Deprem gerçeğinin gündemden düşmediği Türkiye’de sigorta bilincinin artmasıyla birlikte konutunu güvence altına almak isteyenlerin sayısı da yükseliyor. Uzmanlar ise yalnızca DASK yaptırmanın yeterli olmadığını, konutun tam anlamıyla korunabilmesi için iki poliçenin birbirini tamamlayan ürünler olduğuna dikkat çekiyor.
DASK yalnızca belirli riskleri güvence altına alıyor
Zorunlu Deprem Sigortası, deprem ve depremin neden olduğu yangın, infilak, tsunami ile yer kaymasının binada oluşturduğu maddi zararları belirlenen teminat limitleri çerçevesinde karşılıyor. Poliçe yalnızca yapıyı kapsarken, evin içindeki eşyalar bu teminatın dışında kalıyor. Ayrıca DASK, binanın yeniden inşa maliyetini belirlenen üst limitler doğrultusunda güvence altına alıyor. Oluşabilecek zararın poliçe limitini aşması halinde kalan tutar sigortalının sorumluluğunda olabiliyor.
Konut sigortası daha geniş bir koruma sunuyor
Konut sigortası ise yalnızca deprem riskine odaklanmıyor. Poliçenin kapsamına göre yangın, hırsızlık, su baskını, fırtına, dolu, duman, dahili su, cam kırılması ve elektronik cihaz hasarları gibi birçok farklı risk güvence altına alınabiliyor. Bunun yanı sıra eşyalar da poliçe kapsamına dahil edilebiliyor. Bazı konut sigortalarında komşuya verilen zararlar, kira kaybı, alternatif konaklama masrafları ve asistans hizmetleri gibi ek teminatlar da sunulabiliyor. Bu nedenle konut sigortasının kapsamı, poliçe hazırlanırken seçilen teminatlara göre değişiklik gösterebiliyor.
Uzmanlar iki poliçenin birlikte değerlendirilmesini öneriyor
Sigorta uzmanları, DASK ile konut sigortasının birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olduğunun altını çiziyor. DASK yasal olarak zorunlu bir sigorta ürünü olurken, konut sigortası isteğe bağlı olarak yaptırılıyor. Ancak özellikle deprem kuşağında yer alan Türkiye’de yalnızca DASK yaptırmanın yeterli koruma sağlamayabileceği belirtiliyor.
Konut sahiplerinin poliçe satın almadan önce teminat limitlerini, muafiyetleri ve istisnaları dikkatle incelemesi, ihtiyaçlarına uygun ek teminatları değerlendirmesi öneriliyor. Böylece olası bir afet veya beklenmedik hasar durumunda hem bina hem de evde bulunan eşyalar için daha kapsamlı bir güvence sağlanabiliyor.