SEKTÖR

SEDDK, TSB ve DASK üst yönetimi 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Kahramanmaraş’taydı

SEDDK, TSB ve DASK üst yönetimi, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Kahramanmaraş’ta iş dünyasıyla bir araya gelerek sigortasızlıkla mücadele, afetlere karşı dayanıklılık ve Zorunlu Afet Sigortası’nın (ZAS) 2026 vizyonunu değerlendirdi.

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), Türkiye Sigorta Birliği (TSB) ve DASK üst yönetimi, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve ülkemizi derinden etkileyen depremlerin yıl dönümü dolayısıyla Kahramanmaraş’ta bir dizi temas gerçekleştirdi.

Ziyarete; Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, TSB Yönetim Kurulu Üyesi Erol Öztürkoğlu, TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ve DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan katıldı.

SEDDK, TSB ve DASK heyeti, ziyaret kapsamında Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret ederek Oda Başkanı ve yönetimiyle bir araya geldi. Görüşmede, depremin ardından bölgenin ekonomik ve ticari yapısının yeniden güçlendirilmesine yönelik atılan adımlar, sigorta sektörünün afet sonrası toparlanmadaki rolü ve iş dünyasının dayanıklılığının artırılmasına yönelik çalışmalar ele alındı.

6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlar bir kez daha rahmetle anılırken, TSB heyeti tarafından yapılan değerlendirmelerde; afetlere karşı toplumsal farkındalığın artırılması, sigorta bilincinin güçlendirilmesi ve risklere karşı daha dayanıklı bir ekonomik yapı oluşturulmasının önemi vurgulandı.

Türkiye Sigorta Birliği, deprem başta olmak üzere tüm afetlere karşı risk yönetimi ve finansal güvence mekanizmalarının geliştirilmesi için kamu, özel sektör ve sivil toplum iş birliklerini güçlendirmeye devam edeceğini bir kez daha kamuoyuyla paylaştı.

İş Dünyası Sigorta Buluşması Paneli büyük ilgi gördü

Ziyaret kapsamında Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası tarafından bölge acentelerinin yoğun ilgi gösterdiği İş Dünyası Sigorta Buluşması Paneli düzenlendi. KMTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Buluntu panelin açılışında yaptığı konuşmada 6 Şubat depremlerinin Kahramanmaraş ve bölge ekonomisi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek; sigortacılık sisteminin afetlere karşı dayanıklılığın artırılmasında hayati bir rol üstlendiğini vurguladı. Buluntu, iş dünyasının yaşadığı tecrübelerin doğru analiz edilmesinin ve sigorta mekanizmalarının bu doğrultuda güçlendirilmesinin önemine değindi.

SEDDK Başkanı Davut Menteş ise, 6 Şubat sonrası edinilen tecrübelerle sigortacılıkta yeni bir dönemin kapılarının açıldığını söyledi. Menteş, sadece depremi değil; sel, heyelan ve orman yangını gibi tüm doğa kaynaklı afetleri tek bir poliçede toplayacak olan Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) çalışmalarında sona gelindiğini açıkladı. 2026 yılında hayata geçmesi planlanan ZAS ile koruma kalkanının genişleyeceğini vurgulayan Menteş, sistemin sürdürülebilirliği için "otomatik yenileme" mekanizmasının kritik olduğunu ifade etti. Ayrıca şirketlerin hasar ödeme kapasitelerini ölçmek için her yıl düzenlenen stres testlerinin ve modelleme zorunluluğunun sektörün finansal dayanıklılığını en üst seviyede tuttuğunu hatırlattı.

Ahmet Yaşar: “Türkiye’deki en büyük afet riski deprem değil, sigortasızlıktır”

6 Şubat depremlerinin 100 milyar doların üzerinde doğrudan ekonomik hasar yarattığına dikkat çeken TSB Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, sigorta sektörünün bu zararın yalnızca yüzde 5-6’lık kısmını tazmin edebilmesinin Türkiye’deki "koruma açığını" net bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi. Yaşar, "Sektör olarak stratejimizi artık sadece hasar sonrası tazminat ödemek değil, riskleri gerçekleşmeden önlemek üzerine kurduk. Türkiye’deki en büyük afet riski deprem değil, sigortasızlıktır. Afetler sonrasında hayatı yeniden başlatan şey yalnızca fiziki inşa değil, ekonomik düzenin kesintisiz sürdürülebilmesidir" dedi.

Sigortacılığın sadece finansal bir araç değil, ülkenin sürdürülebilirliği için savunma sanayii kadar stratejik bir sektör olarak konumlandırılması gerektiğini savunan Yaşar, devlet politikalarında sigortanın koruma açıklarını kapatıcı bir enstrüman olarak yer almasının önemine vurgu yaptı.

Erol Öztürkoğlu: Hayat sigortasında bilinç dönüşümü şart

Afetlerin ardından fiziksel yapıların bir şekilde ayağa kalktığını ancak kaybedilen canların telafisinin olmadığını hatırlatan TSB Yönetim Kurulu Üyesi Erol Öztürkoğlu, hayat sigortalarının önemine değindi. Türkiye’de hayat sigortalarının %70-80 oranında banka kredilerine bağlı olarak yapıldığını, bireysel tercihin hala çok düşük kaldığını belirten Öztürkoğlu, bu tablonun değişmesi gerektiğini ifade etti. "Sigorta bilincimiz hala büyük oranda 'mal' sigortası üzerine kurulu" diyen Öztürkoğlu, bireylerin kendi canlarını ve sakatlık risklerini güvence altına alacak finansal kültüre sahip olmalarının, büyük afetlerin toplumsal yıkım etkisini azaltacak en önemli unsurlardan biri olduğunu dile getirdi.

Hande Akın: “Hasarın ötesinde bir sorumlulukla hareket ediyoruz”

DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın, DASK’ın 6 Şubat’ta "hasarın ötesinde bir sorumlulukla" hareket ettiğini ifade etti. Eksper süreçlerinin tamamlanmasını beklemeden başlatılan avans ödemeleri ve hafif hasarlı konutlara yönelik hızlı ödeme modellerinin vatandaşın nakit ihtiyacını karşılamada hayati rol oynadığını vurgulayan Akın, DASK’ın teknolojik altyapısını sürekli güncelleyerek olası bir afet anında aynı anda on binlerce hasar ihbarını yönetebilecek kapasiteye ulaştığını belirtti. Akın, sigortalılık oranını artırmanın yanı sıra, poliçe sahiplerinin gerçek bina değerleri üzerinden güvence almalarını sağlamanın kurumun 2026 vizyonunda öncelikli madde olduğunu kaydetti.

Balkır Demirkan: “Deprem bölgesine 39 milyar TL ödeme yaptık”

DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan ise, 6 Şubat depremleri sonrası DASK’ın 519 binden fazla konuta toplam 39 milyar TL ödeme yaparak dünya sigortacılık tarihinde nadir görülen bir başarıya imza attığını belirtti. Ankara’daki Olağanüstü Yönetim Merkezi sayesinde operasyonun kesintisiz yönetildiğini söyleyen Demirkan, "Kısa sürede bu hacimde bir ödemeyi yapmak, teknolojik ve operasyonel gücümüzün bir kanıtıdır" dedi. Demirkan, penetrasyon oranını %55’ten daha yukarı çekmek için yasal düzenlemelerle gelecek olan doğru metrekare beyanı ve poliçe sürekliliği gibi konuların DASK’ın finansal gücünü daha da pekiştireceğini sözlerine ekledi.