<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Sigorta Life Dergi</title>
    <link>https://www.sigortalifedergi.com</link>
    <description>Sigortalı Yaşayanların Dergisi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sigortalifedergi.com/rss/soylesi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2021. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 21 May 2026 03:13:01 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/rss/soylesi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Yılmaz'ın kaleminden: Sigorta sektöründe sessiz dönüşüm ve yeni disiplin dönemi]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/ozgur-yilmazin-kaleminden-sigorta-sektorunde-sessiz-donusum-ve-yeni-disiplin-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/ozgur-yilmazin-kaleminden-sigorta-sektorunde-sessiz-donusum-ve-yeni-disiplin-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TOBB Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkan Yardımcısı ve İstanbul Ticaret Odası Sigortacılık Meslek Komitesi Başkanı Özgür Yılmaz, Sigorta Life'a özel yazdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sigorta sektöründe bazı dönemler vardır; değişim açıktır, herkes farkındadır ve yön bellidir. Bir de bazı dönemler vardır ki değişim sessiz ilerler, ancak etkisi çok daha derin olur. Bugün içinde bulunduğumuz süreç, işte bu ikinci gruba girmektedir.</p>

<p>Sektör büyüyor, üretim artıyor, dijitalleşme hız kazanıyor. Ancak bu büyümenin içinde, aynı zamanda sistemin sınırlarının zorlandığı, mesleğin tanımının esnemeye başladığı ve dengelerin yeniden kurulduğu bir dönem yaşanmaktadır.</p>

<p>Son dönemde sahada en çok hissedilen konu, sigortacılığın yalnızca teknik bir faaliyet olmaktan çıkıp yeniden “disiplin” ekseninde ele alınması gerekliliğidir. Çünkü sigortacılık, temelde güven üzerine kurulu bir sistemdir ve bu güven ancak kuralların net olduğu, sorumluluğun açık şekilde tanımlandığı bir yapı ile sürdürülebilir.</p>

<p>Uzun süredir devam eden yetkisiz ekran kullanımı, kayıt dışı aracılık faaliyetleri ve denetim dışı dijital uygulamalar karşısında; sektör olarak yürütülen tespit, değerlendirme ve çözüm odaklı çalışmalar artık somut bir sonuç aşamasına ulaşmıştır. Bu yapıların görmezden gelinmesi, hem sektörün güvenilirliğini zedelemekte hem de mesleğini kurallara uygun şekilde icra eden acentelerin emeğini değersizleştirmektedir. Bu nedenle konu yalnızca mesleki bir başlık değil; sistemin bütününü ilgilendiren yapısal bir risk olarak ele alınmaktadır.</p>

<p>Bu çerçevede, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Sigorta Acenteleri İcra Komitesi olarak yürütülen çalışmalar neticesinde, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu koordinasyonunda başlatılan yeni düzenleme süreci sektör açısından önemli bir dönüm noktasını ifade etmektedir.</p>

<p>Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi altyapısıyla hayata geçirilecek yeni sistem, yalnızca teknik bir güncelleme değil; sigortacılık faaliyetinin sınırlarını yeniden tanımlayan bir yapı ortaya koymaktadır. Artık sigorta şirketi ekranlarına erişim, merkezi doğrulama sistemleri ve e-Devlet entegrasyonu olmadan mümkün olmayacaktır. Yetkisiz erişim, ekran paylaşımı ve üçüncü kişilere kullanım gibi uygulamalar doğrudan tespit edilerek yaptırıma tabi tutulacaktır.</p>

<p>Yeni sistem yalnızca erişimi değil, üretim araçlarını da kapsayacak şekilde tasarlanmıştır. Çoklu teklif ve poliçe üretimi sağlayan robotik yazılımlar akreditasyon sürecine tabi tutulacak, akredite olmayan sistemlerin kullanımı idari ve hukuki yaptırımlarla karşılık bulacaktır. Bununla birlikte internet siteleri, mobil uygulamalar ve çağrı merkezleri üzerinden gerçekleştirilen işlemlerde sigortalı bazlı doğrulama zorunlu hale getirilecek; doğrulama olmaksızın teklif ve poliçe üretimi mümkün olmayacaktır.</p>

<p>Bu düzenlemelerle birlikte sektörde uzun süredir tartışılan gri alanlar ortadan kaldırılacak ve kayıt dışı işlem alanı bırakılmayacaktır. 6 Nisan 2026 itibarıyla başlatılan hazırlık sürecinin ardından, sistemin 6 ila 12 ay içerisinde zorunlu olarak devreye alınması planlanmaktadır.</p>

<p>Bu süreç yalnızca bir kontrol mekanizması değil; aynı zamanda sektörün kendi kendini koruma refleksidir. Yetkisiz faaliyetlere karşı getirilen yaptırımların kapsamı da bu yeni dönemin ciddiyetini açıkça ortaya koymaktadır. İlgili kişi ve kurumlar hakkında idari yaptırımların yanı sıra faaliyet kısıtlamaları, iptaller ve hukuki süreçler gecikmeksizin uygulanacaktır.</p>

<p>Sigortacılık; disiplin, mevzuat ve sorumluluk üzerine kurulu bir meslektir. Bu yapıyı zedeleyen her uygulama yalnızca rekabeti değil, sistemin tamamını etkilemektedir.</p>

<p>Bu noktada bir diğer önemli başlık ise rekabet anlayışında yaşanan dönüşümdür. Son dönemde bazı platformlarda ortaya çıkan, poliçe fiyatı ve komisyon üzerinden şekillenen agresif rekabet modelleri; kısa vadede avantaj sağlıyor gibi görünse de, orta ve uzun vadede sektör dengeleri açısından ciddi riskler barındırmaktadır. Aracısından daha düşük fiyatla poliçe sunulması ya da komisyon iadeleri, yalnızca mesleki yapıyı değil, hizmetin sürdürülebilirliğini de doğrudan etkilemektedir.</p>

<p>Oysa sigortacılıkta değer; satış anıyla sınırlı değildir. Riskin doğru analiz edilmesi, teminat yapısının doğru kurgulanması ve hasar anında sürecin etkin şekilde yönetilmesiyle ortaya çıkan bütüncül bir hizmet anlayışına dayanır. Bu nedenle yalnızca fiyat üzerinden şekillenen bir rekabet modelinin uzun vadede sağlıklı bir zemin oluşturması mümkün değildir.</p>

<p>Sigortacılık sektörü, ekonomik sistem içerisinde yalnızca finansal bir hizmet alanı değil; aynı zamanda toplumsal güvenin sürdürülebilirliğini sağlayan temel yapılardan biridir. Bu yapının sağlıklı işlemesi, güven, şeffaflık ve disiplin ilkelerinin korunmasına bağlıdır.</p>

<p>Son yıllarda hız kazanan dijitalleşme süreci, sektörün iş yapış biçimini köklü şekilde dönüştürmüştür. Teknolojik altyapının gelişmesi, veri analitiğinin yaygınlaşması ve müşteri davranışlarının dijital platformlara kayması, önemli fırsatlar sunarken aynı zamanda mesleki sınırların korunmasını ve yeni risk alanlarının doğru yönetilmesini zorunlu kılmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle dağıtım kanalları ve aracılık faaliyetlerinde bu dönüşüm daha belirgin şekilde hissedilmektedir. Yetkisiz erişim yöntemleri, kontrolsüz ekran kullanımları ve denetim dışı dijital platformlar üzerinden yürütülen faaliyetler; yalnızca teknik bir konu değil, sigortacılığın temelini oluşturan güven ilişkisini zedeleyebilecek yapısal risklerdir.</p>

<p>Bu çerçevede sigorta acenteleri, dönüşüm sürecinde sektörün en kritik unsurlarından biri olmaya devam etmektedir. Acenteler; sigortalının ihtiyacını doğru analiz eden, teminat yapısını doğru kurgulayan ve hasar anında süreci yöneten yapılar olarak hizmet kalitesinin belirleyici unsurlarındandır. Bu rol yalnızca bir satış faaliyeti değil, aynı zamanda sistemin sağlıklı işlemesini destekleyen bir sorumluluk alanıdır.</p>

<p>Rekabetin kaçınılmaz olduğu bir ortamda farklılaşma arayışları doğaldır. Ancak bu farklılaşmanın yalnızca fiyat ve komisyon üzerinden şekillenmesi, sigortacılık hizmetinin doğasıyla uyumlu değildir. Sağlıklı rekabet; teminat kalitesi, doğru bilgilendirme, hizmet sürekliliği ve hasar yönetimi başarısı gibi unsurların birlikte değerlendirildiği çok boyutlu bir yaklaşım gerektirir.</p>

<p>Sigortacılık sektörü çok paydaşlı bir yapıya sahiptir. Sigorta şirketleri, acenteler, brokerler, eksperler, teknoloji firmaları ve kamu otoriteleri arasında kurulacak güçlü iş birliği; yalnızca mevcut sorunların çözümünü kolaylaştırmakla kalmayacak, aynı zamanda sektörün sürdürülebilir bir zeminde ilerlemesini sağlayacaktır.</p>

<p>Bu kapsamda düzenlenen Sigorta İzmir – Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi gibi organizasyonlar, sektörün kendini değerlendirdiği, sahadan gelen sorunların doğrudan ifade edildiği ve ortak vizyonun şekillendirildiği önemli platformlar olarak öne çıkmaktadır. 11–13 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek bu buluşma, sektörün tüm bileşenlerini bir araya getirerek güçlü bir etkileşim zemini sunacaktır.</p>

<p>Önümüzdeki dönem, sigortacılık sektörü açısından bir eşik niteliği taşımaktadır. Bu eşik; kuralların daha net tanımlandığı, denetim mekanizmalarının güçlendiği ve sorumluluk alanlarının daha belirgin hale geldiği yeni bir döneme işaret etmektedir.</p>

<p>Bu süreçte öne çıkacak olanlar; yalnızca hızlı hareket edenler değil, değişimi doğru analiz eden, kendini doğru konumlandıran ve mesleki değerleri koruyarak sürdürülebilir bir yaklaşım benimseyen yapılar olacaktır. Çünkü kalıcılık, hızdan çok istikrarlı duruşla sağlanır.</p>

<p>Sigortacılık en temelde bir güven işidir. Bu güven; kurallarla korunur, sistemle güçlenir ve doğru uygulamalarla anlam kazanır. Bugün yaşanan dönüşüm, sektörün kendi temelini yeniden sağlamlaştırma sürecidir. Bu süreci doğru okuyan ve yön veren yapılar, yalnızca bugünün değil, yarının sigortacılık anlayışında da belirleyici olacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SEKTÖR, SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/ozgur-yilmazin-kaleminden-sigorta-sektorunde-sessiz-donusum-ve-yeni-disiplin-donemi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/04/ozgur-yilmaz.jpg" type="image/jpeg" length="72420"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Ahmet Genç'in kaleminden: Türkiye ekonomisi ve sigorta sektöründe yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/dr-ahmet-gencin-kaleminden-turkiye-ekonomisi-ve-sigorta-sektorunde-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/dr-ahmet-gencin-kaleminden-turkiye-ekonomisi-ve-sigorta-sektorunde-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Hazine ve Maliye Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Ahmet Genç, Sigorta Life için sektöre dair istatistikleri paylaştığı ve önemli analizlerde bulunduğu yazıyı kaleme aldı. Keyifli okumalar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilindiği üzere 2023 yılı sonunda bir “Makroekonomik İstikrar ve Reform Programı” başlatılmıştır. Bu programa kısaca dezenflasyon programı ya da enflasyonla mücadele programı da denilmektedir. Programın aşamaları şu şekilde öngörülmüştür.</p>

<p><strong><u>Birinci Aşama: Eylül 2023 – Eylül 2024</u></strong></p>

<p>Bu dönemde yapılması öngörülen eylemler ve hedefler şu şekilde özetlenmiştir.</p>

<p>- Kural bazlı piyasa ekonomisine dönüş</p>

<p>- Yüksek enflasyonu kontrol altına almak (ödemeler dengesi üzerinde stresten kaçınarak)</p>

<p>- Deprem harcamalarını parasal genişleme olmadan finanse etmek</p>

<p>- Döviz rezervlerini yeniden inşa etmek,</p>

<p>- Koşullu yükümlülükleri azaltmak.</p>

<p>Geriye dönüp baktığımızda bu başlıkların tamamının gerçekleştiğini görüyoruz. Para ve maliye politikalarında yapılan değişikliklerle ve diğer piyasa ekonomisi temelli uygulama değişiklikleri ile kural bazlı piyasa ekonomisine dönüldüğü görülmektedir. Yüksek enflasyonun kademeli olarak düşüşe geçtiği görülmektedir. Deprem harcamalarının finansmanında bir sorun görülmez iken çok ciddi bir parasal genişleme de söz konusu değildir. Döviz rezervlerinde artış olduğu da zaten sürekli yapılan bilgilendirmelerden anlaşılmaktadır. En büyük koşullu yükümlülük kur korumalı mevduatlarda bu dönemde aşağıya doğru gidiş başlamıştır.</p>

<p><strong><u>İkinci Aşama: Eylül 2024 – Aralık 2025</u></strong></p>

<p>Bu dönemde yapılması öngörülen eylemler ve hedefler şu şekilde özetlenmiştir.</p>

<p>- Dezenflasyonun başlangıcı,</p>

<p>- Mali disiplinin (sağlığın) yeniden tesisi,</p>

<p>- Sürdürülebilir bir ödemeler dengesinin başarılması,</p>

<p>- Kur korumalı mevduattan çıkış,</p>

<p>- Dayanıklılığın güçlendirilmesi.</p>

<p>Bu başlıkta yapılması öngörülen eylemlerin de başarıldığı görülmektedir. Aşağıda vereceğim bazı rakamlar bu durumu teyit etmektedir.</p>

<p>2023 yılı sonunda %64,77 olan tüketici enflasyonu 2024 yılı sonunda %44,38’e, 2025 yılı sonunda da %30,89’a inmiştir.</p>

<p>2023 yılı sonunda %-5,1 olan bütçe dengesi/GSYH oranının 2024 yılı sonunda %-4,7’ye, 2025 yılı sonunda %-2,9’a indiği görülmektedir.</p>

<p>Mayıs 2023’te 98,5 milyar dolar olan brüt rezervler Şubat 2026’da 177,5 milyar dolar olmuştur (210 milyar dolara kadar çıkmış, İran savaşı ile bu rakama inmiştir. Rezerv düşüşünün yarısı altın fiyatlarındaki düşüş kaynaklıdır).</p>

<p>Ağustos 2023’te 144 milyar dolar civarında olan kur korumalı mevduat tutarı Mart 2026’da 0,04 milyar dolara düşmüştür. Diğer bir ifadeyle tamamen sona ermiştir.</p>

<p>2023 yılı sonunda %-3,6, 2024 yılı sonunda %-1,0 olan cari işlemler dengesi/GSYH 2025 yılı sonunda %-1,9 (Hazine ve Maliye Bakanlığı verileri 30 milyar dolar cari açık gösteriyor, bazı kaynaklarda 25 milyar dolar geçiyor bu durumda %-1,5 oluyor) olarak gerçekleşmiştir.</p>

<p><strong><u>Üçüncü Aşama: Ocak 2026 ve Sonrası</u></strong></p>

<p>Bu dönemde yapılması öngörülen eylemler ve hedefler şu şekilde özetlenmiştir.</p>

<p>- Güvenilir, şeffaf ve geleceğe dönük politikaları sürdürmek,</p>

<p>- Tek haneli enflasyon,</p>

<p>- Bütçe açığının GSYH’nın %3’ü veya daha aşağısına çekilmesi,</p>

<p>- Ödemeler dengesi açığının GSYH’ya oranının %1 veya daha aşağıya çekilmesi,</p>

<p>- Yapısal reformlarla verimliliği ve rekabet gücünü artırmak.</p>

<p>2026 yılının Nisan ayına gelmiş bulunuyoruz. Maalesef ABD-İsrail İran savaşı çıkmıştır. Savaş durumu, Hürmüz Boğazı ile ilgili sorunlar bizim programın gidişatını nasıl etkileyecek sorusu herkesin aklındadır. Bu konuda Hazine ve Maliye Bakanı Sn. Mehmet Şimşek’in açıklamalarını özetle vermek istiyorum. Haber 7’den aldığım haberler şu şekilde;</p>

<p><strong><em>“Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Ekonomi Zirvesi'nde açıklamalarda bulundu.</em></strong></p>

<p><strong><em>Bakan Şimşek "Herkesin kafasında savaşın bölgesel Türkiye'ye yansımalarından bahsetmek istiyorum. Meydan okumalar, krizler bu bölgenin aşikar olduğu konular. Bu şok, büyük bir şok. Geçmişe oranla bugünkü savaşın enerji piyasalarına etkisi çok büyük. Hürmüz Boğazı önemli bir geçiş noktası. Bu şokun büyüklüğünün farkındayız.</em></strong></p>

<p><strong><em>Geçmiş benzer şoklarla karşılaştırıldığında petrol fiyatlarındaki artışın oldukça yüksek olduğunu görebilirsiniz." dedi.</em></strong></p>

<p><strong><em>"ATEŞKES KIRILGAN"</em></strong></p>

<p><strong><em>"Kırılgan bir ateşkes var"</em></strong><strong><em> diyen Şimşek "Piyasalar bu kırılganlığı yansıtıyor. Ateşkes devam etse dahi etkileri devam edecek. Geçen seneki şokları programımızla atlattık. Program rüştünü ispatladı. Türkiye göreceli olarak, burada daha dayanıklılık arz edecek bir ülke. Enerjide bağımlılığımız neredeyse yok denecek kadar az." ifadesini kullandı.</em></strong></p>

<p><strong><em>"DAYANIKLILIĞIMIZ YÜKSEK"</em></strong></p>

<p><strong><em>Şimşek "Bizim makro ekonomik şoklara olan dayanıklılığımız daha yüksek. Reel kurda önemli bir şok yaşansa bile, faizlerde artış yasansa bile bugün itibarıyla Türkiye'nin kamu borcunun milli gelire oranı bu şoklara hassasiyeti geçmişe göre çok daha düşük. Kırılganlığı yönetilebilir görüyoruz. Biz bu şoku en az zararla atlatabileceğiz. Ülkemizi yeniden güçlü bir şekilde konumlandırabileceğiz. Piyasa tepkisine bakacak olursak Türkiye'nin olumlu yönde farklılaştığını gösterebiliriz. Borsa İstanbul gelişmekte olan ülkeler endeksine göre daha iyi bir performans gösterdi." dedi.</em></strong></p>

<p><strong><em>"DEZENFLASYONUN RAYINDAN ÇIKMASINI ÖNLEYECEĞİZ"</em></strong></p>

<p><strong><em>Uzun süredir devam eden dezenflasyon sürecine ilişkin olarak Şimşek "Piyasanın sağlıklı bir şekilde işlemesi için gerekeni yapacağız, dezenflasyon programının rayından çıkmasını engelleyeceğiz. Şimdi programın üçüncü aşamasındayız, maalesef şokla başladı, bu bir miktar süresini uzatır, ama program hedeflerimizden bizi saptırmaz." değerlendirmesinde bulundu.</em></strong></p>

<p><strong><em>"TÜM ETKİLER YÖNETİLEBİLİR"</em></strong></p>

<p><strong><em>Cari açık konusundaki endişeleri gideren Şimşek "Cari açık için öngörülen yüzde 1,5’in altındaki seviyenin yaklaşık 1 puan yukarı gelmesi, büyümenin yüzde 4 hedefinden 0,5–1 puan aşağı sapması ve bütçe açığının yüzde 3,5 hedefinin sınırlı şekilde aşılması olası. Ancak kritik nokta şu: Tüm bu etkiler yönetilebilir. Programın yönünü değiştirecek değil, süresini uzatacak nitelikte. Dolayısıyla mevcut şok, sonuç almamızı geciktirebilir; fakat programın temel çerçevesini bozmaz." dedi.”</em></strong></p>

<p>Sayın Bakanın yaptığı açıklamalar; Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın web sayfasında yer alan ve kamuya açık olan <strong>“War, Oil and the Turkish Economy?”</strong> isimli sunumda yer alan <strong><u>daha ayrıntılı analizler tarafından da desteklenmektedir</u></strong>. Kişisel görüşüm de, ciddi bir analize dayanan bu sunum ve açıklamalar yönündedir. Yine kişisel ümidim de bu savaşın sürmemesi, ateşkes ve sonrası kalıcı bir barışın olması, bölgedeki ve dünyadaki tüm ekonomik aktivitelerin eskisinden daha canlı biçimde devam etmesidir.</p>

<p><strong>Sigorta sektörünün Türkiye ekonomisindeki rolünü ve büyüme potansiyeli</strong></p>

<p>Sigortacılığın yalnızca ülkemiz ekonomisinde değil tüm dünya ülkeleri ekonomilerinde çok yönlü fonksiyonları vardır.</p>

<p>Sigorta her şeyden önce bireylerin karşı karşıya oldukları risklerin gerçekleşmesi durumunda bir tazmin mekanizması sağlar. Bu da bireylerin ekonomik geleceklerini güvence altına alır. Hastalık, işsiz kalma, sakat kalma, ölüm vb. bireysel riskler hep sigorta (kamusal sigortalar ya da özel sigortalar) tarafından teminat altına alınır.</p>

<p>Firmaların faaliyetlerinin devamında da sigortanın büyük rolü vardır. Muhtelif rizikoların gerçekleşmesi halinde faaliyetleri durma noktasına gelebilecek olan işletmeler sigorta sayesinde faaliyetlerine devam imkanı kazanırlar.</p>

<p>İnsan hayatının devam ettirilmesinde en kritik role sahip olan gıdanın üretilmesinde ve tarımsal faaliyetlerin devamında da sigorta çok önemli bir rol üstlenir.</p>

<p>Deprem, sel, fırtına gibi katastrofik risklerin neden olduğu hasarların giderilmesinde de sigorta ön plandadır. Sigortanın bir başka işlevi de, uzun vadeli birikim oluşturulması ve bu birikimlerin uzun vadeli yatırımlara yönlendirilerek ülke kalkınmasına fayda sağlamasıdır.</p>

<p>Birikimli hayat sigortaları ve annuite uygulamaları ile bireylere ikinci bir emeklilik imkanı da sigorta vasıtası ile sağlanmaktadır. Sigortanın çok önemli bir başka işlevi de ülkelerin ödemeler dengesine olumlu katkı sağlamasıdır.</p>

<p>Türkiye’de de sigorta sistemi yukarıda bahsettiğim işlevleri yerine getirmektedir. Kamu sosyal güvenlik sistemine ilave olarak özel sağlık sigortası ve tamamlayıcı sağlık sigortası sistemlerimiz mevcuttur.</p>

<p>Tarımda devlet destekli tarım sigortaları hem bitkisel ürünlerde hem de hayvancılıkta muhtelif risklere karşı teminat sağlamaktadır. Doğal Afet Sigortaları Kurumu meskenler için deprem rizikosuna karşı teminat sağlamaktadır. Sigorta şirketlerimiz katastrofik risklere karşı teminat vermektedirler.</p>

<p>Özel Riskler Yönetim Merkezi vasıtasıyla piyasada teminat bulunamaması durumuna karşı tedbirler geliştirilmekte ve çözüm üretilmektedir.</p>

<p>Hayat sigortalarındaki birikimler, 2003 yılında Bireysel Emeklilik Sistemi (BES)’nin başlamasıyla büyük ölçüde buraya kaymıştır. Bugün BES’te ortaya çıkan çok önemli miktardaki (2 trilyon TL civarı) birikimin orta ve uzun vadeli yatırımlara yaptığı katkı önemlidir. Bu noktada annuite düzenlemelerinin acilen yapılması ve bu sistemin gerçek anlamda bir tamamlayıcı emekliliğe dönüştürülmesi şarttır.</p>

<p>Yıllardır ülkemizde sigorta potansiyelinin yüksek olduğunu ifade ediyoruz. Bu yorumlar özellikle düşük penetrasyon nedeniyle yapılıyor. Bugün geldiğimiz noktada artık potansiyelden konuşmak yerine bu potansiyeli nasıl harekete geçirebiliriz konusunu konuşmalıyız. Kanaatimce bu potansiyelin harekete geçirilebilmesi için şunlar yapılmalıdır;</p>

<p>- Bilinç ve farkındalık artırıcı çalışmalarda vites büyültmek (hem kamu hem sektör birlikte çalışacak),</p>

<p>- Bireylere ve firmalara uygun (tailor made) ürünler sunmak (bu görev sigorta şirketlerine düşmektedir),</p>

<p>- Sektöre olan güveni sarsıcı hususlardan kaçınmak,</p>

<p>- Teminat bulunamayan rizikolarla ilgili sorunların çözümü konusunda hem kamu otoritesinin hem de sektör oyuncularının daha fazla gayret göstermesi,</p>

<p>- Zorunlu sigortalar ile sorumluluk sigortalarında yaşanan sorunların çözüme kavuşturulması,</p>

<p>- Sigorta şirketleri için piyasaya giriş ve piyasadan çıkışların sigortacılığın gelişmiş olduğu ülke örneklerine göre düzenlenmesi ve uygulanması.</p>

<p>- Tüm mevzuatın taranarak sadeleştirilmesi (bu konuda 2013 yılında bir çalışma başlatılmıştı). Olabildiğince deregulasyona gidilmesi.</p>

<p>- Mutlaka bir “İkinci Nesil Reform Programı” yapılması. 2004-2014 yılları arasında “Birinci Nesil Reform Programı” tamamlandı. Bu program ile mevzuat altyapısı ve kurumsal altyapı tamamlandı. Şimdi acilen bu İkinci Nesil Reform Programı’nın hazırlanarak icraya konulması sektörün gelişimini hızlandıracaktır.</p>

<p><strong>Deprem başta olmak üzere afet risklerine karşı sigorta sisteminin güçlendirilmesi adına yeni düzenlemeler </strong></p>

<p>Bildiğiniz üzere, meskenler için Zorunlu Deprem Sigortası düzenlemesi 1999 yılında çıkarıldı ve uygulaması 2000 yılında başladı. Tüm dünyada sigorta sistemlerinin büyük felaketlerden sonra oluşturulduğu gibi bizde de 1999 yılında yaşadığımız, birer büyük felaket olan iki deprem sonrası düzenleme yapıldı.</p>

<p>Yıllar içerisinde bu sigorta yaygınlaştı. 2011 yılında meydana gelen Van Depremi’nde Van’da penetrasyon yalnızca %7 veya %9 idi. 2023 yılında meydana gelen büyük Kahramanmaraş Depremlerinde ise bu oran %55’e çıkmıştı. Bu çok önemli bir gelişmedir. Dünyanın hiçbir yerinde %100 penetrasyon yoktur. Bu nedenle gelinen nokta küçümsenmemelidir.</p>

<p>Zorunlu Deprem Sigortasında penetrasyonun istikrarlı biçimde artmasında, zaman içerisinde bu sigortanın kontrol edildiği işlemlerin (tapu işlemleri, su aboneliği, elektrik aboneliği gibi) artırılması önemli bir rol oynamıştır.</p>

<p>Geçen zaman içerisinde ortaya çıkan küçük ya da orta ölçekli depremlerde yapılan tazminat ödemelerine ilave olarak DASK en büyük ödemesini 2023 Kahramanmaraş Depremlerinde yaptı. Bu depremler için yapılan tazminat ödemeleri 40 milyar TL’ye ulaşmıştır. Diğer bir ifadeyle DASK bu ilk büyük sınavını başarıyla geçmiştir. 650 bine yakın dosya incelenmiş, hasar ve tazminat süreci tüm olumsuz şartlara rağmen olabilecek en kısa sürede tamamlanmıştır. Reasürörler de üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmişlerdir.</p>

<p>DASK’ın zorunlu deprem sigortasına ilave olarak sel, fırtına, heyelan vb. bazı katastrofik risklere de teminat vermesi konusu 3-4 yıldır çalışılıyor. Bu konuda medyada çok sayıda haber yapıldı. Ancak henüz resmi olarak nihai bir taslak kamuoyuna açıklanmadı.</p>

<p>Ülkemizde zaman zaman yaşanan sel ve fırtına olaylarında ciddi hasarlar meydana gelmektedir. Ayrıca bu yeni düzenleme çerçevesinde yangının, ev eşyalarının ve orman yangınlarının da kapsama alınıp alınmayacağı tartışılıyordu. Kişisel kanaatim, orman yangınlarının mutlaka kapsama alınması, buna karşılık yangına karşı sigorta ile ev eşyalarının sigortalanması kısmının sektöre bırakılması yönündedir. Bir kamu kuruluşu olan DASK’ın işlevinin ağırlıklı olarak kamusal olması daha uygundur. Bu çerçevede deprem, sel, fırtına, heyelan ve orman yangınlarından oluşan bir kamusal sigorta teminat sistemi makul olacaktır.</p>

<p>Bu yeni sistemin de Zorunlu Deprem Sigortası’nda olduğu gibi Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) bünyesinde yürütülmesi, konunun bütünlüğü açısından isabetlidir. DASK 2000 yılından bu yana 26 yıllık bir deneyime sahiptir. Elbette bu yeni sistemin sigortalama süreci, hasar tazmin süreci, finansal boyutunun takibi, tarifelerinin belirlenmesi, reasürans programının oluşturulması ve icrası daha karmaşık ve büyük çaplı olacaktır. Sağlayacağı faydalar da o ölçüde büyük olacaktır.</p>

<p>Bu noktada kişisel önerim; yapılacak düzenlemelerde yalnızca sigorta yapma boyutunun değil, <strong>“risk azaltma”</strong> boyutunun da göz önünde bulundurulması ve bu hususta ilgili kurumlar arasında işbirliğinin sağlanmasıdır. İncelediğim bazı başka ülkeler katastrofik havuz örneklerinde riskin azaltılmasında başarılı olan havuzların sürdürülebilirliğinin daha fazla olduğu görülmüştür.</p>

<p><strong>BES (Bireysel Emeklilik Sistemi) tarafında katılımı artırmak için yeni adımlar </strong></p>

<p>Bu konuda da yine son 3-4 yıldır “Tamamlayıcı Emeklilik” adı altında çalışmalar yapıldığı konusu basında çok defa işlendi. Burada da resmi olarak kamuoyuna açıklanmış bir taslak mevcut değildir.</p>

<p>Dünyada genel olarak emeklilik sistemleri üç basamak üzerinden yürümektedir. İstisnai olarak 4 veya 5 basamaklı olan ülkeler olsa da esas olan bu üç basamaktır.</p>

<p>- Birinci Basamak: Kamu emeklilik sistemi (bizdeki SGK- SSK, Bağ Kur, Emekli Sandığı gibi),</p>

<p>- İkinci Basamak: İşyeri bazlı özel emeklilik (İngiltere’deki Auto-Enrollment sistemi gibi),</p>

<p>- Üçüncü Basamak: Gönüllük özel emeklilik (bizdeki gönüllü BES gibi).</p>

<p>Bizde şu anda birinci basamak mevcut, üçüncü basamak mevcut, ikinci basamak mevcut değil. 2017 yılında başlatılan işyeri bazlı Otomatik Katılım Sistemi ikinci basamak olarak düşünüldü. Ancak uygulamadaki bazı eksiklikler nedeniyle tam olarak ikinci basamak haline gelemedi. Bu nedenler aşağıdaki gibi özetlenebilir:</p>

<p>- Sisteme kayıt otomatik, çıkış isteğe bağlı, ancak çıkışı engelleyici ciddi hiçbir müeyyide yok. Yalnızca sistemde iki ay kalmadan çıkarsa alacağı 1000 TL’den mahrumiyet cezası var ki bu ceza genel olarak caydırıcı olmamıştır.</p>

<p>- Başka ülke örneklerinde işveren katkısı var bizde yok. Bu da ciddi bir çıkış nedeni.</p>

<p>- O dönemde incelediğimiz İngiltere modelinde ilk bir ayda çıkılmadığı takdirde artık 55 yaşına kadar çıkış yasak. Bizde her an çıkılabiliyor.</p>

<p>- Sistemin takibini EGM (Emeklilik Gözetim Merkezi) yapıyor. Oysa bu sistem işyeri bazlı bir sistem ve işyerleri ile ilgili kayıtlar SGK’da. O halde sistemin yönetimi ve takibinde sorumlu ve lider kuruluşun SGK olması, emeklilik şirketleri yönüyle takibin de EGM’de olması, sistemin çalışabilmesi için büyük önem arz ediyor.</p>

<p>- Aracılar İngiltere’de komisyonlarını hizmet talep eden kuruluşlardan alıyor. Sigorta veya emeklilik şirketlerinden değil. Bu noktada aracılar da sistemin aksaksız çalışabilmesi için önemli rol üstleniyorlar.</p>

<p>- Küçük işletmeler için ayrı bir yapı öngörülmüş. Onların çalışanlarından daha düşük işletim ücreti alınıyor. Bizde de İngiltere’de olduğu gibi çok sayıda küçük işletme var bu husus göz önünde tutulabilir.</p>

<p>Burada ifade edilmesi gereken bir önemli husus da, ikinci basamağı düzenler iken, birinci basamakla birlikte yeniden değerlendirmemiz gerekiyor. Bütüncül bir bakış açısı olmadığı takdirde parçalı yapılar sorunu tam olarak çözemiyor.</p>

<p>Çok tartışılan devlet katkısı oranının düşürülmesi konusunun biraz abartılı olarak değerlendirildiğini düşünüyorum. Sonuçta devlet desteği tamamen kalkmadı %20 ile devam ediyor. Esas olan bireylerin yatırdığı paraların getiri performanslarıdır. Yatırdığınız paraların enflasyon kadar net getiri sağladığını varsaydığımızda, devletin vereceği katkı size reel bir getiri sağlayacaktır. Devlet katkısı ekstra bir ödemedir. Elbette teşvik edicidir. %30 iyi bir destek idi, ama %20 de iyi bir destek ve katkıdır. Gelecekte de devlet katkısının devam edeceği anlaşılmaktadır. Bu noktada, verilen devlet katkısının da getiri performansı önem arz ediyor. Getiriyi artırmak amacıyla, Devlet katkısının yatırılacağı enstrümanlarda da daha fazla çeşitlilik sağlanabilir.</p>

<p><strong>5- </strong><strong>Tarım sigortaları ve iklim risklerine karşı geliştirilen finansal koruma mekanizmalarını yeterli buluyor musunuz?</strong></p>

<p>Devlet destekli tarım sigortaları ile ilgili yasal düzenleme 2005 yılında yapıldı. 2005 yılında “Tarım Sigortaları Kanunu” TBMM tarafından kabul edilerek yasalaştı. Daha sonra ilgili KHK, yönetmelikler, genel şartlar ve tarifeler çıkarıldı. Kanunun öngördüğü çerçevede tarım Sigortaları Havuzu ilk Yönetim Kurulu atandı. TARSİM A.Ş. kuruldu. İnsan kaynağı altyapısı oluşturuldu. Bilgi işlem altyapısı oluşturuldu.</p>

<p>Kurulun atanmasından yalnızca 5 ay sonra, tüm hazırlık süreçlerinin tamamlanmasının ardından Haziran 2006’da ilk poliçe yazımı gerçekleşti. O dönemde çok sınırlı sayıda ürün ve teminatla işe başlandı. Meyvelerde ana teminat olarak yalnızca dolu teminatı, hayvanlarda çeşitli hastalıklar için teminat vardı ama yalnızca süt sığırları kapsamda idi.</p>

<p>Başlangıçtan yalnızca 6 ay sonra 2007 yılı başında meyveler için doluya ilave olarak don teminatı da uygulanmaya başlandı. Oysa dünyada en iyi örneklerden biri olarak gösterilen İspanya’da sistem başladıktan ancak 8 yıl sonra don teminatı verilebilmişti.</p>

<p>2006 yılı sonundan itibaren her yılsonunda sistem gözden geçirildi, sahadan alınan geri bildirimler değerlendirildi ve gerekli iyileştirmeler yapıldı. Bu iyileştirmeler çerçevesinde;</p>

<p>- Kapsama alınan bitkisel ürün ve meyve türleri çoğaltıldı.</p>

<p>- Kapsama alınan hayvan türleri artırıldı. Büyük baş hayvanlara (mandalar dahil) ilave olarak küçükbaş hayvanlar, kümes hayvanları ilave edildi.</p>

<p>- Seralar kapsama alındı.</p>

<p>- Balık çiftlikleri kapsama alındı.</p>

<p>- Ana teminat olan dolu ve don teminatlarına kuraklık teminatı da eklendi.</p>

<p>- Tali teminatlara ihtiyaca göre ilaveler yapıldı.</p>

<p>Bugün itibarıyla TARSİM’in ürün yelpazesi bir hayli genişlemiş durumdadır. TARSİM’in devlet destekli tarım sigortaları kapsamında üreticilerimize sunduğu temel ürünler şunlardır.</p>

<p><strong><u>Bitkisel Ürünler</u></strong></p>

<p><strong>A. </strong><strong>Bitkisel Ürün Sigortası</strong></p>

<p>- Dolu, fırtına, hortum, yangın, deprem, heyelan, taşıt çarpması, sel ve su baskınının ürünlerde neden olduğu miktar kaybı,</p>

<p>- Dolunun yaş meyve, yaş sebze ve kesme çiçeklerde neden olduğu kalite kaybı,</p>

<p>- Yabani hayvanların (yaban domuzu ve geyik) tarla ürünlerinde, sebzelerde, fidanlarda ve çilekte neden olduğu miktar kaybı,</p>

<p>- Kuşların, ayçiçeği (yağlık), ayçiçeği (çerezlik) ürünleri ile ayçiçeği (sertifikalı tohumluk) ürününün olgunlaşma ve hasat döneminde tabla üzerindeki tohumları yemesi suretiyle ortaya çıkan miktar kaybı,</p>

<p>- Yağmur riskinin, pamuk ve pamuk (sertifikalı tohumluk) ürününde kozaların açılmasından itibaren hasada kadar olan dönemde, açılmış kozalarda neden olduğu miktar kaybı,</p>

<p>- Don riskinin, meyve fidanlarında ve bağ fidanlarında neden olduğu miktar kaybı zararı</p>

<p>- Ayrıca isteğe bağlı olarak alınabilecek ilave teminatlar.</p>

<p><strong>B. </strong><strong>Sera Sigortası</strong></p>

<p>(Çok ayrıntılı olduğu için teminat kapsamına burada yer verilmeyecektir. Örnek olması için yalnızca A. Şıkkında ayrıntı verilmiştir. TARSİM’in web sayfasından bilgi alınabilir).</p>

<p><strong>C. </strong><strong>Köy Bazlı Verim Sigortası</strong></p>

<p>(Çok ayrıntılı olduğu için teminat kapsamına burada yer verilmeyecektir. Örnek olması için yalnızca A. Şıkkında ayrıntı verilmiştir. TARSİM’in web sayfasından bilgi alınabilir).</p>

<p><strong>D. </strong><strong>Gelir Koruma Sigortası</strong></p>

<p>(Çok ayrıntılı olduğu için teminat kapsamına burada yer verilmeyecektir. Örnek olması için yalnızca A. Şıkkında ayrıntı verilmiştir. TARSİM’in web sayfasından bilgi alınabilir).</p>

<p><strong>E. </strong><strong>Temel Sigorta Paketi</strong></p>

<p>(Çok ayrıntılı olduğu için teminat kapsamına burada yer verilmeyecektir. Örnek olması için yalnızca A. Şıkkında ayrıntı verilmiştir. TARSİM’in web sayfasından bilgi alınabilir).</p>

<p><strong><u>Hayvan Hayat Sigortaları</u></strong></p>

<p><strong>A. </strong><strong>Büyükbaş Hayvan Hayat Sigortası</strong></p>

<p>Geniş kapsamlı pakette, süt ve erkek besi sığırları ile mandalar için;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Her türlü hayvan hastalıkları ve gebelik, doğum veya cerrahi müdahale,</li>
 <li>5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’na göre ihbarı mecburi olan hastalıklardan; mavi dil, rift vadisi humması, bulaşıcı sığır plörapnömonisi (contagious bovine pleuropneumonia), enzootik sığır löykozu, geyiklerin epizootik hemorajik hastalığı (EHD), bulaşıcı stomatitis (Veziküler Stomatitis) hastalıkları,</li>
 <li>Her türlü kaza, vahşi hayvan saldırısı, yılan ve böcek sokması,</li>
 <li>Zehirlenmeler,</li>
 <li>Her türlü doğal afetler ve güneş çarpması,</li>
 <li>Yangın veya infilâk,</li>
</ul>

<p>sebebiyle meydana gelen ölümler, zorunlu kesimler, yavru atma ve yavru ölümü sonucu sigortalının doğrudan uğradığı maddi zararlar Tarife ve Talimatlar çerçevesinde sigorta kapsamındadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>B. </strong><strong>Küçükbaş Hayvan Hayat Sigortası</strong></p>

<p>(Çok ayrıntılı olduğu için teminat kapsamına burada yer verilmeyecektir. Örnek olması için yalnızca A. Şıkkında ayrıntı verilmiştir. TARSİM’in web sayfasından bilgi alınabilir).</p>

<p><strong>C. </strong><strong>Kümes Hayvanları Hayat Sigortası</strong></p>

<p>(Çok ayrıntılı olduğu için teminat kapsamına burada yer verilmeyecektir. Örnek olması için yalnızca A. Şıkkında ayrıntı verilmiştir. TARSİM’in web sayfasından bilgi alınabilir).</p>

<p><strong>D. </strong><strong>Su Ürünleri Hayat Sigortası</strong></p>

<p>(Çok ayrıntılı olduğu için teminat kapsamına burada yer verilmeyecektir. Örnek olması için yalnızca A. Şıkkında ayrıntı verilmiştir. TARSİM’in web sayfasından bilgi alınabilir).</p>

<p><strong>E. </strong><strong>Arıcılık Sigortası</strong></p>

<p>(Çok ayrıntılı olduğu için teminat kapsamına burada yer verilmeyecektir. Örnek olması için yalnızca A. Şıkkında ayrıntı verilmiştir. TARSİM’in web sayfasından bilgi alınabilir).</p>

<p><strong>F. </strong><strong>İpek Böceği Sigortası</strong></p>

<p>(Çok ayrıntılı olduğu için teminat kapsamına burada yer verilmeyecektir. Örnek olması için yalnızca A. Şıkkında ayrıntı verilmiştir. TARSİM’in web sayfasından bilgi alınabilir).</p>

<p>Görüldüğü üzere yaklaşık 20 yıl önce sınırlı sayıda teminatla işe başlayan TARSİM, geçen süre içerisinde ürünlerini çok ciddi sayıda ve çeşitte artırmayı başarmıştır. Sürekli olarak da çiftçilerimizin ve ülke ekonomisinin ihtiyaçları doğrultusunda sistemi geliştirmeye devam etmektedir. Tüm dünyada sürekli olarak gelişen sigorta veya teminat modelleri göz önünde bulundurulduğunda elbette uygulamaya konulabilecek ilave finansal koruma mekanizmaları da mevcuttur. Zaten şu anda o mekanizmaların bir kısmını pilot uygulama olarak da olsa TARSİM uygulamaya koymuş durumdadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/dr-ahmet-gencin-kaleminden-turkiye-ekonomisi-ve-sigorta-sektorunde-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/04/ahmet-genc.jpg" type="image/jpeg" length="43608"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ALC Servis Genel Müdürü Mahmut Şevluk, ALC’nin 21 yıllık başarısını anlattı]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/alc-servis-genel-muduru-mahmut-sevluk-alcnin-21-yillik-basarisini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/alc-servis-genel-muduru-mahmut-sevluk-alcnin-21-yillik-basarisini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigorta Life Sohbetleri’nin konuğu ALC Servis Genel Müdürü Mahmut Şevluk oldu. Şevluk, ALC Servis’in 21 yıllık hikayesini, sektördeki yaygın servis ağı ve dijital dönüşüm çalışmalarını anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sigorta Life Sohbetleri’nin konuğu ALC Servis Genel Müdürü Mahmut Şevluk oldu. Şevluk, ALC Servis’in 21 yıllık hikayesini, sektördeki yaygın servis ağı ve dijital dönüşüm çalışmalarını anlattı.</p>

<p><strong>Sektörü tanıyoruz, yıllardır sektördesiniz ama sizi tanımayanlar için hem hikayenizi hem de markalarınızın tarihini ve şu anki konumunu anlatır mısınız?</strong></p>

<p><strong>“ALC’de doğdum, ALC’de büyüdüm”</strong></p>

<p>Şöyle arz edeyim, ailem hariç herkes telefonuna beni ya "ALC Mahmut" ya da "Mahmut ALC" olarak kaydetmiştir. 2007 yılında ALC ailesine işçi danışmanı olarak başladım ve 2013 yılına kadar danışmanlık yaptım. 2013 yılı sonrasında ALC Servis Genel Müdürlüğü’nde Genel Müdür Yardımcısı olarak görevime devam ettim. Yaklaşık yedi-sekiz yıl boyunca bu görevde çalıştım. 2021 yılında da ALC’nin Genel Müdürü olarak göreve başladım. 17 Mart 1990 doğumluyum, evli ve iki çocuk babasıyım. Dolayısıyla ALC’de doğdum, ALC’de büyüdüm diyebilirim. İnşallah önümüzde daha çok yol var, işimizi büyütmeye devam ediyor olacağız.</p>

<p><strong>ALC Servis sigorta sisteminde nasıl bir yer tutuyor?</strong></p>

<p>ALC markası 5 Mayıs 2005 yılında kuruldu. Sektörde satış sonrası hizmetlerde, özellikle mobil parça onarım prosesinde hizmet vermek üzere kurulmuş bir marka. 2013 yılında biz markanın tüm bayi ağını ve marka patentini devraldık. 2013 yılından beri yönetim tamamıyla bizde, yani yaklaşık on üç yıl oldu. Bu zaman zarfı içerisinde ALC markası sadece mobil parça prosesinde değil, hasar onarım, mini onarım ve mobil parça onarımı proseslerinde sigorta sektörüne hizmet vermekte. Tabii bunun yanı sıra periyodik bakım, mekanik onarım ve oto bakım-koruma üzerine de sigortalılara çeşitli hizmetler sunuyor.</p>

<p><strong>“21 yıldır bu markanın yanındayız”</strong></p>

<p>Markamız bu sene 21. yılını kutlayacak. İnşallah Kıbrıs’ta bir bayi toplantısıyla bunu gerçekleştiriyor olacağız, bunun da haberini buradan vermiş olayım. 21 yıldır bu markanın yanındayız. Son üç-üç buçuk sene içerisinde yeni markalar oluşturduk. Şu an toplamda altı grup markamız var: <strong>Türk Asistans, Sovtajyeri, ATC Yazılım, Alcar Filo</strong> ve <strong>ALC Servis</strong>. Bunların kimisi kapalı devre hizmet veriyor, yani sadece bayilerimize ve grup markalarımıza hizmet etmek üzere kuruldu, kimisi de doğrudan bireysele hitap ediyor. Bazı markalarımız da yine sigorta şirketlerinin sigortalılarına hizmet vermek üzere kurulmuş ve büyüyen markalardır.</p>

<p>Ancak ifade ettiğim gibi, ALC 21. yılını kutluyor ve sektörde herkes beni "Mahmut ALC" olarak biliyor. Bu ismi ve markayı koruyup kollamak, bizden sonraki nesillere bırakmak benim yegane görevim. Ben üç kardeşin ortancasıyım, kardeşim endüstri mühendisi, en küçüğümüz ise aktüer. Aile şirketi olduğumuz için büyük amcam Arif Bey’in oğlu da yazılım üzerine lisansını tamamladı ve şu an ATC Yazılım markamızın proje yöneticisi. Onun bir küçüğü yine endüstri, diğeri de aktüer. Takdir edersiniz ki aile şirketleri, sadece para kazanmaktan ziyade kendinden sonra gelen nesillere iş bırakmak üzerine kuruludur.</p>

<p>Ben ALC markasını "genç girişimci" vizyonuyla değerlendiriyorum. Tüccarlar para kazandıkça mutlu olurlar, girişimciler ise başarıyla mutlu olurlar. Biz bu markayı devraldığımızda tek bir servis noktası vardı; bugün ALC Servis’in Türkiye’de 9 şubesi, yurt dışında da Londra ve Kıbrıs olmak üzere 2 şubesi var. Bunun yanı sıra altı grup markası oluştu. En büyük hedefim, bu markayı sürdürülebilir bir şekilde bizden sonraki nesillere bırakmak ve geliştirmektir.</p>

<p><strong>"Değiştirmiyoruz, onarıyoruz, orijinalliği koruyoruz" mottosu nereden çıktı ve markanın merkezine nasıl yerleşti?</strong></p>

<p>2005 yılında kurulan markamız, başlangıçta kendini "küçük hasar uzmanı" olarak konumlandırmıştı. Ancak ALC Servis sadece küçük hasarları yapmıyor, hasar ekosisteminde sigortalılara uçtan uca hasar yönetim hizmeti de veriyor. Dolayısıyla yeni bir mottoya ihtiyacımız vardı. Özellikle 2021 yılında genel müdürlüğümüzü taşıdıktan sonra yönetim kurulu olarak bir karar aldık. "Kurumsal Esnaf" kavramını çok beğenmiştik, çünkü esnaf vizyonunu ve samimiyetini asla kaybetmememiz, müşteriye karşı o duruşu korumamız gerekiyordu ama kurumsal duruşumuzu da her zaman göstermeliydik. Bu vesileyle 2021 yılında <strong>"Değiştirmiyoruz, onarıyoruz, orijinalliği koruyoruz"</strong> mottosuyla yola çıktık.</p>

<p>Peki, bu sigorta şirketlerine nasıl bir fayda sağladı? Sigorta şirketleri, hasar maliyetlerini yönetmek adına parça değiştirmek yerine onarım mantığını çok benimsedi. Özellikle pandemiden sonra yedek parça tedarik sürecinin uzaması ve maliyetlerin artması, buna bağlı olarak ikame araç maliyetlerinin yükselmesi, sigorta şirketlerinin öncelikle onarım yolunu tercih etmesine vesile oldu. Bu da hem zincir servislerin hem de nitelikli onarım yapan firmaların verdiği hizmetin değerini artırdı.</p>

<p><strong>Hasarlı bir aracın servis süreci nasıl işliyor?</strong></p>

<p>Bir sigortalı hasar gerçekleştikten sonra servise başvurduğunda, öncelikle hasarın sigorta kapsamında olup olmadığını anlamak için hasar evrakları istenir. Sonrasında zabıt veya beyan temin edilir ve ilgili sigorta şirketinden sistem üzerinden hasar dosyası açılır. Ardından devletin bağımsız denetçisi olan kıymetli eksperler servisimize gelerek hasar tespiti yaparlar. Tespit sonrası onarım başlar, sigorta şirketi yedek parça tedarik sürecini yönetir ve parçalar servisimize sevk edildikten sonra montaj ve onarım tamamlanır. Kalite kontrolü sağlandıktan sonra araç sigortalıya teslim edilir.</p>

<p><strong>“CRM sürecini titizlikle yürütüyoruz”</strong></p>

<p>Fakat bizim işimiz burada bitmiyor. Aracı teslim ettikten sonra CRM hizmetimiz devreye giriyor. Neticede vermiş olduğumuz bir hizmet var. Türk Ticaret Kanunu gereği yapılan iş iki yıl boyunca garanti kapsamındadır. Hem bu garantinin takibi hem de müşteri memnuniyetini ölçerek hedeflerimizi belirlemek adına bu CRM sürecini titizlikle yürütüyoruz.</p>

<p><strong>Oto hasar onarımında sektörün hala kıramadığı en büyük "ezber" nedir?</strong></p>

<p>Aslında buna sektörün değil de, "sigortalının" kıramadığı ezber diyelim. Neden derseniz; hepimiz araç sahibiyiz, poliçe yaptırıyoruz ama genellikle risk gerçekleştiğinde açıp poliçemize bakıyoruz. Ne satın aldığımızın tam olarak farkında değiliz. Poliçe yaptırırken "en ucuzu olsun" mantığıyla hareket ediliyor ancak bugün kasko prim bedelleri neredeyse trafik priminden daha kritik hale geldi. Sigorta bilincinin tüketici tarafında daha fazla gelişmesi lazım, ne satın aldığını poliçeyi yaptırdığı an kontrol etmeli.</p>

<p><strong>“Sigortalıların poliçe içeriğini mutlaka okumalarını tavsiye ediyorum”</strong></p>

<p>Asistans hizmetleri de buna bağlı. Sigortalı, poliçesinde ikame araç süresini örneğin 2x7 gün mü, süresiz mi? veya diğer detayları hasar anında öğrendiğinde, eğer beklentisi karşılanmazsa mağduriyet ve şikayet oluşuyor. Bu yüzden sigortalıların poliçe içeriğini mutlaka okumalarını tavsiye ediyorum. Bizler sigorta şirketleriyle projeler geliştiriyoruz, bazı projelerde süresiz ikame araç, bazılarında pasta cila veya oto bakım indirimleri gibi avantajlar sunuyoruz. Sigortalı, şirketi tarafından bize yönlendirildiğinde buranın belli bir standartta hizmet verdiğini biliyor. Biz aslında sigorta şirketlerinin de bir nevi sorumluluğunu üstleniyoruz, çünkü "sigortacı hasar anında belli olur" derler. Biz iyi hizmet verirsek sigorta şirketi de müşterisini korumuş olur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hasar onarım süreçlerinde dijitalleşme sizin için ne ifade ediyor?</strong></p>

<p><strong>“Yazılım, bizim geleceğimizi şekillendirecek en önemli husus”</strong></p>

<p>2021 yılından beri genel müdürüm ancak bu markaya en büyük katma değerim nedir diye sorsaydınız "yazılım" derdim. 2013 yılında yönetimi devraldıktan sonra aldığım ilk aksiyon bir yazılım departmanı kurmaktı. 2016 yılında lansmanını yaptığımız <strong>DOST</strong> sistemini şu an tüm Türkiye kullanıyor ve bugüne kadar sistemimiz hiç çökmedi. Yazılım, bizim geleceğimizi şekillendirecek en önemli husustur.</p>

<p>Yaklaşık 6-8 ay önce <strong>ATC Yazılım</strong> adında bir şirket kurduk. Teknopark’ta 170 şirket arasından projemizi sunarak onay aldık. Projemiz, özellikle mobil parça onarım prosesinde karbon salımını azaltmaya, ülke ekonomisine katkı sağlamaya ve geleceğe yeşil bir dünya bırakmaya odaklıdır. Yazılımın bizim için sonu yok, yapay zeka destekli programlarla evrak okumadan süreç yönetimine kadar her aşamayı geliştiriyoruz. İlerleyen süreçte müşteri deneyimini bu dijital altyapıyla daha da farklılaştıracağız.</p>

<p><strong>ALC’nin yaygın servis ağı ve sektördeki konumu nedir?</strong></p>

<p><strong>“Türkiye’nin en yaygın servis hizmet ağı ALC Servis’tedir”</strong></p>

<p>Şu an Türkiye’de 67 franchise ve 9 şube olmak üzere toplam 76 servis noktamız var. Türkiye’nin en yaygın servis hizmet ağı ALC Servis’tedir. Bunu neden hedefledik? Özellikle mini onarım prosesinde sigortalılar lokasyon yakınlığına çok önem veriyor. İstanbul’da trafikten dolayı hesap yapıyoruz ama Anadolu’da insanlar 20 kilometre mesafeyi bile uzak bulabiliyor. Biz şu an 26 sigorta şirketiyle mini onarım projesinde hizmet veriyoruz ve bu alanda en yaygın ağa sahip markayız.</p>

<p>Bu durum sigorta şirketine operasyonel kolaylık sağlıyor. Mini onarım süreçleri ALC gibi asist edilen bir firmaya devredildiğinde, şirketin üzerindeki dosya inceleme ve ödeme planlama yükü kalkıyor. Bizim yükümlülüğümüz hem maliyetlere olumlu katkıda bulunmak hem de memnuniyeti sağlayarak sigortalının bir sonraki yıl poliçesini yenilemesine vesile olmaktır.</p>

<p><strong>Rakiplerinizden farkınız nedir?</strong></p>

<p><strong>“Hasar onarım maliyetlerimiz minimum %30 daha tasarruflu”</strong></p>

<p>Biz "hasar kökenli" bir aileyiz. Hasarın içinden geliyoruz ve ailenin öz kaynaklarından, insan kaynağından maksimum düzeyde faydalanıyoruz. Kendi bünyemizde çok personel yetiştirdik. Yetkili veya özel servislere nazaran hasar onarım maliyetlerimiz minimum <strong>%30 daha tasarruflu</strong>. Yani piyasada 100 bin TL’ye mal olan bir hasar dosyası, ALC Servis’te yaklaşık 70 bin TL civarında sonuçlanabiliyor. En güçlü yanımız bu operasyonel verimliliktir.</p>

<p><strong>Gelecek hedefleriniz nelerdir?</strong></p>

<p><strong>“Hedefimiz bu altı markayı sürdürülebilir kılmak”</strong></p>

<p>ALC, 21 yıldır sektörde olan bir marka. Biz hasar ekosistemini (asistans, yedek parça, yazılım) oluşturduk. Şu an önceliğimiz bu markaları hazmetmek ve operasyonel süreçlerini ATC Yazılım ile daha iyi yönetmek. Şu an için yeni bir şube açma planımız yok, hedefimiz bu altı markayı sürdürülebilir kılmak. Biz tüccar değil girişimciyiz, başarı bizim için itibar ve istikrarı korumakla, yani sürdürülebilirlikle olur. Belki ilerleyen dönemde yeni mottomuz "Sürdürülebilir Tasarruf" olabilir.</p>

<p><strong>Sektöre son mesajınız nedir?</strong></p>

<p><strong>“Sigorta sektöründen beklentimiz farkındalık yaratılmasıdır”</strong></p>

<p>Tüm sektöre ve büyüklerime saygılarımı sunuyorum, onlardan öğrenecek çok şeyimiz var. Sigorta sektöründen beklentimiz farkındalık yaratılmasıdır. Sigorta şirketleri sadece prim üretmeye odaklanmamalı, hasar süreçlerinde ALC gibi sürdürülebilirlik odaklı firmaları daha çok dinlemelidir. 2013 yılında tek bir şubeyken bugün 76 noktaya ulaştık ve bu sistemi yönetecek güçlü bir altyapımız var.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/alc-servis-genel-muduru-mahmut-sevluk-alcnin-21-yillik-basarisini-anlatti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/04/alc-mahmut.jpg" type="image/jpeg" length="40264"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sigorta Life Sohbetleri’nin konuğu AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, oldu]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/sigorta-life-sohbetlerinin-konugu-axa-turkiye-ceosu-yavuz-olken-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/sigorta-life-sohbetlerinin-konugu-axa-turkiye-ceosu-yavuz-olken-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ölken, 2025’in Türk sigorta sektörü için reel büyümenin sağlandığı bir yıl olduğunu belirterek, teknik zarara rağmen finansal karlılıkla sektörün yılı artıda kapatacağını söyledi. AXA Türkiye’nin 90 milyar TL’yi aşan prim üretimiyle sektörden daha güçlü büyüdüğünü vurgulayan Ölken, teknoloji yatırımları ve acente dönüşümüyle 2026’ya hazır olduklarını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Reel büyümenin sağlandığı bir yıl oldu”</strong></p>

<p>2025 yılı bence Türk sigorta sektörü için reel büyümenin sağlandığı, artıların konuşulduğu bir yıl oldu. Sektör, enflasyonun üzerinde bir büyüme sağladı ki bu oldukça kritik bir başarıydı. 2023 sonrasında dünyada oluşan o "sert pazar koşulları" dediğimiz; reasürans arzının azaldığı, teknik sigortacılığın ön plana çıktığı ve risklerin daha yüksek çarpanlarla sigorta edildiği yörüngenin son bulduğu bir yılı geride bıraktık. Ancak veriler, özellikle 2025 yılının ikinci yarısından itibaren rekabetin inanılmaz boyutlara ulaştığını işaret ediyor. Henüz kesin sonuçları görmedik ama elimizdeki dokuzuncu ay verileri, 2025’de teknik zararın olduğu ancak finansal kârın üretildiği bir yıl olacağını gösteriyor.</p>

<p>Türk sigortacılığı; makroekonomik indikatörlere, dünyadaki koşullara ve jeopolitik gelişmelere rağmen faaliyet kârı üretebilen, bu kârın bir miktarını yatırıma yönlendiren, bir kısmını teknik karşılıklarını güçlendirmeye aktaran sağlam bir yapı sergiledi. En önemlisi de bu kârın bir kısmını, sigortalıların satın alma gücünü dikkate alarak fiyatları daha dengeli ve makul seviyelerde tutmak için kullandı.</p>

<p><img height="819" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/03/screenshot-12.png" width="1452" /></p>

<p><strong>“90 milyarı aşan bir prim üretimine ulaştık”</strong></p>

<p>2025’i kapatırken iki unsuru unutmamak lazım: Birincisi, son 10 yılın en şanslı doğal afet yılını yaşadık. Eğer deprem, sel veya dolu gibi büyük bir afet yaşasaydık teknik zarar çok daha derin olurdu. İkincisi ise hâlâ prim bazlı büyüyoruz; yani poliçe adedinden ziyade sigorta bedellerinin artışıyla büyüme sağlıyoruz. Sigortalanma oranlarında ise henüz beklenen o büyük ivmeyi yakalayamadık. AXA Türkiye tarafına bakarsak; biz sektörün 6-7 puan üzerinde, reel bir büyüme sergiledik ve 90 milyarı aşan bir prim üretimine ulaştık. Birleşik rasyosu 100’ün altında, teknik tarafı güçlü ve rezervlerini tamamen pekiştirmiş bir yılı geride bıraktık. Özellikle hayat ve hayat dışı sinerjisini iyi kullanarak pazar payı kazandık. 2025, bizim için teknoloji ve süreç optimizasyonuyla 2026’ya güçlü bir hazırlık yılı oldu.</p>

<p><strong>Hem yerelde hem globalde oluşan rekabet ortamında AXA’yı farklı kılan ne?</strong></p>

<p><strong>“Sahanın sesini dinlemek ve "eli sıcak olmak" bizim için vazgeçilmezdir”</strong></p>

<p>Bizi farklı kılan unsurların başında "sahada olmayı sevmemiz" geliyor. 2025 yılında tüm çalışma arkadaşlarımızla beraber her gün sahadaydık diyebilirim. 9 bölgemiz ve 5 temsilciliğimiz var; 2025 içinde 2 yeni temsilcilik daha açtık ve var olanları desteklemeye devam ediyoruz. Sahanın sesini dinlemek ve "eli sıcak olmak" bizim için vazgeçilmezdir. İşimiz güven vermek ama bir taraftan da hasarınızı ödemek. Bugün hasar süreçlerimiz çok güçlü ve "müşteri NPS'i" kavramını işin kalbine oturtmaya çalışıyoruz.</p>

<p>Müşterilerin davranış ekonomisindeki değişikliklerin sigortaya yansımasını çok hızlı anlamaya gayret ediyoruz. Bunun karşılığında ürün ve hizmetlerde, müşteriyi dinleyerek değişiklikler yapıyoruz. Acentelerimizi de çok iyi dinliyoruz çünkü acentelerin yaşadığı yörünge çok dinamik ve maalesef 2026 sonrasında zorluk derecesinin yükselerek artacağını görüyoruz. Onların sürdürülebilir kılınmasını sağlamak bizim önceliğimiz.</p>

<p><strong>AXA’nın uluslararası bir şirket olması bu rekabette size nasıl bir avantaj sağlıyor? </strong></p>

<p><strong>“130 yıldır bu topraklardayız”</strong></p>

<p>Bu topraklarda 130 yılı aşkındır varız. AXA Türkiye markasıyla taçlanan bu süreçte AXA Grubu, Türkiye’ye her zaman önemli bir sermaye sağladı. 2023 yılında, krizin yoğun olduğu bir dönemde satın alma gerçekleştirdik. Bu, AXA’nın Türkiye’ye olan güveninin sonsuz olduğunun kanıtıdır. Grup, Türkiye’deki sigortacılık modelinin global standartlarla uyumunu takdir ediyor. Biz global bir şirketin Türkiye’deki yöneticileriyiz ve burayı yerel gerçeklere, makroekonomik dengelere uygun yönetiyoruz. Paris’te veya Madrid’deki bir çözümü buraya getirmiyoruz; aksine biz burada geliştirdiğimiz modelleri dünyaya ihraç ediyoruz.</p>

<p><strong>AXA Türkiye’nin global ölçekteki ağırlığı ve sizin uluslararası rollerinizden bahseder misiniz?</strong></p>

<p>AXA Türkiye olarak biz "AXA Afrika ve Türkiye" bölgesinin bir parçasıyız ve bu bölgede açık ara lideriz. Uluslararası pazarların toplam prim ve kârının %25’ini biz oluşturuyoruz. Bununla yetinmiyoruz; her iş kolundaki arkadaşımız global çalışma gruplarının lideri veya sponsoru. Benim de iki önemli rolüm var: Bir tanesi data ve yapay zeka konusunda 17 ülkede danışmanlık yürütüyorum. Yeni olarak da "Müşteri Değeri Yönetimi" konusunda 17 ülkeden sorumlu bir liderlik üstlendim. İyi işler yaptığınızda dünya çapında dikkat çekiyor ve sürdürülebilir oluyorsunuz.</p>

<p><strong>Acente modelleri ve onların geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Dağıtım kanalları nasıl bir dönüşüm geçirmeli?</strong></p>

<p><strong>“Acentelerimizin sadeleşmesi, hantal yapılardan kurtulup teknolojiye adapte olması gerekiyor”</strong></p>

<p>Acentelerimiz için temel reçete büyümektir. 2023-2025 arası yüksek enflasyon ve finansal getiriler sebebiyle bir miktar rehavet oluşmuş olabilir ancak 2026 ve sonrası oldukça tehditli görünüyor. Acentelerimizin sadeleşmesi, hantal yapılardan kurtulup teknolojiye adapte olması gerekiyor. Müşteri veri tabanını yönetmeli ve poliçe adetlerine odaklanmalılar. Türkiye’de bir müşterinin ortalama poliçe adedi 1.30 seviyesinde. AXA olarak biz bu oranı 1.47’den 1.52’ye çıkardık. Bu küçük bir artış gibi gözükse de, 3 milyon müşteriniz varsa 150 binin üzerinde yeni poliçe satışı demektir. Ayrıca dağıtım kanalları arasındaki sağlıksız "komisyon iadesi" rekabetini mesleğin itibarı açısından riskli buluyorum. 7/24 müşterinin yanında olan acentenin hizmet bedelinin bu şekilde değersizleştirilmesi sürdürülebilir değildir.</p>

<p><strong>Hangi ürünlerde büyüme fırsatı görüyorsunuz? Sağlık sigortalarındaki ivme ne durumda?</strong></p>

<p><strong>“Gidilecek çok yolumuz var”</strong></p>

<p>Sağlık branşı hayatımızda hep olacak. Ancak Türkiye’deki tabloya baktığımızda gidilecek çok yolumuz var. Bugün özel sağlık, tamamlayıcı sağlık, grup ve bireysel sigortalı sayılarını topladığımızda yaklaşık 6,5 milyon kişiden bahsediyoruz. 85 milyonluk nüfusumuzu düşündüğümüzde penetrasyonun ne kadar düşük olduğu ortada. Sağlık sisteminin, özel hizmet sağlayıcıları ve sigortacılarla el ele vererek büyüyeceğine inanmalıyız. Burada kritik nokta; sağlık sağlayıcıları ile sigortacıların dengeli ve optimize edilmiş bir maliyet çalışması içinde olmasıdır. Ancak bu şekilde sigortayı tabana yayabiliriz. AXA Türkiye olarak biz bu alanda ürünlerimizi tamamen yeniledik ve son 8 yılda neredeyse 8 kat büyüme kaydederek 1 milyon sigortalı sayısına dayandık.</p>

<p>Tabii sadece sağlıkla bitmiyor; risklerin nitelik değiştirmesinden de bahsetmemiz gerek. Her yıl sonbaharda yayınladığımız AXA Gelecek Riskleri Raporu’nu tüm okurlara tavsiye ederim. Web sitemizde de yer alan bu raporlarda; iklim değişimi, küresel ısınma, pandemi, siber riskler ve jeopolitik risklerin nasıl bir düzlemde ilerlediğini sigortacı perspektifiyle anlatıyoruz.</p>

<p>Dijitalleşen dünyada “Bireysel Siber Sigorta” ürünümüz büyük rağbet görüyor. Evlerimizde bile her şey online iken siber güvenliği bir lüks olmaktan çıkardık. KOBİ’ler için ise acentenin kolay satabileceği, en yüksek bedelli siber korumayı ticari paketlerin içine entegre ettik.</p>

<p>Bir diğer önemli ürünümüz ise deprem bölgesine yönelik geliştirdiğimiz “Parametrik Sigorta” ürünümüzdür. Deprem sonucu finansal kayıpları güvence altına alan bu poliçe, binanızda maddi hasar olmasa bile o bölgede hayat durduğu için ortaya çıkan finansal kayıpları hemen ödeyen bir kimlikte.</p>

<p><strong>Teknolojik yatırımlarınızdan, özellikle "Yaver" projesinden bahseder misiniz? </strong></p>

<p><strong>“YaverGPT ile acentelerimize büyük kolaylık sağlıyoruz”</strong></p>

<p>Yaver bizim için sadece bir proje değil, bir ekosistemdir. Bugün hasar dosyalarımızda eksper raporlarını analiz eden yapay zeka modülümüz %20 verimlilik artışı sağladı. Medikal underwriting süreçlerimizi %25 hızlandırdık. Ayrıca YaverGPT ile acentelerimize müthiş bir kolaylık sağlıyoruz. Acentemiz sistem üzerinden hangi müşterinin hangi ek ürüne ihtiyacı olduğunu ve o müşterinin teklifi kabul etme olasılığını görebiliyor. Veriyi yönetmek, doğru değer koymak ve müşteriye uygun hizmet seviyesini belirlemek başarımızın anahtarıdır.</p>

<p><strong>"Güven" ve "Sadakat" bu değerler AXA Türkiye için ne ifade ediyor?</strong></p>

<p>Güven konusu, aslında sigortacılığın üzerinde tartışılmaması gereken en temel zeminidir. Türkiye, regüle bir pazar; arkamızda güçlü bir kanun koyucu (SEDDK) ve net yönetmelikler var. Biz AXA Türkiye olarak güveni sadece finansal rasyolarla değil, somut verilerle ölçüyoruz: Sermayemiz yeterli mi? Teknik karşılıklarımız yerinde mi? Hasarı ne kadar hızlı ve sürtünmesiz ödüyoruz? Müşteri memnuniyet anketlerimizde pazardan 10-15 puan yukarıda olmamız, 5 üzerinden 4,5'i aşan hizmet skorlarımız bu güvenin telkinidir.</p>

<p>Ancak biz bir adım ileri gittik ve güvenin adını “Empati Güvencesi” olarak yeniden tanımladık. Güven zaten olmak zorunda; biz bunun üzerine "duygu" ve "anlama"yı ekledik. Biz genel müdürlüklerimizde oturarak sahayı okuyamayız. Empati, karşı tarafın ne dediğini gerçekten dinlemek ve ona göre aksiyon almaktır. <a name="_Hlk223418888">Örneğin; sağlık sigortalarında ömür boyu yenileme garantisini 3 yıldan 2 yıla çeken ilk şirketiz. Neden? Çünkü E-Nabız gibi şeffaf sistemler varken, müşteri bilgisini bizimle paylaşıyorsa onu bekletmenin bir anlamı yok. İşte empati budur; müşteriyi ve acenteyi anladığınızı onlara hissettirmektir.</a></p>

<p><img height="820" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/03/screenshot-1-6.png" width="1472" /></p>

<p><a name="_Hlk223418925"><strong>“Biz empati güvencesinin yanına sadakat programlarını koyuyoruz”</strong></a></p>

<p>Sadakat, empati güvencesinin ayrılmaz bir parçasıdır. 20 yıllık bir müşterimize davranış biçimimiz farklı olmalı. Onun bizde yarattığı değeri ölçebilmeliyiz. Eğer sadık bir müşterimiz istisnai bir durumla karşılaştıysa, sistem bunu kişi bazlı inisiyatiflere bırakmadan "otomatik" olarak müşteri lehine çözmeli. Biz empati güvencesinin yanına sadakat programlarını koyuyoruz.</p>

<p><strong>AXA Climate ve sürdürülebilirlik tarafında neler yapıyorsunuz? Tarım sigortaları ve iklim riskleri konusunda nasıl bir yol izleniyor?</strong></p>

<p><strong>“Bu birikimlerin korunması geleceğe olan borcumuzdur”</strong></p>

<p>AXA Climate akademimizle Türkiye’de gıdaya erişim sorununa karşı dikey, susuz ve organik tarım projelerine maddi destek sağlıyoruz. 90 milyar TL’lik prim üretimimizin yaklaşık 3 milyar TL’si "Yeşil Prim"den geliyor. Deniz altındaki mercanların karbon salınımını absorbe etme gücünü keşfettikçe biyoçeşitliliği ve su altı kültürel mirasını korumayı önceliklendirdik.</p>

<p>Ayrıca AXA Grubu, dünyada sosyal sorumluluk alanında destekleyeceği üç bölgeden biri olarak Türkiye'yi seçti. Bu kapsamda Hatay’da depremde yok olan kültürel mirasın yeniden inşası için finansal kaynak sağlayacağız. İklim krizi kapımızda; 2026'nın ilk iki ayında 2025 toplamından fazla afet hasarı aldık. Bu birikimlerin korunması geleceğe olan borcumuzdur.</p>

<p><img class="" height="532" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/03/sigorta-life-sayi-66-1.jpeg" width="365" /></p>

<p><strong>Sizi en çok mutlu eden 3 şey nedir?</strong></p>

<p>Birincisi, ailemdeki huzur; bu benim için vazgeçilmezdir. İkincisi, "iyi olma hali"; yani bardağın her zaman dolu tarafından bakabilmek. Bu benim için bir yaşam tarzı. Üçüncüsü ise AXA; bu yoğun tempoda bu kurumda yarattığımız değer ve geleceğe dönük adımlarımız benim mutluluk hayallerimin bir parçası.</p>

<p><strong>Toteminiz var mı?</strong></p>

<p>Çok iyi bir Beşiktaşlıyım ama totemci değilim. Beşiktaş benim için bir tutku; sosyal hayatımın büyük bir kısmını spora ve kulübüme ayırabiliyorum.</p>

<p><strong>AXA'nın voleybola katkıları ve sizin şahsi spor tutkunuz nasıl birleşiyor?</strong></p>

<p>Eğer bugün cesaretli, mücadeleci ve sabırlı bir yöneticiysem, bunu spora borçluyum. Voleybol camiası bana çok şey öğretti, şimdi bu borcu olimpiyat komitesi ve federasyondaki görevlerimle geri ödüyorum. Kurumumuzda 300 gönüllü ile yürüttüğümüz projeler de bu "iyi olma hali" vizyonumuzun bir parçası. Gönüllülük ve sosyal sorumluluk bu bütünün temelidir.</p>

<p><strong>Yapmaktan en hoşlanmadığınız şey ne?</strong></p>

<p>Yapmaktan en hoşlanmadığım şey, uyumak. Çünkü uyuduğum her an hayattan bir şeyler kaçırıyormuşum gibi geliyor. Üniversite yıllarımda da böyleydim. Sabah 07.00’de Kadıköy çarşısında esnafla beraber hayatın içinde olma heyecanı bende hâlâ taze. Sokakta dolaşmayı, gözlem yapmayı, camdan bakarak hayatı seyretmeyi uyumaya her zaman tercih ederim.</p>

<p><strong>Yaz mı, Kış mı?</strong></p>

<p>Yaz ve bahar.</p>

<p><strong>Dinlenmeli mi, Aktiviteli mi?</strong></p>

<p>Kesinlikle bol aktiviteli.</p>

<p><strong>Dijital mi, Analog mu?</strong></p>

<p>Hibrit.</p>

<p><strong>Zaman Yolculuğu?</strong></p>

<p>Geçmişten feyz alarak geleceğe doğru koşmak.</p>

<p><strong>Yetenek?</strong></p>

<p>Sanatsal özelliklerle doğmayı isterdim.</p>

<p><strong>Son Yemek?</strong></p>

<p>Herhangi bir deniz ürünü.</p>

<p><strong>Başka bir zihin?</strong></p>

<p>Bir köpeğin zihninde yaşayıp dünyayı o sadakat ve pozitiflikle görmeyi çok merak ediyorum. O sevilme ve uyumlanma duygusu gerçekten muazzam bir bilinmezlik.</p>

<p><strong>Son mesajınız nedir?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu mesleği çok severek yapıyorum. Sigortacılık çok kutsal ve önemli bir iş. Geleceğe güvenle bakmak ve geceleri biraz daha rahat uyumak için sigorta ekosistemini gündeminize alın. Sektör sizi bekliyor, AXA Türkiye her zaman yanınızda.</p>

<h2><a href="http://Röportajı izlemek için tıklayın.... " rel="nofollow"><span style="background-color:#bdc3c7">Röportajı izlemek için tıklayın....</span></a></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/sigorta-life-sohbetlerinin-konugu-axa-turkiye-ceosu-yavuz-olken-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/03/yavuz-olken-manset-ozel-rop-001jpg.jpeg" type="image/jpeg" length="63094"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ali Gülcan: Broker lisansına sahip bir teknoloji şirketiyiz]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/ali-gulcan-broker-lisansina-sahip-bir-teknoloji-sirketiyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/ali-gulcan-broker-lisansina-sahip-bir-teknoloji-sirketiyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[3 milyon üzeri müşteri, 4,5 milyon poliçe, 50’ye yakın iş ortağı ile Türkiye’nin en geniş dağıtım ağına sahip broker şirketi olduklarını söyleyen Sigortayeri Genel Müdürü Ali Gülcan, “Kısa vadede hedefimiz 100 iş ortağına ulaşmak” diyor. Sigortayeri’ni ‘broker lisansına sahip bir teknoloji şirketi’ olarak adlandırdıklarını da kaydediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aktif Bank ekosisteminin insurtech markası Sigortayeri, 3 milyon üzeri müşteri, 4,5 milyon poliçe, 50’ye yakın iş ortağına sahip. Önümüzdeki süreçte büyümesini sürdürecek olan şirketin planlarını Sigortayeri Genel Müdürü Ali Gülcan ile konuştuk.</p>

<p><strong>Sigortayeri’ni tanıyabilir miyiz?</strong></p>

<p>Aktif Bank ekosisteminin insurtech markası Sigortayeri, Türk sigorta sektöründe çoklu dağıtım kanalı ile çalışan tek sigorta ve reasürans brokeri olma özelliği taşıyarak 2013’te faaliyete geçti. Hem perakende hem de kurumsal alanda hizmet veren Sigortayeri olarak kurulduğumuz günden bu yana; teknolojik altyapımız, 360 derece iletişim kanallarımız ve yenilikçi yaklaşımımızla online, mobil ve çağrı merkezi satış kanallarımızla geniş kitlelere ulaşmaya devam ediyoruz. 20 yıllık tecrübemizle toplamda 3 milyon üzeri müşteri, 4,5 milyon poliçe, 50’ye yakın iş ortağı ile Türkiye’nin en geniş dağıtım ağına sahip broker şirketiyiz. Kısa vadede ise hedefimiz 100 iş ortağına ulaşmak. Buna ek olarak 30’un üzerinde sigorta şirketiyle çalışıyoruz.</p>

<p><strong>Türkiye’de dijital sigortacılığın geleceğini nasıl görüyorsunuz?</strong></p>

<p>Kurulduğumuz ilk günden bu yana teknolojik altyapımızla inovatif bir şirketiz. Biz kendimizi broker lisansına sahip bir teknoloji şirketi olarak adlandırıyoruz. Verimizi detaylı analiz edip, dağıtım kanallarımızın süreçlerini buna göre düzenliyoruz. Bu yıl yapay zekâ destekli ‘Poliçelerim AI’ projemizle Smarti Awards’tan ödül kazandık. Sigortayeri’nden satın alınan sigorta poliçeleri için yapay zekâ ile konuşma özelliği sayesinde poliçe kapsamı, teminatlar ve detaylar anlık olarak sorup yanıtını öğrenilebiliyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Dijital sigorta satın alımında en çok zorlanılan noktalar neler? Siz burada nasıl bir yol izliyorsunuz? </strong></p>

<p>Otomotiv, konut ve sağlık poliçeleri için insurtech platformları kusursuz deneyim yaşatmaya başladı. Bizler de yerinde ve anında sigorta ihtiyacını karşılamak misyonuyla yürüttüğümüz iş ortaklığı modelimizi; 2025’te birçok kurumu ekleyerek genişlettik. Hizmet, perakende ve finansal kanallarda kendi trafiğini yaratmış satışçılara platformumuz ile çözüm sunuyor, son tüketicinin ihtiyacına yönelik ürünleri sigorta şirketleriyle birlikte tasarlayarak sunuyoruz. Amacımız, artı değer yaratacak bir müşteri yolculuğu tasarlamak. Sadece sigorta şirketleri ile müşteri arasında köprü kuran bir sigorta aracısı değiliz. Sigorta bilincini ülke genelinde artırmak ve hem müşteri hem de iş ortakları tarafında tüm paydaşlarımıza değer sunan bir marka olmak, ana misyonumuz.</p>

<p><strong>“Kampanyalarımız artarak devam edecek”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Insurtech platformları sigorta ürünlerine ulaşımı kolay hale getirirken, dileyen herkes 7 gün 24 saat, ihtiyaç halinde mobil cihazlarından dakikalar içerisinde poliçesini satın alabilir. Rekabette her geçen gün yükselme trendi içerisinde olduğumuzu, müşterilerimizden ulaşan teşekkür ve tavsiye geri bildirimlerinden anlayabiliyoruz, bu da bizi mutlu ediyor. 2026’da kampanyalarımızın artarak devam edecek ve sadakat programı çalışmalarına odaklanacağız.”</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> Sigorta Life dergi iş birliği ile yayınlanan Capital Dergisi ocak sayısı Sigorta ve Bes özel eki</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/ali-gulcan-broker-lisansina-sahip-bir-teknoloji-sirketiyiz</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2024/03/ali-gulcan-04.jpg" type="image/jpeg" length="94680"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mahmut Şevluk: 2026 büyüme ve dönüşüm yılı olacak]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/mahmut-sevluk-2026-buyume-ve-donusum-yili-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/mahmut-sevluk-2026-buyume-ve-donusum-yili-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın ALC Servis için büyüme ve teknolojik dönüşüm yılı olacağını söyleyen ALC Servis Genel Müdürü Mahmut Şevluk, “Elektrikli araç hizmetleri ve ADAS kalibrasyon çözümleri için teknolojik yatırımlar yapacağız ve hasar takip süreçlerini uçtan uca dijitalleştiren yeni mobil uygulama ve yapay zekâ çözümlerini hayata geçireceğiz” diyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Araç hasar onarım ve bakım hizmetleri zinciri olarak 20 yıldır faaliyette olan ALC Servis, 63 ilde, 74 servis merkezi ile hizmet veriyor. 2026 hedefi ise servis sayısını 81’e çıkarmak. ALC Servis Genel Müdürü Mahmut Şevluk, yeni planlarını ve yatırımlarını anlattı:</p>

<p><strong>ALC Servis’i sektörde farklı kılan noktalar neler?</strong></p>

<p>ALC Servis, 20 yılı aşkın köklü bir geçmişe sahip, Türkiye’nin en büyük, en yaygın ve en güvenilir bağımsız araç hasar onarım ve bakım hizmetleri zinciri. Bizi sektörde farklı kılan temel unsur, hizmet yaklaşımımızın merkezinde yer alan “Değiştirmiyor, Onarıyoruz – Orijinalliği Koruyoruz” felsefesi. Araçların değerini koruyarak, hasar süreçlerini hem çevreci hem de ekonomik bir anlayışla yönetiyoruz. Türkiye genelindeki eşsiz yaygınlığımız, tüm lokasyonlarda sunduğumuz tek tip yüksek kalite standardı, dijitalleşmiş hasar takip sistemimiz ve güçlü sigorta şirketi iş birliklerimiz, ALC Servis’i sektörün lider ve güvenilir çözüm ortağı konumuna taşıyor.</p>

<p><strong>Kaç ilde, kaç servis merkeziyle hizmet veriyorsunuz?</strong></p>

<p>Bugün itibarıyla 63 ilde, 74 servis merkezi ile hizmet veriyoruz. Bu geniş hizmet ağı sayesinde Türkiye’nin neresinde olursa olsun sigortalılarımıza hızlı, standart ve güvenilir hizmet sunabiliyoruz. Servis ağımız, özellikle erişimi zor bölgelerde dahi güçlü bir operasyonel kabiliyet sağlayarak sigortacılık sektörüne önemli bir avantaj yaratıyor. 2026 hedefimiz ise servis sayımızı 81’e çıkarmaktır.</p>

<p><strong>“Değiştirmiyor, Onarıyoruz — Orijinalliği Koruyoruz” prensibinizden bahseder misiniz?</strong></p>

<p>Bu prensip yalnızca bir slogan değil, operasyonel yapımızın ana stratejisi. Temel amacımız, parçayı değiştirmek yerine onararak aracın fabrika çıkışındaki orijinalliğini korumak. Bu yaklaşımın sağladığı avantajlar; çevresel fayda, maliyet avantajı, istihdama katkı, hızlı süreç ve kalite. ALC Servis, sektördeki teknolojik dönüşümü yakından takip eden ve sürekli kendini geliştiren vizyoner bir yapıya sahip. 2026 hedeflerimiz arasında, elektrikli araçlara yönelik özel bakım ve onarım altyapısının tamamlanması, ADAS sistemlerinin kalibrasyonu için yeni teknolojik yatırımların yapılması ve bu hizmetleri tüm müşterilerimize yüksek standartlarda sunmak var.</p>

<p><strong>2026 yılı için planlarınız neler?</strong></p>

<p>2026, ALC Servis için büyüme ve teknolojik dönüşüm yılı olacak. Başlıca hedeflerimizi üç başlıkta topladık. Birincisi servis merkezi sayımızı artırarak Türkiye genelinde erişimimizi yüzde 99’un üzerine çıkarmak. Özellikle kritik bölgelerde yeni açılımlar planlanmak. İkincisi elektrikli araç (EV) hizmetleri ve ADAS kalibrasyon çözümleri için teknolojik yatırımlar yapmak. Üçüncüsü ise hasar takip süreçlerini uçtan uca dijitalleştiren yeni mobil uygulama ve yapay zekâ çözümlerini hayata geçirmek.</p>

<p><strong>ALC Servis’in sunduğu başlıca hizmetler</strong></p>

<p>ALC Servis, araç sahiplerinin ve sigorta şirketlerinin tüm ihtiyaçlarını tek çatı altında karşılayan kapsamlı bir hizmet yelpazesi sunuyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>-Mini Onarım n Hasar Onarımı</p>

<p>-Mobil Onarım n Dolu Hasarı Onarımı</p>

<p>-Oto Bakım &amp; Mekanik Bakım</p>

<p>-Car Care (Detaylı Araç Bakımı)</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> Sigorta Life dergi iş birliği ile yayınlanan Capital Dergisi ocak sayısı Sigorta ve Bes özel eki</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/mahmut-sevluk-2026-buyume-ve-donusum-yili-olacak</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/11/alcservismahmut.png" type="image/jpeg" length="86013"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fahri Uğur: Kişiselleştirme odaklı bir yaklaşımı benimsiyoruz]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/fahri-ugur-kisisellestirme-odakli-bir-yaklasimi-benimsiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/fahri-ugur-kisisellestirme-odakli-bir-yaklasimi-benimsiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sompo Sigorta, 2025’i güçlü bir ivmeyle tamamladı. Büyüme stratejilerinin merkezinde güçlü bir saha yapılanması, çeşitlendirilmiş ve kişiselleştirilmiş ürün yaklaşımı bulunduğunu söyleyen Sompo Sigorta Genel Müdürü Fahri Uğur, “Oto sigortalarında liderliğimizi korurken, kurumsal ürünlerde ve TSS’de de büyümeyi hedefliyoruz” diyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2025’i güçlü bir büyümeyle tamamlayan Sompo Sigorta, 2026’da da bu ivmeyi sürdürmeyi hedefliyor. “Tüm ürün ve hizmet portföyümüzde kişiselleştirme odaklı bir yaklaşımı benimsiyoruz” diyen Sompo Sigorta Genel Müdürü Fahri Uğur, yeni dönem planlarını anlattı.</p>

<p><strong>2025 nasıl bir yıl oldu?</strong></p>

<p>2025, güçlü büyüme performansı sergilediğimiz bir yıl oldu. Operasyonel süreçlerimizi esnekleştirirken kaynak kullanımımızı daha verimli yönetmeye odaklandık. Piyasalardaki dalgalanmaların etkisini azaltmak için de hem iç süreçlerde disiplinli bir planlama yürüttük hem de müşteri tarafında beklentilere hızlı uyum sağlayan bir yaklaşım izledik. Bu adımlar sayesinde 2025 boyunca dengeli ve kontrollü bir büyüme yakaladık. Yılın 10 ayında prim üretimimizi yüzde 56 artırarak sektör ortalamasının üzerinde bir büyüme yakaladık. Müşteri tabanımızı da önemli ölçüde genişlettik; 2024 yılı başında 2,2 milyon olan müşteri sayımızı 2024 sonunda 2,7 milyona, 2025 yılı itibarıyla ise 2,9 milyona çıkardık. Acente ağımızda da dikkate değer bir büyüme gerçekleştirdik: 2024 yılı başında 3 bin civarında olan acente sayımızı, 2025 Ekim sonu itibarıyla 6 binin üzerine çıkardık. Bu göstergeler, 2025 için belirlediğimiz temel büyüme ve erişim hedeflerine başarıyla yaklaştığımızı ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Son dönemdeki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son dönemde tüm ürün ve hizmet portföyümüzde kişiselleştirme odaklı bir yaklaşımı benimsiyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaçlarına göre şekillenen fiyatlama yapıları, farklı risk profillerine uygun ürün tasarımları ve hasar süreçlerinde kişiye özel hizmet adımları, bu dönemin en önemli odak alanları arasında yer alıyor</p>

<p><strong>Yeni dönem hedefleriniz neler?</strong></p>

<p>Büyüme stratejimizin merkezinde güçlü bir saha yapılanması ve çeşitlendirilmiş ürün yaklaşımı bulunuyor. Acente ağımızı genişleterek tüm illerde sahadaki erişim ve müşteri temas gücümüzü artırıyoruz. Oto sigortalarında mevcut liderliğimizi korurken, kurumsal ürünlerde ve tamamlayıcı sağlık sigortasında (TSS) büyümeyi hedefliyoruz. Bu yaklaşım hem portföy dengemizi güçlendiriyor hem de sürdürülebilir büyüme stratejimizle uyumlu bir yapı sunuyor. Son 2-3 yıl içerisinde poliçe adetleri, müşteri adetleri ve ciro anlamında iyi bir momentum yakaladık. Müşteri ve çalışan bağlılığından şikâyet oranlarındaki azalmaya kadar her alanda pozitif bir gelişim gözlemliyoruz. Bütün amacımız bu momentumu devam ettirmek.</p>

<p><strong>“Teknolojiye yatırım, insana yatırım” kültürü</strong></p>

<p>“Sompo Sigorta’yı sektörde farklı konumlandıran temel unsur, teknoloji yatırımlarımızı insan odağıyla aynı stratejik çerçevede buluşturan bütünsel yaklaşımımız. ‘Teknolojiye yatırım, insana yatırım’ anlayışı bizim için şirket kültürünün ayrılmaz bir parçası. Müşteri deneyiminden operasyonel süreçlere kadar tüm alanlarda teknoloji destekli çözümler geliştirirken, insan kaynağımızı en büyük gücümüz olarak görmeye devam ediyoruz. Bu denge, sunduğumuz hizmetin kalitesini ve sürdürülebilirliğini önemli ölçüde artırıyor.”</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> Sigorta Life dergi iş birliği ile yayınlanan Capital Dergisi ocak sayısı Sigorta ve Bes özel eki</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/fahri-ugur-kisisellestirme-odakli-bir-yaklasimi-benimsiyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/02/fahri-ugur-1.jpg" type="image/jpeg" length="92677"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nihal Asker: Yerli teknoloji çözümlerine yatırımlara devam edeceğiz]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/nihal-asker-yerli-teknoloji-cozumlerine-yatirimlara-devam-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/nihal-asker-yerli-teknoloji-cozumlerine-yatirimlara-devam-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[RS Holding, kendini sigorta-otomotiv-asistans kesişiminde teknolojiyle güçlenen lider bir çözüm ortağı olarak konumlandırıyor. Yapay zekâ destekli hasar süreçleri ve dijital sağlık ürünlerinin 2026’da öne çıkacağını ifade eden RS Holding CEO’su Nihal Asker, “Yerli teknoloji çözümlerine talep artıyor, biz de bu alanlarda yatırımlara devam edeceğiz”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 şirketi ve 1.200 kişilik ekibiyle Türkiye’nin entegre hasar-asistans-teknoloji alanlarında öne çıkan şirketlerden biri olan RS Holding, üç grup altında topladığı alanlarda sinerjiyi büyütecek. RS Holding CEO’su Nihal Asker, yeni planlarını anlattı.</p>

<p><strong>RS Holding’i anlatır mısınız?</strong></p>

<p>RS Servis ile başlayan yolculuk bugün 15 şirketi ve 1.200 kişilik ekibiyle Türkiye’nin entegre otomotiv-asistans-teknoloji ekosistemlerinden biri hâline gelen bir başarı hikâyesi. Bugün hem genişleyen hizmet yelpazemiz hem de güçlü kurumsal yapımızla insanı ve teknolojiyi merkeze alan bir holding olduk. RS Holding olarak şirketlerimizi RS Otomotiv Grubu, Tur Asistans Grubu ve Destech Teknoloji Grubu olarak üç ana markada topladık. Amacımız; her alanda uzmanlaşmayı artırmak, müşterinin ihtiyacına daha net karşılık vermek ve grup içi sinerjiyi büyütmek.</p>

<p><strong>Bugün nasıl bir operasyon yapısına sahipsiniz?</strong></p>

<p>Türkiye genelinde geniş bir hizmet ağımız var. Kendi hizmet noktalarımızın yanı sıra geniş bir bayı ağı ve tedarikçi ağına sahibiz. Operasyonlarımızı etkili şekilde yönetebilmek adına bazı hizmetlerimizi yönetirken merkezî bir koordinasyon yapısı ile çalışıyoruz. Her markamız kendi ekibinin uzmanlığıyla çalışıyor; bu da bizi hem operasyonel hem teknik olarak güçlü bir yapıya kavuşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2025 nasıl geçti? 2026’da hangi fırsatları görüyorsunuz?</strong></p>

<p>2025, büyümeyi düzenlediğimiz ve geleceğe hazırlandığımız bir dönemdi. RS 5.0 yapılanmamızla grubu daha evik ve sürdürülebilir hâle getirdik. Teknoloji yatırımlarımız hızlandı, satın almalarla stratejik alanlarımız güçlendi. Artık büyümemizi sadece hacimle değil, verimlilik, kalite ve müşteri deneyimiyle tanımlıyoruz. Yapay zekâ destekli hasar süreçleri ve dijital sağlık tarafındaki ürünler 2026’da öne çıkacak. Yerli teknoloji çözümlerine yönelik artan talepler bizleri bu yöndeki çalışmalara yönlendiriyor, biz de bu alanlarda yatırım yapmaya devam edeceğiz.</p>

<p><strong>Uzun vadeli vizyonunuz nedir?</strong></p>

<p>RS 5.0 vizyonu; sürdürülebilir dijitalleşme, insan odaklılık ve teknolojiyle büyüyen bir yapıyı ifade ediyor. Kendimizi sigorta-otomotiv-asistans kesişiminde teknolojiyle güçlenen lider bir çözüm ortağı olarak konumlandırıyoruz. Kendi dijital altyapısını üreten ve sigorta sektörüne teknoloji çözümleri sunan bir yapı olma hedefindeyiz.</p>

<p><strong>“Kadın çalışanları artıracak eğitim ve mentorluk planlıyoruz”</strong></p>

<p>“Teknik alanlara kadın katılımını artıracak eğitimler ve mentorluk programları planlıyoruz. Kadın istihdamını artırmayı sadece sosyal bir sorumluluk değil, kurum kültürümüzün bir parçası olarak görüyoruz. 2025’te projelerimiz ile birçok kadının hayatına dokunduk ve onları otomotiv sektörüne kazandırdık. Tur Assist’te genel müdür dışındaki yönetim kadrosunun hepsi kadın yöneticilerden oluşuyor ve çalışanların yüzde 65’i kadın. Tur Medical ve RS Boyasız Onarım şirketlerimiz kadın genel müdürlere emanet. Kadınlarımızı desteklemeye devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> Sigorta Life dergi iş birliği ile yayınlanan Capital Dergisi ocak sayısı Sigorta ve Bes özel eki</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/nihal-asker-yerli-teknoloji-cozumlerine-yatirimlara-devam-edecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/04/nihal-asker.jpg" type="image/jpeg" length="45658"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baturalp Pamukçu: Ana hedefimiz, dengeli büyüme ve kârlılık]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/baturalp-pamukcu-ana-hedefimiz-dengeli-buyume-ve-karlilik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/baturalp-pamukcu-ana-hedefimiz-dengeli-buyume-ve-karlilik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Nippon Sigorta Genel Müdürü Baturalp Pamukçu, “2026’da dengeli büyüme ve kârlılık ana hedefimiz olmaya devam edecek” diyor. Baturalp Pamukçu, hayata geçirecekleri Healthbox projesiyle, sağlık ürünlerinde poliçe kesim süreçlerini daha hızlı, sade ve kullanıcı dostu bir yapıya kavuşturmayı hedeflediklerine de dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Nippon Sigorta için 2025, dengeli büyüme ve kârlılık odağının başarıyla hayata geçirildiği bir yıl oldu. Türk Nippon Sigorta Genel Müdürü Baturalp Pamukçu, “Gerçekleştirdiğimiz sermaye artışıyla birlikte daha güçlü bir finansal yapı oluştururken; güçlü acente ağımız, yenilikçi ürün yaklaşımımız ve sağlam iş birliklerimizle müşterilerimize sunduğumuz değeri artırarak yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz” diyor. Baturalp Pamukçu ile şirketin 2026 yılı iş planlarını konuştuk.</p>

<p><strong>2025’i değerlendirebilir misiniz?</strong></p>

<p>Özellikle kârlılığı hedefleyen stratejik yaklaşımımız sayesinde hedeflerimizin büyük bölümüne ulaştık. Lokomotif branşlar olarak konumlandırdığımız sağlık, kasko ve konut branşlarında rekabetçi ve avantajlı fiyatlama stratejimiz, hedeflerimize ulaşmamızda önemli rol oynadı. Müşteri memnuniyetinin artırılması, portföy çeşitliliğinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir kârlılığın sağlanması gibi alanlarda da önemli çalışmalar yürüttük.</p>

<p><strong>Rakiplerinizden nasıl ayrışıyorsunuz?</strong></p>

<p>Kendimizi ‘butik bir sigorta şirketi’ olarak konumlandırıyoruz. Bu yaklaşımımız, hızlı karar alma ve uygulama kabiliyetimizle bizi sektörde ayrıştırıyor. Müşterilerimizin ve acentelerimizin ihtiyaçlarını hızlı şekilde analiz ederek, kısa sürede aksiyon alabiliyoruz. Şeffaf, erişilebilir ve çözüm odaklı iletişim anlayışımız sektörde farklı bir konumlanma yaratmamızı sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2026 yılı ajandanızda neler var?</strong></p>

<p>2026’da dijital süreçlerimizde otomasyonu daha da genişleterek operasyonel verimliliğimizi artırmayı hedefliyoruz. Acentelerimize yönelik geliştireceğimiz yeni ekranlar ve dijital altyapı yatırımlarıyla, üretim süreçlerini daha hızlı ve kolay hâle getirmeyi amaçlıyoruz. Sağlık tarafında daha erişilebilir, modüler ve müşteri ihtiyaçlarına göre şekillenen yeni ürün yapıları üzerinde çalışıyoruz. Hayata geçireceğimiz Healthbox projesiyle, sağlık ürünlerinde poliçe kesim süreçlerini daha hızlı, sade ve kullanıcı dostu bir yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz. 2026’da dengeli büyüme ve kârlılık ana hedefimiz olmaya devam edecek. Gerçekleştirdiğimiz sermaye artışıyla birlikte daha güçlü bir finansal yapı oluştururken; güçlü acente ağımız, yenilikçi ürün yaklaşımımız ve sağlam iş birliklerimizle müşterilerimize sunduğumuz değeri artırarak yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz.</p>

<p><strong>“Güçlü acente ağı ve kaliteli hizmet anlayışıyla hareket ediyoruz”</strong></p>

<p>“Büyümeyi yalnızca hacimsel bir artış olarak değil, bütünsel bir gelişim süreci olarak ele alıyoruz. Bu doğrultuda ürünlerimizi geliştirirken iş akış süreçlerimizi daha verimli ve sade hâle getirmeye de odaklanıyoruz. Özellikle hasar süreçlerinde sadeleşmeye giderek çözüm sürelerinde belirgin iyileşmeler sağladık. Bu yaklaşımımız, müşteri deneyimini güçlendirirken operasyonel verimliliğimize de olumlu katkı sağladı. Acente yapımızı güçlendirmek ve daha verimli bir ekosistem oluşturmak amacıyla performans ve satış destek modellerimizi sürekli geliştiriyoruz. Sağlıklı ve sürdürülebilir büyümenin, güçlü acente ağı ve kaliteli hizmet anlayışıyla mümkün olduğuna inanıyoruz.”</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> Sigorta Life dergi iş birliği ile yayınlanan Capital Dergisi ocak sayısı Sigorta ve Bes özel eki</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/baturalp-pamukcu-ana-hedefimiz-dengeli-buyume-ve-karlilik</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2022/09/baturalp-pamukcu-002-002.jpg" type="image/jpeg" length="13732"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aslıhan Duymaz: 2026’da yenilikçi ürün ve hizmetler geliştirmeye odaklanacağız]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/aslihan-duymaz-2026da-yenilikci-urun-ve-hizmetler-gelistirmeye-odaklanacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/aslihan-duymaz-2026da-yenilikci-urun-ve-hizmetler-gelistirmeye-odaklanacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’da sigorta sektörünün büyümesine öncülük etmeye devam edeceklerini söyleyen Bupa Acıbadem Sigorta Genel Müdürü Aslıhan Duymaz, “Toplumsal sigorta bilincini güçlendiren ve sağlıklı yaşamı destekleyen yenilikçi uygulamalar geliştirmeye odaklanacağız’’ diyor. Duymaz, ‘Kişiye Özel Global Sağlık Sigortası’ ile farklılaşacaklarının da altını çiziyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2025’i ‘dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme yılı’ olarak tamamlayan Bupa Acıbadem Sigorta, 2026’da yeni büyüme hedefleri koyuyor. Bupa Acıbadem Sigorta Genel Müdürü Aslıhan Duymaz, 2026 hedeflerini ve iş planlarını anlattı.</p>

<p><strong>2025’i değerlendirebilir misiniz?</strong></p>

<p>2025, sağlık sigortacılığı açısından güçlü bir dönüşüm yılı oldu. Türkiye Sigortalar Birliği’nin (TSB) 2025 Ocak-Eylül verileri, bu dönemde sağlık sigortalarının 147,6 milyar TL prim üretimi ile sektörün en büyük ikinci branşı haline geldiğini gösteriyor. Bu dönemde yüzde 61,49’luk büyüme ve yüzde 21,16’lık reel artış, sağlık sigortalarına yönelik ilginin giderek arttığını doğruluyor. Biz de bu dinamizmin içinde istikrarlı bir performans sergiledik. Yıl başındaki yüzde 40-45 prim üretim hedefimize oldukça yakın sonuçlar elde ettik. Portföyümüzde kurumsal müşterilerin payı yüzde 75 seviyesinde ve kurumsal tarafta ihtiyaçların çeşitlendiği bir yapıya hitap eden esnek ürün modelleri ile bu segmentte müşterilerimize olumlu bir deneyim yaşattığımıza inanıyoruz. Tamamlayıcı sağlık sigortası (TSS) ve özel sağlık sigortası (ÖSS) teminatlarını bir araya getiren karma çözümlere talep yıl boyunca artmaya devam etti ve müşteri memnuniyeti göstergelerimiz de bu tabloyu destekledi. 2025’te medikal maliyetlerdeki yukarı yönlü hareket devam etti. Fiyatlama yapımızı güncelleyerek daha veri temelli bir modele geçtik ve risk segmentasyonunu güçlendirdik. Dijitalleşme sayesinde operasyonel maliyetlerimizi optimize ettik ve sigortalıların hizmetlere erişilebilirliğini koruduk. Temel yaklaşımımız, sürdürülebilir finansal yapı ile kaliteli hizmet sunumu arasındaki dengeyi hassas şekilde yönetmek oldu. Genel olarak, 2025’i planladığımız çerçevede, ‘dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme yılı’ olarak görüyorum.</p>

<p><strong>Son dönemdeki odak konularınızdan bahseder misiniz?</strong></p>

<p>Son dönemde ağırlıklı olarak sağlık hizmetlerindeki değişen talep yapısına uygun ürün modelleri geliştirdik. Özel sağlık sigortasında TÜİK’in açıkladığı yüzde 62,64’lük fiyat artışı, kullanıcıları daha sürdürülebilir seçeneklere yönlendirdi. Bu nedenle, check-up ve tetkik sigortalarımız gibi önleyici sağlık paketlerimizin yanı sıra TSS ile ÖSS’yi bir araya getiren, ikisi bir arada sağlık sigortası ürünü gibi karma çözümlerimizi de müşterilerimiz ile buluşturduk. Operasyonel süreçlerimizi daha çevik hale getiren yapay zekâ tabanlı dosya yönetimi, risk değerlendirme ve fiyatlama modellerini de devreye aldık. Böylece hem içeride verimliliği artırdık hem de sigortalıların hizmete erişimini hızlandırdık.</p>

<p><strong>Dijitalleşme odaklı çalışmalarınız neler?</strong></p>

<p>Hizmet kalitesi açısından kullanımına sunduğumuz ‘Blua Dijital Sağlık Platformu’ ile sigortalılarımız, ister uzman hekimlerden danışmanlık alabiliyorlar, isterlerse de semptom asistanı sayesinde birkaç dakika içinde belirtilerine uygun yönlendirmeye ulaşabiliyorlar. Sigortalılarımızın sadece hastalık dönemlerinde değil, yaşamları boyunca sağlıklı ve mutlu bir yaşamı sürdürebilmeleri için sunduğumuz dijital sağlık hizmetlerini daha çeşitli ve daha erişilebilir hale getirmek için çalışıyoruz. Amacımız, her bir sigortalının kendi sağlık yolculuğunu güvenle takip edebildiği, ihtiyacına uygun desteğe her an ulaşabildiği bütünsel bir sağlık platformu oluşturmak. Bu yapıyı büyütmek, stratejik önceliklerimiz arasında. Diğer taraftan yeni teknolojilere yatırım yapmaya ve geliştirmelerimize devam edeceğiz. Odak noktamız ise veri olacak.</p>

<p><strong>2026’da yeni projeler hayata geçirecek misiniz?</strong></p>

<p>2026’da Türkiye sigorta sektörünün büyümesine öncülük etmeye, toplumsal sigorta bilincini güçlendiren ve sağlıklı yaşamı destekleyen yenilikçi uygulamalar geliştirmeye odaklanacağız. Sigortacılık ürün ve hizmetlerini toplumun tüm kesimlerine ulaştırma hedefimiz doğrultusunda, alanında lider ve pazar belirleyici bir şirket olma vizyonumuzla tüm paydaşlarımız için değer yaratan stratejiler geliştirmeyi sürdüreceğiz. Dijitalleşme alanında ise sigortalılarımızın sağlık süreçlerini daha proaktif şekilde yönetebilmelerini sağlayacak altyapıları güçlendirmeyi planlıyoruz. Hizmete erişimi kolaylaştıran, kişiye özel öneriler sunan ve sağlık yolculuğunu takip edebilen dijital çözümler önceliğimiz olacak. kapsayıcılığı artırarak daha sürdürülebilir ve erişilebilir sağlık çözümleri sunmayı da hedefliyoruz.</p>

<p><strong>‘Kişiye Özel Global Sağlık Sigortası’ ürünü ile farklılaşacak</strong></p>

<p>“Türkiye’de, ‘insanların daha uzun, daha sağlıklı ve daha mutlu yaşam sürmelerine yardımcı olmak ve daha iyi bir dünya yaratmak’ misyonuyla yenilikçi ürün ve hizmetler sunuyoruz. Bu misyonumuz doğrultusunda, sektörde bizi ayrıştıran bir diğer önemli unsur ise yakın zamanda Türkiye’de ilk kez sunduğumuz ‘Kişiye Özel Global Sağlık Sigortası’ ürünümüz. Yurt dışına sık seyahat eden 'C-Level' üst düzey yöneticilerden yurt dışında yaşayan veya eğitim gören bireylere kadar geniş bir kitleye hitap eden bu ürün; sigortalılara dünyanın her yerinde 2 milyonu aşkın sağlık kurumuna erişim imkânı sunuyor. Ayrıca 7/24 kapsamlı online sağlık hizmetleri, 190’dan fazla dilde müşteri hizmetleri desteği ve fark yaratan kapsamlı teminatlarıyla sınırları aşan benzersiz bir sağlık güvencesi sağlıyor.”</p>

<p><strong>“Farklılaşan ihtiyaçlara yönelik çözümler geliştiriyoruz”</strong></p>

<p>“Sağlık sigortacılığının toplam pazarın yüzde 20,19’unu oluşturacak kadar güçlenmesi, trafikten sonra ikinci branş haline gelmesi, önümüzdeki dönemin büyüme potansiyelini net şekilde gösteriyor. Biz de bu tabloyu dikkate alarak hem kurumsal hem bireysel segmentlerde farklılaşan ihtiyaçlara yönelik çözümler geliştiriyoruz. Kurumsal segmentte, şirketlerin çalışan sağlığını daha geniş bir perspektiften yönetebilmelerine olanak tanıyan karma modeller ve hizmetler talebe göre şekilleniyor. Bireysel tarafta ise dijitalleşmenin sunduğu 7/24 erişim imkanlarıyla, bireylerin sağlığını bütünsel olarak güvence altına alan, koruyan ürün ve hizmetler sunuyoruz. Sürdürülebilir bir büyüme yaklaşımıyla dünyanın en müşteri odaklı şirketi olma hedefi için çalışmalarımıza devam ediyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kaynak:</strong> Sigorta Life dergi iş birliği ile yayınlanan Capital Dergisi ocak sayısı Sigorta ve Bes özel eki</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/aslihan-duymaz-2026da-yenilikci-urun-ve-hizmetler-gelistirmeye-odaklanacagiz</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/09/bupa-aslihan-duymaz.jpg" type="image/jpeg" length="20071"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Neslihan Neciboğlu: Müşteri memnuniyetini ve güveni odağımıza alıyoruz]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/neslihan-neciboglu-musteri-memnuniyetini-ve-guveni-odagimiza-aliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/neslihan-neciboglu-musteri-memnuniyetini-ve-guveni-odagimiza-aliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Neova Sigorta Genel Müdürü Neslihan Neciboğlu, müşteri memnuniyetini sadece bir sonuç değil; iş yapış şeklini yönlendiren kurum kültürü olarak ele aldıklarını söylüyor. Neslihan Neciboğlu, “Güveni sadece poliçenin teminatlarında değil; davranış biçimimizde, iletişimimizde ve süreç yönetimimizde somutlaştırmayı önemsiyoruz” diyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sigorta sektöründe son teknolojileri ve uygulamaları kullanarak müşterilerine yenilikçi hizmetler sunan Neova Sigorta, güveni sigortacılığın odağına yerleştirirken, memnuniyeti ise bu güvenin müşteriye her temas noktasında hissettirilmesi gereken bir alan olarak konumlandırıyor.</p>

<p><strong>“NEOVA SİGORTA HEP YANINDA” MESAJI</strong></p>

<p>Neova bu kapsamda, “Hayatın şaşırtan anlarında Neova Sigorta hep yanında” mesajını taşıyan yeni reklam filmi serisini yayına aldı. “Memnuniyetin Sigortası” sloganıyla hazırlanan kampanya; kasko, iş yeri ve konut sigortası olmak üzere üç farklı alanda, izleyiciye hayatın beklenmedik anlarında Neova’nın güvenini hissettiren samimi bir hikâye diliyle kurgulandı.</p>

<p><strong>GÜVENCE VE ÇÖZÜM SUNMAYA HAZIR</strong></p>

<p>H2O United ve KALA iş birliği ile çekilen reklam filmleri, hayatın planlandığı gibi gitmediği anlarda sigortanın sunduğu güven duygusunu merkeze alıyor. Filmler, günlük yaşamın içinden trafikte yaşanan küçük çaplı bir kaza, işyerinde ya da evde yaşanan beklenmedik aksilikleri konu alıyor. Reklam filmlerinde Neova Sigorta’nın her durumda güvence ve çözüm sunmaya hazır olduğu mesajı güçlü bir şekilde vurgulanıyor.</p>

<p><strong>“MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ, BİR KÜLTÜR UNSURU”</strong></p>

<p>Neova Sigorta Genel Müdürü Neslihan Neciboğlu, müşteri memnuniyetini yalnızca bir sonuç değil; Neova Sigorta’nın süreçlerini iyileştiren ve karar mekanizmalarını yönlendiren bir kültür unsuru olarak ele aldıklarını söylüyor. Neslihan Neciboğlu, sözlerine şöyle devam ediyor: “Yaptığımız müşteri deneyimi araştırmaları bize hayatın beklenmedik anlarında müşterilerimizin en çok ihtiyaç duyduğu şeyin güvenilir bir yol arkadaşı olduğunu gösteriyor. ‘Hayatın her anında güven veren, yenilikçi ve operasyonel mükemmelliği odağına alan global bir sigorta markası olma’ hedefimizle, bu iki kavramı stratejik önceliklerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Biz Neova olarak güveni sadece poliçenin teminatlarında değil; davranış biçimimizde, iletişimimizde ve süreç yönetimimizde somutlaştırmayı önemsiyoruz.”</p>

<p><strong>Hedef, genç kuşaklar ve sigortayla yeni tanışanlar</strong></p>

<p>Neova Sigorta, bu kampanyayla birlikte önceki dönemlerdeki bilgilendirici anlatım tarzına ek olarak bu seride samimi ve duygusal bağı temel alan müşteri memnuniyetine odaklandı. Bu yaklaşımıyla, özellikle genç kuşaklar ve sigortayla yeni tanışan kullanıcılar arasında farkındalık yaratmayı, sigortayı hayatın doğal bir parçası olarak konumlandırmayı hedefliyor. Kampanya, sigortanın gündelik hayatla doğal bir bağ kurmasını sağlayarak genç kuşaklarda ve bilinç ve ilgi oluşturmayı hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kaynak:</strong> Sigorta Life dergi iş birliği ile yayınlanan Capital Dergisi ocak sayısı Sigorta ve Bes özel eki</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/neslihan-neciboglu-musteri-memnuniyetini-ve-guveni-odagimiza-aliyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/01/neslihan-neciboglu-1.jpg" type="image/jpeg" length="90449"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yavuz Ölken: Stratejimiz, müşteri odaklı ve veri temelli büyüme modeli]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/yavuz-olken-stratejimiz-musteri-odakli-ve-veri-temelli-buyume-modeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/yavuz-olken-stratejimiz-musteri-odakli-ve-veri-temelli-buyume-modeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, “Bizi farklılaştıran en önemli unsur, insanı merkeze alan yaklaşımımızı, güçlü teknoloji altyapımız ve küresel deneyimimizle birleştirerek gerçek bir güven duygusu yaratmamız” diyor. Yavuz Ölken, AXA Türkiye’nin 2026 yılı stratejisinin temelinde ise ‘müşteri odaklı ve veri temelli büyüme modeli’nin yer aldığının altını çiziyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AXA Türkiye, 2025’te teknik kârlılığı koruyarak, maliyet artışlarını operasyonel verimlilikle dengeledi. “2026’da sağlıkta koruyucu hizmetleri yaygınlaştıracak, KOBİ’lerde dijital servis çözümlerimizi geliştirecek, bireysel emeklilikte ise sürdürülebilir fon getirilerini önceliklendireceğiz” diyen AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sigortacılığı tamamen insan odaklı bir deneyime dönüştürdüklerinin de altını çiziyor. Yavuz Ölken ile AXA Türkiye’nin yeni dönem yol haritasını konuştuk.</p>

<p><strong>Hem sigorta sektörü hem de AXA Türkiye için 2025 yılı nasıl geçti?</strong></p>

<p>2025 yılı, sigorta sektörü için hem hacim hem de kârlılık anlamında güçlü bir toparlanma yılı oldu. 2025 Eylül sonu itibarıyla sektörün toplam prim üretimi, 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 50,1 artışla 856 milyar TL’ye ulaştı. Yüksek enflasyon ve faiz ortamı ise dikkatli bir mali yönetimi zorunlu kıldı. Biz bu dönemde teknik kârlılığı koruyarak, maliyet artışlarını operasyonel verimlilikle dengeledik. Hasar süreçlerini sadeleştiren dijital sistemlerimiz, maliyetleri düşürürken müşteri memnuniyetini korumamıza yardımcı oldu. KOBİ ve sağlık alanında sunduğumuz servis katmanları hem ek değer yarattı hem de büyümemizi destekledi. Acente ve broker ağımızda değer ve güven odaklı büyümeyi önceliklendirirken, dijitalleşme yatırımlarımızı artırdık ve müşteri deneyiminde sadeleşmeyi merkeze aldık. Sağlık, KOBİ ve siber güvenlik sigortalarındaki artış, portföyümüzü çeşitlendirirken risk yönetiminde esneklik sağladı. Neredeyse tüm branşlarda pazar payımızı artırırken sektör ortalamasının 8-9 puan üzerinde büyüme kaydettik. Bireysel Emeklilik Sisteminde (BES) ise sektörden oldukça pozitif ayrışarak yüzde 35’lik artış kaydettik. Fon yönetiminde sürdürülebilir getiri ve müşteri memnuniyeti odağımızı koruyarak 2025’i güçlü bir bilanço yapısıyla tamamlayacağız.</p>

<p><strong>Dijitalleşme ve yapay zekâ, hizmetlerinizde ne kadar önem taşıyor?</strong></p>

<p>Bizim için teknoloji, sadece operasyonel hız değil güven, erişilebilirlik ve kişiselleştirilmiş deneyim anlamına da geliyor. AXA Türkiye olarak müşteri verisini tekilleştirip tüm temas noktalarında aynı hizmet standardını sunan bir model oluşturduk. Yapay zekâyı hasar yönetimi, fiyatlama, çağrı merkezi ve satış süreçlerinde aktif olarak kullanıyoruz. Hasar yönetiminde belge ve doğrulama otomasyonu ile süreçleri hızlandırıyor, üretken yapay zekâ destekli dijital asistanlarımız sayesinde müşteri taleplerinin önemli bir kısmını ilk temasta çözüme kavuşuyoruz. Tüm hasar süreçlerinde kullandığımız robotik prosesler, büyük veri ve yapay zekâ çözümlerinin yüzde 30 üzerinde verimlilik sağladığını görüyoruz. Medikal underwriting süreçlerinde yapay zekâ uygulamalarıyla yüzde 20 ve üzerinde verimlilik artışı sağladık. Önümüzdeki dönemde bu teknolojileri öneri sistemleri ve veri destekli risk modellemeleriyle daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Satış tarafında acente portföy verimliliğini artıran yapay zekâ ve çapraz satış çözümlerinin büyümede önemli rol oynayacağını test ettiğimiz bir yılı geride bırakmış oluyoruz.</p>

<p><strong>Sizi rakiplerinizden ayıran özellikleriniz neler?</strong></p>

<p>Bizi farklılaştıran en önemli unsur, sigortacılığı tamamen insan odaklı bir deneyime dönüştürmemiz. ‘Empati Güvencesi’ yaklaşımımızla müşterilerimizi daha iyi anlıyor, her aşamada daha yakın ve güven veren bir hizmet sunuyoruz. Aynı zamanda yapay zekâ ve veri teknolojilerini sektörde en güçlü şekilde kullanan markalardan biriyiz; bu da hız, doğruluk ve kişiselleştirilmiş hizmet anlamına geliyor. Evident tarafından yayımlanan “AI Insurance Index 2025” araştırmasına göre; AXA Grubu’nun sigorta sektöründe yapay zekâda dünya lideri konumunda olması, bu yatırımların başarısının da somut göstergesi. Müşteri başına poliçe sayısını artırmak, veri analitiğiyle daha doğru fiyatlama yapmak ve her temas noktasında aynı deneyimi sunmak bizim için temel öncelikler arasında yer alıyor. Sürdürülebilirlik ve iklim riskleri konusunda da proaktif davranarak toplumsal dayanıklılığı artıran çözümler üretiyoruz. Kısacası bizi ayıran şey; insanı merkeze alan yaklaşımımızı, güçlü teknoloji altyapımız ve küresel deneyimimizle birleştirerek gerçek bir güven duygusu yaratmamız.</p>

<p><strong>2026 yılı yol haritanızdan bahseder misiniz?</strong></p>

<p>Son dönemde stratejik odağımız, müşteri ihtiyaçlarını öngörmek ve yaşam döngüsü boyunca güvenceyi kesintisiz hale getirmek oldu. 2026 stratejimizin temelinde de müşteri odaklı ve veri temelli büyüme modeli yer alıyor. Acente ve broker ağımızda değer ve güven odaklı bir büyüme yaklaşımı izlerken, yeni nesil müşteri davranış ekonomisinden elde ettiğimiz içgörülerle, müşterilerimizin karar alma biçimlerini daha iyi analiz ediyor, ihtiyaçlarını onlar söylemeden anlayan çözümler geliştiriyoruz. Sağlıkta koruyucu hizmetleri yaygınlaştıracak, KOBİ’lerde dijital servis çözümlerimizi geliştirecek, bireysel emeklilikte ise sürdürülebilir fon getirilerini önceliklendireceğiz. Ayrıca Tamamlayıcı Emeklilik Sistemine (TES) yönelik altyapı hazırlıklarımızı da tamamlıyoruz. ‘Kurumsal ve Ticari Sigortacılık’ çok güçlü olduğumuz bir alan. Hem yurt içinde hem de yurt dışında faaliyet gösteren Türk yatırımcılar için risk yönetimi destekli çok güçlü ürün içerikleri ve riske uygun fiyatlama anlayışı ile sürdürülebilir olma hedefindeyiz. Büyümemizi kısa vadeli hedeflerle değil, kalıcı müşteri güveniyle ölçüyoruz. Bu yaklaşımla hem teknik kârlılığımızı güçlendiriyor hem de marka sadakatimizi pekiştiriyoruz.</p>

<p><strong>‘Empati Güvencesi’ yaklaşımımızın rehberliğinde ilerleyeceğiz” </strong></p>

<p><strong>ODAK NOKTALARI</strong>: Türkiye’de sigortalanma oranlarının hâlâ düşük olması, sektör için önemli bir fırsat alanı yaratıyor. Özellikle sağlık, KOBİ ve siber sigorta alanlarında büyüme potansiyeli yüksek. Biz bu dönemde veri ve yapay zekâ yatırımlarını ölçeklendirmeye ve iklim risklerine karşı koruyucu teminatları artırmaya odaklanacağız. İklim değişikliğine bağlı afet riskleri ve reasürans maliyetlerindeki artış, sektörü teminat yapılarında yenilikçi çözümlere yönlendiriyor. Bu alanda öncü rol üstlenmeyi sürdüreceğiz.</p>

<p>GÜVEN, ANLAYIŞ, DAYANIŞMA: 2026 ve sonrasında tüm bu stratejilerin merkezinde ‘Empati Güvencesi’ yaklaşımımız yer alacak. Ürün geliştirmeden müşteri deneyimine, hasar yönetiminden iş ortaklıklarına kadar her adımda, insanı merkeze alan bu anlayışın rehberliğinde ilerleyeceğiz. Amacımız, sigortacılığı yalnızca finansal bir koruma aracı olmaktan çıkarıp, güven, anlayış ve dayanışmayı hissettiren bir yaşam güvencesi haline getirmek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kaynak:</strong> Sigorta Life dergi iş birliği ile yayınlanan Capital Dergisi ocak sayısı Sigorta ve Bes özel eki</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/yavuz-olken-stratejimiz-musteri-odakli-ve-veri-temelli-buyume-modeli</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/01/a-x-a-turkiye-yavuz-olken.jpg" type="image/jpeg" length="91748"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okan Saraç: Yapay zekâ ve dijitalleşme yatırımlarımıza devam edeceğiz]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/okan-sarac-yapay-zeka-ve-dijitallesme-yatirimlarimiza-devam-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/okan-sarac-yapay-zeka-ve-dijitallesme-yatirimlarimiza-devam-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HGR Hasar Restorasyon Yönetim Kurulu Başkanı Okan Saraç, “Önceliğimiz, büyümeyi iç pazarda derinleştirip uluslararası alanda yaygınlaştırmak” diyor. Yapay zekâ ve dijitalleşme yatırımlarına devam edeceklerinin altını çizen Okan Saraç, afet öncesi risk yönetimi ve danışmanlığını genişletip çevre dostu restorasyon tekniklerini artıracaklarını da kaydediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yenilikçi, sürdürülebilir ve teknoloji odaklı çözümlerle farklılaşma hedefiyle yola çıkan HGR Hasar Restorasyon, sigorta şirketlerinin sigortalamış olduğu endüstriyel alanda hizmet veren firmaların doğal afet sonucu aldığı hasarları restore ediyor. ‘Afet sonrası yeniden hayata tutunma sürecinde müşterimizin yanında olma’ ilkesiyle büyüdüklerini kaydeden HGR Hasar Restorasyon Yönetim Kurulu Başkanı Okan Saraç, “Fabrika, HES, AVM ve plaza gibi büyük ölçekli firmalara ortaya çıkan doğal afetlerde anahtar teslim restore etme rolünde bulunan HGR, her branştaki mühendislik ekipleriyle Türkiye’de tek firma” diyor. Türkiye’de ve uluslararası arenada güvenilir bir marka olduklarının, Kuzey Kıbrıs, Yunanistan ve Romanya’da projeler yürüttüklerinin altını çizen Okan Saraç ile HGR Hasar Restorasyon’un çalışmalarını ve gelecek dönem ajandasını konuştuk.</p>

<p><strong>HGR Hasar Restorasyon’u tanıyabilir miyiz? Hizmet kapsamınızı tanımlar mısınız?</strong></p>

<p>HGR Hasar Restorasyon’u kurarken amacımız; sadece fiziksel onarım değil, müşterilerimize güven ve umut sunmaktı. Yenilikçi, sürdürülebilir ve teknoloji odaklı çözümlerle farklılaşmayı hedefledik. Türkiye genelinde afet sonrası hızlı müdahale hizmeti verdik, zamanla endüstriyel tesisler ve veri merkezleri gibi kritik alanlarda uzmanlaştık. Bugün HGR, Türkiye ve uluslararası arenada güvenilir bir marka. Kuzey Kıbrıs, Yunanistan ve Romanya’da projeler yürütüyoruz. Enerji tasarruflu ve çevre dostu restorasyon teknikleri geliştirerek uzun vadeli çözümler sunuyoruz. ‘Afet sonrası yeniden hayata tutunma sürecinde müşterimizin yanında olmak’ ilkesiyle büyüyoruz. Sadece hasarı değil, güveni de onarıyoruz. TOBB Türkiye 100 Listesi’nde 25’inci olmanın gururuyla, HGR Hasar Restorasyon olarak, inovasyon ve uzmanlığımızı sektörün her köşesine taşıyoruz. Bugünün ihtiyaçlarına, yarının teknolojileriyle cevap veriyoruz. Önümüzdeki yıl ilk 10’da yerimizi alacağımızı umut ediyorum.</p>

<p><strong>Firmanızın Türkiye’deki hasar yönetimi ekosisteminde üstlendiği rol nedir? Portföyünüzde ne tür hizmetler yer alıyor?</strong></p>

<p>HGR Hasar Restorasyon, sigorta şirketlerinin sigortalamış olduğu endüstriyel alanda hizmet veren firmaların doğal afet sonucu aldığı hasarları restore eden bir firma. Fabrika, HES, AVM ve plaza gibi büyük ölçekli firmalara ortaya çıkan doğal afetlerde anahtar teslim restore etme rolünde bulunan HGR Hasar Restorasyon, her branştaki mühendislik ekipleriyle Türkiye’de tek olan firmadır. İşimizin duygusal bir tarafı da var. Biz düğüne, açılışa veya kokteyle çağrılmıyoruz. Felaket yaşanıyor, insanların fabrikası, iş yeri yanıyor veya zarar görüyor zaten moral motivasyonu yerlerde ve oraya gittiğimizde bizi kurtarıcı gibi görüyorlar. Bizim yaptığımız iş bilinen bir iş değil, spesifik bir iş yapıyoruz. Genellikle gittiğimiz yerlerde “Makineyi de siz mi kullanılabilir vaziyete getireceksiniz? Elektriği de mi siz yapacaksınız? İnşaatı? Ciddi misiniz? Böyle bir şey olabiliyor mu?” gibi tepkiler veriyorlar. Tüm işlerimizi bitirdiğimizde ise o insanlarla dost oluyoruz. Çünkü o insanların kötü günlerinde yanlarında olan ilk el oluyoruz. Böyle olunca da kurulan dostluklar kolay kolay bitmiyor, unutulmuyor. 11-12 yıl önce hasarını restore ettiğimiz Türkiye’de çok bilinen markalardan olan arkadaşlarla dostluklarım halen devam ediyor. Ben Kahramanmaraş’a gittiğimde birine uğrayıp diğerine uğramadığım zaman gönül koyuyorlar. Böyle dostluklar oluşması çok değerli.</p>

<p><strong>Restorasyon süreçlerinizde sizi öne çıkaran temel farklarınız neler?</strong></p>

<p>Biz çok hızlıyız, çok çabuk hızlı organize olabiliyor ve aksiyon alabiliyoruz. Zaten bize sigorta şirketlerinden de tebrik dönüşleri bu alanlarda oluyor. Hız, bizim işimizde çok önemli. Özellikle de hasarın büyümesini önleme konusunda ciddi anlamda önem arz ediyor. Eğer ki siz restorasyon şirketi olarak hızlı reaksiyon alamazsanız örneğin yangından sonra ‘is’ dediğimiz korozif etkisinin çok büyük sonuçları olabiliyor. Milyon dolarlık makinelerde hızlı müdahale edilmezse o makine perte çıkabiliyor ve çöpe atmak zorunda kalabiliyorsunuz. Hızlı aksiyon aldığımızdan makinelerin çoğu kurtarılmış oluyor, bu da maliyetin minimalize edilmesi konusunda önemli rol oynuyor<strong>. </strong>Aynı zamanda HGR olarak hasar tespitine ekip olarak gidiyoruz; makine mühendisimiz, inşaat mühendisimiz, elektrik elektronik mühendisimiz, mekatronik mühendislerimiz kendi branşı hakkında tespitte bulunuyor. Örneğin; 40 bin metrekarelik bir fabrikanın 36 saat içerisinde hasar tespitini çıkarıp sigorta şirketine veya eksper şirketine raporunu ve maliyetini sunuyoruz. Özetle; bizi rakiplerimizden ayıran en önemli özelliğimiz, HGR ailesi olarak hız olmamız ve hızlı aksiyon alabilmemiz.</p>

<p><strong>Önümüzdeki yıllarda hedefleriniz ve stratejik planlarınız neler?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyümeyi iç pazarda derinleştirip uluslararası alanda yaygınlaştırmak önceliğimiz. Yapay zeka ve dijitalleşme yatırımlarımız devam edecek ve restorasyonu optimize edeceğiz. Afet öncesi risk yönetimi ve danışmanlığını genişletip çevre dostu restorasyon tekniklerini artıracağız. Aynı zamanda kurum kültürünü güçlendirerek toplumsal anlamda da öncü olmayı hedefliyoruz.</p>

<p><strong>“4’üncü Uluslararası Sigortacılık Fuarı oldukça verimli geçti”</strong></p>

<p>“4’üncü Uluslararası Sigortacılık Fuarı’nda yer aldık. Fuar süreçleri bizim için her zaman kıymetli. Biz dört yıllık fuar sürecine ilk günden beri sektöre destek sağlamak amacıyla katılıyoruz. Sektörle bir araya gelmek, HGR ailesi olarak yaptığımız çalışmaları ve yenilikleri burada tanıtmaktan mutluluk duyuyoruz. Aynı zamanda ziyaretçilerden genel olarak güzel bir ilgi gördük. HGR Hasar Restorasyon olarak hizmetlerimizi anlattık. Ayrıca panelde konuşmacı olarak da yer aldım; sektörümüzle ilgili beklentilerimizi dile getirdik. Güzel bir bilgi alışverişi oldu. Standımızda yoğun bir ziyaretçi trafiği ve ilgi vardı. Bakanlık nezdindeki ziyaretler ve genel müdürlerin ilgisi nedeniyle onur duyduk. Bizim için de sektör için de verimli bir fuar süreci gerçekleştiğini söyleyebilirim.”</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> Sigorta Life dergi iş birliği ile yayınlanan Capital Dergisi ocak sayısı Sigorta ve Bes özel eki</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/okan-sarac-yapay-zeka-ve-dijitallesme-yatirimlarimiza-devam-edecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/02/okan-sarac-03.jpg" type="image/jpeg" length="25136"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ahmet Nedim Erdem: 2026 yılında da sektöre katkı sunmaya devam edeceğiz]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/ahmet-nedim-erdem-2026-yilinda-da-sektore-katki-sunmaya-devam-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/ahmet-nedim-erdem-2026-yilinda-da-sektore-katki-sunmaya-devam-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SEDDK koordinasyonunda yürütülen ortak çalışma platformlarına sadece sorunları değil bu sorunların çözüm önerilerini de ortaya koyan bir yaklaşımla katıldıklarını söyleyen TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi (SEİK) Başkanı Ahmet Nedim Erdem, “Aynı sorumluluk bilinciyle 2026 yılında da sektöre katkı sunmaya devam edeceğiz’’ diyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026’da yeni yönetmelik ve uygulamaların hayata geçmesini bekleyen sektörün yeni hedeflerini TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi (SEİK) Başkanı Ahmet Nedim Erdem anlattı.</p>

<p><strong>Sigorta sektörü 2025’te dayanıklılığını bir kez daha gösterdi. Bu yapının sürdürülebilirliğinde eksperlerin rolünü nasıl görüyorsunuz? </strong></p>

<p>Sigorta sektörünün 2025’te de güçlü ve dirençli yapısını koruması, umut verici bir tablo sundu. Bu istikrarın arkasında iki temel unsur var: Yıl içerisinde makroekonomik göstergelerde yaşanan toparlanma ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) kararlı, istikrarlı duruşu. Aynı şekilde sigorta şirketleri ve sigorta acentelerinin bu sürece uyumlu ve yapıcı katkıları da ortaya çıkan bu olumlu tablonun ayrılmaz bir parçası oldu. SEDDK’nın özellikle ‘hasar süreçlerinde güvenin ve şeffaflığın artırılması’ hedefi doğrultusunda sigorta eksperlerini sürecin merkezine yerleştirmesi ise bizler açısından son derece kıymetli bir kırılma noktası. 2025’te SEDDK koordinasyonunda yürütülen ortak çalışma platformlarına sadece sorunları değil, bu sorunların çözüm önerilerini de ortaya koyan bir yaklaşımla katıldık. Hasar süreçlerine ilişkin tüm mevzuat çalışmalarında aktif rol aldık. Aynı sorumluluk bilinciyle 2026’da da sektöre katkı sunmaya devam edeceğiz.</p>

<p><strong>2026’da sektör ve eksperlik mesleği açısından hangi kavramlar öne çıkacak?</strong></p>

<p>2026 yılı açısından en belirleyici başlık, Eksper Atama Yönetmeliği’nin sahaya yansıması olacak. SEDDK Başkanımız Sayın Davut Menteş’in de ifade ettiği gibi bu yönetmelikle hasar tespit işlemleri için eksperin görevlendirilmesinde ‘Akıllı Atama’ kavramı günlük hayatımıza girecek. Akıllı atama sistemiyle birlikte performans, hizmet kalitesi ve uzmanlık kavramları çok daha görünür hale gelecek. Ölçülebilir kriterlere uyum, eksperlik mesleğinin sürdürülebilirliği açısından merkezi bir rol oynayacak. Bu dönüşümün sağlıklı ilerleyebilmesi için mesleki eğitim de 2026’nın en önemli gündem maddelerinden biri olacak. Bununla birlikte tüm branşlar itibarıyla ekspertiz süreçlerinin uçtan uca standardizasyonunun ve izlenebilirliğin sağlanması süreci, uygulama birliğinin sağlanması için temel politika ve kararlar, meslek ve etik kuralların yeniden uluslararası standartlara uyumlaştırması çalışmaları da tamamlanarak yürürlüğe alınmış olacak.</p>

<p><strong>“Dijital hasar tespitinde dengeli ve hibrit modellerle çalışacağız”</strong></p>

<p>“2025’in ikinci yarısında oto ve oto dışı branşlarda yapay zekâ kullanılarak üretilen sahte hasar vakalarının ciddi şekilde arttığını gözlemledik. Geldiğimiz noktada şunu çok net söyleyebiliriz: Bu tür sahteciliklerin önüne ancak eksperin yerinde tespitiyle geçilebilir. Dijital hasar tespitinden, uzaktan ekspertiz usulünden hız ve kalite açısından niteliği bu işlemlere elverişli hasarlarda faydalanacağız ancak yerinde ekspertizden de asla vazgeçmeyeceğiz. 2026’da dijital imkânları kullanan ama sahteciliğe kapı aralamayan dengeli ve hibrit modeller üzerinde çalışacağız.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kaynak:</strong> Sigorta Life dergi iş birliği ile yayınlanan Capital Dergisi ocak sayısı Sigorta ve Bes özel eki</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/ahmet-nedim-erdem-2026-yilinda-da-sektore-katki-sunmaya-devam-edecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/04/ahmet-nedim-erdem.jpg" type="image/jpeg" length="99045"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ahmet Yaşar: Maher Holding Sigorta Grubu olarak vizyonumuz net: ‘Sigortadan Fazlası’]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/ahmet-yasar-maher-holding-sigorta-grubu-olarak-vizyonumuz-net-sigortadan-fazlasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/ahmet-yasar-maher-holding-sigorta-grubu-olarak-vizyonumuz-net-sigortadan-fazlasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı ve Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, Maher Holding Sigorta Grubu olarak dirençli bir toplum ve sürdürülebilir bir ekonomi için çalıştıklarının altını çiziyor. Ahmet Yaşar, “Bizim vizyonumuz net: ‘Sigortadan Fazlası’. 2026 yılına da disiplin, denge ve dönüşümle giriyoruz” diye konuşuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek enflasyon 2025’te sigorta sektörünü maliyetler ve fiyatlama açısından zorlasa da Maher Holding Sigorta Grubu bu dönemi teknik disiplinle yönetti. Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı ve Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, “Verimliliği artıran dijital otomasyon, veri analitiği ve yapay zekâ sistemleriyle bu ortamı fırsata çevirdik. Maher Holding Sigorta Grubu olarak, sadece poliçe üretmiyor; dirençli bir toplum ve sürdürülebilir bir ekonomi için çalışıyoruz” diyor. 2026’ya, dengeyi koruyan, disiplini sürdüren ve dönüşümü yöneten bir sigorta grubu olarak girdiklerini vurgulayan Ahmet Yaşar ile grubun 2026 vizyonunu ve stratejilerini masaya yatırdık.</p>

<p><strong>Sigorta sektörü için 2025 nasıl bir yıl oldu?</strong></p>

<p>2025, Türk sigorta sektörü açısından hem büyüme hem de dönüşüm yılı oldu. İlk 10 ayda toplam prim üretimi 955,6 milyar TL’ye ulaştı; sektör 2024’e göre yüzde 49,1 büyüdü. Bunun 814,2 milyar TL’si hayat dışı, 141,3 milyar TL’si hayat branşlarından geldi. Hayat sigortaları yüzde 80, hayat dışı branşlar yüzde 45 büyürken reel büyüme ise yüzde 11 olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong>Maher Holding Sigorta Grubu olarak 2025’te nasıl bir performans sergilediniz?</strong></p>

<p>Sektörel ortalamanın üzerinde, dengeli ve disiplinli bir performans sergiledik. Konsolide olarak Maher Holding Sigorta Grubu’nun aktif büyüklüğü 83,6 milyar TL, özsermayesi 24,5 milyar TL, kârı ise 7,87 milyar TL oldu. Bu yapıyla hem finansal dayanıklılığımızı hem de teknik sürdürülebilirliğimizi korurken en büyük ilk beş içerisinde yer almaya devam ettik. 2025’i; 8 bini bulan güçlü acente ağımız, dijital altyapımız ve yıl boyunca sürdürdüğümüz müşteri odaklı stratejilerle çift haneli reel büyüme ve dengeli bir kârlılıkla kapatmayı hedefliyoruz.</p>

<p><strong>Grup şirketlerinizin sonuçlarını nasıl değerlendirirsiniz?</strong></p>

<p>Quick Sigorta, 2025’in ilk 10 ayında 29,6 milyar TL prim üretimiyle sektör ortalamasının oldukça üzerinde yüzde 65 büyüdü. Dokuz ayda aktif büyüklüğümüz 65 milyar TL, özsermayemiz 19 milyar TL’ye, kârlılığımız 6 milyar TL’ye ulaştı. Önleyici sigortacılık vizyonuyla mühendislik, yangın ve enerji sigortalarında liderliğe ilerleyen Corpus Sigorta, 2025’in dokuz ayında 5,1 milyar TL prim üretimine ulaştı. Aktif büyüklüğü 15 milyar TL, özsermayesi 5,2 milyar TL, kârı 1,93 milyar TL oldu. Güçlü reasürans koruması ve teknik kapasitesi sayesinde sermaye verimliliğini koruyarak sürdürülebilir bir yapı oluşturduk. Quick Hayat ise ilk kez uygulanan sigortasürans modeli ve dijital altyapıyla mikro hayat sigortalarında önemli bir büyüme ivmesi yakaladı. Üretimi 118,7 milyon TL’ye, aktif büyüklüğü 434 milyon TL’ye, özsermayesi 292 milyon TL’ye ulaştı. Sektörün en erişilebilir hayat sigortası modellerinden birini kurduk. Yepyeni inovatif ürünlerle hem işimizi büyüteceğiz hem aracılarımızın ve sigortalılarımızın hayat refahını artıracağız.</p>

<p><strong>Enflasyonist ortam sizi nasıl etkiledi?</strong></p>

<p>Yüksek enflasyon, sigorta sektörünü maliyetler ve fiyatlama açısından zorladı. Ancak biz bu dönemi teknik disiplinle yönettik. Faiz oranları yatırım gelirlerinde avantaj sağlasa da sürdürülebilirliğin anahtarı teknik kârlılıktır. Verimliliği artıran dijital otomasyon, veri analitiği ve yapay zekâ sistemleriyle bu ortamı fırsata çevirdik.</p>

<p><strong>Sağlıkta neler yapıyorsunuz?</strong></p>

<p>Sağlık branşı, 2025’in en hızlı büyüyen alanı oldu. Sektör genelinde 164 milyar TL üretim ve yüzde 58 büyüme kaydedildi. Biz, ürün yapımızı geliştiriyor, dijital sağlık ve önleyici sigorta hizmetlerini yaygınlaştırıyoruz. Artık poliçemiz, sigortalıyı sadece tedavi etmiyor; sağlıklı kalmasını da destekliyor.</p>

<p><strong>Rekabet noktasında nasıl farklılaşıyorsunuz?</strong></p>

<p>Fiyat odaklı rekabetin yerine değer odaklı rekabet koyduk. Hızlı hasar yönetimi, QTeam mobilite birimleri, QPort dijital poliçeleştirme ve önleyici ürün yapımızla fark yaratıyoruz. Bizim için asıl rekabet, güveni en iyi inşa edebilmek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dijitalleşme ve yapay zekâ odaklı çalışmalarınızdan bahseder misiniz?</strong></p>

<p>QPort platformumuz ve Quick Mobil uygulamamızla poliçe yönetimi, hasar takibi ve ödeme işlemleri tamamen dijital hale geldi. QuickFinansall markasıyla sigorta, finansman ve e-para hizmetlerini entegre ettik. Bu yapı, Türkiye’nin hatta Avrupa’nın ilk bütünleşik sigorta-finansal ekosistemi olma yolunda ilerliyor. Yapay zekâyı ise risk tahmini, fiyatlama, hasar tespiti ve suistimal analizinde aktif kullanıyoruz. SmartIQ ile geliştirdiğimiz Değer Kaybı projesinde yapay zekâyı ‘adaletin terazisi’ haline getirdik. 2026’da sistemlerimizi ölçeklendirerek tam otonom hasar yönetimine geçmeye çalışıyoruz.</p>

<p><strong>Sigorta sektörü için fırsatlar ve riskler nasıl şekilleniyor?</strong></p>

<p>Fırsatlar olarak baktığımızda; Zorunlu Afet Sigortası’nın (ZAS) devreye girmesi, sigortalılık tabanını genişletecek. Bina Tamamlama Sigortası ve afet teminatlı ürünler de bu dönüşümün temel taşları olacak. Risk tarafında ise küresel dalgalanmalar, reasürans maliyetleri ve teknik disiplinin bozulma riski öne çıkıyor. Sürdürülebilirlik, sadece finansal değil; toplumsal bir zorunluluk.</p>

<p><strong>Sigortalılık oranlarının artması için özel çalışmalarınız var mı?</strong></p>

<p>Prim artışı, sigortalılıkla karıştırılmamalı. Hedefimiz, sigortayı toplumun her kesimi için erişilebilir hale getirmek. QuickFinansall modeliyle acenteleri finansal danışman merkezine dönüştürerek, sigortayı günlük yaşamın bir parçası haline getiriyoruz.</p>

<p><strong>“DASK’ın üzerine ek teminat sağlayan ilk yapıyı oluşturduk”</strong></p>

<p>“İklim değişikliği artık teminat değil, strateji konusu. Biz, Tamamlayıcı Deprem Sigortası modeliyle DASK’ın üzerine ek teminat sağlayan ilk yapıyı oluşturduk. Kaskonomiq ürünü de özellikle bu risklerin sonuçlarını bertaraf eden yeni ürünümüz. Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) sürecine hazırız, bu dönüşümün Türkiye’nin afet dayanıklılığında tarihsel bir eşik olacağına inanıyoruz.”</p>

<p><strong>Maher Holding Sigorta Grubu’nun 2026 yılı stratejisi</strong></p>

<p>2026’da ‘hızlı büyümeden çok kaliteli büyüme’ dönemi başlayacak. Bizim stratejimiz üç ana başlıkta şekilleniyor:</p>

<p>1. Önleyici sigortacılık: Bina Tamamlama ve Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) temelli modeller, risk önleyici sistemler,</p>

<p>2. Finansal entegrasyon: QuickFinansall çatısı altında yepyeni sigorta, finansman ve e-para hizmetleri,</p>

<p>3. Kurumsal güçlenme: Quick Sigorta’nın halka arz süreci ve bölgesel genişleme. 2030 vizyonumuz, Türkiye’nin sigorta prim üretiminde 50 milyar dolara ulaşmasına katkı sağlamak. Biz, bu hedefin ulaşılabilir olduğunu biliyoruz.</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> Sigorta Life dergi iş birliği ile yayınlanan Capital Dergisi ocak sayısı Sigorta ve Bes özel eki</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/ahmet-yasar-maher-holding-sigorta-grubu-olarak-vizyonumuz-net-sigortadan-fazlasi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/01/ahmet-yasar-03.jpg" type="image/jpeg" length="40531"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Levent Korkut: 2026, acentelerin nitelikli büyüme yılı olmalı]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/levent-korkut-2026-acentelerin-nitelikli-buyume-yili-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/levent-korkut-2026-acentelerin-nitelikli-buyume-yili-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TOBB SAİK Başkanı Levent Korkut, saha tecrübesi, müşteri bağı ve danışmanlık gücüyle acentelerin 2025’te de sektörün yükünü taşıyan ana kanal olduğunu söylüyor. Acentelerin teknolojik ve kurumsal kapasitesinin geliştirilmesinin 2026’nın ana gündemlerinden olacağını kaydeden Korkut, “2026, acentelerin nitelikli büyüme yılı olmalı” diyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026’yı ‘büyüme yılı’ olarak gören TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi (SAİK) Başkanı Levent Korkut, “2025’in özeti şudur: Zor bir yıldı ama acente kanalı dayanıklılığını, sahadaki gücünü ve stratejik önemini bir kez daha ispatladı” diyor. Levent Korkut, sorularımızı şöyle yanıtladı:</p>

<p><strong>Acenteler özelinde 2025 nasıl geçti?</strong></p>

<p>2025’te saha tecrübesi, müşteri bağı ve danışmanlık gücü sayesinde acentelerin sigorta sektörünün yükünü taşıyan ana kanal olmaya devam ettiğini gördük. Sahada çözüm üretme kapasitesi, müşteri memnuniyeti ve poliçe yenileme oranlarında özellikle yılın ikinci yarısında beklentilerin üzerinde bir performans gerçekleşti. 2025’in özeti şudur: “Zor bir yıldı ama acente kanalı dayanıklılığını, sahadaki gücünü ve stratejik önemini bir kez daha ispatladı.”</p>

<p><strong>Acente kanalında 2026’nın gündem maddeleri neler olacak?</strong></p>

<p>2026’da acente kanalı için üç ana başlık öne çıkacak. Bunlardan ilki, ekonomik dengelenme sürecinde sürdürülebilir komisyon politikaları. İkincisi, branş çeşitliliğinin artırılması ve nitelikli büyüme. Üçüncüsü ise dijitalleşen risk dünyasında “danışman acente” modelinin güçlendirilmesi. Acentelerin hem teknolojik hem de kurumsal kapasitesinin geliştirilmesi 2026’nın ana gündemlerinden biri olacak. Özetle; 2026 acentelerin nitelikli büyüme yılı olmalı.</p>

<p><strong>Dijitalleşme acente kanalında hangi alanlarda dönüşüm yaratıyor?</strong></p>

<p>Dijitalleşme, acente kanalında üç alanda köklü dönüşüm yaratıyor. Birincisi; müşteri yönetimi ve veri odaklı satış. Müşteri segmentasyonu, yenileme takibi, fiyatlama doğru iletişim gibi süreçler artık veriye dayalı ilerliyor. İkincisi; operasyonel verimlilik. Teklif, poliçe, tahsilat, dokümantasyon süreçleri dijital platformlara kayıyor. Üçüncüsü ise çoklu kanal entegrasyonu. Sigorta şirketlerinin dijital kanalları ile acentenin saha deneyimi birbirine entegre oluyor.</p>

<p><strong>Acenteler, doğal afetler gibi krizlere nasıl daha aktif ve etkili hazırlanabilir?</strong></p>

<p>Doğal afetler sonrası ortaya çıkan tablo, acente kanalının ne kadar kritik bir rol üstlendiğini her defasında gösteriyor. Bu noktada acentelerin daha güçlü olması için dört temel aksiyon var: Afet öncesi bilgilendirme ve risk farkındalığı eğitimleri, poliçe ve teminat analizi konusunda teknik kapasitenin artırılması, krizin ilk saatlerinde müşteriye temas edebilecek operasyon modeli geliştirmek ve afet bölgeleri için yerel dayanıklılık ağlarının kurulması.</p>

<p>SAİK’in yeni dönem yol haritası</p>

<ol>
 <li>Acentenin Ekonomik Gücünün Korunması ve Artırılması</li>
</ol>

<p>-Komisyon politikasında sürdürülebilirlik</p>

<p>-Haksız rekabetle mücadele n Operasyon maliyetlerini artıran alanlarda çözüm üretme</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2. Dijitalleşme ve Mesleki Kapasite Gelişimi n Acentelere dijital dönüşüm desteği</p>

<p>-Teknik eğitim, veri analitiği eğitimleri, CRM dönüşüm programları</p>

<p>-Genç acente gelişim akademileri</p>

<p>3. Mevzuat, Denetim ve Sektörel Standartların Güçlendirilmesi</p>

<p>-Yönetmeliklerde acente lehine düzenlemeler</p>

<p>-Sağlıklı rekabet ortamının korunması</p>

<p>-Acentenin sahadaki rolünü güçlendiren tüm hukuki çalışmalar</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> Sigorta Life dergi iş birliği ile yayınlanan Capital Dergisi ocak sayısı Sigorta ve Bes özel eki</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/levent-korkut-2026-acentelerin-nitelikli-buyume-yili-olmali</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/01/levent-korkut-01.jpg" type="image/jpeg" length="99858"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uğur Gülen, Sigorta sektörünün odağında ‘2030 vizyonu’ var]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/ugur-gulen-sigorta-sektorunun-odaginda-2030-vizyonu-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/ugur-gulen-sigorta-sektorunun-odaginda-2030-vizyonu-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Uğur Gülen, sigorta sektörü olarak 2026 yılına ‘sürdürülebilir, dengeli büyüme ve temkinli iyimserlik’ yaklaşımıyla girdiklerini söylüyor. Uğur Gülen, “2030 vizyonumuzun temelini ise ‘daha kapsayıcı, daha dijital, daha dayanıklı’ bir sigortacılık ekosistemi oluşturuyor” diye konuşuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2025’in 11 ayında sigorta sektörünün prim üretimi 1 trilyon TL’nin üstüne, toplam aktifleri 82 milyar dolara geldi. Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Uğur Gülen, 2025 yıl sonu itibarıyla aktiflerde 3,3 trilyon TL’yi aşmayı, primde 1,2 trilyon TL, BES’te 2,1 trilyon TL fon büyüklüğü ve 18 milyon katılımcı hedeflerinin yakalanmasını bekliyor. “2026’yı ise sadece kısa vadeli bir dönem olarak görmüyoruz. Sektörün geleceğini şekillendiren ana çerçeveyi oluşturan 2030 vizyonumuzun temelini, ‘daha kapsayıcı, daha dijital, daha dayanıklı’ bir sigortacılık ekosistemi oluşturuyor” diyen Uğur Gülen ile sigorta sektörünün 2030 hedeflerini ve vizyonunu konuştuk. 2025’i nasıl değerlendiriyorsunuz? Jeopolitik gerilimler, iklim değişikliğinin maliyetleri, tedarik zincirlerindeki kırılganlık ve hızlı dijital dönüşüm; risk kavramını hem daha karmaşık hem de ekonomik sürdürülebilirliğin merkezinde konumlanan bir unsur haline getirdi. Bu tablo, sigorta sektörünü yalnızca bir poliçe sağlayıcısı olmaktan çıkarıp, ekonomik istikrarın sigortası haline dönüştürdü. Sektörümüzün 2025’in 11 ayında sergilediği güçlü performans da bu dönüşümün açık bir göstergesi oldu. Prim üretimimiz 1 trilyon TL’yi aşarken, aktiflerimiz 82 milyar dolara ulaştı. 2025 yıl sonu itibariyle aktiflerde 3.3 trilyon TL’yi aşmayı, primde 1.2 trilyon TL, BES’te ise 2.1 trilyon TL fon büyüklüğü ve 18 milyon katılımcı hedeflerinin yakalanmasını bekliyoruz. Bu güçlü tablo, sigorta ve BES’in finansal mimarideki yerini daha da pekiştirdi.</p>

<p><strong>2026 vizyonu için temel yapı taşlarınız neler olacak?</strong></p>

<p>2026’ya ‘sürdürülebilir, dengeli büyüme ve temkinli iyimserlik’ yaklaşımıyla giriyoruz. 2026’da küresel ekonomik belirsizlikleri, kur gelişmelerini ve bölgesel riskleri izlemeye devam edeceğiz. Ancak 2026’yı sadece kısa vadeli bir dönem olarak görmüyoruz. Uzun süredir çalıştığımız 2030 vizyonumuz, sektörün geleceğini şekillendiren ana çerçeveyi oluşturuyor. Bu vizyonun temelini ‘daha kapsayıcı, daha dijital, daha dayanıklı’ bir sigortacılık ekosistemi oluşturuyor.</p>

<p><strong>Sürdürülebilir büyüme için hangi alanlarda daha fazla koordinasyon ve iş birliği gerekiyor?</strong></p>

<p>TSB olarak bugün birçok yapısal reformun yürütücüsü konumundayız. Zorunlu Afet Sigortası (ZAS), Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), Tarım Sigortaları Reformu, Yeşil Finansman Sigorta Mekanizması, Katılım Sigortacılığı Gelişim Programı ve Türk Devletleri Sigorta Birliği gibi projeler; ülkemizin ekonomik dayanıklılığını kalıcı hale getirmeyi hedefleyen yeni bir mimari oluşturuyor. Afetlerden sosyal politikalara, yatırımlardan enflasyonla mücadeleye kadar pek çok alanda sigortacılık, kamu maliyesinin yükünü azaltacak ve büyümeyi destekleyecek bir etkiye sahip. Bu nedenle kamu-özel sektör iş birliği, düzenleyici çerçevenin güçlendirilmesi, veri paylaşımı ve teknoloji uyumu sektörün sürdürülebilir büyümesinin temelini oluşturuyor.</p>

<p><strong>TSB’nin dijitalleşme yol haritası nasıl şekilleniyor?</strong></p>

<p>Dijital dönüşüm bugün sigorta sektöründe artık bir tercih değil, rekabet gücünü belirleyen stratejik bir unsurdur. 4’üncü Uluslararası Sigorta Zirvesi’nde de yapay zekâ, büyük veri, IoT ve blockchain’in sektörü nasıl dönüştürdüğünü tüm boyutlarıyla tartıştık. Bugün; yapay zekâ destekli hasar tahmin modelleri, IoT tabanlı risk izleme sistemleri, büyük veri analitiğiyle segmentasyon, blockchain ile şeffaf poliçe yönetimi gibi alanlarda ciddi bir dönüşüm yaşanıyor. Dijital sigorta platformlarının regülasyonla uyumlu hale getirilmesi kayıt dışılığı azaltacak ve tüketici güvenini artıracaktır. Bu nedenle dijital sigortacılığa özel bir düzenleme ihtiyacı net şekilde ortaya çıkıyor. Ayrıca sektörün dijitalleşmesi, OVP’de yer alan dijital ekonomi ve yapay zekâ yatırımlarının hızlandırılması hedefiyle birebir uyumlu.</p>

<p><strong>Türkiye’de sigorta penetrasyonu hâlâ istenen seviyede değil. Bu bilinci artırmak için hangi projelere öncelik vereceksiniz?</strong></p>

<p>Türkiye’nin sigorta penetrasyonu potansiyelinin oldukça altında. Son yıllarda farkındalık çalışmalarımızın etkisi ile 10 yılın en yüksek penetrasyon oranı olan yüzde 2,8’lere geldik. 2030 yılı hedefimiz bunu yüzde 5’e çıkarmak. Bu yolda penetrasyonu artırmak için odaklandığımız alanı; ‘risk farkındalığının artırılması’, ‘kapsayıcı ürün tasarımları’ ve ‘gençlere ve KOBİ’lere özel programlar’ olarak sıralayabiliriz. ‘Risk farkındalığının artırılması’ başlığı altında; afetler, sağlık riskleri, siber tehditler gibi konularda toplumsal bilinç için yeni iletişim programları ve araştırmalar hazırlıyoruz. ‘Kapsayıcı ürün tasarımları’ kapsamında; mikro sigortacılık, parametre bazlı sigortalar, yeşil sigorta ürünleri gibi daha ulaşılabilir modeller yaygınlaşacak. ‘Gençlere ve KOBİ’lere özel programlar’ bağlamında ise üniversitelerde yürüttüğümüz sigorta kariyer etkinlikleri, KOBİ’ler için dijital platformlarda sigorta farkındalığı projeleri önceliklerimiz arasında.</p>

<p><strong>TES’e yaklaşımınız nedir?</strong></p>

<p>BES, artık sadece bir tasarruf aracı değil; uzun vadeli yatırım fonu olarak görülmeli. Bugün BES’te fon büyüklüğü 2 trilyon TL’yi aştı, 2030 yılı hedefimiz ise 5 trilyon TL fon büyüklüğü. Yüzde 30 devlet katkısı, tasarruf kültürünün gelişimi açısından stratejik bir araç. 2026’da devreye girecek TES ile 20 milyondan fazla kişinin sisteme dahil olması ve fon büyüklüğünün GSYH’nin yüzde 10’una ulaşması bekleniyor. TES; çalışan, işveren ve devlet arasında dengeli bir model sunacak. Bu yapı hem tasarrufları artıracak hem de Türkiye’nin uzun vadeli yatırımlarının finansmanında çok güçlü bir kaynak oluşturacak.</p>

<p><strong>Önümüzdeki dönem öne çıkacak üç ana başlık: </strong></p>

<p><strong>Dijitalleşmenin tam entegrasyonu:</strong> Yapay zekâ temelli underwriting ve hasar süreçleri sektörün iş yapış şeklini kökten değiştirecek.</p>

<p><strong>Zorunlu Afet Sigortası’nın (ZAS) devreye girmesi</strong>: Türkiye’de risk yönetimini en temelden değiştirecek yapısal reformlardan biri olacak.</p>

<p><strong>TES ile tasarrufların yeniden şekillenmesi:</strong> Uzun vadeli finansman mimarisi için bu sistem çok büyük bir kırılma yaratacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sigorta sektörünün 2030 hedefleri:</p>

<p>• Prim üretiminin 24 milyar dolardan 50 milyar dolara çıkarılması,</p>

<p>• Sigortalılık oranının yüzde 2,8’den yüzde 5’e yükseltilmesi,</p>

<p>• BES fon büyüklüğünün 5 trilyon TL’ye ulaşması,</p>

<p>• Afet, sağlık, siber ve yeşil sigortada kapsamın iki katına çıkarılması,</p>

<p>• Katılım sigortacılığında yüzde 10’un üzerinde paya ulaşılması yer alıyor. Bu hedefler sadece finansal büyümeyi değil, Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal dayanıklılığını artırmayı amaçlıyor.</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> Sigorta Life dergi iş birliği ile yayınlanan Capital Dergisi ocak sayısı Sigorta ve Bes özel eki</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/ugur-gulen-sigorta-sektorunun-odaginda-2030-vizyonu-var</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/11/ugurgulen-1.jpeg" type="image/jpeg" length="75016"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Davut Menteş: TES ve BES birlikte çalışarak daha bütüncül bir yapıyı ortaya koyacak]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/davut-mentes-tes-ve-bes-birlikte-calisarak-daha-butuncul-bir-yapiyi-ortaya-koyacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/davut-mentes-tes-ve-bes-birlikte-calisarak-daha-butuncul-bir-yapiyi-ortaya-koyacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Stratejik planlarının beş temel eksene odaklandığını söyleyen SEDDK Başkanı Davut Menteş, “Bunlar; finansal dayanıklılığın güçlendirilmesi, dijital dönüşümün hızlandırılması, tüketici odaklı hizmetlerin geliştirilmesi, kapsayıcı sigorta-emeklilik modellerinin uygulanması ve denetim kapasitesinin güçlendirilmesi” diyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sigorta ve özel emeklilik sektöründe gelen yenilikler ve uygulamalar sektörün büyümesine ivme kattı. Sektör, önümüzdeki dönemde de hareketliliğini sürdürecek. “TES ve BES birlikte çalışarak sistemin kapsayıcılığını artıracak daha bütüncül bir yapıyı ortaya koyacak” diyen Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, sektörün 2026 yılı beklentilerini ve yeni uygulamaları anlattı.</p>

<p><strong>Sektöre dair son verileri aktarabilir misiniz?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sektörümüzün (sigorta ve emeklilik) brüt prim üretimi 2025’in üçüncü çeyreğinde, 2024’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 50 artışla 857 milyar TL’ye ulaştı. Toplam prim üretiminin yüzde 15’i hayat branşında, yüzde 85’i hayat dışı branşlarda gerçekleştirildi. Hayat dışı sigortalar 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 46 büyürken, hayat sigortalarında baz etkisiyle büyüme yüzde 81 oldu. Üçüncü çeyrekte, toplam üretimin çoğunluğunu oluşturan branşlar arasında, hayat sigortalarından sonra en yüksek büyüyen branş sağlık sigortaları oldu. Şirketler bu dönemde 148 milyar TL sağlık primi üreterek, 2024’ün aynı dönemine göre üretimlerini yüzde 61 artırdı. Anılan dönemde, 136 milyar TL dönem net kârı elde eden sektörün toplam öz sermayesi, sermaye girişlerinin de etkisiyle yüzde 63 artarak 408 milyar TL’ye ulaştı. Sigorta ve emeklilik şirketlerinin sermaye yeterliliği rasyosu da yüzde 184 oranında gerçekleşti. 2025’in üçüncü çeyreğinde sektörün aktif büyüklüğü, yıllık bazda yüzde 62 artışla 3,4 trilyon TL’ye yaklaştı. Bu dönemde yaşayan poliçe kapsamında verilen teminat tutarı ise önceki yıla kıyasla yüzde 30 artarak 1,2 katrilyon TL’ye çıktı. Öte yandan, 2025 Aralık itibarıyla Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sisteminde (OKS) yer alan katılımcı sayısı, 2024’ün aynı dönemine göre 900 bin kişi artarak 17,9 milyon kişiye erişirken toplam fon tutarı da 2 trilyon TL’ye ulaştı.</p>

<p><strong>“TES ile fon büyüklüğü GSYH’nin yaklaşık yüzde 10’una ulaşabilecek’’ </strong></p>

<p><strong>İKİNCİ BASAMAK EMEKLİLİK</strong> Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), çalışanlara emeklilik döneminde ek gelir sağlayarak refah düzeylerinin sürdürülebilirliğini hedefleyen işveren katkılı bir ikinci basamak emeklilik modelidir. Bu sistemle amaçlanan, Otomatik Katılım’ın daha kapsayıcı, daha sürdürülebilir ve uzun vadeli tasarrufu destekleyen bir yapıya kavuşturulmasıdır.</p>

<p><strong>İŞVEREN VE DEVLET KATKISI TES’te</strong> çalışan katkısına ek olarak işveren ve devlet katkısı da devreye girecek. Bu yapının, çalışanların sistemde kalma motivasyonunu güçlendireceği ve uzun vadeli birikimi artıracağı öngörülüyor. Mevcut politika dokümanlarıyla uyumlu bir şekilde yürütülen model çalışmalarımızda tüm paydaşların beklentilerini dikkate alıyoruz. TES’in hayata geçirilmesiyle birlikte, oluşturulacak parametrelere bağlı olmakla birlikte, fon büyüklüğünün 10 yıl içinde GSYH’nin yaklaşık yüzde 10’una ulaşabileceğini gösteren projeksiyonlarımız bulunuyor.</p>

<p><strong>Özel Sağlık Sigortası Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikler neler? </strong></p>

<p>Özel Sağlık Sigortası Yönetmeliği, özellikle öngörülebilirlik, şeffaflık ve uygulama birliğini güçlendirmeyi amaçlayan kapsamlı bir yaklaşım sunuyor. 2026’da yürürlüğe girecek düzenleme, sigortalıların poliçe sürekliliğini garanti altına alan ömür boyu yenileme mekanizmasını merkezine alan bir yapıya sahip. Yeni düzenlemeyle 60 yaşını doldurmamış tüm bireylere gerek tamamlayıcı gerekse özel sağlık poliçelerinde ‘ömür boyu yenileme garantisi’ opsiyonunun sunulması zorunlu hale getiriliyor. Uzun yıllardır sektörde farklı yöntemlerle uygulanan bu garanti, artık hem kazanım şartları hem de korunması bakımından yeknesak bir yapıya kavuşuyor. Buna göre garantinin kazanılması; üç yıllık sigortalılık süresi ve bu dönemde tazminat/prim oranının yüzde 80’in altında olması şartına bağlanmış durumda. Sigorta şirketlerinin bu koşulları sigortalı lehine iyileştirmesi mümkün olduğundan, rekabetin gelişmesi ve müşteri memnuniyetinin artması da teşvik ediliyor.</p>

<p><strong>Ömür boyu yenileme garantisi hangi güvenceleri sağlıyor?</strong></p>

<p>Ömür boyu yenileme garantisi sigortalıya, aynı plan kapsamında poliçe içeriğinin aleyhe değiştirilmeyeceği güvencesi sağlıyor. Sigortalının gelecekte ciddi tedavi gerektiren bir hastalıkla karşılaşması durumunda bu hastalığın teminat dışına çıkarılması, kapsamın daraltılması ya da ek prim talep edilmesi söz konusu olmayacak. Bu yönüyle düzenleme, bireylerin uzun vadeli sağlık güvencesine ilişkin en kritik kaygılarını ortadan kaldırmayı hedefleyen önemli bir adım niteliğinde. Yönetmelik ayrıca plan değişiklikleri ve şirket değişiklikleri sırasında garanti hakkının korunmasına yönelik yeni güvenceler sunuyor. Sigortalılar artık aynı şirket içinde plan değiştirirken veya başka bir şirkete geçiş yaparken ömür boyu yenileme garantisini kaybetmeyecek. Bu hak, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından merkezi olarak takip edilecek; böylece sektör genelinde uygulama birliği sağlanacak. Bir diğer önemli başlık ise bekleme sürelerine ilişkin farklı uygulamaların sonlandırılması. Yeni dönemde bekleme süreleri yalnızca ilk poliçe döneminde uygulanabilecek; plan veya şirket değişikliklerinde belirli kurallar çerçevesinde yeniden bekleme süresi uygulanması mümkün olmayacak. Böylece sigortalılar hem poliçe devamlılığı hem de hak kaybı endişesi açısından daha güçlü bir güvenceye kavuşmuş olacak. SEDDK olarak önümüzdeki dönemde hangi alanlara odaklanacaksınız? Kurumumuzun yol haritası, temel politika belgeleri ve stratejik planımız doğrultusunda biçimleniyor. Bu çerçevede hem bireyleri hem de sektörü kapsayan, uzun vadeli, dayanıklı ve sürdürülebilir bir sigorta-emeklilik yapısı oluşturmayı hedefleyen bütüncül bir yaklaşım izliyoruz. Stratejik planımız beş temel eksene odaklanıyor: Finansal dayanıklılığın güçlendirilmesi, dijital dönüşümün hızlandırılması, tüketici odaklı hizmetlerin geliştirilmesi, kapsayıcı sigorta– emeklilik modellerinin uygulanması ve denetim kapasitesinin güçlendirilmesi. Bu doğrultuda sermaye yapısını sağlamlaştıracak düzenlemeler hayata geçiriliyor; iç yönetişim standartları modern araçlarla destekleniyor. Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) ve Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) gibi kapsamlı modeller etap etap devreye alınıyor.</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> Sigorta Life dergi iş birliği ile yayınlanan Capital Dergisi ocak sayısı Sigorta ve Bes özel eki</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/davut-mentes-tes-ve-bes-birlikte-calisarak-daha-butuncul-bir-yapiyi-ortaya-koyacak</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2024/12/davut-mentes.jpg" type="image/jpeg" length="57386"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alen Karabetyan: “2030 vizyonumuz, yalnızca büyüme değil; sektöre yön veren bir dönüşüm hikâyesi yazmak.”]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/alen-karabetyan-2030-vizyonumuz-yalnizca-buyume-degil-sektore-yon-veren-bir-donusum-hikayesi-yazmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/alen-karabetyan-2030-vizyonumuz-yalnizca-buyume-degil-sektore-yon-veren-bir-donusum-hikayesi-yazmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[senCard Direkt Satış Genel Müdürü Alen Karabetyan, Sigorta Life Dergisi’ne verdiği röportajda senCard’ın hızlı büyümesinde direkt satışı ayrı bir şirket olarak konumlandırmanın önemini ve saha ekibinin bu süreçteki güçlü etkisinden bahsetti. Gelecek planları için “Oyun değiştirici rolümüzü güçlendirerek, paydaşlar için sürdürülebilir değer üreten bir platform olmayı hedefliyoruz.” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>senCard Direkt Satış, son dönemde etkileyici rakamlara imza attı. Bu başarıyı hangi temel stratejilerle yakaladınız?</strong></p>

<p></p>

<p>Başarıyı; direkt satışı ayrı bir şirket olarak konumlandırıp sahadaki güçlü kadroyu tecrübeli bir telesatış fonksiyonuyla hibritleştirerek, kurumsal Bupa gücü ve yüksek standartlı sistemlerle destekleyerek, dört başlıkta “ürünleştirilmiş” iş ortaklığı hizmetleriyle (yeni müşteri kazanımı, yenileme, münhasır satış ekipleri, satış kalite yönetimi) ölçekleyerek yakaladık. Bu sayede Türkiye çapında 20 il / 32 lokasyonda ~1.300 kişilik yapı ve 53 ile yüz yüze erişim kapasitesine ulaştık; bir önceki yıla göre prim üretiminde %84 artış ve sigortalı sayısında %43 büyüme gibi sonuçlar gördük. Bu büyüme, sahadaki dinamizmi güçlü bir analitik yönetim anlayışıyla birleştirmemizin doğal sonucu.</p>

<p></p>

<p><strong>Üç yıllık stratejik planınızdan ve bu plana göre önümüzdeki dönemlerde olan hedeflerinizden bahseder misiniz?</strong></p>

<p></p>

<p>Üç yıllık planımız; yaygınlık ve insan kaynağını öz sermaye ile büyütmek, stratejik iş ortaklıklarını artırmak, dijitalleşme–kalite altyapısını güçlendirmek ve e-ticaret / wellness alanına hazırlık üzerine kurulu. Kısa-orta vadede il sayımızı 22’ye, lokasyonlarımızı 40+ seviyesine taşıma; çalışan sayımızı 1.500’ün üzerine çıkarmak hedefleri bu planın parçası.</p>

<p><img alt="Alen Karabetyan 005" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/01/alen-karabetyan-005.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>Türkiye genelinde 20 ilde 32 lokasyon ve 1.300 kişiye yakın bir ekiple hizmet veriyorsunuz. Bu kadar yaygın bir operasyonu nasıl yönetiyorsunuz?</strong></p>

<p></p>

<p>Yapıyı hibrit (saha + telesatış) modelle, Bupa’nın bilgi güvenliği, iç kontrol ve denetim standartlarıyla çalışan güçlü sistemler üzerinden yönetiyoruz. Operasyonun kuruluşu ve büyümesi öz sermayeyle finanse ediliyor; böylece hem hız hem de kalite standardizasyonu sağlanıyor. Coğrafi yerleşimimiz sayesinde 53 ilde yüz yüze hizmet verebilecek kapsama sahibiz. Tüm süreçlerimizde veri odaklı yönetim prensipleri ve düzenli performans ölçümü öncelikli.</p>

<p><strong>Sağlık branşında oldukça güçlüsünüz. Bu gücünüzü diğer sigorta branşlarına da taşımayı planladığınızı söylediniz. Bu konuda nasıl bir stratejiniz var?</strong></p>

<p></p>

<p>Sağlıktaki birikimi “müşteri değerine” çevirip diğer branşlarda da çoklu ürün yaklaşımıyla ilerliyoruz. Bugün 14 sigorta şirketinin ürünlerini sunuyoruz; hedefimiz bu uzmanlığı farklı branşlarda entegre çözümlerle genişletmek, bireysel gücümüzü özellikle KOBİ ve orta ölçekli kurumsal segmentte değerlendirerek çok branşlı portföy değeri yaratmak. Bu yaklaşım, müşteriyle uzun vadeli ilişki kurmayı ve çapraz satış potansiyelini artırmayı amaçlıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>KOBİ’lere yönelik sigorta çözümleri geliştirdiğinizi belirttiniz. Bu segmentte ne tür ürün ve hizmetler </strong></p>

<p><strong>sunmayı planlıyorsunuz?</strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KOBİ ve orta ölçekli kurumsalda yeni iş + yenileme hizmetlerini hibrit kurgularla birleştiriyor; gerekirse iş ortağına özel saha / telesatış ekipleri kuruyor; satış kalite yönetimiyle müşteri tutundurma ve şikâyet / olası hukuki süreçlerin minimize edilmesine odaklanıyoruz. 2026’ya doğru bu segmentte çıtayı daha da yükseltmek üzere kadro ve yetkinlik yatırımlarını artırıyoruz. Ayrıca bu segmentte dijital onboarding ve mikro sigorta çözümleri üzerine de çalışıyoruz.</p>

<p></p>

<p><strong>Farklı sigorta şirketinin ürünlerini müşterilere ulaştırıyorsunuz. Bu kadar geniş bir ürün yelpazesinde müşteri memnuniyetini nasıl sağlıyorsunuz?</strong></p>

<p></p>

<p>Müşteri memnuniyetini üç sac ayağıyla yönetiyoruz:</p>

<p></p>

<p>(1) Ürünleştirilmiş hizmet paketleri ve esnek hibrit modeller,</p>

<p>(2) satış kalite yönetimiyle tutundurma ve memnuniyetsizlik / hukuki risklerin azaltılması,</p>

<p>(3) CRM – dijital raporlama – Bupa standartlarında teknoloji altyapısı.</p>

<p></p>

<p>Böylece geniş yelpazeyi kişiselleştirilmiş deneyime dönüştürüyoruz. Her temas noktasında aynı deneyimi sunmak, bizim için sürdürülebilir memnuniyetin anahtarı.</p>

<p></p>

<p><strong>“Stratejik iş ortaklığı” yaklaşımınızdan biraz bahseder misiniz? Özellikle sağlık branşında yürüttüğünüz bu model nasıl çalışıyor?</strong></p>

<p></p>

<p>Stratejik iş ortaklığını “ürün” gibi tasarlıyoruz: yeni müşteri kazanımı, yenileme, iş ortağına özel münhasır satış ekipleri ve satış kalite yönetimi. Müşteri potansiyeli yüksek kurumlarda sağlık sigortası gibi yapışkan ürünlerle ürün kullanım oranını artırıyor; saha ve çağrı merkezi kaynaklarını hibrit modellerle esnek biçimde kurguluyoruz. Bu model, iş ortaklarının kendi müşteri deneyimini iyileştirmesine de katkı sunuyor.</p>

<p><strong>Yeni dönemde dağıtım kanalı satın alımları ile ilgilendiğinizi açıkladınız. Bu alandaki planlarınızı paylaşır mısınız?</strong></p>

<p></p>

<p>Önceliğimiz organik büyüme; ancak stratejimize değer katan ve inşa ettiğimiz yapıya yapısal uyum gösteren dağıtım kanalı satın alma fırsatlarını seçici biçimde değerlendirebiliriz. Burada “değer yaratma” ve “uyum” kırmızı çizgimiz. Bu nedenle her olası iş birliği, uzun vadeli stratejik fayda analiziyle değerlendiriliyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Müşteri deneyimi tarafında nasıl bir yaklaşımınız var? Dijitalleşme ve teknoloji yatırımlarınızdan örnek verir misiniz?</strong></p>

<p></p>

<p>Dijitalleşme iş modelimizin merkezinde: CRM altyapılarını güçlendiriyor, satış kalite yönetimiyle tutundurma performansını artırıyor, dijital raporlama araçlarıyla verimlilik sağlıyoruz. Tüm sistemler Bupa’nın global standartlarıyla uyumlu; saha gücümüzle entegre çalışan bu hibrit kurgu hız, erişilebilirlik ve güven sunuyor.</p>

<p><img alt="Alen Karabetyan 004" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://sigortalifedergicom.teimg.com/sigortalifedergi-com/uploads/2026/01/alen-karabetyan-004.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>Önümüzdeki dönemde telesatış ekiplerinizi büyütmeyi hedefliyorsunuz. Bu alandaki çalışmalarınız ne aşamada?</strong></p>

<p></p>

<p>Merkezde tecrübeli bir telesatış fonksiyonumuz var; yeni dönemde bu ekibi güçlendirip fark yaratacak iş modellerini devreye alacağız. Telesatış büyüme stratejimizin ana bileşenlerinden; hem stratejik iş ortaklarına hem bireysel kanala ivme sağlayacak. Bu alanda eğitim ve performans teknolojilerine de yatırım yapıyoruz.</p>

<p></p>

<p><strong>senCard olarak sektörde “oyun değiştirici” bir rol üstlendiğinizi söylüyorsunuz. Bu vizyonu biraz açar mısınız?</strong></p>

<p></p>

<p>Direkt satışı şirket ölçeğinde konumlandırıp ülke çapında en yaygın ve etkin kanal olma hedefi, stratejik iş ortaklığı modellerini ürünleştirme yaklaşımı ve Bupa kurumsal standartlarıyla çalışmamız; sektörde önemli bir boşluğu kapatan ve oyunun kurallarını müşteri değeri lehine değiştiren bir yapı ortaya koyuyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Orta vadede wellness gibi yeni ürün gruplarıyla e-ticaret alanında büyümeyi planladığınızı ifade ettiniz. Bu konuda yürüttüğünüz çalışmalar neler?</strong></p>

<p></p>

<p>Orta vadede e-ticaret varlığımızı güçlendirerek global mottomuz doğrultusunda müşterilerimizi daha sağlıklı, enerjik ve neşeli bir yaşama destekleyecek wellness ürünleriyle buluşturmayı planlıyoruz. Bu, mevcut dağıtım yetkinliklerimizi dijital ticaretle bütünleyen bir büyüme ekseni olacak.</p>

<p></p>

<p><strong>Son olarak, 2030 hedefleriniz arasında neler var? senCard’ı o tarihte nerede görüyorsunuz?</strong></p>

<p></p>

<p>Belgelerde 2030’a dair spesifik sayı paylaşılmıyor; ancak yön belirgin: Türkiye’nin en yaygın ve güçlü dağıtım kanalı olma vizyonunu sürdürmek, stratejik iş ortaklıklarını çoğaltmak, teknoloji / kalite altyapısını derinleştirmek ve e-ticaret – wellness hattında ölçekli bir oyuncu konumuna evrilmek. Bu çerçevede “oyun değiştirici” rolümüzü güçlendirerek, paydaşlar için sürdürülebilir değer üreten bir platform olmayı hedefliyoruz.</p>

<p>2030 vizyonumuz, yalnızca büyüme değil; aynı zamanda sektöre yön veren bir dönüşüm hikâyesi yazmak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/alen-karabetyan-2030-vizyonumuz-yalnizca-buyume-degil-sektore-yon-veren-bir-donusum-hikayesi-yazmak</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/01/alen-karabetyan-ozel-rop-001.jpg" type="image/jpeg" length="95039"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burak Bayhan: Hedefimiz; Sompo markasını yalnızca bir sigorta şirketi değil, güven duygusunun sembolü haline getirmek]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/burak-bayhan-hedefimiz-sompo-markasini-yalnizca-bir-sigorta-sirketi-degil-guven-duygusunun-sembolu-haline-getirmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/burak-bayhan-hedefimiz-sompo-markasini-yalnizca-bir-sigorta-sirketi-degil-guven-duygusunun-sembolu-haline-getirmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sompo Sigorta Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Burak Bayhan, Sompo Sigorta’nın yeni nesil ürün acenteliğinden ve acente kanalının sigorta sektöründeki önemini Sigorta Life okurları için aktardı. Sompo Sigorta’nın uluslararası bir grubun parçası olmasıyla Türkiye pazarına kattığı değeri vurgulayan Bayhan, sigortalılarına geniş bir ürün portföyü sunarken bu büyüklüğü doğru şekilde yönetmenin en önemli noktasının sürece teknolojiyi dahil etmek olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sigorta sektöründeki kariyer yolculuğunuzdan ve sizi bugün bulunduğunuz noktaya getiren deneyimlerinizden bahseder misiniz?</strong></p>

<p></p>

<p>Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra, aynı üniversitede Finansal Mühendislik alanında yüksek lisans yaptım ve ardından New York Üniversitesi Stern School of Business’ta MBA programını tamamladım. Profesyonel kariyerime 2004 yılında bankacılık sektöründe başladım. İş Geliştirme, Strateji ve Bireysel Bankacılık departmanlarında çeşitli görevler üstlendim, sonrasında KOBİ Bankacılığı Direktörlüğü pozisyonunda sorumluluk aldım. Ardından sigorta sektörüne geçerek Pazarlama ve Strateji alanında üst düzey yöneticilik yaptım. Bu dönemde büyüme ve dönüşüm projelerine liderlik etme fırsatı buldum. Bugün Sompo Sigorta’da Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaparken, edindiğim tüm bu deneyimlerin şirketimizin stratejik hedeflerine değer kattığına inanıyorum.</p>

<p></p>

<p><strong>Sompo Sigorta’nın acente yapılanmasında “yeni nesil ürün acenteliği” yaklaşımını sıkça duyuyoruz. Bunu nasıl tanımlarsınız?</strong></p>

<p></p>

<p>Acenteler, bizim sigortacılıktaki en önemli paydaşlarımız. Yıllardır süregelen iş modelinde acenteler yalnızca satış kanalı gibi görülürdü, fakat biz Sompo’da bunun çok ötesinde bir bakış açısı benimsiyoruz. Yeni nesil ürün acenteliği dediğimiz yaklaşım; acentelerimizi dijital çözümlerle güçlendirdiğimiz, ürün çeşitliliğini onların müşteriye daha rahat sunabilecekleri bir çerçevede yeniden tasarladığımız bir modeldir. Burada önemli olan, acentelerin hem teknolojiyi hem de müşteriyi çok iyi tanıyarak, doğru ürünü en hızlı şekilde buluşturabilmeleridir. Acentelerimizin iş yapış biçimlerini kolaylaştıracak adımlar attıkça, onların müşteriyle kurduğu güven bağı da daha güçlü hale geliyor. Bizim için yeni nesil ürün acenteliği, sadece poliçe üretmek değil; sürdürülebilir bir iş ortaklığı kültürü oluşturmak demektir.</p>

<p></p>

<p><strong>Geçtiğimiz dönemde “Sompo ile Kahve Sohbetleri” adıyla sahada acentelerle buluşmaya başladınız. Bu buluşmaların yansımaları nasıl oldu?</strong></p>

<p></p>

<p>Açık söylemek gerekirse, bu buluşmalar bizim için çok değerli bir deneyim oldu. Çünkü masa başında yapılan analizler veya raporlar bize bir noktaya kadar fikir veriyor, ama sahadaki acentemizin gözünden dinlemek bambaşka bir perspektif kazandırıyor. “Sompo ile Kahve Sohbetleri” ile biz, acentelerimizin bulunduğu yerde, onların gündelik akışına dahil olarak görüşlerini dinleme fırsatı bulduk. Bu sayede hem operasyonel süreçlerde farkında olmadığımız ihtiyaçları gördük hem de yeni ürün geliştirme süreçlerinde onların beklentilerini daha somut şekilde aldık. Geri dönüşlerin oldukça olumlu olduğunu söyleyebilirim. Acenteler, bu samimi iletişimin devam etmesini özellikle istiyor. Biz de bunun sadece bir proje değil, sürekli hale gelecek bir iletişim kanalı olmasını hedefliyoruz.</p>

<p></p>

<p><strong>Sompo Sigorta’nın sektörde öne çıkan güçlü yönlerini nasıl özetlersiniz?</strong></p>

<p></p>

<p>Sigortacılığın temelinde güven ve sürdürülebilirlik vardır. Biz de Sompo Sigorta olarak tam da bu iki değeri işimizin merkezine koyuyoruz. Geniş ürün yelpazemiz sayesinde bireysel müşterilerden büyük işletmelere kadar çok farklı ihtiyaçlara cevap verebiliyoruz. Buradaki gücümüz yalnızca ürün sayımızdan gelmiyor; ürünlerimizin fiyatlandırma yapısı, tarife gücü ve operasyonel esnekliği bizi farklı kılıyor. Ayrıca uluslararası bir grubun parçası olmamız, bilgi birikimi ve global deneyimle Türkiye pazarına değer katmamıza imkân veriyor. Bunun yanında müşteri odaklı stratejilerimiz, süreçlerimizi sürekli geliştirmemizi sağlıyor. Bizim için bir poliçeyi satmak değil, o poliçenin arkasında müşterimize huzur ve güven vermek esas hedef oluyor. İşte bu yaklaşım, Sompo’yu sektörde farklılaştıran en güçlü yönlerimizden biridir.</p>

<p></p>

<p><strong>Trafik sigortalarında hasar maliyet endeksi uygulaması sektörde gündem oldu. Sompo Sigorta olarak bu düzenlemeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p></p>

<p>Trafik sigortaları uzun yıllardır sektörün en çok tartışılan konularından biri. Özellikle tavan fiyat uygulaması ile maliyetler arasındaki dengesizlik hem şirketler hem de müşteriler için sorunlar yaratıyordu. Bu yılın başında getirilen hasar endeksi sistemiyle birlikte maliyet artışları doğrudan fiyatlara yansıtılabilir hale geldi. Asgari ücret, araç fiyatları ve yedek parça maliyetleri gibi temel parametrelerin dikkate alınması, sistemin daha adil bir zemine oturmasını sağladı. Sompo olarak bu düzenlemeyi sektörün sürdürülebilirliği adına olumlu buluyoruz. Çünkü fiyatlandırmada öngörülebilirlik artıyor ve bu da hem şirketlerin finansal yapısını koruyor hem de müşteriye verilen hizmetin sürdürülebilir olmasını sağlıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Kasko ve trafik sigortalarında Sompo Sigorta’nın pazar payını nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p></p>

<p>Bu branşlar sigorta sektörünün omurgasını oluşturuyor. Biz de bu alanlarda müşterilerimize hem fiyat hem de hizmet kalitesi anlamında güçlü çözümler sunuyoruz. Kasko tarafında müşteri memnuniyetini artıran, hasar süreçlerini hızlandıran uygulamalarımız öne çıkıyor. Trafik sigortasında ise tarife gücümüzü etkin bir şekilde kullanarak, rekabetçi ama aynı zamanda sürdürülebilir fiyatlama yapabiliyoruz. Burada temel amacımız, kısa vadeli pazar payı artışları değil, uzun vadeli dengeli bir sürdürülebilirlik yakalamak. Bu yaklaşım sayesinde müşterilerimiz bize güven duyuyor, acentelerimiz de sürdürülebilir iş hacmi yaratabiliyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Son dönemde sigorta sektöründe teknolojiye dayalı çözümler öne çıkıyor. Sompo Sigorta bu alanda neler yapıyor?</strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teknoloji bizim için yalnızca bir araç değil, iş yapış şeklimizin ayrılmaz bir parçası. Müşteriyle her temas noktasında geri bildirim almayı sağlayan NPS sistemi, teknolojiyi süreçlerimize entegre etmemizin en somut örneklerinden biri. 2,9 milyon müşterimiz ve 2,6 milyon poliçemizle oldukça geniş bir portföyü yönetiyoruz. Bu büyüklüğü etkin yönetebilmek için süreçleri basitleştiren, müşterinin ihtiyacını hızlı ve doğru şekilde karşılayan dijital çözümler geliştirdik. Ayrıca Japon kültüründe kökleri olan “Kaizen” yaklaşımı bizim teknoloji vizyonumuza da yön veriyor. Her gün bir adım daha ileri gitmek felsefesiyle, dijitalleşme yatırımlarımızı sürekli geliştiriyoruz. Amacımız, sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılamak değil; gelecekteki müşteri beklentilerini de öngörerek çözümler üretmek.</p>

<p></p>

<p><strong>Müşteri iletişiminde bugüne kadar izlediğiniz strateji ve bundan sonraki hedefleriniz neler olacak?</strong></p>

<p></p>

<p>Müşteri, bizim için tüm stratejilerin başlangıç noktası. Bugüne kadar yaptığımız her çalışmada müşteriyi dinlemeyi, anlamayı ve onların beklentilerine uygun çözümler geliştirmeyi öncelik haline getirdik. Düzenli olarak yaptığımız analizler, anketler ve her işlem sonrasında uyguladığımız NPS ölçümleriyle müşterimizin memnuniyetini sürekli takip ediyoruz. Bu yaklaşım, bize yalnızca güçlü yönlerimizi değil, geliştirmemiz gereken noktaları da net şekilde gösteriyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, müşteri deneyimini daha da ileri taşıyarak, Sompo markasını yalnızca bir sigorta şirketi değil, güven duygusunun sembolü haline getirmek. Japon kültüründen aldığımız “Kaizen” felsefesi de bu noktada yol gösterici oluyor; biz her gün biraz daha iyi olmayı, her gün müşterilerimize bir adım daha yakın olmayı hedefliyoruz.</p>

<p></p>

<p><strong>Sigorta sektörüne yönelik vermek istediğiniz bir mesaj var mı?</strong></p>

<p></p>

<p>Sigortacılık, bireylerin ve kurumların geleceğe güvenle bakmasını sağlayan stratejik bir sektör. Türkiye gibi doğal afet riski yüksek, ekonomik dalgalanmalara açık bir ülkede sigortanın önemi çok daha büyük. Bizim en büyük dileğimiz, sigortanın toplumda daha geniş kesimler tarafından benimsenmesi ve bir lüks değil, temel ihtiyaç olarak görülmesi. Bu dönüşüm, yalnızca sektörün büyümesi için değil, aynı zamanda ülke ekonomisinin istikrarı için de kritik. Sompo Sigorta olarak biz, müşterilerimize en iyi hizmeti sunmaya devam ederken, sektörün gelişimine de katkı sağlayacak her türlü iş birliğine açık olacağız.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/burak-bayhan-hedefimiz-sompo-markasini-yalnizca-bir-sigorta-sirketi-degil-guven-duygusunun-sembolu-haline-getirmek</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Jan 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/01/burak-bayhan-003.jpg" type="image/jpeg" length="58305"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
