SEKTÖR

Sigorta sektörü 2025’te başarılı bir yıl geçirdi: TSB pozisyon belgesi

TSB Başkanı Uğur Gülen ve TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) 2026 Pozisyon Belgesi’ni değerlendirdi.

TSB Başkanı Uğur Gülen ve TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) 2026 Pozisyon Belgesi’ni değerlendirdi.

TSB Başkanı Uğur Gülen, sektörün 2025 performansını değerlendirirken şunları söyledi:

“Evet, Türkiye sigorta sektörü hem hayat hem de hayat dışı ve emeklilik alanında 2024 yılında çok başarılı bir yıl geçirmişti. Bu yıl da bence oldukça başarılı geçti. Başarıyı tanımlarken sadece rakamlara bakmak yetmez; zaman zaman başka sektörlerle karşılaştırma yaparak da değerlendiriyorum.”

Gülen, sigortanın Türkiye ekonomisindeki rolüne de değindi:

“Biz Türkiye Sigorta Birliği olarak sigortacılığın daha gidecek yolu olduğunu ve büyük bir potansiyeli olduğunu görüyoruz. Bu potansiyele ne kadar erken ulaşırsak, ülke ekonomisi için o kadar değer yaratmış oluruz. 2025 yılında sigortacı olarak güzel işler yaptık ve sigortanın konumunu, kamu politikalarının bir parçası olarak ekonomi için bir güvence unsuru şeklinde konumlandırdık. Bu da kamu tarafında olumlu karşılandı. Büyüme çok önemli; ne kadar hızlı büyürsek Türkiye ekonomisi o kadar kırılganlığı azalmış, dayanıklı bir ekonomi haline gelir. Sigortayı, ekonominin kırılganlığını azaltan en önemli unsur olarak masanın üzerine koyduk.”

Gülen, sektörün rakamsal başarılarını da paylaştı:

“Bir kere %46’lık bir büyüme var. Enflasyonun %32 olduğu bir ortamda, reel olarak %15 büyüme sağlamışız. Bu, Türk Lirası cinsinden 1,2 trilyon TL, yaklaşık 32 milyar dolar prim büyüklüğü demek. 30 milyar dolarlık hedefi geçtik ve 2030’da 50 milyar dolar hedefimize ulaşacağımıza eminim. Karlılık da iyi; sermaye getirisi %40’ın üzerinde, bankacılıkla kıyaslandığında 1,5 kat daha iyi bir karlılık sağlanmış. Sektör aktiflerini de ciddi şekilde güçlendirdi; toplam aktif büyüklüğü 3,5 trilyon TL’ye ulaştı. Ayrıca 2,2 trilyon TL’lik bir fon büyüklüğüne ulaştık. Yüksek faiz ortamı ve mali gelirler de sektörü destekledi.”

TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, sigortalı sayısındaki artışı değerlendirdi:

“Son 5 yıla baktığımızda, özellikle son 2 yılda sektör çok pozitif bir ivme yakaladı. Sigortalı sayısı farklı branşlarda %5-10 arasında artış gösterdi, bireysel emeklilikte bu oran daha da yüksek. Sisteme katılım hızlandı. 18 yaş altı bireylerin sisteme dahil olması da olumlu bir gelişme. Tekil sigortalı sayısı şu anda 34 milyon civarında, pasiflerle birlikte 40 milyonun üzerinde.”

Obalı, sektörün tabanını genişletmenin önemine dikkat çekti:

“Sigortanın sigortalanabilir nüfusun %60-65’ine ulaştığını görüyoruz. Önemli olan bunun devamlılığını sağlamak. Sigortayla bir kişiye ulaştığınızda, diğer koruma açıklarının farkındalığını da yaratmak temel perspektifimiz. Dağıtım kanalları üzerinden çapraz ürün önerme kültürü de oturmaya başladı. 2025’te bu tür kazanımlar görüldü. İnsanlara doğru ürünleri önerebilmek için önce ihtiyaçlarını anlamak gerekiyor. Başlangıç noktası burası.”

Obalı ayrıca prim rekabeti ve ulaşılabilir sigortanın sektörün büyümesine katkısını vurguladı:
“Yoğun rekabet nedeniyle primler indi; bu, sigortanın daha erişilebilir hale gelmesini sağlıyor ve koruma açıklarının kapatılmasına yardımcı oluyor. Ancak bu rekabet dengeli olmalı; geçmişte bazı tatsız tecrübeler yaşadık. Bugün finansal getiriler de desteğiyle sektör sağlıklı bir ivme ile devam edebilir.”

Gülen, pozisyon belgesinin hazırlanma sürecini anlattı:

“2026 ajandasında neler var? Pozisyon belgesi, iki yıldır sistematik bir şekilde nerelerde büyüyelim, bu büyümeyi nasıl sağlayabiliriz sorularının analiz edildiği bir çalışma oldu. Her yıl düzenli olarak hazırlıyoruz. Ama hayat, teknoloji ve piyasalar çok hızlı değişiyor. Eskisi gibi kalıcı bir durum yok. Faizler düşüyor, faizler çıkıyor, jeopolitik gelişmeler her gün farklı bir tablo oluşturuyor. Bu yüzden bir boksör gibi rakibe göre pozisyon almanız lazım; çevik olmanız gerekiyor. Birliğimizi bu kapsamda çok çevik bir yönetim şekline dönüştürdük”

Gülen, bireysel emeklilik ve hayat sigortasının rolünü şöyle özetledi:

“Bireysel emeklilik doğru zamanda hayatımıza girdi. Uzun vadeli birikimlerle bireyler, beklenmedik durumlarda hayat standartlarını koruyabiliyor. Ülke ekonomisine de katkısı büyük; fonlar altyapı ve girişim sermayesi gibi alanlarda değerlendiriliyor. Türkiye’nin tasarruf açığını kapatmak için bireysel emeklilik ve yatırım fonlarına endeksli hayat sigortacılığı kritik. Önümüzdeki dönemde bu ürünler yıldız ürünlerden biri olacak. Primler bazı bütçeleri zorlamayacak; ufak katkılarla sisteme dahil olunabilecek, tasarruf kabiliyeti arttıkça katılım da artacak.”

Obalı, pozisyon belgesinin ana hedeflerini şöyle açıkladı:

“Bizim 2030 vizyonumuz var. Bunu tek başımıza oluşturmadık, paydaşlarla ve bir konsensusla belirledik. Ana hedefimiz sigortalılığı büyütmek, sigorta ekosistemini geliştirmek. Tepede sigorta prim hacminin ve sigortalı sayısının artırılması duruyor. Bugün yaklaşık 30 milyar dolar civarında olan rakamı 2030’da 450 milyar dolar bandına çıkarmayı hedefliyoruz. Bu makro hedef, her yıl revize edilerek güncelleniyor.”

Obalı, 2026 çalışmalarına örnek verdi:

“İlk başladığımızda, yeni meclis seçildiğinde pozisyon belgesini milletvekillerine PDF olarak ilettik. O gün en önemli başlığımız trafik sigortasıydı. Ancak son yıllarda alınan önlemlerle trafik sigortasının maliyet tarafındaki sorunlar yavaş yavaş çözüldü. Bu yıl artık diğer konulara odaklanabiliyoruz. Bakanlıkla yaptığımız görüşmelerde de, sadece trafikten değil, sektörün makro hedefleriyle nasıl örtüştüğümüzü gösterdik ve olumlu tepkiler aldık.”

Obalı, dağıtım kanallarının önemine dikkat çekti:

“Dağıtım kanalları stratejimiz bankacılıktan ayrışıyor. Acenteler bizim için çok değerli, ancak yalnızca onlara bağlı kalmıyoruz. Brokerler, banka sigortacılığı, gömülü sigorta ve dijital kanallar çok önemli. Bu kanalların eğitim ve yetkinliğini artırarak, müşteriye bir risk danışmanı gibi davranmalarını sağlamalıyız. 2026’da bu başlık önceliklerimizden biri olacak”