ECB, İran Savaşı kaynaklı enflasyon riskine karşı 'sigorta niteliğinde faiz artışına' hazırlanıyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB), İran Savaşı'nın tetiklediği enerji maliyetlerindeki artışın Euro Bölgesi ekonomisine daha geniş bir alanda yayılmasını önlemek amacıyla bugün faiz oranlarını artırmaya kararlı görünüyor. Matriks'te yer alan habere göre, önceden sinyalleri verilen bu adım, 21 ülkenin yer aldığı para birliği bloğunda enflasyonun zaten yüzde 3 seviyesinin üzerinde, yani ECB'nin yüzde 2'lik hedefinin oldukça üzerinde seyrettiği ve ekonomik büyümenin çok zayıf olduğu bir dönemde geliyor. Nisan ayında harekete geçilmesi yönünde baskı yapan bazı ECB yönetim kurulu üyelerinin, enflasyon beklentilerini kontrol altında tutmak ve 2022'deki pandemi sonrası enflasyon şokuna geç tepki verilmesinin ardından kurumsal güvenilirliği korumak amacıyla bu kez faiz artışında ısrarcı olmaları bekleniyor.
Yaklaşık 3 yıl aradan sonra ilk olacak
London Business School profesörlerinden Richard Portes, beklentileri yönetmek adına bu kez faizlerin artırılması gerektiğini, aksi takdirde piyasanın ECB'yi enflasyonun yükselmesine göz yuman bir kurum olarak göreceğini ifade etti. Perşembe günü (bugün) gerçekleştirilecek artış, yaklaşık üç yıl aradan sonra ilk faiz artışı olacak ve ECB'nin gösterge mevduat faizini yüzde 2,0 seviyesinden yüzde2,25 seviyesine yükseltecek.
Reuters'ın ulaştığı kaynaklar, ECB'nin bu hafta yeni faiz artışları için net bir taahhütte bulunmasının düşük ihtimal olduğunu belirtirken, finansal piyasalar gelecek yıl içinde, ilki eylül ayında olmak üzere iki artış daha bekliyor.
Enflasyon tahminlerinde revize beklentisi
Birçok ECB takipçisi, beklenen bu hamleyi fiyat baskılarının hafiflemesi durumunda geri alınabilecek ihtiyati bir adım, yani bir "sigorta faiz artışı" olarak nitelendiriyor. Bu adımı destekleyen bir diğer unsur olarak, ECB'nin perşembe günü üç aylık enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize etmesi bekleniyor. Bu revizyonun, enflasyonun bu yılın son çeyreğinde yüzde 4,2 ile zirve yapmasını ve ardından 2027'de sert bir şekilde düşmesini öngören mart ayındaki olumsuz senaryoya yaklaşacağı tahmin ediliyor. Tüketiciler, şirketler ve finansal yatırımcılar fiyat artışlarına ilişkin görüşlerini güncellemiş olsalar da orta vadeli beklentiler hala ECB'nin hedefine yakın duruyor ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından görülen seviyelerin oldukça gerisinde kalıyor.
Amaç beklentilerin önüne geçmek
EFG Bank Başekonomisti ve İrlanda Merkez Bankası eski Başkan Yardımcısı Stefan Gerlach, haziran ayında faiz artırma gerekçesinin beklentilerin halihazırda çıpalanmaktan çıkması değil, tam aksine şu an adım atarak bunun önüne geçilmesi olduğunu belirtti. Tüm ekonomistler ise bu adıma ikna olmuş değil. Bazı uzmanlar, ECB'nin zaten İran savaşının bedelini ağır ödeyen bir ekonomide sıkılaştırmaya gitme riski taşıdığı konusunda uyarılarda bulundu.
Berenberg'den Holger Schmieding, durgun iş gücü piyasası ve zayıf tüketici talebi göz önüne alındığında ECB'nin bir politika hatasına doğru ilerlediğini savundu. Schmieding, talepteki mevcut daralma ortamında fiyatlardaki kaçınılmaz ve geçici yükselişin, yüksek faiz oranlarıyla müdahale edilmesi gereken kalıcı bir enflasyon sorununa dönüşme ihtimalinin düşük olduğunu belirtti.
Şirketlerin yüzde 40'ıfiyat artırdı
Şirketlerin finansal sonuç toplantı metinleri üzerinde yapılan bir Reuters analizi, finans sektörü dışındaki Euro Bölgesi şirketlerinin yüzde 40'ının fiyat artışına gittiğini veya gitmeyi planladığını gösterdi. Bu oran, Ukrayna savaşının 2022 yılında enerji fiyatlarını yükselttiği dönemdeki oranın yaklaşık yarısına denk geliyor. Fransa merkezli IESEG Yönetim Okulu Ekonomik Araştırmalar Direktörü Eric Dor, enflasyonun yurt içi talepten ziyade yakıt maliyetlerinden kaynaklandığı bir ortamda, ECB'nin hanehalkı ve iş dünyası beklentilerini etkileme kabiliyetini gözünde büyüttüğünü ifade etti.
İran kaynaklı şok daha geniş kapsamlı
Ancak ECB, daha sıkı bir politika lehine mesajlarını netleştirmiş durumda. Genellikle güvercin bir duruşa sahip olduğu kabul edilen Başekonomist Philip Lane, İran kaynaklı şokun sadece Avrupa'yı değil küresel enerji piyasalarını etkilemesi nedeniyle Ukrayna krizinden daha geniş kapsamlı olabileceğini dile getirdi. Bu durum, yatırımcıların büyük çoğunluğunun borçlanma maliyetlerinde daha fazla artış yaşanacağı beklentisini sürdürmesine yol açtı. Londra merkezli aracı kurum MUFG kıdemli ekonomisti Henry Cook ise ECB'nin daha fazla adım atmak için kapıyı açık bırakmasını, ancak yüksek belirsizlik ortamında esnekliğini maksimum düzeyde korumak isteyeceğini tahmin etti.