SEKTÖR

COP31’e doğru: Quick Sigorta iklim risklerine karşı koruma açığını kapatıyor

Türkiye’nin küresel iklim mücadelesindeki en önemli dönemeçlerinden biri olan COP31’e hazırlık süreci devam ederken Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, iklim risklerine karşı toplumsal ve ekonomik dayanıklılığı artıracak çözümleri paylaştı. Quick Sigorta'nın kentsel dönüşüm ve risk mühendisliği uygulamalarına dikkat çeken Yaşar, doğal afetlerin araçlar üzerindeki risklerine karşı geliştirdikleri yenilikçi kasko ürünü KASKONOMİQ ile koruma açığını kapattıklarını vurguladı.

Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel ölçekte en önemli platformlardan biri olan COP31’e doğru kararlı adımlarla ilerlerken kamu, özel sektör, akademi, girişimcilik ekosistemi ve sivil toplum kuruluşlarının ortak akıl etrafında buluşması her zamankinden daha büyük bir önem taşıyor. Bu vizyon doğrultusunda, Girişim ve Sanayi Derneği (GİSAD) tarafından ODTÜ Teknokent’te düzenlenen “GİSAD İklim Forumu 2026: COP31’e Doğru”etkinliğinde sponsor olarak yer alan Quick Sigorta, iklim krizine karşı finansal dayanıklılık ve risk yönetimi çözümlerini sektör paydaşlarıyla paylaştı.

Enerji dönüşümü, sürdürülebilir finansman, şehirler ve su yönetimi, tarım, gıda sistemleri, teknoloji ve sosyal kalkınma gibi hayati başlıkların tartışıldığı forum; iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir dönüşüm meselesi olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Günümüzde kuraklık, sel, orman yangınları, dolu ve aşırı hava olaylarındaki artış; şehirleri, altyapıları, üretim sistemlerini ve dolayısıyla finansal dünyayı doğrudan tehdit eden küresel bir risk alanı oluşturuyor.

“Sigorta sektörü riskleri oluşmadan önce yöneten bir güven sistemidir”

İklim değişikliğiyle mücadelenin yalnızca karbon emisyonlarının azaltılmasıyla sınırlı kalamayacağını, ekonomilerin ve toplumların bu risklere karşı daha dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini belirten Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, COP 31 sürecinin enerji ve çevre politikalarının yanı sıra afet finansmanı, risk yönetimi ve ekonomik dayanıklılık modellerinin de tartışılacağı önemli bir platform olduğunu söyledi. Sigorta sektörünün bu dönüşümün doğal paydaşlarından biri olduğunu vurgulayan Yaşar, “Sigortacılık yalnızca hasar gerçekleştikten sonra devreye giren bir tazminat mekanizması değildir. Asıl görevi riskleri önceden analiz etmek, ölçmek, yönetmek ve zarar oluşmadan önce önleyici mekanizmaları devreye almaktır. Bu nedenle sigorta sektörü iklim değişikliğinin sonuçlarından etkilenen değil, aynı zamanda çözümün de parçası olan stratejik sektörlerden, biridir.”

Dünyada ve Türkiye’de iklim krizinin etkilerinin giderek derinleştiğini söyleyen Ahmet Yaşar, COP 31’e giden süreçte artık yalnızca iklim değişikliğinin nedenlerini değil, sonuçlarını nasıl yöneteceğimizi de konuşuyoruz. "Afet finansmanı, koruma açığının azaltılması, risk yönetimi ve dayanıklı şehirlerin inşası sigortacılığın doğal çalışma alanları haline geldi. Biz de kentsel dönüşüm projelerinin içerisine entegre ettiğimiz bina tamamlama sigortası, DASK teminatını tamamlayan Tamamlayıcı Deprem Sigortası ve son dönemde dikkat çeken sel ve su baskınlarının oluşturduğu hasar yönetimine karşın sunduğumuz KaskonomiQ gibi çözümlerimizle yalnızca hasarı karşılayan değil, riskleri yöneten bir yaklaşım benimsiyoruz. Çünkü güvenli şehirler, sağlam yapılar, güvenli yaşam ve sürdürülebilir ekonomik büyüme ancak risklerin işin başında doğru yönetilmesiyle mümkün olabilir.

Quick Sigorta ve Maher Holding Sigorta Grubu, COP31’e giden süreçte iklim risklerinin yönetimi afetlere karşı finansal dayanıklılığın artırılması ve koruma açığının azaltılması alanlarında geliştirdiği ürün ve uygulamalarla sigortacılığın yalnızca hasar sonrası değil, risk oluşmadan önce devreye giren yeni nesil yaklaşımını yaygınlaştırmayı hedefliyor" dedi.

İklim krizi araçları da tehdit ederken KASKONOMİQ koruma açığını kapatıyor

İklim krizinin neden olduğu sel, su baskınları, şiddetli dolu ve fırtına gibi meteorolojik afetlerin sadece binaları değil, trafiğe çıkan milyonlarca aracı da doğrudan tehdit ettiğine dikkat çeken Ahmet Yaşar, bu alandaki finansal güvencenin önemini vurguladı. Değişen müşteri beklentilerine ve daralan bütçelere yanıt olarak esnek çözümler ürettiklerini belirten Yaşar, ezber bozan ürünleri KASKONOMİQ ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

"İklim kaynaklı ikincil afet risklerinin arttığı bir dönemde, araçların sigorta güvencesine erişimini kolaylaştırmak zorundayız. Türkiye’deki yüksek prim bariyerleri nedeniyle kaskoya erişemeyen milyonlarca araçlık bir park bulunuyor. Geliştirdiğimiz KASKONOMİQ ürünüyle bütçe hassasiyetlerini gözeterek 'her yaşta araca erişim' yaklaşımını, 'her koşulda güvence' anlayışıyla tamamlıyoruz. KASKONOMİQ çarpma ve çarpışma gibi standart risklerin yanı sıra, iklim krizinin en sık görülen yansımaları olan deprem, sel, su baskını, yangın ve fırtına gibi doğal afetleri de kapsayarak sürücülere tam bir koruma kalkanı sunuyor. Esnek muafiyet seçenekleriyle bütçe dostu, sadeleştirilmiş ve erişilebilir bir model sunan bu ürünümüzle, iklim afetlerine karşı araç sahiplerinin finansal direnç kazanmasını sağlıyor ve koruma açığını kapatıyoruz."