<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Sigorta Life Dergi</title>
    <link>https://www.sigortalifedergi.com</link>
    <description>Sigortalı Yaşayanların Dergisi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sigortalifedergi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2021. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 22 Jul 2026 02:06:42 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SEDDK'dan sorumlu aktüerlere şirket sınırlaması: Genelge yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/seddkdan-sorumlu-aktuerlere-sirket-sinirlamasi-genelge-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/seddkdan-sorumlu-aktuerlere-sirket-sinirlamasi-genelge-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), yayımladığı yeni genelge ile sorumlu aktüerlerin üstlenebileceği azami şirket sayısını sınırlandırdı. 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girecek düzenlemeye göre bir aktüer, aynı dönemde en fazla üç şirket için sorumlu aktüerlik görevini üstlenebilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yayınlanan genelge şu şekilde;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SORUMLU AKTÜERLERE İLİŞKİN SINIRLANDIRMALARA DAİR GENELGE (2026/18)</p>

<h4>Amaç: <strong>MADDE 1-</strong> (1) Bu Genelgenin amacı, aktüerlerin sorumlu aktüer görevini üstlenebileceği azami sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinin sayısını belirlemektir.</h4>

<h4>Dayanak: <strong>MADDE 2-</strong> (1) Bu Genelge, 15/8/2007 tarihli ve 26614 sayılı Aktüerler Yönetmeliğinin 15 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 25/11/2021 tarihli ve 31670 sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Sektörlerinde İç Sistemlere Dair Yönetmeliğin 36 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.</h4>

<h4>Sorumlu Aktüerlere İlişkin Sınırlandırmalar: <strong>MADDE 3-</strong> (1)Bir aktüer takvim yılı içerisinde aynı döneme ilişkin en fazla üç şirket için sorumlu aktüer görevini üstlenir. (2) Birinci fıkra hükmü saklı kalmak kaydıyla; aralarında iş sözleşmesi veya ortaklık bulunan aktüerler ya da aynı tüzel kişi veya topluluk kapsamında faaliyet gösteren aktüerler toplamda en fazla altı şirket için sorumlu aktüerlik görevini üstlenir.</h4>

<h4>Yürürlük: <strong>MADDE 4-</strong> (1) Bu Genelge 1/1/2027 tarihinde yürürlüğe girer.</h4>

<h4>Yürütme: <strong>MADDE 5-</strong> (1) Bu Genelge hükümlerini Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı yürütür.</h4>

<p><img height="1059" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/indir-3-15.png" width="1007" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/seddkdan-sorumlu-aktuerlere-sirket-sinirlamasi-genelge-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/03/seddk-logo-1.png" type="image/jpeg" length="51184"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Quick Sigorta iki teker tutkunlarını Bucak’ta buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/quick-sigorta-iki-teker-tutkunlarini-bucakta-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/quick-sigorta-iki-teker-tutkunlarini-bucakta-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Quick Sigorta, 16-19 Temmuz 2026 tarihleri arasında Bucak İncirhan Mesire Alanı’nda düzenlenen 5’inci BUMOK Motosiklet Festivali’nde yerini aldı. QKaravan ile festival alanında motosiklet tutkunlarıyla bir araya gelen marka, KASKONOMİQ Kasko Sigortası’nı sahada tanıtarak motosiklet kullanıcılarına yönelik erişilebilir güvence yaklaşımını bir kez daha vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Quick Sigorta, motosiklet kültürüne verdiği desteği Türkiye’nin farklı şehirlerinde sürdürmeye devam ediyor. Bucak Motosiklet Kulübü tarafından bu yıl beşincisi gerçekleştirilen BUMOK Motosiklet Festivali, 16-19 Temmuz 2026 tarihleri arasında Burdur’un Bucak ilçesindeki İncirhan Mesire Alanı’nda motosiklet tutkunlarını ağırladı. Festival boyunca Quick Sigorta, QKaravan ile alanda yer alarak motosiklet kullanıcıları, acenteler, yerel yöneticiler ve iş ortaklarıyla buluştu.</p>

<p>Bu yıl 23 farklı kentten ve 77 ayrı kulüpten motosiklet tutkununu ağırlayan festival; konserler, yarışmalar, eğitimler, motosiklet gösterileri ve geleneksel etkinliklerle geniş katılımlı bir buluşmaya dönüştü. Quick Sigorta ekibi de festival süresince standını ziyaret eden katılımcılara KASKONOMİQ Kasko Sigortası hakkında bilgi verdi ve motosiklet kullanıcılarının ihtiyaçlarına yönelik çözümlerini anlattı.</p>

<p><img height="1066" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-144701-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>İncirhan’ın tarihi atmosferinde motosiklet kültürü yaşandı</strong></p>

<p>5’inci BUMOK Motosiklet Festivali, İncirhan’ın tarihi dokusunda gerçekleşen programıyla motosiklet tutkusunu bölgenin kültürel mirasıyla buluşturdu. Festival kapsamında demir dövme, keşkek dövme ve ateş üstünden atlama gibi geleneksel etkinlikler düzenlenirken, katılımcılar hem motosiklet kültürünün dinamizmini hem de Bucak’ın tarihi değerlerini deneyimleme fırsatı buldu.</p>

<p>Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, festivalin Bucak’ın görünürlüğü ve sosyal hayatı açısından önemli bir katkı sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Festivalin kente heyecan getireceğini, Bucak’a farklı illerden katılımcılar gelmesiyle ilçenin ulusal ölçekte daha görünür olacağını konuşmuştuk. Bugün festival alanında gördüğümüz tablo da bunu doğruluyor. Her yaş grubundan, kadın erkek, çocuklarıyla birlikte gelen aileler var. Yerel yönetimler için şehirleri yönetmek kadar sosyal hayatı diri tutmak ve farklı kitleleri bir araya getirmek de çok kıymetli. Bu festivalin Bucak için önemli bir değer oluşturduğunu düşünüyorum.”</p>

<p>Bucak Kaymakamı Can Kazım Kuruca ise festivalin bölgenin tarihi, turistik ve gastronomik değerlerinin tanıtımına katkı sağladığını ifade ederek şöyle konuştu: “Burdur’un ve Bucak’ın tarihi, turistik yerleri ile gastronomik zenginliklerini misafirlerimize gösterme fırsatı bulduk. Festival boyunca her akşam konserler düzenledik; yerel sanatçılarımız yöresel türküler seslendirdi, binlerce insanın bir arada eğlendiğini görmek bizleri çok mutlu etti. Bu yıl beşincisini düzenlediğimiz festivalde 23 farklı kentten ve 77 ayrı kulüpten motosiklet tutkunlarını ağırladık. Gönlümüzden geçen, bu festivalin altıncısında, yedincisinde ve hatta ellincisinde de bu güzel aileyle yeniden bir araya gelmek.”</p>

<p>Bucak Belediye Başkanı Hülya Gümüş de festival alanı olarak İncirhan’ın seçilmesinin bölgenin tarihi mirasını tanıtmak açısından stratejik bir tercih olduğunu vurguladı: “Buradaki amacımız sosyal aktiviteyi artırmak, sporseverleri bir araya getirmek ve tarihi dokumuzu tanıtmak. Motosiklet kulübümüzle festival alanına karar verirken İncirhan’ı seçmemizin en önemli nedeni köklü tarihimizi görünür kılmaktı. Antik kentlerimiz, doğal değerlerimiz ve Selçuklu döneminin önemli mimari miraslarından biri olan hanımız var. İnsanların festival vesilesiyle gelip bu değerleri tanıması bizim için çok önemli.”</p>

<p><img height="1066" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-144701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>“Motosiklet kültürü bizim için sahada büyüyen güçlü bir topluluk bağı”</strong></p>

<p>Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy, motosiklet festivallerinin marka için önemli bir temas alanı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Quick Sigorta olarak motosiklet kullanıcılarıyla aynı heyecanın içinde buluşmayı çok kıymetli buluyoruz. Motosiklet festivalleri bizim için sahada dinlediğimiz, ihtiyaçları doğrudan gördüğümüz ve çözümlerimizi kullanıcılarla birebir paylaştığımız vazgeçilmez buluşmalar. 5’inci BUMOK Motosiklet Festivali’nde QKaravan ile yer alarak Bucak’ta motosiklet tutkunlarıyla bir araya geldik.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KASKONOMİQ motosiklet kullanıcılarıyla sahada buluştu</strong></p>

<p>Festival boyunca KASKONOMİQ ürünü de motosiklet tutkunlarıyla buluştu. Standı ziyaret eden katılımcılara ürünün kapsamı, sunduğu avantajlar ve motosiklet kullanıcıları için geliştirdiği ekonomik güvence modeli hakkında bilgi verildi. “Kasko artık her araç için ekonomik” yaklaşımıyla öne çıkan KASKONOMİQ, festival alanında motosiklet kullanıcılarının ilgisiyle karşılaştı. Quick Sigorta, motosiklet sahiplerinin güvence ihtiyacına erişilebilir, pratik ve kullanıcı odaklı çözümler sunma hedefini sahadaki doğrudan temaslarla güçlendirdi.</p>

<p><img height="1066" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-144701.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Quick Sigorta’nın festival takvimi</strong></p>

<ol start="1">
 <li><strong>24 - 26 Temmuz:</strong> İkinci Quick Sigorta Erbaa My Enduro Motofest</li>
 <li><strong>01 - 02 Ağustos:</strong> Üçüncü Quick Sigorta Tosya Motofest</li>
 <li><strong>07 - 09 Ağustos:</strong> İkinci Quick Sigorta Fatsa Motofest</li>
 <li><strong>14 - 16 Ağustos:</strong> 13’üncü Quick Sigorta Artvin Motofest</li>
 <li><strong>03 - 06 Eylül:</strong> 14’üncü Quick Sigorta Balıkesir Motofest</li>
 <li><strong>11 - 13 Eylül:</strong> İkinci Quick Sigorta Kahramanmaraş Motofest</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/quick-sigorta-iki-teker-tutkunlarini-bucakta-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-144701-3.jpeg" type="image/jpeg" length="99025"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BES ve Otomatik Katılımda tarihi zirve: Fon büyüklüğü 2,4 Trilyon TL’yi aştı]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/bes-ve-otomatik-katilimda-tarihi-zirve-fon-buyuklugu-24-trilyon-tlyi-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/bes-ve-otomatik-katilimda-tarihi-zirve-fon-buyuklugu-24-trilyon-tlyi-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) büyüme ivmesi kesintisiz devam ediyor. 17 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla açıklanan son özet verilere göre, sistemdeki toplam fon büyüklüğü 2,41 trilyon lira seviyesine ulaşırken, toplam katılımcı sayısı 18,13 milyon kişiye yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) büyüme ivmesi kesintisiz devam ediyor. 17 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla açıklanan son özet verilere göre, sistemdeki toplam fon büyüklüğü 2,41 trilyon lira seviyesine ulaşırken, toplam katılımcı sayısı 18,13 milyon kişiye yükseldi.</p>

<p>Tasarruf birikimlerinin ve emeklilik yatırımlarının en önemli adresi olmaya devam eden Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), açıklanan 17 Temmuz 2026 tarihli güncel verilerle yeni bir rekora imza attı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4><strong>Gönüllü BES’te katılımcı sayısı 10 milyonu aştı</strong></h4>

<p>Sistemin en büyük payını oluşturan Gönüllü BES kategorisinde katılımcı sayısı <strong>10,32 milyon kişi</strong> olarak gerçekleşti. Bireysel katılımcıların tasarruflarıyla oluşan toplam fon büyüklüğü ise <strong>2,25 trilyon TL</strong> tutarına ulaşarak sistemin ana taşıyıcısı olmayı sürdürdü.</p>

<h4><strong>Otomatik Katılım Sisteminde (OKS) istikrarlı büyüme</strong></h4>

<p>Çalışanların sisteme dahil edilmesini sağlayan Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) de yükseliş trendi korundu. Verilere göre OKS kapsamındaki katılımcı sayısı <strong>7,81 milyon kişiye</strong> ulaşırken, bu kategoride biriken toplam fon büyüklüğü <strong>0,16 trilyon TL</strong> (160 milyar TL) olarak kayıtlara geçti.</p>

<h4><strong>Toplam katılımcı 18,13 milyona ulaştı</strong></h4>

<p>Gönüllü BES ve Otomatik Katılım verilerinin toplamı değerlendirildiğinde; Türkiye'de emeklilik sistemi bünyesindeki toplam katılımcı sayısı <strong>18,13 milyon kişi</strong> seviyesine ulaştı. Sistemdeki toplam fon birikimi ise <strong>2,41 trilyon TL</strong> ile tarihi zirvesini yeniledi.</p>

<p><img height="726" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/indir-2-15.png" width="1084" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BES, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/bes-ve-otomatik-katilimda-tarihi-zirve-fon-buyuklugu-24-trilyon-tlyi-asti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/indir-1-23.png" type="image/jpeg" length="24853"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sigorta Sahteciliklerini Engelleme Bürosu, ilk altı aylık verileri açıkladı]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/sigorta-sahteciliklerini-engelleme-burosu-ilk-alti-aylik-verileri-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/sigorta-sahteciliklerini-engelleme-burosu-ilk-alti-aylik-verileri-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin verilerine göre, 2026'nın ilk altı ayında sigorta sahteciliği bildirimleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,4 azaldı. Buna karşın sigorta şirketlerine yapılan sahtecilik bildirimlerinde en yaygın yöntem "vurup kaçtı" beyanı oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigortalıların karıştıkları sahtecilik faaliyetlerinin, Ocak-Haziran 2026 döneminde 2025’in aynı dönemine kıyasla gerilediği ortaya çıktı.</p>

<p>Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) bünyesindeki Sigorta Sahteciliklerini Engelleme Bürosu’nun (SİSEB) yayımladığı verilere göre yılın ilk altı ayında, 2025’in aynı dönemine kıyasla yüzde 12.4 düşerek 2 bin 212 adet suiistimal bildirimi yapıldı. Bunların yüzde 15.7 düşüşle 1665’i sigorta şirketleri, yüzde 0.4 düşüşle 547’si diğer kaynaklar üzerinden SİSEB’e ulaştı.</p>

<p>Branş bazında bakıldığında ise SİSEB’e yapılan bildirimlerin ilk sırasında, bir kez daha oto sigortaları yer alıyor. 2 bin 47 bildirim sadece bu branş için yapıldı. Diğer öne çıkan sigorta alt branşları ise 63 dosya ile hayat, 30 dosya ile yangın ve 7 dosya ile sağlık oldu. Yine SİSEB’in verilerine göre sigorta şirketleri tarafından bildirime konu yapılan suiistimal yöntemlerinin ilk sırasında 28.4 payla “vurup kaçtı” beyanı bulunuyor. Bu oran 2025’in aynı döneminde yüzde 7.2 idi.</p>

<p>Yine ilk altı ayda; yüzde 14.6 payla “planlanmış/ organize hasar” ikinci, yüzde 13.2 payla “sürücü değişikliği/ firarı” üçüncü, yüzde ile 12.3 payla “hasar sonrası sigortalama” dördüncü, yüzde 8.9 payla “sahte kaza tespit tutanağı” beşinci oldu.</p>

<h3>İZMİR’DE OPERASYON</h3>

<p>SİSEB’in verileri sonuçları böyle ortaya koyarken bu tür eylemleri oganize işleyenlere yönelik operasyonlar da devam ediyor. DHA’daki habere göre geçen hafta İzmir merkezli 5 ilde, sigorta şirketlerinin “kurgu” trafik kazalarıyla yaklaşık 200 milyon lira dolandırıldığı iddiasıyla düzenlenen operasyonda çok sayıda kişi tutuklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tespitlere göre şüphelilerin kamera bulunmayan bölgeleri tercih ederek araçları kaza yapmış gibi konumlandırdıkları, fotoğraflarını çekerek kendi aralarında kaza tutanağı düzenledikleri, araçları tamirhanelere çektirip tamirat işlemlerini yaptırdıktan sonra hasar dosyaları üzerinden sigorta şirketlerine başvurdukları belirlendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/sigorta-sahteciliklerini-engelleme-burosu-ilk-alti-aylik-verileri-acikladi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/indir-46.png" type="image/jpeg" length="11852"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten yılın ilk yarısında rekor karlılık]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/turkiye-sigorta-ve-turkiye-hayat-emeklilikten-yilin-ilk-yarisinda-rekor-karlilik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/turkiye-sigorta-ve-turkiye-hayat-emeklilikten-yilin-ilk-yarisinda-rekor-karlilik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigorta ve hayat emeklilik sektörünün öncü şirketleri Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, ilk 6 ayda güçlü büyümesini sürdürerek toplamda 24,5 milyar TL rekor net kârlılığa imza attı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Sigorta<strong> </strong>ve Türkiye Hayat Emeklilik, yılın ilk yarısında güçlü finansal büyümesini sürdürerek piyasa beklentilerinin üzerinde rekor kârlılığa ulaştı.</p>

<p>Türkiye Sigorta, 2026’nın ilk 6 ayında net kârını geçen yılın aynı dönemine göre <strong>yüzde 44 artışla 13 milyar 450 milyon TL’ye, </strong>Türkiye Hayat Emeklilik ise<strong> yüzde 52 artışla 11 milyar 8 milyon TL’ye </strong>yükseltti. Böylece iki şirket, 1 Ocak–30 Haziran 2026 döneminde <strong>toplam net kârını %48 artırarak</strong> <strong>24,5 milyar TL</strong> ile <strong>rekor kârlılığa</strong> imza attı.</p>

<p>Türkiye Sigorta, 2026 yılının ilk yarısında prim üretimini geçen yılın aynı dönemine göre <strong>%30 artırarak 94 milyar 213 milyon TL’ye yükseltirken, pazar payını da %15 seviyesine taşıdı.</strong></p>

<p>Türkiye Hayat Emeklilik ise yılın ilk 6 ayında Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) fon büyüklüğünü <strong>yüzde 49 artışla</strong> <strong>525 milyar TL'ye</strong>, katılımcı sayısını da yaklaşık <strong>5 milyona</strong> yükseltti. Şirket,<strong> </strong>aynı dönemde hayat branşında <strong>yüzde 53,4 büyümeyle 20 milyar 270 milyon TL prim üretimine</strong> ve <strong>yüzde 17,7 pazar payına</strong> ulaştı.</p>

<p>Haziran sonu itibarıyla, Türkiye Sigorta’nın <strong>aktif büyüklüğü 193,3 milyar TL’ye</strong>, <strong>özsermaye büyüklüğü ise 61 milyar TL’ye</strong> ulaşırken, <strong>özkaynak kârlılığı yüzde 48 </strong>olarak gerçekleşti. Türkiye Hayat Emeklilik’in ise <strong>aktif büyüklüğü 598,4 milyar TL’ye, özsermaye büyüklüğü 39,4 milyar TL’ye</strong> ulaşırken <strong>özkaynak kârlılık oranı ise yüzde 62</strong> olarak gerçekleşti. Türkiye Sigorta'nın <strong>sermaye yeterlilik rasyosu %213</strong>, Türkiye Hayat Emeklilik’in <strong>sermaye yeterlilik rasyosu ise %377</strong> seviyesinde kaydedildi. Bileşik rasyo oranı ise Türkiye Sigorta’da %88,34, Türkiye Hayat Emeklilik ise %64,92 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>2026 yılı içerisinde; Türkiye Sigorta tarafından <strong>3 milyar TL</strong> tutarında <strong>nakit </strong>temettü dağıtımı yapılacak olup, şirket <strong>yüzde 100 bedelsiz sermaye artırımıyla</strong> <strong>sermayesini 10 milyar TL’den 20 milyar TL’ye yükseltti</strong>. Türkiye Hayat Emeklilik tarafında ise, <strong>3 milyar TL’lik</strong> temettü dağıtımı yapılacak olup, şirket sermayesi ise <strong>5 milyar TL’den 10 milyar TL’ye yükseldi.</strong></p>

<p><strong>“Dengeli fiyatlama ile sigorta erişilebilirliğine katkı sağlıyoruz”</strong></p>

<p>2026 yılının ilk yarısında elde ettikleri finansal sonuçların; güçlü bilanço yapısı, etkin gider yönetimi, mali disiplin ve müşteri odaklı büyüme stratejisinin sonucu olduğunu belirten <strong>Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, </strong>“Şirketlerimiz, bu yılın ilk yarısında da başarılı finansal performansını sürdürerek tüm paydaşlarına değer üretmeye devam etti. İlk çeyrekte hayat ve hayat dışı sektörlerinde Türkiye Sigorta’nın kârlılıkta 1. sırada, Türkiye Hayat Emeklilik’in ise 2. sırada yer alması, Şirketlerimizin güçlü finansal performansının en önemli göstergesidir. Hayat ve hayat dışı sektörlerinde adeta birbirleriyle yarışan iki şirketimiz de yılın ikinci çeyreğinde kârlılık ve prim üretimindeki lider konumlarını başarıyla sürdürmüştür. Başarımızın temelinde; yılın ilk 6 ayında enflasyonla mücadele ve sigorta erişilebilirliğini artırma stratejimiz kapsamında uygulamaya aldığımız kampanyalar, etkin risk yönetimi, disiplinli fiyatlama politikamız, operasyonel verimliliğimiz ve değişen ekonomik koşullara hızlı uyum sağlayan yönetim anlayışımız bulunuyor. Bu yaklaşımlarımız, hem finansal başarımızı daha da güçlendirdi hem de uzun vadeli hedeflerimize sağlam bir zemin oluşturdu. 2026 yarıyılında rekoru yatırım gelirlerimiz değil, sigortacılığın kendisi yazdı. Sektör ortalamaları %110’un üzerindeyken bileşik oranımız üst üste onuncu çeyrekte %100'ün altında kaldı ve %88 ile tarihimizin en iyi seviyesine geriledi” dedi.</p>

<p>Enflasyonla mücadele sürecinde şirketlerinin; finansal gücünü korurken, sigortayı ulaşılabilir kılan dengeli fiyatlama yaklaşımıyla hareket ettiğini ifade eden <strong>Çakmak</strong>, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>“2026 yılı Haziran ayı sonunda TÜFE, yıllık bazda %32,1 olarak gerçekleşirken sigorta enflasyonu aynı dönem için yüzde 15,5 ile TÜFE’nin önemli ölçüde altında kaldı. Yıllık TÜFE’nin altında gerçekleşen sigorta enflasyonuna sektörümüzde lider ve piyasa belirleyici şirket olarak özellikle bireysel ürün gruplarında aldığımız aksiyonlar, indirimler ve ödeme kolaylığı sunan kampanyalarımızın da etkisiyle katkı sunduk. Yılın ilk 6 ayında sağlık sigortalarında 10,6 milyar TL, kasko branşında da yüzde 30 artışla ile 9,9 milyar TL prim üretimine ulaşarak rekabetçi fiyatlama ile büyümeyi dengeli bir şekilde yönetme kabiliyetimizi bir kez daha ortaya koyduk. Sigorta enflasyonunun üzerinde reel büyüyerek, bu büyümeyi teknik kâra dönüştürerek, yatırım portföyümüzü çeşitlendirerek ve sigorta erişilebilirliğini artırarak 2026’nın ilk yarısında hedeflerimizi her alanda gerçekleştirdik. Enflasyonla mücadele ve herkes için sigorta vizyonumuz doğrultusunda, bazı bireysel ürün gruplarımızda fiyat artışına gitmeden büyümemizi sürdürdük. Etkin fiyatlama yönetimimiz sayesinde yalnızca üretimimizi büyütmekle kalmadık, sektör liderliğimizi daha da pekiştirdik. Bu yaklaşımımızla daha fazla vatandaşımızı sigorta güvencesiyle buluştururken, sigortayı toplumun her kesimi için erişilebilir hale getirme hedefimiz doğrultusunda önemli bir mesafe kat ettik. Sektörün geneliyle karşılaştırdığımızda Türkiye Sigorta olarak ilk 6 aydaki 94 milyar TL’lik prim üretimi ile en yakın rakibimizle aramızda 18 milyar TL’lik, sektörün 3. ve 4. şirketleriyle 40 milyar TL’lik fark oluşması bizleri oldukça gururlandırıyor.”</p>

<p><strong>Çakmak</strong>, tarım ve yangın/doğal afetler branşlarında ise daha önceki yıllarda olduğu gibi yılın ilk yarısında liderliklerini sürdürdüklerini ifade etti.</p>

<p><strong>“Hedefimiz, sigortayı herkes için erişilebilir kılmak”</strong></p>

<p>Temel hedeflerinin, sigortayı toplumun her kesimi için erişilebilir hale getirerek ülkemizdeki sigortalılık oranını artırmak olduğunu vurgulayan <strong>Çakmak,</strong> farklı gelir grupları ve müşteri segmentlerinin değişen ihtiyaçlarını dikkate alarak ürün, hizmet ve süreçlerini sürekli iyileştirdiklerini ifade etti. <strong>Çakmak</strong>, “Herkes için erişilebilir sigorta stratejimiz doğrultusunda yılın ilk yarısında öncü ürün ve hizmet kampanyalarımızı hayata geçirdik. Kasko ve trafikte peşin fiyatına taksit kampanyası, 18-26 yaş arası gençlere özel TSS kampanyası, hayat sigortalarında farkındalığı ve penetrasyonu arttırmak için bir ay bizden prim iadeli hayat sigortası kampanyası ve bireysel ürünlere yönelik ödeme kolaylığı ve ek katkı sağladığımız özel kampanyalarımızla müşterilerimizin yanında yer aldık. Dijitalleşme yatırımlarımız, çoklu dağıtım kanallarımız ve müşteri deneyimini merkeze alan yaklaşımımız sayesinde her kademeden müşterimize daha hızlı, daha kolay ve daha etkin hizmet sunmaya devam ediyoruz.” dedi.</p>

<p><strong>“Kârlılık ve prim üretiminde rekorlarımıza bir yenisini daha ekledik”</strong></p>

<p><strong>Taha Çakmak</strong>, sürdürülebilir büyüme ve yüksek kârlılık performansı ile bilançolarını güçlendirmeye devam ettiklerini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“2026 yılı ilk yarısında kendi rekorlarımızı kırmaya devam ettik. İlk yarıda iki şirketimiz yüzde 48 artışla toplamda 24,5 milyar TL rekor net kârlılığa ulaştık. Prim üretim rakamlarımız ise kurumsal performansımızın en somut göstergesi oldu.”</p>

<p>İlk yarıyılda Türkiye Sigorta’nın BIST 50 Endeksi’ndeki tek sigorta şirketi olarak güçlü bir performans sergilediğini ve blok pay satışının güçlü talep gördüğünü ifade eden <strong>Taha Çakmak</strong>; “Payların hızlandırılmış talep toplama yöntemiyle uluslararası kurumsal yatırımcılara satışında arz edilen tutarın 4 katından fazla talep toplandı. Böylece TVF’nin Türkiye Sigorta’daki %5’lik payı yaklaşık 150 milyon USD (6,75 milyar TL) karşılığında uluslararası kurumsal yatırımcılardan gelen güçlü taleple tamamlandı. Halka açıklık oranımız %23,9’a çıkarak likidite ve yabancı yatırımcı erişimimiz arttı” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik olarak sadece bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da gözeten bir anlayışla hareket ettiklerini ifade eden <strong>Çakmak,</strong> güçlü kurumsal yapılarını sürdürülebilir kârlı büyüme hedefiyle desteklemeye devam edeceklerini söyledi.</p>

<p><strong>Çakmak</strong>, önümüzdeki dönemde de ürün çeşitliliğini artırmaya, hizmet kalitesini geliştirmeye ve ülkemizin ekonomik kalkınmasına katkı sunarken sigortacılığı daha geniş kitlelerle buluşturmaya kararlılıkla devam edeceklerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/turkiye-sigorta-ve-turkiye-hayat-emeklilikten-yilin-ilk-yarisinda-rekor-karlilik</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/03/1769681997-turkiye-sigorta-genel-muduru-taha-cakmak-scaled.jpeg" type="image/jpeg" length="17888"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk P&I’dan yeni nesil sorumluluk sigortaları]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/turk-pidan-yeni-nesil-sorumluluk-sigortalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/turk-pidan-yeni-nesil-sorumluluk-sigortalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk P&I Sigorta, denizcilik sektörüne özel; marina, tersane, liman ve kıyı tesislerini içeren yeni nesil sorumluluk sigortalarını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin deniz sigortaları alanında uzmanlaşmış tek sigorta şirketi olan Türk P&amp;I Sigorta, denizcilik sektörünün değişen ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği yeni nesil sorumluluk sigortası ürünlerini portföyüne ekledi.</p>

<p>Sektörün farklı faaliyet alanlarına özel olarak tasarlanan yeni ürünlerle; marina işletmelerinden liman ve kıyı tesislerine, tersanelerden denizcilik hizmet sağlayıcılarına kadar geniş bir paydaş grubuna kapsamlı ve yüksek limitli koruma çözümleri sunuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>* Marina İşletenleri Sorumluluk Sigortası</strong> ile marina işletmecilerinin üçüncü şahıslara karşı doğabilecek sorumlulukları güvence altına alınırken, işletmelerin faaliyetlerinden kaynaklanabilecek farklı risklere yönelik geniş kapsamlı teminat seçenekleri sağlanıyor.</p>

<p><strong>* Gemi Tamircileri Sorumluluk Sigortası</strong> kapsamında tersaneler, bakım-onarım tesisleri ve gemi tamir faaliyetinde bulunan işletmelere yönelik yüksek limitli sorumluluk teminatları sunuluyor. Ayrıca tersaneler bünyesinde faaliyet gösteren taşeron firmaların karşılaşabileceği riskler de teminat kapsamına dahil edilebiliyor.</p>

<p><strong>* Liman İşletenleri Sorumluluk Sigortası</strong> ile liman ve terminal işletmelerinin; limana uğrayan gemiler, yükler ve üçüncü şahıslara yönelik sorumlulukları kapsamında oluşabilecek bedeni zararlar, maddi hasarlar ve hukuki süreçlere ilişkin riskler güvence altına alınıyor.</p>

<p><strong>* Kıyı Tesisleri Deniz Kirliliği Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası</strong> ile kıyı tesislerinin faaliyetleri sırasında meydana gelebilecek deniz kirliliğinden kaynaklanan sorumluluklara karşı güvence sağlanıyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra, denizcilik sektörüne özel olarak sunulan Mesleki Sorumluluk Sigortaları ile sektörde hizmet veren profesyonellerin faaliyetlerinden doğabilecek mesleki risklerin yönetilmesine katkı sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>Yeni ürün gamı sayesinde, yerel sigorta piyasasında erişimi sınırlı olan yüksek kapsamlı ve sektöre özel poliçelere daha kolay erişim imkânı sunuluyor. Türk P&amp;I Sigorta; uzman ekspertiz yaklaşımı, güçlü teknik altyapısı ve detaylı risk analiz süreçleriyle denizcilik sektörünün ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümler geliştirmeye devam ediyor.</p>

<p><img class="" height="1080" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/yeniurun.jpg" width="1080" /></p>

<p>Denizcilik sektörünün kendine özgü risk yapısı ve yüksek uzmanlık gerektiren operasyonel süreçleri doğrultusunda geliştirilen yeni ürünlerle, sektör paydaşlarının uluslararası standartlarda sigorta güvencesine erişiminin artırılması ve sürdürülebilir büyümeye katkı sağlanması amaçlanıyor.</p>

<p>Türk P&amp;I Sigorta, yeni ürünleriyle birlikte denizcilik sektörünün tüm paydaşlarına güçlü teminat seçenekleri, yüksek limitler ve dünya standartlarında hizmet sunmayı sürdürerek Türkiye’de deniz sigortacılığının gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor.</p>

<p>Yeni ürün gamıyla birlikte, yerli sigorta piyasasında erişimi sınırlı olan sektöre özel ve yüksek kapsamlı poliçelere erişim kolaylaştırılıyor. Türk P&amp;I Sigorta; uzman ekspertiz yaklaşımı, detaylı risk analiz süreçleri ve uzmanlaşmış hizmet anlayışıyla denizcilik sektörünün değişen ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirerek Türkiye’de deniz sigortacılığının gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/turk-pidan-yeni-nesil-sorumluluk-sigortalari</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/04/turk.jpg" type="image/jpeg" length="28316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaş ilerledikçe trafik sigortası yaptırmak zorlaşıyor mu?]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/yas-ilerledikce-trafik-sigortasi-yaptirmak-zorlasiyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/yas-ilerledikce-trafik-sigortasi-yaptirmak-zorlasiyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trafik sigortası araç sahipleri için zorunlu. Ancak 75 yaş ve üzerindeki bazı kişiler, poliçe yaptırmak istediklerinde sigorta şirketlerinden teklif alamadıklarını söylüyor. Uzmanlara göre yaş, tek başına zorunlu trafik sigortasında engel değil; teklif vermemek ya da poliçe düzenlemekten kaçınmak ise hukuki sonuç doğurabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trafik sigortası olmadan araçların trafiğe çıkması mümkün değil. Ancak bazı ileri yaştaki araç sahipleri, poliçe yaptırmak istediklerinde acenteler aracılığıyla sigorta şirketlerinden teklif alamadıklarını ya da “sistem hata veriyor” yanıtıyla karşılaştıklarını belirtiyor.</p>

<p>Şikayetler özellikle 75 yaş ve üzerindeki kişilerde yoğunlaşıyor. Bu durum, zorunlu trafik sigortasında yaşın tek başına bir engel olup olamayacağı sorusunu gündeme getiriyor.</p>

<p>Konuyu Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Hasan Meral ve Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Zafer İçer anlattı. </p>

<p>Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Hasan Meral:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>Sigorta şirketi basit tabiriyle müşteri seçemez. Aslında kendisine başvuran herkese teklif vermek durumunda. Trafik sigortası sürücüye değil, araç sahibine yapılıyor</p>
</blockquote>

<p>Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Yüksekokulu Öğretim Üyesi Hasan Meral’e göre, zorunlu trafik sigortasında ilk bilinmesi gereken nokta sigortanın kime yapıldığı. Trafik sigortası, kişinin sürücü olup olmamasından bağımsız olarak araç sahibine yapılıyor.</p>

<p>Hasan Meral bu ayrımı şöyle anlatıyor:</p>

<p><em>“Aslında araç sahibinin ehliyeti olmak zorunda da değil. Çünkü trafik sigortası araç sahibine yapılıyor. Yani o kişinin sürücü olması da gerekmiyor. Dolayısıyla yasal olarak bir araç sahibi olan herkese trafik sigortası yaptırılabilir. Yaş, cinsiyet, diğer mesleki durumlar veya araçla alakalı diğer faktörler burada bir kısıt değil.”</em></p>

<p>Bu nedenle ileri yaş, tek başına trafik sigortası yapılmasının önünde yasal bir engel olarak görülmüyor.</p>

<h2>“Sigorta şirketi müşteri seçemez”</h2>

<p>Zorunlu trafik sigortasında yükümlülük yalnızca vatandaşa ait değil. Vatandaşın sigorta yaptırması zorunlu olduğu gibi, bu alanda faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin de teklif verme ve poliçe düzenleme sorumluluğu bulunuyor.</p>

<p>Hasan Meral zorunlu sigortalarda şirketlerin müşteri seçme hakkı yok olmadığını vurguluyor:</p>

<p><em>“Yasal olarak böyle bir durum söz konusu değil. Çünkü hem Sigorta Kanunu hem Ticaret Kanunu zorunlu sigortalarda sigorta şirketlerine bu sigortaları yaptırma mecburiyeti tanıyor. Yani sigorta şirketi basit tabiriyle müşteri seçemez. Aslında kendisine başvuran herkese teklif vermek durumunda. Tabii ki fiyatlamalarla ilgili belirli kriterler var ama sonuçta bunların hiçbirisi sigorta yapmaya engel değil.”</em></p>

<p>Vatandaş süreci çoğu zaman acente üzerinden yürütüyor. Ancak acente burada aracı konumunda. Teklifin verilmesi ve poliçenin düzenlenmesi sigorta şirketleriyle ilgili bir süreç olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>Sistem hatası mı, sistematik uygulama mı?</h2>

<p>Sahada karşılaşılan yanıtlardan biri “sistem hata veriyor” ifadesi. Uzmanlara göre sigorta poliçesi düzenlenirken teknik aksaklık yaşanabilir. Teknik hata, tek başına ihlal anlamına gelmeyebilir. Ancak bu aksaklığın belirli bir yaş grubunda tekrarlanması farklı bir tablo ortaya çıkarıyor.</p>

<p>Hasan Meral, bu ayrımı şöyle yapıyor:</p>

<p><em>“Teknik hatalar, yani sigorta poliçesi düzenleyememe konusu sistematik bir şekilde devam ediyorsa, belirli bir kitleyi, yaş dediniz mesela, yaşı hedef alıyorsa, sadece o yaş üzerindeki insanlar için poliçe düzenlenemiyorsa, tabii orada çok iyi niyetli bir uygulamadan söz etmek mümkün değil.”</em></p>

<p>Bu noktada primin yüksek çıkması ile hiç teklif verilmemesi arasındaki fark önem kazanıyor.</p>

<p>Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Zafer İçer:</p>

<blockquote>
<p>Sigorta şirketleriyle ilgili yetkili makamlar tarafından idari para cezaları verilebilir. Hatta o alandaki ruhsatlarının geçici olarak iptali de gündeme gelebilir.</p>
</blockquote>

<p>Prim değişebilir, teklif verilmemesi ayrı</p>

<p>Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Zafer İçer de konuyu hukukçu gözüyle değerlendiriyor. İçer’e göre sigorta şirketleri fiyat belirlerken çeşitli kriterleri dikkate alabilir. Yaş da bu kriterlerden biri olabilir. Ancak bu durum, zorunlu trafik sigortasında teklif vermekten ya da poliçe düzenlemekten kaçınma hakkı doğurmaz.</p>

<p><em>“Sigorta şirketleri fiyat belirlerken çeşitli kriterleri dikkate alabilirler. Yaş da bunlardan biri olabilir. Kişinin daha önceki kazanımı olabilir. Farklı kriterlere dayalı olarak ücret teknikleri söz konusu olabilir. Bu ayrı bir konu. Sigortacılık faaliyeti içerisinde zaten olağan ve normal bir konu. Ancak bununla birlikte hiçbir şekilde bir teklif vermemek, poliçe düzenlemekten kaçınmak gibi bir yetkisi özellikle zorunlu trafik sigortalarında, öyle bir yetkisi sigorta şirketlerinin mevcut değildir.”</em></p>

<p>İçer’e göre zorunlu sigortalarda mecburiyet çift taraflı. Araç sahibinin sigorta yaptırması gerektiği gibi, ilgili alanda lisansı olan sigorta şirketlerinin de teklif sunması gerekiyor.</p>

<p><em>“Sigorta şirketleri eğer o alanda ruhsat sahibi, lisans sahibi iseler, poliçe hazırlama, teklif verme yükümlülükleri var ve belirli şartlar altında, belirli fiyat tekliflerini vermek suretiyle bu talepte bulunan kişilere sigortaları sağlamakla yükümlüler. Dolayısıyla bundan çekinme, bundan kaçınma imkanları yasal olarak söz konusu değil.”</em></p>

<h2>Kaçınmanın yaptırımı var</h2>

<p>Zorunlu trafik sigortasında poliçe düzenlemekten kaçınmak, yalnızca vatandaş açısından mağduriyet oluşturmuyor. Sigorta şirketleri açısından da hukuki ve idari sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<p>Zafer İçer, Sigortacılık Kanunu’ndaki yaptırımlara dikkat çekiyor:</p>

<p><em>“Sigortacılık Kanunu’nun 35’inci maddesi bununla ilgili ceza hükümleri öngörmüş; bir kısmı suç teşkil ediyor. Adli para cezası öngörülen düzenlemeler var. Bunun yanı sıra bu sigorta şirketleriyle ilgili yetkili makamlar tarafından idari para cezaları verilebilir. Hatta o alandaki ruhsatlarının geçici olarak iptali de gündeme gelebilir.”</em></p>

<h2>Olumsuz yanıt yazılı istenmeli</h2>

<p>Uzmanlara göre böyle bir durumla karşılaşan vatandaşın ilk yapması gereken, teklif talebini ve olumsuz yanıtı mümkün olduğunca yazılı hale getirmek.</p>

<p>Zafer İçer, sözlü başvuruların ilerleyen süreçte ispat açısından sorun yaratabileceğini belirtiyor:</p>

<p><em>“Poliçeleriyle ilgili teklifleri yazılı olarak istemelerinde fayda var. Çünkü sözlü olan müracaatlarda çeşitli gerekçelerle bunun reddedilmesi veya imtina edilmesi söz konusu olabilir.</em>”</p>

<h2>İlk adres SEDDK</h2>

<p>Şikayet için ilk başvuru adreslerinden biri Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu. Uzmanlara göre vatandaşlar, yaşadıkları sorunu SEDDK’ya iletebilir.</p>

<p>Zafer İçer, vatandaşların tüketici hakem heyeti, tüketici mahkemesi ve sigorta tahkim komisyonu yoluna da başvurabileceğini söylüyor:</p>

<p><em>“Bu durumda olan vatandaşların haklarını hukuki olarak arama imkanları var. Tüketici hakem heyetlerine müracaat edebilirler sınıra göre tabii ki. Yine tüketici mahkemelerinde dava yoluna gidebilirler. Sigorta tahkim komisyonlarına müracaat etmek suretiyle bu konulardaki şikayetlerini dile getirebilirler.”</em></p>

<h2>Yaşlanan nüfusla sorun büyüyebilir mi?</h2>

<p>Türkiye’de nüfus giderek yaşlanıyor. Bugün sınırlı sayıda kişiden gelen şikayetler, ilerleyen yıllarda daha geniş bir kesimi ilgilendiren bir soruna dönüşebilir.</p>

<p>Zafer İçer, nüfusun yaşlanmasıyla birlikte benzer durumların daha sık gündeme gelebileceğini belirtiyor:</p>

<p><em>“Türkiye nüfusunun yaş ortalamasının artmasıyla birlikte önümüzdeki dönemlerde bu tip durumlarla daha sık karşılaşma ihtimalimiz giderek artıyor. Ama vatandaşların da bilmesi gereken bu konuda sigorta şirketlerinin yasal bir hakkı yok, böyle bir yetkileri yok.”</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>TRT HABER</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/yas-ilerledikce-trafik-sigortasi-yaptirmak-zorlasiyor-mu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 22:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/tafik-sigortasi-fiyatlari-nasil-belirlenir-930x400px289682e5-24be-4bdd-bf00-60fe0b4e391e.jpg" type="image/jpeg" length="42488"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya hızlı ısınıyor, sigorta sektörü alarm veriyor]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/dunya-hizli-isiniyor-sigorta-sektoru-alarm-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/dunya-hizli-isiniyor-sigorta-sektoru-alarm-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NASA’nın uydu verilerinden elde edilen çarpıcı sonuçlar, gezegenin enerji dengesinin alarm verdiğini ortaya koydu. Bulutlar ve Dünya’nın Radyant Enerji Sistemi (CERES) uydularının verilerine göre, Dünya’nın enerji dengesizliği (EEI) son 20 yılda iki katından fazla artış gösterdi. Dünyanın uzaya yansıttığı güneş ışığının azalması ve enerjiyi absorbe etme hızının tırmanması, sadece iklim bilimcileri değil, küresel finans ve sigorta sektörünü de alarm durumuna geçirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>NASA’nın uydu verilerinden elde edilen çarpıcı sonuçlar, gezegenin enerji dengesinin alarm verdiğini ortaya koydu. Bulutlar ve Dünya’nın Radyant Enerji Sistemi (CERES) uydularının verilerine göre, Dünya’nın enerji dengesizliği (EEI) son 20 yılda iki katından fazla artış gösterdi. Dünyanın uzaya yansıttığı güneş ışığının azalması ve enerjiyi absorbe etme hızının tırmanması, sadece iklim bilimcileri değil, küresel finans ve sigorta sektörünü de alarm durumuna geçirdi.</p>

<p>Bilim dünyası mevcut iklim modellerinin bu hızlı değişimi öngöremediğini itiraf ederken, sigorta sektörü milyarlarca dolarlık risk fiyatlamalarını ve felaket senaryolarını sil baştan revize etmeye hazırlanıyor.</p>

<h3>Bilim Dünyasında "Oyun Değiştirici" Gelişme: Modeller Çaresiz mi?</h3>

<p>Gezegenin enerji bütçesindeki bu radikal sapma, geleneksel iklim tahminlerinin güvenilirliğini tartışmaya açtı. Felaket modellerinin dayandığı doğrusal fiziksel varsayımlar, uydulardan gelen yeni verilerle adeta boşa çıkıyor.</p>

<p><strong>%10 ila %30 Daha Fazla Isınma:</strong> ETH Zürih’ten Reto Knutti, mevcut trendin sürmesi halinde kısa vadeli küresel ısınmanın mevcut konsensüs tahminlerinden çok daha yüksek olacağını öngörüyor.</p>

<p><strong>Gözden Kaçan Süreçler:</strong> Washington Üniversitesi’nden Kyle Armour iklim modellerinin kritik bazı süreçleri tamamen ıskalamış olabileceğini belirtirken, Max Planck Meteoroloji Enstitüsü Başkanı Bjorn Stevens son 20 yıllık uydu ve okyanus gözlemlerini iklim bilimi için bir <em>"oyun değiştirici"</em> olarak tanımlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Doğrusal Olmayan Riskler:</strong> WTW Araştırma Ağı’ndan Rowan Douglas ve ekibi, mevcut senaryoların buz tabakalarının çökmesi gibi geri dönülemez kırılma noktalarını (tipping points) hesaba katmadığını, yeni verilerin ise bu eksikliği kanıtladığını vurguluyor.</p>

<h3>Koruma Açığı Yarım Trilyon Dolara Koşuyor</h3>

<p>İklim krizinin tetiklediği doğal afetler ile sigorta teminatları arasındaki uçurum (koruma açığı) tehlikeli bir boyuta ulaştı. Swiss Re Institute verilerine göre, küresel doğal afet koruma açığı <strong>424 milyar dolara</strong> tırmandı.</p>

<p>Sigorta güvencesindeki zayıflık bölgesel bazda da çarpıcı rakamlarla kendini gösteriyor:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td><strong>Bölge / Gösterge</strong></td>
   <td><strong>Durum ve Öngörüler</strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Kuzey Amerika</strong></td>
   <td>140 milyar dolar ile en yüksek koruma açığına sahip bölge.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Avrupa, Orta Doğu ve Afrika</strong></td>
   <td>90 milyar dolarlık açıkla ikinci sırada.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Gelişmekte Olan Ülkeler</strong></td>
   <td>Afet kaynaklı ekonomik kayıpların %80 ila %90'ı tamamen sigortasız.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Küresel Sigortalı Kayıp Öngörüsü</strong></td>
   <td>Yıllık %5-7'lik artış trendiyle, sigortalı kayıpların 2030'da <strong>186 milyar dolara</strong> ulaşması bekleniyor.</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Avrupa Sigorta ve Mesleki Emeklilik Otoritesi (EIOPA), kıtada son 40 yılda yaşanan aşırı hava olaylarının yalnızca dörtte birinin sigortalanabildiğini açıklarken; Almanya Sigorta Birliği, konut sigortası primlerinin önümüzdeki 10 yıl içinde iki katına çıkabileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<h3>Bölgesel Felaket Senaryoları: İngiltere'de -20 Derece Kışı</h3>

<p>Küresel enerji dengesindeki bozulma, bazı bölgelerde uç senaryoları tetikleyebilir. İngiltere’nin devasa emeklilik fonu USS Investment Management, Atlantik Meridyenel Devrilme Dolaşımı’nın (AMOC) çöküşü ve donmuş toprakların çözülmesi gibi riskleri önümüzdeki 15-20 yıllık yakın plana aldı.</p>

<p>Modellemelere göre, AMOC’un çökmesi durumunda İngiltere’de kış sıcaklıkları <strong>-20 derecelere</strong> kadar gerileyebilir, Arktik deniz buzu Doğu Anglia kıyılarına kadar inebilir. Aynı süreçte diğer bölgelerde yaşanacak ekstrem yaz kuraklıkları; tarım, heyelan ve altyapı hasarlarını eş zamanlı tetikleyerek ekonomileri felç edebilir.</p>

<h3>Yatırımcılar ve Düzenleyiciler Harekete Geçti</h3>

<p>Piyasalarda artık "Kara Kuğu" (beklenmedik ve yıkıcı) senaryoları standart analitik süreçlerin bir parçası haline geliyor. JPMorgan Küresel İklim Danışmanlığı Başkanı Sarah Kapnick, doğanın toplumların uyum sağlama hızından daha süratli bir şekilde kritik eşiklere ulaşabileceğini vurguluyor. Bu kapsamda Standard Life ve AllianzGI gibi dev kurumlar, portföylerinde kritik eşik senaryolarını test etmeye başladı.</p>

<p>Düzenleyici otoriteler de yasal mevzuatları sıkılaştırıyor:</p>

<p><strong>İngiltere (PRA):</strong> Yürürlüğe giren <em>SS5/25</em> düzenlemesiyle banka ve sigorta şirketlerine iklim risk yönetimi ve doğrusal olmayan senaryo analizleri konusunda katı yükümlülükler getirdi.</p>

<p><strong>ABD (NAIC):</strong> Mülk ve kaza sigortacılarından 2040-2050 yıllarına yönelik kasırga ve orman yangını risk analizlerini talep etti. Süreç bu yıl sonuna kadar tamamlanacak.</p>

<p><strong>Avrupa (EIOPA):</strong> Kurumlar arası koordineli stres testlerini sürdürürken, tüketiciler için <em>PROTECT</em> adlı yeni bir risk analiz aracını devreye soktu.</p>

<h3>Sigortacılıkta Fiyatlama Stratejileri Sil Baştan</h3>

<p>Exeter Üniversitesi’nden Tim Lenton, piyasaların hasarların fiilen gerçekleşmesini beklemeden fiyatlamaları güncellemesi gerektiğini savunuyor. Munich Re ve AXA XL gibi sektör devleri IPCC senaryolarına dayalı yeni nesil iklim araçları geliştirse de, uydulardan gelen veriler zamanın daraldığına işaret ediyor.</p>

<p><strong>Uzman Değerlendirmesi:</strong> "Gezegenin enerji emme hızındaki bu olağanüstü artış, tek başına bağımsız bir risk kalemi değil; mülk, hayat ve sorumluluk sigortaları dahil tüm branşlardaki riskleri katlayan 'temel bir çarpan' niteliğinde. Sektörün geleceğini, yeni uydu verilerine ne kadar hızlı adapte olabileceği belirleyecek."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/dunya-hizli-isiniyor-sigorta-sektoru-alarm-veriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/4f3d3bf4-879a-4f69-842b-d04a592099ce.jpg" type="image/jpeg" length="87460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hürmüz'de küresel lojistik alarmı: Savaş riski primleri ve sigorta maliyetleri katlanıyor]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/hurmuzde-kuresel-lojistik-alarmi-savas-riski-primleri-ve-sigorta-maliyetleri-katlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/hurmuzde-kuresel-lojistik-alarmi-savas-riski-primleri-ve-sigorta-maliyetleri-katlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD-İran geriliminin tırmanmasıyla Hürmüz Boğazı'nda deniz taşımacılığının yeniden durma noktasına gelmesi, küresel sigorta ve lojistik sektörünü alarma geçirdi. Günlük gemi geçişlerinin dibe vurduğu bölgede, artan güvenlik tehditleri nedeniyle savaş riski primleri ve sigorta maliyetlerinin fırlaması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD-İran geriliminin tırmanmasıyla Hürmüz Boğazı'nda deniz taşımacılığının yeniden durma noktasına gelmesi, küresel sigorta ve lojistik sektörünü alarma geçirdi. Günlük gemi geçişlerinin dibe vurduğu bölgede, artan güvenlik tehditleri nedeniyle <strong>savaş riski primleri ve sigorta maliyetlerinin</strong> fırlaması bekleniyor.</p>

<h3>Günlük geçişler 9 gemiye kadar düştü</h3>

<p>ABD/İsrail-İran Savaşı öncesi günlük ortalama 130 geminin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda trafik, savaş sürecinde yüzde 90'dan fazla azalmıştı. 14 Haziran'da varılan mutabakatla günlük 70 geminin üzerine çıkan trafik, bölgede gemilere yönelik yeni saldırılar ve artan gerilimle yeniden keskin bir düşüşe geçti. Veri analitik şirketi Kpler'a göre, boğazdan 15 Temmuz'da yalnızca 9 ticari gemi geçiş yapabildi.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın boğazdan geçen gemilerden yüzde 20 geçiş ücreti alınacağını açıklaması (daha sonra bu karardan vazgeçilerek Körfez ülkeleriyle anlaşma yoluna gidileceği duyuruldu) ve İran'ın buna sert tepki göstermesi, deniz ticareti koridorundaki risk algısını zirveye taşıdı.</p>

<h3>UTİKAD Başkanı Engin: Sigorta maliyetleri artacak, navlunlar yükselecek</h3>

<p>Gelişmeleri değerlendiren Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Bilgehan Engin, Hürmüz Boğazı'nın dünya petrol ticaretinin yaklaşık 5'te 1'inin geçtiği kritik bir hat olduğunu hatırlatarak, krizin <strong>sigorta ve finansal güvence</strong> boyutuna dikkat çekti.</p>

<p>Engin, bölgedeki güvenlik risklerinin yeniden yükselmesiyle yaşanacak senaryoyu şu sözlerle özetledi:"Bölgedeki güvenlik risklerinin yeniden yükselmesi halinde armatörler ve taşıyıcılar risk analizlerini güncelleyecek. <strong>Savaş riski primleri ve sigorta maliyetleri artabilecek</strong>, bazı hatlarda ilave güvenlik tedbirleri alınabilecek. Bu gelişmeler navlunlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluştururken özellikle enerji, petrokimya ve ham madde tedarik zincirlerinde ciddi maliyet artışlarına neden olabilir."</p>

<h3>Şirketler maliyetten çok "Sürekliliğe" odaklandı</h3>

<p>Pandemi, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Kızıldeniz krizinin ardından sektörün yüksek jeopolitik risk ortamında hayatta kalmayı öğrendiğini belirten Engin, sigorta ve navlun maliyetlerindeki artışa karşı armatörlerin refleks değiştirdiğini ifade etti. Engin, şirketlerin artık salt maliyet odaklı bir anlayıştan ziyade, riskleri sigorta ve alternatif rotalarla sübvanse ederek <strong>tedarik zincirinin sürekliliğini</strong> esas alan bir planlamayla hareket ettiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Küresel enflasyon tehlikesi</h3>

<p>Geçiş maliyetlerini ve risk primlerini artıracak her türlü uygulamanın küresel tedarik zincirini zedeleyeceğini belirten UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin, stratejik noktalardaki ilave maliyetlerin navlunlara yansımasının kaçınılmaz olduğunu, özellikle enerji taşımacılığındaki sigorta ve navlun artışlarının üretimden nihai tüketiciye kadar tüm sektörleri vurarak küresel ölçekte enflasyonist baskıyı tırmandırabileceği uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/hurmuzde-kuresel-lojistik-alarmi-savas-riski-primleri-ve-sigorta-maliyetleri-katlaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/ihracat-1.jpg" type="image/jpeg" length="66553"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM'de kritik hafta: Sigorta primi destekleri ve emekli zammı masada]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/tbmmde-kritik-hafta-sigorta-primi-destekleri-ve-emekli-zammi-masada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/tbmmde-kritik-hafta-sigorta-primi-destekleri-ve-emekli-zammi-masada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meclis Genel Kurulu, turizm tesislerine yönelik yeni sigorta primi desteklerini ve imalat sektöründeki istihdam teşviklerinin uzatılmasını da içeren kapsamlı kanun teklifi ile Somali tezkeresini görüşmek üzere toplanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu'nda, Somali'deki Türk askeri varlığının görev süresinin 2 yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ile en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren kanun teklifi ele alınacak.</p>

<p>Haftalık çalışmalarına 21 Temmuz Salı günü başlayacak Genel Kurul, ​​​Türkiye ile Somali arasındaki savunma işbirliği anlaşması çerçevesinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarının, Somali'nin terörizm ve diğer tehditlere karşı güvenliğinin sağlanması faaliyetlerine destek amacıyla bu ülkede 2 yıl süreyle daha görevlendirilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan tezkereyi görüşecek.</p>

<p>En düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi de görüşülecek.</p>

<p>Teklifle, Kültür ve Turizm Bakanlığından turizm işletmesi belgesi almış konaklama tesislerine ait iş yerlerinde, tesisin faaliyette bulunduğu tarihlerle sınırlı olmak üzere 2026 yılı mayıs ila aralık ayları/dönemleri için sigorta primi desteği sağlanacak.</p>

<p>Kurul ve komisyonlarca uygun görülen sinema sektörü destekleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı döner sermayesinin kullanım alanına dahil edilecek.</p>

<p>İmalat sektöründe istihdamı koruma odaklı politikalar doğrultusunda uygulanan destek programlarının kaynağının İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmasına ilişkin süre 31 Aralık 2026'dan 31 Aralık 2028'e uzatılacak.</p>

<p>En düşük emekli aylığı temmuz ödeme döneminden itibaren 23 bin 552 liraya yükseltilecek.</p>

<p>Koşullu erişim sağlayan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar ve internet platform işletmecileri, her yıl, bir önceki yıl elde ettikleri yıllık net satış tutarlarının yüzde 2'sini Kültür ve Turizm Bakanlığına bildirerek aynı süre içinde Bakanlık döner sermaye hesabına yatıracak.</p>

<p>İnternet alan adlarına ilişkin strateji ve politikaları belirlemeye ve düzenleme yapmaya Siber Güvenlik Başkanlığı yetkili olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İş Kanunu kapsamında istihdam edilenler hariç olmak üzere PTT personeli, Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tabi olmaksızın idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilecek.</p>

<p>BTK'den Siber Güvenlik Başkanlığına devredilen görev ve yetkiler kapsamındaki taşınır bilgi işlem altyapısı ve sistemler, veri merkezi, taşıt, araç, gereç ve malzeme, her türlü kayıt ve doküman ile her türlü borç ve alacaklar, hak ve yükümlülükler Siber Güvenlik Başkanlığına devredilecek.</p>

<p>Genel aydınlatma kapsamındaki yerlerin aydınlatma giderlerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten ve ilgili belediyeler ile il özel idarelerinin genel bütçe vergi gelirleri payından karşılanma süresi 31 Aralık 2030'a kadar uzatılacak.</p>

<h2>Komisyonların gündemleri</h2>

<p>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu toplanacak.</p>

<p>Dışişleri Komisyonu Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Alt Komisyonu, gündemindeki konuları görüşecek.</p>

<p>Salı ve çarşamba günleri, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/tbmmde-kritik-hafta-sigorta-primi-destekleri-ve-emekli-zammi-masada</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-11693e005523b03d3313c1f7a994c18e.jpg" type="image/jpeg" length="23773"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Sigorta Birliği'nden Adalet Bakanı Akın Gürlek'e ziyaret]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/turkiye-sigorta-birliginden-adalet-bakani-akin-gurleke-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/turkiye-sigorta-birliginden-adalet-bakani-akin-gurleke-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Sigorta Birliği (TSB) heyeti, sigorta sektörünün hukuki ve yapısal önceliklerini değerlendirmek amacıyla Adalet Bakanı Akın Gürlek'i ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TSB Başkanı Ahmet Yaşar, Başkan Yardımcıları Fahri Uğur ve Ayhan Sincek, Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Gökdağ ile Hukuk Kıdemli Uzmanı Alper Can Eroğlan'ın yer aldığı heyet, Bakan Gürlek ile bir araya gelerek sektörün gündemindeki önemli başlıkları ele aldı.</p>

<p>Görüşmede, sigorta sektörünün daha etkin, hızlı ve güvenilir bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacak hukuki ve yapısal konular değerlendirildi. Özellikle yetkisiz hasar danışmanlığı faaliyetleriyle mücadele, sahte kefalet senetlerinin önlenmesi ve Sigorta Tahkim Komisyonu ile Adli Tıp Kurumu arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gündeme geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Sigorta Birliği'nden yapılan açıklamada, kamu kurumlarıyla iş birliği içinde hukuk güvenliğini güçlendirecek ve sigorta sistemine duyulan güveni artıracak çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e nazik kabulleri ve sektöre yönelik destekleri dolayısıyla teşekkür edildi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/turkiye-sigorta-birliginden-adalet-bakani-akin-gurleke-ziyaret</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 00:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/tsb-41.jpg" type="image/jpeg" length="95799"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FAIR Genel Sekreteri Mo’men Mukhtar’dan Milli Reasürans’a ziyaret]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/fair-genel-sekreteri-momen-mukhtardan-milli-reasuransa-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/fair-genel-sekreteri-momen-mukhtardan-milli-reasuransa-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FAIR (Afrika ve Asya Sigortacı ve Reasürörler Federasyonu) Genel Sekreteri Mo’men Mukhtar, Milli Reasürans’ı ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>FAIR (Afrika ve Asya Sigortacı ve Reasürörler Federasyonu) Genel Sekreteri Mo’men Mukhtar, Milli Reasürans’ı ziyaret etti.</p>

<p>Milli Reasürans Genel Müdür Yardımcısı V. Kaan Acun ile Yurt Dışı Trete Kabulleri Müdürü Dağhan Dumanlı’nın katılımıyla gerçekleştirilen görüşmede, FAIR’in faaliyetleri, şirketin güncel çalışmaları ve reasürans piyasasındaki son gelişmeler değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyaret kapsamında, uluslararası iş birliği olanakları ve sektörün güncel gündemine ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/fair-genel-sekreteri-momen-mukhtardan-milli-reasuransa-ziyaret</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/milli-3.jpg" type="image/jpeg" length="20744"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sosyal güvenlik sigortasında SGDP detayı: Kim hem maaş alıp hem çalışabiliyor?]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/sosyal-guvenlik-sigortasinda-sgdp-detayi-kim-hem-maas-alip-hem-calisabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/sosyal-guvenlik-sigortasinda-sgdp-detayi-kim-hem-maas-alip-hem-calisabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli olduktan sonra çalışmaya devam edenler için uygulanan Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) sisteminde belirleyici unsur ilk sigorta giriş tarihi oluyor. 1 Ekim 2008 öncesi sigortalılar emekli aylıkları kesilmeden çalışabilirken, bu tarihten sonra sigortalı olanların emekli maaşları yeniden çalışmaya başlamaları halinde kesiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekli aylığı alırken çalışmaya devam eden vatandaşlara uygulanan Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) sistemiyle ilgili önemli ayrıntılar gündeme geldi. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, emeklilik sonrası çalışmaya ilişkin kuralların emeklilik tarihine değil, ilk sigorta giriş tarihine göre belirlendiğini açıkladı.</p>

<h2>Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) Nedir?</h2>

<p>Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP), emekli aylığı bağlandıktan sonra hizmet akdiyle çalışmaya devam eden kişiler için uygulanan prim sistemidir. Bu sistemde işveren tarafından SGK'ya destek primi ödenirken, emeklinin aylığı normal şartlarda kesilmez. Ancak bu uygulama tüm emekliler için geçerli değildir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>1 Ekim 2008 Sonrası Sigortalı Olanların Emekli Maaşı Kesiliyor</h2>

<p>5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra ilk kez sigortalı olan kişiler, emekli olduktan sonra yeniden çalışmaya başladıklarında emekli aylıklarını aynı anda almaya devam edemiyor.</p>

<p>Bu kapsamda çalışanların emekli aylıkları, işe başladıkları tarihi takip eden ödeme döneminden itibaren kesiliyor. Çalışma süresince adlarına; Kısa vadeli sigorta primi, Uzun vadeli sigorta primi, Genel sağlık sigortası primi ödeniyor. Çalışma sona erdiğinde ise emekli aylığı yeniden bağlanıyor ve yeni çalışma süresi dikkate alınarak aylık yeniden hesaplanıyor.</p>

<h2>1 Ekim 2008 Öncesi Sigortalılar Hem Çalışabiliyor Hem Maaş Alabiliyor</h2>

<p>1 Ekim 2008 tarihinden önce ilk kez sigortalı olanlar ise mevcut uygulamadan yararlanmaya devam ediyor. Bu gruptaki emekliler, emekli aylıkları kesilmeden çalışabiliyor. İşveren tarafından SGK'ya yüzde 32 oranında Sosyal Güvenlik Destek Primi ödenirken, bu prim tamamen işveren tarafından karşılanıyor. Emeklinin maaşından ayrıca bir kesinti yapılmıyor.</p>

<h2>Kamu Çalışanları İçin Farklı Kurallar Geçerli</h2>

<p>5335 sayılı Kanun kapsamında, 1 Ocak 2005 tarihinden sonra kamu kurumlarında göreve başlayan emekliler, emekli aylıklarını kestirmeden kamu kurumlarında çalışamıyor. Bu kişiler hakkında SGDP uygulanmıyor ve normal sigortalılık hükümleri geçerli oluyor. Kanundaki istisnalar dışında emekli aylıkları kesiliyor.</p>

<h2>Tarımda Çalışan Emeklilerin Maaşı Kesilmiyor</h2>

<p>Kendi adına ve hesabına tarımsal faaliyette bulunan emekliler ile emekli olduktan sonra tarımsal üretime başlayan kişilerin emekli aylıkları kesilmiyor. Bu kişiler için Sosyal Güvenlik Destek Primi uygulaması da bulunmuyor.</p>

<h2>Yurt Dışında Çalışan Emekliler İçin Uygulama Nasıl?</h2>

<p>Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerde Türk işverenler tarafından çalıştırılan emeklilerden SGDP kesilmiyor. Bu kişiler adına yalnızca kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası primi ödeniyor. Yurt dışı borçlanması yaparak 3201 sayılı Kanun kapsamında emekli olanlar ise 19 Haziran 2012'de yapılan düzenleme sayesinde Türkiye'de emekli aylıkları kesilmeden SGDP kapsamında çalışabiliyor.</p>

<h2>Malulen Emekli Olanlar İçin İstisna Bulunuyor</h2>

<p>Harp, vazife ve terörle mücadele kapsamında malullük aylığı alan kişilerin çalışmaya başlamaları halinde emekli aylıkları çoğunlukla kesilmiyor. Bu kişiler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanıyor.</p>

<h2>SGDP Ödenen Süreler Emekliliğe Katkı Sağlıyor Mu?</h2>

<p>Sosyal Güvenlik Destek Primi ödenerek geçirilen çalışma süreleri sigortalılık süresine eklenmiyor ve hizmet birleştirmesinde dikkate alınmıyor. Ayrıca ödenen SGDP primlerinin toplu olarak geri alınması da mümkün olmuyor. Buna karşın SGDP kapsamında çalışan emekliler, iş kazası ve meslek hastalığı sigortası haklarından yararlanmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/sosyal-guvenlik-sigortasinda-sgdp-detayi-kim-hem-maas-alip-hem-calisabiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/197166-1918414006.jpg" type="image/jpeg" length="12943"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya’da sağlık sigortalarından riskli gayrimenkul yatırımı!]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/almanyada-saglik-sigortalarindan-riskli-gayrimenkul-yatirimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/almanyada-saglik-sigortalarindan-riskli-gayrimenkul-yatirimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da birçok sağlık sigortası kurumu ve hekimler birliğinin, üyelerinden toplanan milyonlarca avroluk prim ödemesini yüksek riskli gayrimenkul fonlarında kaybettiği ortaya çıktı. Sosyal güvenlik yasalarına göre bu fonların son derece muhafazakâr yönetilmesi gerekirken, yapılan hatalı yatırımlar sonucunda aktarılan kamu kaynaklarının yaklaşık yüzde 96'sının tamamen eridiği belirtiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya’da kamu sağlığı sisteminin omurgasını oluşturan Yasal Sağlık Sigortası Kasaları (Krankenkassen – KK) ve Yasal Sağlık Sigortası Hekimleri Birlikleri (Kassenärztliche Vereinigungen – KV), üyelerin ödediği prim paralarını yüksek riskli gayrimenkul fonlarında batırdığı iddiasıyla büyük bir krizin merkezinde yer alıyor. Medya kuruluşları Süddeutsche Zeitung (SZ), NDR ve WDR tarafından yürütülen derinlemesine araştırmalar, yasal olarak “sıfır riskle” değerlendirilmesi gereken yüz milyonlarca avronun nasıl buharlaştığını gözler önüne serdi.</p>

<p>Resmî kayıtlara göre 17 kurumun toplamda 170 milyon avronun üzerinde bir kaybı kesinleşmiş olsa da, sızan bilgiler ve uzman analizleri skandalın gerçek boyutunun çok daha büyük olduğunu gösteriyor. Toplamda 28 farklı kurumun bu riskli finansal ürünlere 500 milyon avrodan fazla yatırım yaptığı ve bu paranın %96’sının “buharlaşarak” yok olduğu belirtiliyor. KKH’nın 47,4 milyon, Baden-Württemberg Hekim Birliği’nin (KV BW) ise 50 milyon avro gibi devasa kayıplarının olması, krizin sadece birkaç kurumla sınırlı olmadığını, sistemin genelinde bir denetim zafiyeti yaşandığını açıkça gösteriyor.</p>

<h3>Yasal Çerçeve: Kasaların “Risksiz Yatırım” Zorunluluğu Nedir?</h3>

<p>Almanya’da yasal sağlık sigortası kasaları ve hekim birlikleri, kâr amacı güden ticari şirketler değildir; kamu tüzel kişiliğine (Körperschaft des öffentlichen Rechts) sahiptir. Bu kurumlar, sigortalılardan topladıkları primlerin tamamını anında harcamazlar. Olası krizler ve operasyonel giderler için yasal olarak bir mali rezerv bulundurmak zorundadırlar.</p>

<p>Bu rezervlerin nasıl değerlendirileceği Sosyal Kanun (SGB) IV. Cilt, Madde 80 ile son derece katı kurallara bağlanmıştır. Bu kanuni düzenleme kapsamında bir sağlık sigortası fonu parasını şu temel kriterlere uygun şekilde yatırmak zorundadır:</p>

<ul>
 <li><strong>Zararın İmkânsız Olması: </strong>Yatırımlar, bir kayıp yaşanma ihtimali neredeyse tamamen dışlanacak şekilde yapılmalıdır.</li>
 <li><strong>Makul Getirisi Olması:</strong> Yatırılan paradan uygun ve makul bir kazanç elde edilmesi hedeflenmelidir.</li>
 <li><strong>Yeterli Likidite Sağlanması: </strong>Kurumun her an ihtiyaç duyabileceği nakit akışını (likiditeyi) sağlayacak bir yapı korunmalıdır.</li>
</ul>

<p>Bu yasal zorunluluk, halkın parası olan primlerin mümkün olan en muhafazakar ve en düşük riskli şekilde değerlendirilmesi gerektiği anlamına gelir.</p>

<h3>Risksiz Yatırım Engeli Nasıl Aşıldı?</h3>

<p>Peki, bu kadar katı yasal sınırlamalara rağmen bu devasa paralar nasıl kaybedildi?</p>

<p>Her şey, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) uyguladığı düşük faiz politikasıyla (Niedrigzinsphase) başladı. Genel piyasa faizlerinin çok düşük olduğu bu dönemde, sağlık kasaları ve hekim birlikleri ellerindeki prim paralarını değerlendirmek için yeni ve daha yüksek bir kazanç arayışına girdi. Bu noktada devreye finans mühendisleri ve aracı kurumlar girdi.</p>

<p>Doğrudan yüksek riskli bir fona yatırım yapmak kanunen yasak olduğu için, bu yatırımlar <em>“özel finansal ürünler”</em> ve <em>“şüpheli tahvil veya borç senedi konstrüksiyonları”</em> (Anleihe- oder Schuldschein-Konstruktionen) hâline getirildi. Lüksemburg merkezli bir amaç şirket (SPV) üzerinden kurgulanan bu tahviller, derecelendirme kuruluşu Creditreform tarafından “BBB-” (orta derece yatırım yapılabilir) notuyla taçlandırıldı. Bu yapay güvenli görünüm, normalde riskli projelere girmesi yasak olan muhafazakâr sağlık kurumlarının kapılarını sonuna kadar açan anahtar oldu.</p>

<h3>Yatırımların Gittiği Adres: Verius</h3>

<p>Toplanan yüz milyonlarca avroluk prim parası, İsviçre’nin Zug kentinde yerleşik olan gayrimenkul finansman şirketi Verius Capital AG’ye aktarıldı. Verius ise bu fonları, Almanya ve Avusturya’daki lüks konut ve iş merkezi projelerine dağıttı. Ancak bu dağıtım, en tehlikeli yöntem olan “Mezzanine” (ikinci derece/alt riskli) krediler üzerinden yapıldı.</p>

<p><strong>Mezzanine Kredi Nedir?: </strong>Bir proje iflas ettiğinde, paranın geri ödenmesinde en son sırada yer alan, yani teminatı olmayan en yüksek riskli kredi türüdür. Faizinin %15 gibi devasa bir oranda olmasının sebebi de bu aşırı yüksek risk profilidir.</p>

<p>Ukrayna savaşı, artan inşaat maliyetleri ve hızla yükselen faiz oranları Alman gayrimenkul piyasasını durma noktasına getirince, Verius fonunun çöküşü de kaçınılmaz oldu. Süreç, Eylül 2022’de Almanya’daki operasyonlardan sorumlu olan özel banka Hauck Aufhäuser Lampe’nin fonu dondurmasıyla başladı. Haziran 2023’e gelindiğinde yayımlanan bağımsız uzman raporları, Verius’un elindeki varlıkların yüzde 70’inin zaten tamamen batık olduğunu ortaya koydu. Gelinen son noktada ise açılan dava dosyaları acı gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi: Kredi alan müteahhitlerin ardı ardına iflas etmesiyle tasfiye edilen fona kurumların yatırdığı paraların tam yüzde 96,3’ü (Totalverlust) tamamen yok oldu.</p>

<h3>Kara Liste: Hangi Kurum Ne Kadar Para Kaybetti?</h3>

<p>Almanya’da patlak veren bu büyük finansal skandalda, toplamda 28 sağlık kasası ve hekim birliğinin (KV) iki farklı gayrimenkul fonuna milyonlarca avronun üzerinde prim parası yatırdığı ve bu tutarın çok büyük bir kısmının kaybedildiği belirtiliyor. Araştırmalar sonucunda, bu kurumlardan 17 tanesinin kimliği ve bazılarının batırdığı net tutarlar gün yüzüne çıkarılmış durumda.</p>

<p>En fazla para kaybeden kurumlar arasında 50 milyon avro ile Baden-Württemberg Hekim Birliği (KVBW) ve 47,4 milyon avro ile sağlık sigortası kurumu KKH başı çekiyor. Bu kurumları 30 milyon avroluk kayıpla Hessen Hekim Birliği (KV Hessen) ve 16 milyon avro ile Schleswig-Holstein Hekim Birliği izliyor. Diğer kesinleşen rakamlar ise şöyle: Pronova BKK 10 milyon avro, BKK Gildemeister Seidensticker 7,9 milyon avro, Novitas BKK 5 milyon avro, MKK Meine Krankenkasse 5 milyon avro ve IKK Südwest 2 milyon avro batırmış durumda.</p>

<p>Bunların yanı sıra AOK Bremen, Bahn BKK, BKK Pfalz, Siemens BKK ve Viactiv Krankenkasse ile Berlin, Bremen ve Westfalen-Lippe Hekim Birlikleri’nin de bu fonlara para yatırdığı tespit edildi; ancak bu kurumlar yatırdıkları veya kaybettikleri kesin tutarları açıklamayı reddediyor. Yatırılan bu paraların ise yüzde 96,3 gibi devasa bir kısmının “buharlaştığı” tahmin ediliyor.</p>

<p>Skandala daha geniş çerçeveden bakıldığında, sağlık sektörü dışındaki bazı kurumların çok daha büyük kayıplar yaşadığı görülüyor. Örneğin, çeşitli serbest meslek gruplarının emeklilik fonlarını yöneten Bavyera Emeklilik Kasası’nın (Bayerische Versorgungskammer) ABD’deki yatırımlarında yaklaşık 700 milyon avro kaybettiği, Berlin Diş Hekimleri Emeklilik Sandığı ise yüksek riskli yatırımlarda (gayrimenkul iştirakleri, lüks oteller, karides çifliği gibi) 1 milyar avronun üzerinde zarar ederek varlıklarının yarısını yitirdiği bildiriliyor.</p>

<h3>Hangi Kurumlar Riskli Yatırımlardan Uzak Durdu?</h3>

<p>Almanya’da pek çok sağlık kasası yüksek getiri arayışıyla riskli fonlara yönelip milyonlarca avro kaybetmiş olsa da, bazı büyük kurumlar bu riskli finansal yapılardan bilinçli olarak uzak durdu.</p>

<p>Özellikle ülkenin en büyük sağlık kasalarından biri olan Techniker Krankenkasse (TK), gayrimenkul sektöründeki proje finansmanlarının barındırdığı yüksek risk yapısı nedeniyle bu tür yatırımları temel bir ilke olarak yapmadıklarını açıkladı.</p>

<p>Benzer şekilde AOK Plus da bu sürece dahil olmayan kurumlar arasında yer alıyor; kurum sözcüsü bu tür yapıları “şüpheli tahvil veya borç senedi konstrüksiyonları” olarak nitelendirerek, bunları geçmişte edinmediklerini ve gelecekte de kesinlikle edinmeyeceklerini net bir şekilde ifade etti. Bu kurumlar, Sosyal Kanun (SGB IV) uyarınca kamu parasının “zarar ihtimalinin dışlanacağı” şekilde son derece muhafazakar yönetilmesi gerektiği kuralına sadık kalarak kendilerini bu büyük finansal skandalın dışında tutmayı başarmışlardır.</p>

<h3>Taraflar Ne Diyor?</h3>

<p>Frankfurt Eyalet Mahkemesi’nde (Landgericht Frankfurt) görülmeye başlanacak olan davalar, Alman sağlık sistemindeki devasa finansal kaybın sorumlularını belirlemeyi hedeflerken, taraflar arasında tam bir hukuk savaşı yaşanıyor. Davacı konumunda bulunan KKH, Pronova BKK, BKK Gildemeister Seidensticker, KV Hessen ve KV Baden-Württemberg gibi kurumlar, savunmalarını “kasıtlı aldatma” (vorsätzliche Täuschung) iddiası üzerine kuruyor. Bu kurumların avukatı Olaf Gärtner, finans kuruluşlarının şahsi toplantılarda ve çeşitli telefon konferanslarında bu yatırımların tamamen güvenli olduğuna dair güvence verdiklerini iddia ediyor. Davacılara göre, bankalar ve fon sağlayıcılar söz konusu yatırımların Sosyal Kanun (SGB) yatırım yönetmeliklerine uygun olduğunu ileri sürerek, sağlık kurumlarını bilerek ve isteyerek yüksek riskli bir alana itmişler.</p>

<p>Buna karşılık, suçlamaların hedefindeki ana aktörlerden biri olan özel banka Hauck &amp; Aufhäuser, aldatma iddialarını kesin bir dille reddediyor. Bankanın savunma stratejisi, yazılı belgelerin sözlü beyanların üzerinde olduğu ilkesine dayanıyor; banka yetkilileri, yatırımların ancak prospektüs ve sözleşme belgeleri temelinde gerçekleştirilebileceğini vurguluyor. Banka, yatırımcı kurumların yatırım yapmadan önce bu belgeler aracılığıyla ürünün karakteri, beraberinde getirdiği riskler ve yatırımcının kendi bağımsız inceleme yükümlülükleri (Prüfpflichten) hakkında kapsamlı bir şekilde bilgilendirildiğini savunuyor. Bankanın bu konudaki net tavrı, belgeleri “mantıklı bir şekilde okuyan” herhangi bir yatırımcının fonların içindeki riskleri açıkça görebileceği yönünde.</p>

<p>Yasal süreç sadece dış finans kuruluşlarıyla sınırlı kalmayıp, kurumların kendi içindeki yönetim hatalarına da uzanıyor. Örneğin KV Westfalen-Lippe (KVWL), kaybettiği paraları geri alabilmek için farklı bir yol izleyerek kendi eski finans müdürüne 17 milyon avroluk tazminat davası açmış durumda. Kurum, eski yöneticinin yatırımları gerçekleştirirken dahili yatırım yönergelerine (Anlagerichtlinien) uymadığını ve yetki sınırlarını aştığını iddia ediyor. Sonuç olarak, sağlık kurumları “güvenimiz suistimal edildi” diyerek kendilerini savunurken, finans dünyası “tüm riskleri belgelerle açıkladık, incelemek sizin sorumluluğunuzdaydı” diyerek topu yatırımcı kurumlara atıyor.</p>

<h3>Siyasilerden Sert Eleştiriler Geliyor</h3>

<p>Sağlık kasaları ve hekim birliklerinin yüz milyonlarca avroluk prim parasını riskli yatırımlarda kaybetmesi, siyaset dünyasında da sert tepkilere ve ciddi bir güven krizine yol açmış durumda.</p>

<p>Yeşiller Partisi (Bündnis 90/Die Grünen) bütçe politikacısı ve Federal Meclis (Bundestag) Milletvekili Paula Piechotta yaptığı açıklamada, yaşanan bu skandalın vatandaşların sağlık kasalarına ve bu kurumların para yönetme becerilerine olan güvenini temelinden sarstığını belirtti. Ayrıca, Piechotta, sağlık sisteminde şu an devasa tasarruf önlemlerinin ve kesintilerin tartışıldığı bir dönemde, yüz milyonlarca avronun bu şekilde spekülatif yatırımlarda “batırılmasını” kabul edilemez bulduğunu ifade etti.</p>

<p>Sol Parti (Die Linke) Sağlık Sözcüsü Ateş Gürpınar da <em>“Eksiksiz bir aydınlatma ve sorumlular için net sonuçlar”</em> talep etti. Gürpınar, <em>“Sağlık, finansal spekülasyonların oyun alanı değildir. Prim paralarının, getiri modeli sürekli yükselen kiralara dayanan gayrimenkul fonlarında ise hiç yeri yoktur.”</em> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sosyal Demokrat Parti (SPD) Sağlık Politikacısı Christos Pantazis ise, denetim mekanizmalarının nasıl bu kadar kolay devre dışı bırakıldığının parlamento düzeyinde araştırılmasını talep etti.</p>

<p>Yatırım kararları uzmanı ve <em>“Investmentcheck”</em> portalının kurucusu Stefan Loipfinger, sağlık kasaları ve hekim birliklerinin yaptığı bu yatırımları sert bir dille eleştirerek, bu tür finansal araçların kamu kurumları için “kesinlikle uygun olmadığını” belirtti. Loipfinger’e göre, Sosyal Kanun’un gerektirdiği gibi bir yatırımda zarar oluşmamasının istenmesi durumunda, bu tür yüksek riskli ürünlere en baştan hiç yatırım yapılmaması gerekiyor.</p>

<p>Özellikle düşük faiz döneminde elde edilen yüzde 5’in üzerindeki getiri oranlarına dikkat çeken uzman, bu seviyede bir kazancın ancak beraberinde ciddi riskler alınmasıyla mümkün olabileceğini vurguluyor. Loipfinger, piyasa koşulları gereği bu denli yüksek bir getirinin risksiz elde edilmesinin imkânsız olduğunu ifade ederek, kurumların güvenli yatırım prensibiyle bu ürünlerin doğasının temelden çeliştiğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Milyonlarca Avroluk Zararın Faturasını Vatandaşlar Sigorta Primleriyle Ödeyecek</h3>

<p>Bu finansal felaket, Almanya’daki yasal sağlık sigortası kasalarının zaten kronik bir bütçe açığı ve para sıkıntısı çektiği bir döneme denk geldi. Federal hükûmetin bütçeyi dengelemek için tasarruf paketleri açıkladığı ve vatandaşların üzerindeki malî yükü artırdığı bu günlerde, 500 milyon avroya yakın prim parasının lüks inşaat projelerinde batırılması tam bir skandal olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Kasaların kasasındaki bu devasa eksikliğin, önümüzdeki dönemde sigortalılara <em>“daha yüksek ek prim ödemeleri (Zusatzbeitrag)”</em> olarak yansıyacağı tahmin ediliyor. Yani yöneticilerin finansal hırslarının ve safiyetlerinin faturasını, yine her ay prim ödeyen sıradan işçiler, memurlar ve emekliler ödeyecek. Frankfurt Eyalet Mahkemesindeki ilk büyük hesaplaşma duruşması Aralık 2026 tarihinde başlayacak.<em> (P)</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/almanyada-saglik-sigortalarindan-riskli-gayrimenkul-yatirimi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/saglik-sigortasi-karti-1024x683.jpg" type="image/jpeg" length="11823"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sigortada yeni dönem: DASK afetlere karşı genişliyor]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/sigortada-yeni-donem-dask-afetlere-karsi-genisliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/sigortada-yeni-donem-dask-afetlere-karsi-genisliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DASK Yönetim Kurulu Başkanı Demirkan, Zorunlu Deprem Sigortası'nın sel, heyelan, fırtına, dolu, çığ ve orman yangınını da kapsayacak şekilde Zorunlu Afet Sigortası'na dönüştürülmesi için yasa değişikliğinin TBMM gündemine alınmasını beklediklerini söyledi. Demirkan, DASK'ın olası Marmara depremine karşı finansal açıdan hazır olduğunu vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"Deprem Risk Yönetiminde İş Birliği Buluşması" için kente gelen Demirkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, TÜİK istatistiklerine göre konut bakımından Türkiye genelinde Zorunlu Deprem Sigortası oranının yüzde 58, Zorunlu Trafik Sigortası oranının ise otomobil için yüzde 93 olduğunu söyledi.</p>

<p>Son yıllarda yaşanan sel felaketlerinin ardından DASK'ın kapsamının genişletilmesi konusunun bir süredir hükümetin gündeminde yer aldığını belirten Demirkan, yeni düzenlemeyle depremin yanı sıra sel veya taşkın niteliğindeki su baskını, heyelan, fırtına, dolu, çığ ve orman yangını risklerinin de teminat kapsamına alınmasının öngörüldüğünü aktardı.</p>

<p>Demirkan, Zorunlu Deprem Sigortası'nın Zorunlu Afet Sigortası'na dönüşmesi için yasa değişikliğini beklediklerini ifade ederek, "Özellikle küresel iklim değişikliği doğal afetlerin adedini artırdı ve etki alanını yükseltti. Mevcut sigorta sistemlerinin kapasiteleri buna yetmiyor. Devletlerin kurduğu DASK benzeri havuzlar, çok daha ön plana çıkıyor. Örneğin geçen yıl Kaliforniya'da çok ciddi bir yangın hadisesi oldu ve 45 milyar dolarlık bir zarar oluştu. Dolayısıyla insanlar sigorta yaptırmaya çalışıyorlar." diye konuştu.</p>

<p>Amerika, Avrupa, Güneydoğu Asya başta olmak üzere dünyada sigortalamanın gerekliliğinin anlaşıldığını ve bu yüzden devletlerin de artık bu koruma havuzlarını giderek büyüttüğünü aktaran Demirkan, şöyle devam etti:</p>

<p>"Son 10 yılda ülkemiz deprem dışındaki afet riskleriyle önceki yıllara nazaran daha fazla karşı karşıya kalıyor. Bundan dolayı DASK'ın kapsamının, diğer doğal afetleri de kapsayacak şekilde geliştirilmesine çalışılıyor. Bu yöndeki kanun değişikliği ilgili makamlara sunuldu, TBMM gündemine alınmasını bekliyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"En yüksek sigortalılık oranı fay hattı üzerinde bulunan illerde"</h2>

<p>Demirkan, sigorta oranının yükselmesinde deprem bilincinin ön planda olduğuna dikkati çekerek, "En yüksek sigortalılık oranı deprem fay hattı üzerinde bulunan illerde. Örneğin Malatya, Van, Muş, Bolu, İstanbul ve Bursa gibi sürekli depremle yaşayan illerimizdeki sigortalılık oranı diğer illerimize göre daha yüksek." dedi.</p>

<p>Geçen yıl merkez üssü Silivri olan 6,2 büyüklüğündeki depremin ardından sigortalama oranında İstanbul başta olmak üzere Tekirdağ, Yalova ve Bursa gibi illerde de arttığını, bunu sürdürülebilir kılmanın önemli olduğunu belirten Demirkan, "DASK olarak elbette yüzde 100 sigortalama oranı hedefliyoruz. Bunun için gösterebildiğimiz en büyük çabayı ortaya koymaya çalışıyoruz. Bölge irtibat ofislerini açmamızdaki temel anlayış da bu." ifadesini kullandı.</p>

<p>Demirkan, DASK'ın finansal olarak olası Marmara depremine hazır olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"DASK, elindeki fon kapasitesiyle ve reasürans korumasıyla büyük depremleri karşılayacak güçte. 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremde bunu layıkıyla yerine getirdik. Yaklaşık 9 aylık bir sürede 540 bin dosya için toplam 1,6 milyar dolarlık ödeme gerçekleştirdik. Olası Marmara Depremi için de yapılan kümülatif çalışmalara göre hazırlıklarımızı yapmış vaziyetteyiz. Kahramanmaraş depremlerinden çıkardığımız en önemli ders olası büyük depremlere hazırlık oldu."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/sigortada-yeni-donem-dask-afetlere-karsi-genisliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-d6ebd685ac003b63879b154bfff1b177.jpg" type="image/jpeg" length="92752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Turizm sektörüne sigorta primi desteği geliyor]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/turizm-sektorune-sigorta-primi-destegi-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/turizm-sektorune-sigorta-primi-destegi-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülen kanun teklifiyle, Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli konaklama tesislerine Mayıs-Aralık 2026 döneminde çalışanlar için aylık yaklaşık 3 bin 500 lira sigorta primi desteği sağlanması öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşmelerine başlanan kanun teklifi, turizm sektörüne yönelik sigorta primi desteğini de içeren önemli düzenlemeler barındırıyor.</p>

<p>Teklifin ilk imza sahiplerinden AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, düzenlemeyle turizm sektöründe istihdamın korunmasının ve sektörün desteklenmesinin amaçlandığını söyledi.</p>

<p>Aksu, yakıt fiyatlarındaki küresel dalgalanmalar ve bölgesel gelişmeler nedeniyle turizm sektöründe yılın ilk aylarında doluluk oranlarında yaklaşık yüzde 10'luk düşüş yaşandığını belirterek, bu durumun istihdama da yansıdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teklife göre, Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli konaklama tesislerine, 2026 yılı Mayıs-Aralık döneminde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen sigortalıların prim gün sayısı üzerinden günlük 116,67 lira, aylık ise yaklaşık 3 bin 500 lira sigorta primi desteği verilecek.</p>

<p>Yaklaşık 1,7 milyon sigortalıyı kapsaması öngörülen destek için 5,36 milyar liralık kaynak ayrılması planlanıyor. Düzenlemeyle turizm sektöründeki istihdamın korunması ve işverenlerin üzerindeki prim yükünün hafifletilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Komisyonda ayrıca PTT'nin personel yapısına ilişkin düzenlemeler, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesi ve Siber Güvenlik Başkanlığının görev ve yetkilerine ilişkin maddeler de görüşüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/turizm-sektorune-sigorta-primi-destegi-geliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 17:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-172239.jpeg" type="image/jpeg" length="91047"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TSB Başkanı Ahmet Yaşar, CNBC-e’de sigorta gündemini değerlendirecek]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/tsb-baskani-ahmet-yasar-cnbc-ede-sigorta-gundemini-degerlendirecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/tsb-baskani-ahmet-yasar-cnbc-ede-sigorta-gundemini-degerlendirecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, CNBC-e ekranlarında yayın hayatına başlayan “İsmail Öztürk ile Sigorta Life” programının ilk konuğu olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, CNBC-e ekranlarında yayın hayatına başlayan <strong>“İsmail Öztürk ile Sigorta Life”</strong> programının ilk konuğu olacak.</p>

<p>Sigorta sektörünün önemli gündem başlıklarının ele alınacağı program, yarın saat 10.30’da izleyiciyle buluşacak. Ahmet Yaşar, programda sigorta sektörünün mevcut görünümü, sektördeki gelişmeler ve geleceğe ilişkin değerlendirmelerde bulunacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sigorta Life Dergisi Kurucusu İsmail Öztürk’ün sunduğu <strong>“İsmail Öztürk ile Sigorta Life”</strong>, ekonomi ve finans yayıncılığının önde gelen kanallarından CNBC-e’de izleyiciyle buluşuyor. Programda, sigorta ve Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) sektöründeki güncel gelişmeler, yerel ve küresel trendler, sektörel dönüşüm, yenilikçi projeler ve başarı hikâyeleri ele alınacak. Ayrıca sektörün önde gelen yöneticileri, uzmanları ve paydaşları konuk edilerek sigortacılığın bugünü ve geleceği masaya yatırılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/tsb-baskani-ahmet-yasar-cnbc-ede-sigorta-gundemini-degerlendirecek</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-141419.jpeg" type="image/jpeg" length="76249"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sigorta sektöründe Haziran 2026 kasko raporu: Toplam üretim 81,9 Milyar TL’ye ulaştı!]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/sigorta-sektorunde-haziran-2026-kasko-raporu-toplam-uretim-819-milyar-tlye-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/sigorta-sektorunde-haziran-2026-kasko-raporu-toplam-uretim-819-milyar-tlye-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haziran 2026 dönemi itibarıyla sigorta sektörünün hayat dışı ve kasko branşındaki prim üretimi verileri açıklandı. Elde edilen verilere göre, toplam hayat dışı prim üretimi 629,0 milyar TL olarak gerçekleşirken, bunun 81,9 milyar TL'lik kısmını tek başına kasko branşı sırtladı. Kasko branşının toplam hayat dışı prim üretimi içindeki payı ise %13,02 olarak kayıtlara geçti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haziran 2026</strong> dönemi itibarıyla sigorta sektörünün hayat dışı ve kasko branşındaki prim üretimi verileri açıklandı. Elde edilen verilere göre, toplam <strong>hayat dışı prim üretimi</strong> 629,0 milyar TL olarak gerçekleşirken, bunun <strong>81,9 milyar TL</strong>'lik kısmını tek başına kasko branşı sırtladı. Kasko branşının toplam hayat dışı prim üretimi içindeki payı ise <strong>%13,02</strong> olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Dağıtım kanalları bazında incelendiğinde, kasko üretiminde aslan payını merkez, acente, broker ve diğer kanallar (74,9 milyar TL) alırken; <strong>bankasürans</strong> (banka kanalı) üzerinden yapılan kasko prim üretimi <strong>7,0 milyar TL</strong> oldu. Bu sonuçla bankasüransın toplam kasko üretimi içindeki payı <strong>%8,60</strong> olarak gerçekleşti.</p>

<h3>Kasko Pazarının Zirvesindeki İlk 3 Şirket</h3>

<p>Görselden elde edilen detaylı şirket bazlı verilere göre, Haziran 2026 döneminde kasko branşında toplam üretimde liderliği göğüsleyen ve kürsüyü paylaşan ilk üç şirket şu şekilde sıralandı:</p>

<p> <strong>Anadolu Sigorta:</strong> Toplam <strong>10,0 milyar TL</strong> kasko prim üretimi ile sektörün zirvesinde yer aldı. Şirket, üretiminin büyük bölümünü 8,0 milyar TL (%79,26 pay) ile acente kanalı üzerinden gerçekleştirdi.</p>

<p><strong>Türkiye Sigorta:</strong> Toplam <strong>9,9 milyar TL</strong> prim üretimiyle ikinci sırada yer alarak lideri yakından takip etti. Türkiye Sigorta, özellikle bankasürans kanalında <strong>2,6 milyar TL (%25,96 pay)</strong> üreterek banka kanallı kaskoda açık ara öne çıktı.</p>

<p><strong>Sompo Sigorta:</strong> Toplam <strong>9,0 milyar TL</strong> kasko prim üretimiyle pazarın üçüncü güçlü oyuncusu oldu. Şirket, üretiminin <strong>8,0 milyar TL</strong> gibi ezici bir kısmını (%89,35 pay) acenteleri aracılığıyla topladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Dağıtım kanallarında dikkat çeken detaylar</h3>

<p>Açıklanan tablonun genel toplamlarına bakıldığında, kasko branşında sigortalıların geleneksel kanallardan vazgeçmediği görülüyor:</p>

<p><strong>Acente Kanalı Rakipsiz:</strong> Toplam 81,9 milyar TL'lik kasko üretiminin <strong>65,5 milyar TL'si (%79,98)</strong> acenteler tarafından gerçekleştirilerek pastanın en büyük pay sahibi olundu.</p>

<p><strong>Broker ve Merkez Kanalları:</strong> Broker kanalı <strong>8,0 milyar TL (%9,80)</strong> üretim hacmine ulaşırken, merkez kanalından yapılan üretim <strong>1,1 milyar TL (%1,36)</strong> seviyesinde kaldı.</p>

<p><strong>Banka Kanalının Diğer Güçlüleri:</strong> Bankasürans payında Türkiye Sigorta'nın ardından hacimsel olarak en yüksek üretimi yapan diğer şirketler <strong>Eureko Sigorta</strong> (960,7 milyon TL ile %64,04 banka payı) ve <strong>Neova Katılım Sigorta</strong> (574,7 milyon TL ile %18,82 banka payı) oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/sigorta-sektorunde-haziran-2026-kasko-raporu-toplam-uretim-819-milyar-tlye-ulasti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/ajustador-de-seguros.jpg" type="image/jpeg" length="28335"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SEDDK, TFRS 17 sertifikasyon sürecine ilişkin genelgede değişikliğe gitti]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/seddk-tfrs-17-sertifikasyon-surecine-iliskin-genelgede-degisiklige-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/seddk-tfrs-17-sertifikasyon-surecine-iliskin-genelgede-degisiklige-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), Türkiye Finansal Raporlama Standardı 17 (TFRS 17) kapsamında yürütülen sertifikasyon sürecine ilişkin 2026/2 sayılı Genelge'de değişiklik yaptı. Düzenleme, sınav şartları, muafiyetler ve Kurum meslek personeline yönelik yeni hükümler içeriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), 9 Temmuz 2026 tarihli ve 2026/17 sayılı Genelge ile, Türkiye Finansal Raporlama Standardı 17 (TFRS 17) Kapsamında Sertifikasyon Sürecine İlişkin 2026/2 sayılı Genelge'de değişikliğe gitti.</p>

<p>Genelge kapsamında öncelikle "Kurum meslek personeli" tanımı mevzuata eklendi. Buna göre, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile 47 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında Kurumun görevlerini yürüten sigortacılık uzmanları ve sigortacılık uzman yardımcıları bu kapsamda değerlendirilecek.</p>

<p>Yapılan değişiklikle birlikte, sertifika almaya hak kazanacak kişilerin mesleki yeterlilik, bilgi ve becerilerinin ölçülmesi amacıyla Merkez tarafından düzenlenen sınava katılması zorunlu olmaya devam edecek. Ancak sınava başvuracak adaylarda, TFRS 17 kapsamında belirlenen alanlarda en az bir yıllık mesleki deneyim şartı aranacak.</p>

<p>Öte yandan, genelgeye eklenen yeni hükümlerle sınavların geçerlilik süresinin sınav tarihinden itibaren iki yıl olduğu hükme bağlandı.</p>

<p>Düzenleme kapsamında ayrıca önemli bir muafiyet de getirildi. Buna göre, SEDDK'da en az 10 yıl deneyime sahip olan ve Listeye kayıt tarihi itibarıyla Kurum meslek personeli olarak görev yapan kişiler, genelgenin 5'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan şarttan muaf tutulacak.</p>

<p>Söz konusu Genelge, yayımı tarihinde yürürlüğe girerken, hükümlerini Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı yürütecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="1075" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/indir-1-21.png" width="819" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/seddk-tfrs-17-sertifikasyon-surecine-iliskin-genelgede-degisiklige-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 13:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/12/seddk-9.webp" type="image/jpeg" length="78794"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Allianz Trade: Şirketlerin işletme sermayesini nakde dönüştürme hızı  67 güne yükseldi]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/allianz-trade-sirketlerin-isletme-sermayesini-nakde-donusturme-hizi-67-gune-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/allianz-trade-sirketlerin-isletme-sermayesini-nakde-donusturme-hizi-67-gune-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Allianz Trade’in her sene yayınladığı ve şirketlerin işletme sermayelerini ne kadar sürede nakde dönüştürdüğünü analiz eden rapora göre; şirketlerin üretim ve tedarikçilerine olan nakit ödemelerini, müşterilerinden ciro olarak tahsil etmesi ortalama 67 güne ulaştı. Bu artışın temel nedeni, şirketlerin “tam zamanında üretim” yaklaşımından uzaklaşarak tedarik zinciri dayanıklılığını artırmak amacıyla daha yüksek stok seviyeleri tutmaları oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Allianz Trade, şirketlerin işletme sermayesini nakde dönüştürme hızını ölçen yıllık <strong>Alacak Tahsil Süresi (Days Sales Outstanding-DSO)</strong> ve <strong>Nakit Dönüşüm Döngüsü (Cash Collection Cycle-CCC)</strong> raporunu yayımladı. Ticari alacak sigortasında dünya lideri olan Allianz Trade'e göre göre küresel nakit dönüşüm döngüsü 2025 yılında 67 güne yükselerek tarihsel ortalamaların üzerinde kalmayı sürdürdü. Bu gelişmede, şirketlerin tedarik zinciri dayanıklılığını artırmak amacıyla daha fazla stok tutmaları belirleyici rol oynadı.</p>

<p><strong>Artan stoklar beraberinde dayanıklılığı da artırırken nakde dönüşüm sürecini yavaşlatıyor</strong></p>

<p>Küresel nakit dönüşüm döngüsü, 2025 yılında yarım gün artarak 67 güne yükseldi. Bu seviye, son 10 yılın ortalamasının 3 gün üzerinde ve 2023'te görülen 68 günlük zirveye oldukça yakın. Bu eğilimde henüz bir yavaşlama işareti görülmezken, artışın temel nedeni ise şirketlerin dayanıklılıklarını artırmak amacıyla daha fazla stok bulundurması olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Allianz Trade İflas Araştırmaları Baş Analisti <strong>Maxime Lemerle</strong>, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: <em>"Stok Devir Süresi (DIO), bugün küresel nakit dönüşüm döngüsünün yaklaşık yüzde 80’ini açıklıyor. Bu durum, şirketlerin işletme modellerinde köklü bir değişime işaret ediyor. Yöneliyor, operasyonel verimliliği ön plana çıkaran ‘just-in-time’ yaklaşımından uzaklaşarak, dayanıklılığa odaklanan ‘just-in-case’ modeline yöneliyor. Daha yüksek stok seviyeleri kısa vadede nakde dönüşmesi beklenmeyen varlıklara daha fazla sermaye bağlanması anlamına geliyor. Ancak bunun karşılığında şirketler, jeopolitik belirsizlikler, tedarik zinciri aksaklıkları ve küresel ticarette artan parçalanma risklerine karşı daha güçlü bir koruma ve daha fazla esneklik elde ediyor. Tedarik zincirleri artık yalnızca maliyet optimizasyonu ekseninde değil; güvenlik, dayanıklılık ve stratejik esneklik kriterleri doğrultusunda yeniden şekilleniyor.”</em></p>

<p>Allianz Trade'e göre, küresel <strong>Stok Devir Süresi (Days Inventory Outstanding-DIO)</strong> 2025 yılında 53 güne ulaştı. Bu seviye, 2024'e kıyasla değişmezken, pandemi öncesindeki 48 günlük ortalamanın oldukça üzerinde bulunuyor. Buna karşılık, <strong>Alacak Tahsilat Süresi (Days Sales Outstanding- DSO)</strong> şirketlerin nakit akışı üzerinde ilave bir baskı oluşturmuyor. Küresel ödeme vadeleri geçen yıl az bir artışla 56,5 güne yükseldi ve 2022'den bu yana bu seviyede istikrarını korudu. Pandemi öncesi ortalamanın da hâlâ 3 gün altında seyrediyor.</p>

<p><strong>Dayanıklılık tedarik zincirlerini yeniden şekillendirirken sektörler arasındaki farklılaşma derinleşiyor.</strong></p>

<p>Küresel ölçekte sektörler arasındaki farklılaşma son derece belirgin olup, bu durum stratejik sektörlerle ekonominin geri kalanı arasında bir ayrışmaya işaret ediyor. Şirketlerin yüzde 25'inde <strong>nakit dönüşüm döngüsü</strong> <strong>(Cash Collection Cycle-CCC)</strong> 43 günün altında gerçekleşirken, diğer yüzde 25'inde ise 107 günü aşıyor. Allianz Trade'in analiz ettiği 20 sektörün 12'sinde nakit dönüşüm döngüsü uzarken, 8 sektörde ise düşüş kaydedildi.</p>

<p>2025- 2024 yıllarında nakit dönüşüm döngüsünün uzadığı sektörler arasında 4 günlük artış ile otomotiv tedarikçileri yer alıyor. Yine 2025- 2024 yıllarında nakit tahsilat döngüsünün kısaldığı sektörler arasında ise; eskiye oranla düşük olan 3 gün artışla kâğıt, metaller ve tekstil bulunuyor. Nakit tahsilat döngüsünün kısaldığı sektörler arasında ise 6 günlük düşüşle ulaşım ekipmanları, 4 günlük düşüşle bilgisayar ve telekomünikasyon, 3 günlük düşüşle de enerji yer alıyor.</p>

<p>Maxime Lemerle, nakit tahsilat döngüsü ile ilgili ise şu değerlendirmede bulundu: <em>"Özellikle yukarı yönlü üretim ve sanayi girdileri gibi tedarik zincirindeki parçalanmadan en fazla etkilenen sektörler, stok tamponlarını artırarak işletme sermayesi ihtiyaçlarının yapısal olarak yükselmesine neden oldu. Buna karşılık enerji, ulaşım ekipmanları ve dijital altyapı gibi stratejik öneme sahip bazı sektörler, artan jeopolitik belirsizliklere rağmen nakit dönüşüm döngülerini kısaltmayı başardı. Bu durum, muhtemelen daha güçlü fiyatlama gücü, sağlam nakit yaratma kapasitesi, destekleyici sanayi politikaları ve devam eden yapısal talebin bir kombinasyonunu yansıtıyor."</em></p>

<p><strong>2026 yılında neler bekleniyor?</strong></p>

<p>Allianz Trade, 2026 yılında küresel nakit dönüşüm döngüsünde sınırlı bir artış öngörüyor. Ancak bu artışın iki temel unsur nedeniyle kontrol altında kalması bekleniyor.</p>

<p>İlk olarak, ABD-İran çatışmasından en fazla etkilenen sektörlerin, finansman ihtiyaçları kritik seviyelere ulaşmadan önce stok devir süresini (DIO) daha fazla artırabilecek alanlarının sınırlı olduğu değerlendiriliyor. İkinci olarak ise yapay zekâ altyapıları ve veri merkezlerine yönelik özel sektör yatırımlarının sürmesi bekleniyor. Bu yatırımların bilgisayar ve telekomünikasyon ile yazılım ve bilgi teknolojileri sektörlerini destekleyerek ekonominin önemli bir bölümünde nakit dönüşüm döngüsündeki baskıyı azaltması öngörülüyor.</p>

<p>Maxime Lemerle, 2026 beklentilerine ilişkin olarak şunları söyledi: “Enerji güvenliği, stratejik stoklar ve tedarik zinciri dayanıklılığını güçlendirmeye yönelik adımlar ile çatışmanın doğrudan etkilerinin, küresel stokta kalma süresini yaklaşık 2 gün artırmasını bekliyoruz. Hesaplamalarımıza göre <strong>stok devir süresindeki (DIO) her ilave 1 günlük artış</strong>, <strong>küresel nakit dönüşüm döngüsünde yaklaşık 1,16 günlük yükselişe karşılık geliyor</strong>. Bununla birlikte, söz konusu artışın 2022 yılında yaşanan şok sonrasında nakit dönüşüm döngüsünün 5 gün yükseldiği döneme kıyasla oldukça sınırlı kalacağını öngörüyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Notlar</strong></p>

<p><strong>DSO (Days Sales Outstanding / Alacak Tahsil Süresi):</strong> Satışlardan doğan alacakların tahsil edilmesi için geçen ortalama süreyi ölçer.</p>

<p><strong>CCC (Cash Conversion Cycle / Nakit Dönüşüm Döngüsü):</strong> Şirketlerin işletme sermayesine bağladıkları fonları ne kadar sürede yeniden nakde dönüştürdüğünü gösterir.</p>

<p><strong>DIO (Days Inventory Outstanding / Stok Devir Süresi):</strong> Stoklara bağlanan sermayenin ortalama ne kadar süreyle stoklarda kaldığını ölçer.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/allianz-trade-sirketlerin-isletme-sermayesini-nakde-donusturme-hizi-67-gune-yukseldi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/istockphoto-2186387558-612x612.jpg" type="image/jpeg" length="82451"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SAYILARIMIZ]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/foto-galeri/sayilarimiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/foto-galeri/sayilarimiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sayılarımız</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/foto-galeri/sayilarimiz</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jun 2022 17:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2023/05/mayis-sayisi-1.jpg" type="image/jpeg" length="90422"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
