<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Sigorta Life Dergi</title>
    <link>https://www.sigortalifedergi.com</link>
    <description>Sigortalı Yaşayanların Dergisi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sigortalifedergi.com/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2021. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 24 May 2026 20:39:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya sigorta sektörü 2025’te yüzde 6,6 büyüdü: Prim üretimi 254 Milyar Euro’ya ulaştı]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/almanya-sigorta-sektoru-2025te-yuzde-66-buyudu-prim-uretimi-254-milyar-euroya-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/almanya-sigorta-sektoru-2025te-yuzde-66-buyudu-prim-uretimi-254-milyar-euroya-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alman Sigorta Birliği (GDV) verilerine göre, ülke sigorta sektörü 2025 yılında enflasyon ve artan maliyetlerin etkisiyle büyümesini sürdürdü. Toplam prim üretimi bir önceki yıla oranla %6,6 artış kaydederek yaklaşık 254 milyar Euro seviyesine yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2025 yılı verilerinde en dikkat çekici artış, Elementer sigorta branşında yaşandı. Bu alandaki prim üretimi %7,7’lik bir yükselişle <strong>99,7 milyar Euro</strong>’ya ulaştı.</p>

<p>Söz konusu artışın temel gerekçesi olarak, motorlu araç sigortalarındaki %13,4’lük prim artışı gösteriliyor. Uzmanlar, küresel enflasyonun etkisi ve yedek parça/onarım maliyetlerindeki artışın, araç sigortası primlerini doğrudan yukarı çektiğini belirtiyor.</p>

<h3><strong>Sağlık ve hayat sigortalarında istikrarlı yükseliş</strong></h3>

<p>Diğer temel branşlarda da büyüme ivmesi korundu:</p>

<p><strong>Özel Sağlık Sigortası:</strong> Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) dahil olmak üzere prim üretimi %7,3 artarak <strong>54,4 milyar Euro</strong> seviyesine ulaştı.</p>

<p><strong>Hayat Sigortası:</strong> Primler %5,1 oranında artışla <strong>99,4 milyar Euro</strong> olarak gerçekleşti. Bu branştaki büyümede, tüketicilerin toplu prim ödemeli ürünlere yönelmesi etkili oldu.</p>

<p>Sektörün karlılık göstergeleri açısından 2025 yılı, büyük ölçekli doğal afetlerin yaşanmadığı bir yıl olarak kayıtlara geçti. Bu durum, sigorta şirketlerinin hasar/prim oranlarına olumlu yansıyarak operasyonel dengenin korunmasına katkı sağladı.</p>

<p>Alman Sigorta Birliği (GDV), mevcut veriler ışığında 2026 yılına dair beklentilerini de paylaştı. Birliğe göre, önümüzdeki yıl sektördeki prim büyümesinin <strong>%4,7</strong> seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu öngörü, sektörün 2025’teki agresif büyümesinin ardından daha stabil bir seyir izleyeceğine işaret etmekte.</p>

<h3><strong>Gösterge Tablosu (2025)</strong></h3>

<p><strong>-Toplam Prim Üretimi:</strong> 253,6 Milyar €</p>

<p><strong>-Yıllık Büyüme Oranı:</strong> %6,6</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>-Elementer Sigortalar:</strong> 99,7 Milyar €</p>

<p><strong>-Toplam Poliçe Adedi:</strong> 501,5 Milyon adet</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/almanya-sigorta-sektoru-2025te-yuzde-66-buyudu-prim-uretimi-254-milyar-euroya-ulasti</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/indir-1-11.png" type="image/jpeg" length="72012"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs alarmı: DSÖ’den “Pandemi Potansiyeli Var” açıklaması]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/hantavirus-alarmi-dsoden-pandemi-potansiyeli-var-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/hantavirus-alarmi-dsoden-pandemi-potansiyeli-var-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Atlas Okyanusu'nda seyir halindeki bir yolcu gemisinde görülen vakaların ardından gündeme gelen hantavirüs, dünya genelinde büyük bir paniğe neden olurken Dünya Sağlık Örgütü, şu an için pandemi riskinin olmadığını ama potansiyelinin bulunduğunu duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya yeni bir tehlike ile karşı karşıya...</p>

<p>3 yıl 1 ay 24 gün süren resmi küresel COVID-19 pandemisinin ardından yeni bir virüs gündeme geldi.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü'nü alarma geçiren söz konusu tehlikenin adı<em><strong> 'Hantavirüs' </strong></em>olarak açıklandı.</p>

<h3>GEMİDE VİRÜS PANİĞİ</h3>

<p>MV Hondius adlı gemi, Arjantin'den Atlantik Okyanusu üzerinden Yeşil Burun Adaları'na doğru seyahat ediyordu.</p>

<p>Arjantin'den Nisan başında denize açılan ve içinde onlarca farklı ülkeden 147 yolcunun bulunduğu gemide bazı yolcularda virüse rastlandı.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/07/69fcc4160ec3a137__w1200xh675.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>3 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ</h3>

<p>Virüs nedeniyle üç kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.</p>

<p>İlk olarak Hollandalı bir erkek yolcunun 11 Nisan’da hayatını kaybettiği öğrenilirken yolcunun cenazesinin günlerce gemide kaldığı belirtildi.</p>

<p>Daha sonra karaya çıkarılan eşinin de uçuş sırasında fenalaşarak hastanede yaşamını yitirdiği açıklandı.</p>

<p>Gemide bulunan Almanya vatandaşı bir yolcu da 2 Mayıs’ta hayatını kaybetti.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/07/69fcc41d76262155__w1200xh676.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>8 VAKADAN 5'İ DOĞRULANDI</h3>

<p>Öte yandan bugün yapılan açıklamada MV Hondius yolcu gemisinden bildirilen sekiz şüpheli Hantavirüs vakasından beşi doğrulandı.</p>

<h3>GEMİDE TÜRK YOUTUBER RUHİ ÇENET DE VAR</h3>

<p>Gemideki 147 yolcu arasında Ünlü YouTuber Ruhi Çenet ve bir başka Türk çiftin de bulunduğu açıklandı.</p>

<p>Ruhi Çenet, Hantavirüs nedeniyle hayatını kaybeden insanların olduğu gemide günlerce seyahat ettiğini <strong><em>"Bir aylık okyanus yolculuğumda çok kötü şeyler oldu!"</em></strong> sözleriyle açıkladı.</p>

<h3>HOLLANDA'DA BİR KİŞİ KARANTİNA ALTINA ALINDI</h3>

<p>Hollanda merkezli havayolu şirketinde görevli bir kabin memurunun, hantavirüs enfeksiyonu şüphesiyle Amsterdam'da tedavi altına alındığı bildirildi.</p>

<p>Kabin memurunun, 25 Nisan 2026 tarihinde Johannesburg'da uçağa binmeye çalışan ancak sağlık durumu nedeniyle uçuşa kabul edilmeyen 69 yaşındaki Hollandalı bir kadınla temas kurduğu tespit edildi.</p>

<h3>DSÖ, 'SALGIN RİSKİ DÜŞÜK' DEDİ</h3>

<p>DSÖ Genel Direktöri Tedros Ghebreyesus, salgının genel halk sağlığı tehdidinin düşük olduğunu belirtti.</p>

<p>DSÖ'nün diğer hastalarla ilgili raporlardan haberdar olduğunu söyleyen Ghebreyesus, virüsün uzun kuluçka süresi nedeniyle daha fazla vaka olabileceğini ifade etti.</p>

<p>DSÖ, sağlık önlemleri uygulanırsa hantavirüs salgınının 'sınırlı' kalacağını öngörüyor.</p>

<h3>"BU VİRÜSÜ BİLİYORUZ"</h3>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bünyesinde görev yapan Dr. Maria Van Kerkhove, insanların endişelerini gidermek adına ABD merkezli Fox News kanalına konuştu.</p>

<p>Bunun koronavirüsten çok daha farklı bir virüs olduğunu söyleyen Kerkhove, <em><strong>"Bu virüsü biliyoruz. Hantavirüsler oldukça uzun zamandır var... Bu COVID benzeri bir pandeminin başlangıcı değil, bir gemide gördüğümüz bir salgın, kapalı bir alan var, şu ana kadar 5 doğrulanmış vakamız var."</strong></em> ifadelerini kullandı.</p>

<h3>TÜRKİYE'DE İLK KEZ 1997'DE GÖRÜLDÜ</h3>

<p>Hantavirüs'ün Türkiye ile ilk tanışma yılı 2009 yılı olarak biliniyor.</p>

<p>Türkiye’de ilk kez 2009 yılında görülen hantavirüs vakaları için şu an için yeni bir pandemi ihtimali öngörülmese de yetkililer, riskin hafife alınmaması gerektiği konusunda uyarıyor.</p>

<h3>VİRÜS HAKKINDA NELER BİLİNİYOR</h3>

<p>Adını Güney Kore'deki bir nehirden alan hantavirüsler, tek bir hastalıktan çok bir virüs ailesini tanımlıyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) göre 20'den fazla farklı virüs türü bulunurken bunların neredeyse tamamının, genellikle sıçan ve fareler olmak üzere kemirgenlerden, kurumuş idrar ve dışkı yoluyla bulaşan enfeksiyonlarla bağlantılı olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Adını Latin Amerika'daki And dağlarından alan And virüsü çoğunlukla Arjantin ve Şili'de bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/07/69fcc435eb271592__w1200xh675.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>HANGİ YOLLARLA BULAŞIYOR</h3>

<p>Hantavirüs, çoğunlukla fare ve sıçan gibi kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve tükürüğüyle temas sonucu bulaşıyor.</p>

<p>Virüsü taşıyan kemirgenler hastalık belirtisi göstermese de çevreyi enfekte edebiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bulaşın en yaygın yolu, bu canlıların çıkartılarıyla kirlenen havanın solunması.</p>

<p>İnsanlar arasında temas yoluyla yayılmayan virüsün, kemirgen ısırığıyla bulaşması ise oldukça nadir görülüyor.</p>

<p>Araştırmalar, kan nakliyle bulaş riskinin de bulunmadığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Kedi, köpek veya çiftlik hayvanları virüsü taşımıyor ancak kemirgenlerle temas etmeleri halinde dolaylı olarak bulaşa aracılık edebiliyorlar.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/07/69fcc46ca5d05517__w1200xh675.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>KULUÇKA SÜRESİ</h3>

<p>Hantavirüsün kuluçka süresi genellikle 1 ila 6 hafta (7-42 gün) arasında değişmekle birlikte, ortalama 2-3 hafta sürüyor.</p>

<p>Bazı durumlarda bu süre 8 haftaya kadar uzayabilirken belirtilerin genellikle ateş, kas ağrısı ve yorgunluk ile başladığı aktarılıyor.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/07/69fcc475819b1308__w1200xh802.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>ÖNE ÇIKAN BELİRTİLER</h3>

<p>Virüs, iki ciddi hastalığa neden olabilirken bunlardan ilki olan Hantavirüs Akciğer Sendromu (HPS), başlangıçta ateş, halsizlik ve kas ağrılarıyla ortaya çıkıyor.</p>

<p>İlerleyen süreçte baş dönmesi, karın rahatsızlıkları ve özellikle ciddi solunum sorunları görülebiliyor.</p>

<p>Ölüm oranı yüzde 20 ila 40 arasında değişen hastalığın belirtileri, virüs kapıldıktan sonra 1 ila 8 hafta içinde ortaya çıkabiliyor.</p>

<p>Diğer hastalık ise böbrek sendromlu hemorajik ateş (HFRS) bilinirken ilk etapta grip benzeri belirtiler gösteren hastalık, ilerleyen dönemde böbrek yetmezliği, iç kanama ve düşük tansiyon gibi ağır tablolara yol açabiliyor.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/07/69fcc4845f446422__w1200xh802.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>BELİRLİ BİR TEDAVİSİ YOK</h3>

<p>Hantavirüs enfeksiyonlarına karşı özel bir tedavi bulunmuyor.</p>

<p>Uzmanlar, hastalara genellikle oksijen desteği, antiviral ilaçlar ve gerekli durumlarda diyaliz gibi destekleyici tedaviler uygulanmasını öneriyor.</p>

<p>Durumu ağırlaşan hastaların yoğun bakımda takip edilmesi, bazı vakalarda ise solunum cihazına bağlanması gerekebiliyor.</p>

<p>Yetkililer, virüsten korunmak için kemirgenlerle temastan kaçınılmasını tavsiye ediyor.</p>

<p>Özellikle bodrum ve çatı katı gibi alanlardaki giriş noktalarının kapatılması, kemirgen dışkıları temizlenirken ise koruyucu ekipman kullanılması öneriliyor.</p>

<h3>HANTAVİRÜS HANGİ ÜLKELERDE GÖRÜLÜYOR</h3>

<p>Hantavirüs vakaları dünyada farklı bölgelerde görülse de özellikle Asya, Avrupa ve Amerika kıtasındaki bazı ülkelerde daha yaygın olarak rapor ediliyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’ne göre virüs en çok kemirgenlerle temasın yoğun olduğu bölgelerde ortaya çıkıyor.</p>

<p><em><strong>Hantavirüs vakalarının görüldüğü başlıca ülkeler şunlar:</strong></em></p>

<p>Çin</p>

<p>Güney Kore</p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri</p>

<p>Arjantin</p>

<p>Şili</p>

<p>Brezilya</p>

<p>Bolivya</p>

<p>Paraguay</p>

<p>Panama</p>

<p>Uruguay</p>

<p>Finlandiya</p>

<p>Almanya</p>

<p>Fransa</p>

<p>Rusya</p>

<h3>TÜRKİYE'DE GÖRÜLDÜ MÜ</h3>

<p>2026 yılında Türkiye'de herhangi bir hantavirüs kaynaklı vaka açıklaması yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ensonhaber</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/hantavirus-alarmi-dsoden-pandemi-potansiyeli-var-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/dunya-hantavirus-vakalarini-konusuyor-iste-son-durum-1778185503-346-small.jpg" type="image/jpeg" length="61189"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güvenlik riskleri sigortayı dönüştürüyor: ABD’de “aktif nişancı” poliçeleri yükselişte]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/guvenlik-riskleri-sigortayi-donusturuyor-abdde-aktif-nisanci-policeleri-yukseliste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/guvenlik-riskleri-sigortayi-donusturuyor-abdde-aktif-nisanci-policeleri-yukseliste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de artan siyasi ve kurumsal saldırılar, "aktif nişancı" sigortasına olan talebi rekor seviyeye taşıdı. 2020'den beri iki kat büyüyen bu pazar; geleneksel poliçelerin yetersiz kaldığı bireysel şiddet olaylarına karşı şirketlere finansal, hukuki ve güvenlik odaklı kapsamlı bir koruma sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD genelinde siyasetçilere, iş insanlarına ve kamusal alanlara yönelik artan saldırılar özel bir sigorta türüne olan talebi hızla artırdı.</p>

<p>Eskiden sadece belirli alanlara hitap eden "silahlı saldırgan" sigortası artık ekonominin neredeyse her sektöründe rağbet görüyor.</p>

<p>Sektör uzmanları bu pazarın 2020 yılından bu yana iki katına çıktığını belirtiyor. Bu yıl itibarıyla yıllık prim ödemelerinin 100 milyon dolara ulaştığı tahmin ediliyor.</p>

<p>Şirketler artık sadece mülklerini değil aynı zamanda itibarlarını ve çalışanlarının güvenliğini de koruma altına almak istiyor.</p>

<p>Brookfield ve Blackstone gibi dev şirketlerin bu ürüne yönelmesi şiddet olaylarının yarattığı finansal risklerin ne kadar ciddileştiğini gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>OKULLAR VE HASTANELER İÇİN VAZGEÇİLMEZ OLDU</h2>

<p>Silahlı saldırgan sigortası ilk olarak 2010'lu yıllarda okullar ve hastaneler gibi riskli kamu kurumları için geliştirildi.</p>

<p>Ancak günümüzdeki poliçeler sadece fiziksel yaralanmaları değil kriz yönetimi ve mağdur tazminatlarını da kapsıyor.</p>

<p>Geleneksel terör sigortaları genellikle belirli bir siyasi veya dini motif şartı ararken bu yeni ürün her türlü saldırıda devreye giriyor.</p>

<p>Terör sigortaları çoğu zaman sadece mülk hasarını karşılıyor. Buna karşılık aktif nişancı poliçeleri şirketlere 24 saat kesintisiz güvenlik hizmeti ve psikolojik destek gibi kritik imkanlar sunuyor.</p>

<p>Şirketler bu yolla hem yasal sorumluluklarını azaltıyor hem de çalışanlarına güvenli bir ortam vaat ediyor.</p>

<h2>ZENGİNLERE ÖZEL POLİÇE</h2>

<p>Sigorta brokerleri talebin artık günlük hale gelen okul saldırılarından ziyade yüksek profilli hedeflere yönelik olaylarla tetiklendiğini söyledi.</p>

<p>Blackthorn CEO'su Julian Vero "Amerika'da her gün okul saldırıları yaşanıyor ancak bu durum bizde bir talep artışına neden olmuyor. Bize gelen ilgiyi asıl bu tür özel olaylar tetikliyor. Bu son yaşananların ardından çok sayıda müşterimizle kapsam altına alınmaları gerekip gerekmediğine dair sayısız görüşme yaptık" diye konuştu.</p>

<p>Uzmanlar artık tehlikenin sadece örgütlü yapılardan değil aynı zamanda memnuniyetsiz çalışanlardan veya bireysel saldırganlardan geldiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/guvenlik-riskleri-sigortayi-donusturuyor-abdde-aktif-nisanci-policeleri-yukseliste</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 19:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/6750a6a6ad495a050e02d919.jpg" type="image/jpeg" length="19308"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Acil servislerin doğru kullanımı için vatandaşlara uyarı]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/acil-servislerin-dogru-kullanimi-icin-vatandaslara-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/acil-servislerin-dogru-kullanimi-icin-vatandaslara-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner, halkı acil servislerin doğru kullanımı konusunda bilinçlenmeye çağırıyor. Aile hekimliğinin vatandaşlar için önemine vurgu yaparak sağlık hizmetlerinin verimliliğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner, yaptığı bir açıklamada özellikle acil servislerin gereksiz kullanımına ve aile hekimliğinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, Megakent'teki muayene sayılarından devam eden sağlık yatırımlarına kadar birçok konuda bilgi verdi. Vatandaşların aile hekimliklerine başvurusunun önemine dikkat çeken Doç. Dr. Güner, İstanbul’daki ilk 3 aya ilişkin verileri de paylaştı.</p>

<p>İstanbul İl Sağlık Müdürü, sağlık hizmetlerinin gereksiz kullanımına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özellikle acil servislerin, tıbbi zorunluluk dışında da sıkça tercih edildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kocamustafapaşa’da yaşanan bir örneği paylaşan İl Sağlık Müdürü, bir vatandaşın bir yıl içinde 300 kez doktora başvurduğunu belirterek, <strong><em>“Sordum, ‘Alışkanlığım böyle’ dedi”</em></strong> ifadelerini kullandı.</p>

<h3>"SOSYALLEŞME ARACI OLARAK GÖRÜYORLAR"</h3>

<p>Bazı vatandaşların sağlık kuruluşlarını bir sosyalleşme aracı olarak gördüğünü dile getiren Müdür, bu durumun gerçek ihtiyaç sahiplerinin hizmete erişimini zorlaştırabileceğini vurguladı.</p>

<p>Acil servislerin günlük hayatın bir parçası gibi görülmemesi gerektiğini belirten İl Sağlık Müdürü, <strong><em>“Yoldan geçerken ‘Bir acile uğrayayım’, ‘Pazara inmiştim, gelmişken bir acile uğrayayım’ gibi yaklaşımlarla karşılaşıyoruz”</em></strong> dedi.</p>

<p>Vatandaşlara aile hekimliklerini işaret eden İl Sağlık Müdürü, birçok sağlık sorununun bu birimlerde çözülebileceğini belirterek,<strong><em> “Vatandaşlar, evine ortalama 7 dakika yürüme mesafesindeki aile hekimliklerine başvurarak sorunlarının çoğunu çözebilir.”</em></strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/01/69f4910d993cd706__w1200xh900.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>"KOCAMUSTAFAPAŞA’DA BİR TEYZEMİZ 300 KERE DOKTORA GİTMİŞTİ"</h3>

<p>'İstanbul'da 53 tane devlet, 130’dan fazla özel hastane var' diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, <strong><em>"Aile hekimlikleriyle beraber devasa bir sistemde sağlık hizmeti sunuyoruz. Bunun için zaten dünyanın sağlık başkenti diyoruz. 7-24, bayramı seyranı, gecesi gündüzü olmadan hiçbir şekilde inkıtaya uğramaması gereken bir süreç var. Sağlık hizmetini kesintisiz bir şekilde veriyoruz. 201 ülkeden 500 bin vatandaşın genel cerrahi, ortopedi, onkoloji hastalarının gelip şifa bulduğu bir kentten bahsediyoruz.</em></strong></p>

<p><strong><em>Estetik olsun botoks, rinoplasti olsun, saç ekimi İstanbul’da hatta Antalya, İzmir gibi noktalarda da büyük bir teveccühle tüm dünyada karşılanıyor. Şunu biliyoruz ki; İstanbul bu noktanın ana başkenti. 2025 yılında 207 milyon muayene, 2 milyon 600 bin ameliyat. Sadece 5 milyon kardiyoloji muayenesi yapmış durumdayız, 90 bine yakın anjiyo, 100 binden fazla kalp ameliyatı. 207 milyon muayene yapmışız kişi başı 12’ye denk geliyor, bu tüm dünyanın ortalamasının çok üstünde bir rakam. İnsanlar sağlık hizmetine erişmekte zorluk yaşamıyorlar ama bir problem de şu; acaba doğru sağlık hizmetine mi ulaşıyoruz?</em></strong></p>

<p><strong><em>En yakın sağlık danışmanımız kim; aile hekimi. Ben hastaneye geçen sene sadece 1 kere başvurdum, Kocamustafapaşa’da bir teyzemiz vardı, bir yılda 300 kere doktora gitmişti. Ben de aradım, sordum, neden? O, ‘Alışkanlığım böyle’ dedi. Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Çapa'sı, Samatya'sı, Haseki'si. Sosyalleşme aracı olarak da kullanıyorlar, bizim ihtiyacı olan hastanın ulaşmasıyla ilgili problem yaşama ihtimalimiz var. Teyzemiz 1 yıl içinde gitmiş zaten 365 gün var, aynı gün içinde 3-4 yere gitmiş olması gerekiyor. Bu bir alışkanlık olmuş."</em></strong> dedi.</p>

<h3>"3 BRANŞ DIŞINDA HER BRANŞA AYNI GÜNE RANDEVU VEREBİLİYORUZ"</h3>

<p><strong><em>"80’den fazla branşta randevu açıyoruz."</em></strong> diyen Doç. Dr. Güner, <strong><em>"MHRS’yi kontrol ettiğimizde 3 tane branşımız dışında her branşa aynı güne randevu verebiliyoruz. 3 branş; göz, cildiye ve kardiyoloji. Bunlara 10 gün içinde randevu verebilir durumdayız. İsteğimiz şu; nitelikli tetkik dediğimiz kolonoskopi, endoskopi, ameliyat süreleri gibi bunların da minimize edilebilmesi. Şükür olsun sayın Bakanımız, Bakan olduktan sonra geliştirdiği performans sistemleriyle, kamu hastane sistemleriyle bu rakamlar geriye doğru geldi. Muayene ile ilgili problemi çözmüş olduk. Yapay zekaya, internete sorduğumuz kadar aile hekimine sorsak o 12 başvurunun belki 3,4’ünü minimize etmiş olacağız. İstanbul’da 43 milyon radyolojik görüntüleme yapılmış, 207 milyon muayenenin üzerine."</em></strong> ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"AKŞAM POLİKLİNİKLERİNDE 1 MİLYONDAN FAZLA MUAYENE YAPMIŞ DURUMDAYIZ"</h3>

<p><strong><em>"Akşam poliklinikleri bir ihtiyaç olarak belirlediğimiz bir şey"</em></strong> diyerek sözlerine devam eden Doç. Dr. Güner, vatandaşların da süreçten memnun olduğunu ifade ederek, <strong><em>"Çok büyük teveccühüyle karşılaşıyor. İnsanlar çalışırken muayeneye ulaşmakta zorluk yaşıyorlar. Muayene için izin almanız gerekiyor. Şu anda akşam 17.00’den gece 22.00’ye kadar akşam poliklinikleri tesisleştirdik. Günden güne de sayılarını artırıyoruz. Biz 2025’in Ekim'inde başladık. Akşam polikliniklerinde 1 milyondan fazla bir muayene yapmış durumdayız. Sarı ve kırmızı alan acil kapsamında herhangi bir sıkıntı yok, bekleme sürelerimiz de çok düşük. Sorun şu; MHRS’yi takip etmezsek, randevu almazsak, gerekli kontrol ve muayenelerimizi zamanında yapmaya çalışmazsak ilk başvurduğumuz yer acil oluyor. Yoldan geçerken ‘Bir acile uğrayayım’ diyenler oluyor veya ‘Pazara inmiştim, gelmişken de bir acile uğrayayım’ bunlarla karşılaşıyoruz. Ortalama bekleme süremiz 20-30 dakika arasında değişiyor. Vatandaşlar, evine ortalama 7 dakika yürüme mesafesindeki aile hekimliklerine başvurarak sorunlarının çoğunu çözebilir."</em></strong> diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/acil-servislerin-dogru-kullanimi-icin-vatandaslara-uyari</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/69f48f370099f712.jpg" type="image/jpeg" length="14249"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kullananlarda düşüş tespit edildi! Yapay zeka araştırması şaşırttı...]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/kullananlarda-dusus-tespit-edildi-yapay-zeka-arastirmasi-sasirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/kullananlarda-dusus-tespit-edildi-yapay-zeka-arastirmasi-sasirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de yapılan yeni bir araştırma, yapay zeka araçlarının özellikle gençlerde öğrenme üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zekanın kullanımı çağımızın en büyük sorunlarından birisi...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde (MIT) yapılan çalışmaya göre, büyük dil modelleri (LLM) kullanan kişiler, daha düşük beyin aktivitesi gösteriyor ve özgün düşünme yetilerini kaybediyor.</p>

<h3>BEYİN AKTİVİTELERİ ÖLÇÜLDÜ</h3>

<p>Araştırmada 18-39 yaş aralığındaki 54 kişi üç gruba ayrıldı. Katılımcılardan SAT sınavına benzer denemeler yazmaları istendi.</p>

<p>Birinci grup ChatGPT kullanırken, ikinci grup yalnızca Google'dan yararlandı.</p>

<p>Üçüncü grup ise herhangi bir yardımcı araç kullanmadan yazdı.</p>

<p>Katılımcıların beyin aktiviteleri EEG cihazlarıyla ölçüldü.</p>

<h3>"ÖZGÜNLÜKTEN YOKSUN"</h3>

<p>Sonuçlara göre, ChatGPT kullananların beyin aktivitesi en düşük düzeydeydi.</p>

<p>Yazdıkları metinler birbirine benziyor, özgünlükten yoksun kalıyor ve her yeni denemede çaba düzeyleri daha da düşüyordu.</p>

<p>Ayrıca bu grup, AI olmadan yazmaları istendiğinde önceki metinlerinden pek bir şey hatırlayamıyordu.</p>

<h3>EN YARATICILAR KENDİ BAŞINA YAZMAYA ÇALIŞANLAR</h3>

<p>Yapay zeka veya arama motoru kullanmayan grup ise en yüksek beyin bağlantısına sahipti.</p>

<p>Bu grup, yazarken daha meraklı ve motiveydi; üstelik yazdıkları içerikten daha fazla memnuniyet duydular.</p>

<p>Araştırmanın örneklem sayısı küçük olsa da erken aşamada yapılan bu tür çalışmalar, yapay zekanın özellikle beyin gelişimi ve öğrenme üzerindeki etkilerini anlamak açısından büyük önem taşıyor.</p>

<h3>KENDİLERİNİ DAHA YALNIZ HİSSEDİYORLAR</h3>

<p>Araştırmaya eşlik eden önceki çalışmalarda da benzer uyarılar yer alıyor.</p>

<p>Bir çalışmaya göre, ChatGPT gibi sistemlerle daha fazla zaman geçiren bireyler, kendilerini daha yalnız hissediyor.</p>

<p>Mart ayında yayımlanan başka bir araştırma ise, üretkenliğin arttığını ancak bireylerin motivasyonunun azaldığını göstermişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ensonhaber</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/kullananlarda-dusus-tespit-edildi-yapay-zeka-arastirmasi-sasirtti</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 00:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/05/69f4dd07e7ce1298.jpg" type="image/jpeg" length="48504"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Wall Street sigorta hisselerini açığa satıyor]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/wall-street-sigorta-hisselerini-aciga-satiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/wall-street-sigorta-hisselerini-aciga-satiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'li hayat sigortası şirketlerine karşı alınan açığa satış pozisyonları 5 milyar doları aşarak rekor seviyeye ulaştı. Yatırımcılar, denetimi az olan özel kredi piyasasına yönelik risklerden endişe ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'li hayat sigortası şirketlerinin hisselerine karşı alınan açığa satış pozisyonları, geçtiğimiz yıl iki katından fazla artarak 5 milyar doları aştı. Reuters’ın haberine göre, söz konusu artış büyük ölçüde şeffaf olmayan özel kredi sektörüne yönelik endişelerden kaynaklanıyor. Analistler, sigorta şirketlerinin bu riskli varlık sınıfına olan yüksek bağımlılığının yatırımcıları korkuttuğunu belirtiyor.</p>

<p>Özel kredi piyasasına yönelik tedirginlikler, banka dışı kuruluşların şirketlere açtığı krediler üzerinden son aylarda piyasalara yön verdi. Bazı portföy yöneticilerinin iflas eden otomotiv firmalarıyla bağlantılı borçları elinde tuttuğu ortaya çıktı. Ayrıca, İngiltere merkezli bir konut kredisi sağlayıcısının dolandırıcılıkla suçlanması, sektör genelinde bir güven bunalımına yol açtı.</p>

<p>Mediolanum International Funds Sabit Getirili Menkul Kıymetler Birimi Başkanı Daniel Loughney, konuya ilişkin önemli bir değerlendirmede bulundu. Loughney, endişelerin tek bir şirketin çöküşüyle sınırlı olmadığını dile getir<strong>di. Bu varlık sınıfının geleneksel bankacılığa göre çok daha az denetlendiğini ve söz konusu durumun yapısal bir zayıflık yarattığını vurguladı.</strong></p>

<p><strong>Sigorta devlerinin bilançolarındaki riskler artıyor</strong></p>

<p>Sigorta sektörü uzmanı AM Best'in verilerine göre, ABD'li sigortacıların elindeki özel kredi varlıkları son on yılda iki kattan fazla büyüdü. Bu artış, faiz oranlarının tarihsel olarak düşük seyrettiği dönemde gerçekleşti. Şirketler, daha yüksek getiri arayışıyla bu alternatif kredi türlerine yöneldi.</p>

<p>Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan raporlar tablonun ciddiyetini ortaya koyuyor. Raporlara göre, ABD'li hayat sigortacıları bilançolarındaki risklerin yaklaşık %35'ini doğrudan özel kredilere bağlamış durumda. Bu bağımlılık, olası bir resesyonun piyasalara etkisine dair hassasiyeti artırıyor.</p>

<p>Hisse senedi piyasalarındaki performans da bu endişeleri doğrular nitelikte seyrediyor. ABD Borsalarının gösterge endeksi S&amp;P 500 yıl başından bu yana genel toplamda %4,7 oranında yükselirken, Amerikan sigorta şirketlerini içeren sektör endeksi ise aynı dönemde yaklaşık %5 düşüş gösterdi. Yatırımcıların özellikle Principal Financial ve Brighthouse Financial gibi dev şirketlerin hisselerinde yoğun şekilde açığa satış pozisyonu aldıkları görülüyor.</p>

<p>Özel kredilere dair endişeler, perakende fonlardan para çıkışlarına da yansıyor. Özellikle birçoğu yapay zekâ altyapı şirketlerine verilen kredilerin değerine ilişkin sorular, dalgalı teknoloji piyasaları nedeniyle gündeme gelmeye başladı.</p>

<p><strong>Şeffaflık eksikliği ve denetim sorunları tartışılıyor</strong></p>

<p>Sektördeki sermaye yapısına yönelik eleştiriler de giderek sertleşiyor. Hedge fonu kurucusu Alberto Gallo, özel sermaye şirketlerine ait sigortacıların riskli varlıklarda çok fazla uzun vadeli pozisyon aldığını belirtti. Gallo, bu şirketlerin ellerindeki sermaye fazlasının ise oldukça kısıtlı olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Eski sigorta denetçisi Tom Gober, sigortacıların "bağlı sigorta şirketleri" adı verilen kapalı iştiraklerine devasa tutarlarda fon aktardığını hesapladığını belirtiyor. Gober’in verilerine göre bu işlemlerin toplam büyüklüğü 1,54 trilyon dolara kadar ulaşıyor. Söz konusu yapılar, finansal hareketlerin şeffaf bir şekilde izlenmesini de zorlaştırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gober, ABD'deki mevcut mevzuat değişikliklerinin ortaya çıkan şeffaflık sorununu çözmekte yetersiz kalacağını savunuyor. Denetim eksikliğinin giderilemediğini belirten Gober, yatırımcıların ana şirketleri açığa satarak bir anlamda denetleyici rolünü üstlendiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>borsaningundemi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/wall-street-sigorta-hisselerini-aciga-satiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 19:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/04/grafik-teknik-analiz-2510.png" type="image/jpeg" length="17508"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[RLI kazançları odakta: Sigorta şirketi kar serisini sürdürebilir mi?]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/rli-kazanclari-odakta-sigorta-sirketi-kar-serisini-surdurebilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/rli-kazanclari-odakta-sigorta-sirketi-kar-serisini-surdurebilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mülk, kaza ve kefalet piyasalarına odaklanan özel sigorta şirketi RLI Corp bugün piyasa kapanışından sonra ilk çeyrek kazançlarını açıklayacak. Yatırımcılar, şirketin sektörde nadir görülen başarısını sürdürüp sürdüremeyeceğini inceliyor. Aynı zamanda yumuşayan fiyatlandırma ortamında nasıl ilerleyeceği de merak ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Analistler, Illinois eyaletinin Peoria kentindeki sigortacının hisse başına 0,81 dolar kazanç açıklayacağını öngörüyor. Gelir tahmini ise 479,4 milyon dolar. Bu rakamlar, geçen yılın aynı çeyreğine göre sırasıyla yüzde 12,1 ve yüzde 2,4 düşüş anlamına geliyor. Kâr tahmini, RLI’ın dördüncü çeyrekte elde ettiği hisse başına 0,94 dolardan sıralı bir düşüşe işaret ediyor. Bununla birlikte gelirin, önceki dönemdeki 463,2 milyon dolardan yüzde 3,5 artması bekleniyor.</p>

<p>Hisse başına kazanç tahminleri son iki ayda yüzde 5,15 geriledi. Gelir tahminleri ise son 60 günde büyük ölçüde sabit kaldı. Piyasa değeri 5,37 milyar dolar olan şirket, 58,40 dolardan işlem görüyor. Bu seviye, analistlerin ortalama 58,00 dolarlık hedef fiyatına yakın. Konsensüs tavsiyesi nötr. Hisseyi takip eden sekiz analistin yedisi tut, yalnızca biri al tavsiyesi veriyor.</p>

<p><strong>Yatırımcılar Neyi İzliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Temel soru şu: RLI, artan rekabet baskıları altında sigortalama disiplinini koruyabilecek mi? Şirket 2025’te art arda 30. yıl sigortalama kârlılığı elde etti. Yüzde 84 kombine oran ile 264 milyon dolar sigortalama geliri sağladı. Yönetim bunu "sektörümüzde son derece nadir" bir başarı olarak nitelendirdi.</p>

<p>Ancak bu seriyi sürdürmek zorlu olabilir. Son kazanç görüşmesinde yönetim, E&amp;S mülk primlerinin yüzde 18 düştüğünü belirtti. Kasırga oranları yüzde 15, deprem oranları yüzde 12 geriledi. Bunun nedeni rekabet baskısı olarak gösterildi. Daha geniş özel sigorta piyasası farklı eğilimler yaşıyor. Mülk piyasaları artan kapasite ile yumuşarken, kaza ve sorumluluk hatları sosyal enflasyon nedeniyle baskı altında kalıyor.</p>

<p>Yatırımcılar, RLI’ın göreceli güç gösteren kaza segmentinin mülk hatlarındaki zayıflığı dengeleyip dengeleyemeyeceğini izleyecek. Şirketin elverişsiz fiyatlandırmadan geri çekilme isteği, disiplinli yaklaşımının bir özelliği. Bu durum, kârlılık karşılığında daha düşük prim büyümesi anlamına gelebilir.</p>

<p><strong>Son Performans</strong></p>

<p>RLI dördüncü çeyrekte beklentileri aştı. Hisse başına 0,94 dolar kazanç açıkladı, konsensüs 0,79 dolardı. Ancak 463,2 milyon dolarlık gelir, 474,7 milyon dolarlık tahminlerin altında kaldı. Şubat ayında AM Best, şirketin sigorta yan kuruluşlarını en yüksek notu olan A++ (Üstün) seviyesine yükseltti. Sigortacının bilanço gücü böylece tanındı.</p>

<p>Bu arada şirket yakın zamanda Cory Figiel’i 1 Nisan’dan itibaren geçerli olmak üzere Baş Hasar Görevlisi olarak atadı. Bu, devam eden veraset planlamasının bir parçası.</p>

<p>Bugünkü sonuçlar, RLI’ın muhafazakâr sigortalama kültürünün test edileceği bir gün olacak. Sektör rakipleri yumuşayan oran ortamında büyüme peşinde koşarken şirket istikrarlı kârlılık sağlayabilecek mi? Düz yakın vadeli büyüme beklentilerine rağmen 21,3 ileriye dönük F/K oranıyla işlem gören bir şirket için uygulama her zamankinden daha önemli.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Investing.com</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/rli-kazanclari-odakta-sigorta-sirketi-kar-serisini-surdurebilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 18:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/04/en-iyi-sigorta-sirketi-hangisi.jpg" type="image/jpeg" length="58757"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da Aile Sigortası reformu: Sistem ne yöne evriliyor?]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/almanyada-aile-sigortasi-reformu-sistem-ne-yone-evriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/almanyada-aile-sigortasi-reformu-sistem-ne-yone-evriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da aile sigortasının kapsamını değiştirmeyi hedefleyen öneriler arasında, çocuğu olmayan eşler için primsiz sigortanın kaldırılması dikkat çekiyor; buna karşılık küçük çocuk sahibi aileler için mevcut korumanın sürdürülmesi öngörülüyor. Bu yaklaşım, aile sigortasının evlilik bağına mı yoksa bakım sorumluluğuna mı dayanması gerektiği tartışmasını yeniden gündeme taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya’da yasal sağlık sigortası kurumları yıllardır bütçe açığıyla mücadele ediyor. 30 Mart’ta, Federal Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen Sağlık Finansmanı Komisyonu (FKG), kapsamlı bir raporla toplam 66 öneri sundu. Komisyonun dikkat çeken önerilerinden biri, <em>“altı yaşın altında çocuğu bulunmayan eşler ve onlara denk yaşam partnerleri için primsiz sağlık sigortasının kaldırılması”</em> oldu.</p>

<p>Burada asıl açıklamaya ihtiyaç duyan nokta, eşlerin primsiz sigorta kapsamından çıkarılması değil, bu hakkın evlilik kurumuna bağlanmış olmasıdır. Primsiz aile sigortasının evlilik temelinde sürdürülmesi yerine, bakım sorumluluğuna göre yeniden düzenlenmesi; hem tüm aileleri daha adil biçimde desteklemek hem de özellikle kadınlar açısından yapısal bağımlılık yaratılmasını önlemek açısından daha tutarlı bir yaklaşım olacaktır.</p>

<h3><strong>Mevcut Kapsamıyla Primsiz Aile Sigortası</strong></h3>

<p>Primsiz aile sigortası, Alman Sosyal Güvenlik Kanunu’nun (SGB V) 10. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, belirli şartlar altında sigortalı bireylerin eşleri, yaşam partnerleri ve çocukları ile bu çocukların çocukları da aile sigortası kapsamında yer alabilir.</p>

<p>Bu kapsamda sigortalanan kişiler, yasal sağlık sigortasında bağımsız bir sigortalı statüsü kazanır ve diğer sigortalılarla aynı korumadan yararlanır; ancak kendileri prim ödemez. Sistem 15,6 milyon eş, partner ve çocuğu kapsamaktadır ve bunların büyük çoğunluğunu çocuklar oluşturmaktadır.</p>

<p>Primsiz aile sigortası, aile yüklerinin dengelenmesine yönelik bir araçtır ve özellikle çocuklu aileler için ciddi bir ekonomik rahatlama sağlar. Çünkü ana sigortalının ödediği prim, aile bireylerinin sayısına göre değil, yalnızca kendi gelirine göre belirlenir. Bu ilke, SGB V’nin 240. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca isteğe bağlı sigorta primi ödeyenler için de geçerlidir.</p>

<h3><strong>Mevcut Sigorta Şartlarıyla Evlilik mi, Aile mi Teşvik Ediliyor?</strong></h3>

<p>Sağlık Finansmanı Komisyonu, eşler ve yaşam partnerleri için primsiz sigorta korumasının kaldırılmasını önermektedir. Buna karşılık, altı yaşından küçük çocuğu bulunan çiftler için bu korumanın sürdürülmesi ve böylece bakım yüklerinin tanınması öngörülmektedir.</p>

<p>Bu yaklaşımın arkasında, hâlâ evlilik (ya da kayıtlı partnerlik) içinde kurulan ailenin, evlilik dışındaki birlikteliklere kıyasla daha fazla korunmaya değer olduğu yönündeki yasal anlayış yatmaktadır. Ancak bu yaklaşım anayasal açıdan sürdürülebilir değildir. Çocuk lehine sağlanan primsiz aile sigortası, aile yüklerinin dengelenmesinin bir parçasıdır ve dayanağını, anayasanın (GG) 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan aileyi teşvik etme yükümlülüğünden alır. Bu hüküm, yasama organına geniş bir takdir alanı tanımaktadır.</p>

<p>Federal Anayasa Mahkemesi, yerleşik içtihadında aileyi evlilikten bağımsız olarak <em>“ebeveynler ile çocuklar arasındaki yaşam birliği”</em> şeklinde tanımlamaktadır. Bununla birlikte, GG’nin 6. maddesi evliliğin de teşvik edilmesini öngörür: Eşlerin, tek gelirli ya da çift gelirli evlilik modeli arasında serbestçe seçim yapabilmeleri gerekir. Devlet, evliliği diğer birlikte yaşam biçimlerine kıyasla ayrıcalıklı kılabilir ve mali olarak destekleyebilir. Ancak diğer ilişki biçimlerinin dezavantajlı hâle getirilmesi, nesnel ve makul bir gerekçeye dayanmak zorundadır. Bu nedenle söz konusu reform, anayasanın 6. maddesinde yer alan evliliği ve aileyi teşvik etme yükümlülüklerinin birbiriyle nasıl dengeleneceği sorusunu gündeme getirmektedir.</p>

<h3><strong>Kadınların İş Hayatına Katılımı Aleyhine Yapısal Teşvikler</strong></h3>

<p>Aile bireylerinin primsiz sigorta kapsamında yer alması, Almanya’nın sosyal politikasının uzun süre geleneksel aile modelini temel aldığını gösteren örneklerden biridir. Daha yeni tarihli uygulamalar -ebeveyn parası (Elterngeld) ya da kurumsal çocuk bakımına erişim hakkı gibi- aile politikasının artık destek yükünü yalnızca özel alana bırakmadığını ortaya koymaktadır.<br />
Aile sigortası, tarihsel olarak çalışan birey ile ailesinin korunması gereken bir bütün olduğu anlayışına dayanır. Nitekim 1992 yılına kadar aile kapsamında sigortalanan kişiler, bağımsız bir sigortalı statüsüne değil, yalnızca türev bir sigorta korumasına sahipti. Feminist hukuk çalışmaları, bu sistemi -bakım emeğini en azından dolaylı biçimde tanısa da[1]- kapsamlı şekilde eleştirmiştir.</p>

<p>Zira primsiz aile sigortası, tek gelirli evlilik modelini teşvik etmektedir: Bir çift toplamda tek kazançlı bir birey kadar gelir elde etse bile, gelirler ayrı ayrı değerlendirildiği için daha yüksek prim ödemek durumunda kalabilmektedir.[2] Öte yandan, düşük gelirli ya da sınırlı süreli çalışan bir partner de belirlenen gelir sınırının altında kaldığı sürece bu kapsamda sigortalanabilmektedir. Bu nedenle sigorta kapsamında yer alan yetişkinlerin büyük çoğunluğunu kadınlar oluştururken, ana sigortalı çoğunlukla hâlâ erkektir.</p>

<p>Mevcut sistem, erkeklerin ana gelir sağlayıcı olduğu geleneksel iş bölümü modelini yeniden üretmekte ve kadınların zorunlu sigortaya tabi bir istihdama yönelmesini teşvik etmemektedir. Bu tespit, komisyon raporunda da açık biçimde yer almaktadır.</p>

<h3><strong>Geçmişten Kalan Aile Sigortası Modeli ve Bunun Güncelliği</strong></h3>

<p>Primsiz aile sigortası ayrıcalığı, bugüne kadar yalnızca evlilik ve kayıtlı partnerlik çerçevesinde tanınmıştır. Ancak sistemin partnerlik düzeyinde evliliğe bağlanması, aile yüklerinin dengelenmesi gerekçesini de tartışmalı hâle getirmektedir.[3] Nitekim çocuk sahibi olmayan evli çiftler de bu haktan yararlanırken, ortada bakımı üstlenilecek bir çocuk bulunmamaktadır. Buna karşılık Almanya’da çocukların yüzde 30’dan fazlası evlilik dışı doğmasına rağmen, bu çocukların ebeveynleri aynı korumadan yararlanamamaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu durum, çocuğu doğrudan etkileyen belirli bir aile anlayışını yansıtır: Aile, istikrarın güvencesi olarak görülen evli iki ebeveynden oluşur. Federal Anayasa Mahkemesi (BVerfG) de 2003 yılında, Sosyal Güvenlik Kanunu’nun (SGB V) 10. maddesinin 3. fıkrasına ilişkin kararında bu anlayışı temel almıştır. Söz konusu düzenleme, ebeveynlerden biri özel sigortalı olup diğerine kıyasla daha yüksek ve düzenli gelire sahipse ve her iki ebeveyn de yasal sigorta kapsamında değilse, çocuğun aile sigortasından yararlanmasını dışlamaktadır.</p>

<p>Mahkeme, o dönemdeki kararında, evli ebeveynlerin karşılıklı nafaka yükümlülükleri sayesinde çocuğun evlilik dışı bir çocuğa kıyasla daha iyi güvence altında olduğunu ileri sürmüştür. Benzer şekilde, evli çiftlerin tüp bebek tedavisi gibi uygulamalarda yasal sağlık sigortası desteğinden yararlanıp yararlanamayacağı tartışılırken de evliliğin çocuğa daha sağlam bir hukuki zemin sunduğu varsayılmıştır. Ancak evli ve evli olmayan ebeveynler arasındaki bakım yükümlülüklerinin büyük ölçüde eşitlenmesinin ardından bu yaklaşımın hâlen geçerli olup olmadığı sorusu Mahkeme tarafından açık bırakılmıştır.</p>

<p>Bugün önerilen sağlık sigortası reformu, bu geleneksel aile modelini yeniden pekiştirmektedir. Oysa anayasanın 6. maddesi uyarınca aile, evlilikten bağımsız olarak da korunmalı ve teşvik edilmelidir. Anayasal düzlemde evliliğin korunması ile ailenin korunması her zaman örtüşmek zorunda değildir. Nitekim Federal Anayasa Mahkemesi de her evliliğin çocuk odaklı olmadığını ve her evliliğin ailenin ön aşaması olarak görülemeyeceğini vurgulamaktadır.</p>

<p>Ebeveynler çocuk sahibi olup onları yetiştirdiklerinde, partnerlik statülerinden bağımsız olarak, nesiller arası sürekliliğe dayanan sosyal güvenlik sistemine katkı sunarlar. Federal Anayasa Mahkemesi de bu katkıyı, yasal sağlık sigortası sistemi açısından ilkesel olarak tanımıştır.</p>

<h3><strong>Primsiz Sigorta Ölçütü Olarak Çocuk Bakımı Sorumluğu</strong></h3>

<p>Reform önerisi, bakım sorumluluklarını hafifletilmesi gereken bir yük olarak tanımakta ve altı yaşından küçük çocuğu bulunan eşler ile yaşam partnerleri için primsiz aile sigortasını sürdürmeyi öngörmektedir. Küçük çocukların yüksek bakım ihtiyacı, özellikle kurumsal çocuk bakımının hâlâ yetersiz olduğu koşullarda, her iki ebeveynin iş gücüne katılımını zorlaştırmaktadır.</p>

<p>Bu durumu dikkate alan reform, çocukların ilkokul çağına gelmesiyle birlikte ebeveynlerin çalışma hayatına katılımının aile içi bakım yükümlülükleriyle daha uyumlu hâle geldiğini varsaymaktadır. Benzer bir yaklaşım sosyal hukukun diğer alanlarında da görülmektedir; örneğin SGB II’nin 10. maddesinin 1. fıkrasının 3. bendine göre, üç yaşından küçük bir çocuğun bakımı nedeniyle çalışmak makul kabul edilmemektedir.</p>

<p>Eğer yasal sağlık sigortası bu bakım yükünü dengelemeye devam edecekse, primsiz sigorta uygulamasının evli olmayan ebeveynleri ve tek ebeveynli aileleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekir. Bu kapsam, örneğin ebeveyn izni gibi belirli ve zamanla sınırlı bakım dönemlerine bağlanarak, istihdama katılımı da destekleyecek biçimde düzenlenebilir.</p>

<p>Bu yaklaşım, ebeveyn iznindeki bekar ebeveynlerin sigorta durumunu da doğrudan etkileyecektir. Ebeveyn iznine girmeden önce zorunlu sigorta kapsamında olanlar, mevcut iş ilişkisi sürdüğü sürece -ebeveyn parası alıp almadıklarına bakılmaksızın- primsiz sigortalı kalmaya devam eder. Buna karşılık, ebeveyn izni öncesinde gönüllü sigortalı olanlar bu dönemde en azından asgari düzeyde prim ödemeye devam etmektedir. Sosyal sistemin bakım yükünü dengelemeyi amaçladığı düşünüldüğünde, bu durum açık bir çelişki olarak ortaya çıkmaktadır.</p>

<h3><strong>Bu Öneriden Hareketle Aile Sigortası Modeli Daha Kapsamlı Tartışılmalı</strong></h3>

<p>Reform önerisi, primsiz aile sigortasının amacını yeniden değerlendirmek için önemli bir zemin sunmaktadır. Buradaki mesele, sosyal devletin sunduğu hakların tasarruf tedbirleriyle daraltılması değil; aksine, bakım odaklı bir modelle daha fazla ailenin güvence altına alınabilmesidir. Çocukların primsiz sigorta kapsamında yer alması gerektiği ise tartışma dışıdır.</p>

<p>Asıl belirleyici soru, bakım emeğinin güvence altına alınıp alınmaması değil, bunun kimler için geçerli olacağıdır. Eşler ve yaşam partnerlerinin sigorta kapsamı açısından bakıldığında şu ayrım netleştirilmelidir: Amaç evliliği ya da partnerliği teşvik etmekse, sistem çocuksuz çiftleri de kapsamalıdır. Ancak amaç aileyi desteklemek ve bakım yükünü hafifletmekse, bu destek bakım sorumluluğuna dayanmalıdır.</p>

<p>Ebeveynler, artan bakım ihtiyacı nedeniyle yük altındadır ve bu durum yalnızca evlilik içinde doğan çocuklarla sınırlı değildir. Bu nedenle primsiz aile sigortasının evlilik bağına değil, aile içinde üstlenilen bakım sorumluluğuna dayandırılması daha tutarlı bir yaklaşım olacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>perspektif</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/almanyada-aile-sigortasi-reformu-sistem-ne-yone-evriliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/04/almanyada-aile-sigortasi-reformu-sistem-ne-yone-evriliyor.jpg" type="image/jpeg" length="92103"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kiracıların mücadelesi: Sigorta ve haksız ücretlere karşı ilk ulusal kira grevi]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/kiracilarin-mucadelesi-sigorta-ve-haksiz-ucretlere-karsi-ilk-ulusal-kira-grevi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/kiracilarin-mucadelesi-sigorta-ve-haksiz-ucretlere-karsi-ilk-ulusal-kira-grevi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya’da kiracılar, emlak şirketi Alquiler Seguro’nun dayattığı yasa dışı sigorta ve diğer haksız ücretlere karşı ilk ulusal kira grevini örgütlüyor. Tüketim Bakanlığı ise şirkete 3,6 milyon avroluk para cezası vererek sigorta ve kötüye kullanım maddelerinin kaldırılmasını sağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kiracı dernekleri</strong>nin bağlı olduğu Kiracılar Sendikaları Konfederasyonundan yapılan açıklamada, "yasalara aykırı uygulamalar" sürdürmekle suçladığı emlak şirketi Alquiler Seguro'ya karşı ilk ulusal kira grevini organize etmek için bir kampanya başlatıldığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, özellikle Madrid ve Barselona gibi büyük şehirlerde kiracıların yıllardır <strong>haksız </strong>ödeme yapmak zorunda bırakıldığı vurgulanarak, "Artık daha fazla bekleyemeyiz. Yasa dışı ücretlerden (kiralama başına iki hatta üç kirayı bulan emlakçı payı), aynı gruba ait şirketler aracılığıyla dayatılan <strong>sigorta </strong>ve <strong>faturalardan</strong>, konut bakım eksikliğinden ve sadece bir mülkü görmek için 200 avroya varan ücretler gibi onlarca suistimalden bıktık." ifadeleri yer aldı.</p>

<p>Eylemin İspanya'da bir ilk olacağı kaydedilen açıklamada, "Bizi görmezden geldikleri, hileli kazançları ceplerine indirdikleri ve kira sözleşmelerinde kötü niyetli maddeler dayattıkları için bu eylemi yapacağız. Ev ev örgütleneceğiz ve bu tarihi bir olay olacak." değerlendirmesi yer aldı.</p>

<p>Açıklamada, eylemin, artan kira maliyetlerine karşı olduğu belirtilerek, her 5 yılda bir kiralık mülke taşınmak için kiracıların 4 bin avrodan fazla ödemek zorunda kaldığı ve bunun sürekli arttığı vurgulandı.</p>

<p>Öte yandan Tüketim Bakanlığı, şikayetlerin odağındaki Alquiler Seguro şirketine 3,6 milyon avroluk para cezasını onayladı. Karara göre şirket, para cezasının yanı sıra kiralamada kötüye kullanım olarak değerlendirilen maddeleri kaldıracak ve ihlalleri düzeltecek.</p>

<h3><strong>AB'de konut fiyatlarının en fazla arttığı ülkelerden biri İspanya</strong></h3>

<p>AB istatistik kurumu Eurostat'ın verilerine göre İspanya, 2025'in dördüncü çeyreğinde ev alım fiyatlarının 2014'ün aynı dönemine göre en fazla arttığı dördüncü AB ülkesi oldu.</p>

<p>Rapora göre, 2025'in dördüncü çeyreğinde konut fiyatları AB ülkelerinde ortalama yüzde 5,5 artarken, İspanya'da bu artış yüzde 12,9'u buldu.</p>

<p>Eurostat'a göre AB'de konut fiyatlarının en fazla arttığı ülkeler ise Macaristan (yüzde 21,2), Portekiz (yüzde 18,9) ve Hırvatistan (yüzde 16,1) olarak sıralandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/kiracilarin-mucadelesi-sigorta-ve-haksiz-ucretlere-karsi-ilk-ulusal-kira-grevi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/04/thumbs-b-c-c1204db9278121a6ced2dd1fe9be9042.jpg" type="image/jpeg" length="46859"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Analistler uyarıyor: Küresel sigorta piyasasında müşteri davranışı değişiyor]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/analistler-uyariyor-kuresel-sigorta-piyasasinda-musteri-davranisi-degisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/analistler-uyariyor-kuresel-sigorta-piyasasinda-musteri-davranisi-degisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüketiciler daha fazla fiyat araştırıyor, ancak sigorta şirketi değiştirme konusunda temkinli davranıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel sigorta piyasasında tüketici davranışları yeni bir dengeye giriyor. Analistlere göre artan maliyet baskısı, enflasyon ve dijital karşılaştırma araçlarının yaygınlaşması, sigortalıları daha fazla “alışveriş yapmaya” yönlendirirken, şirket değiştirme kararları önceki yıllara kıyasla daha sınırlı kalıyor.</p>

<p><strong>Fiyat Hassasiyeti Artıyor, Sadakat Kırılmıyor</strong></p>

<p>Piyasa analizleri, özellikle bireysel sigorta branşlarında tüketicilerin mevcut poliçelerini iptal etmek yerine alternatif fiyatları izlemeyi tercih ettiğini ortaya koyuyor. Bu eğilim, sigortalıların belirsiz ekonomik ortamda risk almaktan kaçındığını gösteriyor.</p>

<p><strong>Otomobil Sigortasında Küresel Yavaşlama</strong></p>

<p>Analistlere göre otomobil sigortası, küresel ölçekte en hızlı fiyat artışı yaşayan branşlardan biri oldu. Bu durum, sigortalıları daha fazla araştırmaya iterken, şirket değiştirme kararlarını geciktirdi.</p>

<p><strong>Konut ve Kiracı Sigortasında Temkinli Arayış</strong></p>

<p>Konut ve kiracı sigortalarında tüketiciler yeni teklifleri inceliyor ancak poliçelerini yenilerken mevcut şirketlerinde kalmayı tercih ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bölgesel Davranışlar Ayrışıyor</strong></p>

<p>Gelişmiş pazarlarda tüketiciler daha fazla fiyat bilgisine erişirken, geçiş kararlarını daha muhafazakâr biçimde alıyor.</p>

<p><strong>Yeni Rekabet Alanı: Dağıtım Modelleri</strong></p>

<p>Analistlere göre sigorta sektöründe büyüme, geleneksel kanallar yerine gömülü sigorta modelleri üzerinden gerçekleşecek.</p>

<p><strong>Kazananlar Kim Olacak?</strong></p>

<p>Dijital altyapısı güçlü, hızlı entegre olabilen ve teminatla birlikte hizmet sunabilen şirketler rekabette öne çıkacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Insurance Journal</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/analistler-uyariyor-kuresel-sigorta-piyasasinda-musteri-davranisi-degisiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/02/kuresel-sigorta-piyasasinda-musteri-davranisi-degisiyor-01.jpg" type="image/jpeg" length="93396"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yurt dışı alışverişte beklenen düzenleme genelgeyle geldi]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/yurt-disi-alisveriste-beklenen-duzenleme-genelgeyle-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/yurt-disi-alisveriste-beklenen-duzenleme-genelgeyle-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yurt dışından yapılacak alışverişlerde önemli düzenlemeler getiren yeni genelge sonunda yayımlandı. 6 Şubat 2026’dan itibaren 30 euroyu aşmayan ürünler için özel muafiyet kolaylığı sağlanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı’nın yayımladığı yeni genelgeyle, 6 Şubat 2026’dan itibaren yurtdışından getirilen 30 euroyu aşmayan bazı ürünlerin, “MODEL” muafiyet kodu kapsamında basitleştirilmiş gümrük beyannamesiyle ithalatına izin verilecek.</p>

<p>Yurt dışı alışverişine ilişkin uzun süredir beklenen düzenleme resmiyet kazandı.</p>

<p><strong>AR-GE, EĞİTİM VE TEST AMAÇLI GETİRİLEN TİCARİ OLMAYAN ÜRÜNLER İÇİN YENİ UYGULAMA</strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2022/9 sayılı Genelge’de yaptığı değişiklikle, özellikle Ar-Ge, eğitim ve test amaçlı getirilen ticari olmayan ürünler için yeni bir yol açıldı.</p>

<p>Düzenleme, bugün (6 Şubat 2026) yürürlüğe girdi.</p>

<p><strong>“MODEL” MUAFİYET KODU DEVREYE ALINDI</strong></p>

<p>Genelge kapsamında, kıymeti 30 euroyu geçmeyen ve “MODEL” muafiyet kodu ile beyan edilen ürünler, belirli şartlar altında Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi (BGB) ile ithal edilebilecek.</p>

<p>Bu uygulama, posta ve hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelen modeller için geçerli olacak.</p>

<p><strong>AR-GE VE EĞİTİM AMAÇLI ÜRÜNLERE KOLAYLIK</strong></p>

<p>Yeni düzenleme, üniversiteler, öğrenciler ve Ar-Ge personelini yakından ilgilendiriyor. PCB, çip, sensör gibi ticari olmayan numuneler; Ar-Ge, eğitim ve test amaçlı olmak kaydıyla yurtdışından getirilebilecek.</p>

<p><strong>Ürün bedeli: </strong>Sevkiyat başına en fazla 30 euro</p>

<p><strong>Sıklık:</strong> Bir kişi adına ayda en fazla 5 gönderi</p>

<p><strong>Şart: </strong>Proje kapsamında kullanımın belgeyle tevsik edilmesi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>NUMUNELİK EŞYA TANIMI NETLEŞTİRİLDİ</strong></p>

<p>Genelgede <strong><em>“numunelik eşya”</em></strong> tanımı da yeniden düzenlendi. Sipariş alma veya verme amacı dışında kullanılması mümkün olmayan, önemli değeri bulunmayan ürünler numune olarak değerlendirilecek. Tekstil, konfeksiyon ile deri sektörlerinde ise ihracatçı firma adına gelen eşya, üretim amaçlı numune sayılacak.</p>

<p><strong>İHRACAT VE BEYAN LİMİTLERİ ARTIRILDI</strong></p>

<p>Yapılan değişikliklerle birlikte basitleştirilmiş gümrük beyannamesi kapsamındaki ihracatta:</p>

<p>Ağırlık limiti 300 kilogramdan 600 kilograma,</p>

<p>Değer limiti ise 15 bin avrodan 30 bin euroya çıkarıldı.</p>

<p><strong>BAZI YASAKLI ÜRÜNLERDE İTHALATA İZİN</strong></p>

<p>Genelgede dikkat çeken bir diğer değişiklik ise <strong><em>“ithali mümkün değildir”</em></strong> ifadesinin <strong><em>“ithali mümkün bulunmaktadır” </em></strong>şeklinde güncellenmesi oldu.</p>

<p>Böylece belirli eşya gruplarında ithalatın önü açıldı.</p>

<p><strong>YENİ MUAFİYET KODLARI EKLENDİ</strong></p>

<p>Ek-1 listesine <strong><em>“MODEL”</em></strong> muafiyet kodu eklenirken; NUM, HK30, HK60, ILAC30 ve ILAC60 kodlarının kapsamları da güncellendi.</p>

<p>İlaç ve takviye edici gıdalar için 1.500 euroya kadar olan gönderiler basitleştirilmiş usulde beyan edilebilecek.</p>

<p><strong>YÜRÜRLÜK TARİHİ: 6 ŞUBAT 2026</strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan Genelge, bugün (6 Şubat 2026) tarihinde yürürlüğe girecek.</p>

<p>Düzenlemenin özellikle Ar-Ge faaliyetleri ve akademik çalışmalar açısından önemli bir kolaylık sağlaması bekleniyor.</p>

<p><strong>AR-GE VE ÜNİVERSİTELERE YURT DIŞINDAN NUMUNE GETİRME KOLAYLIĞI</strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı’nın yeni genelgesiyle üniversiteler, öğrenciler ve Ar-Ge personeli; PCB, çip ve sensör gibi ticari olmayan ürünleri belirli şartlarla yurtdışından daha kolay getirebilecek.</p>

<p>Yurt dışı alışverişine yönelik düzenlemeler kapsamında Ar-Ge ve eğitim faaliyetlerini doğrudan ilgilendiren önemli bir adım atıldı. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı yeni genelgeyle, ticari nitelik taşımayan numunelerin ithalatında kolaylaştırıcı düzenlemeler hayata geçirildi.</p>

<p><strong>KİMLER YARARLANABİLECEK?</strong></p>

<p>Genelgeye göre; üniversitelerde görev yapan akademisyenler, öğrenciler, Ar-Ge ve teknoloji geliştirme bölgelerinde çalışan personel belgelendirmek kaydıyla yurtdışından numunelik eşya getirebilecek.</p>

<p><strong>HANGİ ÜRÜNLER KAPSAMDA?</strong></p>

<p>Düzenleme; PCB (baskı devre kartı), elektronik çipler, sensörler ve benzeri test, eğitim veya Ar-Ge amaçlı ürünleri kapsıyor.</p>

<p>Bu ürünlerin ticari nitelik taşımaması ve proje kapsamında kullanılacağının belgelenmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>30 EURO VE AYLIK 5 GÖNDERİ SINIRI</strong></p>

<p>Genelgeyle getirilen şartlar net şekilde tanımlandı: Her bir gönderinin kıymeti 30 euroyu geçemeyecek, aynı kişi adına ayda en fazla 5 gönderiye izin verilecek, Gönderiler Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi ile beyan edilecek.</p>

<p><strong>“MODEL” MUAFİYET KODU ZORUNLU OLACAK</strong></p>

<p>Posta ve hızlı kargo yoluyla gelen bu tür ürünlerin gümrük işlemlerinde, muafiyet kodu alanında “MODEL” ibaresinin kullanılması gerekecek. Ayrıca alıcıya ait T.C. Kimlik Numarasının beyanı zorunlu olacak.</p>

<p><strong>AMAÇ: AR-GE SÜREÇLERİNİ HIZLANDIRMAK</strong></p>

<p>Söz konusu düzenlemenin, özellikle üniversitelerde yürütülen projeler ile teknoloji geliştirme bölgelerindeki Ar-Ge çalışmalarında yaşanan bürokratik gecikmeleri azaltması ve araştırma süreçlerini hızlandırması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, SEKTÖR</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/yurt-disi-alisveriste-beklenen-duzenleme-genelgeyle-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/02/69858abd9e034800.jpg" type="image/jpeg" length="84886"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Saudi Re, Hindistan’daki Düzenleyici Reformların Ardından GIFT City Şubesini Faaliyete Geçirdi]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/saudi-re-hindistandaki-duzenleyici-reformlarin-ardindan-gift-city-subesini-faaliyete-gecirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/saudi-re-hindistandaki-duzenleyici-reformlarin-ardindan-gift-city-subesini-faaliyete-gecirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan merkezli reasürans şirketi Saudi Reinsurance Company (Saudi Re), Hindistan’ın Gujarat International Finance Tec-City (GIFT City) bölgesinde yeni bir şube açtığını duyurdu. Bu hamleyle şirket, Hindistan pazarına doğrudan giriş yapan ilk Suudi reasürans şirketi oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>GIFT City şubesinin açılışı için hem Suudi Arabistan Sigorta Otoritesi’nden hem de Hindistan’daki yetkili mercilerden gerekli onayların alındığı belirtildi. Saudi Re, bu şubeleşme adımıyla birlikte Uluslararası Finansal Hizmetler Merkezleri Otoritesi (IFSCA) çatısı altında faaliyet göstermeye başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hindistan Pazarının Stratejik Önemi</p>

<p>Saudi Re CEO’su Ahmed Al-Jabr, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, Hindistan pazarının şirketleri için stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Al-Jabr, “Hindistan, ana pazarımız dışındaki en büyük pazarımız konumunda. Asya pazarı, portföyümüzün %25’inden fazlasını oluşturuyor ve Hindistan bu büyümenin merkezinde yer alıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Reformların Etkisi ve “Strateji 2026”</p>

<p>Şirketin bu genişleme kararı, Hindistan hükümetinin sigorta ve reasürans sektöründe yabancı yatırımları teşvik etmek amacıyla hayata geçirdiği düzenleyici reformların ardından geldi. Hindistan’daki yeni düzenlemeler, yerel şirketlere ve ülkede yerleşik uluslararası şubelere öncelik tanıyor.</p>

<p>Bu yatırımın, şirketin küresel varlığını güçlendirmeyi ve dünyanın en büyük 50 reasürans şirketi arasına girmeyi hedefleyen “Strateji 2026” planının bir parçası olduğu belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/saudi-re-hindistandaki-duzenleyici-reformlarin-ardindan-gift-city-subesini-faaliyete-gecirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Jan 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/01/saudi-re-logo-001.jpg" type="image/jpeg" length="31641"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 Sigorta Trendleri ve Send’in Gözlemleri]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/2026-sigorta-trendleri-ve-sendin-gozlemleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/2026-sigorta-trendleri-ve-sendin-gozlemleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsurtech kuruluşu Send Technology Solutions Ltd (Send), 2026 itibarıyla sigorta şirketlerinin sürdürülebilir, hızlı ve ölçeklenebilir karar süreçleri oluşturmak için sağlam veri altyapılarına, entegre bağlantılara ve güçlü yönetişim sistemlerine sahip olmalarının önemini vurguladı. Şirketin yayınladığı 2026 Sigorta Trendleri Raporu, bu yılı hem ticari hem de özel sigorta alanında strateji, performans ve karar mekanizmaları açısından kritik bir eşik olarak tanımlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Raporun Kapsamı ve Temel Bulgular</strong></p>

<p><br />
Belirtilen rapor, İngiltere, ABD ve uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren sigorta şirketleri, brokerler, reasürörler ve pazar uzmanlarının görüşlerine dayanıyor. Send’e göre, sektördeki şirketler yumuşayan fiyatlandırma dengeleri, artan operasyonel karmaşıklık, yoğun düzenleyici baskılar ve hızla yaygınlaşan yapay zeka uygulamalarıyla karşı karşıya. Bu gelişmeler sigorta risklerinin değerlendirilme biçimini, portföy yönetimini ve iş ortaklıklarını yeniden şekillendiriyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Operasyonel Zorluklar ve Fırsatlar</strong></p>

<p><br />
Raporda hızın halen sektörün öncelikleri arasında yer aldığı, ancak bununla birlikte tutarlılık, şeffaflık ve kontrol beklentilerinin de güç kazandığı bildiriliyor. Ek olarak, yaşlanan iş gücü ve sektöre katılacak yeni profesyonellerin azlığı, firmaları hem çekicilik hem de personel bağlılığı konusunda denge kurmaya mecbur bırakıyor. Otomasyon, iş süreçlerinde bilgi aktarımı ve beceri geliştirme açısından hem fırsatlar hem de belirli zorluklar yaratıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Teknoloji Benimseme ve Yapay Zeka Etkisi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Sektör genelinde teknolojik adaptasyon giderek olgunlaşıyor. Özellikle yapay zeka, veri kalitesi yüksek, etkili veri toplama ve yönetişim mekanizmalarına yatırım yapan sigorta şirketlerinde gözle görülür sonuçlar doğuruyor. Diğer taraftan, değişen dağıtım modelleri ve reasürans yapıları, geçmişe dayalı işletim sistemlerinde uyum ihtiyacını artırıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Jeopolitik ve Düzenleyici Baskılar</strong></p>

<p><br />
Rapor, jeopolitik riskler, iklim değişikliği ve artan düzenleyici denetimler gibi dış etkenlerin sigorta şirketleri arasında belirgin bir ayrışma yarattığını belirtiyor. Temellerini güçlendiren firmalarla eski yöntemlerin sınırları içinde kalanlar arasındaki farkın büyümesi, sektörün geleceğini etkileyecek düzeyde değerlendiriliyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Andy Moss’tan Gelecek Değerlendirmesi</strong></p>

<p><br />
Send’in kurucu ortağı ve CEO’su Andy Moss, 2026 yılında poliçe düzenlemede temel hedefin pazar eğilimlerini öngörmekten ziyade, değişen koşullara hızlı ve istikrarlı yanıt verebilme kapasitesini güçlendirmek olacağını söyledi. Moss, küresel ölçekte sağlam veri altyapısı, sorunsuz bağlantı ve güçlü yönetişim sistemlerine sahip olmanın artık sigorta karar süreçleri için vazgeçilmez hale geldiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/2026-sigorta-trendleri-ve-sendin-gozlemleri</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Jan 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2026/01/send-logo-002.jpg" type="image/jpeg" length="86946"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya Sağlık Bakanı Warken'e 'Sağlık Sigortası' tepkisi]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/almanya-saglik-bakani-warkene-saglik-sigortasi-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/almanya-saglik-bakani-warkene-saglik-sigortasi-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da yeni yıl itibariyle Sağlık Sigortası primlerinde artış planları halkın tedirginliğini de artırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Federal Meclis ile Eyaletler Meclisi, CDU’lu Federal Sağlık Bakanı Nina Warken öncülüğünde hazırlanan ve özellikle hastanelerdeki harcamaları sınırlayan reforma onay verirken, sigorta kurumlarının 2026’da ek prim oranını artırma kararları halkı kızdırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışanlar ile işverenlerin yarı yarıya ödediği yüzde 17.5 düzeyindeki sağlık primi oranının yanı sıra ek prim oranındaki artışlar nedeniyle halk göreve başladıktan sonra sağlık sigortası primlerinde artış olmayacağı sözü veren Bakan Warken’e “sözünde durmadın” suçlamasında bulundu.</p>

<p>Son yıllarda sistematik olarak artan giderlerini karşılamak için yeni yıl itibariyle 12.3 milyon sigortalısı olan “Techniker Krankenkasse” (TK) ek sigorta prim oranını yüzde 2.5’ten yüzde 2.69’a yükseltme kararı aldı. Bu artışla toplam sağlık sigortası prim oranı yüzde 17.29’a yükseldi.</p>

<p>5.3 milyon sigortalısı bulunan DAK-Gesundheit ek prim oranını yüzde 2.8’den yüzde 3.2’ye, toplamda da yüzde 17.8’e yükseltme kararı aldı.</p>

<p>DAK Başkanı Andreas Strom, “Hükümetin ilan ettiği ‘sonbahar reformu, kış hayal kırıklığına’ dönüştü” derken, özellikle yaşlı bakımı alanında köklü bir reforma gidilmesi uyarısında bulundu.</p>

<p>Yaşlı sayısına paralel olarak yaşlılara bakım giderlerinin de sistematik olarak arttığına dikkat çeken Storm, önümüzdeki yıllarda bu alanda ek prim oranının çok daha fazla artmasının kaçınılmaz hale geleceğini de söyledi.</p>

<p>Federal Sağlık Bakanı Nina Warken ise hükümetin sağlık alanında aldığı tedbirleri savundu. Hayata geçirilen reform sayesinde sağlık alanında 18 milyar Euro tasarruf sağlanacağına işaret eden Warken, ek prim oranlarının yüzde 0.3 daha fazla artmasını engellediklerini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/almanya-saglik-bakani-warkene-saglik-sigortasi-tepkisi</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Dec 2025 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/12/portraitfoto-nina-warken-querformat.jpg" type="image/jpeg" length="31587"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzay çöpüne karşı “kanıtlı” sigorta]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/uzay-copune-karsi-kanitli-sigorta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/uzay-copune-karsi-kanitli-sigorta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yörüngedeki uzay çöpü riski büyürken, iki şirket uzay araçları için dikkat çeken bir sigorta modelinde güçlerini birleştiriyor. Kaliforniya merkezli yörünge hizmetleri girişimi Arkisys ile Londra merkezli Odin Space, klasik “görev genelini kapsayan” pahalı poliçeler yerine, özellikle uzay çöpü çarpışmalarını hedefleyen ve sensör verisiyle doğrulanabilen bir teminat sunmayı amaçlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bugün uzay sigortaları çoğunlukla “misyon paketi” şeklinde düzenleniyor: Fırlatma, operasyon, arıza, hatta uydu değişimi gibi geniş bir yelpaze dahil olduğu için primler de haliyle yukarı çıkıyor. Yeni yaklaşım ise odağı daraltıyor: Çarpışma oldu mu, olmadı mı? Olduysa nerede ve ne zaman oldu? Bu sorulara net yanıt veren veriye dayalı bir sistem, hem sigorta tarafında anlaşmazlıkları azaltabilir hem de maliyetleri müşteriler için daha erişilebilir hale getirebilir.</p>

<p>Bu, sigorta açısından kritik bir detay. Çünkü yörüngede hasar her zaman “gözle görülür” bir kazaya işaret etmeyebiliyor. Termal değişim, radyasyon, malzeme yorgunluğu, parçacık çarpması gibi farklı senaryolar benzer sonuçlar doğurabiliyor. Sensörlerden gelen adli nitelikteki veri, hasarın uzay çöpü ya da mikrometeoroit kaynaklı bir etkiyle tutarlı olup olmadığını göstermeyi hedefliyor. Böylece “hasarın nedeni” tartışmasında elinizde bir tür dijital delil oluyor.</p>

<p><strong>CUTTER NE YAPACAK?</strong><br />
Sensörlerin ilk sahne alacağı platform, Arkisys’in yakında uçurmayı planladığı Cutter görevi. Cutter, yörüngede yük barındırma ya da fırlatma sonrası “son kilometre lojistiği” sağlama fikri üzerine konumlanıyor. Yani bir yük uzaya çıktıktan sonra, onu hedeflenen noktaya taşımak veya Arkisys’in Port modüllerine ulaştırmak gibi görevleri üstlenmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kısacası Arkisys, uzayda “kargo ve lojistik” benzeri bir altyapı kurmaya çalışırken; Odin Space de bu ekosistemin üzerinde büyüyen en büyük risklerden birine, yani enkaz çarpışmalarına, “ölçülebilir” bir çözüm eklemeye çalışıyor. Ortaklığın temel vaadi de burada: Yenilikçi yörünge hizmetleri sunarken, müşteriye “yatırımın güvencesi” tarafında yeni bir seçenek vermek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/uzay-copune-karsi-kanitli-sigorta</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Dec 2025 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/12/dunya-uzay-copu-1525274.jpg" type="image/jpeg" length="82507"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünlü sigorta şirketinden rapor: Sakatlıkların kulüplere maliyeti 3 milyar sterlin]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/unlu-sigorta-sirketinden-rapor-sakatliklarin-kuluplere-maliyeti-3-milyar-sterlin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/unlu-sigorta-sirketinden-rapor-sakatliklarin-kuluplere-maliyeti-3-milyar-sterlin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigorta şirketi Howden’ın raporuna göre Chelsea’de sakatlık sayısı bir önceki sezona kıyasla yüzde 44 artarken, Avrupa’nın beş büyük liginde son beş yıldaki toplam sakatlık maliyeti yaklaşık 3 milyar sterlin oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Howden’ın yayımladığı rapora göre, Avrupa’nın beş büyük liginde son beş yılda yaşanan sakatlıkların kulüplere toplam maliyeti 2,97 milyar sterlin oldu. Bu süreçte 22 bin 596 sakatlık kayda geçti.</p>

<p>Premier Lig kulüpleri, toplam sakatlıkların yüzde 24’ünü oluştururken, sakat oyunculara ödenen maaşların toplamı 1 milyar sterlini aştı.</p>

<p><strong>Maresca’nın uyarıları raporla örtüştü</strong><br />
Maresca, eylül ayında yaptığı açıklamalarda Kulüpler Dünya Kupası’nın etkisine dikkat çekmişti. Chelsea, o dönemde beşi savunma oyuncusu olmak üzere çok sayıda sakatlık yaşamış, Şampiyonlar Ligi ve Premier Lig’de üst üste üç mağlubiyet almıştı.</p>

<p>İtalyan teknik adam, geçtiğimiz hafta Atalanta’ya karşı oynanan Şampiyonlar Ligi maçında beş değişiklik yapmış, Everton galibiyetinin ardından ise kulüpte “en kötü 48 saatini” yaşadığını söyleyerek üstü kapalı eleştirilerde bulunmuştu.</p>

<p><strong>23 sakatlık, 17 milyon sterlin kayıp</strong><br />
Rapora göre Chelsea, 1 Haziran-31 Ekim tarihleri arasında 23 sakatlık yaşadı. Bunların yedisi, ABD’de düzenlenen Kulüpler Dünya Kupası sırasında meydana geldi. Aynı sayıda sakatlık Paris Saint-Germain’de de görülürken, Chelsea turnuvanın finalinde PSG’yi mağlup etmişti.</p>

<p>Howden, sakatlıklar nedeniyle Chelsea’nin ekim ayına kadar yaşadığı finansal kaybı 17 milyon sterlin olarak hesapladı. Bu rakam, kulübün Kulüpler Dünya Kupası’ndan elde ettiği 80 milyon sterlinlik ödülün yaklaşık dörtte birine, geçen sezonki 45 milyon sterlinlik zararının ise üçte birinden fazlasına denk geliyor.</p>

<p><strong>Manchester City ve PSG de listede</strong><br />
Kulüpler Dünya Kupası’na katılan takımlar arasında Manchester City, 22 sakatlıkla Chelsea’nin ardından ikinci sırada yer aldı. City’de turnuva sırasında sakatlık yaşanmaması, takımın son 16 turunda elenmesine bağlandı.</p>

<p>PSG’de ise toplam 19 sakatlık tespit edilirken, bunların yedisi turnuva sırasında meydana geldi.</p>

<p><strong>Oyuncu sendikalarından yoğun maç takvimi uyarısı</strong><br />
Howden raporu, küresel oyuncu sendikası FIFPRO’nun maç takvimiyle ilgili daha önce dile getirdiği endişeleri de doğruladı. Ekim ayında yayımlanan FIFPRO raporuna göre Chelsea oyuncuları Kulüpler Dünya Kupası sonrası yalnızca 20 gün, PSG oyuncuları ise 22 gün dinlenebildi.</p>

<p>Profesyonel Futbolcular Derneği (PFA) İcra Kurulu Başkanı ve FIFPRO yönetim kurulu üyesi Maheta Molango, rapora ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Howden raporu, futbolcuların yıl boyu süren yoğun takvimle sınırlarına zorlanmasının sonuçlarını açıkça ortaya koyuyor. Yeterli dinlenme ve toparlanma süresi tanınmadığında ciddi sakatlıklar kaçınılmaz oluyor.”</p>

<p>Molango, genç yaşta yoğun maç temposuna maruz kalan futbolcuların kariyerlerinin ve sağlıklarının risk altında olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>En yüksek sakatlık maliyeti Manchester United’da</strong><br />
Rapora göre Premier Lig kulüpleri arasında son beş yılda en yüksek sakatlık maliyetine Manchester United katlandı. Kırmızı Şeytanlar’ın sakatlık faturası 154,5 milyon sterlin olarak hesaplandı.</p>

<p>Chelsea, Liverpool ve Manchester City de lig ortalamasının üzerinde yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Howden raporunda dikkat çeken bir diğer bulgu ise genç futbolcuların sakatlıklara daha yatkın olması oldu. Son beş yılda Premier Lig’de 21 yaş altı forvetler, ortalama her 120 dakikada bir sakatlık yaşadı.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/unlu-sigorta-sirketinden-rapor-sakatliklarin-kuluplere-maliyeti-3-milyar-sterlin</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Dec 2025 02:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/12/premier-lig-de-korkutan-sakatlik-kimse-bir-daha-17729936-133-m.webp" type="image/jpeg" length="30266"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küresel ölçekte sigortalı afet kayıplarının 2025'te 107 milyar dolar olması bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/kuresel-olcekte-sigortali-afet-kayiplarinin-2025te-107-milyar-dolar-olmasi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/kuresel-olcekte-sigortali-afet-kayiplarinin-2025te-107-milyar-dolar-olmasi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsviçreli sigorta şirketi Swiss Re'nin araştırmasına göre, küresel ölçekte sigortalı afet kayıplarının geçen yıla kıyasla bu yıl yüzde 24 azalması öngörülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsviçre merkezli sigorta firması Swiss Re, bu yıl doğal afetlerden kaynaklanan küresel ölçekte sigortalı kayıpların 107 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini bildirdi.</p>

<p>Swiss Re'den yapılan açıklamaya göre, geçen yıl 141 milyar dolar olan doğal afetlerden kaynaklanan küresel <strong>sigortalı kayıplarının</strong> 2025'te yüzde 24 azalışla 107 milyar dolara inmesi bekleniyor.</p>

<p>Los Angeles'taki orman yangınları ve ABD'nin bazı bölgelerinde meydana gelen şiddetli gök gürültülü fırtınaların etkisiyle doğal felaketlerden en fazla ABD etkilendi. 107 milyar dolarlık tahmini küresel ölçekte sigortalı kayıpların yüzde 83'ü (89 milyar dolar) ABD'de oluştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Los Angeles'taki orman yangınları, 40 milyar dolarlık sigortalı hasarla küresel çapta şimdiye kadarki en maliyetli orman yangını oldu.</p>

<p>Doğal afetlerden kaynaklanan sigortalı zararların bu yıl art arda 6'ncı yıl 100 milyar doları aşması dikkati çekti.</p>

<p>Dünyadaki doğal felaketlerin neden olduğu toplam ekonomik kayıp ise 2025'te 233 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu rakam geçen yıl 338 milyar dolar olarak kayıtlara geçmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/kuresel-olcekte-sigortali-afet-kayiplarinin-2025te-107-milyar-dolar-olmasi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Dec 2025 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-146b8971f4771bc9bd529d77326fe488.jpg" type="image/jpeg" length="54462"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayılara karşı sigorta paketi]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/ayilara-karsi-sigorta-paketi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/ayilara-karsi-sigorta-paketi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya’da artan ayı saldırıları turizm sektörünü vururken, ülkede bir sigorta şirketi turistik işletmeleri koruyacak özel bir paket hazırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yabani ayıların otel, golf sahası ve kamp alanı gibi tesislere girmesi sonucu oluşan maddi kayıpları karşılayacak sigortanın bu ay satışa sunulacağı duyuruldu. Bu yeni paket rezervasyon iptallerinden kaynaklanan gelir kaybını, elektrikli çit, ayı spreyi gibi koruyucu önlem masraflarını, işletmenin geçici kapanması halinde oluşacak</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>10 milyon yen (2,7 milyon TL) kadar zararı karşılayacak. Sigorta primleri işletmenin büyüklüğüne göre 100 bin–500 bin yen (27 bin–136 bin TL) arasında değişecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/ayilara-karsi-sigorta-paketi</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Dec 2025 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/12/brown-bear-ursus-arctos-viiksimo-kainuu-region-finland-29058988558.jpg" type="image/jpeg" length="22070"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hong Kong’daki konut sitesi yangınında tazminat 200 milyon doları aşabilir]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/hong-kongdaki-konut-sitesi-yangininda-tazminat-200-milyon-dolari-asabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/hong-kongdaki-konut-sitesi-yangininda-tazminat-200-milyon-dolari-asabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hong Kong’daki konut sitesi yangınında tazminatın 200 milyon doları aşması bekleniyor. InsuranceAsia News’in aktardığı bilgilere göre sitenin mülk sigortasını üstlenen tek sigorta şirketinin China Taiping olduğu belirtiliyor. Olası dev tazminat yükü, yüksek katlı binalarda renovasyon dönemine ilişkin riskleri ve poliçe boşluklarını yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hong Kong’un Tai Po bölgesindeki Wang Fuk Court konut kompleksinde 26 Kasım’da meydana gelen büyük yangının ardından ortaya çıkacak sigorta tazminatının 200 milyon ABD dolarını aşabileceği ifade ediliyor. InsuranceAsia News’e göre sekiz bloklu sitenin mülk sigortasını tek başına China Taiping Insurance (Hong Kong) üstlenmiş durumda. Bu nedenle geniş ölçekli hasarın büyük bölümünü şirketin karşılamak zorunda kalabileceği değerlendiriliyor.</p>

<h4><strong>Yangın “5 Alarm” seviyesine çıkarıldı</strong></h4>

<p>Yerel kaynaklara göre yangın, dış cephede kullanılan kolay tutuşan malzeme ve yenileme çalışmalarındaki bambu iskeleler nedeniyle saniyeler içinde yayılmış ve olay “5 alarm” seviyesine çıkarılmıştı.</p>

<p>South China Morning Post ve diğer uluslararası medya kuruluşları, 44 ile 55 arasında can kaybı, yüzlerce yaralı ve 279’dan fazla kayıp bulunduğunu aktarıyor. Felaket büyüklüğü nedeniyle soruşturmanın inşaat şirketinin ihmal iddiaları üzerinde yoğunlaştığı bildiriliyor.</p>

<h4><strong>Tazminat talebi 1,5 milyar HKD’yi bulabilir</strong></h4>

<p>InsuranceAsia News’in haberine göre olay sonrası oluşacak toplam hasar talebinin 1,5 milyar Hong Kong doları (yaklaşık 200 milyon ABD doları) seviyesine ulaşması bekleniyor. Bu tutar, Hong Kong’da son yıllarda görülen en büyük konut odaklı sigorta kayıplarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>China Taiping’in, konut bloklarının dış cepheleri, ortak alanlar ve devam eden renovasyon projesi dahil geniş kapsamlı bir teminat yapısına sahip poliçe nedeniyle hasarın büyük bölümünü karşılaması öngörülüyor. Ancak poliçe detaylarının kamuya açıklanmamış olması nedeniyle hasarın kesin dağılımı henüz netleşmiş değil.</p>

<h4><strong>China Taiping hisselerinde sert düşüş</strong></h4>

<p>Olayın piyasaya yansıması gecikmedi. Reuters’ın aktardığına göre yangın sonrasında China Taiping hisselerinde yüzde 8’e yakın değer kaybı yaşandı.</p>

<p>Yatırımcılar, şirketin hem yüksek hasar yükü hem de artabilecek hukuki riskler nedeniyle kısa vadede finansal baskı altında kalabileceğini değerlendiriyor.</p>

<h4><strong>Yüksek katlı konutlar ve renovasyon süreçleri sigortacıların radarında</strong></h4>

<p>Yangın, özellikle renovasyon sürecindeki yüksek yoğunluklu konut komplekslerinde sigorta risklerinin çok katmanlı hale geldiğini bir kez daha ortaya koydu. İskele yapıları, dış cephe kaplamaları, kullanılan malzemeler ve iş sağlığı–güvenliği uygulamaları gibi unsurların poliçe risk değerlendirmesinde kritik önemde olduğu vurgulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay, sadece Hong Kong için değil; Türkiye gibi deprem ve yangın riski yüksek ülkelerde faaliyet gösteren sigorta şirketleri için de önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Özellikle toplu konutlarda yürütülen bakım ve onarım projelerinde teminat yapılarının net olması, riskin doğru fiyatlanması ve denetim süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.</p>

<h4><strong>Sigorta sektörü için ders niteliğinde bir vaka</strong></h4>

<p>Wang Fuk Court yangını, sigortanın toplum için ne kadar kritik bir güvence mekanizması olduğunu ve büyük kayıpların finansal yükünü nasıl üstlenebildiğini net şekilde ortaya koyuyor. Ancak olay, aynı zamanda sigorta şirketlerinin portföy yönetimi, reasürans stratejileri ve poliçe kapsamlarını yeniden gözden geçirmesinin gerekliliğine de işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/hong-kongdaki-konut-sitesi-yangininda-tazminat-200-milyon-dolari-asabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Nov 2025 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/11/hong-kong-yangin-2420047-696x392.jpg" type="image/jpeg" length="32607"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni grip türü dünyayı alarma geçirdi]]></title>
      <link>https://www.sigortalifedergi.com/yeni-grip-turu-dunyayi-alarma-gecirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sigortalifedergi.com/yeni-grip-turu-dunyayi-alarma-gecirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, haziranda ortaya çıkan yeni H3N2 virüsünün Kuzey Yarımküre’de hızla yayıldığını, grip vakalarının bazı ülkelerde geçen yılın katbekat üzerine çıktığını belirterek ciddi bir kış uyarısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haziran ayında ortaya çıkan yeni H3N2 türünün Kuzey Yarımküre’de hızla yayılması, birçok ülkede grip vakalarının olağanüstü artış göstermesine neden oldu. Uzmanlar, zorlu bir kış dönemi konusunda uyarılarını artırıyor.</p>

<h3>YENİ VİRÜS HIZLA YAYILIYOR</h3>

<p>Küresel sağlık otoriteleri, haziran ayında tespit edilen yeni H3N2 varyantının kısa sürede geniş bir alana yayılarak bazı bölgelerde baskın tür hâline geldiğini duyurdu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), virüsün yayılma hızının beklenenden yüksek olduğunu ve ülkelerin hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.</p>

<h3>DSÖ: “BAZI ÜLKELERDE BASKIN HALE GELDİ”</h3>

<p>DSÖ Solunum Yolu Tehditleri Birimi Başkanı Dr. Wenqing Zhang, H3N2’nin özellikle Kuzey Yarımküre’de hızlı bir tırmanış gösterdiğini belirterek, “Virüs bazı ülkelerde baskın tür hâline geldi ve yayılma hızı endişe verici boyutta” açıklamasında bulundu.</p>

<h3>İNGİLTERE, KANADA VE JAPONYA’DAN ALARM VERİSİ</h3>

<p>Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Servisi Başkanı James Mackey, grip vakalarının geçen yıla göre üç kat arttığını söyleyerek ülkenin “zor bir kış dönemine” girdiğini ifade etti.</p>

<p>Kanada’da da benzer bir artış yaşanırken, Japonya’da tablo çok daha ağır. Tokyo’da grip vakalarının geçen yılın aynı dönemine göre altı katına çıktığı, ülke genelinde 2.300’ü aşkın okul ve kreşin kısmen kapatıldığı bildirildi.<br />
 </p>

<h3>H3N2 İNFULUENZA A GRUBUNDA YER ALIYOR</h3>

<p>Bilim insanları, yeni virüsün influenza A grubuna bağlı H3N2 alt türü olduğunu açıkladı. ABD genelinde grip testlerinin pozitif çıktığına dair artan bildirimler olsa da, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), hükümetin kapanması nedeniyle 26 Eylül’den bu yana kapsamlı grip verisi yayımlayamıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vanderbilt Üniversitesi Tıp Merkezi’nden Prof. Dr. William Schaffner, CDC’deki büyük ölçekli işten çıkarmaların da veri toplama ve analiz sürecini aksatabileceğini belirterek, bulaş zincirinin tam olarak izlenmesinde zorluk yaşanacağına dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.sigortalifedergi.com/yeni-grip-turu-dunyayi-alarma-gecirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Nov 2025 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sigortalifedergicom.teimg.com/crop/1280x720/sigortalifedergi-com/uploads/2025/11/yeni-grip-turu-dunyayi-alarma-gecirdi-c-d-c-veri-aciklayamiyor.jpeg" type="image/jpeg" length="32752"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
