<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Sigorta Life Dergi</title>
    <link>https://www.sigortalifedergi.com</link>
    <description>Sigortalı Yaşayanların Dergisi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sigortalifedergi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2021. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 10 Jul 2026 18:36:25 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İTO Sigortacılık Meslek Komitesi Başkanı Özgür Yılmaz: Hayat sigortaları ve BES’te büyüme potansiyeli yüksek]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/ito-sigortacilik-meslek-komitesi-baskani-ozgur-yilmaz-hayat-sigortalari-ve-beste-buyume-potansiyeli-yuksek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/ito-sigortacilik-meslek-komitesi-baskani-ozgur-yilmaz-hayat-sigortalari-ve-beste-buyume-potansiyeli-yuksek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu yıl sektör açısından hem fırsat hem dönüşüm yılı olarak görülüyor. Hayat sigortaları ve BES gibi uzun vadeli güvence sağlayan alanlarda büyüme potansiyelinin yüksek olduğunu düşündüğünü söyleyen İTO Sigortacılık Meslek Komitesi Başkanı Özgür Yılmaz Sigorta Life Dergisi ile Capital iş birliğiyle hazırlanan "Sigorta ve BES" özel ekine verdiği özel röportajda, “2026’da sigorta acentelerinin rolünün daha da güçleneceğine inanıyorum’’ diyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İTO Sigortacılık Meslek Komitesi’nin temel önceliği; sigorta acentelerinin sahada yaşadığı sorunlara çözüm üretmek ve sektörün sürdürülebilir gelişimine katkı sunmak. “İstanbul Ticaret Odası (İTO) Sigortacılık Meslek Komitesi Başkanı Özgür Yılmaz, sektöre ilişkin beklentilerini ve komitenin acenteleri desteklemeye yönelik planlarını anlattı.</p>

<p>2026’ya ilişkin beklentileriniz neler?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2026 yılını sigorta sektörü açısından hem önemli fırsatların hem de ciddi dönüşüm süreçlerinin yaşanacağı bir<br />
dönem olarak görüyorum. Ekonomik dalgalanmalar, artan afet riskleri, iklim değişikliği ve değişen müşteri beklentileri;<br />
sigortacılık sektörünün çalışma biçimini yeniden şekillendiriyor. Ancak tüm bu zorluklar sigortaya olan ihtiyacın ve sigorta bilincinin arttığını da gösteriyor. Özellikle hayat sigortaları ve Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) gibi uzun vadeli<br />
güvence sağlayan alanlarda büyüme potansiyelinin yüksek olduğunu düşünüyorum. Ancak önümüzdeki dönemde<br />
yalnızca fiyat odaklı rekabetle ayakta kalmak mümkün olmayacak. Sigortacılık; poliçe düzenlemenin ötesinde güven,<br />
danışmanlık ve risk yönetimi mesleğidir. Müşteriler artık sadece hızlı teklif almak istemiyor; ihtiyaç duyduğu anda ulaşabileceği, yanında duracak ve doğru yönlendirme yapacak bir danışman arıyor. Bu nedenle 2026’da sigorta acentelerinin rolünün daha da güçleneceğine inanıyorum.</p>

<p>Çalışma alanlarınız neler olacak?</p>

<p>Temel önceliğimiz; sigorta acentelerinin sahada yaşadığı sorunlara çözüm üretmek ve sektörün sürdürülebilir gelişimine<br />
katkı sunmak. Önümüzdeki dönemde çalışmalarımızı özellikle dört ana başlık altında yoğunlaştıracağız:</p>

<p>Birincisi; mevzuat ve regülasyon süreçleri. Trafik sigortaları, afet sigortaları, sağlık sigortaları, brokerlik düzenlemeleri, MASAK yükümlülükleri ve acentelik mevzuatındaki değişiklikleri yakından takip ederek sektör görüşlerini ilgili kurumlara aktarmaya devam edeceğiz.</p>

<p>İkincisi; Hayat ve BES alanındaki gelişim. Portföy hakları, teşvik sistemleri, BEFAS, lisanslama ve insan kaynağı gibi konularda somut çözüm önerileri geliştirmeyi<br />
sürdüreceğiz.</p>

<p>Üçüncüsü; mesleki disiplin ve yetkisiz faaliyetlerle mücadele.</p>

<p>Dördüncüsü ise eğitim ve insan kaynağı. Bizim anlayışımızda teknoloji; acentenin yerine geçen değil, hizmet kalitesini artıran önemli bir araçtır. Hedefimiz; güçlü, donanımlı ve değişime uyum sağlayabilen acente yapısını desteklemek.</p>

<p><br />
İTO Sigortacılık Meslek Komitesi’nin öne çıkan çalışmaları</p>

<p>Öne çıkan çalışmalarımız arasında;</p>

<p>• Deprem ve Zorunlu Afet Sigortası süreçleri kapsamında gerçekleştirilen toplantılar,<br />
sektör taleplerinin kamu otoritelerine aktarılması ve yeni sistem hazırlıkları,<br />
• Trafik sigortaları alanında teklif alma sorunları, kısa süreli poliçeler ve noter satış<br />
süreçlerine ilişkin yürütülen çalışmalar,<br />
• Hayat ve BES branşında portföy hakları, teşvik mekanizmaları ve insan kaynağı<br />
konularında yapılan çalıştaylar,<br />
• Sağlık sigortaları alanında sektör temsilcileriyle gerçekleştirilen istişareler ve<br />
mevzuat değerlendirmeleri,<br />
• MASAK düzenlemeleri, brokerlik uygulamaları ve yeni mevzuat değişikliklerine<br />
yönelik bilgilendirme çalışmaları yer alıyor.<br />
Bunun yanında hazırladığımız “Sigortacılık Sektöründe Güncel Mevzuat<br />
Değişiklikleri 2026” çalışması; yalnızca teknik bir yayın değil, sektörün son dönemde<br />
yaşadığı dönüşümü kayıt altına alan önemli bir sektörel hafıza niteliği taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/ito-sigortacilik-meslek-komitesi-baskani-ozgur-yilmaz-hayat-sigortalari-ve-beste-buyume-potansiyeli-yuksek</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 18:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/04/ozgur-yilmaz-1.jpg" type="image/jpeg" length="89627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HDI Sigorta Genel Müdürü Firuzan İşcan: Vizyonumuza yaklaştıkça daha cesur hedefler koyuyoruz]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/hdi-sigorta-genel-muduru-firuzan-iscan-vizyonumuza-yaklastikca-daha-cesur-hedefler-koyuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/hdi-sigorta-genel-muduru-firuzan-iscan-vizyonumuza-yaklastikca-daha-cesur-hedefler-koyuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HDI Sigorta, marka konumlandırmasını uzun vadeli stratejik hedefleriyle uyumlu biçimde güçlendiriyor. HDI Sigorta Genel Müdürü Firuzan İşcan Sigorta Life Dergisi ile Capital iş birliğiyle hazırlanan "Sigorta ve BES" özel ekine verdiği özel açıklamalarda, “Ortaya koyduğumuz performans ve değişime uyum kabiliyetimiz, geleceğe çok daha büyük bir güvenle bakmamızı sağlıyor. Geldiğimiz yer, yeni ve daha cesur bir vizyon ortaya koymak için bizi cesaretlendiriyor” diyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>175’ten fazla ülkede faaliyet gösteren ve dünyanın en büyük sigorta gruplarından biri olan Almanya merkezli Talanx Grubu bünyesindeki HDI International AG’nin Türkiye iştiraki HDI Sigorta, 30 yılı aşkın deneyimiyle sektörün köklü oyuncularından biri olmayı sürdürüyor. Bu güçlü global yapıyı arkasına alan şirket, 2,5 yıl önce başlattığı dönüşüm yolculuğunda bugün yeni bir eşiğe ulaştı. HDI Sigorta Genel Müdürü Firuzan İşcan, bu dönüşümü yalnızca bir yapısal<br />
değişim olarak değil, şirketin her katmanında kök salan bir kültür dönüşümü olarak tanımlıyor. İşcan, “Ortaya<br />
koyduğumuz performans ve değişime uyum kabiliyetimiz, geleceğe çok daha büyük bir güvenle bakmamızı sağlıyor. Geldiğimiz yer, yeni ve daha cesur bir vizyon ortaya koymak için bizi cesaretlendiriyor” diyor.</p>

<p>MÜŞTERİ MERKEZLİ YAKLAŞIM</p>

<p>HDI Sigorta, müşteri merkezli yaklaşımı salt bir iletişim tercihi olarak değil, karar mekanizmalarını ve organizasyon<br />
yapısını yönlendiren temel bir ilke olarak benimsiyor. Bu anlayış etrafında dört ana eksende çalışmalarını yoğunlaştıran şirket; marka yatırımları, dengeli portföy yönetimi, teknolojik dönüşüm ve kültürel gelişimi bir arada ilerletiyor. Firuzan<br />
İşcan, bu yaklaşımı şöyle özetliyor: “Müşteri merkezli yaklaşım; kültürel dönüşüm ve sahiplenme ile başlar operasyonel mükemmellik ile anlam kazanır.”</p>

<p>PORTFÖY KALİTESİ VE TEKNİK DERİNLİK</p>

<p>Talanx Grubu’nun 2029 vizyonuna doğrudan katkı sağlamayı hedefleyen HDI Sigorta, marka konumlandırmasını<br />
uzun vadeli stratejik hedefleriyle uyumlu biçimde güçlendiriyor. Yalnızca bilinirliği yüksek bir yapı olmak yerine, müşteri<br />
ve iş ortakları için tutarlı ve güvenilir bir deneyim temsilcisi olmayı amaçlayan şirket, bu doğrultuda farkındalıktan satın<br />
almaya uzanan tüm müşteri yolculuğunu yeniden tasarlıyor. Büyümeyi kârlı ve sürdürülebilir kılmak için portföy yapısını da güçlendiren HDI Sigorta, dağıtım kanallarında ivme kazanırken disiplinli underwriting yaklaşımıyla portföy kalitesini yukarı taşıyor. Veri ve analitik odaklı fiyatlandırma altyapısı, şirketin kurumsal ve KOBİ müşterilerine daha bütüncül bir değer önerisi sunmasının temel kaldıracını oluşturuyor.</p>

<p>“SEKTÖRÜN GELECEĞİNİ BUGÜNDEN İNŞA EDİYOR”</p>

<p>Sigorta sektörünün sürdürülebilir büyümesi, bugün verilen kararların yanı sıra, yarına yatırım yapma cesaretinden<br />
geçiyor. HDI Sigorta’nın bu inançla hayata geçirdiği HDI Kampüs programı da ikinci dönem mezunlarını verdi. Acente ailesinin ikinci nesil temsilcileri ve şirketin genç satış profesyonellerinden oluşan 35 katılımcının kapsamlı bir eğitim sürecinin ardından sertifikalarını aldığını belirten Firuzan İşcan’a göre; bu mezuniyet, yalnızca bireysel bir başarının değil, sektöre duydukları sorumluluğun da ifadesi. Sigortanın özü itibarıyla güvene dayalı ve uzmanlık gerektiren bir sektör olduğuna dikkat çeken Firuzan İşcan, bu uzmanlığın kuşaktan kuşağa aktarılmasının acentecilik sisteminin<br />
sağlıklı işlemesi açısından kritik önem taşıdığını vurguluyor. İşcan, “HDI Kampüs’i tam da bu bilinçle tasarladık: Acentelerimizin ikinci nesil temsilcilerini, teknik bilgi ve sektör kültürüyle donanmış birer profesyonele dönüştürme hedefiyle. 22-30 yaş aralığındaki katılımcılar, yaklaşık 50 saatlik yoğun bir eğitim sürecinde hem<br />
teknik sigortacılık bilgisi hem de liderlik, satış stratejileri ve finansal farkındalık alanlarında kapsamlı bir deneyim edindi” diyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“STRATEJİK BİR YATIRIM”</p>

<p>HDI Sigorta, HDI Kampüs’i yalnızca bir eğitim programı olarak değil, geleceğe yönelik stratejik bir yatırım olarak konumlandırıyor. Program boyunca Beşir Kemal Ustaoğlu, Prof. Dr. Ali Hepşen ve Levent Erden gibi kendi alanlarının<br />
önde gelen isimleri bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaşırken; teknik sigortacılık eğitimleri, şirketin üst yönetim ekibi liderliğinde deneyimli teknik kadroları tarafından verildi. Firuzan İşcan, “Bu yaklaşım katılımcılara teorik bilginin ötesinde gerçek sektör bakış açısı kazandırırken HDI Sigorta ile acente ailesi arasındaki köklü ilişkiyi de pekiştiriyor. Mezunlarımız; saha deneyimleri, sektör buluşmaları ve kişisel gelişim içerikleriyle sigortacılığı çok boyutlu biçimde deneyimleme fırsatı buldu” diye belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/hdi-sigorta-genel-muduru-firuzan-iscan-vizyonumuza-yaklastikca-daha-cesur-hedefler-koyuyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2024/02/firuzan-iscan.jpg" type="image/jpeg" length="59546"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Sigorta GM Z. Mehmet Tuğtan: Önceliğimiz; kârlılık odaklı, sürdürülebilir büyümeyi korumak]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/anadolu-sigorta-gm-z-mehmet-tugtan-onceligimiz-karlilik-odakli-surdurulebilir-buyumeyi-korumak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/anadolu-sigorta-gm-z-mehmet-tugtan-onceligimiz-karlilik-odakli-surdurulebilir-buyumeyi-korumak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan, “Önceliğimiz; sürdürülebilir büyümeyi korurken müşteri deneyimi, dijitalleşme ve verimlilik alanlarında dönüşümümüzü hızlandırmak” diyor. Sigorta Life Dergisi ile Capital iş birliğiyle hazırlanan "Sigorta ve BES" özel ekine verdiği özel röportajda Tuğtan, ajandanın merkezinde ise yapay zekâ destekli projelerin, veri analitiği yatırımların ve kişiselleştirilmiş sigortacılık yaklaşımının yer aldığını kaydediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anadolu Sigorta, 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptı. Nisan ayı itibarıyla 37,9 milyar TL prim üretimi gerçekleştiren şirket, geçen yılın aynı dönemine göre üretimini yüzde 28 artırdı. Mart 2026 dönemi itibarıyla net kârı 3,84 milyar TL’ye yükselen Anadolu Sigorta’nın, aktif büyüklüğü 148,6 milyar TL’ye, öz sermaye toplamı ise 42,4 milyar TL seviyesine ulaştı. Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan, “Bu sonuçlar, kârlılık odaklı ve sürdürülebilir büyüme stratejimizin doğru ilerlediğini gösteriyor” diyor. Dijitalleşmeyi ise yalnızca teknolojik bir dönüşüm olarak değil, iş modelini ve müşteri deneyimini yeniden şekillendiren stratejik bir alan olarak gördüklerinin altını çizen Z. Mehmet Tuğtan ile Anadolu Sigorta’nın öne çıkan çalışmalarını ve önümüzdeki döneme ilişkin iş planlarını konuştuk.</p>

<p>Rakiplerinizden sizi ayıran özellikleriniz neler?</p>

<p>Bir asrı aşan deneyimimizi güçlü finansal yapımız, disiplinli risk yönetimi anlayışımız ve yüksek hasar ödeme<br />
kabiliyetimizle birleştirerek sigortalılarımız için güvenin referans noktalarından biri haline geldik. Ancak bizi farklılaştıran yalnızca geçmişimiz değil; bu güçlü mirası teknoloji, veri analitiği ve yapay zekâ destekli çözümlerle geleceğe taşıma yaklaşımımız. Müşterilerimize standart ürünler sunmak yerine ihtiyaçlarına göre şekillenen, kişiselleştirilmiş çözümler<br />
geliştiriyor; operasyonel mükemmeliyet ve çeviklik odağıyla süreçlerimizi sürekli iyileştiriyoruz. Türkiye genelindeki<br />
yaygın acente ağımızı dijital kanallarla entegre ederek müşterilerimize her temas noktasında hızlı, kesintisiz ve tutarlı<br />
bir deneyim sunuyoruz. Aynı zamanda sürdürülebilirlik, iklim riskleri ve değişen müşteri beklentileri gibi geleceğin gündemlerine odaklanarak yalnızca değişime uyum sağlayan değil, sektörün dönüşümüne yön veren bir rol üstleniyoruz. Bu yaklaşım sayesinde Anadolu Sigorta, bugün olduğu kadar geleceğin sigortacılığında da standartları belirleyen lider kurumlardan biri olmaya devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son dönemdeki önemli çalışmalarınızdan bahseder misiniz?</p>

<p>KOBİ segmentine yönelik odağımızı güçlendirdiğimiz bu dönemde Türkiye ekonomisinin temel taşı olan KOBİ’lerin<br />
sürdürülebilir büyümesinin güçlü bir güvence yapısıyla mümkün olduğuna inanıyoruz. İş Yeri Paket Sigortası, KOBİ Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, sorumluluk ve kasko sigortaları ürünlerimizle işletmelerin ihtiyaçlarına özel güvence sağlıyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni iletişim çalışmalarıyla da KOBİ’lerin ardındaki insan hikâyelerini görünür kılarak sigortanın hayatlarındaki gerçek değerini anlatıyoruz. Sadece sigorta teminatlarıyla değil, dijital hizmetlerimiz,<br />
kampanyalarımız ve iş birliklerimizle de KOBİ’lerin gelişimine katkı sunuyoruz. Dijital uygulamamız tarafında ise<br />
müşterilerimizin tüm sigortacılık ihtiyaçlarına tek noktadan erişebilmesini sağlamak amacıyla, sade, hızlı ve kullanıcı<br />
odaklı bir deneyim sunan dijital platformumuz Sigortam Cepte’ de mobil sigortacılık deneyimini güncelliyoruz. Bunun yanında girişimcilik ekosistemine yönelik çalışmalarımızı da büyütüyoruz. Türkiye İş Bankası ve Yapay Zekâ Fabrikası iş birliğiyle geçtiğimiz yıl ilkini hayata geçirdiğimiz Workup AStart programı kapsamında sigortacılık, sağlık, KOBİ’lere yönelik teknolojiler, mobilite ve sürdürülebilirlik alanlarında faaliyet gösteren girişimlere<br />
destek veriyoruz.</p>

<p>Yılın geri kalanına ilişkin öncelikleriniz ve stratejik hedefleriniz neler? Ajandanızda hangi konu başlıkları öne çıkıyor?</p>

<p>Önceliğimiz; sürdürülebilir büyümeyi korurken müşteri deneyimi, dijitalleşme ve verimlilik alanlarında<br />
dönüşümümüzü hızlandırmak. Ajandamızın merkezinde yapay zekâ destekli projeler, veri analitiği yatırımları ve kişiselleştirilmiş sigortacılık yaklaşımı yer alıyor. Bunun yanında sağlık, konut, kasko branşlarında ve KOBİ portföyünde<br />
büyümeyi sürdüreceğiz. Sürdürülebilirlik tarafında ise; “Ormanın Gözleri” projemiz kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni nesil yangın gözetleme kuleleri kuruyoruz. 2026 yılında tamamlayacaklarımızla birlikte, 20 kule ve 2 gözetleme sistemi ile toplam 1,2 milyon hektar alanı gözetlemeyi hedefliyoruz. Eğitim alanında yürüttüğümüz Anadolu Sigorta Kütüphaneleri projesinde de Hatay’da 10 okulda kütüphane açarak, Türkiye genelinde 38 okula ulaştık. İkinci yüzyılımızda hedefimiz sektörün dönüşümüne öncülük eden bir şirket olmaya devam etmek.</p>

<p>“2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptık”</p>

<p>“Anadolu Sigorta olarak 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptık. Nisan ayı itibarıyla 37,9 milyar TL prim üretimi gerçekleştirirken, geçen yılın aynı dönemine göre üretimimizi yüzde 28 artırdık. Mart 2026 dönemi itibarıyla net kârımız<br />
3,84 milyar TL’ye ulaşırken, aktif büyüklüğümüz 148,6 milyar TL’ye yükseldi. Öz sermaye toplamımız ise 42,4 milyar TL seviyesine ulaştı. Bu sonuçlar, kârlılık odaklı ve sürdürülebilir büyüme stratejimizin doğru ilerlediğini gösteriyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/anadolu-sigorta-gm-z-mehmet-tugtan-onceligimiz-karlilik-odakli-surdurulebilir-buyumeyi-korumak</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 17:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/06/anadolu-33.jpg" type="image/jpeg" length="69446"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken: Yeni risk çağında sigortacılığın rotası değişiyor]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/axa-turkiye-ceosu-yavuz-olken-yeni-risk-caginda-sigortaciligin-rotasi-degisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/axa-turkiye-ceosu-yavuz-olken-yeni-risk-caginda-sigortaciligin-rotasi-degisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Risklerin hem daha bağlantılı hem daha öngörülemez hale geldiğine işaret eden AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken’e göre; yeni risk çağında sigortacılığın rotası değişiyor. Sigorta Life Dergisi ile Capital iş birliğiyle hazırlanan "Sigorta ve BES" özel ekine verdiği özel röportajda Yavuz Ölken, “Bu durum sigortacılığın yalnızca hasar sonrasında devreye giren bir yapı olmaktan çıkarak, riskleri önceden öngören ve dayanıklılığı artıran bir role evrilmesini zorunlu kılıyor” diyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İklim krizinden siber tehditlere, ekonomik dalgalanmalardan sağlık risklerine kadar dünyanın aynı anda çok sayıda kırılganlıkla karşı karşıya kaldığı bir dönemde sigortacılık sektörü de köklü bir dönüşüm yaşıyor. AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken’e göre; sektörün geleceğini şekillendirecek üç başlık önleyici sigortacılık, empati ve güven. Yavuz Ölken ile hem sektörü hem de AXA Türkiye’nin planlarını konuştuk.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2026’nın ilk altı ayını sigorta sektörü açısından değerlendirir misiniz?</p>

<p>2026’nın ilk yarısına baktığımızda şunu çok net görüyoruz: Yeni risk çağında sigortacılığın rotası değişiyor. İklim<br />
kaynaklı afetlerden siber tehditlere, jeopolitik gelişmelerden ekonomik dalgalanmalara kadar riskler hem daha bağlantılı hem de daha öngörülemez hale geliyor. Bu durum sigortacılığın yalnızca hasar sonrasında devreye giren bir yapı olmaktan çıkarak, riskleri önceden öngören ve dayanıklılığı artıran bir role evrilmesini zorunlu kılıyor. Nitekim 2026’nın ilk yarısı da<br />
bu dönüşümün etkilerini net şekilde gördüğümüz bir dönem oldu. Küresel ölçekte jeopolitik belirsizliklerin,<br />
iklim kaynaklı afetlerin ve ekonomik dalgalanmaların etkileri devam etti. Bununla birlikte teknik kârlılık, risk yönetimi, müşteri deneyimi ve değişen beklentilere uyum gibi başlıklar her zamankinden daha fazla önem kazandı.<br />
Risklerin karmaşıklığı arttıkça sigorta şirketlerinin toplumsal dayanıklılığa katkısı da daha görünür hale geliyor. Bu nedenle sektörün önünde hem önemli fırsatlar hem de önemli sorumluluklar bulunuyor. Ayrıca bu anlamda sektörün<br />
süratle fabrika ayarlarına geri dönmesi gerekiyor. Finansal gelirler ile yaratılan çalışma formatının sürdürülebilirlik<br />
açısından ciddi sorun teşkil edeceği ortada. Sürdürülebilirliği daha kalıcı hale getirmek ve sigortalılık oranlarını<br />
artırabilmek adına dünden daha titiz çalışmamız gerekiyor.</p>

<p>Yaklaşık bir yıldır iletişiminizin merkezinde ‘Empati Güvencesi’ yaklaşımı yer alıyor. Bu yaklaşım müşteri deneyimine ve iş yapış biçimlerinize nasıl yansıyor?</p>

<p>‘Empati Güvencesi’ bizim için bir iletişim söyleminden çok daha fazlasını ifade ediyor. Son bir yılda gördük ki<br />
sigortalılarımız yalnızca iyi ürünler ve hızlı hizmet beklemiyor; aynı zamanda kendilerini anlayan, ihtiyaçlarını doğru<br />
okuyan ve ihtiyaç anında yanında duran kurumlarla bağ kuruyor. Bu nedenle empatiyi, ürün geliştirmeden hasar<br />
süreçlerine, dijital çözümlerimizden acente ilişkilerine kadar işimizin bütününe entegre etmeye odaklandık.<br />
Bugün geldiğimiz noktada bu stratejinin müşteri deneyimindeki karşılığını derinleşen bir güven bağında görüyoruz. Bizim için başarı; hasar anında o kritik süreci bir insanın hayatına dokunma anı olarak yönetebilmektir. Geleceğin sigortacılığında fark yaratan unsurlarından birinin bu insan odaklı yaklaşım olacağını düşünüyoruz. </p>

<p>Sigortacılıkta ‘prevention’ yani önleme yaklaşımı neden bu kadar önemli hale geldi?</p>

<p>Çünkü risklerin büyüme hızı ile toplumların korunma kapasitesi aynı hızda ilerlemiyor. Bugüne kadar sektör<br />
büyük ölçüde hasar gerçekleştikten sonra çözüm üretmeye odaklanıyordu. Önümüzdeki dönemde ise asıl değer,<br />
risk oluşmadan önce harekete geçebilmekte olacak. Veri analitiği, yapay zekâ ve öngörü sistemleri sayesinde riskleri daha erken tespit etmek mümkün hale geliyor. Bu da sigortacılığı yalnızca zarar telafi eden bir yapı olmaktan çıkarıp risk<br />
azaltan bir ekosisteme dönüştürüyor. Bence geleceğin en önemli rekabet alanlarından biri burada şekillenecek.</p>

<p>Sigortacılığın geleceğini nasıl görüyorsunuz? Bu dönüşümde hangi şirketler başarılı olacak?</p>

<p>Önümüzdeki 10-15 yılda sigortacılık çok daha bağlantılı, kişiselleşmiş ve yaşamın içine entegre bir yapıya dönüşecek.<br />
Tek tip güvence modellerinin yerini; farklı yaşam biçimlerine, sağlık profillerine, davranışlara ve risk ihtiyaçlarına<br />
göre şekillenen çözümler alacak. Sigorta, sağlık, mobilite, teknoloji ve yaşam hizmetleri arasındaki sınırlar giderek azalırken, güvence de hayatın doğal akışı içinde daha görünmez ancak daha sürekli bir destek mekanizmasına<br />
dönüşecek. Bu yeni dönemde şirketlerin başarısını belirleyecek unsur yalnızca sermaye gücü, ürün çeşitliliği veya<br />
dağıtım kapasitesi olmayacak. Asıl farkı yaratan; değişen riskleri doğru okuyabilen, müşterilerin ihtiyaçlarını<br />
daha ortaya çıkmadan öngörebilen ve teknoloji ile insan odağını dengeli şekilde bir araya getirebilen kurumlar olacak. Yapay zekâ, veri analitiği ve öngörü sistemleri sektörün standart araçları haline gelirken, güven ilişkisini güçlendiren unsur hâlâ insanı anlayabilme yetkinliği olacak. Sonuç olarak sigortacılık, yalnızca gerçekleşen kayıpları telafi eden bir sektör olmaktan çıkarak bireylerin, kurumların ve toplumların dayanıklılığını artıran bir ekosisteme dönüşecek. Geleceğin sigortacılığı; riskleri yönetmenin ötesinde, insanların geleceğe daha güvenle hazırlanmasına katkı<br />
sağlayan bir yapı olarak konumlanacak.</p>

<p>“Güven duygusunu oluşturan unsur, hâlâ insan merkezli yaklaşım”</p>

<p>“Günümüzde operasyonlardan müşteri deneyimine, hasar süreçlerinden risk analizine kadar pek çok alanda yapay zekâ aktif şekilde kullanılıyor. Ancak burada önemli olan nokta şu: Teknoloji tek başına fark yaratmıyor. Yapay zekâ zamanla herkesin erişebileceği bir araç haline gelecek. Gerçek farkı yaratan, bu teknolojiyi insan ihtiyaçlarını daha iyi anlayabilmek için kullanabilmek olacak. Teknoloji hız kazandırabilir ama güven duygusunu oluşturan unsur, hâlâ insan merkezli yaklaşım.”</p>

<p>“Longevity, geleceğin sigortacılık anlayışının temel bileşenlerinden biri”</p>

<p>“Longevity, yalnızca insanların daha uzun yaşaması anlamına gelmiyor. Daha sağlıklı, daha üretken ve daha kaliteli bir yaşam süresini ifade ediyor. Bu nedenle sağlık, wellbeing, finansal dayanıklılık ve yaşam kalitesi gibi kavramlarla doğrudan bağlantılı. Sigorta sektörü de bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri olacak. Çünkü gelecekte bireylerin sağlık risklerini daha erken anlamalarına ve daha bilinçli kararlar almalarına yardımcı olan çözümler öne çıkacak. Biz<br />
de AXA Türkiye olarak longevity alanını geleceğin sigortacılık anlayışının temel bileşenlerinden biri olarak görüyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda yakın dönemde Phenome Longevity platformunu geliştiren Phenome Omics ile stratejik bir iş birliğine imza attık. Genetik ve biyolojik veri analizleriyle bireylere kişiselleştirilmiş sağlık içgörüleri sunan bu yaklaşımın, önleyici sağlık ve önleyici sigortacılık anlayışının gelişiminde önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/axa-turkiye-ceosu-yavuz-olken-yeni-risk-caginda-sigortaciligin-rotasi-degisiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 17:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2024/02/yavuz-olken-05.jpg" type="image/jpeg" length="13165"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Quick Sigorta, iklim risklerine karşı çözüm sunuyor]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/quick-sigorta-iklim-risklerine-karsi-cozum-sunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/quick-sigorta-iklim-risklerine-karsi-cozum-sunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin küresel iklim mücadelesindeki en önemli dönemeçlerinden biri olan COP31’e hazırlık süreci devam ederken Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar Sigorta Life Dergisi ile Capital iş birliğiyle hazırlanan "Sigorta ve BES" özel ekine verdiği özel açıklamalarda , iklim risklerine karşı toplumsal ve ekonomik dayanıklılığı artıracak çözümleri paylaştı. Yaşar, Quick Sigorta, iklim risklerine karşı koruma açığını kapatıyor” diyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel ölçekte en önemli platformlardan biri olan COP31’e doğru kararlı<br />
adımlarla ilerlerken kamu, özel sektör, akademi, girişimcilik ekosistemi ve sivil toplum kuruluşlarının ortak akıl etrafında<br />
buluşması her zamankinden daha büyük bir önem taşıyor.</p>

<p>COP31’E DOĞRU ORTAK AKIL</p>

<p>Bu vizyon doğrultusunda, Girişim ve Sanayi Derneği (GİSAD) tarafından ODTÜ Teknokent’te düzenlenen “GİSAD İklim Forumu 2026: COP31’e Doğru” etkinliğinde sponsor olarak yer alan Quick Sigorta, iklim krizine karşı finansal dayanıklılık ve risk yönetimi çözümlerini sektör paydaşlarıyla paylaştı. Enerji dönüşümü, sürdürülebilir finansman, şehirler ve su yönetimi,<br />
tarım, gıda sistemleri, teknoloji ve sosyal kalkınma gibi hayati başlıkların tartışıldığı forum; iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir dönüşüm meselesi olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>“RİSKLERİ OLUŞMADAN ÖNCE YÖNETEN SİSTEM”</p>

<p>İklim değişikliğiyle mücadelenin yalnızca karbon emisyonlarının azaltılmasıyla sınırlı kalamayacağını, ekonomilerin<br />
ve toplumların bu risklere karşı daha dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini belirten Maher Holding Sigorta Grubu<br />
Başkanı Ahmet Yaşar, COP 31 sürecinin enerji ve çevre politikalarının yanı sıra afet finansmanı, risk yönetimi ve<br />
ekonomik dayanıklılık modellerinin de tartışılacağı önemli bir platform olduğunu söyledi. Sigorta sektörünün<br />
bu dönüşümün doğal paydaşlarından biri olduğunu vurgulayan Ahmet Yaşar, sözlerine şöyle devam etti:<br />
“Sigortacılık, yalnızca hasar gerçekleştikten sonra devreye giren bir tazminat mekanizması değildir. Asıl<br />
görevi riskleri önceden analiz etmek, ölçmek, yönetmek ve zarar oluşmadan önce önleyici mekanizmaları devreye<br />
almaktır. Bu nedenle sigorta sektörü iklim değişikliğinin sonuçlarından etkilenen değil, aynı zamanda çözümün de parçası olan stratejik sektörlerden biridir.”</p>

<p>“KASKONOMİQ, koruma açığını kapatıyor”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ahmet Yaşar, ürünleri KASKONOMİQ ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: "İklim kaynaklı ikincil afet risklerinin arttığı<br />
bir dönemde, araçların sigorta güvencesine erişimini kolaylaştırmak zorundayız. Türkiye’deki yüksek prim bariyerleri<br />
nedeniyle kaskoya erişemeyen milyonlarca araçlık bir park bulunuyor. Geliştirdiğimiz KASKONOMİQ ürünüyle bütçe<br />
hassasiyetlerini gözeterek 'her yaşta araca erişim' yaklaşımını, 'her koşulda güvence' anlayışıyla tamamlıyoruz.<br />
KASKONOMİQ çarpma ve çarpışma gibi standart risklerin yanı sıra iklim krizinin en sık görülen yansımaları olan deprem,<br />
sel, su baskını, yangın ve fırtına gibi doğal afetleri de kapsayarak sürücülere tam bir koruma kalkanı sunuyor. Esnek<br />
muafiyet seçenekleriyle bütçe dostu, sadeleştirilmiş ve erişilebilir bir model sunan bu ürünümüzle iklim afetlerine karşı<br />
araç sahiplerinin finansal direnç kazanmasını sağlıyor ve koruma açığını kapatıyoruz."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/quick-sigorta-iklim-risklerine-karsi-cozum-sunuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 17:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/01/ahmet-yasar-03.jpg" type="image/jpeg" length="23433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Garanti BBVA Emeklilik GM Günaylı: BES, ‘ikinci hayat’ için güvenli bir yatırım çözümü]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/garanti-bbva-emeklilik-gm-gunayli-bes-ikinci-hayat-icin-guvenli-bir-yatirim-cozumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/garanti-bbva-emeklilik-gm-gunayli-bes-ikinci-hayat-icin-guvenli-bir-yatirim-cozumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü Nurdan Tunay Günaylı Sigorta Life Dergisi ile Capital iş birliğiyle hazırlanan "Sigorta ve BES" özel ekine verdiği özel açıklamalarda, artan yaşam süresi ve değişen demografik yapıyla birlikte Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) artık yalnızca bir tasarruf ürünü değil; emeklilik sonrası “ikinci hayatı” bugünden planlamayı sağlayan uzun vadeli ve güvenli bir yatırım çözümü haline geldiğini vurguluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de ortalama yaşam süresinin 78 yaşın üzerine çıkması, emeklilik dönemine bakışı da değiştiriyor. Bugün 58-60 yaşlarında emekli olan bir bireyin önünde yaklaşık 18 ila 22 yıllık yeni bir yaşam dönemi bulunduğu düşünülüyor.<br />
Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü Nurdan Tunay Günaylı’ya göre bu tablo, emekliliği yalnızca aktif çalışma hayatının sona erdiği bir eşik olmaktan çıkarıyor. Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) çok daha geniş bir perspektifle ele<br />
alınması gerektiğine dikkat çeken Nurdan Tunay Günaylı, “Mesele yalnızca emekli olmak değil; bu ‘ikinci hayatı’ daha öngörülebilir ve planlı biçimde karşılayabilmek. Demografik dönüşüm ve kamu sosyal güvenlik sistemleri üzerindeki baskı da BES’in tamamlayıcı rolünü güçlendiriyor” diyor.</p>

<p>ÖZEL ŞİRKETLER ARASINDA LİDER</p>

<p>Garanti BBVA Emeklilik’in BES alanındaki güçlü konumu, büyüyen katılımcı sayısı ve fon büyüklüğüyle destekleniyor. Şirket, 2025’te gönüllü BES ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) kapsamında toplam 3,5 milyon katılımcıya ulaşarak özel şirketler arasındaki lider konumunu sürdürdü. 2026’nın ilk beş ayında da bu konumu korudu. 2025 sonunda 317 milyar TL olan fon büyüklüğü, 2026’nın ilk beş ayında 378 milyar TL’ye yükseldi.</p>

<p>Nurdan Tunay Günaylı, “BES, düzenli ve küçük katkılarla geleceğe hazırlık yapma imkânı sunuyor. Sadece bireysel birikim açısından değil, uzun vadeli finansal dayanıklılık açısından da önemli bir rol üstleniyor” diye konuşuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DEVLET KATKISI VE ESNEK UYGULAMALAR</p>

<p>BES’in cazibesini artıran unsurların başında hiçbir yatırım aracında bulunmayan yüzde 20 devlet katkısı geliyor. Katılımcılar, sisteme yatırdıkları her 2.000 TL için ek 400 TL devlet katkısı kazanabiliyor. Üstelik sistemin sunduğu<br />
bu avantajlardan en üst düzeyde yararlanabiliyorlar. Sisteme yıllık toplamda 396.360 TL yatırıldığında 79.272 TL<br />
olan maksimum devlet katkısı üst limitini alabiliyorlar. Nurdan Tunay Günaylı’ya göre; BES’in güçlü yanlarından biri de<br />
sistemin son yıllarda daha esnek ve erişilebilir hale gelmesi. ‘Temlik’ uygulamasıyla katılımcılar BES birikimlerini<br />
kredi süreçlerinde teminat olarak kullanabilirken; ‘Kısmen Ödeme’ uygulamasıyla sistemde kazandıkları hakları koruyarak birikimlerinin bir bölümünü kullanabiliyor. Günaylı, “Bu çözümler, geçici finansman ihtiyaçları nedeniyle<br />
sistemden çıkışları azaltarak müşterilerin uzun vadeli birikim alışkanlıklarını korumalarını ve gelecek hedeflerinden kopmamalarını sağlıyor” diyor.</p>

<p>Bugüne de dokunan bir emeklilik yaklaşımı</p>

<p>Garanti BBVA Emeklilik, BES’i yalnızca geleceğe yönelik yatırım aracı olarak değil, müşterilerin bugününe de dokunan bir çözüm olarak konumlandırıyor. Ulaşılabilir tutarlarla BES ve Çocuklara BES sözleşmesi başlatma imkânı sunarken, dijital<br />
kanalları sayesinde hızlı ve kolay bir şekilde sisteme girmelerine olanak sağlıyor. Bonus Kart ile yapılan ödemelerde 10.000 TL’ye varan bonus fırsatları ve 60 binden fazla müşteriye ulaşan ‘Sağlıklı Yaşa’ sadakat programıyla müşterilerine<br />
çeşitli avantajlar sunan şirket, şimdi de müşterilerinin sisteme daha avantajlı koşullarla dahil olabilmesi ve mevcut müşterilerinin de birikimlerini büyütebilmesi için yeni bir kampanya sunuyor. 15 Haziran-31 Temmuz arasında, Garanti BBVA Mobil veya Garanti BBVA Emeklilik Mobil’den 3.000 TL ve katları tutarınca aylık katkı payı ile BES veya Çocuklara BES başlatan veya mevcut sözleşmesinin aylık katkı payı tutarını 3.000 TL ve katları artıran müşteriler, her 3.000 TL’lik katkı payı için 1 çekiliş hakkı kazanacak. Kampanya kapsamında çekilişe katılan şanslı 3 kişiye Macbook Pro, 5 kişiye iPhone 17 Pro 256 GB hediye edilecek.</p>

<p>FON YÖNETİMİNDE DİJİTAL DANIŞMANLIK</p>

<p>BES’in uzun vadeli ve akıllı bir yatırım çözümü olmasının temelinde, doğru fon yönetimi yer alıyor. Fon çeşitliliğinin artması katılımcılara daha fazla alternatif sunarken, doğru fon seçimini de kritik hale getiriyor. Bu noktada proaktif ve dijital çözümlerin öneminin arttığını vurgulayan Nurdan Tunay Günaylı, şöyle devam ediyor: “Şirketimiz, bu ihtiyaca 2017’de sektörde ilk kez hayata geçirdiği ‘Fon Koçu’ hizmetiyle yanıt verdi. Fon Koçu, katılımcıların risk algılarını<br />
kısa bir anketle belirleyerek güncel piyasa dinamikleri doğrultusunda fon dağılımı önerileri sunuyor. 2022’de ise<br />
bu hizmetimizi bir adım ileri taşıyarak sektörde bir ilk olan ‘Otomatik Fon Koçu’ uygulamasını devreye aldık. Bu<br />
hizmet, fon dağılımı değişikliklerini katılımcı adına otomatik olarak hayata geçirerek müşterilerimizin birikim yolculuklarında onları yalnız bırakmıyor. Otomatik Fon Koçu’nun 2025 itibarıyla Garanti BBVA Mobil’e taşınmasıyla BES<br />
fon yönetimi bankacılık deneyiminin bir parçası haline geldi. 2025 sonunda 114 bin sözleşme ve 92 bini aşkın<br />
müşteriye hizmet sunan uygulama, 2026’nın ilk beş ayında 128 bini aşkın sözleşmeye ve 105 bini aşkın müşteriye<br />
ulaştı.”</p>

<p>18 YAŞ ALTI BES’TE GÜÇLÜ BÜYÜME</p>

<p>Türkiye, 23 milyonun üzerinde 18 yaş altı nüfus ile 18 yaş altı BES’te güçlü bir potansiyele sahip. Bu alandaki<br />
veriler, ailelerin çocuklarının geleceği söz konusu olduğunda birikim yapma motivasyonunun güçlendiğini ortaya<br />
koyuyor. Yetişkin sözleşmelerinde cayma oranı yüzde 15-20’lerdeyken, 18 yaş altı BES sözleşmelerinde bu oran<br />
yalnızca yüzde 5. 2026’da şirketin 18 yaş altı BES için başlangıç katkı payı tutarı 1.000 TL iken, ortalama katkı payının 1.500 TL’ye ulaşması da bu eğilimi destekliyor. Sektörde 18 yaş altı katılımcı sayısı 1,7 milyona, fon büyüklüğü 102,4 milyar TL’ye ulaştı. Garanti BBVA Emeklilik ise 2025 sonunda yaklaşık 341 bin katılımcı ve 18 milyar TL fon büyüklüğü elde etti. 2021’den bu yana sisteme dahil edilen her 5 çocuktan birinin ailesinin Garanti BBVA Emeklilik’i tercih etmesi, şirketin bu alandaki konumunu güçlendiriyor.</p>

<p>“Dönüşümün öncü oyuncuları arasındayız”</p>

<p>“BES; artık yalnızca geleceğe dönük bir tasarruf ürünü değil; uzun yaşam, demografik dönüşüm, dijitalleşme, fon yönetimi, çocukların geleceği ve iyi yaşam beklentileriyle birlikte ele alınması gereken çok katmanlı bir finansal<br />
ekosistem haline geldi. Garanti BBVA Emeklilik ise katılımcı sayısı, fon büyüklüğü, dijital danışmanlık çözümleri ve 18 yaş altı BES’teki güçlü konumuyla bu dönüşümün öncü oyuncuları arasında yer alıyor.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/garanti-bbva-emeklilik-gm-gunayli-bes-ikinci-hayat-icin-guvenli-bir-yatirim-cozumu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/garanti-4.jpg" type="image/jpeg" length="15096"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TOBB SAİK Başkanı Levent Korkut: Sigorta acenteleri sektörün en güçlü temas noktasıdır]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/tobb-saik-baskani-levent-korkut-sigorta-acenteleri-sektorun-en-guclu-temas-noktasidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/tobb-saik-baskani-levent-korkut-sigorta-acenteleri-sektorun-en-guclu-temas-noktasidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigorta sektörünün yalnızca ekonomik güvence değil, toplumsal dayanıklılığın da en önemli unsurlarından olduğunu kaydeden TOBB SAİK Başkanı Levent Korkut Sigorta Life Dergisi ile Capital iş birliğiyle hazırlanan "Sigorta ve BES" özel ekine verdiği özel röportajda, “Sigorta acenteleri ise sektörün en güçlü temas noktası” diyor. Levent Korkut’a göre; acentelerin sürdürülebilir şekilde güçlenmesi sigorta ekosisteminin tamamı açısından kritik önem taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigorta sektörü, son yıllarda hem ekonomik dalgalanmaların hem de dijital dönüşümün etkisiyle önemli bir değişim<br />
sürecinden geçiyor. Özellikle acente kanalı, değişen müşteri beklentileri, yeni regülasyonlar ve teknolojik dönüşüm karşısında yeniden konumlanıyor. “Bugün artık sigorta acentesi yalnızca poliçe düzenleyen bir yapı değil; müşterisinin risklerini analiz eden, ihtiyaçlarını doğru okuyan ve uzun vadeli güven ilişkisi kuran bir danışmanlık merkezi haline geliyor” diyen TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi (SAİK) Başkanı Levent Korkut ile acente kanalının gündemini, dijitalleşmenin etkilerini ve sektörün geleceğini konuştuk.</p>

<p>2026 itibarıyla acente kanalının gündem maddeleri neler?</p>

<p>2026 yılı itibarıyla acente kanalında birkaç başlık çok net şekilde öne çıkıyor. Bunların başında sürdürülebilir<br />
gelir yapısı geliyor. Artan maliyetler karşısında acentelerin finansal sürdürülebilirliğini koruyabilmesi sektörün<br />
geleceği açısından kritik önem taşıyor. İkinci büyük gündem, dijital dönüşüm. Artık müşterilerin beklentileri çok değişti. Hızlı teklif almak, online işlem yapabilmek, anlık iletişim kurabilmek ve süreçleri dijital ortamda yönetebilmek temel beklenti haline geldi. Bu nedenle acentelerin teknoloji yatırımlarını artırmaları kaçınılmaz oldu. Uzmanlaşma konusu da giderek önem kazanıyor. Geçmişte daha genel bir yapı hâkimken bugün sağlık sigortaları,KOBİ sigortaları, siber riskler,  alacak sigortaları, kefalet, bina tamamlama, sorumluluk, yangın, mühendislik sigortaları veya tarım sigortaları gibi<br />
alanlarda uzmanlaşan acentelerin ciddi avantaj sağladığını görüyoruz. Acente kanalının kasko, trafik, konut, DASK, sağlık, seyahat sağlık, yabancı sağlık üretim oranlarının yüzde 75 üzerinde olmasına karşın 2025’te yangın sigortalarında acente kanalının payının yüzde 37 civarında olduğunu düşünürsek acenteler olarak yapacak çok iş olduğu, sektörün bu konuda önünün ne kadar açık olduğu net olarak görülüyor. Ayrıca genç insan kaynağının sektöre kazandırılması da üzerinde önemle durduğumuz başlıklardan biri.</p>

<p>Dijitalleşme süreci acente kanalını nasıl etkiliyor?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dijitalleşme, artık sektör için bir seçenek değil; iş yapış biçiminin temel unsuru haline geldi. Ancak burada altını çizmek istediğim önemli bir nokta var: Dijitalleşme acentelerin alternatifi değil, onları güçlendiren bir araçtır. Üzülerek ifade etmek isterim ki, bazı sigorta şirketlerimiz üretimlerinin yüzde 75-80’den fazlası acente kanalından yapılmasına rağmen dijital kanalı kendi lehlerinde ‘haksız rekabet unsuru’ olarak kullanıyor. Bazıları fiyat/ prim indirimi yapmak, hediye kuponu ve akaryakıt, market vs indirim puanları vermek, bazıları ise acente teklif aldıktan sonra teklif alınan kişileri arayıp yüzde 9-10 indirim yapmak suretiyle, kendi acentesiyle haksız rekabet etmekte ve edilmesine göz yumuyor.</p>

<p>Bu konudaki önerileriniz neler?</p>

<p>Acente meslektaşlarıma çağrım; bu ve benzeri haksız uygulamalar yapan sigorta şirketlerinden üretim yapmamaları bu konuda tepki göstermeleri. Sigorta, güven ilişkisi üzerine kurulu bir sektör. Müşteri özellikle hasar anında karşısında ulaşabileceği, güven duyduğu bir muhatap görmek istiyor. Dolayısıyla insan temasının önemi devam ediyor. Fakat bu ilişkiyi artık teknolojiyle desteklemek gerekiyor. Diğer taraftan müşteri beklentileri de değişiyor. Artık tüketici yalnızca<br />
fiyat odaklı değil; hızlı hizmet, erişilebilirlik, şeffaflık ve kaliteli danışmanlık da talep ediyor. Bu nedenle teknolojiyle<br />
insan ilişkisinin doğru dengelenmesi gerekiyor. Önümüzdeki dönemde yapay zekâ destekli süreçler, veri analitiği ve kişiselleştirilmiş sigorta çözümleri sektörün dönüşümünde daha belirleyici olacak. Ancak hangi teknoloji devreye girerse girsin, acentelerin güven veren danışman rolü önemini korumaya devam edecek.</p>

<p>Doğal afetler ve kriz dönemlerinde acentelerin rolü yeterince güçlü mü?</p>

<p>Acenteler vatandaşla doğrudan temas kuran yapılar. Risk farkındalığının artırılması, doğru ürünlerin anlatılması ve sigorta bilincinin geliştirilmesi konusunda çok önemli görev üstleniyorlar. Öncelikle afet ve kriz yönetimi konusunda<br />
acentelere yönelik eğitimler artırılmalı. Acentelerin iş sürekliliği planlarının güçlendirilmesi, dijital altyapılarının kesintisiz çalışabilecek şekilde geliştirilmesi ve kriz iletişimi konusunda desteklenmesi büyük önem taşıyor. Afet dönemlerinde en<br />
kritik konulardan biri hızlı erişim ve doğru bilgilendirme oluyor. Müşteriye hızlı ulaşabilen, hasar süreçlerini etkin yönetebilen ve koordinasyonu güçlü olan acenteler bu süreçlerde çok daha etkili sonuçlar alabiliyor. Ayrıca kamu,<br />
sektör ve meslek örgütleri arasında daha güçlü koordinasyon mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle afet sonrası hasar süreçlerinde standartlaşma ve hız büyük önem taşıyor.</p>

<p>Son dönemdeki düzenlemeler acente yapısını nasıl etkiledi?</p>

<p>Sigorta sektöründe son dönemde hayata geçirilen düzenlemeler, sektörün daha güçlü, daha şeffaf ve daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşması açısından önemli katkılar sağladı. Özellikle tüketici haklarının korunması,<br />
veri güvenliği, mali yapının güçlendirilmesi ve operasyonel standartların yükseltilmesi adına önemli adımlar<br />
atılıyor. SEDDK’nın daha çevik olması ve sektör paydaşları ile daha fazla istişarede bulunması, özellikle denetim<br />
açısından daha etkin olması gerektiği kanaatindeyim. Genel tabloya baktığımızda sektörün değişime uyum sağlama<br />
konusunda önemli bir mesafe kat ettiğini söyleyebiliriz. Ancak önümüzdeki dönemde eğitim, teknolojik altyapı ve mesleki standartların geliştirilmesi konuları önemini korumaya devam edecek.</p>

<p>“Müşterinin güven duyduğu danışmana olan ihtiyacı devam edecek”</p>

<p>“Sigorta sektörü Türkiye ekonomisinin stratejik alanlarından biri. Önümüzdeki dönemde hem ekonomik dönüşüm hem de iklim riskleri, dijitalleşme ve yeni nesil müşteri beklentileri sektörün önemini daha da artıracak. Bu süreçte acentelerimizin en büyük gücü, güven ilişkisi olacak. Teknoloji gelişecek, iş modelleri değişecek ancak müşterinin güven duyduğu danışmana olan ihtiyacı devam edecek. Bizim hedefimiz; daha güçlü, daha eğitimli, teknolojiyi etkin kullanan ve toplumsal risk bilincine katkı sağlayan bir acente yapısını geleceğe taşımak. Çünkü sigorta sektörü yalnızca ekonomik güvence değil, aynı zamanda toplumsal dayanıklılığın da en önemli unsurlarından biri.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/tobb-saik-baskani-levent-korkut-sigorta-acenteleri-sektorun-en-guclu-temas-noktasidir</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/04/levent-korkut-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="97015"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TSB Başkanı Ahmet Yaşar: Odakta ‘koruma açığını kapatan güçlü Türkiye’ var]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/tsb-baskani-ahmet-yasar-odakta-koruma-acigini-kapatan-guclu-turkiye-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/tsb-baskani-ahmet-yasar-odakta-koruma-acigini-kapatan-guclu-turkiye-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TSB Başkanı Ahmet Yaşar,  Sigorta Life Dergisi ile Capital iş birliğiyle hazırlanan "Sigorta ve BES" özel ekine verdiği özel açıklamalarda sigorta sektörünün yalnızca büyüklük hedeflerine değil, Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal dayanıklılığını güçlendirecek yapısal dönüşüme odaklanacağını söylüyor. Yaşar, “Amacımız; koruma açıklarını azaltan, tasarrufları artıran ve ülkemizin geleceğine güven veren bir sigortacılık ekosistemi inşa etmek” diyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk sigorta sektörü son yıllarda büyüklüğü, fon kapasitesi ve ekonomik etkisiyle yeni bir döneme girerken, Türkiye<br />
Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar’a göre sektör artık sadece riskleri teminat altına alan bir yapı olmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor. Depremden iklim risklerine, sağlık harcamalarından emeklilik tasarruflarına kadar uzanan geniş bir alanda sigortacılık, Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığını artıran stratejik bir unsur haline geliyor. 2025’i yaklaşık 3,9 trilyon TL aktif büyüklük ve 1,2 trilyon TL prim üretimiyle tamamlayan sektör, 2026 ilk çeyrekte 4,2 trilyon TL aktif büyüklüğe ve 459 milyar TL öz sermaye büyüklüğüne ulaştı. Toplam prim üretimi 397 milyar TL’ye yükselirken sektörün finansal gücü de önemli ölçüde arttı.</p>

<p>“2030 HEDEFİMİZ, 50 MİLYAR DOLAR PRİM ÜRETİMİ”</p>

<p>Türk sigorta sektörünün bugün yaklaşık 32 milyar dolarlık üretim hacmine ulaştığını belirten Ahmet Yaşar, asıl hedefin Türkiye ekonomisinin büyüklüğüne yakışan bir sigortacılık yapısı oluşturmak olduğunu ifade ediyor. Türkiye’nin dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer aldığını vurgulayan Yaşar, sigortacılık sektörünün de bu seviyeye uygun bir konuma<br />
yükselmesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Bu doğrultuda sektörün 2030 yılı için belirlediği en önemli hedeflerden biri 50 milyar dolar prim üretimine ulaşmak. Ancak Ahmet Yaşar’a göre bu hedef bir son değil, yeni bir başlangıç niteliğinde. Sigortacılık sektörünün Türkiye ekonomisinin gelişimine paralel olarak büyümesini hedeflediklerini belirten Ahmet Yaşar, sektörün küresel sıralamalarda da daha üst basamaklara çıkmasını amaçladıklarını ifade ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“KORUMA AÇIĞINI KAPATMAK ZORUNDAYIZ”</p>

<p>Ahmet Yaşar’a göre; önümüzdeki dönemin en kritik konusu ‘koruma açığı’ olacak. Türkiye’nin deprem kuşağında yer alması, iklim değişikliğinin etkilerinin artması, seller, heyelanlar, orman yangınları ve yeni nesil siber risklerin<br />
yaygınlaşması sigortacılığın önemini her geçen gün artırıyor. Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında ortaya çıkan ekonomik tablonun, sigortalılığın önemini çok net ortaya koyduğunu belirten Ahmet Yaşar, oluşan ekonomik hasarın yalnızca sınırlı bir bölümünün sigorta sistemi tarafından karşılanabilmesinin önemli bir gösterge olduğunu vurguluyor. Daha yüksek sigortalılık oranlarının yalnızca bireyleri değil, kamu maliyesini ve ülke ekonomisini de<br />
koruyacağını ifade eden Ahmet Yaşar, risklerin uluslararası reasürans piyasalarına transfer edilmesinin ekonomik<br />
dayanıklılık açısından kritik öneme sahip olduğunu söylüyor. “Kaynaklarımızı afetlerin yaralarını sarmak için<br />
değil, kalkınma için kullanabilmemiz gerekiyor” yaklaşımının sektörün temel vizyonunu oluşturduğunu<br />
belirten Yaşar, koruma açığının azaltılmasının önümüzdeki dönemin en önemli önceliklerinden biri olacağını<br />
kaydediyor.</p>

<p>SİGORTALILIK ORANINDA YENİ HEDEF: YÜZDE 5</p>

<p>Türkiye’de sigorta penetrasyonu son yıllarda yükseliş eğiliminde olsa da halen gelişmiş ülkelerin gerisinde bulunuyor. Son yılların en yüksek seviyelerine ulaşılmış olmasına rağmen sektörün potansiyelinin çok daha yüksek olduğuna dikkat çeken Ahmet Yaşar, 2030 yılı için yüzde 5 sigorta penetrasyonu hedefi koyduklarını belirtiyor. Bu hedefin yalnızca sektörel bir büyüme göstergesi olmadığını vurgulayan Yaşar, daha yüksek penetrasyonun aynı zamanda daha yüksek<br />
finansal dayanıklılık, daha güçlü sosyal koruma ve daha sürdürülebilir ekonomik büyüme anlamına geldiğinin de altını çiziyor.</p>

<p>SAĞLIK SİGORTALARI YÜKSELİŞTE</p>

<p>2026’nın ilk çeyreğinde sağlık sigortalarının sektör içerisinde en yüksek paya sahip branş konumuna yükseldiği bilgisini veren Ahmet Yaşar’a göre; sağlık alanı en önemli büyüme alanlarından biri olacak. Yaşar, sağlık sigortalarının yalnızca finansal koruma değil, yaşam kalitesini artıran bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğine de dikkat çekiyor.</p>

<p>BES: TÜRKİYE’NİN TASARRUF MOTORU</p>

<p>Ahmet Yaşar’a göre; Türk sigorta sektörünün en önemli başarı hikâyelerinden biri Bireysel Emeklilik Sistemi (BES). Bugün BES ve Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) 18 milyonu aşan katılımcı bulunurken, fon büyüklüğü 2,4 trilyon TL’nin üzerine çıktı. Önümüzdeki dönemde Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin de devreye alınmasıyla daha kapsayıcı ve daha<br />
güçlü bir ikinci basamak emeklilik modelinin oluşturulması hedefleniyor. Ahmet Yaşar, uzun vadeli tasarrufların artırılmasının hem bireysel refah hem de ülkenin yatırım kapasitesi açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p>

<p>TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK KURUMSAL YATIRIMCISI</p>

<p>Türk sigorta sektörünün bugün ulaştığı en önemli noktalardan biri de yönettiği fon büyüklüğü. 2026 Mart itibarıyla sigorta şirketlerinin fonları ile BES ve OKS tasarrufları birlikte değerlendirildiğinde sektörün yönettiği toplam kaynak 3,5 trilyon TL’ye ulaşıyor. Bu büyüklük, sigorta sektörünü Türkiye’nin en büyük kurumsal yatırımcılarından biri haline getiriyor. Ahmet Yaşar’a göre; bu fonların büyümesi yalnızca sektör açısından değil; sermaye piyasalarının derinleşmesi, uzun vadeli yatırımlara finansman kaynağı sağlanması ve ekonomik ve finansal istikrar açısından da büyük önem taşıyor. Özellikle hayat sigortacılığı ve özel emeklilik sistemlerinde yeni ürünlerin geliştirilmesiyle önümüzdeki yıllarda bu kaynağın daha da büyümesi bekleniyor.</p>

<p>GELECEĞİN SİGORTACILIĞI: GÜVEN VE DAYANIKLILIK</p>

<p>Ahmet Yaşar’a göre; sigortacılık sektörünün geleceği yalnızca prim üretimindeki artışla ölçülemeyecek. Depreme karşı dayanıklı şehirlerden tarımda risk yönetimine, sağlık sisteminin desteklenmesinden emeklilik döneminde gelir güvencesine kadar birçok alanda sigortacılık daha görünür ve daha etkili bir rol üstlenecek.  “Sigorta sektörü, Türkiye’nin kalkınma hikâyesinin tamamlayıcı unsurlarından biri olmak zorunda” diyen Ahmet Yaşar, kamu, özel sektör ve tüm paydaşlarla birlikte daha güçlü, daha kapsayıcı ve daha dayanıklı bir sigortacılık ekosistemi oluşturmak için çalışacaklarını da vurguluyor.</p>

<p>Türk sigorta sektörünün gücü</p>

<p>• 4,2 trilyon TL aktif büyüklük<br />
• 459 milyar TL öz sermaye<br />
• 397 milyar TL ilk çeyrek prim<br />
üretimi (2026 ilk çeyrek)<br />
• 18 milyonun üzerinde BES ve OKS<br />
katılımcısı<br />
• Türkiye'nin en büyük kurumsal<br />
yatırımcılarından biri</p>

<p>2030 hedefleri</p>

<p>50 milyar dolar prim üretimi<br />
• Yüzde 5 sigorta penetrasyonu<br />
• Koruma açığının azaltılması<br />
• Daha yüksek sigortalılık oranları<br />
• BES ve OKS'de daha büyük fon<br />
hacmi<br />
• Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'nin<br />
hayata geçirilmesi<br />
• Sağlık sigortalarının<br />
yaygınlaştırılması<br />
• Afetlere karşı daha güçlü finansal<br />
koruma</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/tsb-baskani-ahmet-yasar-odakta-koruma-acigini-kapatan-guclu-turkiye-var</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/ahmet-yasar-009.jpg" type="image/jpeg" length="39870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SEDDK Başkanı Davut Menteş: SEDDK, sektörün dayanıklılığı ve gelişimi için faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/seddk-baskani-davut-mentes-seddk-sektorun-dayanikliligi-ve-gelisimi-icin-faaliyetlerini-kararlilikla-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/seddk-baskani-davut-mentes-seddk-sektorun-dayanikliligi-ve-gelisimi-icin-faaliyetlerini-kararlilikla-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sektör dayanıklılık göstergelerinin tarihi zirvelere taşındığını söyleyen Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş; Sigorta Life Dergisi ile Capital iş birliğiyle hazırlanan "Sigorta ve BES" özel ekine verdiği özel röportajda yerinde, zamanında, etkili ve tutarlı yöntem ve uygulamalarla kısa vadede sağlanan bu iyileşmenin, dünyada en iyi uygulama örnekleri arasına girebilecek nitelikte ve ölçekte olduğunu değerlendiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş Sigorta Life Dergisi ile Capital iş birliğiyle hazırlanan "Sigorta ve BES" özel ekine verdiği özel röportajda, sigorta sektörünün geldiği noktayı ve yapılan çalışmaları anlattı. Türkiye’de sigorta penetrasyonunu artırmaya yönelik son dönemde önemli adımlar atılıyor.</p>

<p>Mevcut veriler ışığında sektörün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?</p>

<p>Evet, bu amaca yönelik son dönemde atılan adımlar aslında birkaç ana eksende ilerliyor. Genel anlamda bunları; BES/OKS tabanının büyütülmesi, sağlık sigortalarının yaygınlaştırılması, dijitalleşme, katılım sigortacılığı, finansal farkındalık çalışmaları ve zorunlu sigortaların (Zorunlu Afet Sigortası) genişletilmesi olarak sayabiliriz. Bu anlamda kurumumuzun tüm sektör paydaşlarıyla birlikte ortak yönetim yaklaşımı, sigortacılığı “hasar sonrası ödeme sistemi” olarak değil, finansal sistemin temel tasarruf ve risk yönetimi araçlarından biri haline getiriyor. Geldiğimiz noktayı değerlendirirken<br />
nominal büyüklüklerle birlikte, sektörün ekonomik derinliğine ve toplumsal kapsayıcılığına da bakmak gerekir. Türkiye, sigorta penetrasyonu ve kişi başına düşen prim üretimi bakımından hâlen istenilen seviyede değil. Bu durum başka bir açıdan değerlendirildiğinde, sektörün önünde önemli bir büyüme alanı ve yüksek bir potansiyel bulunduğunu ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde temel hedef; sigortacılığı daha erişilebilir, daha kapsayıcı ve daha etkin bir yapıya kavuşturarak sigortalılık oranlarını kalıcı biçimde artırmaktır. Bu doğrultuda dijitalleşme, ürün çeşitliliği, dağıtım<br />
kanallarının etkinleştirilmesi ve tamamlayıcı emeklilik alanındaki gelişmeler sektörün büyümesinde belirleyici olacaktır. Sigortalılık oranının artmasıyla birlikte ölçek ekonomisinin getireceği avantajlar üretken bir döngüyü de<br />
tetikleyecektir.</p>

<p>Özellikle motosikletlerde sigortasızlık oranının yüksekliği dikkat çekiyor. Bu alanda denetim ve yaptırımların artırılmasına yönelik yeni bir düzenleme gündeminizde var mı?</p>

<p>Motosikletlerde sigortasızlık oranına ilişkin değerlendirmelerde, mevcut istatistiklerin trafik sigortası kapsamı dışında bulunan motorlu bisikletleri de içermesi nedeniyle söz konusu oranın olduğundan yüksek göründüğünü belirtmek gerekir. Sigortalılık oranının artırılması ve trafik kazalarında mağduriyetlerin azaltılması amacıyla ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde çalışmalarımız sürdürülüyor. Bu kapsamda, Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı doğrultusunda İçişleri Bakanlığı ile yürütülen çalışmalar neticesinde, motorlu bisikletler 1 Ocak 2027’den itibaren zorunlu trafik sigortası kapsamına alındı.</p>

<p>BES’te mevcut büyüklüğünü ve kapsayıcılığını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sistemin daha geniş kitlelere ulaşması için hangi düzenlemeler planlanıyor?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2003’te hayata geçen Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), güçlü devlet katkısıyla 23 yıllık yolculuğunda 18 milyon<br />
katılımcıya ulaştı ve 2,5 trilyon TL civarında fon büyüklüğüyle finansal sistemimizin önemli aktörlerinden biri haline geldi. Bugün itibarıyla 1 milyon civarında katılımcı emeklilik hakkı kazandı ve bunların yaklaşık yarısı bu hakkını kullanmayı tercih ederek emeklilik dönemine BES ile başlangıç yaptı. Önümüzdeki dönemde, bir taraftan Otomatik Katılım Sisteminin (OKS) rehabilitasyonu amacıyla sistemdeki çalışanların erişimine BES fonlarının açılması ve herhangi bir fon dağılım tercihinde bulunmayan çalışanların birikimlerinin hayat döngüsü prensibine dayalı standart fon seçkisi ile yatırıma yönlendirilmesine ilişkin çalışmalarımız devam ederken; bir yandan da BES’te kısmen ödeme uygulamasının<br />
hac ve bedelli askerlik gibi nakit ihtiyacı doğuran yeni durumları kapsayacak şekilde genişletilmesi ve ayrı bir düzenleme olarak Hac finansmanı için BES bünyesinde Hac Planlarının geliştirilmesine yönelik adımlarımız sürüyor.</p>

<p>SEDDK’nın özellikle son dönemde attığı düzenleyici adımların piyasa disiplinini ve sigorta şirketlerinin finansal sağlamlılığını güçlendirdiği görülüyor. Bu konudaki uygulamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?</p>

<p>Özellikle 2020’de başlayan pandemi sürecinin global ölçekte yaşattığı ekonomik daralmanın yerli ve yabancı sermayedar üzerindeki etkileri dolayısıyla sektörümüzde 2023 yılı sonunda sermaye yeterlilik sorunu yaşayan 16 olan şirket olmasına karşın, ilgili mevzuat çerçevesinde kararlılıkla uygulanan tedbirler neticesinde bugün itibarıyla sermaye yeterlilik sorunu yaşayan bir şirketimiz bulunmuyor. Sektör dayanıklılık göstergeleri tarihi zirvelere taşındı. Yerinde, zamanında, etkili ve tutarlı yöntem ve uygulamalarla kısa vadede sağlanan bu iyileşmenin, dünya genelinde en iyi uygulama örnekleri arasına girebilecek nitelikte ve ölçekte olduğunu değerlendiriyoruz . Kurumumuz; vatandaşlarımızın hak ve menfaatlerinin korunması, sağlıklı rekabet koşullarının tesis edilmesi, piyasa disiplininin devamlılığının sağlanması, finansal dayanıklılığın güçlendirilmesi ve en nihayetinde sigortacılığının gelişmesi ve yaygınlaşması adına<br />
kararlı uygulamalarına ve gerekli mevzuat çalışmalarına devam ediyor.</p>

<p>“Zorunlu Afet Sigortası sisteminin uygulamaya alınması önceliklerimiz arasında”</p>

<p>“Gerek küresel düzeyde gerekse ülkemizde etkileri giderek daha fazla hissedilen doğal afetlerin neden olduğu ekonomik zararların sınırlandırılması, sigorta kapsamının daha geniş bir koruma alanına kavuşturulması ve afet risklerine karşı finansal dayanıklılığın artırılması amacıyla Zorunlu Afet Sigortası sisteminin uygulamaya alınması öncelikli çalışma alanlarımız arasında. Bu konuda hazırlanan düzenleme taslağının yasama süreci devam ediyor.”</p>

<p>Sektörün 2030 hedefleri açısından en kritik dönüşüm alanları:</p>

<p>l Dağıtım kanallarının rolünün yeniden tanımlanması,<br />
l Sigortalılık oranının artırılması ve yabancı yatırımcının teşviki amacıyla<br />
katılım sigortacılığı alanının geliştirilmesi,<br />
l Kişiselleştirilmiş sigorta ürünleri,<br />
l Sorumluluk sigortalarında farkındalığın artırılması,<br />
l İklime dayalı doğal afet ve tarım sigortaları alanlarında yeni nesil<br />
ürünler,<br />
l Banka ve kredi bağlantılı ürünler ile sınırlı kalan hayat sigortacılığının<br />
dünya trendleriyle uyumlu yatırım enstrümanları da içeren ürünlerle<br />
geliştirilmesi,<br />
l Yaşlılık döneminde düzenli gelire odaklanmış özel emeklilik ürünleri.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/seddk-baskani-davut-mentes-seddk-sektorun-dayanikliligi-ve-gelisimi-icin-faaliyetlerini-kararlilikla-surduruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/baskan-bey-fotograf-1.jpeg" type="image/jpeg" length="61679"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zeka sigortacılığı yeniden yazıyor: Geleceğin riskleri USFK2026'da masaya yatırılacak]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/yapay-zeka-sigortaciligi-yeniden-yaziyor-gelecegin-riskleri-usfk2026da-masaya-yatirilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/yapay-zeka-sigortaciligi-yeniden-yaziyor-gelecegin-riskleri-usfk2026da-masaya-yatirilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigorta sektörü, yapay zekânın ortaya çıkardığı yeni riskler ve fırsatlarla tarihinin en büyük dönüşümlerinden birini yaşıyor. Bu dönüşümün yol haritası ise Sigorta Haftası'nın simge etkinliği USFK2026'da sektörün liderleri tarafından değerlendirilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigortacılık sektörü, yalnızca dijitalleşmenin değil, yapay zekâ çağının da en hızlı dönüşen sektörlerinden biri hâline geldi. Yapay zekâ destekli karar sistemleri, büyük veri analitiği ve otomasyon uygulamaları operasyonel verimliliği artırırken; veri güvenliği, algoritmik sorumluluk, siber saldırılar ve yapay zekâ kaynaklı yeni riskler de sektörün gündeminde üst sıralara yükseldi. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde yapay zekâya özgü yeni sigorta ürünleri ve teminat modellerinin kaçınılmaz olacağına dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yeni dönemde sektörün en önemli ihtiyacı ise bilgi paylaşımı, ortak akıl ve güçlü iş birlikleri.</p>

<p>İşte tam da bu nedenle, <strong>V. Uluslararası Sigorta Fuarı ve Kongresi (USFK)</strong>, <strong>30 Eylül – 2 Ekim 2026</strong> tarihleri arasında <strong>WOW İstanbul Hotel</strong>'de sektörün geleceğine yön verecek başlıkları masaya yatırmaya hazırlanıyor.</p>

<p><strong>USFK 2026: Geleceğin Sigortacılığı İstanbul'da Konuşulacak</strong></p>

<p>Bu yıl <strong>Sigorta Haftası</strong> kapsamında gerçekleştirilecek USFK2026; sigorta ve reasürans şirketlerini, brokerleri, acenteleri, InsurTech girişimlerini, teknoloji şirketlerini, kamu kurumlarını, akademisyenleri ve sektör profesyonellerini aynı platformda buluşturacak.</p>

<p>Konferans ve panellerde;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Yapay zekâ destekli risk analizi,</li>
 <li>Veri güvenliği ve siber dayanıklılık,</li>
 <li>İklim değişikliğinin sigortacılığa etkileri,</li>
 <li>Dijital müşteri deneyimi,</li>
 <li>Yeni nesil sigorta teknolojileri,</li>
 <li>Uluslararası iş birlikleri,</li>
 <li>Sigortacılıkta sürdürülebilir büyüme</li>
</ul>

<p>gibi sektörün geleceğini şekillendiren başlıklar ele alınacak.</p>

<p><strong>Sektörün Geleceği Ortak Akılla Şekillenecek</strong></p>

<p>Yapay zekânın yaygınlaşmasıyla birlikte risk kavramının da yeniden tanımlandığı bir döneme girildi. Veri ihlalleri, algoritmik karar süreçleri, siber saldırılar ve dijital sorumluluklar artık yalnızca teknoloji şirketlerinin değil, sigorta sektörünün de temel gündem maddeleri arasında yer alıyor. Bu değişim, sektörün tüm paydaşlarının birlikte hareket etmesini her zamankinden daha önemli hâle getiriyor.</p>

<p>USFK2026, yalnızca ürün ve hizmetlerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde; sektörün ortak vizyonunun oluşturulduğu, yeni iş birliklerinin kurulduğu ve geleceğin sigortacılık anlayışının şekillendirildiği uluslararası bir buluşma platformu olmayı hedefliyor.</p>

<p>Geçtiğimiz yıl <strong>22.293 ziyaretçiyi</strong> ağırlayan organizasyonun bu yıl <strong>38 binin üzerinde ziyaretçiye</strong> ulaşması bekleniyor. Üç gün boyunca binlerce B2B görüşmesi, yeni iş ortaklığı ve stratejik temasın gerçekleşeceği organizasyon, Türkiye'nin sigortacılık alanındaki uluslararası vitrini olma yolunda büyümesini sürdürüyor.</p>

<p>Sigorta Haftası'nın simge etkinliği olan <strong>V. Uluslararası Sigorta Fuarı ve Kongresi (USFK)</strong>, geleceğin sigortacılığını bugünden konuşmak isteyen tüm sektör temsilcilerini <strong>30 Eylül – 2 Ekim 2026</strong> tarihleri arasında <strong>WOW İstanbul Hotel</strong>'de buluşturmaya hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/yapay-zeka-sigortaciligi-yeniden-yaziyor-gelecegin-riskleri-usfk2026da-masaya-yatirilacak</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/03/fuar-2.jpg" type="image/jpeg" length="99657"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hantavirüs salgını sigorta branşlarını nasıl etkileyebilir?]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/hantavirus-salgini-sigorta-branslarini-nasil-etkileyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/hantavirus-salgini-sigorta-branslarini-nasil-etkileyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigorta ve Reasürans Brokerleri Derneği (SBD) Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Özakıncı, vaka sayılarındaki artış nedeniyle Covid- 19’dan sonra ‘yeni bir pandemi mi geliyor?’ sorusuna neden olan hantavirüs vakalarının ortaya çıkarabileceği sigorta risklerine dikkat çekti. Özakıncı, “Konu, sigorta sektörü açısından yalnızca tıbbi yayılım ihtimaliyle değerlendirilemez” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son dönemde gündeme gelen hantavirüs vaka­ları, özellikle Covid-19 tecrübesi sonrasında “ye­ni bir pandemi riski” endişe­sine yol açtı. Ancak mevcut bilimsel değerlendirmeler, hantavirüsün Covid-19 ben­zeri geniş çaplı ve hızlı yayı­lan bir pandemi yaratma ih­timalinin düşük olduğunu gösteriyor. Hantavirüste bu­laş dinamiğinin daha sınırlı, vaka kümelerinin daha izle­nebilir ve kontrol önlemleri­nin daha kolay olduğunu ifa­de eden Sigorta ve Reasürans Brokerleri Derneği (SBD) Yö­netim Kurulu Üyesi Gökhan Özakıncı, mevcut bilgiler ışı­ğında hantavirüsün “yüksek ölüm oranlı ancak düşük ya­yılım potansiyelli” bir sağlık riski olarak değerlendirilme­si gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Yalnızca tıbbi yayılım ihtimaliyle değerlendirilemez”</strong></h3>

<p>Bununla birlikte sigorta sektörü açısından konunun yalnızca tıbbi yayılım ihtima­liyle değerlendirilemeyece­ğini söyleyen Özakıncı, “Co­vid-19 döneminde görüldüğü üzere, bir salgının ekonomik etkisi çoğu zaman hastalığın kendisinden daha geniş so­nuçlar doğurabiliyor. İş dur­ması, seyahat iptalleri, etkin­lik iptalleri, liman ve sınır kı­sıtlamaları, tedarik zinciri aksaklıkları, sağlık giderleri ve sorumluluk talepleri sigor­ta piyasasının birçok bran­şını doğrudan etkileyebilir. OECD, Covid-19 döneminde iş durması zararlarının bü­yük bölümünün poliçe sahip­leri üzerinde kaldığını; çün­kü çoğu iş durması teminatı­nın fiziksel hasar şartına bağlı olduğunu veya salgın/virüs kaynaklı kayıpları açıkça te­minat dışı olarak belirtmiştir. Sigorta sektörü açısından dü­şük ihtimal, etkisiz risk anla­mına gelmez” diye konuştu.</p>

<h3><strong>Kâr kaybı sigortalarının </strong><strong>önemi ortaya çıkıyor</strong></h3>

<p>Hantavirüsün daha geniş bir salgına dönüşmesi halin­de ilk etkilenecek branşlardan birinin sağlık sigortaları ola­cağına işaret eden Özakıncı, “İkinci önemli alan iş durma­sı ve kâr kaybı sigortalarıdır. Eğer hantavirüs nedeniyle bir işletme kapatılır, tesis karan­tinaya alınır veya faaliyetler durdurulursa, teminatın ça­lışması için poliçede açık bir ‘bulaşıcı hastalık’, ‘non-dama­ge business interruption’ veya ‘civil authority’ teminatı bu­lunması gerekir” dedi.</p>

<h3><strong>Taşıyıcı sorumluluk poliçeleri </strong><strong>gündeme gelebilir</strong></h3>

<p>Seyahat sigortaları ve denizcilik/taşımacılık sigortalarının da bu tür olaylardan etkilenebildiğini belirten Özakıncı, son vakaların bir gemi seyahatiyle bağlantılı olmasının, cruise, yolcu taşımacılığı, liman operasyonları ve uluslararası tahliye süreçlerinde riskin ne kadar karmaşık hale gelebileceğini gösterdiğini vurguladı. Özakıncı, “Seyahat iptali, tıbbi tahliye, karantina giderleri, konaklama uzaması, repatriasyon ve acil sağlık desteği gibi teminatlar bu senaryoda ön plana çıkar. Ancak yine poliçelerde salgın ve pandemi istisnalarının bulunup bulunmadığı belirleyici olacaktır. Sorumluluk sigortaları açısından ise işveren sorumluluk, genel sorumluluk, otelcilik, turizm, sağlık kuruluşları ve taşıyıcı sorumluluk poliçeleri gündeme gelebilir. Bir işletmenin gerekli hijyen, izolasyon, bilgilendirme veya risk yönetimi tedbirlerini almadığı iddiası ile tazminat talepleri oluşabilir. Ancak bu taleplerde illiyet bağı, kusur, mevzuata uygunluk ve poliçe istisnaları kritik rol oynar” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/hantavirus-salgini-sigorta-branslarini-nasil-etkileyebilir</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/r1-5jha-cover.jpg" type="image/jpeg" length="52143"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Swiss Re: Yapay zeka altyapısındaki büyüme sigorta talebini artıracak]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/swiss-re-yapay-zeka-altyapisindaki-buyume-sigorta-talebini-artiracak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/swiss-re-yapay-zeka-altyapisindaki-buyume-sigorta-talebini-artiracak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel reasürans şirketi Swiss Re Corporate Solutions, yapay zekâ yatırımlarının 2026’da 750 milyar dolara ulaşacağını öngörürken, bunun sigorta sektöründe yeni teminat çözümlerine yönelik talebi artıracağını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel reasürans şirketi Swiss Re Corporate Solutions, büyük veri merkezi işletmecilerinin yapay zeka teknolojilerine yönelik harcamalarının 2026 yılında 750 milyar dolara ulaşacağını öngördü.<br />
<br />
Şirket, bu rakamın geçen yılki yaklaşık 500 milyar dolarlık harcamaya kıyasla önemli bir artış anlamına geldiğini ve birçok sektörde sigorta teminatlarına yönelik talebi artıracağını değerlendirdi.</p>

<p>Reuters’ın haberine göre, şirketin Üst Yöneticisi (CEO) Ivan Gonzalez, veri merkezlerinin hızla büyümesine bağlı olarak ortaya çıkan karmaşık risklerin, sigorta sektörü ile sermaye piyasalarından daha yenilikçi çözümler gerektirdiğini söyledi.</p>

<p>Gonzalez, finans piyasalarında biriken sigorta risklerinin yönetilebilmesi için geleneksel sigorta modellerinin ötesine geçilmesi gerektiğini belirterek, risk mühendisliği, alternatif risk transferi ve finansman çözümlerinin bir araya getirilmesinin şirketlerin daha güvenli ve güçlü yatırımlar yapmasına imkan sağlayacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Swiss Re Grubu Başekonomisti Jerome Haegeli ise yapay zekâ altyapısına yönelik küresel harcamaların mevcut yıla kıyasla iki katına çıkarak yaklaşık 1,6 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini açıkladı.</p>

<p>Haegeli, bu büyümenin küresel ekonominin yanı sıra fiziksel ve dijital varlıklara da önemli katkı sağlayacağını, yapay zeka dönüşümünün beraberinde getirdiği yeni riskler nedeniyle sigorta sektörüne de güçlü bir ivme kazandıracağını kaydetti.</p>

<p>2011 yılında kurulan Swiss Re Corporate Solutions, Swiss Re Grubu’nun ticari sigortacılık alanındaki doğrudan faaliyet gösteren kuruluşu olarak, büyük ve orta ölçekli işletmelere operasyonel ve karmaşık risklere karşı kapsamlı sigorta çözümleri sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/swiss-re-yapay-zeka-altyapisindaki-buyume-sigorta-talebini-artiracak</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/a-w-s-yapay-zeka-temsilcileri-ve-finansal-risk-yonetimi-illustrasyonu.jpg" type="image/jpeg" length="79362"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yemek yardımlarında SGK riski: Nakit ödemeler için yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/yemek-yardimlarinda-sgk-riski-nakit-odemeler-icin-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/yemek-yardimlarinda-sgk-riski-nakit-odemeler-icin-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışanlara yapılan yemek yardımlarında vergi ve sigorta uygulamalarına ilişkin yeni düzenlemeler, işverenler açısından önemli değişiklikler getiriyor. 17 Nisan 2026 itibarıyla yürürlüğe giren düzenleme ile yemek yardımlarında sigorta primi istisnası yeniden şekillenirken, özellikle nakit ödemelerin kullanım amacı tartışma konusu oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalışanlara yapılan yemek yardımlarında vergi ve sigorta uygulamalarına ilişkin yeni düzenlemeler, işverenler açısından önemli değişiklikler getiriyor. 17 Nisan 2026 itibarıyla yürürlüğe giren düzenleme ile yemek yardımlarında sigorta primi istisnası yeniden şekillenirken, özellikle nakit ödemelerin kullanım amacı tartışma konusu oldu.</p>

<p>7577 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili maddesinde değişikliğe gidildi. Buna göre, işveren tarafından işyerinde veya müştemilatında yemek verilmediği durumlarda, çalışılan günlere ilişkin günlük 300 TL’ye kadar olan yemek bedeli sigorta prim kesintisi dışında tutulacak.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte sigorta primi uygulaması, gelir vergisi istisnası ile uyumlu hale getirildi. İşverenin kendi imkanlarıyla işyerinde yemek hizmeti sunması veya hazır yemek hizmetini işyerinde çalışanlara sağlaması durumunda ise yemek yardımı, herhangi bir tutar sınırı olmaksızın ayni yardım kapsamında değerlendirilmeye devam edecek.</p>

<h2>Yemek kartı ve çeklerinde yeni uygulama</h2>

<p>Yemek yardımının yemek kartı, yemek çeki veya kupon gibi araçlarla sağlanması halinde de günlük 300 TL’ye kadar olan tutar prime esas kazanca dahil edilmeyecek.</p>

<p>Daha önce yemek kartlarıyla sağlanan yardımların sigorta primine tabi olup olmadığı konusunda farklı uygulamalar bulunurken, Danıştay’ın ilgili kararları sonrasında konu yeniden gündeme gelmişti.</p>

<p>Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, yemek yardımını çalışanların beslenme ihtiyacının karşılanması amacıyla yapılan sosyal bir yardım olarak değerlendirmiş, yemek kartı ve benzeri araçlarla sağlanan yardımların yalnızca restoranlarda değil, beslenmeye yönelik gıda alışverişlerinde de kullanılabileceğine dikkat çekmişti.</p>

<h2>Nakit yemek yardımında kullanım amacı tartışması</h2>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte nakit olarak yapılan yemek yardımlarında ise işverenler açısından yeni bir risk alanı oluştu. Düzenlemelerde, yemek yardımının çalışanların beslenme ihtiyacını karşılamaya yönelik olması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Uzman değerlendirmelerine göre, nakit yemek yardımının çalışan tarafından farklı amaçlarla kullanıldığının tespit edilmesi halinde vergi ve sigorta açısından sorun yaşanması ihtimali bulunuyor.</p>

<p>Bununla birlikte, işverenlerin çalışanların nakit yardımı hangi amaçla kullandığını takip etmesinin pratikte mümkün olmadığı ve bu nedenle sorumluluğun işverenlere yüklenmesinin tartışmalı olduğu ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Geçmiş dönemler için dava yolu gündemde</h2>

<p>Uzman görüşlerine göre, 17 Nisan 2026 tarihinden önce yemek kartı, yemek çeki veya kupon gibi araçlarla sağlanan yemek yardımlarının sigorta primine tabi tutulamayacağı değerlendiriliyor.</p>

<p>Bu kapsamda, geçmiş dönemlerde yemek yardımları üzerinden sigorta primi kesintisi yapan işverenlerin ödedikleri tutarların iadesini talep edebileceği, taleplerin reddedilmesi halinde ise yargı yoluna başvurabileceği belirtiliyor.</p>

<h2>Yemek kartlarında risk düşük</h2>

<p>Yemek kartı uygulamalarında ise farklı bir değerlendirme yapılıyor. Kapalı sistem olarak çalışan yemek kartlarının nakde çevrilememesi ve yalnızca yemek veya gıda alışverişlerinde kullanılabilmesi nedeniyle bu yöntemin beslenme amacıyla uyumlu olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre yemek kartı organizasyonları, çalışanlara geniş bir üye işyeri ağı üzerinden yemek hizmetine erişim sağlıyor ve bu yapı sigorta mevzuatındaki yardımın amacıyla örtüşüyor.</p>

<p>Yeni dönemde işverenlerin, yemek yardımlarının nasıl sağlandığına ve mevzuattaki limitlere dikkat ederek uygulamalarını gözden geçirmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/yemek-yardimlarinda-sgk-riski-nakit-odemeler-icin-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/indir-16.png" type="image/jpeg" length="22273"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EY ve IIF iş birliğiyle “Küresel Sigorta Risk Yönetimi Araştırması” yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/ey-ve-iif-is-birligiyle-kuresel-sigorta-risk-yonetimi-arastirmasi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/ey-ve-iif-is-birligiyle-kuresel-sigorta-risk-yonetimi-arastirmasi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EY ve IIF’in Küresel Sigorta Risk Yönetimi Araştırması, sigortacılık sektöründe risk gündeminin önemli bir dönüşümden geçtiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre; siber tehditler sigorta şirketleri için en kritik risk alanı olmaya devam ederken, yapay zekâ yönetişimi, operasyonel dayanıklılık ve risk teknolojileri yönetim kurullarının öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, vergi, kurumsal finansman ve strateji hizmetleri şirketi EY ile Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tarafından hazırlanan, Küresel çapta 100’ün üzerinde sigorta şirketindeki risk yöneticilerinin (CRO) katıldığı <a href="https://www.ey.com/en_gl/insights/insurance/three-strategic-actions-for-insurance-cros-in-2026" rel="nofollow"><strong>Küresel Sigorta Risk Yönetimi Araştırması</strong></a>, sektörün değişen risk önceliklerini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre siber riskler, sigortacılık sektöründe en önemli kurumsal tehdit olmaya devam ederken; yapay zekâ yönetişimi, risk teknolojileri ve operasyonel dayanıklılık alanları da sigorta şirketlerinin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Siber riskler, sigorta şirketlerinin gündeminde ilk sıradaki yerini koruyor</strong></p>

<p>Araştırmaya katılan sigorta şirketlerindeki CRO’ların %80’i siber riskleri en önemli beş kurumsal risk arasında gösterirken, %30’u siber tehditleri doğrudan ilk sıraya yerleştiriyor. Küresel jeopolitik gerilimler de bu baskıyı artırıyor. Bu kapsamda katılımcıların %79’u, siber güvenlik tehditlerini ve olası dijital saldırıları şirketleri üzerindeki en önemli jeopolitik etki olarak değerlendiriyor. Son yıllarda listenin zirvesinde yer alan siber riskler; üçüncü taraf bağımlılıkları, veri gizliliği gereklilikleri ve giderek gelişen siber saldırı yöntemleri nedeniyle artık yalnızca bir teknoloji zorluğu değil, kurumsal dayanıklılık konusu olarak ele alınıyor.</p>

<p><strong>Yapay zekâ, risk yönetiminde yaygınlaşıyor</strong></p>

<p>Araştırma sonuçları, sektörde yapay zekânın risk yönetimi süreçlerinde pilot uygulamaların ötesine geçerek yaygın kullanım aşamasına ulaştığını gösteriyor. Kuruluşların yarısından fazlası, risk yönetimi süreçlerinde yapay zekâ araçlarından yararlanıyor. Yapay zekânın en yaygın kullanım alanları arasında sohbet botları (%57), hukuk ve belge analizi (%42) ile siber analitik (%38) bulunuyor.</p>

<p>Yapay zekâ kullanımının artmasıyla birlikte yönetişim yapıları da eş zamanlı olarak gelişiyor. Bu dönüşüm doğrultusunda; şirketlerin %62’si kurumsal yapay zekâ yönetişim mekanizmalarını oluştururken, %55’i de model riski ve veri kalitesini yönetmek amacıyla resmi yapay zekâ politikalarını devreye almış durumda. Bu eğilim, model riski, veri kalitesi ve hesap verebilirlik konularına yönelik farkındalığın arttığını ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Operasyonel dayanıklılık stratejik önceliğe dönüşüyor</strong></p>

<p>Araştırmaya göre, operasyonel dayanıklılık artık yalnızca bir uyum gerekliliği olarak değil, şirket genelinde ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yetkinlik alanı olarak görülüyor. Sigortacılık sektöründeki risk yöneticilerinin öncelikli odak alanları arasında siber dayanıklılık (%66), kritik iş hizmetlerinin sürekliliği (%60) ve üçüncü taraf risk yönetimi (%56) yer alıyor. Şirketler, iş sürekliliği ve operasyonel toparlanma kabiliyetlerini güçlendirmeye yönelik faaliyetlerini hızlandırırken; test süreçleri, zafiyet yönetimi ve uçtan uca kurtarma mekanizmalarına daha fazla yatırım yapıyor.</p>

<p><strong>Risk yönetimi daha entegre bir yapıya evriliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Artan regülatif beklentiler ve finansal olmayan risklerin yükselişi, şirketleri daha bütüncül risk yönetimi modellerine yönlendiriyor. Bu doğrultuda; araştırmaya göre, risk teknolojileri (%58) en kritik odak noktası olarak öne çıkıyor. Bunu kontrol çerçeveleri (%53) ile yönetişim, politikalar ve yetenek gelişimi (her biri %47) takip ediyor. İşletim modeli değişiklikleri (%42) ve risk belirleme süreçlerindeki iyileştirmeler (%39) de bu dönüşümün önemli parçalarını oluşturuyor.</p>

<p>Ayrıca<strong> </strong>araştırmaya göre, sigortacılık sektöründe CRO’ların rolünün geleneksel kontrol ve gözetim rollerinden stratejik karar alma süreçlerine yön veren bir konuma ulaşıyor. Katılımcıların %76’sı, şirketlerinde önemli dönüşüm programlarında risk yöneticilerinin etkisinin arttığını belirtiyor.</p>

<p><strong>EY Türkiye Şirket Ortağı ve Finansal Hizmetler Sektör Lideri Levent Atakan</strong> konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"<em>Sigorta şirketleri günümüzde yalnızca yeni risklerle değil, birbirini tetikleyen ve etkisini hızla artıran risklerin şekillendirdiği dinamik bir ortamda faaliyet gösteriyor. Siber güvenlik tehditleri, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşması, jeopolitik gelişmeler ve artan düzenleyici beklentiler; sigorta şirketlerinin dayanıklılığını ve rekabet gücünü etkileyen stratejik faktörler olarak öne çıkıyor. Bu dönüşüm, risk yönetimi fonksiyonlarının rolünü de yeniden tanımlıyor. Risk yöneticileri artık yalnızca riskleri tespit eden veya kontrol eden yapıdan çıkarak; büyümeyi destekleyen ve kurumsal dönüşümün güvenli şekilde ilerlemesine katkı sağlayan stratejik karar ortakları haline geliyor. Önümüzdeki dönemde başarıyı belirleyecek adımlar; teknolojinin sunduğu hız ve ölçek avantajını güçlü yönetişim mekanizmalarıyla dengeleyebilmek, belirsizlikleri etkin bir şekilde yönetirken aynı zamanda fırsata dönüştürebilmek olacak. Araştırma bulguları da sektörün geleceğinde operasyonel dayanıklılık, yapay zekâ yönetişimi ve veri odaklı risk yönetimi yaklaşımının belirleyici olacağını açıkça ortaya koyuyor.</em>"</p>

<p><img height="1106" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/ey-ezgi-ivecan.jpg" width="862" /></p>

<p><strong>EY Türkiye Finansal Risk ve Muhasebe Hizmetleri Şirket Ortağı Ezgi İvecan</strong> ise şunları aktardı:</p>

<p><em>“EY ve IIF iş birliğiyle gerçekleştirilen <strong>Küresel Sigorta Risk Yönetimi Araştırması</strong>; siber risklerin yalnızca teknoloji ekiplerinin değil, yönetim kurullarının ve üst düzey liderlerin de gündeminde öncelikli olduğunu ortaya koyuyor. Günümüzde siber tehditler; veri güvenliğinden üçüncü taraf ilişkilerine, operasyonel süreklilikten müşteri güvenine kadar kurumların değer zincirinin tamamını etkileyen kritik bir risk alanı oluşturuyor. Diğer yandan, yapay zekâ kullanımının hız kazanması risk yönetimi fonksiyonlarına daha güçlü analiz, öngörü ve karar destek yetkinlikleri kazandırırken; veri kalitesi, model riski ve hesap verebilirlik gibi konuların da önemini artırıyor. Bu nedenle, şirketlerin yapay zekâdan sürdürülebilir değer elde edebilmesi için teknoloji yatırımlarını güçlü veri yönetimi, model riski çerçeveleri ve kurumsal yönetişim yapılarıyla desteklemesi önem taşıyor. Geleceğin risk yönetimi yaklaşımı; farklı risk türlerini bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirebilen, gerçek zamanlı içgörü üretebilen ve şirket genelinde karar alma süreçlerini besleyen entegre bir yapıya dayanacak. Bu dönüşümü bugünden hayata geçiren şirketler, yalnızca risklere karşı daha dayanıklı olmakla kalmayacak, aynı zamanda rekabet avantajı elde ederek sektörün geleceğini şekillendirenler arasında yer alacak."</em></p>

<p><a href="https://www.ey.com/en_gl/insights/insurance/three-strategic-actions-for-insurance-cros-in-2026" rel="nofollow">Küresel Sigorta Risk Yönetimi Araştırması</a> raporunun tamamına EY internet sitesi üzerinden ulaşılabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/ey-ve-iif-is-birligiyle-kuresel-sigorta-risk-yonetimi-arastirmasi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/ey-levent-atakan.jpg" type="image/jpeg" length="22412"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Allianz Türkiye’den dijital sağlıkta bir ilk: Uçtan uca uzaktan sağlık deneyimi]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/allianz-turkiyeden-dijital-saglikta-bir-ilk-uctan-uca-uzaktan-saglik-deneyimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/allianz-turkiyeden-dijital-saglikta-bir-ilk-uctan-uca-uzaktan-saglik-deneyimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni nesil sağlık sigortacılığına öncülük ederek müşterilerinin yaşam boyu sağlık partneri olmayı hedefleyen Allianz Türkiye, müşterilerine kesintisiz bir deneyim sunmak için Dijital Sağlık çözümlerini genişletmeye devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geniş ekosistemi, 2 milyonu aşkın sağlık sigortalısı ve uçtan uca dijital, yenilikçi çözümleriyle özel sağlık sigortasında liderliğini sürdüren Allianz Türkiye, Dijital Sağlık ve sağlık destek hizmetlerini müşterilerinin ihtiyaçlarına göre genişletmeye devam ediyor. Müşteri deneyimini dijitalleşmenin merkezine koyarak dijital sağlık yolculuğunda yeni bir dönem başlatan Allianz, Synevo iş birliğiyle Dijital Sağlık alanına özel Mobil Laboratuvar yolculuğunu hayata geçirdi. Bu hizmet ile sigortalıların Allianz’ım mobil uygulamasında gerçekleştirdiği online doktor muayenesi sırasında gerekli görülen tahlilleri bulundukları yerden, fiziksel bir merkeze gitme zorunluluğu olmadan yaptırmalarına ve süreci sonuçlandırmalarına olanak sağlıyor.</p>

<p><strong>Uçtan uca dijital ve şeffaf süreç</strong></p>

<p>Poliçe kapsam ve limitleri doğrultusunda laboratuvar tetkikleri ve uzaktan sağlık muayenesi hakkı olan Allianz sağlık sigortası sahipleri, Mobil Laboratuvar hizmeti ile online doktor muayenesi sonrası yazılan tahliller için tek tıkla, hızlıca provizyon alıyor. Böylece ek belge, telefon trafiği veya farklı kanallar kullanma zahmeti de ortadan kalkıyor. Uçtan uca dijital ve şeffaf bir şekilde tasarlanan hizmet ile sigorta poliçesi kapsamında olan testler ve varsa ödenecek ek tutarlar randevu öncesinde net bir şekilde görüntülenebiliyor. Synevo’nun mobil hizmet altyapısı sayesinde kan ve idrar dahil olmak üzere laboratuvar ortamında gerçekleştirilen pek çok tahlil için örnekler sigortalının bulunduğu yerde alınabiliyor. Sonuçlar da Allianz’ım mobil uygulamasındaki Dijital Sağlık alanından takip edilebiliyor. Süreç sonunda sigortalılara; online görüşme yaptığı uzman doktoruyla sonuçları değerlendirebileceği bir online kontrol muayenesi hakkı da sunuluyor.</p>

<p><img height="2000" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/1783626830-allianz-mobil-laboratuvar.jpg" width="3000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sağlık hizmetlerine erişim hızlı ve zahmetsiz hale geliyor</strong></p>

<p>Dijital sağlık alanını sadece muayene ile sınırlandırmayarak tahlil ve süreci takip etme adımlarını da kapsayan Mobil Laboratuvar hizmeti; ilk etapta İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Adana ve Muğla illerindeki belirli ilçelerde başladı. 10 yaş üzeri, poliçesinde Mobil Laboratuvar teminatı bulunan ve Synevo’nun hizmet verdiği lokasyonlarda bulunan Allianz müşterilerinin faydalanabildiği sistem, özellikle büyük şehirlerin yoğun temposunda sağlık hizmetlerine erişimi, hızlı ve zahmetsiz hale getirmeyi hedefliyor.</p>

<p>Sadece sağlık harcamalarını karşılayan bir kurum olmanın ötesine geçerek müşterilerinin yaşam boyu dijital sağlık koçu olma hedefiyle yenilikçi çözümler geliştirdiklerini söyleyen <strong>Allianz Türkiye Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Emrah Gökmen</strong> “Sağlık sigortacılığında standartların ötesine geçerek dijital sağlık hizmetlerine yeni bir boyut katan Mobil Laboratuvar hizmetimiz ile müşterilerimizin online muayene ile başlayan dijital sağlık yolculuklarını, tahlil aşamasında da fiziksel bir arayışa girmek zorunda kalmadan tamamlamalarını hedefledik. Mobil Laboratuvar ile sağlık hizmetini parça parça değil, uçtan uca entegre dijital bir deneyim olarak sunuyoruz. Amacımız süreçleri daha kolay, hızlı, şeffaf ve öngörülebilir hale getirerek müşterilerimize uçtan uca, benzersiz bir sağlık yolculuğu sunmak” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/allianz-turkiyeden-dijital-saglikta-bir-ilk-uctan-uca-uzaktan-saglik-deneyimi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 10:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/alli.jpg" type="image/jpeg" length="75431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DASK'tan Bursa'da deprem risk yönetiminde  güç birliği mesajı]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/dasktan-bursada-deprem-risk-yonetiminde-guc-birligi-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/dasktan-bursada-deprem-risk-yonetiminde-guc-birligi-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DASK, Bursa'daki İrtibat Ofisi’nde düzenlediği “Deprem Risk Yönetiminde İş Birliği Buluşması”nda kamu kurumlarını, iş dünyasını, sigorta sektörü temsilcilerini bir araya getirdi. Buluşmada; deprem risk yönetiminde kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, ofisin bölgesel faaliyetleri, Zorunlu Deprem Sigortası’nın ekonomik dayanıklılığa katkısı ve poliçe yenilemelerinin sigortalılık oranlarının sürdürülebilirliğindeki kritik rolü ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çeyrek asrı geride bırakan Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), deprem risk yönetiminde kurumlar arası iş birliğini güçlendirmeye, sigorta bilincini artırmaya ve Türkiye'nin finansal dayanıklılığına katkı sunmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda DASK Bursa İrtibat Ofisi'nde düzenlenen <strong>“Deprem Risk Yönetiminde İş Birliği Buluşması”</strong>, DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir ile sigorta sektörü temsilcilerini bir araya getirdi.</p>

<p>Programın açılış konuşmasını yapan DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, Bursa İrtibat Ofisi'nin sadece deprem sonrasında kullanılacak bir operasyon merkezi olmadığını, afet öncesinde eğitim, koordinasyon ve iş birliğini güçlendiren bölgesel bir merkez olarak faaliyet gösterdiğini ifade etti. Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Eskişehir, Bilecik ve Yalova'yı kapsayan bölgede yaklaşık 6,5 milyon kişiye hizmet veren ofisin bugüne kadar 1.350 acente ve 95 kamu kurumu ile yakın iş birliği yürüttüğünü belirten Demirkan, 2.500'ün üzerinde saha ziyareti gerçekleştirildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sigorta acentelerinin deprem güvencesinin yaygınlaştırılmasındaki kritik rolüne de dikkat çeken Demirkan, yeni poliçe üretimi kadar mevcut poliçelerin zamanında yenilenmesinin de sistemin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını belirtti.</strong><strong> </strong>Demirkan, <strong>“Her bir DASK poliçesi sadece bir konutu güvence altına almıyor; aynı zamanda ailelerin yaşamlarını yeniden kurmalarına, ticari hayatın daha hızlı toparlanmasına ve kamu kaynakları üzerindeki yükün azalmasına katkı sağlıyor,”</strong><strong> </strong>dedi.<strong> </strong></p>

<p><img height="1600" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-092109-3-1.jpeg" width="900" /></p>

<p><strong>“Ortak hedefimiz: Deprem güvencesiz konut bırakmamak”</strong></p>

<p>Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülke olarak afetlere karşı finansal dayanıklılığını güçlendirmek zorunda olduğunu belirterek “DASK, bu alanda yalnızca bir sigorta mekanizması değil; vatandaşlarımızın afet sonrası yeniden ayağa kalkmasını sağlayan stratejik bir güvence modelidir. Ortak hedefimiz, deprem güvencesiz konut bırakmamak ve sigorta bilincini toplumun tüm kesimlerinde daha da yaygınlaştırmaktır,” dedi.</p>

<p>Yaşar, önümüzdeki dönemde Zorunlu Afet Sigortası’nın hayata geçirilmesiyle birlikte, deprem riskinin yanı sıra iklim kaynaklı afetleri de kapsayan daha bütüncül bir güvence yapısına geçilmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Türkiye Sigorta Birliği olarak, DASK’ın bugüne kadar oluşturduğu güçlü birikimin daha dirençli haneler, daha dirençli şehirler ve daha dirençli bir Türkiye hedeflerine önemli katkı sunacağına inandıklarını ifade etti.</p>

<p><img height="900" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-092109-5.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>“Dirençli şehirler bütüncül yaklaşımla mümkün”</strong></p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürü ve DASK Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Erdal Kayapınar, dirençli şehirlerin yalnızca sağlam yapılarla değil; doğru planlama, doğru yer seçimi, güçlü altyapı, etkin koordinasyon ve bilinçli toplum anlayışıyla inşa edilebileceğini söyledi.</p>

<p>Kayapınar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın <strong>“Yaşanabilir çevre, afetlere hazır, kimlikli ve akıllı şehirler”</strong> vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, güvenli şehirler oluşturma hedefi ile DASK'ın deprem kaynaklı ekonomik kayıpları azaltmaya yönelik çalışmalarının birbirini tamamlayan iki önemli unsur olduğunu ifade etti.</p>

<p><img height="900" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-092109-6.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Deprem gerçeğini değiştiremeyiz, ancak etkilerini azaltabiliriz"</strong></h2>

<p>DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ise konuşmasında afetlere karşı dayanıklılığın sadece afet sonrasında gösterilen müdahale kapasitesiyle ölçülemeyeceğini belirterek risklerin önceden doğru yönetilmesi ve kurumlar arasındaki güçlü koordinasyonun önemine dikkat çekti.</p>

<p>25 yıldır Türkiye'nin deprem riskine karşı finansal dayanıklılığını güçlendirmek amacıyla faaliyet gösteren DASK’ın bugün yaklaşık 11,6 milyon yürürlükte poliçeye ulaştığını ve kuruluşundan bu yana yaklaşık 42 milyar liralık hasar ödemesi gerçekleştirdiğini ifade eden Akın, kurumun yalnızca hasar ödeyen bir yapı değil, afet risk yönetimi sisteminin en önemli bileşenlerinden biri haline geldiğini söyledi. Akın, “Deprem gerçeğini değiştiremeyiz. Ancak birlikte çalışarak depremin ekonomik ve toplumsal etkilerini azaltabilir, toplumumuzu geleceğe daha güvenle hazırlayabiliriz,” ifadesini kullandı.</p>

<p><img height="1600" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-092109-1.jpeg" width="900" /></p>

<p><strong>BTSO’dan sürdürülebilir ve güvenli üretim hamlesi</strong></p>

<p>Marmara Bölgesi’nin Türkiye’nin üretim merkezi olarak taşıdığı stratejik öneme dikkat çeken BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, bölgenin aynı zamanda deprem açısından da en riskli bölgelerin başında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Başta Bursa olmak üzere Marmara Havzası için doğru mekânsal planlamanın ertelenemez bir gereklilik olduğunu ifade eden İbrahim Burkay, “Bursa ve içinde yer aldığı Marmara Bölgesi, Türkiye ekonomisinin kalbidir. Bu devasa üretim havzasında önce can güvenliğini sonra da üretim alanlarımızı güvence altına almak, doğru ve stratejik bir mekânsal planlamayla mümkündür. Geçmişten bugüne edindiğimiz deneyimler, afet risklerine karşı hazırlıklı olmanın sanayimiz için en temel gereksinim olduğunu gösteriyor. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda TEKNOSAB ekosistemi içinde hayata geçirdiğimiz KOBİ OSB projesi, tam da bu ihtiyaca yanıt veren vizyoner bir modeldir. Şehir içindeki konut alanlarında, apartman altlarında kısıtlı imkanlarla üretim mücadelesi veren imalatçı firmalarımızı bu güvenli ekosisteme dahil ediyoruz. Böylece hem mahalle aralarındaki fiziki baskıyı ortadan kaldırarak hemşerilerimize güvenli yaşam alanları sunuyor hem de sanayicimize uluslararası standartlarda, afet riskinden uzak planlı bir altyapı sağlıyoruz. Bu projemizin öncü bir rol üstleneceğine inanıyorum,” dedi.</p>

<p><img height="1600" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-092109-4.jpeg" width="900" /></p>

<p><strong>“Afet yönetimi disiplinler arası bir yaklaşımla yürütülmeli”</strong></p>

<p>Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, afet yönetiminin tek bir kurumun ya da sektörün çalışmasıyla değil, disiplinler arası bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Afet yönetiminde, Valimiz Sayın Erol Ayyıldız’ın liderliğinde ve devletimizin 2020 yılından bu yana kriz yönetiminden risk yönetimine geçen afet yaklaşımı doğrultusunda, her ilde İl Risk Azaltma Planı İzleme Komisyonu oluşturuldu. Bursa’da da bu komisyonun çalışmalarını Valimizin liderliğinde sürdürüyoruz,” dedi.</p>

<p>2024 yılından itibaren Bursa’daki İRAP toplantılarını daha sistemli olarak ele aldıklarını ifade eden Altun, “Bu çalışmaları yalnızca dosya üzerinde bırakmadan, ilçelerimizi de kapsayacak biçimde yürütüyoruz. İl Risk Azaltma Planı içerisinde DASK’ı da afet yönetimi sisteminin önemli halkalarından biri olarak değerlendiriyoruz,” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/dasktan-bursada-deprem-risk-yonetiminde-guc-birligi-mesaji</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-092109.jpeg" type="image/jpeg" length="47958"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TSB Başkanı Ahmet Yaşar'dan DASK Bursa Buluşması'nda afet sigortası vurgusu]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/tsb-baskani-ahmet-yasardan-dask-bursa-bulusmasinda-afet-sigortasi-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/tsb-baskani-ahmet-yasardan-dask-bursa-bulusmasinda-afet-sigortasi-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından düzenlenen Bursa Paydaş Buluşması kapsamında sektör temsilcileriyle bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından düzenlenen <strong>Bursa Paydaş Buluşması</strong> kapsamında sektör temsilcileriyle bir araya geldi.</p>

<p>Toplantıda konuşan Yaşar, Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülke olduğunu belirterek, afetlere karşı finansal dayanıklılığın güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. DASK'ın, afetlerin ardından hayatın yeniden normale dönmesinde stratejik bir güvence mekanizması olduğuna dikkat çeken Yaşar, sigorta sisteminin afet risklerinin yönetimindeki kritik rolünü anlattı.</p>

<p><img height="1536" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-09-at-172101-1.jpeg" width="1310" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zorunlu Afet Sigortası'nın yalnızca deprem riskini değil; sel, taşkın, fırtına, dolu, heyelan ve orman yangını gibi iklim kaynaklı afetleri de kapsayan daha bütüncül bir güvence yapısına geçiş açısından önemli bir adım olduğunu ifade eden Yaşar, bu yaklaşımın Türkiye'nin COP31 sürecinde öne çıkaracağı iklim direnci, afetlere uyum ve sürdürülebilir finansman hedefleriyle de doğrudan örtüştüğünü söyledi.</p>

<p>Ahmet Yaşar, Türkiye Sigorta Birliği olarak daha dirençli haneler, daha dirençli şehirler ve daha dirençli bir Türkiye hedefi doğrultusunda tüm paydaşlarla iş birliği içinde çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/tsb-baskani-ahmet-yasardan-dask-bursa-bulusmasinda-afet-sigortasi-vurgusu</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-09-at-172101.jpeg" type="image/jpeg" length="38790"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi, eksperler için uygulama esasları hazırladı]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/tobb-sigorta-eksperleri-icra-komitesi-eksperler-icin-uygulama-esaslari-hazirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/tobb-sigorta-eksperleri-icra-komitesi-eksperler-icin-uygulama-esaslari-hazirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sigorta Eksperleri İcra Komitesi Başkanı Ahmet Nedim Erdem, trafik sigortası konusunda yapılan son düzenlemelere ilişkin, sigorta eksperlerine yönelik uygulama esasları hazırlandığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sigorta Eksperleri İcra Komitesi Başkanı Ahmet Nedim Erdem, trafik sigortası konusunda yapılan son düzenlemelere ilişkin, sigorta eksperlerine yönelik uygulama esasları hazırlandığını bildirdi.<br />
Erdem, 1 Temmuz'da yürürlüğe giren trafik sigortasına yönelik düzenlemelere ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Uygulamanın yalnızca teknik bir mevzuat değişikliği olmadığını, aynı zamanda hak sahiplerinin gerçek zararlarının adil, objektif ve hızlı şekilde karşılanmasını amaçlayan önemli bir sistem dönüşümü olduğunu belirten Erdem, uzun yıllardır değer kaybı hesaplamaları konusunda farklı yöntemler uygulanmasının, farklı tazminat tutarlarının ortaya çıkmasına ve çok sayıda hukuki uyuşmazlığa neden olduğunu aktardı.</p>

<p>Erdem, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından yürürlüğe konulan yeni düzenleme konusunda, tüm eksperler nezdinde uygulama birliği sağlandığına işaret ederek "Hasar ve değer kaybı, aynı anda hesaplanacak. Yeni sistem kapsamında sigorta eksperi, aracın fiziksel hasarını, onarım yöntemini, değişen ve onarılan parçaları, önceki hasar durumunu, aracın genel teknik özelliklerini yerinde inceleyerek, hasar raporunu düzenleyecek ve aynı süreç içinde araçta oluşan değer kaybını da hesaplayacak. Böylece, değer kaybı hesaplaması, hasardan bağımsız ikinci bir süreç olmaktan çıkmış oldu. Teknik incelemeye dayanan hasar tespitiyle, bütünleşik bir ekspertiz sürecine dönüştü." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ahmet Nedim Erdem, bu düzenlemenin işlem sürelerini kısaltacağını, gereksiz başvuruları ortadan kaldıracağını ve uyuşmazlıkların önemli ölçüde azalmasına katkı sağlayacağını vurguladı.</p>

<h2>"Hak sahipleri gerçek değer kaybı tazminatına hızlıca kavuşacak"</h2>

<p>TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi tarafından, yeni sistemin ülke genelinde aynı standartlarla uygulanabilmesi amacıyla kapsamlı teknik çalışmalar yapıldığına dikkati çeken Erdem, yeni uygulamayla birlikte eksperlerin sorumluluğunun yalnızca hasarın tespitiyle sınırlı olmayacağını, araçta meydana gelen ekonomik değer kaybının bilimsel ve teknik esaslara göre gerekçeli olarak hesaplanmasını da kapsayacağını belirtti.</p>

<p>Erdem, İcra Komitesi tarafından hazırlanan uygulama esaslarıyla gerçek zarar ilkesinin nasıl uygulanacağı, teknik inceleme kriterleri, değer kaybı hesaplama yöntemi, raporlama standartları ile hesaplamalarda esas alınacak objektif verilerin de ayrıntılı şekilde belirlendiğini ve tüm sigorta eksperlerine duyurulduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi Başkanı Erdem, şunları kaydetti:</p>

<p>"Ayrıca konuya ilişkin mesleki eğitim faaliyetleri düzenlendi. Bu çalışmalar sayesinde, Türkiye genelinde görev yapan sigorta eksperleri ortak teknik standartlar çerçevesinde hesaplama yapacak, hak sahipleri de teknik, objektif, adil ve gerçek değer kaybı tazminatına hızlıca kavuşacaklar. Hiçbir sigorta eksper, telefonla arayarak değer kaybı tahsil edeceğini söylemez, vekaletname istemez, dava açılması için yönlendirme yapmaz ve tazminat tahsil edeceğini vadetmez. Vatandaşlarımızın bu tür girişimlere kesinlikle itibar etmemeleri ve gerekli durumlarda ilgili resmi mercilere başvurmalarını önemli hatırlatmak isterim."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/tobb-sigorta-eksperleri-icra-komitesi-eksperler-icin-uygulama-esaslari-hazirladi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-9e2453b65c982a72dff5e6d9260b2ea1.jpg" type="image/jpeg" length="55084"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aksigorta Mobil ile konut hasar dosyaları daha hızlı sonuçlanıyor]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/aksigorta-mobil-ile-konut-hasar-dosyalari-daha-hizli-sonuclaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/aksigorta-mobil-ile-konut-hasar-dosyalari-daha-hizli-sonuclaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müşterilerinin hayatını kolaylaştıran uygulamaları hayata geçiren Aksigorta, Aksigorta Mobil üzerinden konut hasar dosyalarına özel olarak devreye aldığı yeni takip yapısıyla muallak dosyalarda eksper rapor sürelerini kısaltarak hasar süreçlerinde hız ve verimliliği artırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigortacılık hizmetlerini dijital kanallar üzerinden bütüncül bir yapıyla sunan Aksigorta Mobil; hasar süreçlerinden sağlık hizmetlerine, konum bazlı çözümlerden yapay zekâ destekli dijital asistana kadar uzanan geniş hizmet yelpazesiyle kullanıcılarına hızlı, kolay ve kapsamlı bir deneyim sağlıyor. Bu yaklaşımın bir parçası olarak geliştirilen yeni sistem, konut hasar süreçlerinde takibi güçlendirerek operasyonel akışın daha etkin yönetilmesine katkı sunuyor.</p>

<p>Bekleyen konut hasar dosyalarının raporlama sürecini düzenli olarak izleyen bu yapı sayesinde, eksper raporlarının tamamlanma süreci daha yakından takip ediliyor. Olası gecikmeler erken aşamada tespit edilerek hızlı aksiyon alınabiliyor; böylece dosyalar daha hızlı ilerlerken süreç daha düzenli ve öngörülebilir bir yapıya kavuşuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sistemle birlikte hasar süreçlerinin her adımı daha görünür, daha izlenebilir ve daha akıcı hale gelirken; sigortalılar için belirsizliklerin azaldığı, daha şeffaf ve güven veren bir deneyim sunuluyor.</p>

<p><img class="" height="2560" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/1783579751-zeynep-eroktem.jpeg" width="1711" /></p>

<p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan <strong>Aksigorta Müşteri Hasar Yönetimi ve Hukuk Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Eröktem</strong>, şunları söyledi: <em>“Aksigorta olarak hasar yönetimini, müşterilerimizin bize en çok ihtiyaç duyduğu anlarda sunduğumuz kritik bir deneyim alanı olarak görüyoruz. Bu doğrultuda süreçleri daha görünür, izlenebilir ve öngörülebilir hale getiren çözümler geliştiriyoruz. Konut hasar dosyalarına özel olarak devreye aldığımız bu takip yapısı ile hem süreçleri hızlandırmayı hem de müşterilerimize daha şeffaf ve güven veren bir deneyim sunmayı hedefliyoruz.”</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/aksigorta-mobil-ile-konut-hasar-dosyalari-daha-hizli-sonuclaniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/1783579740-eksper-muallak-bulten-gorseli.jpg" type="image/jpeg" length="15025"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Artan savaş riski sigorta maliyetlerini yükseltti, küresel piyasalarda dengeler değişti]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/artan-savas-riski-sigorta-maliyetlerini-yukseltti-kuresel-piyasalarda-dengeler-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/artan-savas-riski-sigorta-maliyetlerini-yukseltti-kuresel-piyasalarda-dengeler-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD/İsrail-İran Savaşı'nın Orta Doğu'da yarattığı jeopolitik gerilim, yalnızca enerji piyasalarını değil, deniz taşımacılığı ve sigorta sektörünü de doğrudan etkiledi. Özellikle Hürmüz Boğazı'nda tanker trafiğinin aksaması ve savaş riskinin yükselmesiyle birlikte gemi sigorta primleri önemli ölçüde artarken, küresel piyasalarda enflasyon beklentileri ve tahvil faizleri üzerinde de baskı oluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD/İsrail-İran Savaşı'nın Orta Doğu'da yarattığı jeopolitik gerilim, yalnızca enerji piyasalarını değil, <strong>deniz taşımacılığı ve sigorta sektörünü de doğrudan etkiledi.</strong> Özellikle <strong>Hürmüz Boğazı'nda tanker trafiğinin aksaması ve savaş riskinin yükselmesiyle birlikte gemi sigorta primleri önemli ölçüde artarken</strong>, küresel piyasalarda enflasyon beklentileri ve tahvil faizleri üzerinde de baskı oluştu.</p>

<p>Yılın ilk yarısına enflasyonun gerileyeceği ve merkez bankalarının faiz indirimlerine başlayacağı beklentisiyle giren küresel piyasalar, <strong>ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve Tahran'ın misillemeleriyle</strong> yön değiştirdi. Bölgesel çatışmanın enerji arzını tehdit etmesi, petrol fiyatlarını yukarı taşırken, <strong>artan savaş ve nakliyat sigortası maliyetleri de küresel ticaret üzerinde ilave baskı yarattı.</strong></p>

<p>Uzmanlar, özellikle Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerleri için uygulanan <strong>savaş riski sigortalarının (War Risk Insurance)</strong> primlerinde yaşanan artışın, taşımacılık maliyetlerini yükselttiğine dikkat çekiyor. Bu durumun enerji fiyatlarına yansımasıyla birlikte küresel enflasyon beklentileri de yeniden yükselişe geçti.</p>

<h3><strong>Faiz indirimi beklentileri yerini şahin politikalara bıraktı</strong></h3>

<p>Enerji ve sigorta maliyetlerindeki yükselişin enflasyonist baskıları artırması, merkez bankalarının para politikası beklentilerini de değiştirdi.</p>

<p>Savaş öncesinde piyasalarda <strong>ABD Merkez Bankası'nın (Fed)</strong> yıl içinde iki faiz indirimi yapacağı fiyatlanırken, çatışmaların ardından bu beklenti tamamen tersine döndü. Piyasalar artık Fed'in yıl sonuna kadar faiz artırabileceğini öngörüyor.</p>

<p>Bu gelişmeler doğrultusunda ABD'nin 5 yıllık tahvil faizi yaklaşık <strong>50 baz puan artışla yüzde 4,23'e</strong>, 10 yıllık tahvil faizi ise <strong>yüzde 4,47'ye</strong> yükseldi.</p>

<h3><strong>Avrupa'da enerji ve sigorta maliyetleri ECB'yi harekete geçirdi</strong></h3>

<p>Orta Doğu'daki gerilim Avrupa'da da enerji arzına ilişkin endişeleri artırdı. Artan enerji fiyatları ve buna bağlı yükselen lojistik ile sigorta maliyetleri enflasyon görünümünü bozarken, <strong>Avrupa Merkez Bankası (ECB)</strong> uzun süren bekleyişin ardından faiz artırma kararı aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ECB, geçen ay politika faizlerini <strong>25 baz puan artırarak Eylül 2023'ten bu yana ilk faiz artışını</strong> gerçekleştirdi. Banka, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik risklerin enflasyon üzerindeki etkisini kararın temel gerekçeleri arasında gösterdi.</p>

<p>ECB Başkanı <strong>Christine Lagarde</strong>, küresel ekonomide risklerin daha dengeli hale geldiğini belirterek, "Enflasyon cininin yeniden şişeden çıkmasına izin vermeyeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>Sigorta maliyetleri küresel ticaretin yeni risk başlıklarından biri</strong></h3>

<p>Uzmanlar, savaş dönemlerinde yalnızca petrol fiyatlarının değil, <strong>nakliyat ve savaş riski sigortalarının da küresel ticaret maliyetlerini belirleyen temel unsurlar haline geldiğine</strong> dikkat çekiyor. Özellikle enerji taşımacılığında yükselen sigorta primleri, navlun fiyatlarını artırırken bunun enflasyon ve para politikaları üzerinde dolaylı etkiler oluşturduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Avustralya merkezli <strong>KCM Trade Global</strong> Baş Piyasa Analisti <strong>Tim Waterer</strong>, petrol fiyatlarının yanı sıra yükselen sigorta maliyetlerinin de enflasyon beklentilerini beslediğini belirterek, petrol fiyatlarında yeni bir yükseliş yaşanması halinde merkez bankalarının daha uzun süre sıkı para politikası uygulamak zorunda kalabileceğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/artan-savas-riski-sigorta-maliyetlerini-yukseltti-kuresel-piyasalarda-dengeler-degisti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-13f0a0dc7fb571a31cac9c51e8cdf8df.jpg" type="image/jpeg" length="74314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SAYILARIMIZ]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/foto-galeri/sayilarimiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/foto-galeri/sayilarimiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sayılarımız</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/foto-galeri/sayilarimiz</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jun 2022 17:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2023/05/mayis-sayisi-1.jpg" type="image/jpeg" length="63227"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
