamu çalışanları gibi. Bireyler için yaş gruplaştırmaları olabilir. Cinsiyet gruplaştırmaları olabilir. Bireylerin yaşadığı yerleşim yerlerine göre tanıtım ve bilinçlendirme yapılabilir. Coğrafi bölgelerin özellikleri farklıdır. Bu özelliklere göre sigorta arzı söz konusu olabilir.

Yine bireyler eğitim durumuna göre de sınıflandırılabilir. Aynı şekilde mezun olunan bölüm/meslek bakımından da gruplaştırılabilirler. Ayrıca bireylerin mensup oldukları sendikalar, dernekler, diğer sivil toplum kuruluşları üzerinden de bilinçlendirme ve tanıtım faaliyetleri yürütülmesi mümkündür. Okullarda da bu faaliyetler yürütülmelidir. Bir yandan müfredatın bir parçası haline gelmeli diğer yandan da tüm öğrencileri (ilköğretim, orta öğretim, üniversite) bilinçlendirici programlar yapılmalıdır.

Firmalar ya da tüzel kişilerin de gruplara ayrılarak her bir gruba tanıtım ve bilinçlendirme programları yapılması mümkündür. Örneğin ticaret erbabı, sanayiciler, esnaf şeklinde gruplaştırma yapılarak tanıtım ve bilinçlendirme programları düzenlenmesi gibi.

Ayrıca TOBB nezdinde bulunan 60 adet sektör meclisi baz alınarak (bunlardan ikisi sigortacılıkla ilgili olduğundan kalan 58) bu meclislerde temsil edilen sanayici ya da ticaret erbabına bu gruplaşma çerçevesinde tanıtım ve bilinçlendirme çalışmaları yapılabilir.

Geçmiş tecrübeme dayanarak ifade ediyorum. Ticaret ya da sanayi odalarında yapılan tanıtım ve bilinçlendirme programlarına çoğunlukla sigorta acenteleri ya da sektörde çalışanlar geliyor. Tüccar ya da sanayici gelmiyor. Böyle olunca esas hedef kitleye ulaşılamıyor. Bu nedenle bir şekilde reel sektör erbabının sigorta sektörüne olan ilgisinin artırılması gerekiyor.

Vaktiyle icraya koyduğumuz Tanıtım ve Bilinçlendirme Stratejisi çerçevesinde Konya’da sanayicilerle bir toplantı düzenlenmişti. Gerçekten toplantı salonu tamamen sanayicilerle dolu idi. Nedeni sonradan anlaşıldı. Birileri demiş ki “devletin size vereceği destekler ve hibeler konuşulacak” o nedenle salon dolmuş. Sigorta sunumları başlayınca salon reaksiyon gösterdi “biz bunun için gelmedik sigorta bizi ilgilendirmiyor” diye.

Diğer önemli bir konu kuşkusuz mutlaka her bir grup için “tanıtım materyallerinin” önceden hazırlanmasıdır. Bu aşama her aşamadan daha önemlidir. Sigortanın gerekliliği hiçbir tereddüde yer bırakılmadan bu materyallerle ortaya konulmalıdır.

Sigortacılığı kendi kendimize ya da zaten bilenlere anlatmak yerine kabuğumuzu kırıp bu sert kabuğun dışında kalan reel sektöre anlatmanın yollarını bulmak zorundayız. Burada da görev hem kamuya hem de meslek örgütlerine düşmektedir. Saygılarımla.