Türkiye Sigorta Birliği (TSB) verilerine göre, kasko sigortası kamuoyunda çoğu zaman yüksek primli ve pahalı bir ürün olarak değerlendiriliyor. Ancak veriler, bu algının tek başına tabloyu yansıtmadığını ortaya koyuyor.
2025 Verileri: Nominal artış, reel düşüş
2025 yıl sonu itibarıyla kasko poliçeleri kapsamında:
-Poliçe prim üretimi: 161,9 milyar TL
-Nominal prim değişimi: +%33
-Enflasyon ve yeni poliçe etkisinden arındırılmış reel değişim: -%5,9
Nominal artışın yüksek görünmesine rağmen, reel değişimin negatif seyretmesi, prim artışlarının enflasyon ve yazılan poliçe artışından ayrıştırıldığında sınırlı kaldığını gösteriyor. TSB, kasko primlerinin yalnızca “etiketteki artış oranı” ile değil, sağladığı koruma ve sigortaladığı varlığın değeri ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
2026 Ocak verileri: Benzer görünüm sürüyor
Ocak 2026 verilerine göre:
-Poliçe prim üretimi: 15,6 milyar TL
-Nominal prim değişimi: +%24
-Reel değişim (enflasyon ve yeni poliçe etkisinden arındırılmış): -%9,5
Burada da nominal artış yüksek görünse de, reel değişim primlerin gerçek değerini dikkate aldığında artış olmadığını ortaya koyuyor.
TSB’den analiz
TSB yetkilileri, kasko primlerinde nominal artışın devam ettiğini ancak enflasyondan arındırıldığında reel değişimin 2025’te -%5,9, Ocak 2026’da ise -%9,5 seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Bu veriler, kamuoyunda zaman zaman dile getirilen “kasko çok pahalı” algısının gerçeklerle birebir örtüşmediğini gösteriyor.
Uzmanlar, kasko sigortasının sunduğu geniş teminat yapısı dikkate alındığında, fiyatların reel olarak dengeli bir yapıda ilerlediğini vurguluyor. Kasko poliçeleri; çarpma-çarpışma, çalınma, doğal afet ve ihtiyari mali sorumluluk gibi teminatları kapsayarak sigortalılara kapsamlı bir koruma sağlıyor.