SEKTÖR

TARSİM Genel Müdürü Bekir Engürülü: Gelecek tarımsız, tarım sigortasız olmaz

TARSİM Genel Müdürü Bekir Engürülü, “İsmail Öztürk ile Sigorta Life” programında Türkiye’de tarım sigortalarının mevcut durumunu, üreticilerin sigortalılık oranlarını, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini, TARSİM’in hasar sonrası ödeme kapasitesini ve yeni dönem çalışmalarını değerlendirdi.

TARSİM Genel Müdürü Bekir Engürülü, CNBC-e ekranlarında yayınlanan "İsmail Öztürk ile Sigorta Life" programında Türkiye’de tarım sigortalarının mevcut durumunu, üreticilerin sigortalılık oranlarını, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini, TARSİM’in hasar sonrası ödeme kapasitesini ve yeni dönem çalışmalarını değerlendirdi. Türkiye’de sigortalanabilir tarım alanlarının yaklaşık yüzde 30’unun sigortalandığını belirten Engürülü, 2025 yılında yaşanan don afeti sonrasında yaklaşık 35 milyar liralık tazminat ödemesi gerçekleştirdiklerini söyledi. Engürülü, Gelir Koruma Sigortası ve parsel bazlı verim sigortası çalışmalarının da sürdüğünü belirterek, “Üreticimizin TARSİM’i kendisinin garantisi olarak görmesini istiyoruz. Gelecek tarımsız, tarım da sigortasız olmaz” dedi.

“TARSİM, Türkiye’nin tarım sigortası markası”

TARSİM’in Tarım Sigortaları Havuzu’nun kısaltılmış adı olduğunu belirten Engürülü, Türkiye’de tarım sigortalarının marka isminin TARSİM olduğunu söyledi. TARSİM’in bitkisel üretim, hayvancılık ve su ürünleri alanlarında üreticilerin karşılaşabileceği riskleri ve gelir kayıplarını karşılamak, üretimin devamlılığını ve sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla oluşturulduğunu ifade eden Engürülü, sistemin kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle yürütüldüğünü dile getirdi.

Tarım sigortalarının yalnızca özel sektörün rekabetine dayalı bir sistem içerisinde yürütülmesinin kolay olmadığını belirten Engürülü, “Her yıl hasar olması nedeniyle tarım sigortasını sürdürebilmek çok olanaklı değil. Bunu yapabilmek için devletin işin içerisinde olduğu, sivil toplumun ve özel sektörün beraber çalışacağı ve devletin de destek verdiği bir sisteme ihtiyaç var. Türkiye’de bu sistem TARSİM olarak ifade ediliyor” dedi. TARSİM poliçelerinin tarım sigortası branşında lisans almış sigorta şirketleri tarafından üreticilere ulaştırıldığını aktaran Engürülü, 23 sigorta şirketinin sistem içerisinde yer aldığını söyledi. Sigorta şirketleri, acenteler, brokerlar, bankalar ve diğer aracı kuruluşların üreticiye ulaşmada görev yaptığını belirten Engürülü, düzenlenen poliçelerin TARSİM poliçesi olduğunu ve şirketler arasında teminat açısından bir fark bulunmadığını kaydetti.

“İklim değişikliği afetlerin sıklığını ve şiddetini artırıyor”

TARSİM’in kuruluşunda iklim değişikliğinin önemli bir etken olduğunu belirten Engürülü, Türkiye’nin Akdeniz havzasında yer alması nedeniyle iklim değişikliğinden ciddi şekilde etkilendiğini söyledi. İklim değişikliğinin tarım açısından en önemli sonuçlarından birinin afetlerin hem sıklığının hem de şiddetinin artması olduğunu ifade eden Engürülü, geçmişte de dolu, sel ve benzeri afetlerin yaşandığını ancak son yıllarda bu olayların daha sık ve daha şiddetli görüldüğünü belirtti.

“Tarımda her şeyi kontrol edemiyoruz” diyen Engürülü, tarımsal üretimin açık alanda yapılmasının üreticiyi doğal afetlere karşı daha savunmasız hale getirdiğini söyledi. Engürülü, “Dolu yağdığı zaman tarlanın üzerine şemsiye çekemeyiz. Üreticinin bütün bir yılını verdiği ürün bir anda yok olabiliyor. Tam her şeyi ürettiniz, domatesi diktiniz, gübresini attınız, ilacını verdiniz, her şeyi tamamladınız ama bir dolu yağdı ve ürün gitti. Gelecek sene o üretime nasıl devam edeceksiniz? Ailenizi nasıl geçindireceksiniz?” ifadelerini kullandı.

Hayvancılıkta da benzer risklerin bulunduğunu belirten Engürülü, hayvan kayıplarının üreticiler açısından ciddi ekonomik sonuçlar doğurabildiğini söyledi. “Bir hayvan bir başkası için önemli olmayabilir ama ailesini geçindiren üretici için çok önemli. O hayvanı yerine koyabilmek lazım. Bunun için de sigorta sistemine ihtiyaç var” diyen Engürülü, TARSİM’in temel amacının üreticinin üretime devam edebilmesini sağlamak olduğunu vurguladı.

“Gıda güvenliği milli savunma kadar önemli”

Pandemi ve sonrasında yaşanan savaşlarla birlikte dünyada gıda milliyetçiliğinin arttığına dikkat çeken Engürülü, ülkelerin kendi vatandaşlarının gıda ihtiyacını karşılamayı önceliklendirdiğini söyledi. Gıdanın stratejik bir alan haline geldiğini belirten Engürülü, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir konu olduğunu ifade etti. Engürülü, “Paranız olabilir ama ürünü alamıyorsunuz. Çünkü ülkeler önce kendi vatandaşının ihtiyacını karşılamaya çalışıyor. Açlık bir ülkenin yönetiminde en büyük risklerden biridir. Gıdanın sağlanması bakımından üretimin sürdürülebilir olması hayati ve stratejiktir” dedi. Bu nedenle üreticiyi koruyacak mekanizmalara ihtiyaç olduğunu belirten Engürülü, tarım sigortalarının bu noktada kritik rol üstlendiğini söyledi.

“Sigortalanabilir alanların yüzde 29,55’i sigortalı”

Türkiye’de Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı yaklaşık 169 milyon dekar alan bulunduğunu belirten Engürülü, bunun tamamının sigortalanabilir olmadığını söyledi. Devlete ait alanlar, meralar ve sigortalanması mümkün olmayan diğer alanlar çıkarıldığında yaklaşık 149 milyon dekar sigortalanabilir tarım arazisinin bulunduğunu ifade eden Engürülü, geçen yıl ilk kez 40 milyon dekar alanın sigortalandığını açıkladı. Bu rakamın sigortalanabilir alanların yüzde 29,55’ine karşılık geldiğini belirten Engürülü, “Yaklaşık yüzde 30’unu sigortaladık. Ama yetmez. Bizim temel noktamız ulaşılmayanı ulaşmak, haberdar olmayanı haberdar etmek ve eksik bilgiyi düzeltmek” dedi. Önceki yıllarda sigortalılık oranının yüzde 22-23 seviyelerinde olduğunu belirten Engürülü, son dönemde yaşanan afetlerin üreticilerin sigortaya yönelik farkındalığını artırdığını söyledi.

2025 don afeti sonrası 35 milyar liralık tazminat

2025 yılında Türkiye genelinde etkili olan don afetinin büyük bir hasara neden olduğunu belirten Engürülü, TARSİM’in güçlü reasürans yapısı sayesinde üreticilerin zararlarının karşılandığını söyledi. Geçen yıl yaklaşık 35 milyar liralık tazminat ödemesi gerçekleştirdiklerini açıklayan Engürülü, ödemelerin üreticilerin güvenini artırdığını belirtti. Manisa’da yaklaşık 12 milyar lira hasar tazminatı ödendiğini aktaran Engürülü, Malatya’da kayısı üreticilerine yaklaşık 3,8 milyar lira, fındık üreticilerine 3,5 milyar lira ve elma üreticilerine yaklaşık 3 milyar lira ödeme yapıldığını söyledi. Engürülü, “Üretici bu ödemeleri görünce ve en kısa sürede aldığında ‘Benim artık başka çıkar yolum yok, bu olaylarla karşılaşacağım ve TARSİM bunu tazmin ediyor’ dedi. Bu noktada sigortalılık bilincinde ciddi bir artış görüyoruz” ifadelerini kullandı. Hayvancılıkta da yaklaşık 30 milyon büyükbaş ve küçükbaş hayvanın sigortalandığını belirten Engürülü, bunun Türkiye’de kayıtlı hayvan varlığının yaklaşık yüzde 56’sına karşılık geldiğini söyledi.

“Sigortalılıkta yüzde 100 hedefliyoruz”

Sigortalılık oranındaki artışın yeterli olmadığını belirten Engürülü, hedeflerinin üreticilerin tamamına ulaşmak olduğunu söyledi. TARSİM, Tarım ve Orman Bakanlığı il ve ilçe müdürlükleri, sigorta şirketleri ve bölge müdürlüklerinin sahada eğitim ve bilgilendirme çalışmaları yürüttüğünü aktaran Engürülü, üreticiye ulaşmak için yalnızca büyük toplantılara değil, küçük ölçekli buluşmalara da önem verdiklerini dile getirdi. “Bir kişi de olsa, bir cami duvarının yanında, kahvenin kenarında bunları anlatmak suretiyle insanlarımıza duyarlılığı artırmaya çalışıyoruz” diyen Engürülü, üreticilerden gelen geri bildirimlere göre sistemde iyileştirmeler yaptıklarını söyledi. TARSİM Genel Müdürü olarak masa başında kalmamaya özen gösterdiğini de belirten Engürülü, hasar yaşanan bölgelerde üreticilerle doğrudan bir araya geldiğini ifade etti.

“Üreticinin güvenini sahada sağlıyoruz”

Yakın zamanda Tekirdağ’da meydana gelen bir hasar nedeniyle bölgeye giderek yaklaşık 50 kişilik çiftçi toplantısı yaptıklarını belirten Engürülü, üreticilere süreç hakkında bilgi verdiklerini ve ekspertiz çalışmalarını yerinde takip ettiklerini söyledi. Engürülü, “Ne yapacağımızı anlatıyoruz. Anlattığımızı da yapıyoruz. Yaptığımızı da ödüyoruz. Böyle bir sistem kurgusu olduğu zaman üreticinin güveni de sağlanıyor” dedi. TARSİM’in başarısında Tarım ve Orman Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) desteğinin önemli olduğunu belirten Engürülü, sistemde yüzde 70’e kadar ulaşan devlet prim desteğinin bulunduğunu söyledi.

“Gelir Koruma Sigortası geleceğin sigortası”

TARSİM’in yalnızca ürün kaybını karşılayan bir yapı olmaktan çıkarak üreticinin gelirini de korumaya yönelik ürünler geliştirdiğini belirten Engürülü, Gelir Koruma Sigortası’nın önemine dikkat çekti. Buğday, arpa ve çavdar üretiminde uygulanan sistemin hem üretimdeki risklere bağlı kayıpları hem de ürün fiyatlarının beklenen seviyenin altına düşmesi durumunda oluşabilecek gelir kaybını güvence altına aldığını belirten Engürülü, “Gelir Koruma Sigortası’nı geleceğin sigortası olarak adlandırıyoruz” dedi. Sistemin geliştirilmesi açısından Türkiye Ürün İhtisas Borsası’ndaki vadeli işlem piyasasının önemine dikkat çeken Engürülü, üreticinin ekim yapmadan önce ürününün gelecekteki fiyatını görebilmesinin sigorta açısından önemli bir avantaj sağlayacağını söyledi. Vadeli işlem piyasasının gelişmesiyle birlikte TARSİM’in gelecekteki fiyatları dikkate alarak teminat oluşturabileceğini belirten Engürülü, böylece üreticinin daha ekim yapmadan ne kadar gelir elde edebileceğine ilişkin öngörü sahibi olabileceğini ifade etti.

Kuraklığa karşı parsel bazlı sigorta geliyor

İklim değişikliğinin oluşturduğu en büyük risklerden birinin kuraklık olduğunu belirten Engürülü, TARSİM’in Köy Bazlı Verim Sigortası ile bu riski de güvence altına almaya çalıştığını söyledi. Buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, kanola ve mercimek gibi ürünlerde uygulanan Köy Bazlı Verim Sigortası’nda mevcut sistemin köyün ortalama verimi üzerinden çalıştığını belirten Engürülü, yeni dönemde parsel bazlı sisteme geçiş için pilot uygulama başlattıklarını açıkladı. Tekirdağ’da başlatılan pilot uygulamada üreticinin kendi tarlasındaki kaybının esas alınacağını belirten Engürülü, modelin farklı bölgelerde de denenerek yaygınlaştırılmasının planlandığını söyledi. Engürülü, “Köyün ortalaması değil, herkesin kendi tarlasındaki, kendi parselindeki kayıpları karşılayacak bir mekanizma oluşturuyoruz” dedi. Tarım sigortalarının dünyada tek risk sigortalarından çoklu risk sigortalarına, ardından verim ve gelir sigortalarına doğru geliştiğini belirten Engürülü, Türkiye’nin bu alanda uluslararası ölçekte dikkat çeken modellerden birini uyguladığını ifade etti.

Hasar ihbarı mobil uygulamadan yapılabiliyor

TARSİM’in hasar sonrası süreçlerde teknolojiden yoğun şekilde yararlandığını belirten Engürülü, üreticilerin hasar ihbarlarını Alo TARSİM hattının yanı sıra mobil uygulama, acente ve sigorta şirketleri üzerinden yapabildiğini söyledi. Ekspertiz işlemlerinin de dijital ortamda yürütüldüğünü aktaran Engürülü, eksperlerin cep telefonu veya tablet üzerinden işlem yaptığını belirtti. Özellikle yangın ve sel gibi geniş alanları etkileyen hasarlarda dron teknolojisinden yararlandıklarını ifade eden Engürülü, ulaşılması güç alanlarda hava araçlarıyla hasar tespitinin yapılabildiğini söyledi.

“Dolu hasarında eksperin hemen gelmesi üreticinin aleyhine olabilir”

Dolu hasarlarında ekspertiz zamanlamasının önemli olduğuna dikkat çeken Engürülü, üreticilerin “Neden eksper hemen gelmedi?” şeklinde düşünmemesi gerektiğini söyledi. Dolu hasarının bazı durumlarda olayın hemen ardından tam olarak görülemeyebileceğini belirten Engürülü, bitkideki hücresel hasarın birkaç gün içerisinde belirginleştiğini ifade etti. Engürülü, “Dolu meydana geldiği zaman aynı gün eksper gelirse bu çiftçinin aleyhine olabilir. Çünkü dolunun vurduğu yerde dokularda henüz bozulma olmayabilir. İki üç gün geçince hücrelerdeki bozulmalar belirginleşir. Biz özellikle üç dört gün bekliyoruz ki üreticimizin hak kaybı olmasın” dedi. Sel, su baskını ve yangın gibi olaylarda ise ekspertiz ekiplerinin daha hızlı sahaya gönderildiğini belirten Engürülü, olayın niteliğine göre farklı hasar tespit yöntemleri uygulandığını söyledi.

Acentelere yönelik eğitimler artırılıyor

TARSİM’in 23 sigorta şirketiyle düzenli toplantılar yaptığını belirten Engürülü, acentelerin doğru bilgilendirilmesinin üreticinin doğru ürünü satın alması açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Acenteleri “sigorta danışmanı” olarak gördüğünü ifade eden Engürülü, acentelerin sahada TARSİM ürünlerini üreticiye anlatan en önemli aktörlerden biri olduğunu dile getirdi. Acentelere yönelik eğitimlerin artırıldığını belirten Engürülü, bölge müdürlüklerinin de acenteleri düzenli olarak ziyaret ettiğini söyledi. Üreticinin hangi teminatları satın aldığını daha iyi anlaması için poliçe sonrasında SMS bilgilendirmesi yaptıklarını aktaran Engürülü, bu sistemle üreticinin aldığı ve almadığı teminatları açık şekilde görebildiğini ifade etti.

Ekspertiz sonucuna itiraz hakkı bulunuyor

Programda üreticilerden gelen soruları da yanıtlayan Engürülü, eksperin belirlediği hasar oranı ile üreticinin tarlada gördüğü zarar arasında uyuşmazlık olması halinde itiraz hakkının bulunduğunu söyledi. İlk ekspertiz sonucuna itiraz edilmesi halinde farklı bir eksper grubunun yeniden inceleme yaptığını belirten Engürülü, ikinci değerlendirmeden de sonuç alınamaması durumunda Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabileceğini ifade etti. Üreticinin hukuk yoluna başvurma hakkının da bulunduğunu belirten Engürülü, TARSİM’in mahkemelik olma oranının düşük olduğunu söyledi.

Kadın ve küçük üreticilere özel indirim

Kadın üreticiler ve küçük çiftçiler için özel indirimlerin bulunduğunu da açıklayan Engürülü, tarımda kadınların daha fazla yer almasının kırsal nüfusun korunması açısından önemli olduğunu söyledi. Kadın üreticilere yönelik pozitif ayrımcılık uygulandığını belirten Engürülü, küçük çiftçilerin de özel indirimlerden yararlanarak poliçe yaptırabildiğini ifade etti. Bu uygulamaların kırsaldan kente göçün önlenmesi ve Türk tarımının sürdürülebilirliği açısından önem taşıdığını belirten Engürülü, kadın üreticilerin tarımda daha fazla yer almasını desteklediklerini söyledi.

“TARSİM’i maliyet değil, güvence olarak görün”

Programın sonunda üreticilere ve sigorta sektörüne mesaj veren Engürülü, TARSİM’in yaptığı çalışmaların henüz tamamlanmadığını ve ulaşılması gereken çok sayıda üretici bulunduğunu söyledi. “Her şey toz pembe değil, her şeyi bitirdik yaptık da değil. Daha çok yapacağımız iş var” diyen Engürülü, sahadan gelen geri bildirimler doğrultusunda sistemi geliştirmeye devam edeceklerini ifade etti. Üreticilerin TARSİM’i bir maliyet olarak değil, üretimin devamlılığını sağlayan bir güvence olarak görmesi gerektiğini vurgulayan Engürülü, sistemin kâr amacı taşımadığının altını çizdi.

Engürülü, sözlerini şu mesajla tamamladı:

“Üreticimizin TARSİM’i kendisinin garantisi, tarımsal üretimin devamlılığında bir paydaş ve kendisini güvence altına aldığı bir mekanizma olarak görmesini istiyorum. TARSİM’in kâr amacı yok. Devletimiz, çiftçinin zararını karşılayacak bir mekanizma oluşturmak için bu sistemin içerisinde. Evvela tedbir, sonra tevekkül anlayışı içerisinde tedbirimiz sigorta yapmak olsun. Sigortayı maliyet olarak görmeyelim. Gelecek tarımsız, tarım da sigortasız olmaz.”