<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Sigorta Life Dergi</title>
    <link>https://www.sigortalifedergi.com</link>
    <description>Sigortalı Yaşayanların Dergisi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sigortalifedergi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2021. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 28 May 2026 02:33:51 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Araba sigortasında fiyatı düşüren 10 kritik unsur! Binlerce lira daha az ödeyebilirsiniz]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/araba-sigortasinda-fiyati-dusuren-10-kritik-unsur-binlerce-lira-daha-az-odeyebilirsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/araba-sigortasinda-fiyati-dusuren-10-kritik-unsur-binlerce-lira-daha-az-odeyebilirsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artan araç fiyatlarıyla birlikte kasko ve trafik sigortası maliyetleri de sürücülerin bütçesini zorlamaya başladı.
Ancak uzmanlara göre bazı detaylara dikkat eden sürücüler, sigorta primlerinde ciddi avantaj sağlayabiliyor. Araç modeli, sürücünün hasar geçmişi ve kullanım alışkanlıkları gibi birçok unsur sigorta fiyatlarını doğrudan etkiliyor. İşte araba sigortasında fiyatı düşüren 10 önemli faktör…]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigorta şirketlerinin en çok dikkat ettiği kriterlerin başında hasarsızlık geçmişi geliyor. Uzun süre kaza yapmayan sürücüler, yüksek hasarsızlık indirimi sayesinde daha düşük prim ödüyor.</p>

<h3>Araç Park Yeri Fiyatı Etkiliyor</h3>

<p>Aracın gece nerede park edildiği de sigorta fiyatlarında önemli rol oynuyor. Kapalı otoparkta muhafaza edilen araçlar, sokakta bırakılan araçlara göre daha düşük riskli kabul ediliyor.</p>

<h3>Düşük Motor Gücü Daha Uygun Prim Sunuyor</h3>

<p>Motor hacmi yüksek araçların kaza riski ve parça maliyetleri daha yüksek görüldüğü için sigorta ücretleri de artabiliyor. Daha düşük motor gücüne sahip araçlar genellikle daha uygun fiyatlı sigorta teklifleri alıyor.</p>

<h3>Şehir Faktörü Primleri Değiştiriyor</h3>

<p>Büyükşehirlerde trafik yoğunluğu ve kaza oranları daha yüksek olduğu için sigorta fiyatları da artabiliyor. Daha az yoğun bölgelerde yaşayan sürücüler daha uygun teklifler görebiliyor.</p>

<h3>Yaş ve Deneyim Önemli Rol Oynuyor</h3>

<p>Yeni ehliyet alan sürücüler, risk grubunda değerlendirildiği için daha yüksek primlerle karşılaşabiliyor. Uzun yıllardır aktif araç kullanan sürücüler ise avantajlı fiyatlardan yararlanabiliyor.</p>

<h3>Yıllık Kilometre Bilgisi Dikkate Alınıyor</h3>

<p>Araç ne kadar fazla kullanılırsa risk de o kadar artıyor. Düşük kilometre yapan sürücüler bazı sigorta şirketlerinden özel indirim alabiliyor.</p>

<h3>Güvenlik Sistemleri İndirimi Artırabiliyor</h3>

<p>Araçta alarm sistemi, immobilizer ve gelişmiş güvenlik teknolojilerinin bulunması sigorta şirketleri tarafından olumlu değerlendiriliyor.</p>

<h3>Teklif Karşılaştırması Tasarruf Sağlıyor</h3>

<p>Uzmanlara göre birçok sürücü ilk gelen fiyat teklifini kabul ediyor. Ancak farklı sigorta şirketlerinden teklif almak ciddi fiyat farklarını ortaya çıkarabiliyor.</p>

<h3>Kasko ve Trafik Sigortasını Aynı Şirketten Yapmak Avantajlı Olabiliyor</h3>

<p>Bazı şirketler birden fazla poliçe yaptıran müşterilere ek indirim sunuyor. Özellikle kasko ve zorunlu trafik sigortasının aynı firmadan alınması fiyat avantajı sağlayabiliyor.</p>

<h3>Peşin Ödeme İndirimi Uygulanabiliyor</h3>

<p>Taksitli ödeme yerine peşin ödeme tercih eden sürücüler, bazı sigorta şirketlerinde ek indirim fırsatı yakalayabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Uzmanlar Gereksiz Teminatlara Karşı Uyarıyor</h3>

<p>Sigorta uzmanları, sürücülerin ihtiyaç dışı ek teminatlar nedeniyle gereğinden fazla ödeme yapabildiğini belirtiyor. Poliçe detaylarının dikkatlice incelenmesi ve ihtiyaçlara uygun seçim yapılması öneriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haberton.com</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/araba-sigortasinda-fiyati-dusuren-10-kritik-unsur-binlerce-lira-daha-az-odeyebilirsiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 00:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/sigorta-chat-g-p-t-image-26-may-2026-22-08-45-1140x642.png" type="image/jpeg" length="22907"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enerjinin yeni jeopolitiği: Kaynağa sahip olan değil, akışı yöneten kazanacak]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/enerjinin-yeni-jeopolitigi-kaynaga-sahip-olan-degil-akisi-yoneten-kazanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/enerjinin-yeni-jeopolitigi-kaynaga-sahip-olan-degil-akisi-yoneten-kazanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji güvenliği artık yalnızca üretim meselesi değil; boğazlardan limanlara, finansmandan sigortaya, kritik minerallerden teknoloji zincirlerine uzanan çok katmanlı bir güç mücadelesine dönüşüyor. Hürmüz Boğazı kriziyle bir kez daha görüldüğü gibi, geleceğin enerji dünyasında asıl belirleyici unsur kaynağa sahip olmak değil, enerji akışını, finansını ve teknolojisini kontrol edebilmek olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Enerji dünyasında eski soru şuydu: “Petrol kimde, gaz kimde, kömür kimde?”</p>

<p>Yeni soru artık çok daha karmaşık: Enerji nereden akacak, kim taşıyacak, kim sigortalayacak, kim finanse edecek, kim işleyecek, kim depolayacak, kim fiyatlayacak ve teknolojisini kim kontrol edecek?</p>

<p>Hürmüz Boğazı krizi bize bunu bir kez daha gösterdi.</p>

<p>Yani enerji güvenliği artık sadece üretim meselesi değil; boğazlar, limanlar, boru hatları, LNG terminalleri, sigorta piyasaları, finansman kanalları, rafineri kapasitesi, kritik mineraller ve teknoloji zincirleri meselesi.</p>

<p>Bugün dünya enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 81’i hâlâ fosil yakıtlardan geliyor. Energy Institute’un 2025 verileri fosil yakıtların enerji sisteminin omurgası olmayı sürdürdüğünü gösteriyor. Yeşil dönüşüm hızlanıyor; ama dünya hâlâ petrol, doğal gaz ve kömürle dönüyor.</p>

<p>Önümüzdeki on yılın enerji dünyasını üç ana trend belirleyecek.</p>

<h2>Birinci trend: Enerji akışlarının jeopolitiği</h2>

<p>Hürmüz bugün neyse, yarın Malakka, Süveyş, Panama ve Arktik deniz yolu o olacak.</p>

<p>Malakka Boğazı Çin, Japonya, Kore ve Güneydoğu Asya için enerji yaşam hattı. Süveyş ve Kızıldeniz Avrupa-Asya ticaretinin kırılgan omurgası. Panama Kanalı kuraklıkla birlikte iklim krizinin lojistik krizine nasıl dönüştüğünü gösterdi. Arktik rota ise buzullar eridikçe yalnızca iklim meselesi değil, Rusya, Çin, ABD ve Avrupa arasında yeni bir stratejik rekabet alanı haline geliyor.</p>

<p>Enerji artık yalnızca yeraltından çıkan bir kaynak değil; haritalar üzerinde akan bir güç.</p>

<h2>İkinci trend: Finansman, sigorta ve yatırım savaşları</h2>

<p>Uluslararası Enerji Ajansı’na göre 2025’te küresel enerji yatırımları 3.3 trilyon dolara çıkacak. Bunun yaklaşık 2.2 trilyon doları yenilenebilir enerji, nükleer, şebekeler, depolama, düşük emisyonlu yakıtlar, verimlilik ve elektrifikasyona; 1.1 trilyon doları ise petrol, doğal gaz ve kömüre gidecek.</p>

<p>Bu rakam bize şunu söylüyor: Para yeşile akıyor ama fosil sistem de terk edilmiyor.</p>

<p>Bankalar, sigorta şirketleri, devlet fonları, emtia trader’ları ve teknoloji şirketleri artık enerji jeopolitiğinin en az üretici ülkeler kadar önemli aktörleri. Bir LNG terminalini kim finanse ediyor? Bir tanker filosunu kim sigortalıyor? Bir batarya fabrikasına hangi fon giriyor? Bir nükleer santralin sermaye maliyetini kim taşıyor? Yeni dönemin gerçek güç soruları bunlar.</p>

<h2>Üçüncü trend: Molekülden elektrona, elektrondan minerale geçiş</h2>

<p>Yenilenebilir enerji büyüyecek. Güneş ve rüzgâr artık marjinal değil, merkezî kaynaklar. Ama bu büyüme şebeke, depolama, batarya, iletim hattı ve kritik mineral bağımlılığını beraberinde getiriyor.</p>

<p>Lityum, kobalt, nikel, bakır, grafit ve nadir toprak elementleri yeni dönemin petrolü haline geliyor. IEA’ya göre 2024’te lityum talebi yaklaşık yüzde 30 arttı; nikel, kobalt, grafit ve nadir toprak elementlerinde talep artışı yüzde 6-8 aralığında gerçekleşti. Bu artışın ana nedeni elektrikli araçlar, batarya depolama, yenilenebilir enerji ve şebeke yatırımları.</p>

<p>Yani enerji dönüşümü bizi fosil yakıtlardan tamamen bağımsız kılmıyor; bağımlılığın yerini değiştiriyor. Dün petrol kuyuları stratejikse, bugün bakır madenleri, lityum havzaları, kobalt sahaları ve rafinaj teknolojileri stratejik.</p>

<p>Buna bir de nükleer rönesans ekleniyor. Enerji güvenliği, karbonsuz baz yük ihtiyacı ve yapay zekâ veri merkezlerinin artan elektrik talebi nükleeri yeniden gündeme taşıyor. Küçük modüler reaktörler, yeni nesil büyük santraller ve yakıt çevrimi teknolojileri önümüzdeki on yılın kritik rekabet alanlarından biri olacak.</p>

<p>Yeşil hidrojen ise hâlâ büyük bir vaat. Ancak maliyet, altyapı, su ihtiyacı, taşıma ve ölçek sorunları çözülmeden küresel enerji sisteminin ana taşıyıcısı haline gelmesi kolay değil. Yine de çelik, gübre, rafineri ve ağır taşımacılıkta stratejik bir niş alan yaratabilir.</p>

<p>Sonuç açık: Enerjide yeni çağ, “fosil yakıtlar bitti, yenilenebilirler geldi” kadar basit değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni çağ; petrol, gaz, kömür, nükleer, yenilenebilir, hidrojen, kritik mineraller, finansman, sigorta, teknoloji ve lojistik akışlarının aynı satranç tahtasında oynandığı çok katmanlı bir güç mücadelesi.</p>

<p>Türkiye gibi ülkeler için ders de açık: Sadece enerji tüketen ya da transit geçen ülke olmak yetmez. Enerjiyi taşıyan, depolayan, ticaretini yapan, fiyatlayan, finanse eden, teknolojisini geliştiren ve kritik mineral zincirlerine giren ülke olmak gerekir.</p>

<p>Çünkü önümüzdeki on yılda enerji dünyasında en büyük güç, kaynağa sahip olandan çok, akışı yönetenin elinde olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Türkiye Forbes</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/enerjinin-yeni-jeopolitigi-kaynaga-sahip-olan-degil-akisi-yoneten-kazanacak</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 00:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/enerjinin-yeni-jeopolitigi-kaynaga-sahip-olan-degil-akisi-yoneten-kazanacak-2026-05-27-12-50-52-detay.jpeg" type="image/jpeg" length="95228"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İFM’de sigorta ve finans dünyasına 2047’ye kadar vergi avantajı]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/ifmde-sigorta-ve-finans-dunyasina-2047ye-kadar-vergi-avantaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/ifmde-sigorta-ve-finans-dunyasina-2047ye-kadar-vergi-avantaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi’nde yaptığı açıklamada, banka ve sigorta işlemlerine yönelik vergi avantajlarının 2047 yılına kadar uzatılacağını belirterek Türkiye’nin finans ve sigorta alanında bölgesel merkez olma hedefini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Finans Merkezi'ndeki Vakıfbank Genel Müdürlüğü'nde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans Programı'nda konuşan Yılmaz, tanıtımı yapılan "Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans" kitabının hayırlı olması temennisinde bulundu.</p>

<p>Yılmaz, son 23 yılda Türkiye'nin üretim kapasitesini büyüten, sanayi altyapısını güçlendiren, ihracatını çeşitlendiren ve küresel ekonomideki ağırlığını istikrarlı şekilde artıran güçlü bir kalkınma süreci yaşadığını söyledi.</p>

<p>2023 yılının ikinci yarısından bu yana hayata geçirilen ekonomi politikalarının makroekonomik dengesizliklerin giderilmesine ve finansal istikrarın güçlenmesine önemli katkı sağladığını belirten Yılmaz, her dönemin kendine göre makroekonomik öncelikleri olduğunu kaydetti.</p>

<p>Yılmaz, bugün gelinen noktada finansal tarafın daha fazla öne çıktığını, finansal dengesizlikleri gidermenin daha büyük bir öncelik haline geldiğini gördüklerini vurgulayarak, "Dolayısıyla her dönem kendi içinde öncelikler içeriyor, biz de buna uygun hareket ediyoruz. Son yıllarda temel önceliğimiz, makro finansal istikrarı sağlamak, enflasyonu aşağıya doğru çekmek, bunu yaparken dengeli bir şekilde büyümemizi ve istihdam artışını sürdürmek. Dolayısıyla Türkiye istikrarlı bir ortam içinde sürdürülebilir bir şekilde büyümeye devam edecek." diye konuştu.</p>

<h2>"Türkiye Cumhuriyeti istikrar içinde yoluna devam ediyor"</h2>

<p>Orta Doğu’daki savaşlar, enerji güvenliği endişeleri, tedarik zincirindeki kırılmalar, jeoekonomik rekabet ve küresel büyümenin, enflasyon ve finansal istikrar üzerinde baskı oluşturduğunu dile getiren Yılmaz, böyle bir dönemde sermayenin getirisiyle birlikte güven, öngörülebilirlik, güçlü kurumsal altyapı, bölgesel erişim ve siyasi-ekonomik istikrar aradığını ifade etti.</p>

<p>Yılmaz, Türkiye'nin Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika'nın kesişim noktasındaki stratejik konumu, güçlü üretim kapasitesi, gelişmiş lojistik altyapısı, genç nüfusu ve geniş pazarlara erişim imkanıyla uluslararası yatırımlar açısından güçlü bir cazibe olduğunun altını çizerek, şunları söyledi:</p>

<p>"Son dönem jeopolitik gelişmelere baktığımızda da ülkemizin çatışmalardan uzak, siyasi istikrarı ve politika öngörülebilirliği ile 'güvenli liman' konumunun altını çizmek isterim. Etrafımız ateş çemberi. Türkiye Cumhuriyeti çok şükür hiçbir şekilde bu ateşin içinde değil, istikrar içinde yoluna devam ediyor. Bu çatışma ortamının dışında sağlıklı, dirayetli politikalarla yoluna devam ediyor. Bir taraftan savunma kapasitesini güçlendiriyor, caydırıcılığını artırıyor, diğer taraftan barış diplomasisiyle sorunlara diplomatik, barışçıl çözüm için öncülük, liderlik yapıyor. Son derece doğru bir şekilde konumlanmış bir dış politikamızın olduğunu ifade etmek isterim."</p>

<p>Son 23 yılda Türkiye'ye gelen yabancı sermayenin 290 milyar doları aştığını vurgulayan Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Son dönemde yıllıklandırılmış sermaye girişi, doğrudan yatırım anlamında 12,6 milyar dolar seviyesinde şu anda. Bu akış devam ediyor. Dünyada genel bir daralma var küresel doğrudan yatırımlarda. Buna rağmen geçen yıl Türkiye bu yatırımları artıran ender ülkelerden biri oldu. Bu tabloyu daha ileri taşımak amacıyla yatırım ortamını güçlendiren, yatırım süreçlerini kolaylaştıran ve uluslararası yatırımcıların Türkiye'deki faaliyetlerini destekleyen adımları kararlılıkla sürdürüyoruz. Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulu (YOİKK) bünyesinde yatırım süreçlerini hızlandırma, bürokratik yükleri azaltma ve iş ortamını daha öngörülebilir hale getirme konusunda adımlar atıyoruz. Yeni teşvik sistemimiz, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı'yla Türkiye cari açığı kalıcı şekilde azaltıcı yatırımları önceliklendirmiş durumda. Bunlar ülkemizin, ekonomimizin katma değerini yükselten, teknolojik seviyesini yükselten yatırımlar. 30 milyar dolar civarı perspektifle bu programı başlatmış durumdayız."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Girişimcilik ekosistemini güçlendiriyoruz"</h2>

<p>Yılmaz, geçen ay Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan "Türkiye Yüzyılında Yatırımlar İçin Güçlü Merkez" programının yatırım vizyonunu somutlaştıran önemli bir adım olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Bu programda öngörülen ve kanun gerektiren hususların Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildiğini dile getiren Yılmaz, "İmalatçılar, sanayiciler, tarımsal üretim yapanlar için kurumlar vergisini yüzde 12,5'e çekiyoruz. Bu, Türkiye'nin bir üretim merkezi olma kararlığının çok net göstergesidir. 12,5'e indirmemiz hem içeride sanayiye destek olacak, yatırım ortamına katkısı olacak hem de dışarıdan doğrudan sermayenin Türkiye'yi tercih etmesinde önemli bir teşvik unsuru olacaktır. Ayrıca 'dijital şirket' kurulumunu, girişimcilik ekosistemini güçlendiriyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Yılmaz, "Üretimin, yatırımın ve ihracatın sürdürülebilir şekilde büyümesi, finansmana erişimin güçlü ve çeşitlendirilmiş bir yapıya sahip olmasını gerekli kılmaktadır. Bu nedenle finansal istikrarı güçlendiren, sermaye piyasalarını derinleştiren, uluslararası piyasalarla entegrasyonu artıran ve reel sektörün finansmana erişimini kolaylaştıran adımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bugün ülkenin çok güçlü bankacılık sistemine sahip olduğunu dile getiren Yılmaz, "2026 mart itibarıyla sermaye yeterlilik oranı yüzde 16,5 ile yüzde 8 olan yasal asgari oranın 2 katından fazla. Tahsili gecikmiş alacak 2,6 ile oldukça yönetilebilir düşük seviyede. Dolayısıyla güçlü bankacılık sistemimiz var. Bankacılık sektörü aktiflerinin milli gelire oranı 2026 yılı mart ayında, 2002 yıl sonuna göre göre 20 puanlık artışla yüzde 79 seviyesine yükselmiş durumda." dedi.</p>

<p>Yılmaz, bankacılık sektörünün önemli bir büyüme potansiyeli olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Finansal sistemimizdeki gelişme, katılım finans alanında da karşılık bulmaktadır. Katılım bankacılığı aktif büyüklüğü 4,7 trilyon liranın üzerine çıkarken, sektör payı yüzde 9,5 seviyesine gelmiş durumda. Diğer taraftan Türkiye yalnızca güçlü bankacılık sistemiyle değil, giderek tabana yayılan ve ürün çeşitliliği artan sermaye piyasalarıyla da ön plana çıkmaktadır. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre bakiyeli yatırımcı sayısı 10,6 milyon, pay senedi yatırımcı sayısı ise 6,6 milyonun üzerine çıkmış durumda. Bugün 863 adet aktif fintek şirketi, yaygın kuluçka ve hızlandırıcı altyapılarıyla güçlü bir şekilde gelişiyor. Bu yıl sonunda COP31 var, Türkiye'de gerçekleşiyor. COP31'e de ben reel ve finans sektörünü davet etmek istiyorum."</p>

<h2>"Hedefimiz bellidir, Türkiye'yi daha üst liglere çıkarmaktır"</h2>

<p>Finans dünyasında yaşanan dönüşümün finans merkezleri arasındaki rekabeti de hızlandırdığını belirten Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi (İFM) ile Türkiye’nin uluslararası sermaye piyasalarıyla entegrasyonunu güçlendirmeyi, finansal hizmet ihracatını artırmayı ve İstanbul’u büyük ölçekte güçlü bir finans merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.</p>

<p>Yılmaz, İFM aracılığıyla katılım finans kuruluşlarının uluslararası işbirliklerini artırmanın, yurt dışı sermaye ve likiditeye erişimlerini kolaylaştırmanın ve yeni pazarlara açılmalarını sağlamanın temel öncelikleri arasında olduğunu vurguladı.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi öncülüğünde Türk devletleri, Körfez ülkeleri, Güneydoğu Asya ve Afrika bölgelerindeki potansiyel paydaşlarla işbirliklerini geliştirmeye yönelik stratejik çalışmalar yürütüldüğüne değinen Yılmaz, katılım finansın yapısal sorunlarına çözümler üretmek, sistemdeki payını artırmak ve İFM'yi küresel bir katılım finans merkezi yapmak amacıyla Yatırım ve Finans Ofisi uhdesinde yeni bir strateji belgesi hazırlandığını anlattı.</p>

<p>Yılmaz, konuşmasında şunları ifade etti:</p>

<p>"Ayrıca, İFM'de faaliyet gösteren şirketlere yönelik transit ticaret ve hizmet ihracatında kurumlar vergisi matrah indirimi teşvikine ek olarak finansal faaliyet harcı muafiyeti, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV), damga vergisi ve harç istisnaları ile nitelikli uluslararası çalışanlara yönelik gelir vergisi avantajları 2047 yılına kadar uzatılacaktır. Türkiye’nin yatırım ve finans vizyonunu güçlendiren, makroekonomik istikrar programımızla, üretimi ve ihracatı destekleyen sanayi politikalarımızla, sermaye piyasasını derinleştiren adımlarımızla, katılım finans ve fintek alanındaki yeni açılımlarımızla hedeflerimize yürümeye devam ediyoruz. Hedefimiz bellidir, Türkiye'yi daha üst liglere çıkarmaktır."</p>

<p>Programda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından Yılmaz'a "Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans" kitabı takdim edildi.</p>

<h2>“Yatırım ortamıyla ilgili birçok adım atıyoruz”</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen Tek Durak Ofis Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, İstanbul Finans Merkezi'nin çok özel bir mekan ve proje olduğunu, burada öncü çalışmalar gerçekleştirildiğini söyledi.</p>

<p>Yatırımların çok kıymetli, değerli olduğunu, ne kadar nitelikli yatırım yapılırsa gelecekte sosyal refahın o kadar artacağını ve üretim kapasitesinin gelişeceğini belirten Yılmaz, "Yatırım aynı zamanda zor bir iş. Yatırım süreci yer tahsisinden çevresel etki değerlendirmelerine, yapı ruhsatlarından çalışanlarla ilgili hukuka varıncaya kadar birçok hususla ilişkili. Bizim amacımız bu çok önemli alanda yatırımcının olabildiğince gereksiz yüklerden kurtulmasını sağlamak, bürokrasiyi daha sade ve daha hızlı işler hale getirmek, böylece yatırım ortamını iyileştirmek, daha iyi bir yatırım ortamı sağlamak. Yatırım geliştikçe de şüphesiz bundan tüm ülkemiz faydalanacak." diye konuştu.</p>

<p>Yatırımı "istihdam, üretim artışı, tüketim imkanlarının artması" olarak tanımlayan Yılmaz, özellikle nitelikli yatırımların ihracatın ve cari açığın azalması demek olduğunu kaydetti.</p>

<p>Yılmaz, reel sektör ve finansal sektörü birbirinden ayırmadığını, aynı resmin tamamlayıcı parçaları olarak gördüğünü, bu ikisinin birlikteliği anlamında Tek Durak Ofis'in çok kıymetli olduğunu ifade ederek, ofisin reel sektör yatırımlarıyla finans kesimi arasındaki diyaloğa daha fazla katkıda bulunmasını temenni etti.</p>

<h2>"Türkiye'yi bir merkez olarak konumlandırıyoruz"</h2>

<p>Yatırım için çok çeşitli adımlar attıklarına işaret eden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Meclis'imizden çarşamba günü geçen paketimiz çok önemli teşvikler içeriyor. Biz artık Türkiye'yi sadece bir köprü olarak konumlandırmıyoruz, bir merkez olarak konumlandırıyoruz. Yatırımlar için 'Merkez ülke, güçlü merkez.' diyoruz. 'Türkiye'de gelsin şirketler ofislerini kursunlar, buradan çevredeki ülkeleri yönetsinler.' diyoruz. 'Transit ticaret yapanlar kazançlarını rahatlıkla Türkiye'ye getirsinler, herhangi bir yükle, külfetle karşılaşmasınlar.' diyoruz. İmalat, üretim sektörlerinde vergi oranlarını düşürüyoruz ve çok daha cazip hale getiriyoruz. Yatırım ortamıyla ilgili birçok adım atıyoruz. Teşviklerden lojistiğe, yenilenebilir yeşil enerjiye varıncaya kadar birçok adımımız var. Tek Durak Ofis de bunları bütünleyen bir adım. İnşallah önümüzdeki dönem buradaki örnekten hareketle tüm Türkiye'ye bunu yaygınlaştıracağız."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Tek Durak Ofis'in kurulma amacına değinerek, "Buradaki ana mantığımız, her bir kurumumuz elbette bir uzmanlık alanına sahip, o alanda elbette görevini yapacak. Ama böyle kurumlar arası yazışmalar, uzun süreçler, çözülemeyen ihtilaflar yerine aynı masa etrafında kurumlarımızı bir araya getirip bütüncül bir bakış açısıyla hızlı bir şekilde yatırımcının ihtiyaç duyduğu kararları olumlu veya olumsuz almasını istiyoruz. Çok geciktirmeden bütün kurumlarımızın bulunduğu bir ortamda en azından belli ölçekte nitelikte olan projeler için bunun yapılmasını istiyoruz. Yine dışarıdan gelecek yatırımcı için özellikle işte oturum iznidir, çalışma iznidir, vizedir, başka kolaylıklardır, bunları da bu sisteme entegre etmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yaklaşık 90 bin şirketin Türkiye'de faaliyet sürdürdüğünü aktaran Yılmaz, Türkiye'nin dünyaya açık bir ülke olduğunu, bunu daha da artırmayı hedeflediklerini dile getirdi.</p>

<p>Yılmaz, Türkiye'nin siyasi istikrarı olan bir ülke olduğunu vurgulayarak, "Çevresinde birçok gerilim, jeopolitik gelişme yaşanırken bu ateşten uzak duran, istikrarını koruyan, diplomasiyi, barışı hep önceleyen ve öncülük yapan, güçlü, tecrübeli liderliğe, tecrübeli kadrolara sahip bir ülke. Bütün bu vasıflarıyla belirsizliklerin, çatışmaların yükseldiği bu dönemde Türkiye güçlü bir merkez olarak konumlanacak inşallah." dedi.</p>

<h2>"Türkiye ekonomisi yatırım ortamını iyileştirmeye devam edecek"</h2>

<p>Bir taraftan ekonomi programını kararlı, koordineli bir şekilde hayata geçirdiklerini, buradan küçük bir geri adım atmanın söz konusu olmadığını ifade eden Yılmaz, "Bazen programlara dışsal faktörler bir miktar etki edebiliyor, bunlar geçici etkiler oluyor. Esas olan programın ana doğrultusudur. Burada en küçük bir tereddüt yok. Programımız ana çerçevesi içinde yoluna devam ediyor, devam edecek." diye konuştu.</p>

<p>Yılmaz, Türkiye ekonomisinin yaşanan birçok hadisede dayanıklılığını gösterdiğinin altını çizerek, şunları aktardı:</p>

<p>"Kısa dönemli bazı geçici dalgalanmalar, geçici etkiler yaşanabiliyor ama çok kısa sürede ekonomimiz hemen tekrar kendi mecrasında gelişmelerini sürdürüyor. Dayanıklılık bugünkü dünyada en önemli kavramlardan biri. Sadece düşük maliyetlerle üretim dönemi biraz geride kaldı gibi. Uzun vadeli dayanıklılık arz eden ortamlar özel sektör içinde artık çok daha kıymetli. Bir taraftan bu dayanıklılığıyla Türkiye ekonomisi, istikrarıyla, politika öngörülebilirliğiyle, diğer tarafta bağlantısallığıyla, eşsiz konumuyla, nitelikli insan gücüyle, organizasyon yapısıyla, teşvik politikalarıyla, düzenlemeleriyle yatırım ortamını iyileştirmeye devam edecek.</p>

<p>Gerek reel ekonomi gerek finansal sistem olarak önceliğimiz açık ve net. Bu dönem en temel önceliğimiz makro finansal istikrar ve enflasyonu aşağıya çekmek. Bu ana politikamızı devam ettiriyoruz. Bunu yaparken dengeli bir şekilde büyümeye, istikrarlı bir ortamda sürdürülebilir büyümeye önem veriyoruz. Enflasyonun düşmesi sadece sosyal adalet açısından değil, sürdürülebilir büyüme açısından da çok kıymetli diye inanıyoruz. Enflasyonun düştüğü, finansal istikrarın daha da pekiştiği bir ortamda kalıcı sosyal refah artışını sağlamak için de politikalarımızı hayata geçiriyoruz."</p>

<p>Konuşmasının ardından protokol üyeleriyle Tek Durak Ofis'in açılışını kurdele kesimiyle gerçekleştiren Yılmaz, daha sonra ofisi gezerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/ifmde-sigorta-ve-finans-dunyasina-2047ye-kadar-vergi-avantaji</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 00:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-fce770edcb0448d99162a69c7c50832d.jpg" type="image/jpeg" length="52598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ruslar evcil hayvan sigortasına daha sık başvurmaya başladı]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/ruslar-evcil-hayvan-sigortasina-daha-sik-basvurmaya-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/ruslar-evcil-hayvan-sigortasina-daha-sik-basvurmaya-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya’da veteriner hizmetlerinin pahalanması, evcil hayvan sahiplerinin sigorta poliçelerine ilgisini artırdı. Rosgosstrah’a göre en çok köpekler sigortalanırken, başvuruların büyük bölümü hayvan hastalıklarıyla ilgili yapılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusların evcil hayvan sigortasına ilgisi artmaya devam ediyor. Rosgosstrah şirketinden yapılan açıklamada, talep artışının başlıca nedenlerinden birinin veteriner hizmetlerinin pahalanması olduğu belirtildi.</p>

<p>Ruslar en çok köpekleri sigortalatıyor ve başvuruların büyük bölümü de köpeklerle ilgili yapılıyor. İkinci sırada kediler yer alıyor. Sigorta programına dahil olan gelincik ve çinçillalar ise çok daha nadir sigortalatılıyor ancak bu poliçelere de talep bulunuyor.</p>

<p><strong>Başvuruların yüzde 90’ı hastalık kaynaklı</strong></p>

<p>Rosgosstrah’ın belirttiğine göre, sigorta vakalarının en büyük bölümü hayvan hastalıklarıyla bağlantılı. Başvuruların yaklaşık yüzde 90’ı bu vakalardan oluşuyor. Travmalar yüzde 6, kene ısırıkları yüzde 1, diğer öngörülemeyen giderler ise yüzde 3 paya sahip. Bu giderler arasında örneğin evcil hayvanın hastalığı nedeniyle taksi ücreti ödenmesi veya seyahatin iptal edilmesi yer alıyor.</p>

<p>Evcil hayvan sigortasında ortalama sigorta ödemesi bugün 10 bin ila 30 bin ruble arasında değişiyor. Ancak bazı durumlarda tutarlar çok daha yüksek olabiliyor.</p>

<p>Örneğin Moskova’da bir rottweiler sahibine, ağır zehirlenme sonrası acil tedavi için 127 bin ruble tam olarak tazmin edildi. Evcil hayvanda aniden kusma ve ishal başladı, acil teşhis ve tedavi gerekti. Sigorta şirketi tüm masrafları bir iş günü içinde karşıladı.</p>

<p>Bir başka vaka Tula’da yaşandı. Burada bir labradorda idrar taşı hastalığı teşhis edildi. Hayvana acil ameliyat gerekti. Tedavinin ardından sahibi 110 bin ruble tazminat aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazen başvuruların nedeni dört ayaklı dostlarla ilgili tamamen beklenmedik durumlar olabiliyor. Örneğin Rosgosstrah’ta sigortalı köpeklerden biri kilerdeki sarımsak stoklarına ulaştı. Bunun ardından evcil hayvanda travmatik gastrit teşhis edildi, tedavi masrafları 73 bin ruble tuttu ve bu tutar da sigorta tarafından tamamen karşılandı.</p>

<p><strong>Köpek sigortası daha pahalı oluyor</strong></p>

<p>Rosgosstrah Sigorta Şirketi Bireysel Sigorta Metodoloji ve Underwriting Departmanı Müdür Yardımcısı Olga Kuptsova, “Poliçe bedeli öncelikle risk düzeyine bağlı. Köpek sigortası genellikle kedi sigortasından daha pahalı oluyor, çünkü köpeklerle ilgili sigorta vakaları daha fazla. Bununla birlikte evcil hayvanın cinsi ve yaşadığı bölge poliçe fiyatını etkilemiyor, ancak yaşı önem taşıyor: On yaşın üzerindeki hayvanlar için sigorta biraz daha pahalı oluyor.” dedi.</p>

<p>Tedavinin yanı sıra sahipler evcil hayvanlar için hukuki sorumluluk sigortasını da giderek daha sık yaptırıyor. Böyle bir poliçe, hayvanın başka insanlara, onların mallarına veya diğer evcil hayvanlara zarar vermesi halinde zararın karşılanmasına yardımcı oluyor. Sigorta bedeli genellikle 50 bin ila 100 bin ruble arasında değişiyor ve bu tutar neredeyse her zaman mağdura verilen zararın tamamen karşılanması için yeterli oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>GAZETEM RUSYA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/ruslar-evcil-hayvan-sigortasina-daha-sik-basvurmaya-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 00:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/kedi-kopek-evcil-hayvan-1.jpg" type="image/jpeg" length="64299"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay’dan emsal karar: Yüz binlere EYT yolu açıldı]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/yargitaydan-emsal-karar-yuz-binlere-eyt-yolu-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/yargitaydan-emsal-karar-yuz-binlere-eyt-yolu-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay’dan çıkan emsal karar, yıllardır emeklilik hayali kuran yüzbinlerce vatandaşı yeniden umutlandırdı. SGK kayıtlarında görünmeyen bazı prim kesintileriyle ilgili dikkat çeken detay, EYT konusunda yeni bir kapıyı araladı. İşte detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski SGK Başmüfettişi İsa Karakaş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun verdiği emsal niteliğindeki kararı değerlendirdi. Karara göre, geçmişte tarım ürünlerinden prim kesintisi yapılan ancak SGK’ya kaydı yapılmayan vatandaşlar, ellerindeki müstahsil makbuzlarıyla sigorta başlangıçlarını geriye çekebilecek. EYT kapsamı dışında kalan yüzbinlerce kişiye umut kapısı olacak.</p>

<p>Karakaş’ın Türkiye Gazetesi'ndeki köşesinde aktardığına göre süreç, 1994 yılında bir çiftçinin sattığı pamuk üzerinden prim kesintisi yapılmasına rağmen SGK tescilinin gerçekleştirilmemesiyle başladı. Çiftçi, ürün satışında yapılan tevkifatı belgeleyen makbuzu mahkemeye sunarak sigorta giriş tarihinin 1994 olarak kabul edilmesini talep etti. Talebin kabul edilmesi halinde vatandaşın EYT kapsamında yaş şartı olmadan emekli olabileceği ifade edildi.</p>

<p><strong>Yerel mahkeme çiftçiyi haklı buldu</strong></p>

<p>İlk derece mahkemesi, sosyal güvenlik hakkının anayasal ve vazgeçilmez bir hak olduğuna dikkat çekerek, ürün bedelinden prim kesintisi yapılmasının kişinin sigortalı olma iradesini ortaya koyduğunu belirtti. Mahkeme, SGK’nın bu kesintiye dayanarak kişiyi resen tescil etmekle yükümlü olduğuna hükmetti.</p>

<p>Ancak SGK’nın itirazı sonrası dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı. İstinaf mahkemesi ise kesilen primlerin SGK hesaplarına aktarılmadığını gerekçe göstererek yerel mahkeme kararını bozdu.</p>

<p><strong>Yargıtay’dan dikkat çeken değerlendirme</strong></p>

<p>Dosyanın Yargıtay’a gitmesiyle birlikte 10. Hukuk Dairesi, istinaf kararını “eksik inceleme” nedeniyle bozdu. Son sözü söyleyen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise çiftçi lehine karar vererek önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Kurul kararında, vatandaşın yapılan prim kesintisinin SGK’ya yatırılıp yatırılmadığını denetlemekle yükümlü olmadığı vurgulandı. Kesintiyi yapıp SGK’ya aktarmayan şirketlerin sorumluluğunun bulunduğu belirtilirken, SGK’nın da denetim görevini yerine getirmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Kararda ayrıca, ürün satışı sırasında prim kesintisini kabul eden vatandaşın sosyal güvenlik sistemine dahil olma iradesini açıkça ortaya koyduğu kaydedildi. Bu nedenle primin SGK kayıtlarına geçmemesinin sigorta tesciline engel oluşturamayacağına hükmedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>EYT dışında kalanlar için yeni umut</strong></p>

<p>Kararın, özellikle 8 Eylül 1999 ve öncesinde tarım ürünlerinden prim kesintisi yapılan ancak sigorta başlangıcı sisteme işlenmeyen vatandaşlar açısından kritik önemde olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre, ellerinde müstahsil makbuzu bulunan çok sayıda çiftçi ve tarım emekçisi, bu emsal karar doğrultusunda sigorta başlangıç tarihlerini geriye çektirerek EYT kapsamında emeklilik hakkı elde edebilir. Böylece daha önce emekliliği iptal edilen ya da yaş şartına takılan yüzbinlerce vatandaş için yeniden emeklilik yolu açılabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/yargitaydan-emsal-karar-yuz-binlere-eyt-yolu-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 23:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/gorsel-2026-05-27-090609158-ztuf.png" type="image/jpeg" length="20194"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maliyet artışları, Ocak-Mart 2026’da hasar tazminatı ödemesini büyüttü]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/maliyet-artislari-ocak-mart-2026da-hasar-tazminati-odemesini-buyuttu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/maliyet-artislari-ocak-mart-2026da-hasar-tazminati-odemesini-buyuttu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Sigorta Birliği’nin 2026 ilk çeyrek verilerine göre zorunlu trafik sigortasında toplam tazminat ödemesi yüzde 44.6 artarak 45.2 milyar lirayı aşarken, kaskoda ödemeler yüzde 41.5 yükseldi. Dosya başına ortalama ödeme trafikte 40 bin, kaskoda ise 52 bin liraya yaklaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Devam eden enflasyonist ortam ve trafik kazaları sigortalı hasarlarla ilgili tazminat ödemelerini büyütüyor. Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) yayımladığı “Motorlu Taşıtlar Sigorta İstatistikleri, Ocak-Mart 2026” raporuna göre Ocak-Mart 2025’e kıyasla zorunlu trafik sigortasında tazminata konu dosya sayısı yüzde 5.8 artarak 1 milyon 118 177 adet oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplam tazminat ödemesi ise yüzde 44.6 artışla 45.2 milyar lirayı aştı. Bu verilere göre dosya başına ortalama tazminat ödemesi de yüzde 36.7 artarak 40 bin 436 liraya çıktı.Taşıt türüne göre en çok tazminat ödemesi yüzde 45.8 artış ve 25.8 milyar lirayla “otomobil” için yapıldı.</p>

<p>Otomobilde dosya sayısı yüzde 4.1 artışla 616 bin 630 adet olurken ortalama ödeme yüzde 40.1 artışla 41 bin 894 liraya yükseldi. Kasko sigortasında ise dosya sayısı yüzde 6.8 artışla 493 bin 979 adet, toplam tazminat ödemesi yüzde 41.5 artışla 25.7 milyar liraya yükseldi. Buna göre dosya başına ortalama ödeme yüzde 32.5 artışla 51 bin 983 lira oldu.</p>

<p>Kaskoda taşıt türüne göre en çok tazminat ödemesi yüzde 41 artış ve 18.2 milyar lirayla yine “otomobil” için yapıldı. Otomobilde dosya sayısı yüzde 8.3 artışla 381 bin 961 adet olurken ortalama ödeme yüzde 30.2 artışla 47 bin 592 liraya çıktı. Öte yandan taşıt türüne göre en yüksek ortalama ödeme; trafikte 56 bin 708 lirayla “otobüs”, kaskoda 148 bin lirayla “römork”ta.</p>

<h3>‘YEŞİL KART’LARDA 4 BİN 561 AVRO</h3>

<p>Yurtdışına çıkan araçlara sigorta olanağı sunan uluslararası motorlu taşıt sigortasıyla (yeşil kart) ilgili Ocak-Mart 2026 sonuçları, hasar ödemelerinin gerilediğini gösterdi. Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu’nun (TMTB) güncel verilerine göre ilk üç ayda, Ocak-Mart 2025’e kıyasla ödeme yapılan hasar dosyası sayısı yüzde 10.8 artışla 1469 adet, toplam ödeme tutarı ise yüzde 9.5 düşüşle 6.7 milyon Avro’da kaldı. Ortalama hasar ödemesi de yüzde 18.3 düşüşle 4 bin 561 Avro oldu. Bu kapsamda, dosya başına ortalama hasarın en yüksek olduğu ay ise 5 bin 99 Avro ile mart oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/maliyet-artislari-ocak-mart-2026da-hasar-tazminati-odemesini-buyuttu</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 23:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/f31b9d0a-103a-4ee4-89ce-cdb4d7724b50.jpg" type="image/jpeg" length="43578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İskandinav sigorta devi Sampo'dan dev hisse geri alımı: 21. haftada 1,9 milyon lot toplandı]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/iskandinav-sigorta-devi-sampodan-dev-hisse-geri-alimi-21-haftada-19-milyon-lot-toplandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/iskandinav-sigorta-devi-sampodan-dev-hisse-geri-alimi-21-haftada-19-milyon-lot-toplandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa sigorta pazarının en büyük oyuncularından Sampo Oyj, sermaye yapısını güçlendirmek ve hissedar değerini artırmak amacıyla başlattığı dev hisse geri alım programına hız kesmeden devam ediyor. Şirket, mayıs ayının 21. haftası içerisinde piyasadan toplam 1,9 milyon adetten fazla kendi hissesini geri satın aldığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aracı kurumlar vasıtasıyla gerçekleştirilen haftalık işlemlerde alımlar, başta Nasdaq Helsinki olmak üzere farklı işlem platformlarına yayıldı. Hafta boyunca yapılan alımlarda hisse başına hacim-ağırlıklı ortalama fiyat 9,21 <a href="https://www.ekonomim.com/finans/doviz/eur-trl-avro-turk-lirasi" rel="nofollow" target="_blank" title="euro">Euro</a> ile 9,22 Euro arasında gerçekleşti. Bu kapsamda en yüksek alım hacmi 1 milyon 83 bin 772 adet hisse ile Nasdaq Helsinki piyasasında gerçekleşirken, onu 660 bin 362 adet hisse ile CEUX platformu izledi. Ayrıca TQEX üzerinden 147 bin 176 adet ve AQEU üzerinden de 20 bin 258 adet hissenin alımı tamamlandı. Bu son işlemlerle birlikte şirketin portföyünde tuttuğu kendi hisselerinin toplam adedi 4,5 milyon seviyesini aşarak, toplam şirket paylarının yüzde 0,17'sine ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Hedef 350 milyon Euro'luk hissenin iptal edilmesi</h2>

<p>Bünyesinde If, Topdanmark ve Hastings gibi dev sigorta markalarını barındıran grubun bu hamlesi, mayıs ayı başında yönetim kurulu tarafından ilan edilen 350 milyon Euro üst limitli geri alım programının bir parçası olarak öne çıkıyor. En geç ekim ayı sonuna kadar tamamlanması planlanan program kapsamında toplamda 45 milyon adede kadar hissenin toplanması hedefleniyor. Şirket, bu programla piyasadaki dolaşan hisse miktarını azaltarak hisse başına kazancı yukarı taşımayı amaçlıyor. Geri toplanan tüm hisselerin, program bitiminin ardından sermaye azaltımı yoluyla iptal edileceği belirtiliyor. Finansör konumundaki şirket, bu dev operasyonun bütçesini geçmiş dönem operasyonel karlarından ve elden çıkardığı banka iştirak hisselerinden elde ettiği nakit akışıyla karşılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomim</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/iskandinav-sigorta-devi-sampodan-dev-hisse-geri-alimi-21-haftada-19-milyon-lot-toplandi</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/indir-36.png" type="image/jpeg" length="48833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trafik sigortasında tavan fiyatlar sil baştan: En ucuzu 8 bin, en pahalısı 54 bin lira oldu!]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/trafik-sigortasinda-tavan-fiyatlar-sil-bastan-en-ucuzu-8-bin-en-pahalisi-54-bin-lira-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/trafik-sigortasinda-tavan-fiyatlar-sil-bastan-en-ucuzu-8-bin-en-pahalisi-54-bin-lira-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trafiğe kayıtlı yaklaşık 30 milyon aracın tamamının sigortalı olması gerekiyor. Sigortasız yola çıkmak yasak. Ancak bu zorunluluğa rağmen zorunlu trafik sigortasından vazgeçenlerin sayısında artış var. Bunda her ay düzenli artan sigorta fiyatları da etkili. Bugün en ucuz sigorta 8 bin 113 lira. Riskli sürücülerin ödeyeceği tutar 54 bin 312 lirayı buluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3></h3>

<p>Zorunlu trafik sigortası, olası bir kaza sonucunda karşı tarafın aracında oluşabilecek hasarları, araçtaki kişiler için yapılacak sağlıkla ve bedeni (sakatlık, ölüm) zararları teminat limitleri kapsamında karışlıyor. Bu limit her yıl değişiyor. Bu yıl için geçerli araç başına maddi gider teminatı 400 bin lira, bedeni hasarlarda kişi başına 3.6 milyon lira.</p>

<p>Trafik sigortası yasal olarak zorunlu. Sigortasız trafiğe çıkıp denetime takılanlara 1.246 lira ceza kesiliyor. <strong>Cezanın düşük, poliçe fiyatlarının ise yüksek olması trafik sigortası yaptırmayanların sayısının her geçen gün artmasına neden oluyor.</strong></p>

<h2>YÜZDE 50’YE KADAR İNDİRİM</h2>

<p>Sigorta sektörünün yetkilileri 5 araçtan 1’inin sigortasız olduğunu hesaplıyor. Bir başka deyişle her ay artan fiyatlar nedeniyle sigorta yaptırmayanların varlığı sürüyor. Sigortasızlığın en yüksek olduğu iller Şanlıurfa, Iğdır ve Afyon. Trafik sigortasında 12 Nisan 2017’den beri ‘tavan fiyat’ uygulanıyor. Sigorta şirketleri belirlenen limitleri aşmadan poliçe kesebiliyor.</p>

<p>Tavan fiyatlar sıfır ila sekiz arası basamağa göre belirleniyor. Kaza yapmayanlar 8’inci basamağa kadar çıkıyor ve ödeyecekleri prim hasarsızlık indirimiyle düşüyor. İndirim en yüksek basamakta yüzde 50’yle sınırlı.</p>

<h2>HER AY OTOMATİK ARTIŞ</h2>

<p>Sık kazaya karışanların ise sıfıra doğru yaklaştıkça ödeyeceği tutar yüzde 200’e varan oranda artıyor. Sigorta fiyatları illerdeki kaza riskine göre farklılık gösterebiliyor. <strong>Trafik sigortasında artış oranı Mayıs 2024 itibarıyla oluşturulan maliyet endeksine göre belirleniyor.</strong> Endeks, her ay asgari ücret, yedek parça, bakım-onarım ve motorlu araçlardaki fiyat değişimleri dikkate alınarak hesaplanıyor. Bu nedenle standart bir artış yok. Gerektiğinde ara zamlarla düzeltmeler yapılıyor. Mart-nisan arasında yüzde 2.75’lik aylık artış olurken, nisandan mayısa geçerken artış yüzde 0.5’te kaldı.</p>

<h2>İSTANBUL’DA NE OLDU ?</h2>

<p>Mayıs itibarıyla İstanbul’da trafiğe yeni çıkan 4’üncü basamak bir sürücü için tavan sigorta tutarı 18 bin 104 lira. Mart ayında bu tutar 17 bin 532 lira seviyesindeydi. İstanbul’da sık kazaya karışan bir sürücü üçüncü basamağa düşmüşse 26 bin 251 lira, ikinci basamağa düşmüşse 34 bin 397 lira, sıfırıncı basamağa düşmüşse 54 bin 312 lira ödüyor.</p>

<p><strong>Sektörde zaman zaman rekabet ve hedefler nedeniyle indirimli fiyatlar da olabiliyor. Ancak son dönemde artan maliyetler indirimi kısıtlıyor. Ama yine de sigortacınıza danışarak 2-3 firmadan teklif almanızda fayda var.</strong></p>

<section>
<figure>
<p><img alt="Trafik sigortasında tavan fiyatlar sil baştan: En ucuzu 8 bin, en pahalısı 54 bin lira oldu İşte il il güncel liste" height="410" src="https://image.posta.com.tr/i/posta/75/750x0/6a13ef7f327a3e5d3151ec2e.jpg" width="730" /></p>
</figure>
</section>



<section>
<figure>
<p><img alt="Trafik sigortasında tavan fiyatlar sil baştan: En ucuzu 8 bin, en pahalısı 54 bin lira oldu İşte il il güncel liste" height="410" src="https://image.posta.com.tr/i/posta/75/750x0/6a13ef7f327a3e5d3151ec2b.jpg" width="730" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</figure>

<figure>
<p><img alt="Trafik sigortasında tavan fiyatlar sil baştan: En ucuzu 8 bin, en pahalısı 54 bin lira oldu İşte il il güncel liste" height="410" src="https://image.posta.com.tr/i/posta/75/750x0/6a13ef7f327a3e5d3151ec29.jpg" width="730" /></p>
</figure>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Posta</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/trafik-sigortasinda-tavan-fiyatlar-sil-bastan-en-ucuzu-8-bin-en-pahalisi-54-bin-lira-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/6a136e563458ce3efc2317bf.gif" type="image/jpeg" length="96506"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan kurumlar vergisinde yeni düzenleme]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/hazine-ve-maliye-bakanligindan-kurumlar-vergisinde-yeni-duzenleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/hazine-ve-maliye-bakanligindan-kurumlar-vergisinde-yeni-duzenleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde değişiklik yaptı. Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle gayrimenkul yatırım ortaklıklarının kar dağıtımı, istisna kapsamındaki kazanç ve zararların hesaplanması ile yatırım teşviklerinde asgari kurumlar vergisi uygulamasına ilişkin yeni esaslar belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde değişiklik yaptı. Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle gayrimenkul yatırım ortaklıklarının kar dağıtımı, istisna kapsamındaki kazanç ve zararların hesaplanması ile yatırım teşviklerinde asgari kurumlar vergisi uygulamasına ilişkin yeni esaslar belirlendi.</p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde değişiklik yapılmasına dair düzenleme Resmî Gazete'de yayımlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni düzenlemeyle, gayrimenkul yatırım ortaklıklarının taşınmazlardan elde ettiği kazançlarda kar dağıtım şartının nasıl uygulanacağı netleştirildi. Buna göre 1 Ocak 2025'ten itibaren elde edilen kazançlara ilişkin avans kar payları da kar dağıtımı hesabında dikkate alınacak.</p>

<h3>Gayrimenkul yatırım ortaklıkları için yeni esaslar</h3>

<p>Düzenlemeye göre taşınmazlardan elde edilen kazanç hesaplanırken, bu faaliyetlere ilişkin gider ve maliyetler düşülecek. Taşınmaz faaliyetlerinin ya da şirketin toplam faaliyetlerinin zararla sonuçlanması halinde ise kar dağıtım şartı aranmayacak. Taşınmaz faaliyetleriyle diğer faaliyetlerin birlikte yürütülmesi durumunda ortak giderlerin de faaliyetlerin maliyet oranına göre paylaştırılması gerekecek.</p>

<h3>İstisna kazançlarda kar-zarar hesabı değişti</h3>

<p>Tebliğle, kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarda kar ve zararların nasıl değerlendirileceğine ilişkin yeni bölüm de eklendi. Buna göre faaliyet bazlı istisnalarda aynı kapsamdaki tüm işler birlikte ele alınacak. Örneğin teknoloji geliştirme bölgelerinde yürütülen projelerde bir projeden doğan zarar, aynı kapsamdaki başka bir projenin kazancından düşülebilecek. İşlem bazlı istisnalarda ise her satış veya işlem ayrı değerlendirilecek. Bir taşınmaz satışından elde edilen kazanç istisna kapsamında tutulurken, başka bir satıştan doğan zarar ayrıca dikkate alınacak.</p>

<h3>Yatırım teşviklerinde tarih sınırı</h3>

<p>Düzenlemede asgari kurumlar vergisinden indirilecek yatırıma katkı tutarına ilişkin esaslar da belirlendi. Buna göre 2 Ağustos 2024'ten önce alınan yatırım teşvik belgelerinde yer alan yatırım tutarları esas alınacak. Bu tarihten sonra belgede yapılan revizyonlarla ortaya çıkan yatırım tutarı artışları, asgari kurumlar vergisi hesabında indirime dahil edilmeyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/hazine-ve-maliye-bakanligindan-kurumlar-vergisinde-yeni-duzenleme</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 08:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/vergi134114.jpg" type="image/jpeg" length="10088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Daha Güçlü Acenteler Platformu’ndan TSB Başkanı Ahmet Yaşar’a hayırlı olsun ziyareti]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/daha-guclu-acenteler-platformundan-tsb-baskani-ahmet-yasara-hayirli-olsun-ziyareti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/daha-guclu-acenteler-platformundan-tsb-baskani-ahmet-yasara-hayirli-olsun-ziyareti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sektörün gelişimine katkı sağlamak ve acentelik mesleğinin geleceğini güçlendirmek amacıyla faaliyetlerini sürdüren Daha Güçlü Acenteler Platformu Başkanı Abdurrahman Köse, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanlığına seçilen Ahmet Yaşar’ı makamında ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Daha Güçlü Acenteler Platformu Başkanı Abdurrahman Köse ve beraberindeki heyet, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanlığı görevine seçilen Ahmet Yaşar’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Gerçekleşen görüşmede, sigorta sektörünün mevcut durumu, acentelerin geleceği ve sektörün gelişimine yönelik projeler kapsamlı şekilde değerlendirildi.</p>

<p>Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada, dijital dönüşüm süreçleri, dağıtım kanallarının etkinliği, acentelerin üretim gücünün korunması ve sektör paydaşları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gibi önemli başlıklar ele alındı.</p>

<p>Daha Güçlü Acenteler Platformu Başkanı Abdurrahman Köse, ziyarette yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Türkiye Sigorta Birliği Başkanlığı görevine gelen Sayın Ahmet Yaşar’ı ziyaret ederek hem yeni görevini tebrik ettik hem de sektörümüzün geleceğine katkı sağlayacak projeler üzerine görüş alışverişinde bulunduk. Acenteler, sigorta sektörünün en önemli yapı taşlarından biridir. TSB ile kurulacak güçlü iletişim ve ortak akıl sayesinde, acentelik mesleğinin hak ettiği konumun daha da güçleneceğine ve sektörümüzün sürdürülebilir büyümesine önemli katkılar sağlanacağına inanıyoruz.”</p>

<p><img height="1600" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-25-at-165652-1.jpeg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görüşmede ayrıca, sigorta şirketleri ile acenteler arasındaki iletişimin daha da kuvvetlendirilmesi ve sahadaki ihtiyaçların karar alma süreçlerine etkin şekilde yansıtılması gerektiği vurgulandı. Tüm paydaşların katkısıyla yürütülecek çalışmaların, Türk sigorta sektörünün daha güçlü ve dinamik bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağı ifade edildi.</p>

<p>TSB Başkanı Ahmet Yaşar ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, sektörün gelişimi için tüm dağıtım kanallarıyla yakın iletişim içinde, iş birliğine açık bir yönetim anlayışı benimseyeceklerini belirtti.</p>

<p>Ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/daha-guclu-acenteler-platformundan-tsb-baskani-ahmet-yasara-hayirli-olsun-ziyareti</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/ziyarer.jpg" type="image/jpeg" length="38684"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SEDDK 20 uzman yardımcısı alacak: Başvurular 5-21 Haziran 2026’da]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/seddk-20-uzman-yardimcisi-alacak-basvurular-5-21-haziran-2026da</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/seddk-20-uzman-yardimcisi-alacak-basvurular-5-21-haziran-2026da" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), İstanbul’da görevlendirilmek üzere 20 Sigortacılık Uzman Yardımcısı alacağını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (<strong>SEDDK</strong>), İstanbul’da görevlendirilmek üzere 20 Sigortacılık Uzman Yardımcısı alacağını duyurdu.</p>

<p>Kurum tarafından yayımlanan ilana göre giriş sınavı, yazılı ve sözlü olmak üzere iki aşamadan oluşacak. Yazılı sınav 11 Temmuz 2026 Cumartesi günü Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü’nde gerçekleştirilecek.</p>

<p>Başvurular, 5-21 Haziran 2026 tarihleri arasında e-Devlet üzerinden Kariyer Kapısı platformu aracılığıyla yapılacak. Adayların yalnızca bir alana başvuru yapabileceği belirtildi.</p>

<h3>Başvuru şartları</h3>

<p>İlana göre adayların Türk vatandaşı olması, 35 yaşını doldurmamış olması (01.01.1991 ve sonrası doğumlular), KPSS’den ilgili puan türlerinde yeterli puanı almış olması ve yabancı dil şartını sağlaması gerekiyor. Ayrıca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumlu sonuçlanması şartı aranacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sigortacılık Uzman Yardımcılığı (Sigortacılık ve Sigorta Tekniği alanları) için İngilizce, Fransızca, Almanca veya Arapça dillerinden en az YDS/e-YDS C düzeyi puan ya da eşdeğer uluslararası belge şartı bulunuyor.</p>

<h3>Sınav süreci</h3>

<p>Yazılı sınavda adaylar klasik usulde değerlendirilecek. Her konu grubundan en az 60, genel ortalamada ise en az 70 puan alma şartı aranacak. Başarılı adaylar arasından kontenjanın dört katı sözlü sınava çağrılacak.</p>

<p>Sözlü sınavda adaylar; bilgi düzeyi, ifade yeteneği, muhakeme gücü, temsil kabiliyeti, genel kültür ve mesleğe uygunluk gibi kriterlere göre değerlendirilecek.</p>

<h3>Değerlendirme ve atama</h3>

<p>Yazılı ve sözlü sınav ortalamasına göre yapılacak sıralamada en yüksek puanı alan 20 aday asıl listeye girecek. Ayrıca yarı oranında yedek aday belirlenecek.</p>

<p>SEDDK, sınav sürecine ilişkin tüm duyuruların resmi internet sitesi ve Kariyer Kapısı üzerinden yapılacağını, adaylara ayrıca tebligat gönderilmeyeceğini bildirdi.</p>

<p><img height="1128" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/indir-35.png" width="826" /></p>

<p></p>

<p><img height="1167" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/indir-1-14.png" width="797" /></p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/seddk-20-uzman-yardimcisi-alacak-basvurular-5-21-haziran-2026da</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/seddk-duyuru-03-4.jpg" type="image/jpeg" length="83958"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HDI Fibaemeklilik Genel Müdür Yardımcısı Erhan İleri: Bu sistemdeki tek sır erken girmek]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/hdi-fibaemeklilik-genel-mudur-yardimcisi-erhan-ileri-bu-sistemdeki-tek-sir-erken-girmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/hdi-fibaemeklilik-genel-mudur-yardimcisi-erhan-ileri-bu-sistemdeki-tek-sir-erken-girmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigorta Life Sohbetleri’nin konuğu olan HDI Fibaemeklilik Genel Müdür Yardımcısı Erhan İleri, bireysel emeklilik sisteminde özellikle 18 yaş altı BES’in önemine dikkat çekerek, erken yaşta sisteme dahil olmanın uzun vadede büyük avantaj sağladığını söyledi. BES’te fon yönetiminden dijitalleşmeye, yapay zekâ kullanımından sosyal sorumluluk projelerine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan İleri, “Tasarruf bilinci artık çok daha erken yaşta oluşuyor” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigorta Life Sohbetleri’nin konuğu olan HDI Fibaemeklilik Genel Müdür Yardımcısı Erhan İleri, bireysel emeklilik sisteminde özellikle 18 yaş altı BES’in önemine dikkat çekerek, erken yaşta sisteme dahil olmanın uzun vadede büyük avantaj sağladığını söyledi. BES’te fon yönetiminden dijitalleşmeye, yapay zekâ kullanımından sosyal sorumluluk projelerine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan İleri, “Tasarruf bilinci artık çok daha erken yaşta oluşuyor” dedi.</p>

<p><strong>- Öncelikle kendinizi tanıtabilir misiniz? HDI Fibaemeklilik bünyesindeki sorumluluk alanlarınızdan kısaca bahsedebilir misiniz?</strong></p>

<p>Sigorta sektöründeki süremi hesaplamam benim için oldukça kolay, tam 2000 yılında başladım ve şu anda sektördeki 26. yılımın içerisindeyim. HDI Fibaemeklilik’te satış, pazarlama ve müşteri hizmetlerinden sorumluyum. Satış kanallarımız içerisinde ağırlıklı olarak brokerlar, acenteler ve bankasürans (banka sigortacılığı) kanalı yer alıyor. Bu üç birime birden bakmanın getirdiği yoğun bir tempo olsa da işleri bütünleşik olarak yönetme şansına sahibiz. Müşteri tarafında satışa giderken, pazarlama, satış ve satış sonrası hizmetleri tek bir ekip olarak birleştirdiğimizde, HDI Fibaemeklilik adına tek bir noktadan, aynı bakış açısıyla daha bütüncül ve senkronize bir hizmet sunabiliyoruz.</p>

<p><strong>- Türkiye’de bireysel emeklilik sisteminin (BES) son yıllardaki büyümesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Katılımcı sayısındaki artışın arkasındaki en önemli faktörler sizce neler? BES’te fon yönetimi nedir ve nasıl olmalı sizce? </strong></p>

<p>Geldiğimiz son noktadan başlayacak olursak, bugün Gönüllü BES tarafında 10 milyonu aşkın katılımcı ve 2 trilyon TL’nin üzerinde bir fon büyüklüğü mevcut. Otomatik Katılım Sistemi (OKS) tarafında ise 8 milyona yakın katılımcıyla 150 milyar TL civarında bir fon büyüklüğüne ulaştık. Rakamlara baktığımızda sistemdeki asıl kırılma yılının 2020, yani pandemi ve pandemi sonrası dönem olduğunu görüyoruz. Pandemiyle birlikte hane halkında tasarruf ihtiyacı ve bilinci çok daha fazla hissedilir oldu. Tabii bu süreçte BES fonlarının rekabetçi getiriler sunması ve katılımcıların bu yüksek getirileri net bir şekilde fark etmesi de büyümede ciddi bir itici güç oldu.</p>

<p>Mevcut ekonomik konjonktürde enflasyonist baskı, satın alma gücündeki değişimler ve gelecek kaygısı gibi nedenler tasarruf bilincini ön plana çıkarıyor. Eskiden BES’in çok sade bir tanımı vardı, <em>Sisteme girersiniz, minimum 10 yıl katkı payı ödersiniz ve 56 yaşını tamamlayınca emeklilik hakkı kazanırsınız.</em> Ancak bugün bu davranış biçimi evrildi. Katılımcılar sistemi sadece emeklilik için değil, çocuklarının eğitimi, gelecekteki konut alımı veya finansal bir market içerisindeki uzun vadeli, avantajlı bir yatırım ürünü olarak görmeye başladı.</p>

<p>Sistemde çok zengin bir fon evreni var. Biz HDI Fibaemeklilik olarak 15 farklı portföy yönetim şirketiyle çalışıyor ve 45’in üzerinde emeklilik fonu yönetiyoruz. BEFAS tarafına baktığınızda ise katılımcının kendi risk grubuna ve beklentisine göre seçebileceği gümüşten altına, yurt dışı hisse senetlerine kadar 350’ye yakın fon alternatifi bulunuyor. Ayrıca sistem, fonlar üzerindeki stopaj avantajıyla uzun vadeli yatırımcılar için benzersiz bir finansal koruma alanı yaratıyor. Türkiye’de hane halkının tasarruf edilebilir geliri maalesef gelişmiş ülkelerin altında. Avrupa’da bu oran %15 civarındayken Türkiye'de %10 seviyelerinde ve nominal olarak satın alma karşılığı daha geride. Bu kısıtlı tasarrufları BES bünyesinde büyütmenin en önemli anahtarı ise doğru fon yönetimidir. Şu anda bir katılımcının sektör içerisine baktığımızda bir yıl içerisindeki fonda dağılım değişikliği oranı %12 civarında. %12 civarında bir katılımcı aslında burada bir fonda dağılım değişikliği yapmış. Bunun özellikle uzun vadeli bir yatırımda ve değişen piyasa koşulları içerisinde biraz daha artması gerekiyor.</p>

<p><strong>- Türkiye’de 18 yaş altı Bireysel Emeklilik Sistemi’nin uygulanmaya başlamasından bu yana geçen süreyi sektör açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Beklenen büyüme ivmesi yakalandı mı?</strong></p>

<p><strong>“Sisteme başlamak, erken girmek çok çok değerli”</strong></p>

<p>18 yaş altı BES tarafında şu anda sektöre giren her 6 katılımcıdan bir tanesi 18 yaş altı. 18 yaş altına girişi hem sektör olarak hem şirket olarak uzun vadede sermaye birikimi içinde çok önemsiyoruz. Bugün 18 yaş altına baktığımızda ağırlıklı olarak 0-10 yaş grubunun daha bir yoğunluğu olduğunu görüyoruz. Güzel taraflardan bir tanesi devam oranları da oldukça yüksek.</p>

<p>Ebeveynler 18 yaş altına katkı payı yatırdığında buradaki devam oranları gönüllü BES'e göre daha yüksekte gidiyor. Ama en önemli nokta şu, 18 yaşına geldiğinde çocuklarımızın eğitim ihtiyacı olabilir, ileride işe girdi, bir konut edinimi olabilir veyahut da erkek katılımcı gençlerimizin askerlikle ilgili bir finansal ihtiyacı olabilir. Finansal ihtiyaçları için aslında bugünden bir sermaye birikimi sağlıyor. Bu noktada burada küçük katkı payları da olsa, sisteme başlamak, erken girmek çok çok değerli.</p>

<p><strong>- Ebeveynlerin çocukları için tasarruf yapma bilincinde 18 yaş altı BES ile birlikte nasıl bir değişim gözlemliyorsunuz? Devlet katkısı ebeveynlerin yönelmesinde ne kadar belirleyici? Mevcut ekonomik konjonktürde ailelerin uzun vadeli tasarruf araçlarına yaklaşımı nasıl şekilleniyor? 18 yaş altı BES’e olan güven ve ilgi hangi seviyede?</strong></p>

<p>En dikkat çekici gözlemimiz şu, 18 yaş altı sözleşmelerin sistemde kalma ve devam oranları, yetişkinlerin gönüllü BES’ine göre çok daha yüksek. Ebeveynler, çocuklarının geleceği söz konusu olduğunda ekonomik dalgalanmalardan bağımsız olarak bu tasarrufa çok daha sıkı sadık kalıyor.</p>

<p>Devlet katkısı ise sistemin genelinde olduğu gibi bu segmentte de çok güçlü bir motivasyon aracı. Devlet katkısı oranımız bildiğiniz gibi %20 olarak güçlü bir şekilde devam ediyor. Devlet katkısının kademeli hak ediş süreleri var, tamamını emeklilik hakkı kazanınca alıyorsunuz ancak 10 yıldan sonra %60'ını hak ediyorsunuz. Bu %60'lık oran 18 yaş altı çocukların ebeveynleri için ciddi bir motivasyon. Örneğin 0 yaşında sisteme giren bir çocuk, 18 yaşına geldiğinde zaten devlet katkısının %60’ını doğrudan hak etmiş oluyor.</p>

<p><strong>“En önemli motivasyon aslında tasarruf ihtiyacının hissedilmesi”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Devlet katkısı burada bir motivasyon olsa da aslında bu sözleşmeye başlamada hem 18 yaş altı hem gönüllü BES için en önemli motivasyon aslında tasarruf ihtiyacının hissedilmesi. Tasarruf ihtiyacının hissedilmesiyle beraber bireysel emeklilik sözleşmesine yatırılan katkı payları uzun vadede gelecekte her katılımcı için bir değer atfediyor. Aslında o motivasyon sistemi içerisine girmeyi sağlayan, sistemde büyümeyi sağlayan da yatırılan katkı payının karşılığının getir olarak gözüküyor olması. Bu noktada katılımcılar istedikleri bir yatırım fonunu veya yatırım araçlarına girdiklerinde, yatırım yapabildiklerinde bunu getiri olarak gördüklerinde burada da süre olarak zaman içerisinde devam etme motivasyonu daha çok artıyor. İkinci bir grup da var, bunlar da yatırımcı grubu. Aslında bireysel emeklilik sistemini tamamen bir yatırım enstrümanı olarak görüyor. Buradaki en önemli nokta stopaj avantajı ve bireysel emeklilik fonlarının gerçekten de getiri olarak birçok beklentiye cevap verebiliyor olması diyebilirim.</p>

<p><strong>- Bu segmentte sizi rakiplerinizden ayıran temel hizmetler veya sunduğunuz özel avantajlar nelerdir?</strong></p>

<p><strong>"Gelecek Net Planı" ile rakiplerimizden çok net bir şekilde ayrışıyoruz</strong></p>

<p>HDI Fibaemeklilik olarak 18 yaş altı kategorisinde tasarladığımız "Gelecek Net Planı" ile rakiplerimizden çok net bir şekilde ayrışıyoruz. Bu plandaki en büyük motivasyonumuz ve değer ölçütümüz, giriş aidatının olmaması ve düzenli ödeme yapıldığı sürece hiçbir kesintinin uygulanmamasıdır. Sisteme giriş katkı payı barajını da oldukça makul bir seviyede, 500 TL civarında tuttuk.</p>

<p><strong>- 18 yaş altı BES katılımcılarında ortalama aylık katkı payı ve tasarruf eğilimleri hakkında genel bir tablo paylaşabilir misiniz?</strong></p>

<p>Bireysel Emeklilik Sistemi'nin genelinde gönüllü BES'teki ortalama aylık katkı payı şu an sektör genelinde 2.700 TL civarında seyrediyor. Tabii bu rakam il bazında değişiyor; İstanbul ve İzmir bu ortalamada biraz daha önde yer alıyor. 18 yaş altı segmentine özel olarak baktığımızda ise aylık katkı payı ortalamalarının 1.200 - 1.300 TL civarında şekillendiğini görüyoruz. Tasarruf eğilimi olarak aileler bütçelerine göre düzenli ve istikrarlı ödemeler yapmaya oldukça yatkınlar. 18 yaş altı BES’te en önemli belki de son dönemde ortaya çıkan, bizim de şirket olarak hayata geçireceğimiz noktalardan bir tanesi Hediye BES. 18 yaş altı BES katılımcısının anne veya babası ödeme yapıyor. Ama bu ödemelere de özellikle dedesinin, amcasının, halasının katkı payı ödeyeceği, bayramlarda orayı destekleyebileceği Hediye BES / Hediye Ödeme noktasında da teşvikleri artırmak buranın büyüklüğünü daha da çok artıracaktır.</p>

<p><strong>- Sisteme dahil olan çocukların yaş dağılımına baktığınızda daha çok hangi yaş grubunda yoğunluk görüyorsunuz? Ebeveynler çocuklarının hangi döneminde sisteme girmeyi tercih ediyor?</strong></p>

<p><strong>“Sisteme giriş "0 yaş" anında başlıyor”</strong></p>

<p>Sisteme giriş tarafında ebeveynlerin konsantrasyonu çocukların en erken döneminde, yani "0 yaş" anında başlıyor. Yoğunluk net bir şekilde 0-7 yaş grubunda. Toplam 18 yaş altı portföyümüzün yaklaşık %25-30’u bu yaş aralığında toplanıyor. Çocuk büyüyüp yaş ilerledikçe okul giderlerinin artması veya "nasılsa ileride kendisi de yapabilir" düşüncesiyle sisteme yeni giriş adetleri biraz düşüyor.</p>

<p><strong>- Ailelerin sisteme katılımını kolaylaştırmak adına dijital kanallarınızda ne gibi yenilikler veya kolaylıklar sundunuz?</strong></p>

<p><strong>“Dijitalleşme bizim şirketsel olarak asıl varlık sebebimiz”</strong></p>

<p>Dijitalleşme bizim şirket olarak asıl varlık sebebimiz. Kurulduğumuz günden beri tüm süreçlerde dijitalleşmeyi hep ön planda tuttuk. HDI Fibaemeklilik olarak temas ettiğimiz tüm kanallarda, kendi web sitemiz, mobil uygulamamız, entegre çalıştığımız bankaların mobil şubeleri ya da web sitemizdeki chatbot’umuz üzerinden sözleşme başlatmak yalnızca 1 dakikalık son derece basit ve kağıtsız bir süreçtir. Yapay zeka destekli araçlarımızla buralara erişimi daha da kolaylaştırıyoruz. Müşterinin kendi yaşamsal ihtiyaçlarına göre hem BES hem de risk/hayat sigortası ürünlerini tek bir platformdan uçtan uca alabileceği dijital yapılar üzerinde çalışıyoruz.</p>

<p><strong>- Sisteme dahil olan çocuklar 18 yaşına geldiklerinde bireysel olarak devam edebilme imkânına sahip oluyor. Bu geçiş sürecinde katılımcıların sistemde kalmasını teşvik etmek adına nasıl bir strateji izliyorsunuz?</strong></p>

<p><strong>“Beklediğimizden çok daha yüksek bir yatırım bilinci var”</strong></p>

<p>Bizim gözlemlerimize göre gençler paralarına ve geleceklerine ebeveynlerinden daha çok sahip çıkıyorlar, şu anki Z ve Alfa kuşağında beklediğimizden çok daha yüksek bir yatırım bilinci var. Borsayı, dövizi ve dijital varlıkları çok sıkı takip ediyorlar. 18 yaşını doldurup hakları devraldıklarında sistemden kitlesel bir çıkış eğilimi görmüyoruz. Buradaki en büyük teşvik ve stratejimiz mevzuatın sunduğu yeni esneklikler. Artık "kısmi çekiş" hakkı sayesinde gençler evlilik veya konut edinimi gibi büyük ihtiyaçlarında sistemden tamamen çıkmak zorunda kalmadan içeriden nakit çekebiliyorlar. Ayrıca BES sözleşmelerini bir bankaya teminat (temlik) göstererek ihtiyaç duyduklarında çok daha rahat kredi kullanabiliyorlar. Sözleşmede 10 yılı doldurdukları için devlet katkısının %60'ını zaten hak etmiş oluyorlar, bu da onlara sistemi kapatmak yerine katkı paylarını kendi bütçelerine göre artırarak devam etme motivasyonu veriyor.</p>

<p><strong>-18 yaş altı BES’e yönelik yeni ürün, fon seçenekleri ya da kampanyalar planlıyor musunuz?</strong></p>

<p>Kampanyaları dijital kanallarımız üzerinden sürekli aktif tutuyoruz. En son 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda dijitalden sözleşme başlatan 18 yaş altı katılımcılarımıza 1.500 TL'lik hediye çekleri vermiştik. Önümüzdeki süreçte çok önemsediğimiz <strong>"Hediye BES / Hediye Ödeme"</strong> projesini hayata geçireceğiz. Bu projeyle, bayramlarda veya özel günlerde çocuklara nakit harçlık vermek yerine, dedelerinin, amcalarının, teyzelerinin doğrudan çocuğun BES hesabına bir dijital tıkla katkı payı/ara ödeme gönderebileceği bir teşvik mekanizması kuracağız.</p>

<p><strong>- Çocuklarının geleceği için henüz 18 yaş altı BES’e adım atmamış ebeveynlere vermek istediğiniz en önemli mesaj ne olur?</strong></p>

<p><strong>“Bu sistemdeki tek sır erken girmek”</strong></p>

<p>Eğer bizi dinleyen veya okuyan ebeveynlerin çocukları için hala bir sözleşmesi yoksa, şu andan itibaren hemen yaptırın. Rakamın büyüklüğü veya küçüklüğü hiç önemli değil. Yol uzun, finansal olarak sıkıştığınızda ara verebilir, bütçeniz rahatladığında ise ara ödemelerle içeriyi destekleyebilirsiniz. Zamanın para üzerinde muazzam bir katlama etkisi var. Bugün 10 yaşındaki bir çocuk için başlatacağınız 500 TL'lik bir BES planının yaratacağı bileşik değeri, o çocuk 40-45 yaşına geldiğinde kendisi sıfırdan yapmaya çalışsa aylık 5.500 TL ödemesi gerekir, yani tam 10-11 katı bir maliyetle karşılaşır. Katkı payı, fon getirisi ve devlet katkısı bir araya geldiğinde uzun vadede yatırılan ana paranın 5 ila 10 katı arasında bir büyüme gerçekleşiyor. Bu sistemdeki tek sır erken girmek.</p>

<p><strong>- Sigorta ve emeklilik sektöründe dijitalleşme müşteri davranışlarını nasıl değiştiriyor? Yapay zekâ ve veri analitiği, emeklilik ürünlerinin geliştirilmesinde nasıl rol oynuyor?</strong></p>

<p><strong>“Bize müşteriyi daha iyi tanıma fırsatı veriyor”</strong></p>

<p>Dijitalleşme, müşterilerimizin hız ve şeffaflık beklentisini en üst seviyeye çıkardı. Artık tüketiciler uzun formlar doldurmak veya şubeye gitmek istemiyor; tüm finansal süreçlerini tek bir tıkla, şeffaf şekilde mobilden takip etmeyi arzuluyor. Yapay zeka ve büyük veri analitiği ise bu noktada bize müşteriyi daha iyi tanıma fırsatı veriyor. Veri analitiği sayesinde katılımcılarımızın yaş, gelir ve risk algılarını analiz ederek onlara tamamen kişiselleştirilmiş fon önerileri sunabiliyoruz. Yapay zeka tabanlı algoritmalarımızla, piyasa koşullarına göre en doğru fon dağılım optimizasyonunu otomatikleştirerek hem ürün geliştirme süreçlerimizi hızlandırıyor hem de katılımcılarımızın birikim performansını maksimize ediyoruz.</p>

<p><strong>- HDI Fibaemeklilik’te sosyal sorumluluk projeleri kurum stratejisinin neresinde duruyor? HDI Fibaemeklilik olarak meme kanseri farkındalığı gibi sosyal projelere bakışınız nedir? Tasarruf alışkanlığını sadece ebeveynlere değil, çocuklara da kazandırmak adına yürüttüğünüz eğitim, farkındalık veya sosyal sorumluluk projeleri bulunuyor mu? Bu projeler şirket kültürünü nasıl etkiliyor?</strong></p>

<p><strong>“Topluma değer katmayı bir kurumsal ödev olarak görüyoruz”</strong></p>

<p>Sosyal sorumluluk, HDI Fibaemeklilik için kurumsal stratejinin tam merkezinde, sürdürülebilirlik ilkelerimizin ayrılmaz bir parçası olarak duruyor. Özellikle kadın sağlığı ve meme kanseri farkındalığı gibi hayati konularda uzun yıllardır aktif projeler yürütüyor, farkındalık sponsorlukları ve özel sigorta ürünlerimizle kadınların yanında yer alıyoruz. Topluma değer katmayı bir kurumsal ödev olarak görüyoruz.</p>

<p>Tasarruf tarafında ise bilincin çocuk yaşta başladığına inanıyoruz. Bu amaçla, yaklaşık iki yıl önce dijital mecralarda ve YouTube'da başlattığımız <strong>"BES’ini Fonla Büyüt"</strong> serimizle çok değerli ekonomistleri konuk ederek tasarrufu, yatırımı ve fon yönetimini herkesin anlayacağı dilde, en yalın haliyle anlatıyoruz. Çocuklara finansal okuryazarlık aşılamaya yönelik içerikler üretiyoruz. Bu projeler içerideki ekiplerimizin işe olan bağlılığını, ortak bir amaca hizmet etme motivasyonunu ve dolayısıyla şirket kültürümüzü inanılmaz derecede olumlu etkiliyor ve bizi kenetliyor.</p>

<p><strong>- Bu çalışmalarda sizi kişisel olarak motive eden şey nedir?</strong></p>

<p>Beni kişisel olarak en çok motive eden şey, insanların hayatlarına dokunabilmek ve onların gelecek güvencelerini inşa etmelerine liderlik edebilmektir. Bugün sisteme dahil ettiğimiz 0 yaşındaki bir bebeğin, 18 yıl sonra üniversiteye başlarken ya da kendi işini kurarken bizim vesilemizle biriken o güçlü sermayeyi arkasında hissedeceğini bilmek, bir profesyonel için paha biçilemez bir manevi tatmin. Toplumsal tasarruf bilincini yukarı taşımak ve bireylerin gelecek kaygılarını azaltarak huzurlu yarınlar planlamasına katkı sağlamak, 26 yıldır bu sektöre duyduğum heyecanı her gün ilk günkü gibi taze tutuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/hdi-fibaemeklilik-genel-mudur-yardimcisi-erhan-ileri-bu-sistemdeki-tek-sir-erken-girmek</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/erhan-ileri.jpg" type="image/jpeg" length="65989"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya’da sigortalı çalışan sayısı 120 bin azaldı]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/almanyada-sigortali-calisan-sayisi-120-bin-azaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/almanyada-sigortali-calisan-sayisi-120-bin-azaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da ekonomik durgunluk istihdam piyasasını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Yılın ilk çeyreğinde sigortalı çalışan sayısı 120 bin kişi gerileyerek 42 milyona düşerken, imalat ve inşaat sektörlerindeki kayıplar dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya Federal İstatistik Ofisinin (Destatis) açıkladığı geçici verilere göre, ülkedeki istihdam edilen kişi sayısı yılın ilk çeyreğinde yaklaşık 45,6 milyon olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Almanya'da yılın ilk çeyreğinde istihdam, ekonomideki durgunluk ve geleneksel mevsimsel etkilerin de etkisiyle 2025'in son çeyreğine kıyasla 486 bin kişi azaldı.</p>

<p>Destatis açıklamasında, yılın ilk çeyreğinde istihdamda görülen düşüşün mevsimsel bir eğilim olduğu ancak yılın başındaki bu gerilemenin geçmiş yılların oldukça üzerinde gerçekleştiği belirtildi. Açıklamada, bu dönemdeki istihdam kaybının, 2023-2025 yılları arasındaki ilk çeyrek ortalaması olan 381 bin kişilik düşüşün de üzerinde gerçekleştiği vurgulandı.</p>

<h2>İmalat sektöründe istihdam kayıpları devam ediyor</h2>

<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış veriler incelendiğinde, istihdamın bir önceki çeyreğe göre 61 bin kişi veya yüzde 0,1 azaldığı görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Benzer şekilde 2025'in üçüncü ve dördüncü çeyreklerinde de yüzde 0,1'lik düşüşler yaşanmıştı. Bu durum, istihdamdaki olumsuz trendin 2025 yazından bu yana kesintisiz sürdüğünü ortaya koydu.</p>

<p>Yıllık bazda bakıldığında ise istihdam, 2025'in ilk çeyreğine göre 157 bin kişi azaldı.</p>

<p>Almanya'da istihdam verileri sektörel bazda incelendiğinde, hizmet dışındaki sektörlerde yıllık bazda 202 bin kişilik sert bir daralma yaşandığı görüldü. Sanayi üretimi ve inşaat gibi temel lokomotif sektörler kan kaybetmeye devam etti. Bu grupta en büyük kayıp, yıllık bazda yüzde 2,1 gerileyerek 171 bin kişilik istihdam azalışı yaşayan imalat sektöründe kaydedildi. İnşaat sektöründe istihdam edilenlerin sayısı yüzde 1,1 azalarak 27 bine gerilerken tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründe ise yüzde 0,7'lik düşüşle 4 binlik kayıp yaşandı.</p>

<p>Hizmet sektörü genelinde istihdam yıllık bazda 45 bin kişi artsa da alt sektörlerdeki derin ayrışma dikkat çekti. Sektörün ayakta kalmasını sağlayan ana unsur, uzun vadeli yukarı yönlü trendini koruyan kamu hizmetleri, eğitim ve sağlık alanı oldu. Bu alan, 181 bin kişilik artışla dönem içindeki en güçlü büyümeyi kaydetti.</p>

<p>Bu arada, Almanya'da sigortalı çalışan sayısı yıllık bazda 120 bin kişi azalarak 42 milyona, serbest meslek sahibi sayısı ise 37 bin kişi düşüşle 3,6 milyona geriledi. Toplam çalışma hacmi ise 15,7 milyar saat ile değişmeyerek daha az kişinin daha uzun saatler çalıştığına işaret etti.</p>

<p>Öte yandan, aynı dönemde istihdam Avro Bölgesi'nde yüzde 0,5, Avrupa Birliği (AB) genelinde ise yüzde 0,6 artış gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/almanyada-sigortali-calisan-sayisi-120-bin-azaldi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-0b6da00ffbd9901d036c7083aee651c4.jpg" type="image/jpeg" length="56526"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Auto King Oto Servis yeni lokasyonuyla hizmet ağını güçlendirdi]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/auto-king-oto-servis-yeni-lokasyonuyla-hizmet-agini-guclendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/auto-king-oto-servis-yeni-lokasyonuyla-hizmet-agini-guclendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Auto King Oto Servis, büyüme stratejisi kapsamında İkitelli hizmet noktasını Basın Ekspres Yolu üzerindeki yeni adresine taşıdı. Toplam 3 bin 300 metrekarelik kullanım alanına sahip yeni merkez; 900 metrekarelik açık alanı, modern teknik altyapısı ve artırılmış operasyon kapasitesiyle hizmet vermeye başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Auto King Oto Servis, büyüme stratejisi kapsamında İkitelli hizmet noktasını Basın Ekspres Yolu üzerindeki yeni adresine taşıdı. Toplam 3 bin 300 metrekarelik kullanım alanına sahip yeni merkez, 900 metrekarelik açık alanı, modern teknik altyapısı ve artırılmış operasyon kapasitesiyle hizmet vermeye başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>21 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen resmi açılış töreni, sektör temsilcileri, sigorta acenteleri, eksperler, iş ortakları ve iş dünyasından çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Yeni lokasyonda faaliyet gösteren Auto King Oto Servis İkitelli, mini onarım, mekanik bakım, hasar onarımı, oto bakım ve koruma ile mobil parça onarımı alanlarında müşterilerine kapsamlı hizmet sunuyor. Uzman kadrosu ve gelişmiş teknik altyapısıyla dikkat çeken merkez, bölgedeki servis kapasitesini de önemli ölçüde artırdı.</p>

<p>Açılışta konuşan<strong> Auto King Oto Servis CEO’su Serkan Süer</strong>, yeni yatırımın marka vizyonu açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekti. Süer, “Auto King olarak gerçekleştirdiğimiz her yatırımı yalnızca fiziki büyüme değil, aynı zamanda hizmet kalitemizi ve müşteri memnuniyetini ileriye taşıyan önemli bir adım olarak görüyoruz. İkitelli’de hizmete başlayan yeni merkezimizin de operasyonel gücümüze ve müşteri deneyimine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/auto-king-oto-servis-yeni-lokasyonuyla-hizmet-agini-guclendirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/indir-3-9.png" type="image/jpeg" length="12086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SEDDK’dan özel sağlık sigortalarında yeni dönem duyurusu]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/seddkdan-ozel-saglik-sigortalarinda-yeni-donem-duyurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/seddkdan-ozel-saglik-sigortalarinda-yeni-donem-duyurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), özel sağlık sigortalarında sigortalı haklarını merkeze alan yeni düzenlemelere ilişkin kapsamlı bir bilgilendirme duyurusu yayımladı. 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni uygulamalarla birlikte; ömür boyu yenileme garantisi, şirketler arası geçiş işlemleri ve bekleme süreleri gibi birçok alanda önemli değişiklikler hayata geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), özel sağlık sigortalarında sigortalı haklarını merkeze alan yeni düzenlemelere ilişkin kapsamlı bir bilgilendirme duyurusu yayımladı. 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni uygulamalarla birlikte; ömür boyu yenileme garantisi, şirketler arası geçiş işlemleri ve bekleme süreleri gibi birçok alanda önemli değişiklikler hayata geçirildi.</p>

<p>Yeni düzenlemeler kapsamında, 60 yaşını doldurmamış sigortalılara ömür boyu yenileme garantisi (ÖBYG) taahhüdü içeren poliçe sunulması zorunlu hale geldi. ÖBYG içeren poliçeyi tercih eden ve 3 yıl kesintisiz sigortalılık süresi boyunca toplam tazminat/toplam prim oranı yüzde 80’in altında kalan sigortalılar, ömür boyu yenileme garantisi hakkı kazanabilecek. Sigorta şirketleri bu şartları sigortalı lehine esnetebilecek ancak aleyhe olacak şekilde değiştiremeyecek.</p>

<p>Düzenlemeyle birlikte bekleme sürelerine ilişkin uygulamalarda da yeni kurallar getirildi. Buna göre sigorta şirketleri, bekleme sürelerini yalnızca ilk poliçede uygulayabilecek ve belirlenen üst limitler çerçevesinde hareket edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni dönemin dikkat çeken başlıklarından biri de kazanılmış hakların korunması oldu. Aynı şirket içerisinde plan değişikliği yapılması veya başka bir sigorta şirketine geçiş durumunda sigortalıların sahip olduğu ömür boyu yenileme garantisi ve bekleme sürelerine ilişkin haklar korunacak. Böylece sigortalılar, planlar ve şirketler arasında geçiş yaparken mevcut haklarını kaybetmeyecek.</p>

<p>SEDDK tarafından yapılan açıklamada, düzenlemelerin tüketiciler tarafından doğru anlaşılması amacıyla “Özel Sağlık Sigortalarında Yeni Dönem Bilgilendirme Rehberi”nin hazırlandığı belirtildi. Ayrıca sağlık sigortası branşında faaliyet gösteren sigorta şirketleri ile Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği’nden (TSB), söz konusu rehbere erişimi kolaylaştırmak amacıyla internet sitelerinde yönlendirme bağlantısına yer vermeleri istendi.</p>

<p>Kurum tarafından yayımlanan sektör duyurusunda, “Özel Sağlık Sigortalarında Yeni Dönem” başlığı altında hazırlanacak yönlendirme bağlantısının 31 Aralık 2027 tarihine kadar kesintisiz şekilde yayımlanmasının önem taşıdığı ifade edildi.</p>

<p>SEDDK’nın 2026/1 sayılı sektör duyurusu ise 10 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>

<p><img height="1108" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/indir-2-8.png" width="895" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/seddkdan-ozel-saglik-sigortalarinda-yeni-donem-duyurusu</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 20:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/seddk-duyuru-03-4.jpg" type="image/jpeg" length="54387"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Sigorta’da üst yönetimde iki yeni atama]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/anadolu-sigortada-ust-yonetimde-iki-yeni-atama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/anadolu-sigortada-ust-yonetimde-iki-yeni-atama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu Sigorta’da üst yönetim yapılanması kapsamında iki önemli atama gerçekleştirildi. Şirketin reasürans alanında deneyimli yöneticisi İnanç Duyar ile dijitalleşme ve pazarlama alanlarına liderlik eden Aydın Bozdemir, 22 Mayıs itibarıyla Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anadolu Sigorta, üst yönetim kadrosunu iki yeni atamayla güçlendirdi. Şirket bünyesinde uzun yıllardır farklı birimlerde sorumluluk üstlenen İnanç Duyar ile Aydın Bozdemir, Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı olarak görevlerine başladı.</p>

<p><img class="" height="500" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/1779458419-inanc-duyar.jpg" width="350" /></p>

<p>Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi Matematik Bölümünde, yüksek lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi Matematik Mühendisliği Anabilim Dalı’nda tamamlayan İnanç Duyar, Anadolu Sigorta’daki kariyerine 2006 yılında Risk Yönetimi Müdürlüğü’nde başladı. 2011 yılından beri Hazine ve Maliye Bakanlığı siciline kayıtlı aktüerdir. 2015 yılında Aktüerya Müdürlüğü’nde görev aldıktan sonra 2018 yılında aynı müdürlükte Müdür Yardımcısı, 2020 yılında Risk Yönetimi ve İç Kontrol Müdürü, 2022 yılında ise Risk Yönetimi Müdürü olarak atandı. 1 Eylül 2023 tarihinde Reasürans ve Satın Alma Koordinatörü görevine getirilen Duyar, 22 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="500" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/1779458413-ayd-n-bozdemir-1.jpg" width="350" /></p>

<p>Ortadoğu Teknik Üniversitesi İktisat Bölümü’nden 2007 yılında mezun olan Aydın Bozdemir ise iş hayatına aynı yıl Türkiye İş Bankası’nda Stajyer Uzman Yardımcısı olarak başladı. 2008-2018 yılları arasında bankanın Teftiş Kurulu’nda müfettiş olarak kariyerine devam eden Bozdemir, 2018 yılında Dijital Bankacılık Bölümü’nde Müdür Yardımcılığı, 2022 yılında ise aynı bölümde Birim Müdürlüğü görevine atandı. 1 Haziran 2024 tarihinde Anadolu Sigorta’da Pazarlama ve Dijital Sigortacılık Koordinatörü olarak göreve başlayan Aydın Bozdemir, 22 Mayıs 2026 tarihinden itibaren Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı olarak görev almaktadır. Aydın Bozdemir, CFA Institute tarafından verilen ve yatırım analistliği alanında uluslararası geçerliliği bulunan Chartered Financial Analyst sertifikasına sahiptir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/anadolu-sigortada-ust-yonetimde-iki-yeni-atama</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/04/anadolu-32.jpg" type="image/jpeg" length="52218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Denetimler sıkılaşıyor: Kayıt dışı ödemeler ve SGK ihlalleri emeklilik haklarını tehdit ediyor]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/denetimler-sikilasiyor-kayit-disi-odemeler-ve-sgk-ihlalleri-emeklilik-haklarini-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/denetimler-sikilasiyor-kayit-disi-odemeler-ve-sgk-ihlalleri-emeklilik-haklarini-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal güvenlik ve vergi alanında yürütülen sıkı takip süreçleri hem çalışanları hem de işletmeleri yakından ilgilendiriyor. Düzenlenen ortak denetimlerle mevzuata aykırı sigorta bildirimleri, elden yapılan gizli ödemeler ve hatalı iş fesihleri saniyeler içinde belirleniyor. Yapılan hatalar sigortalıların emeklilik haklarının yanmasına ve kurumlara büyük cezalar kesilmesine neden oluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Devletin denetim organları dijital teknolojileri kullanarak iş dünyasındaki usulsüzlüklerin üzerine gitmeye başladı. Maliye Bakanlığı'na bağlı vergi daireleri ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ortaklaşa yürüttükleri elektronik takip sistemleri vasıtasıyla kayıt dışı ekonomiye karşı büyük bir mücadele başlattı.</p>

<p>Yürürlüğe giren yeni teknolojik altyapı sayesinde sahte sigorta bildirimleri, çalışanların maaşlarının bir kısmının elden verilmesi ve naylon fatura kullanımı gibi yasa dışı işlemler çok sıkı müeyyidelerle engelleniyor. Çalışma hayatı ve vergi uygulamalarındaki bu sert denetim süreçleri hakkında değerlendirmelerde bulunan sosyal güvenlik uzmanı Özgür Erdursun, hem iş veren firmaların hem de iş gücü piyasasındaki personelin geleceğini doğrudan etkileyecek hayati uyarılarda bulundu.</p>

<p>HAFTALIK MESAİ SÜRELERİ VE TATİL GÜNLERİNDEKİ EK ÜC RET HESAPLAMALARI</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Youtube kanalında yaptığı yayınlarda güncel mevzuat kurallarını anlatan Özgür Erdursun, iş kanununa göre haftalık çalışma süresinin net olarak 45 saat şeklinde uygulanması gerektiğini ifade etti. Bu sürenin aşılması durumunda ortaya çıkan fazla çalışma süreleri için hafta içi günlerde normal saatlik ücretin 50 yüzde artırımlı olarak ödenmesi zorunlu bir kural oluşturuyor. Pazar günleri gerçekleştirilen mesailerde ise bu zam oranı 100 yüzde olarak uygulanıyor ve çalışana tam iki katı ücret yansıtılıyor. Dini bayramlar, milli bayramlar ve resmi tatil günlerinde görev yapan personelin, çalıştıkları her bir gün için bordrolarında fazladan bir günlük net ücret alması yasal bir hak teşkil ediyor.</p>

<p>BANKA MAAŞ DEKONTLARI VE RESMİ BORDRO BİLGİLERİNİN TAM UYUM ZORUNLULUĞU</p>

<p>İşletmeler tarafından kurumlara sunulan SGK prim bildirim tutarlarının, çalışanların banka hesaplarına yatırılan gerçek maaş miktarlarıyla kuruşu kuruşuna uyuşması şart koşuluyor. Bununla birlikte, şirketlerin personeline ait yıllık izin defterlerini, izin formlarını ve özlük dosyalarını hiçbir eksik evrak bırakmadan titizlikle muhafaza etmesi yasal bir yükümlülük olarak öne çıkıyor. Çalışanların hak kazandığı yıllık izin sürelerine ait ücretlerin, personel ilgili iş yerinde fiilen çalışmaya devam ettiği esnada nakit paraya dönüştürülerek ödenmesi ise hukuken tamamen geçersiz sayılıyor.</p>

<p>HATIR GÖNÜL İLİŞKİSİYLE YAPILAN USULSÜZ SİGORTA BİLDİRİMLERİNDEKİ TEHLİKELER</p>

<p>Herhangi bir işletmede gerçek anlamda emek sarf etmeden, sadece bir tanıdık vasıtasıyla veya belirli bir aracı şahsa ödeme yaparak kendini sigortalı gösterenlerin büyük bir risk altında olduğunu belirten Özgür Erdursun, yasal yaptırımların boyutunu net bir dille aktardı. Özgür Erdursun, konuya dair yaptığı açıklamada şunları söyledi:</p>

<p>"Bir aracıya para vererek ya da hatır gönül ilişkisiyle kendinizi sigortalı gösterdiğinizde, bu durum bir denetimle ortaya çıkarsa tüm günleriniz silinir. Emekliliğiniz iptal olur; ödenen maaşlar ve sağlık harcamaları yasal faiziyle geri alınır. İşletmeler için ise tüm devlet teşviklerinin iptali ve ağır para cezaları söz konusudur." Bu tür sahtekarlık yöntemlerine başvuranların geçmişe dönük tüm birikimleri tek bir denetim raporuyla yok edilebiliyor.</p>

<p>DEVAMSIZLIK YAPAN ÇALIŞANIN İŞTEN ÇIKARILMASINDAKİ YASAL İŞLEMLERİN SIRASI</p>

<p>Şirket yönetimlerinin çalışma hayatında en çok yanıldığı konuların başında, işe gelmeyen personelin iş akdini ani bir kararla sonlandırmak geliyor. Özgür Erdursun, görevine haklı bir mazereti olmadan devam etmeyen çalışanların işten çıkarılmasında yasal basamakların eksiksiz uygulanması gerektiğini ifade etti. Hata yaparak haklı durumdayken haksız konuma düşmek ve mahkemelerde yüksek tutarlarda kıdem ile ihbar tazminatı ödemek zorunda kalmamak için şu sıralı prosedürün izlenmesi kanuni bir zorunluluk arz ediyor:</p>

<p>1) Resmi Tutanak Düzenlenmesi (Devamsızlığın Tespiti): İş yerine gelmeyen personelin devamsızlık yaptığı her gün için iş yeri yetkilileri ve şahitler huzurunda ıslak imzalı resmi tutanak hazırlanması gerekir.</p>

<p>2) Noter Aracılığıyla İhtarname Gönderilmesi (Yasal Tebligat Süreci) Tutulan devamsızlık tutanaklarının ardından ilgili personelin resmi ikametgah adresine noter vasıtasıyla hızlı bir şekilde ihtarname gönderilmesi şarttır.</p>

<p>3) 6 İş Günü Savunma Süresi Tanınması (Yasal Hakların Korunması) Tebligatın çalışana ulaşmasının ardından, personelin haklı bir mazereti olup olmadığını beyan edebilmesi için kanunen 6 iş günü boyunca savunma yapma hakkı beklenir.</p>

<p>YAPAY ZEKA DESTEKLİ MALİ TAKİP SİSTEMLERİ VE SAHTE FATURA KULLANIMI</p>

<p>Maliye denetim mekanizmaları, modern veri analitiği ve yapay zeka yazılımları sayesinde şirketlerin banka hesap hareketlerini, resmi beyannamelerini ve kurumsal bildirimlerini saniyeler içinde analiz etme kabiliyetine ulaştı. Piyasada naylon fatura olarak adlandırılan sahte ve yanıltıcı belgeleri düzenleyen ya da bu dokümanları ticari defterlerine işleyen mükellefler hakkında doğrudan hapis cezası istemiyle adli yargılama süreçleri başlatılıyor.</p>

<p>Şirketlerin kasa hesaplarındaki nakit mevcudunun, banka hesap bakiyelerinin ve gerçek stok durumlarının resmi kayıtlarla tam bir uyum içinde olması şart koşuluyor; aksi durumda işletmelere çok büyük cezai yaptırımlar uygulanıyor.</p>

<p>ŞİRKET KASASINDAKİ NAKİT VARLIKLARIN ORTAKLAR TARAFINDAN KULLANIM SINIRLARI</p>

<p>Firma ortaklarının ve şirket sahiplerinin kurumsal finans yönetimi konusunda çok büyük bir yanılgı içinde olduğunu dile getiren Erdursun, kasadaki paranın ortakların kişisel mülkü gibi serbestçe kullanılamayacağını savundu. Bir işletmenin kasasından şahsi hesaplara veya özel harcamalara nakit aktarımı yapılabilmesi için mevzuatta belirlenen yasal yolların izlenmesi gerekiyor. Bu kapsamda firmadan para çekmek amacıyla sadece huzur hakkı veya kâr payı dağıtımı yöntemlerinin seçilmesi, bu süreçlerin resmiyet kazanması ve ilgili yasal vergilerin eksiksiz olarak kamuya ödenmesi zorunluluk taşıyor.</p>

<p>VERGİ YAPILANDIRMALARINDA ANA BORÇ SİLİNMİYOR</p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından yapılan ve kamuda yeni bir vergi affı uygulanmayacağını net olarak ortaya koyan resmi açıklamaları değerlendiren Özgür Erdursun, Türkiye Cumhuriyeti vergi tarihinde borcun asıl tutarını ortadan kaldıran bir af modelinin hiçbir zaman yürürlüğe girmediğini hatırlattı. Hayata geçirilen yasal düzenlemelerin tamamen birer borç yapılandırması niteliğinde olduğunu, bu süreçlerde yalnızca biriken gecikme faizlerinin belirli bir endeks oranında sabitlendiğini ve ana borcun taksitlere bölündüğünü anlattı. İlerleyen dönemlerde yeni bir af çıkacağı düşüncesiyle kamu borçlarını ödemeyip biriktiren işletmelerin, sürekli katlanan gecikme faizleri nedeniyle çok daha büyük bir mali kriz ve darboğaz içine sürükleneceği ifade ediliyor. Bu doğrultuda, elinde nakit varlığı bulunan tüm ticari işletmelerin kamuya olan mali yükümlülüklerini geciktirmeden en kısa sürede kapatma yoluna gitmesi tavsiye ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Karar</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/denetimler-sikilasiyor-kayit-disi-odemeler-ve-sgk-ihlalleri-emeklilik-haklarini-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 18:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/1913403.jpg" type="image/jpeg" length="20298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jeopolitik gerilimler tahvil piyasalarını sarsarken sigorta maliyetlerinde artış endişesi güçleniyor]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/jeopolitik-gerilimler-tahvil-piyasalarini-sarsarken-sigorta-maliyetlerinde-artis-endisesi-gucleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/jeopolitik-gerilimler-tahvil-piyasalarini-sarsarken-sigorta-maliyetlerinde-artis-endisesi-gucleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta Doğu’daki jeopolitik tansiyon küresel piyasalarda tahvil faizlerini yukarı çekerken, özellikle Hürmüz Boğazı’na yönelik riskler enerji fiyatları ve enflasyon beklentilerini artırdı. Artan belirsizlikle birlikte petrol fiyatlarındaki yükseliş sigorta maliyetlerini de yukarı yönlü baskılarken, küresel finansal sıkılaşma beklentileri piyasalar üzerinde etkisini sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Orta Doğu'daki gerilimler küresel tahvil piyasalarını sarsmaya devam ediyor.</p>

<p>ABD/İsrail ve İran'ın Orta Doğu'da savaşı sona erdirecek bir anlaşma sağlayamamasından kaynaklı riskler, dünya genelinde enflasyonist baskıların güçlenebileceğine yönelik tahminleri artırdı.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'nın sağlıklı şekilde işleyememesi ve artan sigorta maliyetleriyle petrol fiyatlarının yüksek seyrini koruması enflasyonun daha da hızlanacağı öngörülerini güçlendirdi. Söz konusu gelişmeler merkez bankalarının para politikalarında "şahin" adımlar atabileceği beklentilerini öne çıkardı.</p>

<p>ABD'de son açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde artışa işaret etmesinin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalarda ABD Merkez Bankasına (Fed) yönelik beklentiler faiz artırımı yönünde yoğunlaştı.</p>

<p>Savaş öncesinde para piyasalarında Fed'in yıl genelinde toplam 2 faiz indirimi yapabileceği fiyatlanıyordu. Savaş sonrası yaşanan belirsizliklerle bu tahminler tersine döndü. Piyasa fiyatlamaları, bankanın aralık toplantısında yüzde 70 ihtimalle 25 baz puanlık faiz artışına gidebileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Enflasyonun bir süre yüksek kalacağı endişeleri ve Fed'e yönelik artan faiz artırımı ihtimalleri tahvil piyasalarında satış baskısını artırdı. ABD'nin 5 ve 10 yıllık tahvil faizleri yaklaşık 16 ayın, 20 ve 30 yıllık tahvil getirileri ise yaklaşık son 3 yılın zirvelerine ulaştı.</p>

<p>ABD’nin 5 yıllık tahvil faizi yüzde 4,29’a, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,63’e yükselerek Şubat 2025’ten bu yana en yüksek seviyelerini gördü. Öte yandan, 20 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,17’ye çıkarak Kasım 2023'ten, 30 yıllık tahvil getirisi de yüzde 5,15’e yükselerek Ekim 2023'ten beri en yüksek düzeyine ulaştı.</p>

<h2>Avrupa'da mevcut risklere siyasi belirsizlikler de eklendi</h2>

<p>Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) Profesyonel Tahminciler Anketi sonuçları, Avro Bölgesi'nde ekonomik görünümün enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin gölgesinde kaldığını ortaya koydu.</p>

<p>İlk çeyrek anket sonuçlarıyla karşılaştırıldığında, ikinci çeyrekte enflasyon tahmininde bu yıl için 0,9 puan ve 2027 için 0,1 puan artış oldu. Ankette ortalama uzun vadeli enflasyon tahminleri (5 yıllık) yüzde 2 olarak değişmedi. Orta Doğu’daki savaşın enerji maliyetleri üzerindeki olumsuz etkisi, büyüme rakamlarına aşağı yönlü revizyon olarak yansıdı.</p>

<p>Ankete katılanların, Avro Bölgesi için gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyüme tahminleri 2026, 2027 ve 2028 yılları için sırasıyla yüzde 1, 1,3 ve yüzde 1,3 oldu. Bu çeyrekte, ilk çeyreğe göre 2026 büyüme tahmininde 0,2 puan, gelecek yılın tahmininde de 0,1 puanlık aşağı yönlü değişim görüldü. 2028 yılı için ise büyüme beklentileri sabit kaldı.</p>

<p>Avro Bölgesi'nde yıllık enflasyon nisan ayında enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle yüzde 3 seviyesine çıktı. Enflasyon, nisanda aylık bazda ise yüzde 1 oldu.</p>

<p>İngiltere'de yerel seçimlerde iktidar partisinin oy kaybetmesiyle siyasi belirsizlik algısı ülke tahvilleri üzerinde ilave baskı yarattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu gelişmelerle Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,16'yla Mayıs 2011'den, İngiltere'nin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 5,18'le temmuz 2008'den bu yana en yüksek seviyesini gördü.</p>

<h2>Japonya ve Çin tahvil piyasalarında ters hareketler görüldü</h2>

<p>Bahsedilen gelişmeler çerçevesinde Asya tarafında tahvil piyasasında benzer etkiler görülüyor. Japon yeninin dolar karşısında zayıflaması ülkede enflasyon risklerini artırırken tahvil piyasasındaki satıcılı seyre ilave etki yapıyor.</p>

<p>Söz konusu gelişmelerin ışığında Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,72'ye çıkarak Haziran 1997'den beri en yüksek seviyesini gördü. Maliyet kanalıyla teknik olarak deflasyonist bölgeden çıkan Çin'de ise tahvil piyasalarında yatay seyir hakim. Ülkenin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 1,75 seviyesinde bulunuyor.</p>

<h2>Tahvil faizlerinin yükselmesi büyümeyi zorlaştırıyor</h2>

<p>Avustralya merkezli KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, tahvil faizlerindeki artışın Hürmüz Boğazı kapalı kaldığı sürece yüksek petrol fiyatlarının ve dolayısıyla yüksek enflasyonun küresel piyasalarda olağan bir durum haline gelebileceğini hatırlattığını belirtti.</p>

<p>Yüksek tahvil faizlerinin enflasyonla mücadele etmek için muhtemelen daha sıkı para politikası uygulanacağına dair beklentileri yansıttığını ifade eden Waterer, bu durumun büyüme açısından faiz oranları görünümüne duyarlı riskli varlıklarda tedirginliğe yol açtığını dile getirdi.</p>

<p>"Tahvil faizlerinin yükselmesi, para politikası koşullarının sıkılaşmasıyla birlikte büyümenin önündeki yolun daha zorlu hale gelebileceğini gösteriyor." değerlendirmesinde bulunan Waterer, üç haneli petrol fiyatlarının merkez bankaları için daha şahin bir faiz ortamı ortaya çıkardığını, bu nedenle tahvil faizleri yükselmeye devam ederken piyasalarda gerginliğin devam edebileceğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/jeopolitik-gerilimler-tahvil-piyasalarini-sarsarken-sigorta-maliyetlerinde-artis-endisesi-gucleniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 18:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-f4f1e32ae53a851f5ac0efe3befe5ff7.jpg" type="image/jpeg" length="23974"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşverenleri yakından ilgilendiriyor: SGK beyanname ve prim ödeme sürelerini uzattı]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/isverenleri-yakindan-ilgilendiriyor-sgk-beyanname-ve-prim-odeme-surelerini-uzatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/isverenleri-yakindan-ilgilendiriyor-sgk-beyanname-ve-prim-odeme-surelerini-uzatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal Güvenlik Kurumu, Kurban Bayramı arifesi ve idari izin kararı nedeniyle Nisan 2026 dönemine ait Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinin verilme süresini 3 Haziran’a uzattı. Bu kapsamda tahakkuk eden prim ödemeleri ise 5 Haziran 2026 tarihine kadar yapılabilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan işverenleri yakından ilgilendiren yeni bir süre uzatımı kararı geldi. 2026 yılı Nisan dönemine dair Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri ile Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinin verilme ve ödeme süreleri yeniden düzenlendi.</p>

<p>SGK tarafından yapılan açıklamaya göre, normal şartlarda 26 Mayıs 2026 tarihinde sona erecek bildirim süresi, Kurban Bayramı arifesi ile 25-26 Mayıs tarihlerinin idari izin kapsamına alınması nedeniyle uzatıldı.</p>

<p><strong>SON TARİH BELLİ OLDU</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulu'nun 20 Mayıs 2026 tarihli ve 2026/288 sayılı kararı doğrultusunda, işverenlerin 2026 yılı Nisan dönemine ait Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi'nin "Sigorta Bildirimleri" bölümü ile Aylık Prim ve Hizmet Belgelerini verme süresi 3 Haziran 2026 Çarşamba günü sonuna kadar uzatıldı.</p>

<p>Söz konusu beyanname ve belgeler kapsamında tahakkuk eden sigorta primlerinin ödeme süresi ise 5 Haziran 2026 Cuma günü sonuna kadar devam edecek.</p>

<p><strong>İŞVERENLER İÇİN BAYRAM ÖNCESİ KOLAYLIK</strong></p>

<p>Düzenlemeyle birlikte işverenlerin bayram öncesinde yaşanabilecek yoğunluk nedeniyle bildirim ve ödeme işlemlerini daha rahat şekilde tamamlayabilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>SGK'nın aldığı karar kapsamında, süre uzatımından Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi veren işverenler ile Aylık Prim ve Hizmet Belgesi düzenleyen işverenler yararlanabilecek.</p>

<p><strong>MUHTASAR VE PRİM HİZMET BEYANNAMESİ NEDİR?</strong></p>

<p>Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi, işverenlerin çalışanlara yönelik vergi kesintileri ile sigorta prim bilgilerini tek belge üzerinden Gelir İdaresi Başkanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirdiği beyannameyi ifade ediyor.</p>

<p>Bu sistemle birlikte ücret ödemeleri üzerinden yapılan vergi kesintileri ile çalışanların SGK prim bilgileri tek bir beyanname altında birleştiriliyor.</p>

<p><strong>AYLIK PRİM VE HİZMET BELGESİ NEDİR?</strong></p>

<p>Aylık Prim ve Hizmet Belgesi ise işverenlerin çalışanlarının prime esas kazançları ile çalışma gün sayılarını Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirdiği resmi belge olarak kullanılıyor.</p>

<p>Bu belge sayesinde çalışanların sigorta primleri, emeklilik ve sağlık hizmetlerine esas kayıtları SGK sistemine işleniyor.</p>

<p><img alt="İşverenleri yakından ilgilendiriyor: SGK beyanname ve prim ödeme sürelerini uzattı - 3" height="1500" src="https://iaahbr.tmgrup.com.tr/be3c32/0/0/0/0/1280/1600?u=https://iahbr.tmgrup.com.tr/2026/05/20/isverenleri-yakindan-ilgilendiriyor-sgk-beyanname-ve-prim-odeme-surelerini-uzatti-1779283858710.jpg&amp;mw=1200" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ahaber</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/isverenleri-yakindan-ilgilendiriyor-sgk-beyanname-ve-prim-odeme-surelerini-uzatti</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 18:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/indir-34.png" type="image/jpeg" length="46238"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk sigorta sektörü 5.6 trilyon lira fon büyüklüğüne ulaştı]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/turk-sigorta-sektoru-56-trilyon-lira-fon-buyuklugune-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/turk-sigorta-sektoru-56-trilyon-lira-fon-buyuklugune-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TSB Başkanı Ahmet Yaşar, Türk sigorta sektörünün 5.6 trilyon lira fonla Türkiye'nin en büyük yatırımcısı olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Türk sigorta sektörünün Türkiye'nin en büyük kurumsal yatırımcısı durumunda olduğunu belirterek, "Hem şirketlerimizin primlerden dolayı sahip olduğu fonlar hem Bireysel Emeklilik Sistemi'ndeki (BES) tasarruf fonlarını topladığımızda bizim 5,6 trilyon liralık fon büyüklüğümüz var." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaşar, İstanbul <a href="https://www.sondakika.com/finans/" rel="nofollow" title="Finans">Finans</a> Merkezinin katkısıyla hazırlanan Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı.</p>

<p>Türk sigorta sektörünün prim gelirleri ve BES tasarruflarıyla devasa bir fon büyüklüğüne ulaştığını ifade eden Yaşar, bu fon yapısının sermaye piyasalarının daha istikrarlı bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Yaşar, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Türk sigorta sektörü, Türkiye'nin en büyük kurumsal yatırımcısı durumunda. Hem şirketlerimizin primlerden dolayı sahip olduğu fonlar hem Bireysel Emeklilik Sistemi'ndeki tasarruf fonlarını topladığımızda bizim 5,6 trilyon liralık bir fon büyüklüğümüz var. Bu da Türkiye Sigorta Birliğini ve Türk sigorta sektörünü yönettiği fonlar itibarıyla Türkiye'nin en büyük kurumsal yatırımcısı yapıyor. Bunu hayat sigortasıyla ve BES'le ne kadar artırabilirsek bizim sermaye piyasalarımızın istikrarlı duruşu ve derinleşmesi de o kadar net ve sağlam olur."</p>

<p>Ahmet Yaşar, hayat sigortası tarafında birkaç senedir güçlü bir reel büyüme kaydettiklerini dile getirdi.</p>

<p>Türkiye'de BES'in çok geliştiğini ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) ile birlikte 18 milyon civarında bireysel emeklilik katılımcı sayısına ulaştıklarını aktaran Yaşar, bu başarının hayat sigortacılığını geride bıraktığını belirtti.</p>

<p>Yaşar, BES'in ve OKS'nin getirdiği tasarruf emeklilik sisteminin biraz hayat sigortacılığını gölgelediğini anlatarak, "Dünyada hayat sigortalarının Gayri Safi Milli Hasıla'ya oranı ortalamada yüzde 3. Gelişmekte olan ülkelerde yüzde 1,02, Türkiye'de sadece yüzde 0,22. Dolayısıyla sadece BES'i bir kenara koyup sadece hayat sigortacılığından baktığımız zaman biz maalesef dünyanın çok gerisindeyiz. Ancak bu bir yandan da olumlu bir şey gösteriyor. Rakamlara baktığınız zaman bizim hala çok hayat sigortası yaptıracak insanımız var. Gidecek yolumuz var. Dolayısıyla son derece yüksek potansiyelimiz var." diye konuştu.</p>

<p>Potansiyelin başarıya dönüşebilmesi için hayat sigortalarında da BES'e benzer bir model oluşturularak yatırım fonlu sigortaların geliştirilmesi gerektiğini anlatan Yaşar, şunları kaydetti:</p>

<p>"Vatandaşlarımızın hem kendi birikimlerini bu yatırım fonlu sigortalarda değerlendirmelerini hem kendi fon dağılımlarını aynı BES'te olduğu gibi belirleyebilmelerini hem de o birikim ve poliçe süresince fon dağılımını değiştirebilecek imkanlara sahip olmalarını sağlamamız lazım. Bunun için birtakım çalışmaları biz sürdürüyoruz. Hem SEDDK'mizle birlikte hem zaman zaman SPK ile birlikte bu konuşmaları, değerlendirmeleri yapıyoruz. Özellikle bizim Hayat Emeklilik Yönetim Komitemiz bu konuda son derece ciddi çalışmalar içerisinde. Bu durum hem hayat sigortası sektörünün gelişmesi hem de bu artan fonlar sayesinde sermaye piyasalarının yani finansal istikrarın sağlanmasına çok ciddi katkı sağlayacaktır."</p>

<p>"2,4 trilyon liranın üzerine çıkmış BES ve OKS fon büyüklüğü var"</p>

<p>TSB Başkanı Yaşar, devletin BES'teki katkı miktarını yüzde 30'dan yüzde 20'ye çekmesine rağmen mevcut katkının hala çok güçlü bir rakam olduğuna vurgu yaptı.</p>

<p>Matrah büyümesi nedeniyle yapılan değişikliğin 10 puanlık bir kayıp anlamına gelmediğinin altını çizen Yaşar, şöyle devam etti:</p>

<p>"Biz bazen sadece oranlara ve rakamlara bakıyoruz. Halbuki aynı dönemde asgari ücret artışına bağlı olarak yıllık baraj da büyüdü. Yani aslında görece olarak rakamlarda çok büyük bir aşağıya düşüş olmadı. Çünkü aynı zamanda alınabilecek katkı miktarı rakamsal olarak, asgari ücretteki artışa bağlı şekilde yüzde 30'un yüzde 20'ye düşmesi direkt bir 10 puanlık kayıp anlamına gelmedi. Çünkü aynı dönemde matrah da büyüdü. Dolayısıyla bizim çok büyük bir kaybımız olmadı. Özetle sigortalılarımızın, BES ve katılımcılarımızın bu manada bir kaybı olmadı. Çünkü yüzde 20 devlet katkısı da çok büyük bir rakam ve enflasyonla da kıyasladığımız zaman bu rakamlar hala büyük. Bu anlamda çok etkilendiğimizi söyleyemeyiz."</p>

<p>Verilere bakıldığında 15 Mayıs itibarıyla 10,2 milyonu aşkın gönüllü BES katılımcısı ve 8 milyona yakın da OKS'li katılımcılar olduğunu ifade eden Yaşar, devlet desteğinde azalışa rağmen talebin hala güçlü olduğunu söyledi.</p>

<p>Yaşar, "Yani 18 milyonu aşan bir katılımcı sayısındayız ve bunun 15,8 milyonu tekil katılımcı. Bazı katılımcılarımızın da birden fazla sözleşmesi var. Öyle baktığımız zaman 16 milyon civarında tekil katılımcı var. Ülkemizin çalışma çağındaki nüfusu 59 milyon. Toplam aktif sigortalı sayımızın da 35 milyon civarında olduğunu düşünürsek, 16 milyon tekil katılımcı hakikaten önemli bir rakam. Elbette ki bu sayının daha da büyümesi, daha da artması çok önemli." şeklinde konuştu.</p>

<p>TSB Başkanı Ahmet Yaşar, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"2,4 trilyon liranın üzerine çıkmış BES ve OKS fon büyüklüğü var. Geçen yılın aynı dönemine göre baktığımızda yüzde 5'lik bir katılımcı sayısında artış söz konusu. Geçen yıla göre fon büyüklüğümüz de yüzde 68 civarında büyümüş durumda. Bu tabii enflasyonun oldukça üzerinde. Burada biraz kıymetli madenlerin de olumlu etkisi var. Özellikle altın ve gümüş, son dönemde ise bakırın buna katkısı oldu. Dolayısıyla enflasyonun oldukça üzerinde bir getiri ve fon büyümesi. Bu anlamda Bireysel Emeklilik Sistemi'nin, Otomatik Katılım Sistemi'nin emeklilik dönemi için Türkiye'nin en önemli finansal getiri ve tasarruf araçlarından biri olduğunu söylemek mümkün."</p>

<p>Sistemdeki emeklilere ve 18 yaş altı katılımcılara da değinen Yaşar, "Bu arada bizim emeklilerimiz de oluyor biliyorsunuz. Onunla ilgili rakamı da hemen vermek gerekirse 461 bin katılımcımız da Bireysel Emeklilik Sistemi ile emekli olmuş durumda. Bireysel Emeklilik Sistemi'nde 18 yaşın altındaki katılımcı sayımız 1,6 milyon. 18 yaşın altındaki katılımcılarımızın fon büyüklüğü 2,4 trilyon içerisinde 100 milyar civarında. Bunu hayatın daha başında olan gençler ve onlara ön birikim yapan aileleri tasarrufa özendirmek ve sisteme giriş açısından son derece değerli buluyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>"Amacımız, tasarrufların tabana yayılması"</p>

<p>Yaşar, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'nin yeni dönemde en önemli konulardan biri olduğunu belirterek, konu hakkında Cumhurbaşkanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun çalışmaları olduğunu kaydetti.</p>

<p>Türkiye Sigorta Birliği olarak bir model önerdiklerinin altını çizen Yaşar, model hakkında şunları söyledi:</p>

<p>"Burada hem işveren katkılı hem çalışanların sistemde daha uzun süre kaldığı hem de gerçek anlamda ikinci basamak emeklilik sistemi olarak kurguladığımız bir sistemi önerdik. Amacımız, tasarrufların tabana yayılması, uzun vadeli fon birikiminin artması, emeklilik döneminde gelir kaybının azaltılması. SEDDK'nin liderliğinde bu teknik çalışmalar ve mevzuat çalışmaları devam ediyor. Her ne kadar orta vadeli planda bunun 2026 yılının ikinci çeyreğinde hayat bulacağından bahsedilse de biz sistemin devreye alınacağı tarihi henüz net olarak görmedik. Bu konuda tabii özellikle SEDDK başta olmak üzere nihai karar mercii olarak Bakanlığımızın ve Cumhurbaşkanlığımızın bu konudaki talimatları ve mevzuatı yürürlüğe alma süreçleri bizim için değerli."</p>

<p>"Önce 50 milyar doları, ardından 100 milyar doları hedefleyen bir yapı içerisinde olacağız"</p>

<p>Yaşar, Türkiye'nin geleceği, kalkınması ve ekonomik dayanıklılığı açısından sigortacılık sektörünün kritik role sahip olduğunu belirterek, birlikte ortaya konulan plan ve politikalarla sigortacılığın koruma açıklarını kapatan temel bir unsur haline getirilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>İlk hedeflerinin Türk sigorta sektörünü Türk ekonomisinin bulunduğu yere yaraşır düzeye çıkarmak olduğunu anlatan Yaşar, "Önceliğimiz 50 milyar dolarlık hedefe ulaşmak. Burada Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanımız bu hedefi bizim için daha da yukarılarda tuttu ve 'Bizim 100 milyar dolar hedefine ulaşmamız lazım.' dedi. Bu, bizim için de önemli bir hedef. Önce 50 milyar doları, ardından 100 milyar doları hedefleyen bir yapı içerisinde olacağız." diye konuştu.</p>

<p>Yaşar, amaçlarının yalnızca rakamsal büyüklüğe ulaşmak ya da sigorta şirketlerinin üretim hacmini artırmak olmadığını vurgulayarak, büyümenin tek başına yeterli bir hedef olmadığını kaydetti.</p>

<p>Ahmet Yaşar, "Sigorta sektörü, diğer tüm sektörlerden farklı olarak, hatta finansın diğer alanlarından da farklı olarak bu ülkenin özellikle politika yapıcılarımızın, devletimizin, hükümetimizin bir temel unsuru olmak zorunda." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/turk-sigorta-sektoru-56-trilyon-lira-fon-buyuklugune-ulasti</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/adsiz-tasarim-1187.jpg" type="image/jpeg" length="78684"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SAYILARIMIZ]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/foto-galeri/sayilarimiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/foto-galeri/sayilarimiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sayılarımız</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/foto-galeri/sayilarimiz</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jun 2022 17:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2023/05/mayis-sayisi-1.jpg" type="image/jpeg" length="46776"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
