Yazar: Ebru Çetin Dünya Ekonomik Forumu’nun 2030’daki dünya için orta vade tahminlerine göre gelecekte dünyamızda eğitim sisteminin tamamen değişeceği ve 6 ay gibi kısa süre içerisinde bireylerin mesleki eğitimler sonucunda istihdama dâhil olacağı öngörülüyor. Dijital dönüşümün insan merkezli ve operasyon tabanlı mesleklerin daha hızlı, şeffaf ve otomatize iş gücü haline gelerek sağladığı faydalar üzerine sayısız makaleler yazıldı, konferanslar düzenlendi ve son teknoloji kullanılarak yeni ürünler geliştirildi. Peki ya götürdükleri ve değiştirdikleri alışkanlıklarımız? Geride bıraktığımız çağın iş yapış şekilleri gerek mesleki tecrübelerin pozisyondan pozisyona aktarılması gerekse mesleki eğitimlerin adapte edilmesiyle yani kısaca deyim yerindeyse ya mektepli ya alaylı olarak şekillenmiş durumda. Yeniçağda ise tamamen uyum, değişime açıklık, bildiklerini unutma ve ezberlerini bozma gibi yetkinlikler iş yapış şekillerini belirliyor. Dünya Ekonomik Forumu’na göre işverenlerin işe alımlarını gelecekte şu yetkinlikler belirleyecekmiş:

  • Kompleks problem çözme
  • Kritik düşünme
  • Yaratıcılık
  • İnsan yönetimi
  • İnsanlarla koordine olabilme
  • Duygusal zekâ

İşverenlerle görüşüldüğünde de hiçbirisi bilgiden/içerikten bahsetmemiş. Yani “çok iyi fizik bilsin”, “çok iyi kimya bilsin”, “çok iyi finans bilsin”, “muhasebe bilsin” diyen bir işveren yok. Dijital dönüşüme maruz kalan profesyonel kesimin ortalama önümüzdeki 20 yıl süresince hala aktif çalışma hayatında var olacağını varsayarsak özellikle Türkiye gibi genç nüfus ve genç istihdam ülkelerinin işverenleri için iş hayatındaki kişilerin kendilerini güncellemeleri için çalışana yatırım yapması gereken bir dönemden geçiyoruz. Tüm liderlerin sürdürülebilir bir iş dünyası ve daha kalifiye istihdam kaybolmayacak bu çağ atlayış döneminde arada sıkışmayacak kesim için kolları sıvaması gerekiyor. Nitekim aktif iş gücündeki profesyonel kişilerin kendilerini geliştirerek hayatta kalma ve çağdaş uygarlık seviyesinde potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri işlerde çalışma arzusu sıklıkla iş değiştirme veya mevcut işte tatminsizlik olarak karşımıza çıkabilir. OECD ülkeleri ortalamaları içerisinde 15 ve 29 yaş arasında eğitimde veya iş gücünde olmayan kişilerin oranı %28-32 aralığında olup, ülkemizde bu anlamda yapılacak çok iş olduğunun en büyük göstergesidir. Sektörümüzde son 5 yılda teknolojik dönüşümlerin bazı meslekleri yok ettiği gibi, yeni meslekler ortaya çıkardığı da görülmektedir. Örneğin şimdilerle paylaşım ekonomisi underwriter arayan sigorta şirketleri bulunmaktadır. Sigortacılar olarak riskin olduğu her alanda sigortalıları korumaya devam edeceğiz, riskler değişse bile. Fakat bizimde değişmemiz ve güncellenmemiz gerekmektedir. Dünya genelindeki en kapsamlı online dijital sigortacılık eğitim ve gelişim platformu olan TDI Academy bünyesindeki programlara bugüne kadar 50 ülkeden, sigorta sektöründe faaliyet gösteren 50 şirketten toplamda 5.000'den fazla sigorta profesyoneli katılmış durumda.   CDI+TÜRKİYE 17 Kasım’da başlıyor TDI Academy bünyesindeki CDI (Certificate in Digital Insurance) programı, Türkiye’deki sigorta profesyonellerinin gelecekteki kariyerlerinde ihtiyaç duyacakları bilgilere sahip olarak sertifika sahibi olmaları için yerel bilgi, uzmanlık ve ihtiyaçlar ile harmanlanlanarak CDI+TÜRKİYE programı adı altında ve Okan Utkueri önderliğinde 17 Kasım’da başlıyor olacak. Programda son teknolojilerin sigorta sektörüne olan etkisi 7 ana başlıkta değerlendiriliyor olacak. Katılımcıların program boyunca edindikleri bilgileri tartışacakları 2 haftada bir canlı oturumlar ve grup projeleri ile pekiştirmeler ise programın en zengin çıktısını sunuyor olacak. Şirketlerin bilgi teknolojileri, insan kaynakları, inovasyon, dijital dönüşüm, satış ve pazarlama, underwriting, finans ve daha birçok birimlerinin katılarak gelecekteki ihtiyaçlara göre oluşumları yönlendirmelerine katkı sağlamayı hedefleyen program ile ilgili tüm detaylara erişim için; https://www.the-digital-insurer.com/cdi-turkiye-enquiries-form/