SEKTÖR

Apartman ve site yönetimlerinde “DASK yeterli” yanılgısı: Uzmanlar ek teminat uyarısı yapıyor

Apartman ve site yönetimlerinde sigorta konusunda en sık yapılan hatalardan biri “DASK varsa bina güvendedir” düşüncesi olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre bu yaklaşım, ortak yaşam alanlarında ortaya çıkabilecek çok sayıda riski göz ardı ediyor ve ciddi mali sorumluluklara yol açabiliyor.

DASK’ın yalnızca deprem kaynaklı belirli yapısal zararları karşıladığına dikkat çekilirken, ortak alanlarda meydana gelen su hasarı, asansör arızası, teknik ekipman zararları, iş kazaları ve üçüncü şahıs sorumlulukları gibi risklerin kapsam dışında kaldığı vurgulanıyor.

Uzman değerlendirmelerine göre apartman ve sitelerde poliçelerin ya hiç yapılmadığı, ya eksik düzenlendiği ya da mevcut sigortaların kritik teminat boşlukları içerdiği görülüyor. Özellikle ortak alan kapsamı, 3. şahıs mali sorumluluk, işveren sorumluluğu, makine kırılması ve izolasyon eksikliği gibi başlıkların sıklıkla gözden kaçtığı ifade ediliyor.

Sektör temsilcileri, doğru kurgulanmış bir apartman sigortasının olası hasarlarda “kim ödeyecek?” sorusunu büyümeden ortadan kaldırabildiğini belirtiyor. Eksik veya yanlış düzenlenen poliçelerin ise hasar anında aidat artırımı ve ek ödeme baskısı doğurduğu ifade ediliyor.

Ortak alan sigortalarının kapsamı ise çatı, merdiven, asansör, otopark, hidrofor, su depoları, tesisatlar ve sabit kıymetler gibi alanları içeriyor. Ancak bu teminatların yalnızca ortak mülkiyeti kapsadığı, daire içindeki kişisel eşyaların kapsam dışında kaldığı hatırlatılıyor.

“DASK tek başına yeterli değil” uyarısı

DASK’ın bina için temel bir güvence sağladığı ancak ortak alanların tamamını kapsamadığı vurgulanıyor. Özellikle çatı, teknik ekipman, ortak tesisatlar ve sorumluluk riskleri için ek sigorta ihtiyaçlarının bulunduğu belirtiliyor. Uzmanlar ayrıca su hasarlarının her durumda standart şekilde karşılanmadığını, özellikle eski binalarda izolasyon eksikliğinin teminat kapsamını etkileyebildiğini ifade ediyor.

Eksik sigorta bedeli riski

Bir diğer önemli uyarı ise poliçe bedellerine ilişkin. Bina değeri, demirbaşlar ve ortak ekipmanların eksik hesaplanması durumunda, hasar ödemelerinin de orantılı olarak düşebileceği belirtiliyor. Bu nedenle yalnızca sigorta yaptırmanın değil, doğru bedelle yaptırmanın da kritik olduğu ifade ediliyor.

Asansör, hidrofor, pompa ve kamera sistemleri gibi teknik ekipmanlarda meydana gelebilecek arızaların “makine kırılması teminatı” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Ayrıca site içerisinde görev yapan temizlik, güvenlik ve teknik personel için işveren sorumluluk sigortasının önemine dikkat çekiliyor.

Üçüncü şahıs sorumluluğu en çok gözden kaçan başlık

Uzmanlara göre en sık ihmal edilen teminatlardan biri de üçüncü şahıs mali sorumluluk sigortası. Ortak alanlarda misafir, kurye veya ziyaretçilerin zarar görmesi halinde oluşabilecek hukuki ve mali yükün bu teminat kapsamında değerlendirilebildiği ifade ediliyor.

Sektör temsilcileri, apartman ve site yönetimlerinin sigorta poliçelerini yalnızca bir zorunluluk olarak değil, toplu yaşamın finansal güvenlik kalkanı olarak değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor.